Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum"
Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 30 Ağustos’ta yaşanan gemi kazasından sağ kurtulan Emrah Temel, geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatarak, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 17.09.2026 16:58
Haber Güncellenme Tarihi: 17.09.2026 16:59
Kaynak:
İHA
KKTC'nen Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasından sağ kurtulan yolculardan Emrah Temel, olay sırasında yaşadıklarını facianın 19’uncu gününde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Annesinin yoğun bakımda olması nedeniyle Mersin’e gitmek zorunda kaldıklarını belirten Temel, "Annem rahatsız olduğu için Mersin’e gitmek zorunda kaldık. Yoğun bakımda kendisi. Durumu kötü değil diye biz de o gün gitmek zorunda kaldık. O telaşla limana geldik ve gemiye bindik. Binerken birinci kattaydım. Dışarıya gidip hava alıyorduk, sonra içeriye geliyorduk. En son dışarıya çıktığımızda aşağıdaki bölgenin dolduğunu görünce yukarıya çıkmak zorunda kaldık. Oturduk, oturmamızdan 10-15 dakika sonra gemi hareket etti" dedi.
"Geri dönelim dedik, ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ dediler"
Gemi limandayken denizin durgun olduğunu ancak limandan ayrılmasının ardından sarsıntıların giderek arttığını ifade eden Temel, ikinci katta olmalarına rağmen dalgaların camlara kadar ulaştığını söyledi. Emrah Temel, "Limandayken bir şey yoktu, su durgundu. Limandan çıktığımız anda hızlı gidiyorduk. Dalgaların arasında sarsılmaya başladık ve sarsıntı giderek çoğaldı. İkinci katta olduğumuz halde dalgaların suyu bizim cama kadar geliyordu. Cam tarafında oturuyorduk. Dalgalar cama gelince biz de korktuk" diye konuştu.
Yaşananların ardından gemideki çalışanlara seferin iptal edilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını belirten Temel, "Oradaki çalışanlara, ‘Artık iptal edin, geri dönelim. Çünkü gidilecek bir hava şartı değil’ dedik. İçerideki yolcular da bizimle beraber aynı şeyi söylemeye çalıştılar. ‘İptal edin, geri dönelim’ dediler. Bize, ‘Bir şey olmaz. Bir saat böyle sürer, bir saatten sonra gemi durgun olur. Siz alışkın değilsiniz, biz bu tür şeylere alışkınız. Korkmayın, sıkıntı yok’ dediler. Biz de yerimize oturduk. ‘Korkmayın’ denilmesinden 5-10 dakika sonra gemimiz maalesef yan yatarak alabora oldu" ifadelerini kullandı.
"Bir saat boyunca geminin içindeydik"
Geminin alabora olmasıyla içeride mahsur kaldıklarını anlatan Temel, "Biz o geminin içindeydik. Arkadaşlarla camı kırmaya çalıştık, kırılmadı. Bir saat boyunca geminin içindeydik. Çıkmanın peşindeydik. Geminin içindeyken aşağıdaki ölen kişilerden bazıları, kadın ve çocuklar, suyun üzerine çıkıp yanımıza geldi. Biz de şoka girdik, ‘Ne oluyor?’ dedik. O anki psikolojiyle ne yapacağımızı bilemedik" şeklinde konuştu.
Geminin içerisinde tutunmakta zorlandıklarını ve daha sonra kayganlığın mazottan kaynaklandığını öğrendiğini ifade eden Emrah Temel, "Suyun içindeyken bir yeri tutmaya çalıştığımızda sabun gibi kayıyordu. Sonradan öğrendiğim kadarıyla mazotmuş" dedi.
"Ölümü göz göre göre bekliyorduk"
Geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatan Temel, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" diye konuştu.
Bir süre sonra gemide bulunanların "Kapıyı açtık" diye bağırdığını duyduğunu belirten Temel, "Bir taraftan ‘Kapıyı açtık’ diye bağırdılar. İnsanlar oraya doğru gitmeye başladı. Biz de onları bekliyorduk, onlar çıksın ki biz de çıkalım. Bizden önce çıkanlar Kıbrıs tarafına ‘Gemi batıyor’ diye haber yolladılar. O şekilde bir bağlantı kurdular" ifadelerini kullandı.
Geminin üzerine çıkmayı başardıktan sonra yaklaşık iki saat güneş altında yardım beklediklerini söyleyen Temel, bu sırada içeride bulunan diğer yolcuları kurtarmaya çalıştıklarını belirtti. Emrah Temel, "Geminin üzerine çıktığımız anda orada iki saat boyunca güneşin altında bekledik. Elimizden geldiği kadar insanları çıkarmaya çalıştık. Ondan sonra ses seda kalmayınca oturmak zorunda kaldık, yardımların bize gelmesini bekledik" şeklinde konuştu.
"Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı"
Temel, kurtardığı yolculardan birinin genç bir kız olduğunu belirterek, "Bir kişiyi kurtardım, bir bayandı. Bir kız çocuğuydu, görsem tanırım. Ona kırmızı tişörtümü vermiştim. Onu çıkarırken bana, ‘Ağabey üşüyorum. Ağabey, annem, ağabey annem’ diyordu. Titriyordu. Hemen üstümdekini çıkardım, alnından öptüm. ‘Burada dur, Allah’a sığın, yapabileceğimiz bir şey yok’ dedim" dedi.
Bir çocuğun daha kurtarılmasına yardım ettiğini belirten Temel, geminin içerisinden çıkmaya çalışan başka insanların da bulunduğunu söyledi. Emrah Temel, "Bir ufak çocuk daha vardı, onu da bir şekilde kurtardık. Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı. Bir yere tutunmaya çalışırken kayıyorlardı. Bir noktadan sonra elimiz yetişmiyordu. Bir şekilde üç kişiyi daha çıkardık. Onlarla daha sonra hastanede karşılaştık. Yakınlarıyla beraber göz göze geldik, ‘Bu ağabey bizi kurtardı’ dediler" diye konuştu.
"Sonumuz mu geldi diye düşündük"
Temel, geminin içerisinde bir kişinin cansız bedenini gördüğünü de belirterek, "Geminin içindeyken bir kadın vardı. Biz şoka girdik. ‘Ne oluyor? Sonumuz mu geldi? Kimse gelmeyecek mi? Kimsenin haberi yok mu?’ diye düşündük. O çaresizlikle ölümü göz göre göre bekliyorduk. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek? Nasıl boğulacağız, biz de bunlar gibi?’ diye ölüm korkusuna girmiştik. O anda kimse kimseye yardım edemiyordu" ifadelerini kullandı.
"Benim can yeleğim yoktu, ‘Beni bırakın onu alın’ dedim"
Geminin üzerine çıktıktan sonra yaklaşık iki saat beklediklerini anlatan Temel, kurtarma ekiplerinin daha sonra bölgeye ulaştığını söyledi. Temel, "Biz geminin üzerine çıktıktan sonra iki saat orada bekledik. Gemiler sonradan gelmeye başladı. Helikopterler de onlarla beraber geldi. Geldiklerinde önce geminin etrafında denize düşen ve atlayanları topladılar. Sonradan bize yardım ettiler" şeklinde konuştu.
Can yeleklerinin yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Emrah Temel, "Benim can yeleğim yoktu. Helikopter geldiği zaman geminin üzerinde bir ağabeyimiz vardı. O da suyun içindeydi, demiri tutmuştu ve ayağı kırıktı. ‘Beni bırakın, öncelikle onu alın. Ben yüzmeyi biliyorum. Çoluk çocuk bir 5-10 dakika daha bekleriz, gidip tekrar bizi alırsınız’ dedim. ‘Tamam’ dediler. Onu alıp gittiler" dedi.
Bölgedeki insanların tahliye edilmesinin ardından kurtarma gemilerinin batan gemiye yaklaştığını belirten Temel, "İnsanları etraftan topladıktan sonra gemiler bizim batan gemiye doğru geldi. Yavaş yavaş tahliyemizi yaptılar. O şekilde limana giriş yaptık. Kaptanı görmedim. Kaptanı ve çalışanları göremedim, çünkü biz ikinci kattaydık. Aşağıdaki insanların bağırıp çağırma seslerini duyduk. Kaptana sürekli ‘Geri dönün, seferi iptal edin’ demişlerdi. Sonradan biz de ‘Bir şekilde iptal edin, geri dönelim’ dedik. ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ denilmesinden yaklaşık 5 dakika sonra gemi maalesef su almaya başladı" diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 30 Ağustos’ta yaşanan gemi kazasından sağ kurtulan Emrah Temel, geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatarak, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" dedi.
KKTC'nen Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasından sağ kurtulan yolculardan Emrah Temel, olay sırasında yaşadıklarını facianın 19’uncu gününde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Annesinin yoğun bakımda olması nedeniyle Mersin’e gitmek zorunda kaldıklarını belirten Temel, "Annem rahatsız olduğu için Mersin’e gitmek zorunda kaldık. Yoğun bakımda kendisi. Durumu kötü değil diye biz de o gün gitmek zorunda kaldık. O telaşla limana geldik ve gemiye bindik. Binerken birinci kattaydım. Dışarıya gidip hava alıyorduk, sonra içeriye geliyorduk. En son dışarıya çıktığımızda aşağıdaki bölgenin dolduğunu görünce yukarıya çıkmak zorunda kaldık. Oturduk, oturmamızdan 10-15 dakika sonra gemi hareket etti" dedi.
"Geri dönelim dedik, ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ dediler"
Gemi limandayken denizin durgun olduğunu ancak limandan ayrılmasının ardından sarsıntıların giderek arttığını ifade eden Temel, ikinci katta olmalarına rağmen dalgaların camlara kadar ulaştığını söyledi. Emrah Temel, "Limandayken bir şey yoktu, su durgundu. Limandan çıktığımız anda hızlı gidiyorduk. Dalgaların arasında sarsılmaya başladık ve sarsıntı giderek çoğaldı. İkinci katta olduğumuz halde dalgaların suyu bizim cama kadar geliyordu. Cam tarafında oturuyorduk. Dalgalar cama gelince biz de korktuk" diye konuştu.
Yaşananların ardından gemideki çalışanlara seferin iptal edilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını belirten Temel, "Oradaki çalışanlara, ‘Artık iptal edin, geri dönelim. Çünkü gidilecek bir hava şartı değil’ dedik. İçerideki yolcular da bizimle beraber aynı şeyi söylemeye çalıştılar. ‘İptal edin, geri dönelim’ dediler. Bize, ‘Bir şey olmaz. Bir saat böyle sürer, bir saatten sonra gemi durgun olur. Siz alışkın değilsiniz, biz bu tür şeylere alışkınız. Korkmayın, sıkıntı yok’ dediler. Biz de yerimize oturduk. ‘Korkmayın’ denilmesinden 5-10 dakika sonra gemimiz maalesef yan yatarak alabora oldu" ifadelerini kullandı.
"Bir saat boyunca geminin içindeydik"
Geminin alabora olmasıyla içeride mahsur kaldıklarını anlatan Temel, "Biz o geminin içindeydik. Arkadaşlarla camı kırmaya çalıştık, kırılmadı. Bir saat boyunca geminin içindeydik. Çıkmanın peşindeydik. Geminin içindeyken aşağıdaki ölen kişilerden bazıları, kadın ve çocuklar, suyun üzerine çıkıp yanımıza geldi. Biz de şoka girdik, ‘Ne oluyor?’ dedik. O anki psikolojiyle ne yapacağımızı bilemedik" şeklinde konuştu.
Geminin içerisinde tutunmakta zorlandıklarını ve daha sonra kayganlığın mazottan kaynaklandığını öğrendiğini ifade eden Emrah Temel, "Suyun içindeyken bir yeri tutmaya çalıştığımızda sabun gibi kayıyordu. Sonradan öğrendiğim kadarıyla mazotmuş" dedi.
"Ölümü göz göre göre bekliyorduk"
Geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatan Temel, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" diye konuştu.
Bir süre sonra gemide bulunanların "Kapıyı açtık" diye bağırdığını duyduğunu belirten Temel, "Bir taraftan ‘Kapıyı açtık’ diye bağırdılar. İnsanlar oraya doğru gitmeye başladı. Biz de onları bekliyorduk, onlar çıksın ki biz de çıkalım. Bizden önce çıkanlar Kıbrıs tarafına ‘Gemi batıyor’ diye haber yolladılar. O şekilde bir bağlantı kurdular" ifadelerini kullandı.
Geminin üzerine çıkmayı başardıktan sonra yaklaşık iki saat güneş altında yardım beklediklerini söyleyen Temel, bu sırada içeride bulunan diğer yolcuları kurtarmaya çalıştıklarını belirtti. Emrah Temel, "Geminin üzerine çıktığımız anda orada iki saat boyunca güneşin altında bekledik. Elimizden geldiği kadar insanları çıkarmaya çalıştık. Ondan sonra ses seda kalmayınca oturmak zorunda kaldık, yardımların bize gelmesini bekledik" şeklinde konuştu.
"Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı"
Temel, kurtardığı yolculardan birinin genç bir kız olduğunu belirterek, "Bir kişiyi kurtardım, bir bayandı. Bir kız çocuğuydu, görsem tanırım. Ona kırmızı tişörtümü vermiştim. Onu çıkarırken bana, ‘Ağabey üşüyorum. Ağabey, annem, ağabey annem’ diyordu. Titriyordu. Hemen üstümdekini çıkardım, alnından öptüm. ‘Burada dur, Allah’a sığın, yapabileceğimiz bir şey yok’ dedim" dedi.
Bir çocuğun daha kurtarılmasına yardım ettiğini belirten Temel, geminin içerisinden çıkmaya çalışan başka insanların da bulunduğunu söyledi. Emrah Temel, "Bir ufak çocuk daha vardı, onu da bir şekilde kurtardık. Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı. Bir yere tutunmaya çalışırken kayıyorlardı. Bir noktadan sonra elimiz yetişmiyordu. Bir şekilde üç kişiyi daha çıkardık. Onlarla daha sonra hastanede karşılaştık. Yakınlarıyla beraber göz göze geldik, ‘Bu ağabey bizi kurtardı’ dediler" diye konuştu.
"Sonumuz mu geldi diye düşündük"
Temel, geminin içerisinde bir kişinin cansız bedenini gördüğünü de belirterek, "Geminin içindeyken bir kadın vardı. Biz şoka girdik. ‘Ne oluyor? Sonumuz mu geldi? Kimse gelmeyecek mi? Kimsenin haberi yok mu?’ diye düşündük. O çaresizlikle ölümü göz göre göre bekliyorduk. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek? Nasıl boğulacağız, biz de bunlar gibi?’ diye ölüm korkusuna girmiştik. O anda kimse kimseye yardım edemiyordu" ifadelerini kullandı.
"Benim can yeleğim yoktu, ‘Beni bırakın onu alın’ dedim"
Geminin üzerine çıktıktan sonra yaklaşık iki saat beklediklerini anlatan Temel, kurtarma ekiplerinin daha sonra bölgeye ulaştığını söyledi. Temel, "Biz geminin üzerine çıktıktan sonra iki saat orada bekledik. Gemiler sonradan gelmeye başladı. Helikopterler de onlarla beraber geldi. Geldiklerinde önce geminin etrafında denize düşen ve atlayanları topladılar. Sonradan bize yardım ettiler" şeklinde konuştu.
Can yeleklerinin yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Emrah Temel, "Benim can yeleğim yoktu. Helikopter geldiği zaman geminin üzerinde bir ağabeyimiz vardı. O da suyun içindeydi, demiri tutmuştu ve ayağı kırıktı. ‘Beni bırakın, öncelikle onu alın. Ben yüzmeyi biliyorum. Çoluk çocuk bir 5-10 dakika daha bekleriz, gidip tekrar bizi alırsınız’ dedim. ‘Tamam’ dediler. Onu alıp gittiler" dedi.
Bölgedeki insanların tahliye edilmesinin ardından kurtarma gemilerinin batan gemiye yaklaştığını belirten Temel, "İnsanları etraftan topladıktan sonra gemiler bizim batan gemiye doğru geldi. Yavaş yavaş tahliyemizi yaptılar. O şekilde limana giriş yaptık. Kaptanı görmedim. Kaptanı ve çalışanları göremedim, çünkü biz ikinci kattaydık. Aşağıdaki insanların bağırıp çağırma seslerini duyduk. Kaptana sürekli ‘Geri dönün, seferi iptal edin’ demişlerdi. Sonradan biz de ‘Bir şekilde iptal edin, geri dönelim’ dedik. ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ denilmesinden yaklaşık 5 dakika sonra gemi maalesef su almaya başladı" diye konuştu.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler