Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tahliye

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bangkok'u sel vurdu: 50 ilçenin tamamı afet bölgesi ilan edildi Haber

Bangkok'u sel vurdu: 50 ilçenin tamamı afet bölgesi ilan edildi

Tayland'ın başkenti Bangkok'ta perşembe öğleden sonra başlayarak aralıksız devam eden yağışlar, başta kentin orta ve doğu kesimleri olmak üzere birçok bölgede su baskınlarına yol açtı. Başkentin ortasından geçen Chao Phraya Nehri'nin bağlantı kanallarında yaşanan taşkınlar nedeniyle birçok bölgede su seviyesi kritik seviyelere yükseldi. Çok sayıda araç ve motosiklet sular altında kalırken, halk otobüsleri ve taksiler dahil olmak üzere bazı sürücülerin araçlarını yollarda bırakmak zorunda kaldığı görüldü. Bangkok Büyükşehir Valisi Chadchart Sittipunt, kentin özellikle doğu kesimlerinin selden daha fazla etkilendiğini belirterek Bangkok'a akan kanalların dolu olduğunu ve yağışların devam etmesi nedeniyle riskin sürdüğünü açıkladı. Chadchart, kanalların yakınında yaşayan vatandaşlardan eşyalarını yüksek yerlere taşımalarını ve araçlarını daha yüksek bölgelere çekmelerini istedi. Kentin 50 ilçesinin tamamı, afet bölgesi ilan edildi. Bangkok'ta yaşayan vatandaşlara yüksek seviye afet uyarısı yapıldı Tayland Afet Önleme ve Azaltma Dairesi (DDPM), bugün yerel saatle 09.22'de Bangkok'ta yaşayan vatandaşların cep telefonlarına Cell Broadcast sistemi üzerinden sel uyarısı gönderdi. Mesajda, Bangkok'taki kanallarda su seviyesinin kritik olduğu ve yükselmeye devam ettiği belirtilerek özellikle kanal kenarlarında ve alçak bölgelerde yaşayanlardan eşyalarını ve değerli varlıklarını yüksek yerlere taşımaları, trafiğe çıkmaktan kaçınmaları ve seyahat durumunu kontrol etmeleri istendi. Mesajda yardım ihtiyacı halinde ilgili bölge idaresiyle iletişime geçilmesi çağrısı da yapıldı. Tayland genelinde 84 binden fazla kişi yağışlardan etkilendi Tayland genelinde bugün itibariyle 21 eyalet, 93 ilçe ve bin 425 köyde sel ve su baskınlarından toplam 84 bini aşkın kişinin etkilendiği bildirildi. Suphan Buri, Chachoengsao ve Sa Kaeo eyaletlerinde bazı bölgelerde kritik seviyelerde bulunan su seviyelerinin yükselmeye devam ettiği belirtilirken, Bangkok'taki bazı yolların da halen su altında olduğu aktarıldı. Yarına kadar devam edecek Tayland Meteoroloji Dairesi, ülke genelinde etkili olan şiddetli yağışların Pazar gününe kadar devam etmesinin beklendiğini açıkladı. Doğu, kuzeydoğu ve orta bölgelerde etkili olan alçak basınç sistemi ile güneybatı musonunun güçlenmesi nedeniyle ani sel, ormanlardan gelen sel suları, heyelan ve nehir taşkınları riskinin sürdüğü bildirildi. Yetkililer, vatandaşlara resmi uyarıları takip etmeleri, riskli bölgelerden uzak durmaları ve tahliye talimatı verilmesi halinde vakit kaybetmeden güvenli bölgelere geçmeleri çağrısında bulundu.

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçeği aratmayan olağanüstü hal tatbikatı Haber

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçeği aratmayan olağanüstü hal tatbikatı

Tatbikat, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş’ın sevk ve idaresinde gerçekleştirildi. Sürece; Bursa Cumhuriyet Savcısı Bilal Kaygusuz, Kurum Müdürü Gürsel Beliye, Kurum İkinci Müdürleri Mehmet Şen ve Ahmet Erci ile kurumda görevli infaz ve koruma memurları başta olmak üzere tüm personel eksiksiz olarak katılım sağladı. Kriz anı için düğmeye basıldı: Ekiplerden anında reaksiyon Senaryo gereği verilen olağanüstü hal alarmının ardından, ceza infaz kurumu eylem planı saniyeler içinde devreye sokuldu. Kurum personelinin iç güvenliği sağlamasıyla eş zamanlı olarak, dış destek kuvvetleri ivedilikle olay yerine intikal etti. Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çevre güvenliğini çember altına alırken, muhtemel ikincil felaketlerin önüne geçmek amacıyla UEDAŞ enerji ekipleri kuruma giden elektrik akımını kontrollü olarak kesti. Enerji güvenliğinin sağlanmasının ardından, kurum personelinin profesyonel yönlendirmesiyle güvenli tahliye işlemleri başlatıldı. Senaryo gereği kurum içerisinde meydana gelen yangına, hızla olay yerine ulaşan Gemlik İtfaiyesi ekipleri müdahale etti. İtfaiye erlerinin titiz çalışmasıyla alevler kısa sürede kontrol altına alınarak soğutma çalışmaları yapıldı. Olay sırasında dumandan etkilenen veya yaralanan kişilere yönelik ilk müdahale ise hazır bekleyen Gemlik 112 Acil Sağlık personeli tarafından olay yerinde gerçekleştirildi. Tahliye, yangın söndürme ve acil sağlık hizmetleri adeta bir saat gibi işleyerek kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini gözler önüne serdi. Kurumlar arası koordinasyon tam not aldı Tatbikatın sona ermesinin ardından yapılan değerlendirmede, Adalet Bakanlığı acil durum standartlarına tam uygunluk sağlandığı ve kurumlar arası iş birliğinin en üst seviyede olduğu vurgulandı. Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş öncülüğünde yapılan kapanış brifinginde; Gemlik İtfaiyesi, İlçe Jandarma Komutanlığı, 112 Acil Servis ve UEDAŞ ekipleri ile ceza infaz kurumu personeline, gösterdikleri üstün gayret, ciddiyet ve profesyonelliklerinden dolayı teşekkür edildi. Bu tür tatbikatların, personelin reflekslerini zinde tutmak ve yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı daima hazırlıklı olmak adına periyodik olarak devam edeceği bildirildi.

"Siyanür var, girmeyin" notu bulunan dairede ölü bulunan çiftin olayında cinayet ve intihar şüphesi Haber

"Siyanür var, girmeyin" notu bulunan dairede ölü bulunan çiftin olayında cinayet ve intihar şüphesi

Olay, dün saat 14.30 sıralarında Zembilli Ali Efendi Mahallesi 762. Sokak’ta bulunan 11 katlı sitenin 3. katındaki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Namık Özcan (53) ve eşi Fatma Özcan’dan (45) haber alamayan çocukları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Daireye giren ekipler, çifti hareketsiz halde bulurken, içeride kimyasal madde kokusu olduğunu fark etti. Bunun üzerine ekipler daireden çıkarak durumu AFAD’a bildirdi. Tedbir amacıyla binada bulunan vatandaşlar da tahliye edildi. Dairede "Siyanür var, girmeyin" notu bulundu AFAD ekiplerinin yaptığı incelemede Fatma Özcan’ın cansız bedeni yatak odasında, Namık Özcan’ın cansız bedeni ise oturma odasında bulundu. Namık Özcan’ın yanında "Siyanür var, girmeyin" yazılı bir not ile katı siyanür olabileceği değerlendirilen bir madde ve ilaçlar bulunduğu öğrenildi. Cenazeler Ankara’ya gönderildi Çiftin cenazeleri, gece saatlerinde özel koruyucu kıyafet giyen AFAD görevlilerince daireden çıkarıldı. Cenazeler, otopsi yapılmak üzere cenaze aracıyla Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Maddenin niteliği ile çiftin kesin ölüm nedenlerinin yapılacak otopsi ve incelemelerin ardından belirleneceği bildirildi. Soruşturma kapsamında, Namık Özcan’ın eşi Fatma Özcan’ı öldürdükten sonra siyanürle intihar etmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu öğrenildi. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum" Haber

Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum"

KKTC'nen Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasından sağ kurtulan yolculardan Emrah Temel, olay sırasında yaşadıklarını facianın 19’uncu gününde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Annesinin yoğun bakımda olması nedeniyle Mersin’e gitmek zorunda kaldıklarını belirten Temel, "Annem rahatsız olduğu için Mersin’e gitmek zorunda kaldık. Yoğun bakımda kendisi. Durumu kötü değil diye biz de o gün gitmek zorunda kaldık. O telaşla limana geldik ve gemiye bindik. Binerken birinci kattaydım. Dışarıya gidip hava alıyorduk, sonra içeriye geliyorduk. En son dışarıya çıktığımızda aşağıdaki bölgenin dolduğunu görünce yukarıya çıkmak zorunda kaldık. Oturduk, oturmamızdan 10-15 dakika sonra gemi hareket etti" dedi. "Geri dönelim dedik, ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ dediler" Gemi limandayken denizin durgun olduğunu ancak limandan ayrılmasının ardından sarsıntıların giderek arttığını ifade eden Temel, ikinci katta olmalarına rağmen dalgaların camlara kadar ulaştığını söyledi. Emrah Temel, "Limandayken bir şey yoktu, su durgundu. Limandan çıktığımız anda hızlı gidiyorduk. Dalgaların arasında sarsılmaya başladık ve sarsıntı giderek çoğaldı. İkinci katta olduğumuz halde dalgaların suyu bizim cama kadar geliyordu. Cam tarafında oturuyorduk. Dalgalar cama gelince biz de korktuk" diye konuştu. Yaşananların ardından gemideki çalışanlara seferin iptal edilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını belirten Temel, "Oradaki çalışanlara, ‘Artık iptal edin, geri dönelim. Çünkü gidilecek bir hava şartı değil’ dedik. İçerideki yolcular da bizimle beraber aynı şeyi söylemeye çalıştılar. ‘İptal edin, geri dönelim’ dediler. Bize, ‘Bir şey olmaz. Bir saat böyle sürer, bir saatten sonra gemi durgun olur. Siz alışkın değilsiniz, biz bu tür şeylere alışkınız. Korkmayın, sıkıntı yok’ dediler. Biz de yerimize oturduk. ‘Korkmayın’ denilmesinden 5-10 dakika sonra gemimiz maalesef yan yatarak alabora oldu" ifadelerini kullandı. "Bir saat boyunca geminin içindeydik" Geminin alabora olmasıyla içeride mahsur kaldıklarını anlatan Temel, "Biz o geminin içindeydik. Arkadaşlarla camı kırmaya çalıştık, kırılmadı. Bir saat boyunca geminin içindeydik. Çıkmanın peşindeydik. Geminin içindeyken aşağıdaki ölen kişilerden bazıları, kadın ve çocuklar, suyun üzerine çıkıp yanımıza geldi. Biz de şoka girdik, ‘Ne oluyor?’ dedik. O anki psikolojiyle ne yapacağımızı bilemedik" şeklinde konuştu. Geminin içerisinde tutunmakta zorlandıklarını ve daha sonra kayganlığın mazottan kaynaklandığını öğrendiğini ifade eden Emrah Temel, "Suyun içindeyken bir yeri tutmaya çalıştığımızda sabun gibi kayıyordu. Sonradan öğrendiğim kadarıyla mazotmuş" dedi. "Ölümü göz göre göre bekliyorduk" Geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatan Temel, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" diye konuştu. Bir süre sonra gemide bulunanların "Kapıyı açtık" diye bağırdığını duyduğunu belirten Temel, "Bir taraftan ‘Kapıyı açtık’ diye bağırdılar. İnsanlar oraya doğru gitmeye başladı. Biz de onları bekliyorduk, onlar çıksın ki biz de çıkalım. Bizden önce çıkanlar Kıbrıs tarafına ‘Gemi batıyor’ diye haber yolladılar. O şekilde bir bağlantı kurdular" ifadelerini kullandı. Geminin üzerine çıkmayı başardıktan sonra yaklaşık iki saat güneş altında yardım beklediklerini söyleyen Temel, bu sırada içeride bulunan diğer yolcuları kurtarmaya çalıştıklarını belirtti. Emrah Temel, "Geminin üzerine çıktığımız anda orada iki saat boyunca güneşin altında bekledik. Elimizden geldiği kadar insanları çıkarmaya çalıştık. Ondan sonra ses seda kalmayınca oturmak zorunda kaldık, yardımların bize gelmesini bekledik" şeklinde konuştu. "Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı" Temel, kurtardığı yolculardan birinin genç bir kız olduğunu belirterek, "Bir kişiyi kurtardım, bir bayandı. Bir kız çocuğuydu, görsem tanırım. Ona kırmızı tişörtümü vermiştim. Onu çıkarırken bana, ‘Ağabey üşüyorum. Ağabey, annem, ağabey annem’ diyordu. Titriyordu. Hemen üstümdekini çıkardım, alnından öptüm. ‘Burada dur, Allah’a sığın, yapabileceğimiz bir şey yok’ dedim" dedi. Bir çocuğun daha kurtarılmasına yardım ettiğini belirten Temel, geminin içerisinden çıkmaya çalışan başka insanların da bulunduğunu söyledi. Emrah Temel, "Bir ufak çocuk daha vardı, onu da bir şekilde kurtardık. Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı. Bir yere tutunmaya çalışırken kayıyorlardı. Bir noktadan sonra elimiz yetişmiyordu. Bir şekilde üç kişiyi daha çıkardık. Onlarla daha sonra hastanede karşılaştık. Yakınlarıyla beraber göz göze geldik, ‘Bu ağabey bizi kurtardı’ dediler" diye konuştu. "Sonumuz mu geldi diye düşündük" Temel, geminin içerisinde bir kişinin cansız bedenini gördüğünü de belirterek, "Geminin içindeyken bir kadın vardı. Biz şoka girdik. ‘Ne oluyor? Sonumuz mu geldi? Kimse gelmeyecek mi? Kimsenin haberi yok mu?’ diye düşündük. O çaresizlikle ölümü göz göre göre bekliyorduk. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek? Nasıl boğulacağız, biz de bunlar gibi?’ diye ölüm korkusuna girmiştik. O anda kimse kimseye yardım edemiyordu" ifadelerini kullandı. "Benim can yeleğim yoktu, ‘Beni bırakın onu alın’ dedim" Geminin üzerine çıktıktan sonra yaklaşık iki saat beklediklerini anlatan Temel, kurtarma ekiplerinin daha sonra bölgeye ulaştığını söyledi. Temel, "Biz geminin üzerine çıktıktan sonra iki saat orada bekledik. Gemiler sonradan gelmeye başladı. Helikopterler de onlarla beraber geldi. Geldiklerinde önce geminin etrafında denize düşen ve atlayanları topladılar. Sonradan bize yardım ettiler" şeklinde konuştu. Can yeleklerinin yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Emrah Temel, "Benim can yeleğim yoktu. Helikopter geldiği zaman geminin üzerinde bir ağabeyimiz vardı. O da suyun içindeydi, demiri tutmuştu ve ayağı kırıktı. ‘Beni bırakın, öncelikle onu alın. Ben yüzmeyi biliyorum. Çoluk çocuk bir 5-10 dakika daha bekleriz, gidip tekrar bizi alırsınız’ dedim. ‘Tamam’ dediler. Onu alıp gittiler" dedi. Bölgedeki insanların tahliye edilmesinin ardından kurtarma gemilerinin batan gemiye yaklaştığını belirten Temel, "İnsanları etraftan topladıktan sonra gemiler bizim batan gemiye doğru geldi. Yavaş yavaş tahliyemizi yaptılar. O şekilde limana giriş yaptık. Kaptanı görmedim. Kaptanı ve çalışanları göremedim, çünkü biz ikinci kattaydık. Aşağıdaki insanların bağırıp çağırma seslerini duyduk. Kaptana sürekli ‘Geri dönün, seferi iptal edin’ demişlerdi. Sonradan biz de ‘Bir şekilde iptal edin, geri dönelim’ dedik. ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ denilmesinden yaklaşık 5 dakika sonra gemi maalesef su almaya başladı" diye konuştu.

Büyükşehir’den Kayapa TOKİ’de altyapıya kalıcı çözüm Haber

Büyükşehir’den Kayapa TOKİ’de altyapıya kalıcı çözüm

Bursa Büyükşehir Belediyesi, il genelinde sürdürdüğü altyapı ağını genişletme ve güçlendirme çalışmaları çerçevesinde Nilüfer ilçesine bağlı 30 Ağustos Zafer Mahallesi’nde bulunan Kayapa TOKİ bölgesine yeni yağmur suyu hattı kazandırdı. Şahin Biba başkanlığında başlatılan altyapı seferberliği kapsamında Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ Genel Müdürlüğü koordinasyonuyla 17 ilçede altyapı ağını güçlendirmek için harekete geçti. Altyapı yatırımları kapsamında Büyükşehir ekipleri, ağustos ayında 49 kilometrelik içme suyu, 19 kilometrelik kanalizasyon hattı ve 4,1 kilometrelik yağmur suyu hattı imalatı gerçekleştirdi. BUSKİ ekipleri, eylül ayında da şehrin altyapısını güçlendirme çalışmalarına devam etti. Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ Genel Müdürlüğü koordinasyonuyla geniş kapsamlı saha taramaları neticesinde belirlenen noktalara yönelik bütüncül bir planlama dahilinde yürüttüğü operasyonel müdahalelerine hız verdi. Bu çerçevede BUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Nilüfer ilçesinin yeni yerleşim bölgelerinden 30 Ağustos Zafer Mahallesi’nde yağmur suyu ağına 600 metrelik yeni hat kazandırdı. ALTYAPI YENİDEN DÜZENLENİYOR Eski sistemde, müstakil yağmur suyu şebekesinin bulunmadığı Kayapa TOKİ bölgesinde, yağış sularının kanalizasyon sistemi üzerinden taşınması özellikle yoğun yağışlarda mevcut hat üzerindeki yükün artmasına neden oluyordu. Artan debi ve doluluk oranı nedeniyle düşük kotlu noktalarda oluşan olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla bölgenin altyapısı yeniden düzenleniyor. BUSKİ ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 60, 50 ve 40 santimetre çaplarında ve toplam 600 metre uzunluğunda yağmur suyu hattı inşa ediliyor. SU BASKINI RİSKİ AZALACAK Çalışmaların tamamlanmasıyla yağmur suları kanalizasyon sisteminden ayrılarak yeni hat üzerinden güvenli ve kontrollü şekilde tahliye edilecek. Yeni yağmur suyu hattıyla birlikte Kayapa TOKİ bölgesinde sağanak yağışlarda oluşabilecek geri tepme, su baskını ve taşkın risklerinin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. 30 Ağustos Zafer Mahallesi Muhtarı Halil Özçoban, yeni yağmur suyu hattıyla bölgede yaşanan sorunların uzun vadeli şekilde önüne geçileceğini belirterek Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve BUSKİ ekiplerine teşekkür etti.

Rusya, Kiev yakınlarında mühimmat deposu vurdu: 27 ölü, 42 yaralı Haber

Rusya, Kiev yakınlarında mühimmat deposu vurdu: 27 ölü, 42 yaralı

Rusya'nın dün akşam Ukrayna'nın başkenti Kiev yakınlarında insansız hava aracı (İHA) üretiminde kullanılan malzemelerin bulunduğu bir mühimmat deposuna yönelik saldırısında 27 kişi hayatını kaybetti, 42 kişi yaralandı. Zelenskiy olaya ilişkin açıklamasında, "Bunun yaşanmasına izin veren kişiler, aldıkları kararlar nedeniyle hesap vermeli. Yürürlükte olan düzenlemeler var. Yerleşim alanlarının yakınlarında mühimmat depolanamaz" dedi. Rus ordusu, dün akşam Ukrayna'nın başkenti Kiev yakınlarındaki Bucha bölgesine hava saldırısı düzenledi. Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıda insansız hava aracı (İHA) üretiminde kullanılan malzemelerin bulunduğu bir mühimmat deposunun hedef alındığını açıkladı. Ukraynalı yetkililer, saldırıda en az 27 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 kişinin yaralandığını bildirdi. Kiev Şehir Askeri İdaresi Başkanı Timur Tkachenko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırının gerçekleştiği Bucha bölgesinden yaklaşık 400 kişinin tahliye edildiğini belirtti. Tkachenko, saldırıda hedef alınan tesise ilişkin ayrıntı paylaşmazken, can kaybının artabileceği uyarısında bulundu. Zelenskiy: "Bunun yaşanmasına izin verenler hesap vermeli" Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise bölgedeki bir depoya düzenlenen saldırının ardından büyük bir patlama meydana geldiğini ve çevredeki altyapının ciddi şekilde zarar gördüğünü açıkladı. Zelenskiy, çevredeki konutların yanı sıra bir yaşlı bakım merkezinin de patlamadan etkilendiğini ifade etti. Ukraynalı lider ayrıca, olayda ihmali bulunanlara yönelik soruşturma başlatıldığını ve sorumluların cezalandırılacağını açıkladı. Zelenskiy, "Bunun yaşanmasına izin veren kişiler, aldıkları kararlar nedeniyle hesap vermeli. Yürürlükte olan düzenlemeler var, konutların veya diğer yerleşim alanlarının yakınlarında mühimmat depolanamaz. Gerekli sonuçlar mutlaka çıkarılacaktır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.