Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Helikopter

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Helikopter haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Helikopter haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum" Haber

Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum"

KKTC'nen Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasından sağ kurtulan yolculardan Emrah Temel, olay sırasında yaşadıklarını facianın 19’uncu gününde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Annesinin yoğun bakımda olması nedeniyle Mersin’e gitmek zorunda kaldıklarını belirten Temel, "Annem rahatsız olduğu için Mersin’e gitmek zorunda kaldık. Yoğun bakımda kendisi. Durumu kötü değil diye biz de o gün gitmek zorunda kaldık. O telaşla limana geldik ve gemiye bindik. Binerken birinci kattaydım. Dışarıya gidip hava alıyorduk, sonra içeriye geliyorduk. En son dışarıya çıktığımızda aşağıdaki bölgenin dolduğunu görünce yukarıya çıkmak zorunda kaldık. Oturduk, oturmamızdan 10-15 dakika sonra gemi hareket etti" dedi. "Geri dönelim dedik, ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ dediler" Gemi limandayken denizin durgun olduğunu ancak limandan ayrılmasının ardından sarsıntıların giderek arttığını ifade eden Temel, ikinci katta olmalarına rağmen dalgaların camlara kadar ulaştığını söyledi. Emrah Temel, "Limandayken bir şey yoktu, su durgundu. Limandan çıktığımız anda hızlı gidiyorduk. Dalgaların arasında sarsılmaya başladık ve sarsıntı giderek çoğaldı. İkinci katta olduğumuz halde dalgaların suyu bizim cama kadar geliyordu. Cam tarafında oturuyorduk. Dalgalar cama gelince biz de korktuk" diye konuştu. Yaşananların ardından gemideki çalışanlara seferin iptal edilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını belirten Temel, "Oradaki çalışanlara, ‘Artık iptal edin, geri dönelim. Çünkü gidilecek bir hava şartı değil’ dedik. İçerideki yolcular da bizimle beraber aynı şeyi söylemeye çalıştılar. ‘İptal edin, geri dönelim’ dediler. Bize, ‘Bir şey olmaz. Bir saat böyle sürer, bir saatten sonra gemi durgun olur. Siz alışkın değilsiniz, biz bu tür şeylere alışkınız. Korkmayın, sıkıntı yok’ dediler. Biz de yerimize oturduk. ‘Korkmayın’ denilmesinden 5-10 dakika sonra gemimiz maalesef yan yatarak alabora oldu" ifadelerini kullandı. "Bir saat boyunca geminin içindeydik" Geminin alabora olmasıyla içeride mahsur kaldıklarını anlatan Temel, "Biz o geminin içindeydik. Arkadaşlarla camı kırmaya çalıştık, kırılmadı. Bir saat boyunca geminin içindeydik. Çıkmanın peşindeydik. Geminin içindeyken aşağıdaki ölen kişilerden bazıları, kadın ve çocuklar, suyun üzerine çıkıp yanımıza geldi. Biz de şoka girdik, ‘Ne oluyor?’ dedik. O anki psikolojiyle ne yapacağımızı bilemedik" şeklinde konuştu. Geminin içerisinde tutunmakta zorlandıklarını ve daha sonra kayganlığın mazottan kaynaklandığını öğrendiğini ifade eden Emrah Temel, "Suyun içindeyken bir yeri tutmaya çalıştığımızda sabun gibi kayıyordu. Sonradan öğrendiğim kadarıyla mazotmuş" dedi. "Ölümü göz göre göre bekliyorduk" Geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatan Temel, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" diye konuştu. Bir süre sonra gemide bulunanların "Kapıyı açtık" diye bağırdığını duyduğunu belirten Temel, "Bir taraftan ‘Kapıyı açtık’ diye bağırdılar. İnsanlar oraya doğru gitmeye başladı. Biz de onları bekliyorduk, onlar çıksın ki biz de çıkalım. Bizden önce çıkanlar Kıbrıs tarafına ‘Gemi batıyor’ diye haber yolladılar. O şekilde bir bağlantı kurdular" ifadelerini kullandı. Geminin üzerine çıkmayı başardıktan sonra yaklaşık iki saat güneş altında yardım beklediklerini söyleyen Temel, bu sırada içeride bulunan diğer yolcuları kurtarmaya çalıştıklarını belirtti. Emrah Temel, "Geminin üzerine çıktığımız anda orada iki saat boyunca güneşin altında bekledik. Elimizden geldiği kadar insanları çıkarmaya çalıştık. Ondan sonra ses seda kalmayınca oturmak zorunda kaldık, yardımların bize gelmesini bekledik" şeklinde konuştu. "Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı" Temel, kurtardığı yolculardan birinin genç bir kız olduğunu belirterek, "Bir kişiyi kurtardım, bir bayandı. Bir kız çocuğuydu, görsem tanırım. Ona kırmızı tişörtümü vermiştim. Onu çıkarırken bana, ‘Ağabey üşüyorum. Ağabey, annem, ağabey annem’ diyordu. Titriyordu. Hemen üstümdekini çıkardım, alnından öptüm. ‘Burada dur, Allah’a sığın, yapabileceğimiz bir şey yok’ dedim" dedi. Bir çocuğun daha kurtarılmasına yardım ettiğini belirten Temel, geminin içerisinden çıkmaya çalışan başka insanların da bulunduğunu söyledi. Emrah Temel, "Bir ufak çocuk daha vardı, onu da bir şekilde kurtardık. Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı. Bir yere tutunmaya çalışırken kayıyorlardı. Bir noktadan sonra elimiz yetişmiyordu. Bir şekilde üç kişiyi daha çıkardık. Onlarla daha sonra hastanede karşılaştık. Yakınlarıyla beraber göz göze geldik, ‘Bu ağabey bizi kurtardı’ dediler" diye konuştu. "Sonumuz mu geldi diye düşündük" Temel, geminin içerisinde bir kişinin cansız bedenini gördüğünü de belirterek, "Geminin içindeyken bir kadın vardı. Biz şoka girdik. ‘Ne oluyor? Sonumuz mu geldi? Kimse gelmeyecek mi? Kimsenin haberi yok mu?’ diye düşündük. O çaresizlikle ölümü göz göre göre bekliyorduk. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek? Nasıl boğulacağız, biz de bunlar gibi?’ diye ölüm korkusuna girmiştik. O anda kimse kimseye yardım edemiyordu" ifadelerini kullandı. "Benim can yeleğim yoktu, ‘Beni bırakın onu alın’ dedim" Geminin üzerine çıktıktan sonra yaklaşık iki saat beklediklerini anlatan Temel, kurtarma ekiplerinin daha sonra bölgeye ulaştığını söyledi. Temel, "Biz geminin üzerine çıktıktan sonra iki saat orada bekledik. Gemiler sonradan gelmeye başladı. Helikopterler de onlarla beraber geldi. Geldiklerinde önce geminin etrafında denize düşen ve atlayanları topladılar. Sonradan bize yardım ettiler" şeklinde konuştu. Can yeleklerinin yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Emrah Temel, "Benim can yeleğim yoktu. Helikopter geldiği zaman geminin üzerinde bir ağabeyimiz vardı. O da suyun içindeydi, demiri tutmuştu ve ayağı kırıktı. ‘Beni bırakın, öncelikle onu alın. Ben yüzmeyi biliyorum. Çoluk çocuk bir 5-10 dakika daha bekleriz, gidip tekrar bizi alırsınız’ dedim. ‘Tamam’ dediler. Onu alıp gittiler" dedi. Bölgedeki insanların tahliye edilmesinin ardından kurtarma gemilerinin batan gemiye yaklaştığını belirten Temel, "İnsanları etraftan topladıktan sonra gemiler bizim batan gemiye doğru geldi. Yavaş yavaş tahliyemizi yaptılar. O şekilde limana giriş yaptık. Kaptanı görmedim. Kaptanı ve çalışanları göremedim, çünkü biz ikinci kattaydık. Aşağıdaki insanların bağırıp çağırma seslerini duyduk. Kaptana sürekli ‘Geri dönün, seferi iptal edin’ demişlerdi. Sonradan biz de ‘Bir şekilde iptal edin, geri dönelim’ dedik. ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ denilmesinden yaklaşık 5 dakika sonra gemi maalesef su almaya başladı" diye konuştu.

Girne’de arama çalışmaları 4’üncü gününde: TCG Alemdar çalışmalara katıldı Haber

Girne’de arama çalışmaları 4’üncü gününde: TCG Alemdar çalışmalara katıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde pazar günü batan katamaran tipi yolcu gemisinde kayıp 20 kişiyi arama çalışmalarına Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Alemdar (A-582) Denizaltı Kurtarma Gemisi de katıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında Pazar günü meydana gelen gemi faciasının ardından kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları sürüyor. Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Işın’ın da destek verdiği arama çalışmalarına bugün TCG Alemdar (A-582) Denizaltı Kurtarma Gemisi de katıldı. Arama faaliyetleri, Türkiye’nin desteğiyle havadan, denizden ve su altında sürdürülürken, TCG Alemdar’ın katılımıyla özellikle derin sulardaki arama çalışmalarının kapsamı genişletildi. Yürütülen arama ve görüntü aktarma çalışmalarına ayrıca 8 gemi, 9 bot, 1 uçak, 7 helikopter ve 5 İHA katılıyor, deniz yüzeyinin yanı sıra havadan ve su altından yürütülen faaliyetler de aralıksız sürdürülüyor. TCG Alemdar 21 Aralık 2012 tarihinde inşasına başlanan ve 28 Ocak 2017 tarihinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine giren TCG Alemdar, 90 metre uzunluğa, 19 metre genişliğe ve 4 bin 200 ton deplasmana sahip bulunuyor. Gemi, 18 deniz mili sürate ulaşabiliyor. Denizaltı kurtarma gemisi olarak görev yapan TCG Alemdar, denizaltından personel kurtarma sistemleriyle birlikte çalışılmasına imkan sağlayan kıç üstü alana sahip. Gemide, 600 metre derinliğe kadar denizaltıların harici havalandırılmasını sağlayabilecek hava ve karışım gaz sistemleri bulunurken, 90 metre derinliğe kadar dalış icra edilebiliyor. TCG Alemdar ayrıca açık deniz yedekleme kabiliyetine de sahip. Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı envanterindeki Atmosferik Dalış Sistemi ve Kurtarma Çanı ile kurtarma ve yedekleme gemileri envanterindeki uzaktan kumandalı su altı araçları ve diğer su altı sistemlerinin kullanılabilmesi için gemide gerekli entegrasyon da bulunuyor. TCG Alemdar; hastane, helikopter platformu, dinamik konumlandırma sistemi ve sonar sistemleriyle arama, kurtarma ve su altı operasyonlarını destekleyebilecek kabiliyete sahip.

Uludağ'ın eteklerinde 3 ayrı noktadaki orman yangını kontrol altına alındı Haber

Uludağ'ın eteklerinde 3 ayrı noktadaki orman yangını kontrol altına alındı

Bursa'nın Kestel ilçesinde Uludağ'ın eteklerindeki çam ormanlarında aynı anda 3 farklı noktadaki alevler, havadan ve karadan güçlü müdahale ile kontrol altına alındı. Yangının, yüksek gerilim hatlarının kopmasından dolayı meydana geldiği iddia edilirken, yetkililer gerekli incelemenin kısa sürede yapılacağını açıkladı. Bursa'da yürekleri ağza getiren alevler, havadan ve karadan yapılan güçlü müdahale ile 3 saat gibi kısa sürede kontrol altına alındı. Kestel ilçesinde Derekızık köyü, Aktaştepe ve Karapınar bölgelerindeki orman yangınına Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 3 su tankeri, 6 ilk müdahale, 4 dozer ve hizmet aracı ile müdahale ederken, Bursa Büyükşehir İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri ise Kestel, Gürsu, Mimarsinan, Küçükbalıklı, Demirtaş, Küçüksanayi ve İhsaniye gruplarından toplam 11 araç ve 1 drone ekibi, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı/Tarım AŞ bünyesindeki 5 araç ile BUSKİ Genel Müdürlüğüne ait 1 jet aracı ve Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğüne ait 1 beko loader, 1 loader, 1 greyder ve 1 paletli ekskavatör ile alevlere müdahale etti. Gelişmeler AKOM tarafından takip edilirken, alevler kararlı ve güçlü mücadele ile kontrol altına alındı. Yangının, yüksek gerilim hatlarının kopmasından dolayı meydana geldiği iddia edilirken, yetkililer incelemenin kısa sürede yapılacağını açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.