Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Girne

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Girne haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girne haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC'deki "Filo Jet" faciasında geriye tek kayıp kaldı: 3 yaşındaki Anni Asel Haber

KKTC'deki "Filo Jet" faciasında geriye tek kayıp kaldı: 3 yaşındaki Anni Asel

KKTC'nin Girne kenti açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasında kayıp olarak aranan 28 kişiden 27’sinin naaşına ulaşıldı. Son olarak Mustafa Demir’in kimliğinin DNA incelemeleriyle belirlenmesinin ardından faciada naaşına henüz ulaşılamayan tek kişinin 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu olduğu açıklandı. Faciada küçük Anni Asel’in annesi Nurcan Hilaloğlu hayatını kaybederken, 6 yaşındaki ağabeyi Miran Asaf Hilaloğlu ise kazadan hafif yaralı olarak kurtuldu. Ekipler, geriye kalan son kayıp olan küçük Asel’e ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Babada yürek burkan çağrı: "Bir kemiğe bile razıyız" Faciada eşini kaybeden ve 3 yaşındaki kızından hala haber bekleyen baba Salim Hilaloğlu, yetkililere seslenerek kızının bir an önce bulunmasını istedi. Acılı baba, "Yetkililere sesleniyorum. İnşallah duyuyorlardır benim feyadımı. Bu suyun altındaki her kimse ya da benim kızımsa ya da herhangi biriyse Allah rızası için onu bulun ve bize verin. Bir nebze olsun yüreğimize su serpin. Artık çıkacak olan bir kemiğe bile razıyız" ifadelerini kullandı. Girne açıklarında sürdürülen arama çalışmalarında ekipler, facianın ardından geriye kalan tek kayıp olan 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu’na ulaşmaya çalışıyor. Ne olmuştu? 30 Ağustos Pazar günü Girne Limanı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak batan Filo Jet gemisinde yolcu ve mürettebat dahil toplam 267 kişi bulunuyordu. Kazanın ardından 239 kişi kurtarılırken, ilk gün 8 kişinin hayatını kaybettiği belirlenmişti. Facianın ardından başlatılan arama çalışmalarında kayıp 20 kişiden 19’unun daha naaşına ulaşıldı. Son olarak Mustafa Demir’in kimliğinin belirlenmesiyle birlikte bulunan tüm naaşların kimlik tespit işlemleri tamamlandı.

KKTC’de Filo Jet faciasında ihmal: Su geçirmez kapılar açıkmış Haber

KKTC’de Filo Jet faciasında ihmal: Su geçirmez kapılar açıkmış

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bilgiler mahkemeye yansıdı. Mahkemede, geminin teknik durumu ve facia öncesinde gerçekleştirilen müdahalelerin yanı sıra arama-kurtarma çalışmalarının seyri, mürettebatın ifadeleri, teknik deliller ve Türkiye’den beklenen bilgiler de ele alındı. Mahkemede konuşan Tahkikat Polisi, gemide su geçirmez bölmeler bulunduğunu ve bu bölmelerdeki kapıların kapalı tutulması gerektiği ancak bazı kapıların açık olduğunu belirtti. Polis, söz konusu kapıların kapalı olması halinde geminin bu kadar su almayacağını ve suyun gemi içerisindeki yayılımının sınırlandırılabileceğini ifade etti. Su geçirmez kapıların neden açık olduğu ve batış sırasında bu sistemlerin neden devreye alınmadığına dikkat çekildi. Yolcuların kurtarılma ihtimali daha fazla olacaktı Polis, su geçirmez kapıların kapalı tutulması halinde geminin daha az su alabileceği ve yolcuların kurtarılma ihtimalinin daha yüksek olabileceğini belirtti. Bu kapsamda, geminin batış nedenlerinin yanı sıra facia sırasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı da sorgulandı. Mayday çağrısından 2 saat 30 dakika sonra battı Polis, Filo Jet’ten saat 12.20’de uluslararası acil yardım çağrısı olan Mayday çağrısı yapıldığına dikkat çekerek, geminin saat 14.50’de battığını kaydetti. Polis, Mayday çağrısıyla geminin batışı arasında geçen 2 saat 30 dakikalık süreçte gerçekleştirilen arama-kurtarma çalışmaları, gemiye müdahale ve kurtarma ekiplerinin faaliyetleri de soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Yardım çalışmalarına Sahil Güvenlik, Sivil Savunma ve Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti Kurtarma Limited ekiplerinin ulaştığı aktarıldı. Arama sırasında gemiden iki çocuk çıkarıldığı iddiası Mahkemede, arama-kurtarma çalışmaları devam ederken Süleyman Erdoğan isimli kişinin gemiden iki çocuk çıkardığı yönündeki bilgi de yer aldı. Söz konusu iddianın soruşturma kapsamında araştırıldığını aktaran polis, arama-kurtarma faaliyetlerinin hangi aşamada, kimler tarafından ve nasıl bir koordinasyonla yürütüldüğüne ilişkin ayrıntıların da dosyaya gireceğini ifade etti. Sol ön bodoslamadaki hasar ve tamirat araştırılıyor Soruşturmanın önemli başlıklarından birini de geminin sol ön bodoslama kısmındaki hasar oluşturuyor. Mahkemede verilen ifadelerde, söz konusu bölümün daha önce tamir edildiği ve geminin su almasına neden olan hasarın bu bölgeden kaynaklanmış olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğu belirtildi. Gemide 7 kompartıman bulunduğu ve her bölümde sintine pompalarının yer aldığı bilgisi de mahkemeye aktarıldı. Sintine pompalarının manuel olarak çalıştırıldığı, otomatik olmadığı ve suyun belirli bir seviyeye ulaşması halinde alarm sisteminin devreye girdiği ifade edildi. Buna rağmen geminin çok hızlı şekilde su aldığı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin facianın boyutunu artırdığı yönündeki değerlendirmeler de mahkemede gündeme geldi. "Tamirat tersanede ve uzmanlar tarafından yapılmalıydı" Geminin hasarlı bölümüne daha önce gerçekleştirilen müdahale de soruşturma kapsamında inceleniyor. Mahkemede, söz konusu tamiratın tersanede ve uzman kişiler tarafından yapılması gerektiği belirtildi. Polis, buna karşılık tamiratın limanda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan işlemin teknik açıdan yeterli olup olmadığı ve müdahalenin kimlerin bilgisi dahilinde yapıldığının araştırıldığını ifade etti. Filo Jet’in mevcut hasarı ve daha önce gerçekleştirilen tamiratlar nedeniyle de tahkikat yürütüldüğü mahkemeye aktarıldı. Mahkemede, Filo Jet faciasına ilişkin tahkikatın 33 gündür devam ettiği belirtildi. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, teknik incelemelerin ve bilirkişi çalışmalarının sürdüğü kaydedildi. Geminin batış nedenleri ve kazaya ilişkin teknik bulguların değerlendirileceği kaza raporunun bilirkişi tarafından hazırlanacağı bildirildi. Geminin kara kutusu kritik delil Soruşturmanın önemli teknik delilleri arasında geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazı da bulunuyor. Mahkemede, VDR cihazının soruşturma açısından önemli olduğu ve mutlaka incelenmesi gerektiği belirtildi. Olayla ilgili ses ve görüntü kayıtlarının analiz edilmek üzere alındığı, DNA örneklerinin toplandığı ve çeşitli teknik incelemelerin devam ettiği kaydedildi. VDR kayıtlarının incelenmesiyle geminin seyri, hızı, seyir şartları ve facia öncesindeki teknik süreçlere ilişkin verilerin elde edilmesi bekleniyor. Soruşturma için Türkiye’ye ekip gönderilecek Mahkemede, soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti polisi ve savcılığıyla koordinasyon içerisinde bir ekip oluşturulacağı açıklandı. Oluşturulacak ekibin Türkiye’ye giderek facia ile ilgili araştırmalar gerçekleştireceği belirtildi. Türkiye’de bulunan bilgi, belge ve kayıtlar ile ilgili kişilere yönelik araştırmaların söz konusu ekip tarafından yürütülmesi bekleniyor. Türkiye Cumhuriyeti’nden beklenen bilgilerin soruşturma dosyasına kazandırılması da yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. Kaptanın şikayeti yetkililere bildirmediği iddiası Soruşturma kapsamında mürettebatın ifadeleri de mahkemede ele alındı. Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un mürettebat olarak soruşturma dosyasında yer aldığı, Raşat İbrahimov’un ise ifade vermediği mahkemeye aktarıldı. Kaptan Mustafa Öz’ün gemiyi tamir eden mürettebatı bildiği ancak kendisine ulaşan şikayeti yetkililere bildirmediği yönündeki ifade de dosyada yer aldı. İkinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın ise gemideki tamirattan haberdar olduğu ve şirket yetkilisine aktardığı belirtildi. Ayrıca gemiye ilişkin bazı görüntülerin soruşturma açısından önem taşıdığı ve bu görüntülerin incelenmesinin gerektiği mahkemeye aktarıldı. Aranan 5 kişi için Türkiye’den bilgi bekleniyor Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma kapsamında aranan 5 kişi hakkında Türkiye Cumhuriyeti’nden bilgi beklendiği de açıklandı. Söz konusu kişilere yönelik araştırmaların, Türkiye’ye gönderilmesi planlanan ekibin çalışmaları kapsamında ele alınması bekleniyor. Türkiye’den elde edilecek bilgi ve belgelerin soruşturma dosyasına dahil edilmesi öngörülüyor. 9 zanlıya 7 gün ek tutukluluk Girne Kaza Mahkemesi, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını, incelenmesi gereken teknik bulgular, alınması gereken ifadeler ve hazırlanması beklenen raporlar bulunduğunu dikkate alarak 9 zanlı hakkında 7 gün ek tutukluluk kararı verdi. Karar kapsamında Ali Özdülger, Mustafa Öz, Merve Nur Seraslan, Zeki Öz, Metin Gül, Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un 7 gün daha tutuklu kalmasına hükmedildi. Faciaya ilişkin teknik incelemeler, bilirkişi raporu, VDR kayıtlarının analizi, mürettebatın ifadeleri ve Türkiye’den beklenen bilgi ve belgelere yönelik soruşturma sürüyor. Acılı aileler mahkeme önünde toplandı Gemi kazasında sevdiklerini kaybeden acılı aileler, zanlılara sert tepki gösterdi. Yakınlarının isimlerini bağıran acılı aileler, zanlılardan bu isimleri unutmamalarını istedi. Acılı aileler, adalet aradıklarını yineleyerek, tüm sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Faciada kayıp olan 10 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.

Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum" Haber

Girne’de gemi faciasından kurtulan Emrah Temel: "Umudumu kesmiştim, Azrail’i bekliyordum"

KKTC'nen Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasından sağ kurtulan yolculardan Emrah Temel, olay sırasında yaşadıklarını facianın 19’uncu gününde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Annesinin yoğun bakımda olması nedeniyle Mersin’e gitmek zorunda kaldıklarını belirten Temel, "Annem rahatsız olduğu için Mersin’e gitmek zorunda kaldık. Yoğun bakımda kendisi. Durumu kötü değil diye biz de o gün gitmek zorunda kaldık. O telaşla limana geldik ve gemiye bindik. Binerken birinci kattaydım. Dışarıya gidip hava alıyorduk, sonra içeriye geliyorduk. En son dışarıya çıktığımızda aşağıdaki bölgenin dolduğunu görünce yukarıya çıkmak zorunda kaldık. Oturduk, oturmamızdan 10-15 dakika sonra gemi hareket etti" dedi. "Geri dönelim dedik, ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ dediler" Gemi limandayken denizin durgun olduğunu ancak limandan ayrılmasının ardından sarsıntıların giderek arttığını ifade eden Temel, ikinci katta olmalarına rağmen dalgaların camlara kadar ulaştığını söyledi. Emrah Temel, "Limandayken bir şey yoktu, su durgundu. Limandan çıktığımız anda hızlı gidiyorduk. Dalgaların arasında sarsılmaya başladık ve sarsıntı giderek çoğaldı. İkinci katta olduğumuz halde dalgaların suyu bizim cama kadar geliyordu. Cam tarafında oturuyorduk. Dalgalar cama gelince biz de korktuk" diye konuştu. Yaşananların ardından gemideki çalışanlara seferin iptal edilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını belirten Temel, "Oradaki çalışanlara, ‘Artık iptal edin, geri dönelim. Çünkü gidilecek bir hava şartı değil’ dedik. İçerideki yolcular da bizimle beraber aynı şeyi söylemeye çalıştılar. ‘İptal edin, geri dönelim’ dediler. Bize, ‘Bir şey olmaz. Bir saat böyle sürer, bir saatten sonra gemi durgun olur. Siz alışkın değilsiniz, biz bu tür şeylere alışkınız. Korkmayın, sıkıntı yok’ dediler. Biz de yerimize oturduk. ‘Korkmayın’ denilmesinden 5-10 dakika sonra gemimiz maalesef yan yatarak alabora oldu" ifadelerini kullandı. "Bir saat boyunca geminin içindeydik" Geminin alabora olmasıyla içeride mahsur kaldıklarını anlatan Temel, "Biz o geminin içindeydik. Arkadaşlarla camı kırmaya çalıştık, kırılmadı. Bir saat boyunca geminin içindeydik. Çıkmanın peşindeydik. Geminin içindeyken aşağıdaki ölen kişilerden bazıları, kadın ve çocuklar, suyun üzerine çıkıp yanımıza geldi. Biz de şoka girdik, ‘Ne oluyor?’ dedik. O anki psikolojiyle ne yapacağımızı bilemedik" şeklinde konuştu. Geminin içerisinde tutunmakta zorlandıklarını ve daha sonra kayganlığın mazottan kaynaklandığını öğrendiğini ifade eden Emrah Temel, "Suyun içindeyken bir yeri tutmaya çalıştığımızda sabun gibi kayıyordu. Sonradan öğrendiğim kadarıyla mazotmuş" dedi. "Ölümü göz göre göre bekliyorduk" Geminin içinde mahsur kaldığı anlarda yaşam ümidini kaybettiğini anlatan Temel, "Azrail’in hangi taraftan geleceğini o çaresizlikle, insanların çığlıkları arasında düşünüyordum. Ben de sonuçta bir insanım. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek?’ diye düşünüyordum. Umudumu kesmiştim. Azrail’i bekliyordum" diye konuştu. Bir süre sonra gemide bulunanların "Kapıyı açtık" diye bağırdığını duyduğunu belirten Temel, "Bir taraftan ‘Kapıyı açtık’ diye bağırdılar. İnsanlar oraya doğru gitmeye başladı. Biz de onları bekliyorduk, onlar çıksın ki biz de çıkalım. Bizden önce çıkanlar Kıbrıs tarafına ‘Gemi batıyor’ diye haber yolladılar. O şekilde bir bağlantı kurdular" ifadelerini kullandı. Geminin üzerine çıkmayı başardıktan sonra yaklaşık iki saat güneş altında yardım beklediklerini söyleyen Temel, bu sırada içeride bulunan diğer yolcuları kurtarmaya çalıştıklarını belirtti. Emrah Temel, "Geminin üzerine çıktığımız anda orada iki saat boyunca güneşin altında bekledik. Elimizden geldiği kadar insanları çıkarmaya çalıştık. Ondan sonra ses seda kalmayınca oturmak zorunda kaldık, yardımların bize gelmesini bekledik" şeklinde konuştu. "Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı" Temel, kurtardığı yolculardan birinin genç bir kız olduğunu belirterek, "Bir kişiyi kurtardım, bir bayandı. Bir kız çocuğuydu, görsem tanırım. Ona kırmızı tişörtümü vermiştim. Onu çıkarırken bana, ‘Ağabey üşüyorum. Ağabey, annem, ağabey annem’ diyordu. Titriyordu. Hemen üstümdekini çıkardım, alnından öptüm. ‘Burada dur, Allah’a sığın, yapabileceğimiz bir şey yok’ dedim" dedi. Bir çocuğun daha kurtarılmasına yardım ettiğini belirten Temel, geminin içerisinden çıkmaya çalışan başka insanların da bulunduğunu söyledi. Emrah Temel, "Bir ufak çocuk daha vardı, onu da bir şekilde kurtardık. Geminin içinde hala çıkmaya çalışan insanlar vardı ama kayıyorlardı. Bir yere tutunmaya çalışırken kayıyorlardı. Bir noktadan sonra elimiz yetişmiyordu. Bir şekilde üç kişiyi daha çıkardık. Onlarla daha sonra hastanede karşılaştık. Yakınlarıyla beraber göz göze geldik, ‘Bu ağabey bizi kurtardı’ dediler" diye konuştu. "Sonumuz mu geldi diye düşündük" Temel, geminin içerisinde bir kişinin cansız bedenini gördüğünü de belirterek, "Geminin içindeyken bir kadın vardı. Biz şoka girdik. ‘Ne oluyor? Sonumuz mu geldi? Kimse gelmeyecek mi? Kimsenin haberi yok mu?’ diye düşündük. O çaresizlikle ölümü göz göre göre bekliyorduk. ‘Azrail acaba hangi taraftan gelecek? Nasıl boğulacağız, biz de bunlar gibi?’ diye ölüm korkusuna girmiştik. O anda kimse kimseye yardım edemiyordu" ifadelerini kullandı. "Benim can yeleğim yoktu, ‘Beni bırakın onu alın’ dedim" Geminin üzerine çıktıktan sonra yaklaşık iki saat beklediklerini anlatan Temel, kurtarma ekiplerinin daha sonra bölgeye ulaştığını söyledi. Temel, "Biz geminin üzerine çıktıktan sonra iki saat orada bekledik. Gemiler sonradan gelmeye başladı. Helikopterler de onlarla beraber geldi. Geldiklerinde önce geminin etrafında denize düşen ve atlayanları topladılar. Sonradan bize yardım ettiler" şeklinde konuştu. Can yeleklerinin yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Emrah Temel, "Benim can yeleğim yoktu. Helikopter geldiği zaman geminin üzerinde bir ağabeyimiz vardı. O da suyun içindeydi, demiri tutmuştu ve ayağı kırıktı. ‘Beni bırakın, öncelikle onu alın. Ben yüzmeyi biliyorum. Çoluk çocuk bir 5-10 dakika daha bekleriz, gidip tekrar bizi alırsınız’ dedim. ‘Tamam’ dediler. Onu alıp gittiler" dedi. Bölgedeki insanların tahliye edilmesinin ardından kurtarma gemilerinin batan gemiye yaklaştığını belirten Temel, "İnsanları etraftan topladıktan sonra gemiler bizim batan gemiye doğru geldi. Yavaş yavaş tahliyemizi yaptılar. O şekilde limana giriş yaptık. Kaptanı görmedim. Kaptanı ve çalışanları göremedim, çünkü biz ikinci kattaydık. Aşağıdaki insanların bağırıp çağırma seslerini duyduk. Kaptana sürekli ‘Geri dönün, seferi iptal edin’ demişlerdi. Sonradan biz de ‘Bir şekilde iptal edin, geri dönelim’ dedik. ‘Bir şey olmaz, biz alışığız’ denilmesinden yaklaşık 5 dakika sonra gemi maalesef su almaya başladı" diye konuştu.

Facia gemisinden sağ kurtulan Gaziantepli 2 kuzen, dehşet anlarını anlattı Haber

Facia gemisinden sağ kurtulan Gaziantepli 2 kuzen, dehşet anlarını anlattı

Girne açıklarında alabora olan gemiden sağ kurtulan Gaziantepli kuzenler 18 yaşındaki Özgür Taylan Kaplan ile 20 yaşındaki Ali Kaan İster, olay sonrası memleketlerine dönerek ailelerine kavuştu. Girne’ye üniversite kaydı için gittiklerini ve dönüş yolcuğu sırasında olayın yaşandığını söyleyen kuzenler facia anlarında yaşadıklarını anlattı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 14 kişi hayatını kaybederken kayıp 14 kişiyi arama çalışmaları ise sürüyor. Gemiden sağ kurtulanlar arasında yer alan Gaziantep İslahiyeli kuzenler 18 yaşındaki Özgür Taylan Kaplan ile 20 yaşındaki Ali Kaan İster, olay sonrası memleketlerine dönerek ailelerine kavuştu. Facia gemisinden sağ kurtulan 2 genç, yaşadıkları dehşet anlarını anlattı. "Gemiye bindikten kısa süre sonra bir şeylerin ters gitmeye başladığını anladık" Facia gemisinde yaşananları anlatan Ali Kaan İster, "Gemiye bindikten sonra bir şeylerin ters gitmeye başladığını anladık. Yaklaşık 1,5 kilometre ilerledikten sonra geminin su aldığını gördük. Kapı tarafından ve koltuk altlarından suların sızdığını gördük. Bizim olduğumuz bölgede de ayaklarımıza kadar su geliyordu. Sonra insanlar ayaklanmaya ve kargaşa artmaya başladı. Durumu mürettebata ilettik ama biz durumun normal olduğunu ve bizim alışık olmadığımızı söylediler. Kimse sakin kalamıyordu. Sonrasında sol tarafımızdaki pencere çatırdamaya başladı. Gemi daha da hızlandı ve hızlandıkça iyice su almaya başladı. İnsanlar suyun üzerine basa basa ayakta duruyordu" dedi. "Geminin sol ön parçası koptu ve gemi sola doğru yatmaya başladı" Biraz daha ilerledikten sonra geminin batmaya başladığını söyleyen İster, "Sonrasında gemiden çatlak ve kırık sesleri gelmeye başladı. Biraz sonrasında ise geminin sol ön parçası koptu ve gemi sola doğru yatmaya başladı. İnsanlar kapıya doğru koşturmaya başladı ama kapı üzerimize kapalıydı. Dışarıdan açılması gerekiyordu ama mürettebatı görmediğimiz için kimse kapıyı açamadı. Kaptan ve mürettebat ortadan kayboldu. Kapıyı açamadık, camlar kırılmadı. Sonrasında gemi daha çok su almaya başlayınca basınç nedeniyle camlar kendiliğinden patladı. O sırada koltuk altında can yeleği bulduk ve onları giydik hemen. Diğer insanlara da yardımcı olduk ve gemiden çıkmaya çalıştık. Kuzenimi yukarıdakiler camdan çekerek çıkardı ama ben çıkamadım ve sırada üzerime klima düştü. Kafadan darbe aldım bir kaç kez. O anlarda resmen can pazarı vardı. Bir kaç kişi kapıdan çıktıktan sonra ben de o tarafa yönelip kendimi kapıdan dışarı attım. Sonrasında birkaç tane çocuğu kurtardık. Sonrasında dışarıya çıktım ve Taylan’ı aradım. O sırada yoğun dalga vardı, insanlar suya atlıyordu ama dalga nedeniyle sürekli batıp çıkıyorlardı. Sonrasında balıkçı teknelerinin bize doğru geldiğini gördük. Geminin filikaları açılmıştı. Yaşlı, çocuk ve kadınları onlara koyduk. Tekneler de denizde olan ve boğulma tehlikesi geçirenleri kurtardı. Biz hala geminin üzerinde bekliyorduk. Ardından diğer balıkçı tekneleri de bizi almaya geldi. Grup grup gemi üstündekileri aldılar. Biz en son gruptuk. Sonrasında helikopter de geldi bölgeye. Sonrasında kıyıya vardık ve ulaştıktan sonra karaya ayak bastık. İsimlerimizi not ettiler. Ardından da Akçiçek Hastanesi’ne götürdüler" şeklinde konuştu. "Olay nedeniyle bizde gemi ve deniz fobisi oluşmaya başladı" Girne’ye üniversite kaydı için gittiklerini ve dönüş yolcuğu sırasında olayın yaşandığını söyleyen Özgür Taylan Kaplan ise, "Girne’ye üniversite kaydı için gitmiştim. O gün gemiye en son binenler bizdik. Bindikten sonra valizlerimizi verdik ve üst kata çıktı. Sonrasında da olaylar başladı. Bu olay nedeniyle bizde gemi ve deniz fobisi oluşmaya başladı. Kuzenimle birlikte eğitim hayatımızın geri kalanı için Türkiye’ye yatay geçiş yapmak istiyoruz. Ailemizin yanında olmak istiyoruz. Bu konuda yetkililerden destek bekliyoruz" diye konuştu.

Batan gemide kaybolan kardeşlerin isimlerini kullanarak yardım talep eden dolandırıcılar yaptıklarıyla pes dedirtti Haber

Batan gemide kaybolan kardeşlerin isimlerini kullanarak yardım talep eden dolandırıcılar yaptıklarıyla pes dedirtti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde batan gemide yolculuk yapan Mustafa Demir ve Mahmut Demir kardeşlerin memleketleri olan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gelecek haberi bekleyen aile, batan gemide kaybolan kardeşlerin isimlerinin kullanarak dolandırıcılık yapan şahıslara karşı vatandaşları uyardı. Girne’den Mersin’e doğru yola çıkan ve açıldıktan bir süre sonra batan gemide yolculuk yapan 33 yaşındaki Mustafa Demir ve 28 yaşındaki Mahmut Demir’in Reyhanlı ilçesi Harran Mahallesi’ndeki baba ocaklarında umutlu bekleyiş devam ediyor. Ağabey ve kardeşin acısıyla zor günler geçiren aile ikinci şoku Demir kardeşlerin isimlerinin dolandırıcılık amacıyla kullanılmasıyla yaşadı. Demir ailesi kardeşlerin ailelerinin yardıma muhtaç olduğu söylenerek İBAN numarası paylaşan kimliği belirsiz şahısların yardım topladığını iddia etti. Kayıp kardeşlerin ağabeyi Halil Demir, "Kimsenin parasına ihtiyacımız yok, çok şükür devletimiz yanımızda" diyerek yardım paylaşımlarına itibar edilmemesi konusunda vatandaşları uyardı. "Ailemize ulaştıklarını ve yardıma muhtaç olduğumuz söylenerek insanları kandırmaya çalışıyorlar" Kardeşlerinin isimlerini kullanarak dolandırıcılık yapıldığını iddia eden Halil Demir, "Benim kardeşlerim Mahmut ve Mustafa Demir adına İBAN paylaşıyorlar. Durmadan para istiyorlar. Ailemize ulaştıklarını ve yardıma muhtaç olduğumuz söylenerek insanları kandırmaya çalışıyorlar. İnsanların iyi niyetini kötü amaçlı kullanıyorlar, böyle bir şeye gerek yok. Tüm Türkiye’ye seslenmek istiyorum, lütfen bu dolandırıcılara itibar etmeyin. Kimsenin parasına ihtiyacımız yok, çok şükür devletimiz yanımızda. Akrabalarımız ve köylülerimiz bizim yanımızda. Lütfen böyle dolandırıcılara inanmayın. Daha kardeşlerimizin nerede olduklarını bilmeden insanların iyi niyetlerini kullanarak İBAN paylaşıyorlar. Kimseye itibar etmeyin ve kimseye para göndermeyin, kardeşlerimi böyle kötü şeylere bulaştırmayın. Yetkililerden bunu yapan şahısların bulunmasını istiyorum" dedi. Kayıp kardeşlerin isimlerinin kullanılarak yardım toplandığını anlatan İbrahim Demir, "Mahmut ve Mustafa Demir adına yardım talep ediliyor. Biz daha cenazemizi almamışız, dolandırıcılar insanlardan para topluyor. Kimse bunlara itibar etmesin" dedi.

Girne’de arama çalışmaları 4’üncü gününde: TCG Alemdar çalışmalara katıldı Haber

Girne’de arama çalışmaları 4’üncü gününde: TCG Alemdar çalışmalara katıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde pazar günü batan katamaran tipi yolcu gemisinde kayıp 20 kişiyi arama çalışmalarına Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Alemdar (A-582) Denizaltı Kurtarma Gemisi de katıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında Pazar günü meydana gelen gemi faciasının ardından kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları sürüyor. Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Işın’ın da destek verdiği arama çalışmalarına bugün TCG Alemdar (A-582) Denizaltı Kurtarma Gemisi de katıldı. Arama faaliyetleri, Türkiye’nin desteğiyle havadan, denizden ve su altında sürdürülürken, TCG Alemdar’ın katılımıyla özellikle derin sulardaki arama çalışmalarının kapsamı genişletildi. Yürütülen arama ve görüntü aktarma çalışmalarına ayrıca 8 gemi, 9 bot, 1 uçak, 7 helikopter ve 5 İHA katılıyor, deniz yüzeyinin yanı sıra havadan ve su altından yürütülen faaliyetler de aralıksız sürdürülüyor. TCG Alemdar 21 Aralık 2012 tarihinde inşasına başlanan ve 28 Ocak 2017 tarihinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine giren TCG Alemdar, 90 metre uzunluğa, 19 metre genişliğe ve 4 bin 200 ton deplasmana sahip bulunuyor. Gemi, 18 deniz mili sürate ulaşabiliyor. Denizaltı kurtarma gemisi olarak görev yapan TCG Alemdar, denizaltından personel kurtarma sistemleriyle birlikte çalışılmasına imkan sağlayan kıç üstü alana sahip. Gemide, 600 metre derinliğe kadar denizaltıların harici havalandırılmasını sağlayabilecek hava ve karışım gaz sistemleri bulunurken, 90 metre derinliğe kadar dalış icra edilebiliyor. TCG Alemdar ayrıca açık deniz yedekleme kabiliyetine de sahip. Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı envanterindeki Atmosferik Dalış Sistemi ve Kurtarma Çanı ile kurtarma ve yedekleme gemileri envanterindeki uzaktan kumandalı su altı araçları ve diğer su altı sistemlerinin kullanılabilmesi için gemide gerekli entegrasyon da bulunuyor. TCG Alemdar; hastane, helikopter platformu, dinamik konumlandırma sistemi ve sonar sistemleriyle arama, kurtarma ve su altı operasyonlarını destekleyebilecek kabiliyete sahip.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.