2026 yılı UNESCO tarafından "Şeyh Edebali Yılı" olarak tescillenmiştir. Şeyh Edebali, 2026 yılında vefatının 700. yılında anılmaktadır. Türkiye'nin önerisi, Kazakistan, Kırgızistan ve Romanya'nın desteğiyle kabul edilen bu karar kapsamında, Şeyh Edebali'nin ilmi ve manevi mirasını yaşatmak amacıyla çeşitli kültürel, akademik çalışmalar ve anma konferansları düzenlenmektedir.
Bilecik başta olmak üzere ülke genelinde konferanslar, mevlid programları ve kültürel etkinlikler planlanmaktadır.
Gaye: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturuyla Osmanlı'nın kuruluşundaki manevi rehberliği vurgulanmaktadır. Her kurum ve kuruluş bu etkinlikleri var gücüyle desteklemelidir.Bu bizim ecdadımıza olan vefa borcumuzdur.
Osmanlı imparatorluğunun manevi kurucusu olan Şeyh Edebali 1206 yılında bu gün ki Türkmenistan sınırları içinde kalan Merv'de doğdu.Selçukluların Şeyh'ül İslam'ı Şeyh Sadrettin
Konevi ve Mevlâna Celâleddini Rumi'nin çağdaşıdır.
Şeyh Edebalı ilk tahsilini Karaman'da yaptı.Daha sonra Şam'a giderek dönemin tanınmış alimlerinden dini ilim tahsil etti.
Şam'dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi.Eskişehir yakınlarında bulunan İtburnu Köyü'nde bir zâviye kurarak halkı irşada başladı.Âşıkpaşazade; zâviyesinin hiç boş kalmadığını,Edebali'nin gelip geçen fukaranın hertürlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını,hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu kaydederler.
Söğüt ve Domaniç yaylaları, Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gazi sık sık Edebalı'nın zaviyesinde misafir olarak kalırdı.Osman Gazi,mübarek günlerde Edebalı'nın zaviyesine giderek dini ve idari konularda, onun görüşlerini alırdı.
Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.
Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı'ya anlatır.Edebalı rüyayı şöyle yorumlar:"Oğul Osman,Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun,kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun." der.Edebalı'nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenmiştir.
Şeyh Edebalı aynı zamanda âhî teşkilatının reisi idi.Bilecik'in Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra zaviyesini buraya taşıyan Edebalı,aynı şekilde dini hizmetlerine devam etmiştir.
Şeyh Edebalı 120 yıl kadar uzun ve bereketli bir hayat sürdükten sonra (1326) yılında Bilecik'te vefat etti.Zaviyesinin mescid olarak kullanılan odasına defnedildi.
Edebalı,mutasavvıf olmasının yanında ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür.Dönemin birçok fakihi ile görüşmüş ve onlardan ders almış,çok sayıda talebe yetiştirmiştir.Önde gelen öğrencilerinden aynı zamanda damadı Dursun Fakih,Edebalıdan sonra Osmanlı Devleti'nin ikinci müftüsü ve kadısı olmuştur.Mevlidi Şerif'in yazarı Süleyman Çelebi,Mahmut Paşa yönüyle ikinci kuşaktan Şeyh Edebalı'nın torunudur.
Özellikle bu yılın "Şeyh Edebâli yılı" olarak ilan edilmesi vesilesi ile, Türk islam tarihine çok büyük hizmetler vermiş olan bu büyük zâtı tanımak ve tanıtmak tüm kurum ve kuruluşlar ve de halk olarak hepimizin görevidir.Bilecik'te ki türbesini çocuklarımız ve gençlerimizle beraber ziyaret edip,öğretilerini nesillerimize aktarmak dini,tarihi ve vicdani görevimizidir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ramazan Güçlü
ŞEYH EDEBÂLİ YILI
2026 yılı UNESCO tarafından "Şeyh Edebali Yılı" olarak tescillenmiştir. Şeyh Edebali, 2026 yılında vefatının 700. yılında anılmaktadır. Türkiye'nin önerisi, Kazakistan, Kırgızistan ve Romanya'nın desteğiyle kabul edilen bu karar kapsamında, Şeyh Edebali'nin ilmi ve manevi mirasını yaşatmak amacıyla çeşitli kültürel, akademik çalışmalar ve anma konferansları düzenlenmektedir.
Bilecik başta olmak üzere ülke genelinde konferanslar, mevlid programları ve kültürel etkinlikler planlanmaktadır.
Gaye: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturuyla Osmanlı'nın kuruluşundaki manevi rehberliği vurgulanmaktadır. Her kurum ve kuruluş bu etkinlikleri var gücüyle desteklemelidir.Bu bizim ecdadımıza olan vefa borcumuzdur.
Osmanlı imparatorluğunun manevi kurucusu olan Şeyh Edebali 1206 yılında bu gün ki Türkmenistan sınırları içinde kalan Merv'de doğdu.Selçukluların Şeyh'ül İslam'ı Şeyh Sadrettin
Konevi ve Mevlâna Celâleddini Rumi'nin çağdaşıdır.
Şeyh Edebalı ilk tahsilini Karaman'da yaptı.Daha sonra Şam'a giderek dönemin tanınmış alimlerinden dini ilim tahsil etti.
Şam'dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi.Eskişehir yakınlarında bulunan İtburnu Köyü'nde bir zâviye kurarak halkı irşada başladı.Âşıkpaşazade; zâviyesinin hiç boş kalmadığını,Edebali'nin gelip geçen fukaranın hertürlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını,hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu kaydederler.
Söğüt ve Domaniç yaylaları, Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gazi sık sık Edebalı'nın zaviyesinde misafir olarak kalırdı.Osman Gazi,mübarek günlerde Edebalı'nın zaviyesine giderek dini ve idari konularda, onun görüşlerini alırdı.
Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şey Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyaya sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.
Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı'ya anlatır.Edebalı rüyayı şöyle yorumlar:"Oğul Osman,Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun,kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun." der.Edebalı'nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenmiştir.
Şeyh Edebalı aynı zamanda âhî teşkilatının reisi idi.Bilecik'in Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra zaviyesini buraya taşıyan Edebalı,aynı şekilde dini hizmetlerine devam etmiştir.
Şeyh Edebalı 120 yıl kadar uzun ve bereketli bir hayat sürdükten sonra (1326) yılında Bilecik'te vefat etti.Zaviyesinin mescid olarak kullanılan odasına defnedildi.
Edebalı,mutasavvıf olmasının yanında ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür.Dönemin birçok fakihi ile görüşmüş ve onlardan ders almış,çok sayıda talebe yetiştirmiştir.Önde gelen öğrencilerinden aynı zamanda damadı Dursun Fakih,Edebalıdan sonra Osmanlı Devleti'nin ikinci müftüsü ve kadısı olmuştur.Mevlidi Şerif'in yazarı Süleyman Çelebi,Mahmut Paşa yönüyle ikinci kuşaktan Şeyh Edebalı'nın torunudur.
Özellikle bu yılın "Şeyh Edebâli yılı" olarak ilan edilmesi vesilesi ile, Türk islam tarihine çok büyük hizmetler vermiş olan bu büyük zâtı tanımak ve tanıtmak tüm kurum ve kuruluşlar ve de halk olarak hepimizin görevidir.Bilecik'te ki türbesini çocuklarımız ve gençlerimizle beraber ziyaret edip,öğretilerini nesillerimize aktarmak dini,tarihi ve vicdani görevimizidir.