Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kültür

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Memişoğlu: "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış ve huzur adası haline geliyor" Haber

Bakan Memişoğlu: "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış ve huzur adası haline geliyor"

Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programları kapsamında geldiği Tunceli’de sağlık hizmetlerini yerinde değerlendirdi. "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış, huzur adası haline geliyor" sözleriyle Terörsüz Türkiye sürecine de dikkat çeken Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, Tunceli’de sağlık altyapısının güçlendirilmesi, yeni yatırımların hayata geçirilmesi ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların ele alınacağını ifade etti. Bakan Memişoğlu, doğası ve turizm potansiyeliyle öne çıkan Tunceli’nin sağlık alanında da örnek bir şehir haline gelmesinin hedeflendiğini belirterek, Ovacık Devlet Hastanesi’nin kısa süre içinde hizmete açılacağını ve ilin sağlık ihtiyacını büyük ölçüde kendi içinde karşılayabilecek bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını dile getirdi. "Artık terörün olmadığı bu kadar güzel doğanın olduğu, insanının misafirperver olduğu Tunceli’nin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyoruz" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Bugün Sağlıklı Türkiye Yüzyılı kapsamında 73’üncü ilimizi ziyaret ediyoruz. Özellikle cumhurbaşkanımızın liderliğinde Terörsüz Türkiye uğraşısı ve çabaları neticesinde huzur şehrine, Tunceli’ye geldik. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz. Munzur’u ve doğasıyla örnek olan bir şehir burası. Sağlık hizmetlerini daha iyi nasıl yapabiliriz diye konuşacağız, sağlık yatırımlarımızı konuşacağız. Olan sağlık altyapımızı daha nasıl geliştirebiliriz, buna bakacağız ve sağlığın daha iyi olması için Tunceli’de neler yapılacağını istişare edeceğiz. Özellikle bu kadar güzel doğası olan, insanı ve kültürüyle geleceğe çok iyi bakan bir şehrin özellikle sağlıklı yaşam kültürünün örneği olacak. Sadece hastalıkları değil, sağlıkla ilgili de sağlıklı insanlara hizmet verecek bir sağlık kültürü oluşması için de Esenlik Mevzuatı diye bir çalışma yapıyoruz. Sağlıklı yaşam kültürünü iyileştirecek, sağlıklı insanlara hizmet edecek, sağlık hizmet sunumunu ön plana çıkaracak mevzuat çalışması yapıyoruz. Tunceli gibi doğası güzel, turistik kapasitesi yüksek olan bir şehirde bunun da örnekleri inşallah çok kısa zamanda olacaktır. Çünkü artık terörün olmadığı bu kadar güzel doğanın olduğu, insanının misafirperver olduğu Tunceli’nin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyoruz. Biz de sağlık yatırımlarımızı buna göre planlayacağız. Özellikle Ovacık’taki İlçe Devlet Hastanemizi çok yakın zamanda insanımızın hizmetine vereceğiz. Amacımız Tunceli’den sağlık hizmeti ihtiyacı olduğu için başka şehirlere gitmeyecek bir sağlık altyapısı oluşturabilmek. Onun haricinde amacımız, özellikle sağlıklı yaşam kültürünün olabileceği tesislerle insanlarımıza, turistlerimize daha çok hizmet edebilmektir. Biz Tunceli’de inşallah sağlık hizmetleriyle ilgili yeni bir dönem başlatıyoruz" şeklinde konuştu. Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, "Farklılıklarımızı toplum olarak birleştirdiğimiz zaman güçlü oluyoruz. Güçlü olduğumuz zaman da etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış, huzur adası haline geliyor. Bizler bu konuda kültür ve bilinci oluşmuş toplumuz. O nedenle ayrıştırmadan, kavga etmeden, tartışmadan ama iyileştirerek, birbirimizi geliştirerek, birbirimize sarılarak, birlikte hareket ederek inşallah bu topraklarda yeniden güçlü bir medeniyeti ayağa kaldırıyoruz. İyilik medeniyeti, barış medeniyeti, huzur medeniyeti. Etrafımızda maalesef insanlar katledilirken savaşlar olurken cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep iyilik, doğruluk ve barış tarafında, insanlık tarafında yer alan bir milletiz. Daha güçlü olmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu Haber

BUSİAD Felsefe Söyleşilerinde 'barış' konuşuldu

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Yeşilçayır, barış kavramının tarihsel ve felsefi boyutlarını katılımcılarla paylaştı. Yeşilçayır, “Barış insanlığın en eski arayışlarından biri. Savaşlar ve çatışmalar nedeniyle akamete uğramıştır. Tarihten ders çıkarmamız gerekiyor. Negatif barış, yalnızca savaşın olmadığı bir durumken, pozitif barış ise barışın hukuki ve kalıcı olarak teminat altına alındığı bir anlayışı ifade eder” dedi. Sunumunda özellikle Immanuel Kant’ın 1795’te kaleme aldığı Ebedi Barış eserine değinen Yeşilçayır, Kant’ın barışı evrensel, kalıcı ve hukuk temelli olarak inşa etme yaklaşımını vurguladı. Yeşilçayır, “Kant, barışı ahlaklı politikacılar, hukuk, cumhuriyet ve milletler birliği üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyler. Bu fikirler, 150 yıl sonra kurulan BM Antlaşması’nda da izlerini gösterir. Ancak günümüzde BM’nin özellikle 5 daimi üyesi bu ilkelere bağlı kalmıyor; pozitif barışın sağlanabilmesi eğitim, kültür ve bilinç ile mümkün” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Doç. Dr. Yeşilçayır, barış kültürünün eğitim yoluyla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, nefret söyleminin ve ötekileştirici tutumların ortadan kaldırılmasının önemine değindi. “Sadece eğitim kurumları değil, kitle iletişim araçları da bu süreçte kritik rol oynuyor” dedi. Söyleşi sonunda, Yeşilçayır ve Mehmet Arif Özer’e, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

Osmangazi’de Minyatür Sanatı Kadınlarla Hayat Buluyor Haber

Osmangazi’de Minyatür Sanatı Kadınlarla Hayat Buluyor

Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip olan minyatür sanatını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kurs, kadınlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde gerçekleşen minyatür eğitimlerinde kursiyerler, bu köklü sanatın inceliklerini keşfederken aynı zamanda sabır, estetik anlayış ve kültürel bilinç kazandıran verimli bir süreçten geçiyor. Atölyede renklerin uyumu, sabrın ve emeğin birleşimiyle ortaya çıkan her çalışma, geçmişle günümüz arasında bir bağ kuruyor. Geleneksel değerleri koruma ve geleceğe aktarma hedefiyle organize edilen kurs, kadınların sosyal yaşamına da taze bir nefes ve yeni fırsatlar sunuyor. “Osmangazi Belediyesi Minyatür Kursu Tek Veren Belediye” Minyatür sanatıyla geçmişin izlerini bugüne taşıdıklarını söyleyen kurs eğitmeni İpek Özsoy, “Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Halk Eğitim iş birliği ile beraber minyatür kursu açtık. Birinci seviye 12 Şubat’ta bitti, şu an ikinci seviye minyatür kursundayız. Minyatür kursunun sonunda güzel bir sergi ile çalışmaları taçlandırmayı düşünüyoruz. Birinci seviyede temel minyatür eğitimi ile başladık, ikinci seviye biraz daha profesyonel, biraz daha detay istiyor. Bize bu fırsatı verdiği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, şu anda Osmangazi Belediyesi, Bursa’da minyatür kursu veren tek belediye.” diye konuştu. Aralarında Yalova’dan gelen katılımcıların da bulunduğu kursiyerler ise aldıkları eğitimden ötürü çok mutluluk ve memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Kendilerine tanınan bu fırsattan dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür eden kursiyeler, kurs boyunca çok keyif aldıklarını, yeni deneyimler edindiklerini belirterek, kursun devam etmesini çok istediklerini ifade etti.

Levi-Strauss’un düşünce mirası Bursa Nilüfer’de konuşuldu Haber

Levi-Strauss’un düşünce mirası Bursa Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi dizisinde bu ay, 20. yüzyıl düşünce dünyasını derinden etkileyen Claude Levi-Strauss’un yapısalcı yaklaşımı ele alındı. Söyleşi serisinin yürütücüsü Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Levi-Strauss’un modern felsefenin merkezindeki “özne” kavramını farklı bir perspektifle ele aldı. Söyleşide, insanın dünyayı kendi bilinciyle kuran özgür bir aktör olduğu fikrini Levi-Strauss’un argümanlarıyla eleştiren Ünsaldı, bireyin edilgen konumuna dikkat çekti. Ünsaldı, insanın aslında dil ve kültür gibi kendisinden önce var olan ve bilinçdışı işleyen geniş yapıların sadece bir parçası olduğunu savundu. Sosyolojinin araştırma pratikleri ile antropolojinin insana dair evrensel arayışı arasındaki farkların da değerlendirildiği etkinlikte, antropolojinin yerelden yola çıkarak tüm insanlık için geçerli “değişmezleri” bulma çabası anlatıldı. Kültürel farklılıkların ötesinde yatan ortak zihinsel yapının; mitler, ikili karşıtlıklar ve sembolik sistemler aracılığıyla nasıl işlediği katılımcılarla paylaşıldı. “İLKEL VE UYGAR AYRIMI YOKTUR” Toplumsal yaşamın temelini oluşturan iletişim ve mübadele mantığı, söyleşinin bir diğer başlığı oldu. Ünsaldı; kelimelerin, metaların ve akrabalık bağlarının dolaşımı üzerinden kurulan bu geniş ağın toplumları nasıl inşa ettiğini ele aldı. Levi-Strauss’un “ilkel” ve “uygar” toplum ayrımını reddeden yaklaşımını hatırlatan Doç. Dr. Levent Ünsaldı, insan zihninin her coğrafyada ve her kültürde temelde benzer bir yapısal mantıkla çalıştığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.