Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Kültür

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnegöl’de 'Mobilya Şöleni' hazırlığı Haber

İnegöl’de 'Mobilya Şöleni' hazırlığı

Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl, sektörün en köklü organizasyonlarından biri olan MODEF İnegöl Mobilya Fuarı’nın 54. randevusuna hazırlanıyor. Mobilyada yaşanan başarı öyküsünü yarım asırlık fuar tecrübesiyle harmanlayan İnegöl, bu alanda yurt içi ve yurt dışında adeta trendi belirler hale geldi. 14 Nisan Salı günü kapılarını açacak olan fuarda da firmaların yeni koleksiyonları ve sezonun trend modelleri görücüye çıkacak. İNEGÖL ŞEHİR OLARAK MOBİLYA ŞÖLENİNİ YAŞAYACAK Tamamı İnegöl firması 150 dolayında üreticinin stant açacağı fuar süresince aynı zamanda İnegöl şehir olarak bir mobilya şöleni yaşayacak. İnegöl’de Mobilya AVM’ler, mobilya mağazaları, binlerce üretici firma ve şehirdeki esnaflar 18 Nisan’a kadar sürecek fuar boyunca misafirlerini ağırlayacak. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 14-18 Nisan tarihlerinde düzenlenecek 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı öncesi bir açıklama yaparak sektörle ilgili tüm profesyonelleri, yeni evlenecek gençleri ve evini yenilemek isteyenleri fuara davet etti. Başkan Taban, “Mobilyanın Başkenti İnegöl’de 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarımız 14-18 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek. Bu sadece bir sektörün değil, şehrin fuarı. Şehir olarak heyecanlıyız. Hazırlıklarımızı tamamladık. Tüm mobilyacılarımız yeni trend mobilyalarını hazırladılar. Esnaflarımız yurt içi ve yurt dışından gelecek misafirlerimiz için hazırlıklarını yaptılar. Bu vesileyle tüm sektör temsilcilerini, mobilya alışverişi yapmak isteyenleri İnegöl’ümüze davet ediyorum” dedi. İNEGÖL, BİR FUARDAN ÖTESİ Başkan Taban, İnegöl’ün sahip olduğu mağazacılık tecrübesiyle bu alanda 365 gün açık bir fuar alanı olduğuna da vurgu yaparak; “Şehrimizde fuarın yanı sıra Mobilya AVM’lerimiz var. İnegöl’den adını dünyaya duyurmuş, marka olmuş Ertuğrulgazi Mobilyacılar Caddesi gibi sektöre yön veren bölgelerimiz var. İnegöl’de bir mobilya hikayesi var. Osmanlı döneminden başlayan kadırgalara kürek üretme serüveni, bugünlere modern mobilyalar halinde geliyor. Şehrimizde binlerce firma, girişimciler, markalar mevcut. Gayretle yeni yeni ürünler oluşturularak bu işin modası belirleniyor” diye konuştu. HERKESİ İNEGÖL’Ü KEŞFETMEYE DAVET EDİYORUM İnegöl’ün turizm değerleri ve güzelliklerinden de bahseden Taban, şöyle devam etti: “İnegöl’ümüz sanayisinin yanında; doğa ve sağlık turizmi başta olmak üzere tarih, kültür ve gastronomi alanlarında da önemli değerlere sahip. Ben bu vesileyle mobilya fuarı için İnegöl’e gelecek misafirlerimize burada keyifli bir hafta geçireceklerini de ifade edebilirim. Misafirlerimizi Oylat Kaplıcalarımızda şifalı sularımızda ağırlayıp yine İnegöl’ümüzün önemli bir markası olan İnegöl Köftesini kendilerine armağan etmek istiyoruz. Gastro İnegöl Restoranımızda şehrimizin asırlık lezzetlerini deneyimlemeye, İnegöl’ümüzün doğal güzelliklerinden tarihi değerlerine, müzelerimize kadar pek çok gezilip görülmesi gereken yerini tecrübe etmeye davet ediyorum” dedi.

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor Haber

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor

Konuya ilişkin Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Mimar Sinan’ı vefatının 438. yılında saygıyla andıklarını belirterek, Sinan’ın eşsiz yapıtlarıyla dünya mimarlığına esin kaynağı olduğunu vurguladı. Sinan’ın görkemli yapılarının dönemin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını oluşturduğunu ifade eden Şimşek, “Mimar Sinan’ın görkemli anıt yapıları, başta İstanbul ve Edirne olmak üzere her bir kentin siluetini güçlendiren imgeleriyle döneminin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını ortaya koymaktadır. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’dan yakın doğu coğrafyasına ulaşan farklı bölgelerinden getirilen yapı malzemeleri ile ayağa kaldırılan bu yapıtlar, aynı zamanda döneminin ekonomik ve yönetsel gücünü de ifade etmektedir” şeklinde konuştu. Yüksek sanatın şaheserleri “Koca Sinan’ın her bir mimarlık ürünü ayrı ayrı gezildiğinde, incelendiğinde bütün bu görkemin ve yüksek sanatın yanında hiç şaşmaz bir insan ölçeği de kendini duyumsatır” diyen Şimşek, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Bir büyük kubbenin yarım kubbe ve küçük kubbelerle zemine akışı, revak dizilerinin avlu ve yapı arasında açıktan kapalıya mekân geçişkenliğini sağlaması yalnızca görsel bir etki oluşturmaz, çok zengin bir mekân deneyimini de kullanıcısına sunar. Sinan mimarlığının belki de en önemli özelliği, her bir yapısının ‘o’ yere özgü tasarlanmış olması ve ‘biriciklik’ değeri taşımasıdır. Hiçbir yapıtı bir diğerinin kopyası değildir ve bulunduğu mahalleye de kente de bir imge değeri oluşturur. Bu özgün mimarlık aynı zamanda döneminde yaşanabilir, kimlikli ve nitelikli mekânları tanımlamıştır” diye konuştu. Sinan’ın eserleri Dünya Mirası Listesi’nde Mimar Sinan’ın mimarlılığının çağdaş dünya tarafından da takdirle karşılandığına işaret eden Şimşek, “Koca Sinan’ın eserleri ‘üstün evrensel değeri’nin ortaya konularak UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne taşınmaktadır. Süleymaniye ve Selimiye külliyeri ‘insanın yaratıcı dehasının başyapıtları’ tanımlamasıyla bu listede yer almaktadır” dedi. Cumhuriyet devrimi ile kurulan genç Türkiye’nin kültür varlıklarının korunmasının da bir gereklilik olarak görüldüğünü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931’de Konya’dan yazdığı telgrafında eski eserlerin bir an önce onarımını istemesinin, bu yaklaşımı ortaya koyduğunu dile getiren Şimşek, Mimar Ali Saim Ülgen’in yine Gazi’nin isteği ile tüm Türkiye’deki Mimar Sinan’ın yapılarını belgelemesinin, genç Cumhuriyet’in kendi kültüründen yoğrulan çağdaşlaşma çabasını gösterdiğine işaret etti. Kente değer katan mimarlık Mimar Sinan’ın yapıtlarının öznesinin insan ve sanat olduğunu değinen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, “Koca Sinan bizlere; özgün kültür geliştiren, kente değer katan bir mimarlığı öğretmektedir. Cumhuriyet’in kurucu ideası, kültürün modernite ile buluştuğu, geçmişiyle barışık, bilimi esas alan, çağdaş ve özgür yaşamı göstermektedir. Türkiye’nin yapı taşlarını oluşturan bütün bu büyük birikime karşın on yıllardır bilimi yok sayan rant odaklı politikalar nedeniyle plansız programsız büyütülen kentlerimizde, bir aidiyet duygusu oluşturmayan kimliksiz yapılarla donatılmış geniş yerleşim alanlarında toplum, yerel kültüre yabancılaşmış tek düze bir yaşam pratiğine zorlanmaktadır. Çok acı bir biçimde yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş ve 20 Şubat Hatay-Samandağ depremleri güneydoğu coğrafyamızı yerle bir ederken, ülkenin farklı yerlerinde yaşanan büyük yangınlar, seller, maden kazaları gibi her türlü doğal ya da insan kaynaklı afetler, yapılı ve doğal çevreyi yok etmekte, büyük can kayıplarına neden olmaktadır” dedi. “İmar politikalarında ‘mimarlık’ yok sayılıyor” Afetler sonrası plansız programsız yükselen yeni yapılaşmaların rantla sarmalanmış plansızlık zihniyetinin devam ettiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Şimşek, afetlerin bahane edilerek çıkartılan yeni yasal düzenlemelerde, mimarlık hizmetlerinin tanımlanmasında ‘mimar’ın ve ‘mimarlık’ın yok sayıldığı imar politikalarından şikayetçi oldu. Kentlerin insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirten Şimşek, “Mimarın ve mimarlığın yaratıcı süreç ve uygulama sırasında karşılaştığı yıpratıcı ve dönüştürücü ortamda; tüm zorlu koşullara karşın Mimar Sinan’ın mimarlığının öncüllerinden ardıllarına her bir kültür varlığımızın anlamının, değerinin bilincinde olarak; tarihi yerleşimlerimizden çağdaş yaşam alanlarımıza tüm Türkiye’de kentlerimizin özgün kimliğini sürdüren, sağlıklı ve güvenli yapılı çevrelere dönüşmesi; insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mimar Sinan’ı kültürümüze ve uygarlık tarihine yapmış olduğu katkıları nedeniyle saygıyla anarken, O’nun insanı önceleyen mimarlığının izinde olarak, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi bilimi önceleyen, kamu yararını gözeten insan odaklı tutumunu kararlılıkla sürdürecektir” ifadelerinde bulundu. Mimar Sinan’ı anma etkinlikleri Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, Mimar Sinan’ı anmak ve onun mimarlık anlayışını farklı yönleriyle ele almak amacıyla ‘Mimar Sinan Haftası’ kapsamında bir dizi etkinlik planladıklarını vurgulayan Şimşek, bu kapsamda; küratörlüğünü Prof. Dr. Aygül Ağır’ın yaptığı ve Doç Dr. Nicola Parisi’nin tablo ve çizimlerinden oluşan “Sinan - Osmanlı Kubbeli Mekânında Tasarım ve Yapım” başlıklı sergi açılışı ve kokteyli, BBB Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç tarafından gerçekleştirilecek “Bursa’nın Kültürel Mirası” ile Prof. Dr. Oğuz Ceylan tarafından gerçekleştirilecek “Tarihi Çevrede Yapılaşma Olanakları” konulu söyleşiler ile BUÜ ve İTÜ mimarlık bölümleri iş birliğinde düzenlenen ve yürütücülüğü Dr. Saliha Tupal Yeke tarafından gerçekleştirilecek olan “Doç. Dr. Aras Neftçi ile İstanbul’ da Mimar Sinan’ ı Keşfediyoruz” teknik gezisi planlandıklarını, etkinliklere tüm meslektaşlarını ile ilgilileri davet ettiklerini de sözlerine ekledi. Mimar Sinan’ın Bursa’da eseri yok Mimar Sinan’ın eserleriyle dünya mimarlığına ilham kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Aytül Küçüközdemir Aydın ise Osmanlı’nın kuruluş dönemi eserlerinin bulunduğu Bursa’da Sinan’ın herhangi bir eserinin bulunduğuna yönelik bir bulguya ulaşılamadığını vurguladı. Ortadoğu Üniversitesi’nden (ODTÜ) bir heyetin yakın geçmişte bulundukları incelemeler neticesinde Bursa’daki Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bilgilerin bulunduğuyla ilgili açıklamaların tarihi gerçekliklerle bağdaşmadığına işaret eden Aydın, konuya ilişkin kendilerinin de araştırmalarda bulunduklarını ancak bugüne değin Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bir belgeye ulaşamadıklarını da sözlerine ekledi.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu Haber

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tanpınar Arşivi: Külliyat İçin Yeni İmkânlar’ başlıklı söyleşi, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Seda Yücekurt Ünlü ve Sakine Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Tanpınar’ın İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan arşivi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Söyleşide, yazarın arşivindeki müsveddelerin edebi metne evrilme süreci ve Tanpınar’ın çalışma pratiği tartışmaya açıldı. Arşivin Tanpınar çalışmalarına sunduğu yeni imkânlar da ele alındı. Seda Yücekurt Ünlü, Tanpınar’ın edebi mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Usta yazarın metinlerinin yalnızca edebi bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade eden Ünlü, arşiv çalışmalarının çağın imkânlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sakine Korkmaz ise külliyat çalışmalarında yaşanan güçlükleri dile getirdi. Tanpınar’ın farklı yerlerde bulunan metinlerini bir araya getirmenin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Korkmaz, dijitalleşmenin bu süreci daha sistemli ve erişilebilir hale getirdiğini söyledi.

Kuruluş Orhan'ın oyuncuları Bursa'da Haber

Kuruluş Orhan'ın oyuncuları Bursa'da

Üç gün sürecek törenler, Yıldırım’da bulunan Balaban Bey Kalesi önünden gerçekleştirilen ‘Fetih Yürüyüşü’ ile başladı. 1326 yılındaki rota izlenerek gerçekleştirilen ve Tophane’de sona eren yürüyüşe; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri, Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Protokol üyeleri Tophane’de bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua okudu ve askerlerin nöbet değişim törenini izledi. Buradaki tören protokol konuşmaları ve Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından son buldu. ÜNLÜ OYUNCULAR BURSALILARLA BULUŞTU Fetih kutlamalarının sonraki durağı ise Yıldırım oldu. Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler kapsamında Kuruluş Orhan Dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi ve imza günü etkinliğine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, ünlü oyuncular; Mert Yazıcıoğlu, Mahassine Merabet, Şükrü Özyıldız, Çağrı Şensoy, Mustafa Üstündağ ve Cemre Gümeli, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programın açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bugün şehrimizde çok sevilen Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularını ağırlıyoruz. Misafirlerimize güzel şehrimize hoş geldiniz diyorum. Tarihimizi yeniden hatırlamamıza, ecdadımızı yad etmemize vesile olan bu özel buluşmaya ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. ‘İLK KALP ATIŞI BURSA’DIR’ Bursa’nın fethinin sıradan bir şehir kazanımından ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bursa’nın fethi; bir devletin kalp atışlarının ilk kez duyulması ve bir idealin vücut bulmasıdır. Osman Gazi’nin hayali, Orhan Gazi’nin azim ve inancıyla gerçeğe dönüşmüş, Bursa bir beylikten koca bir cihan devletine uzanan yolculuğun başlangıç noktası olmuştur. Derler ki: ‘Bir şehir, surları yıkılarak değil, gönüller kazanılarak fethedilir.’ Bursa işte bu bilinçle; insanıyla, kültürüyle ve ruhuyla kazanılmış, adaletin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezi olmuştur. Bursa bugün de; tarihinden ilham aldığımız, kültürüyle zenginleştiğimiz, üretimiyle gücümüze güç kattığımız bir dünya şehridir. Yıldırım Belediyesi olarak, geçmişten edindiğimiz bilgi ve tecrübelerle geleceği inşa etmenin gayreti içerisindeyiz” diye konuştu. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Yılmaz; “Bizler birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularına sahip güçlü bir milletiz. 700 yıl önce Bursa’yı fetheden irade neyse, bugün bu topraklarda kardeşliği yaşatan irade ve aynı ruhtur. Aynı inanç, aynı dayanışma ve aynı istikamettir. Biliyoruz ki; beraberlik varsa bereket vardır, güç vardır ve bu millet bir arada oldukça aşamayacağı engel yoktur. Bursa’nın fethinin 700. yılı nedeniyle düzenlediğimiz etkinliklerimizin, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını temenni ediyorum ” ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’ın konuşmalarının ardından Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Söyleşi gerçekleştiren oyuncular ardından imza dağıtıp, vatandaşlarla fotoğraf çekildi.

Bursa’nın fethinin 700.yıldönümü kutlanıyor Haber

Bursa’nın fethinin 700.yıldönümü kutlanıyor

Mollaarap Mahallesi’nde bulunan Balabanbey Kalesi’nden başlayan fetih yürüyüşü; Eşrefiler Caddesi, İpekçilik Caddesi, Setbaşı, Atatürk Caddesi ve Ulu Cami güzergâhı takip edilerek Tophane’de tamamlandı. Program kapsamında gerçekleştirilen nöbet değişimi töreninin ardından Osmangazi ve Orhangazi türbeleri de ziyaret edildi. Protokol yürüyüşte yer aldı Fetih kutlamaları ve fetih yürüyüşüne Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Refik Özen, Mustafa Özdemir, Osman Mesten, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz ve Selçuk Türkoğlu ile Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Başkanvekili Orkun Gazioğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ve il protokol üyeleri katıldı. Yürüyüşte ayrıca Kuruluş Osman dizisi oyuncuları Mert Yazıcıoğlu ile Alina Boz da yer alırken mehteran takımının marşları eşliğinde gerçekleşen korteje vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla destek verdi. "Bursa bir medeniyetin doğduğu şehir" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam konuşmasında Bursa’nın Osmanlı tarihindeki önemine dikkat çekerek, böylesine anlamlı bir günde ecdadın minnetle anıldığını ifade etti. Çam ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un selamlarını da iletti. "Bursa’nın mirası geleceğe ışık tutuyor" Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise Bursa’nın Osmanlı’nın ilk başkenti olarak tarihi ve manevi açıdan büyük bir değer taşıdığını belirterek, bu mirasın günümüzde de önemini koruduğunu söyledi. Ayyıldız, Bursa’nın geçmişten aldığı güçle geleceğe yön vermeye devam ettiğini vurguladı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu konuşmasında Bursa’nın sadece fethedilen bir şehir olmadığını, aynı zamanda Osmanlı’nın devlet yapısının ve medeniyet anlayışının şekillendiği önemli bir merkez olduğunu ifade etti. Gazioğlu, 2026 yılının Bursa’da 700. Fetih Yılı olarak ilan edildiğini belirterek bu sürecin sadece bir anma değil, tarihi mirası anlama ve geleceğe taşıma yılı olduğunu söyledi. Düzenlenen program, Bursa’nın köklü tarihine vurgu yapılırken vatandaşların yoğun katılımı ve coşkulu atmosferle tamamlandı.

Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu Haber

Nilüfer’in hikayesi çocukların fırçasında hayat buldu

Bursa Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Nilüfer Resim Yarışması”nın ödül töreni ve sergi açılışı Konak Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl “Nilüfer’in Çocuklarıyız” temasıyla gerçekleştirilen yarışmaya, ilçe genelindeki 19 farklı okuldan öğrenciler katılarak eserleriyle kente dair duygu ve düşüncelerini resmetti. Düzenlenen törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Aydın Narin ve Mehmet Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. BİR ŞEHİR, KENDİNİ ANLATAN ÇOCUKLARIYLA BÜYÜR Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, uzun yıllardır sürdürülen yarışmanın kentin kültür ve sanat hayatı açısından önemli bir değer olduğunu söyledi. Yarışmanın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda çocukların kendilerini ifade ettikleri güçlü bir alan olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Bu yılki konu başlığımız ‘Nilüfer’in Çocuklarıyız’dı. Çünkü bir şehir, kendini anlatan çocuklarıyla büyür” dedi. Son 14 yılda bin 455 öğrencinin yarışmaya katıldığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, çocukların eserlerinde samimiyet ve özgünlüğün öne çıktığını ifade ederek, “Çocuklar fırçayı eline aldığında yapmacıklık ortadan kalkıyor. Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir bakış açısı taşıyor” diye konuştu. Yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik eden de Başkan Şadi Özdemir, ödül alan öğrencilerin yanı sıra katılım gösteren her çocuğun bu sürecin değerli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLERİNİ ALDI Alanında uzman jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda yarışmada birinciliği Halil İnalcık Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi İdil Ece Topan kazandı. İkincilik ödülü Özel 22. Yüzyıl Koleji öğrencisi Derin Su Bulut’a, üçüncülük ödülü ise Nilüfer Şehitler Ortaokulu öğrencisi Nisanur Acar’a verildi. Mansiyon ödüllerine ise Akçalar Fahriye Sayarel Ortaokulu’ndan Esma Nur Kıran, Saadettin Türkün Ortaokulu’ndan Mete Eymen ve Vahide Aktuğ Ortaokulu’ndan Hüseyin Arslan layık görüldü. Nilüfer Resim Yarışması kapsamında öğrencilerin eserlerinden oluşan sergi, 8 Nisan’a kadar Konak Kültürevi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.