Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Turizm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuruluştan yükselişe Bursa'nın önemi Haber

Kuruluştan yükselişe Bursa'nın önemi

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ söyleşisinde, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş sürecinde Bursa’nın üstlendiği tarihi rol, akademik perspektifle ele alındı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Tayyare Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin, konuşmacı olarak yer aldı. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas’ın da dinleyiciler arasında olduğu söyleşi, Bursalılardan yoğun ilgi gördü. ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ söyleşisinde, Bursa’nın fethiyle başlayan tarihi süreç ışığında şehrin Osmanlı’nın ilk payitahtı olarak şekillenmesi ve devletin kuruluş ve yükseliş dönemindeki konumu ele alındı. Bursa'nın tarihî hafızasının korunması, kuruluş dönemindeki öneminin gelecek kuşaklara aktarılması ve tarihî mirasın doğru şekilde anlaşılması konularında değerlendirmeler yapıldı. ​​​​​​​ ‘İMPARATORLUĞUN TEMELLERİ BURSA'DA YÜKSELDİ’ Bursa'nın Bizans'ın Anadolu'daki son büyük şehri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tufan Gündüz, Bursa'nın fethinin nasıl bir tarihi öneme sahip olduğuna vurgu yaparak, “Bursa fethedildikten sonra hızlıca Türk ve Müslüman şehri oluyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri Bursa'da yükseliyor. Konya Selçuklu için nasıl bir anlam taşıyorsa, Rey şehri Büyük Selçuklu için nasıl bir anlam taşıyorsa, Bursa da Osmanlı Devleti için öyle bir anlam taşıyor. Burası devletin kurulduğu, imparatorluk temellerinin yükseldiği yer” ifadelerini kullandı. ERTUĞRULGAZİ'DEN BAŞLAYAN ANLAYIŞ Bursa'nın fethinin Sadece Osmanlı'nın cihan imparatorluğuna gidiş yolculuğunda bir dönüm noktası olmadığını, aynı zamanda İslam dini açısından da büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Haşim Şahin ise Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon'u fethettikten sonra söylediği, “Bizim derdimiz i’la-yı kelimetullahtır” sözünü hatırlatarak, “İ’la-yı kelimetullah, yani Allah'ın hükmünü yayma anlayışı, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden itibaren Ertuğrul Gazi ile birlikte başlayan, Osmangazi, Orhangazi ve 1. Murad ile birlikte devam eden bir süreçtir” ifadelerini kullandı. Söyleşiyi takip eden vatandaşlar, akademisyenlerin Bursa’nın kuruluş dönemine ilişkin aktardığı bilgilerle kentin tarihî geçmişine dair farklı değerlendirmeleri dinleme fırsatı buldu. Programın sonunda Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin’e, katkılarından dolayı plaket takdim edildi.

Hasan Eker'den Dünya Turizm Günü mesajı: "Turizmde yeni bir vizyon ortaya koymalıyız" Haber

Hasan Eker'den Dünya Turizm Günü mesajı: "Turizmde yeni bir vizyon ortaya koymalıyız"

Türkiye’nin turizmde önemli bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü belirten Hasan Eker, Türkiye’nin turizmde önemli bir deneyime ve güçlü bir destinasyon çeşitliliğine sahip olduğunu belirterek sektörün geleceğinin yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, elde edilen katma değer ve turist başına harcama ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eker, "Türkiye turizmde çok güçlü bir altyapıya, deneyime, doğal ve kültürel zenginliğe sahip. Ancak dünya turizminde rekabet her geçen gün daha da artıyor. Mısır başta olmak üzere Akdeniz destinasyonları ve Körfez ülkeleri yeni yatırımlarla, farklı turizm ürünleriyle ve güçlü tanıtım çalışmalarıyla pazardan daha fazla pay almaya çalışıyor. Bu nedenle bizim de mevcut gücümüzü korumanın ötesinde yeni bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor" dedi. Turizm sektöründe değişen beklentilere dikkat çeken Hasan Eker, "Artık turist yalnızca deniz, kum ve güneş aramıyor. Kültür, gastronomi, sağlık, spor, doğa, tarih, kongre, alışveriş ve deneyim odaklı seyahatler giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin sahip olduğu bu büyük çeşitliliği daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor. İnovatif turizm ürünleri geliştirmeli, dijitalleşmeyi hızlandırmalı, büyük veriyi ve bilimi daha etkin kullanmalı, turistin beklentisini doğru analiz ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalıyız" şeklinde konuştu. "Turizm sadece konaklama ve seyahat değildir" Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Eker, sektörün kültürler arası iletişim ve toplumsal etkileşim açısından da önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Eker, "Turizm; kültürümüzdür, tarihimizdir, gastronomimizdir, doğamızdır, sanatımızdır. Aynı zamanda farklı toplumların birbirini tanımasını, anlamasını ve iletişim kurmasını sağlayan önemli bir köprüdür. İnsanların dünyayı tanıma, farklı kültürleri deneyimleme ve yeni yerler keşfetme isteği devam ettiği sürece turizm de önemini koruyacaktır" dedi. Türkiye’nin turizm gelirlerini artırabilmesi için daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini belirten Eker, özellikle gastronomi, sağlık, kültür, kongre ve etkinlik turizmi gibi alanların daha fazla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. "Turizmciye verilen destek, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır" Turizm sektörünün maliyetler, istihdam, finansman ve vergiler başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Eker, sektöre yönelik destek ve teşviklerin önemini hatırlattı. Eker, "Turizmciye verilen destek yalnızca bugün faaliyet gösteren işletmelere verilen bir destek olarak görülmemeli. Bu destekler, Türkiye’nin gelecekteki turizm gelirlerine, istihdamına ve uluslararası rekabet gücüne yapılan yatırımlardır. Sektörün önünü görebilmesi, yatırım yapabilmesi ve yeni ürünler geliştirebilmesi için sürdürülebilir bir destek ve teşvik mekanizmasına ihtiyaç var" dedi. Türkiye’nin turizmde elde ettiği kazanımların korunması ve yeni pazarlara açılımın hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Eker, seyahat acentelerinin de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olduğunu belirtti. "Turizmci olmakla gurur duyuyorum" Turizmin uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslek olduğuna işaret eden Hasan Eker, sektör çalışanlarının Dünya Turizm Günü’nü de kutladı. Eker, "Turizm bir meslektir. Deneyim, bilgi, sabır ve uzun vadeli düşünce gerektirir. Turizmci özverilidir, çözüm odaklıdır, insan odaklıdır ve farklı kültürleri bir araya getirir. Turizm sektörünün içerisinde yer alan bir meslektaşınız olarak turizmci olmakla gurur duyuyorum. Bu vesileyle başta turizm çalışanlarımız olmak üzere tüm meslektaşlarımın, turizm öğrencilerinin ve eğitimcilerinin Dünya Turizm Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.

Bursa turizmi için uzmanından çarpıcı tespit Haber

Bursa turizmi için uzmanından çarpıcı tespit

Bursa'nın tarihi ve doğal zenginlikleri turizm açısından önemli bir potansiyel sunarken, kentte tur otobüsleri için indirme-bindirme alanları, otopark, temiz ve erişilebilir tuvaletler ile sosyal tesislerde yaşanan sorunlar, turistlerin kentteki deneyimini ve tur programlarını olumsuz etkiliyor. Bursa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkan Yardımcısı Esra Öztürk, ziyaretçilerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının kentin turizm algısı açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Öztürk'e göre, Muradiye ve külliyeler turistlerin programında mutlaka olmalı. Tophane'de korna sesleri turistleri ürkütüyor. Temiz ve erişebilir tuvalet ile tur otobüslerinin otoparkları önemli konular arasında yer alıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen 5'inci Bursa Turizm Zirvesi'nde konuşan Bursa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkan Yardımcısı Esra Öztürk, turist rehberlerinin bir kenti tarihi yapılarıyla, ekonomisiyle, coğrafyasıyla, doğasıyla, gastronomisiyle ve yaşam biçimiyle bir bütün olarak anlattığını söyledi. Öztürk, ziyaretçilerin bir şehirde kaliteli altyapı ve güvenli bir yaşam ortamı aradığını belirterek, kent ile turizmin birbirini besleyen iki yapı olduğunu ifade etti. Öztürk, "Kent turizmi büyütüyor, turizm de kenti büyütüyor. Bu nedenle altyapıyı tarihi ve kültürel değerlerden ayrı düşünemeyiz." dedi. Tur otobüsleri tarihi alanlara ulaşmakta zorlanıyor Sahada yaşadıkları en önemli sorunlardan birinin tur otobüsleri için güvenli indirme-bindirme ve otopark alanlarının yetersizliği olduğunu belirten Öztürk, bu nedenle bazı tarihi noktaların acenta programlarından çıkarılabildiğini söyledi. Öztürk, "Program bize geldiğinde bazen bir noktayı görüyor ve ‘Buraya 45 kişilik araçla giremeyiz, programdan çıkaralım' demek zorunda kalıyoruz. Rehber için ziyaretçinin can güvenliği her şeyden önemli. Yolcuyu güvenli biçimde indirip şoförü de strese sokmadan aracı otoparka alabilmek zorundayız." diye konuştu. Tophane'de ilk izlenim korna sesi olmamalı Osmangazi ve Orhangazi türbelerinin bulunduğu Tophane bölgesini örnek gösteren Öztürk, ziyaretçinin Osmanlı'nın kuruluş coğrafyasını görmenin heyecanıyla bölgeye geldiğini ancak tur otobüsünün duracağı yer konusundaki sıkıntıların bu deneyimi olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Öztürk, otobüsün kısa süreli duruşu sırasında oluşan trafik baskısı ve korna seslerinin ziyaretçinin ilk izlenimini etkilediğini belirterek, tarihi alanlarda güvenli ve düzenli indirme-bindirme noktalarının hızla oluşturulması gerektiğini ifade etti. Muradiye ve külliyeler programlardan çıkmamalı Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Külliyesi ve Yıldırım Beyazıt Külliyesi gibi değerli noktaların ulaşım ve otopark koşulları nedeniyle tur programlarında istenen ölçüde yer alamadığını belirten Öztürk, bu durumun Bursa'nın UNESCO mirasının bütüncül biçimde anlatılmasını zorlaştırdığını söyledi. Öztürk, Bursa'daki erken Osmanlı mirasının farklı noktalarının aynı hikayenin parçaları olduğunu belirterek, ziyaretçinin bu alanların tamamına güvenli ve rahat biçimde ulaşabilmesini sağlayacak bir altyapı zincirine ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. "Temiz ve erişilebilir tuvalet temel altyapıdır" Turizm altyapısında çoğu zaman gözden kaçan en temel ihtiyaçlardan birinin temiz ve erişilebilir tuvaletler olduğunu belirten Öztürk, rehberlerin özellikle kalabalık gruplarda programı bu ihtiyaca göre şekillendirmek zorunda kaldığını söyledi. Yabancı ziyaretçilerden Bursa'nın temizliği konusunda sık sık olumlu geri bildirim aldıklarını belirten Öztürk, kent temizliğinin de turizm altyapısının önemli bir parçası olduğunu söyledi. Öztürk, Bursa'nın yeşili, mavisi, Uludağ'ı, tarihi mirası ve gastronomisiyle çok güçlü bir şehir olduğunu belirterek, "Binaları inşa edebiliriz ama en önemlisi şehre ruh üflemek. Bu zirvede bütün paydaşların Bursa'ya o ruhu kazandırmak için güçlü bir irade ortaya koyduğunu görüyorum." ifadelerini kullandı.

BEBKA, İznik’in binlerce yıllık tarihini okuyucuyla buluşturuyor Haber

BEBKA, İznik’in binlerce yıllık tarihini okuyucuyla buluşturuyor

Antik Nikaia’dan Türk Dönemi’ne uzanan geniş bir tarihi dönemi ele alan eser, İznik’in jeopolitik öneminden kültürel ve dini yapısına, ekonomik hayatından arkeolojik mirasına kadar kentin geçmişini farklı yönleriyle okuyucuya sunuyor. Basılı olarak okuyucuyla buluşturulan "Türk Dönemi Öncesi İznik" kitabına dijital ortamdan da ücretsiz olarak erişilebiliyor. Eser, BEBKA’nın internet sitesinde Doküman Merkezi sekmesi altında yer alan Kültür Yayınları bölümünden ücretsiz olarak okunabiliyor ve indirilebiliyor. İznik Kaymakamı Arif Karaman, İznik’in farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan köklü geçmişine dikkat çekerek kentin zengin tarihî ve kültürel mirasının korunmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı. Karaman, eserin İznik’in tarihinin daha iyi anlaşılmasına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. İznik Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte ise İznik’in sahip olduğu tarihî ve kültürel değerlerin kentin kimliğindeki önemine değinerek bu değerlerin tanıtılmasına yönelik çalışmaların İznik’in tanınırlığına katkı sunduğunu belirtti. "Kültür, sürdürülebilir kalkınmanın ayrılmaz bir parçası" BEBKA Genel Sekreter V. Sabri Bayram, kültürel mirasın şehirlerin geçmişini yansıtmanın yanı sıra bugünkü kimliğini ve geleceğini de şekillendirdiğini belirterek, "Tarihî ve kültürel birikimin korunması ve değerlendirilmesi; kentlerin özgün kimliklerini güçlendirirken turizm, yerel ekonomi ve bölgesel çekicilik açısından da yeni imkânlar oluşturuyor. Bu yönüyle kültürün, sürdürülebilir ve bütüncül bir kalkınma anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz" dedi. Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları ile bölgenin kültürel birikimini kalıcı yayınlara dönüştürmeyi önemsediklerini ifade eden Bayram, "Türk Dönemi Öncesi İznik" kitabının kentin farklı dönemlerini bir bütünlük içerisinde ortaya koyan önemli bir başvuru kaynağı olacağını söyledi. İznik’in binlerce yıllık geçmişi kitapta buluştu Kitabın yazarı Prof. Dr. Mustafa Şahin, İznik’in tarihî ve arkeolojik birikimini konu alan böyle bir eserin okuyucuyla buluşmasından büyük heyecan duyduğunu ifade etti. Kitabın, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmek için çalışmalar yürüten İznik’in tanıtımına da önemli bir katkı sağlayacağını belirtti. Uzun yıllardır İznik üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirten Şahin, "Türk Dönemi Öncesi İznik" kitabıyla kentin farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan zengin geçmişinin daha iyi anlaşılmasına katkı sunmaktan gurur duyduğunu dile getirdi. Tanıtım toplantısına İznik Kaymakamı Arif Karaman, İznik Belediye Başkan V. Zeliha Peşte, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, BEBKA Genel Sekreter V. Sabri Bayram, kitabın yazarı Prof. Dr. Mustafa Şahin, akademisyenler, kurum ve kuruluş temsilcileri, basın mensupları ve davetliler katıldı.

Uludağ’a 190 bin metrekarelik spor alanı inşa edilecek Haber

Uludağ’a 190 bin metrekarelik spor alanı inşa edilecek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen 5’inci Bursa Turizm Zirvesi’nde konuşan Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, Uludağ Alan Başkanlığı’nın temel görevlerinden birinin farklı kurumların yetkilerini aynı planlama çerçevesinde buluşturmak olduğunu ifade etti. Zoroğlu, alanın milli park statüsünün devam ettiğini ve Alan Başkanlığının birinci ve ikinci oteller bölgesi ile kayak pistlerinin bulunduğu turizm alanında görev yaptığını söyledi. Zoroğlu, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli alt planların tamamlandığını, daha üst ölçekli planlama sürecinde de ilerleme sağlandığını hatırlatarak, "Bizim temel amacımız Uludağ’ı gerçekten korumak ve alanı plansızlıktan çıkararak sürdürülebilir şekilde yönetmek. Plan, bundan sonra yapacağımız bütün yatırımların ve koruma kararlarının çerçevesini belirleyecek." dedi. Uludağ’a 190 bin metrekarelik spor alanı Uludağ’da yaklaşık 190 bin metrekarelik alanı spor amaçlı kullanıma ayırdıklarını açıklayan Zoroğlu, bu alanın yalnızca futbol için düşünülmediğini söyledi. Zoroğlu, yatırımcıların futbol, tenis, padel, bisiklet ve atletizm gibi farklı branşlara yönelik tesisler oluşturabileceğini belirtti. Zoroğlu, Uludağ’ın yüksek irtifa kampçılığı açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu ifade ederek, "Burada yaklaşık 10-15 futbol sahası büyüklüğünde bir spor alanı oluşturduk. Bu alan farklı branşlarda yüksek irtifa kamplarına hizmet edebilir. Amacımız Uludağ’ın yaz aylarında da sporcuların ve organizasyonların tercih ettiği bir merkez haline gelmesidir." dedi. İki otel yıkılacak, sosyal alanlar oluşturulacak Uludağ’daki konaklama yoğunluğunu artırmak yerine sosyal yaşamı güçlendirecek alanlara öncelik verdiklerini belirten Zoroğlu, tahliyesi tamamlanan iki otelin yıkılacağını söyledi. Zoroğlu, bu alanlarda kongre, sergi, gastronomi ve küçük ölçekli spor aktivitelerine hizmet edecek kültürel ve sosyal tesisler oluşturmayı planladıklarını ifade etti. Başka bir otelin de tahliye sürecinin tamamlanmasının ardından plandan kaldırılacağını belirten Zoroğlu, bu alanı yaşam ve yeşil alan olarak kamu kullanımına açmayı hedeflediklerini söyledi. Zoroğlu, "Konut yapılması zaten kanunen mümkün değil. Doğal sit statüsünü değiştiren bir yaklaşımımız yok. Uludağ’ın mevcut doğal karakterini koruyan bir plan hazırladık." dedi. Birinci ve ikinci bölgeyi 4 kilometrelik yaya yolu bağlayacak Uludağ’da yayaların uzun süredir karayolunu kullanmak zorunda kaldığını belirten Zoroğlu, birinci ve ikinci oteller bölgesi ile teleferik hattını birbirine bağlayacak yaklaşık 4 kilometrelik yaya yolunu planlara işlediklerini söyledi. Zoroğlu, yaya yolunun gündüz güvenli ulaşımı sağlayacağını, akşam saatlerinde ise ziyaretçilerin otellerden çıkarak sosyal alanlara erişimini kolaylaştıracağını ifade etti.

MATLI’DAN BURSA İÇİN TİCARET, LOJİSTİK VE ÜYEYE DESTEK MESAJI Haber

MATLI’DAN BURSA İÇİN TİCARET, LOJİSTİK VE ÜYEYE DESTEK MESAJI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan çalışma ekipleri ve sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı ile Bursa Fan Club Derneği’nin 715. Olağan Toplantısı’nda konuştu. Sanayi bölgelerinden çarşılara uzanan ziyaretlerini sürdüren Matlı, Bursa’nın üretim gücünü üyeler için daha fazla işe ve kazanca dönüştürme hedeflerini paylaştı. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez çalışması Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Ege’den çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir model anlattı. Lojistik altyapının sanayi yatırımlarıyla birlikte planlanması gerektiğini belirten Matlı, hedefin üreticinin taşıma ve depolama giderlerini azaltmak olduğunu söyledi. Bursa’daki işletmeler birbirine iş verecek Bursalı firmaların birbirinin ürününü ve ihtiyacını tanıyacağı bir ticaret ağı kurulacağını belirten Matlı, üyelerin Bursa içinden yeni müşteriler bulabileceğini vurguladı. BTSO’nun işletmeleri bir araya getirmenin yanı sıra teknoloji ve otomasyonla maliyetlerini düşürmelerine de yardımcı olacağını ifade etti. Özer Matlı, Bursa’nın güçlü üretim birikimini markalaşma, pazarlama ve dış ticaretle daha büyük değere dönüştürmek istediğini söyledi. Bursa’nın ürettiğini dünyaya daha iyi anlatması; sanayisinin yanında kültürünü, gastronomisini ve turizm imkânlarını da tanıtması gerektiğini belirtti. Küçük işletmeye ve KOBİ’ye daha fazla nefes Yeni dönemde küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana erişimini öncelikli meselelerden biri olarak gösteren Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan desteklerin hayata geçeceğini belirtti. Oda kaynaklarının üyenin üretimini sürdürmesine, maliyetini düşürmesine ve satışını büyütmesine katkı sağlayacağını söyledi. Bursa Fan Club buluşmasında ise Bursaspor’un şehrin ortak değeri olduğunu vurguladı. Gençlerin Bursa’da kalması için iş imkânlarının yanı sıra güçlü bir sosyal yaşam gerektiğini belirten Matlı, çocukların geleceğini bu şehirde kurabileceği bir Bursa hedeflediklerini anlattı. “60 bin üyenin odası mı, dar bir çevrenin yönettiği yapı mı?” Konuşmalarının sonunda BTSO’nun mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini dile getiren Matlı, 60 bin üyeli bir odanın üyelerinden kopuk olamayacağını söyledi. Bursa’daki firmaların birbirinden yeterince haberdar olmamasını “BTSO ortada yok. Bursa kendi içindeki ticaretten kopmuş” sözleriyle değerlendirdi. Matlı, oda yatırımlarının gerekçelerinin, iştiraklerin mali sonuçlarının ve TEKNOSAB’daki tahsislerin üyelere açıkça anlatılmasını istedi. Otel yatırımlarına ilişkin “Otel bizim işimiz değil” diyerek BTSO kaynaklarının kullanımında üyelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Matlı, sorusunu şöyle ortaya koydu: “Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?”

TGS yoğun geçen sezon sonrası ilk teşekkür ziyaretini Antalya’ya gerçekleştirdi Haber

TGS yoğun geçen sezon sonrası ilk teşekkür ziyaretini Antalya’ya gerçekleştirdi

Yoğun yaz sezonunun ardından Antalya Havalimanı'nda çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelen TGS Genel Müdürü Doç. Dr. İbrahim Zeki Akyurt, üçlü vardiyada görev yapan ekipleri ilgili vardiya saatlerinde ziyaret etti. Akyurt, Antalya'da Temmuz ve Ağustos aylarında Turkish Ground Services (TGS)'in hizmet verdiği yolcu sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 7, sefer sayısının ise yüzde 3 arttığını vurguladı. Yoğun katılımla gerçekleşen buluşmalarda operasyonel performanstan dijital dönüşüme, terfi ve insan kaynakları uygulamalarından emniyet ve kalite süreçlerine kadar birçok başlık değerlendirildi. Sezon başında Bodrum, Dalaman ve Antalya gibi turizm yoğunluğunun ve mevsimsel operasyon yükünün yüksek olduğu havalimanlarını ziyaret ederek çalışma arkadaşlarına başarı dileyen Turkish Ground Services (TGS) yöneticileri, yaz sezonunun tamamlanmasının ardından bu kez teşekkür ve tebrik buluşmalarına başladı. "Antalya operasyonel açıdan özel bir saha" Bu kapsamda ilk ziyaretini Antalya'ya gerçekleştiren TGS Genel Müdürü Doç. Dr. İbrahim Zeki Akyurt, Antalya'nın yüksek yolcu ve uçuş hacminin yanı sıra yaz dönemindeki iklim şartları nedeniyle de zorlu bir operasyon alanı olduğuna dikkat çekti. Farklı vardiyalarda görev yapan çalışma arkadaşlarıyla ilgili vardiya saatlerinde bir araya gelen Akyurt, ziyaretin yoğun geçen sezonun başarısında emeği bulunan ekiplerin çalışmalarını kutlamak açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Akyurt, TGS'nin yer hizmetlerinde operasyonel mükemmeliyet odağıyla yürüttüğü çalışmaların turizm hareketliliğinin sürdürülebilirliğine ve ülke ekonomisine katkı sağladığını belirterek, sunulan hizmetin hava ulaşım zincirinin etkin şekilde işlemesi açısından önem taşıdığını vurguladı. İnsan kaynağında yetkinlik bazlı yaklaşım Buluşmada TGS'nin işe alım ve atama süreçlerine de değinen Akyurt, işe alım ve terfi süreçlerinde uluslararası geçerliliğe sahip yetkinlik bazlı testlerin yanı sıra temel, liderlik ve fonksiyonel yetkinlikler ile pozisyonun gerekliliklerinin birlikte değerlendirildiğini belirtti. TGS'de dijital dönüşümün merkezinde insan var Buluşmada TGS'nin dijital dönüşüm çalışmalarını da ele alan Akyurt, "Dijitalleşme yaklaşımımızın merkezinde insan var. Teknolojiyi çalışma arkadaşlarımızın işini kolaylaştıran, saha tecrübesini güçlendiren ve operasyonlarımızı daha güvenli, ölçülebilir ve verimli hale getiren bir araç olarak görüyoruz" dedi. "Adil Kültür" yaklaşımı vurgulandı TGS'nin "Adil Kültür" yaklaşımı doğrultusunda yürütülen denetim ve bildirim süreçlerinde; risklerin olay meydana gelmeden önce belirlenmesi, sahadan gelen bildirimlerin etkin biçimde değerlendirilmesi ve her tespitin operasyonel gelişim fırsatına dönüştürülmesi hedefleniyor. Güçlü bir emniyet kültürünün; farkındalık, açık iletişim, etkin bildirim mekanizmaları ve risklerin zamanında paylaşılmasıyla sürdürülebilir hâle geldiğinin altı çizildi. Buluşmalar farklı meydanlarda devam edecek Antalya'da başlayan buluşmalar, başta yaz döneminde yoğun operasyonların gerçekleştirildiği havalimanları olmak üzere TGS'nin faaliyet gösterdiği diğer meydanlarda da devam edecek.

Bursa’nın asırlık lezzetleri dünya sahnesinde Haber

Bursa’nın asırlık lezzetleri dünya sahnesinde

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, bu yıl ‘Fetheden Lezzetler’ temasıyla düzenlenen Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali ile Bursa’nın asırlık lezzetlerinin uluslararası sahneye taşındığını belirtti. Geniş kapsamlı bir planlama dahilinde organize edilen festivalin şehrin özgün lezzetlerinin tanıtımına katkı sağladığını vurgulayan Başkan Vekili Şahin Biba, “Bursa’mızın köklü lezzet mirasının sergilendiği festivalimizin altıncısı daha renkli ve güzel görüntülere sahne olacak” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Fetheden Lezzetler’ temasıyla düzenlediği Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali, şehrin köklü lezzet mirasını yüz binlerce ziyaretçiyle buluşturdu. Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nin katkılarıyla Merinos Park’ta 50 bin metrekarelik alanda organize edilen festivalde toplam 165 stant yer aldı. Festival, ayrıca üç gün boyunca panel ve söyleşilerden lezzet atölyelerine, yarışmalardan gastro sahnelere, film gösterimlerinden konserlere kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yaptı. 700’ÜNCÜ YILDA ASIRLIK LEZZETLER GÜN YÜZÜNE ÇIKTI Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, festivalin bir gastronomi etkinliğinin ötesinde Bursa’nın tarihini, kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan mirasını temsil ettiğini belirterek, “Bu yıl festivalimizin ana temasını belirlerken köklü mutfak mirasımızdan ilham aldık ve ‘Fetheden Lezzetler’ dedik. Bursa’mızın fethinin 700. yılını idrak ettiğimiz böylesine anlamlı bir yılda, şehrimizin asırlardır yaşayan lezzetlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor, Türkiye ve dünyayla buluşturuyoruz” diye konuştu. GELECEK YIL FESTİVAL ŞEHRE YAYILACAK Bursa’nın gastronomi birikiminin görücüye çıktığı festivalin, şehrin özgün lezzetlerinin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağladığını vurgulayan Başkan Vekili Şahin Biba, “Geniş kapsamlı bir planlama dahilinde organize edilen festivalimiz, hedeflediğimiz doğrultuda ilerlerken birtakım eksiklikler ve geliştirilmesi gereken noktalar da tespit ettik. Gelecek yıl daha geniş katılımın sağlandığı, şehrin geneline yayılan ve uluslararası kimliğinin güçlendirildiği bir festivale imza atacağız. Bugünden not ettiğimiz yeni fikir ve projelerle Bursa’mızın köklü lezzet mirasının sergilendiği festivalimizin altıncısı daha renkli ve güzel görüntülere sahne olacak. Bir sonraki festivalimizde ulusal ve uluslararası katılımı arttırarak Bursa’mızın gastronomi alanındaki zenginliğini dünyanın dört bir yanında bilinir hale getirmek en büyük hedefimiz. Festivalimize katılan, emek veren ve ziyaret edenlere teşekkür ediyorum” dedi. BURSA’NIN TESCİLLİ ÜRÜNLERİ GÖRÜCÜYE ÇIKTI Festival yerleşkesinde Coğrafi İşaretli Yöresel Lezzetler Alanı (Yeşil Sokak ve Beyaz Sokak), Ulusal Lezzetler Alanı (Kırmızı Sokak), Bursa Üreten Kadınlar Sokağı’nda, şehrin özgün lezzetleri yüz binlerce ziyaretçinin beğenisine sunuldu. ANA SAHNEDE ÜNLÜLER GEÇİTİ YAŞANDI Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali kapsamında kurulan ana sahnede 20 mutfak şovu, çok sayıda söyleşi ve konser izleyicilerle buluştu. Şef Arda Türkmen ‘Fetheden Tarifler’, Şef Danilo Zanna ‘Coğrafi İşaretli Ürünlerle Füzyon’ başlıklarıyla sahnede yer aldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, ünlü şeflere eşlik etti. Ünlü Sunucu Pelin Çift’in moderatörlüğünü yaptığı ‘Bursa Esnaf Lokantalarında Osmanlı Yemek Kültürü İzleri’ konulu oturumda ise Bursa’nın köklü işletmelerinin temsilcileri Bursa mutfağını anlattı. ESER YENENLER VE İBRAHİM BÜYÜKAK SAHNE ALDI Ünlü oyuncular Eser Yenenler ve İbrahim Büyükak, Bursa sokak lezzetleri üzerine bir söyleşi düzenlendi. Akşam programlarında ise Irmak Arıcı, Turgay Başyayla, Menteşeli Cengiz, Şef Aysel Gürel & Gastro Müzik Korosu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestrası sahne aldı. KARDEŞ ŞEHİRLER ÖZEL TATLARLA RENK KATTI Festivale Büyükşehir Belediyesi’nin 10 ülkeden 12 kardeş şehri katıldı. KKTC’den Lefkoşa, Belarus’tan Mogilev, Bulgaristan’dan Pleven, Mestanlı ve Veliko Tırnovo, Bosna-Hersek’ten Saraybosna, Çin’den Ningbo, Tataristan Cumhuriyeti’nden Kazan, Moldova’dan Çadır Lunga, Kosova’dan Priştine, Ukrayna’dan Vinitsa ve Sırbistan’dan Novi Pazar’dan gelen heyetler, Lezzet Atölyesi kapsamında kendi yörelerine ait yemekleri ikram etti. HEM DAMAK HEM DE MÜZİK ZİYAFETİ Gastronomi Festivali kapsamında oluşturulan ‘Yarışma Alanı’nda da birbirinden renkli yarışmalara sahne oldu. Bursa’nın yöresel lezzetlerini tatma fırsatı bulan vatandaşlar, ‘Fetheden Lezzetler Platosu’nda da geleneksel el sanatları ürünlerini yakından görme imkânı buldu. Festival alanında oluşturulan ‘Alternatif Sahne’ de etkinlikleriyle alanı dolduran ziyaretçilerin hem damak hem de kulak zevkine hitap etti. Festivaldeki ‘Çocuk Etkinlik Alanı’nda ise ebeveynler ve çocuklar üç gün boyunca birlikte spor, kültür ve atölye etkinliklerine katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.