Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Unesco

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Turizm Zirvesi ’Yerel Kalkınma’ temasıyla başladı Haber

Bursa Turizm Zirvesi ’Yerel Kalkınma’ temasıyla başladı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen 5’inci Bursa Turizm Zirvesi, ’Yerel Kalkınma’ temasıyla başladı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKKM) gerçekleştirilen zirve kamu kurumları, yerel yönetimler, sektör paydaşları ve akademisyenleri bir araya getirdi. Zirvenin açılış törenine Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ile çok sayıda turizm temsilcisi katıldı. Zirvenin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın turizm potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Kentin tarihi ve kültürel mirası ile doğal güzelliklerinin güçlü bir girişimcilik vizyonuyla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Burkay, Bursa’nın Osmanlı’ya başkentlik yapmış köklü tarihi, Uludağ’dan denize uzanan doğal zenginlikleri ve güçlü üretim altyapısıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Bu değerlerin doğru projelerle desteklenmesi halinde kente çok daha büyük bir ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Burkay, BTSO olarak bu anlayışla uzun yıllardır turizm alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. "Bursa fuar ve kongre turizminde merkez olmalı" Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatı ve 16 milyar dolarlık ithalatıyla 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğuna dikkat çeken Burkay, bu güçlü ekonomik yapının turizm açısından da önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Burkay, "Sanayide, üretimde ve ticarette güçlü olan şehirlerin dünyadaki örneklerine baktığımızda fuar ve kongre turizminin önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz. Bursa’nın da bu alanda mutlaka merkez şehirlerden biri olması gerekiyor. BTSO olarak bugün 20’nin üzerinde uluslararası nitelikte fuarı Bursa’da gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyonlar sayesinde binlerce yabancı alıcıyı ve profesyonel ziyaretçiyi kentimizde ağırlıyoruz. Bu ziyaretçiler, klasik turist profiline göre çok daha yüksek harcama kapasitesine sahip. Dolayısıyla fuar ve kongre faaliyetleri şehrin hizmet sektörüne ve ekonomik hareketliliğine doğrudan katkı sağlıyor" dedi. "Asıl mesele turistin Bursa’da daha fazla kalması" Bursa’nın turizmde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Burkay, öncelikli hedefin ziyaretçilerin kentteki konaklama süresini artırmak olması gerektiğini belirterek, "Bursa’nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa’da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek. Turizm Konseyimiz ve sektör temsilcilerimiz bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyor. Hedefimiz Bursa turizmini daha sürdürülebilir hale getirmek ve kentimizin hem Türkiye’nin hem de dünya turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlamak" diye konuştu. "Bir şehrin güçlü bir kimliği olmalı" Turizmin şehirlerin uluslararası itibarı açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirten Burkay, Bursa’nın kendisini doğru anlatan güçlü bir kent kimliği oluşturması gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Turizmi bir ülkenin ve bir şehrin itibarı olarak görüyorum. Nasıl evimize gelen misafiri en iyi şekilde ağırlamak istiyorsak, şehirlerimizin de ziyaretçilerine kendilerini doğru ifade edebilmesi gerekiyor. Bir şehrin güçlü bir kimliği, dili ve anlatısı olmalı. Bursa’nın bu konuda önemli bir birikimi ve kurumsal aklı var. Bursa’nın turizmde de hak ettiği noktaya en kısa zamanda ulaşacağına inanıyorum." TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm hareketliliğinin sadece kıyı bölgeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, her kentin kendi özgün değerleriyle kalkındığı bir modele ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bursa’nın bu alandaki köklü geçmişini vurgulayan Bağlıkaya, "Bursa, tarihi birikimi, termali, kış turizmi ve gastronomi kültürüyle ülkemizin en stratejik destinasyonlarından biri. Ancak bu zenginliklerin hak ettiği düzeyde karşılık bulabilmesi; doğru bir destinasyon yönetimi, etkin pazarlama ve seyahat acentalarımız ile yerel dinamiklerin tam bir uyum içinde çalışmasıyla mümkün. Seyahat acentaları, destinasyonlara can suyu veren en temel unsurdur" ifadelerini kullandı. BTSO ile sürdürülen iş birliğinin önemine de değinen Bağlıkaya, "BTSO ile sergilediğimiz bu güçlü ortak aklın Bursa’mızın ulusal ve uluslararası pazardaki payını çok daha yukarı taşıyacağına inanıyorum" dedi. "Bursa turizmini tek çatı altında buluşturduk" TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ise seyahat acentalarının sektördeki sürükleyici rolüne dikkat çekerek Bursa’da 350’ye yakın acentanın faaliyet gösterdiğini kaydetti. Bursa Turizm Platformu ile sağlanan birlikteliğin önemine vurgu yapan Eker, "Bursa çok yönlü bir turizm potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyeli katma değere dönüştürebilmek için doğru bir destinasyon yönetimine, güçlü bir ortak akla ve tanıtım stratejisine ihtiyacımız var. Bugüne kadar düzenlediğimiz zirvelerde birçok sorunun çözüme kavuşmasını sağladık. Bu zirvemizin de Bursa’mıza ve ülke turizmimize somut katkılar sunmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, kentin köklü tarihini ve UNESCO tescilli kültürel varlıklarını korumanın yanı sıra turizmi uluslararası standartlara ulaştırmanın öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Yerel turizm kalkınmasında kurumlar arası eşgüdümün önemine değinen Gençoğlu, "Turizmde sürdürülebilir başarı; kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve özel sektörümüzün tam bir iş birliği içinde çalışmasıyla mümkündür. BTSO ve TÜRSAB iş birliğinde hayata geçirilen bu zirve, Bursa’nın ortak turizm vizyonunu pekiştirmesi bakımından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, UNESCO Dünya Mirası listesindeki değerleriyle kentin dünya ölçeğinde bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekti. Yerel yönetimlerin sorumluluğunun hem mirası korumak hem de kentsel altyapıyı güçlendirmek olduğunu hatırlatan Çakır, "Yerel turizm kalkınması ancak kurumlar arası güçlü bir koordinasyonla mümkündür. Ulaşım ve çevre altyapısından tarihi eserlerin ihyasına, kırsal turizmden tanıtım projelerine kadar her alanda sektörümüzün yanındayız. BTSO, TÜRSAB ve sivil toplum kuruluşlarımızla yürüttüğümüz bu koordinasyonu çok kıymetli buluyoruz" açıklamasında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlara geçildi. Zirve, sektör paydaşlarının katılacağı kapanış oturumuyla sona erecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti

Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etkinliklere katılmak üzere Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, program çerçevesinde ilçede bulunan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat ilçesindeki programı devam ediyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Bakanlar kurulu ve beraberindeki kalabalık heyetle birlikte Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli mesajlar verirken, Ahlat ve Malazgirt’in Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesindeki tarihî önemine dikkat çekti. Millet Bahçesi’ndeki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret etti. Dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak bilinen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan mezarlıkta Erdoğan, Selçuklu döneminden kalan mezar taşlarını inceledi. Erdoğan, burada Anadolu’yu yurt yapan şehit ve gaziler ile ecdat için dua etti. Selçuklu mezar taşlarının Türk-İslam medeniyetinin tarihî ve kültürel mirasını yansıttığına dikkat çeken Erdoğan, geçmişte olduğu gibi bugün de ecdat mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Erdoğan, mezarlık ziyaretinin ardından ise MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ilçedeki köşkünde ziyaret ederek, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti. "Kabine Ahlat’ta toplanacak" İlçedeki programları devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla bugün üçüncü kez Ahlat’ta toplanacak. Toplantının saat 16.00’da Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Toplantının ana gündem başlıkları arasında "Terörsüz Türkiye" sürecindeki gelişmeler, bölgesel güvenlik ve iç cepheyi güçlendirmeye yönelik çalışmaların bulunması bekleniyor. Günün programı kapsamında saat 19.00-21.00 arasında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarının katılımıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde akşam yemeği düzenlenecek. Geceyi ilçede geçirecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci gün Ahlat programı, Kabine Toplantısı ve akşam yemeği ile tamamlanacak. Erdoğan yarın sabah ise Malazgirt’e geçecek.

Prof. Dr. Celil Bozkurt: "Dağ yöresi açık hava müzesi gibi" Haber

Prof. Dr. Celil Bozkurt: "Dağ yöresi açık hava müzesi gibi"

Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt, bölgenin yüzlerce tümülüs, antik yerleşim ve tarihî kalıntıyla büyük bir kültür hazinesine sahip olduğunu söyledi. Bozkurt, "Bizim tarih uydurmamıza gerek yok. Yalnızca var olan değerleri ayağa kaldırsak Dağ yöresinin geleceği değişir" dedi. DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından düzenlenen "Dağ Yöresi Tarih Kültürü ve Tarih Bilinci" etkinliğinde Dağ yöresinin tarihi ve kültürel zenginlikleri ele alındı. Yıllardır Harmancık başta olmak üzere Keles, Orhaneli ve Büyükorhan çevresinde araştırmalar yaptığını belirten panelist Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt, bölgenin sanılandan çok daha köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı. "Dağ yöresi adeta bir açık hava müzesi" Dağ yöresinde Bithynia’dan Bizans dönemine kadar uzanan geniş bir tarihi miras bulunduğunu dile getiren Bozkurt, çok sayıda tarihî alanın henüz yeterince bilinmediğini ve tescil edilmediğini söyledi. Özellikle Keles ile Harmancık arasındaki havzada bulunan taş dolgulu tümülüslere dikkat çeken Bozkurt, bir köyde 100’ü aşkın, başka bir ormanlık alanda ise 300’den fazla mezar yapısı tespit ettiklerini ifade etti. Bozkurt, "Dağ yöresi adeta bir açık hava müzesi. Bu alanların içerisinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilecek nitelikte yerler bulunduğuna inanıyorum. Ancak ne yazık ki genelinden kimsenin haberi yok" diye konuştu. "Danimarka 35 tümülüsle UNESCO’ya girdi" Dünyadaki benzer alanları da araştırdığını anlatan Bozkurt, Danimarka’da 35 tümülüsün bulunduğu bir bölgenin 1995 yılında UNESCO listesine alındığını hatırlattı. Harmancık’ta yalnızca bir bölgede 100’ü aşkın tümülüs bulunduğunu belirten Bozkurt, "Danimarka 35 tümülüsle bu değeri dünyaya tanıtmış. Bizim yöremizde ise yüzlercesi var ancak bilen yok. Bu durum insanı gerçekten üzüyor" ifadelerini kullandı. Bazı tarihî alanlar için hazırladıkları dosyaları Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını kaydeden Bozkurt, tescil çalışmalarının tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Yerel yönetimlere ve sivil topluma çağrı Tarihî mirasın korunması ve turizme kazandırılması için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkurt; yerel yönetimleri, kaymakamlıkları, üniversiteleri ve sivil toplum kuruluşlarını göreve davet etti. Bozkurt, "Bir bilim insanı olarak bizim görevimiz bu alanları tespit etmek, incelemek ve dosyalarını hazırlamaktır. Ancak bundan sonraki süreç kişisel mücadeleyle yürütülemez. Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve DAĞDER gibi yöre kuruluşlarının bu çalışmalara sahip çıkması gerekiyor" dedi. Tescil edilen alanların gelecekte Dağ yöresi turizminin gelişmesine büyük katkı sağlayabileceğini ifade eden Bozkurt, bugün atılacak adımların sonuçlarının belki 10 veya 20 yıl sonra alınacağını belirtti. "Frig tarihine ilişkin bilgiler değişebilir" Bölgedeki tümülüslerin çevresinde halk arasında "çoban koltuğu" olarak bilinen, kayalara oyulmuş altarların bulunduğunu aktaran Bozkurt, bu yapıların Frig kültürüyle ilişkili olabileceğini söyledi. Frigya denildiğinde genellikle Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar ve Ankara’nın akla geldiğini belirten Bozkurt, Keles ve Harmancık çevresindeki Friglerin tarihi yayılımına ilişkin mevcut bilgileri değiştirebilecek önemde olduğunu savundu. Hadrianoi ve Daznak Tepe’ye dikkat çekti Orhaneli’de bulunduğu belirtilen Hadrianoi Antik Kenti’nin araştırılması için yaklaşık 10 yıldır çağrıda bulunduğunu ifade eden Bozkurt, uzun süren girişimlerin ardından bölgede kazı çalışmalarının başlamasının umut verici olduğunu söyledi. Keles’teki Daznak Tepe ve Belenören çevresinde de ciddi antik kalıntılar bulunduğunu belirten Bozkurt, bölgede büyük bir tapınak alanının izlerinin görüldüğünü ve bilimsel kazı yapılması gerektiğini kaydetti. "Bizim tarih uydurmamıza gerek yok" Dağ yöresinin her ilçesinin, hatta her köyünün ayrı bir tarihi değere sahip olduğuna dikkat çeken Bozkurt, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle tamamladı: "Bazıları kendilerine tarih oluşturabilmek için hikâyeler uyduruyor. Bizim ise tarih uydurmamıza gerek yok. Her mahallemizin, her köyümüzün ve her ilçemizin ayrı bir tarihi var. Yalnızca elimizdeki gerçek değerleri araştırıp koruma altına alsak, Dağ Yöresi kültür ve turizm alanında büyük bir çıkış yakalayacaktır."

Ayvalık'ın üretim ve kent tarihi kitapla geleceğe taşınıyor Haber

Ayvalık'ın üretim ve kent tarihi kitapla geleceğe taşınıyor

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde, kentin köklü geçmişini ve üretim kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan önemli bir eser daha okuyucuyla buluştu. Ayvalık Belediyesi Kültür Yayınları'nın dördüncü eseri olan "19. Yüzyıldan Cumhuriyet'e Ayvalık'ta Üretim ve Kent Tarihi" isimli kitabın tanıtımı, Ayvalık Belediyesi'nin tarihi hizmet binasında gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Mesut Ergin'in ev sahipliğinde gerçekleşen, Ayvalık'ın 19. yüzyıldan Cumhuriyet dönemine uzanan süreçteki üretim hayatını, ekonomik yapısını ve kent belleğini ele alan kitabın tanıtım programına Ayvalık Kaymakamı Ömer Cimşit de katıldı. Ayvalık Endüstriyel Peyzajı isimli UNESCO Dünya Mirası Listesi için görev yapan Alan Başkanı Berrin Akın Akbüber'in açılış konuşmasını yaptığı tanıtım toplantısında konuşan Belediye Başkanı Mesut Ergin, Ayvalık Belediyesi olarak ilçenin tarihi ve sosyolojik gelişimine ışık tutacak kültür yayınlarının dördüncüsünü halkla buluşturmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Lansmanda kitabın yazarı Doç. Dr. Hasan Sercan Sağlam, eser hakkında katılımcılarla bir araya gelirken, kitabını okuyucuları için imzaladı. Sağlam, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Ayvalık'ın üretim kültürünün yanı sıra kentin tarihden bu yana gelişimine de ışık tutan eser, geçmişten günümüze uzanan kent belleğinin kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Ayvalık Belediyesi Kültür Yayınları bünyesinde yayımlanan "19. Yüzyıldan Cumhuriyet'e Ayvalık'ta Üretim ve Kent Tarihi" isimli kitabın, Kırlangıç Yaşam Merkezi'nde bulunan Ayvalık Kitapçısı'ndan temin edilebileceği öğrenildi.

Cumalıkızık’ta UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri programı tamamlandı Haber

Cumalıkızık’ta UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri programı tamamlandı

UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (WHV) 2026 Cumalıkızık Programı tamamlandı. UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (WHV) 2026 Cumalıkızık Programı, düzenlenen kapanış ve sertifika töreniyle başarıyla tamamlandı. Yerel toplumun psikolojik iyi oluşunu kültürel mirasın sürdürülebilirliğiyle birlikte ele alan program, on gün boyunca akademik çalışmalar, saha araştırmaları ve gönüllülük faaliyetlerini bir araya getirdi. İş, Örgüt ve Endüstri Psikologları Derneği (IOCP) tarafından yürütülen program; Bursa UNESCO Derneği, UNESCO Bursa Alan Yönetimi ve Cumalıkızık Köyü Kadın Eğitim, Dayanışma ve Kalkınma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Kapanış törenine Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kevser Öztürk, Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Yıldız, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, proje paydaşları ve Cumalıkızık halkı katıldı. Program süresince gönüllüler; akademik oturumlar, psikoloji yaz okulu, saha araştırmaları ve kültürel etkinliklerin yanı sıra Cumalıkızık'ın gündelik yaşamına da aktif olarak katıldı. Köy sakinleriyle birebir görüşmeler gerçekleştiren katılımcılar; düğünlere, cenazelere ve geleneksel köy buluşmalarına iştirak ederek yerel yaşamı ve somut olmayan kültürel mirası yerinde deneyimledi. Ayrıca köyde ziyaretçi yoğunluğu bilimsel yöntemlerle ölçüldü, ziyaretçi hareketliliğine ilişkin veriler toplandı ve hazırlanacak sonuç raporuna temel oluşturacak saha çalışmaları gerçekleştirildi. Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, törende yaptığı konuşmada Cumalıkızık'ın yalnızca tarihî yapılarıyla değil, bu mirası yaşatan insanlarıyla da Dünya Mirası kimliğini taşıdığını belirterek, yerel toplumun psikolojik iyi oluşunu merkeze alan bu yaklaşımın Dünya Mirası alanlarının sürdürülebilirliği açısından örnek bir model oluşturduğunu ifade etti. Bursa UNESCO Derneği Kültürel Miras ve Cumalıkızık Çalışma Grubu Başkanı Bülent Uysal ise Cumalıkızık'ın UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve yaşamın devam ettiği ender yerleşimlerden biri olduğuna dikkat çekti. Yerel halkın görüşlerinin, yaşam deneyimlerinin ve ziyaretçi yoğunluğunun etkilerinin ilk kez bu kapsamda bilimsel yöntemlerle değerlendirildiğini belirten Uysal, hazırlanacak sonuç raporunun UNESCO'ya sunulacağını ve elde edilen keşiflerin Cumalıkızık'ın gelecekteki koruma ve yönetim süreçlerine katkı sağlayacağını söyledi. Uysal ayrıca yarım kalan restorasyon çalışmalarının tamamlanması, altyapının güçlendirilmesi ve ziyaretçi yönetiminin iyileştirilmesinin Dünya Mirası Alanı'nın geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Program Koordinatörü Prof. Dr. Çiğdem Vatansever ise kültürel mirasın sürdürülebilirliğinin yalnızca tarihî yapıların korunmasıyla sağlanamayacağını, bu mirası yaşatan insanların kendilerini güvende, değerli ve ait hissetmelerinin de en az fiziksel koruma kadar önemli olduğunu ifade etti. Gönüllülerin Cumalıkızık'a yalnızca gözlem yapmak için gelmediğini, köy halkını dinlediğini, onlarla birlikte yaşadığını ve güçlü bağlar kurduğunu belirten Vatansever, bu yönüyle programın bilimsel araştırma ile gönüllülüğü buluşturan örnek bir uluslararası model olduğunu kaydetti. Program sonunda gönüllülere katılım sertifikaları takdim edildi. Sertifika töreninin ardından katılımcılar ve konuklara Cumalıkızık'ın yöresel ürünlerinden ikramlar sunuldu. Program süresince katkı sağlayan UNESCO Bursa Alan Başkanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Eker Süt Ürünleri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa SOKÜM Müzesi ile; gönüllüleri Downtown'da ağırlayarak Bursa'nın simge lezzeti İskender kebabıyla buluşturan İskender İskenderoğlu başta olmak üzere destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür edildi. Proje çerçevesinde elde edilen bilimsel keşiflerin hazırlanacak sonuç raporuyla UNESCO'ya sunulacağı, raporun Cumalıkızık Dünya Mirası Alanı'nın sürdürülebilir yönetimine ve yerel toplum odaklı koruma çalışmalarına katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi.

Troya Savaşı'nın izleri aranıyor Haber

Troya Savaşı'nın izleri aranıyor

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapan Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri'nde devam eden 2026 yılı kazı çalışmalarında Troya Savaşı'nın izleri aranıyor. Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri, UNESCO'nun 1998 yılında 'Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldığı 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapıyor. Tarihte savaşlar, yangınlar ve depremlerle defalarca kez yıkılıp yeniden kurulan Troya Ören Yeri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor. Ören yerini gezmeye gelenler 2019'da açılışı gerçekleştirilen 2 bine yakın eserin sergilendiği Troya Müzesi'ni de görme imkanı buluyor. Troya Ören Yeri'nde kazı çalışmaları 12 ay devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Geleceğe Miras Projesi' kapsamında, ÇOMÜ destekleriyle ve İçdaş sponsorluğunda yürütülen kazılarda, önemli buluntulara rastlanılıyor. Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri'nde devam eden 2026 yılı kazı çalışmalarında Hellenistik Roma Döneminin Agora alanında, Homeros Troya'sına ilişkilendirilen son Tunç Çağı Güney girişinin devamında büyük görkemli Troya Kalesinin dışında arkeolojik bulgular araştırılıyor. Bu alanda yapılan kazı çalışmalarıyla var olduğu kabul edilen Troya Savaşı'nın izleri aranıyor. Troya Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, "Troy'daki kazı çalışmalarının ikinci alanı hemen bizim Agora dediğimiz alan. Roma döneminde bir kent meydanı olarak tanımlanan alan. Burası Son Tunç Çağının güney kapısının hemen önünde yaklaşık 5-6 yıldır burada kazıları devam ettiriyoruz. Özellikle buradaki kazı yapmamızın temel amacı, hem Troya'nın Son Tunç Çağ'a yani Troya Savaşı ile ilişkilendirilen kenti ile ilgili aşağı kentin var olup olmadığı, aşağı kentin yapısının nasıl olduğu konusundaydı. Ama ikinci önemli amacımız ise yine Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Troya-6 ve Troya-7 olarak tanımlıyoruz. Bu kentin son tahribat tabakasının nasıl olduğu, yani Troya'nın, Troya Savaşı ile ilişkilendirilen dönemde nasıl yıkıldığı, ne zaman yıkıldığı konusunda veriler elde etmek. Önceki yıllarda söz konusu tabakalarla ilgili önemli verilere ulaştık. Ve bu sene de biraz daha bu alanı genişleterek Troya Savaşı'nın izlerini aramaya çalışıyoruz. Son dönemde Christopher Nolan'ın Odyssey filmi nedeniyle Troya'ya çok tartışılıyor. Troya Savaşı ile ilgili konular çok tartışılıyor. Biz de burada arkeolojik olarak Troya kentinin Homeros'la ilişkilendirilen, Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Troya kentinin ne zaman ve nasıl yıkıldığını, son yıkım tabakasının nasıl olduğu konusunda verileri elde etmeye çalışıyoruz" dedi.

Sanat Festivalinde Görkemli Final Haber

Sanat Festivalinde Görkemli Final

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Büyükçekmece Belediyesi iş birliğiyle dünyanın dört bir yanından kültürleri aynı sahnede buluşturan 27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali, 62 ülkeden 650 kültür ve sanat elçisinin nefes kesen gösterileriyle görkemli bir final yaptı. Uluslararası değerlendirme kuruluşları tarafından 12 kez üst üste "Dünyanın En İyi Kültür ve Sanat Festivali" ödülüne layık görülen festivalin unutulmaz final gecesinde, Uluslararası Altınköprü Halk Dansları Topluluğu'nun renkli gösterilerinin ardından düzenlenen Uluslararası Altınköprü Halk Dansları Yarışması Ödül Töreni'nde heyecan doruğa çıktı. Renkli görüntülerin yaşandığı dans gösterilerinde İspanya ekibinin Türk bayrağı açması uzun süre ayakta alkışlandı. İspanya Türk bayrağı açtı binlerce kişi alkışladı Son aylarda Türkiye ve İspanya arasındaki yakınlaşma, İspanya'nın savaş karşıtı dış politikası, Filistin'e verdiği destek ve bölgesel krizlerdeki ortak tutumları sayesinde hız kazanırken, iki ülke kamuoyunda ve sosyal medyada karşılıklı dayanışma rüzgarları estirmişti. 27. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'nde de bu yakınlaşmanın örnekleri yaşandı. Festivalin final gecesinde sahne alan İspanyol dansçıların gösterinin sonunda Türk bayrağı açması, gösteriyi izleyen binlerce kişi tarafından alkışlandı. Şampiyon Brezilya oldu Bu yıl 27'incisi düzenlenen Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'nin son günü, sanatın ve kültürlerin buluştuğu büyük bir görsel şölene sahne oldu. Dansın ve müziğin ritmiyle dolu gecede, Uluslararası Altınköprü Halk Dansları Topluluğu'nun özel performansları Kültürpark Kemal Sunal Amfi Tiyatro'yu dolduran binlerce sanatseverden yoğun ilgi gördü. Kıyasıya mücadele eden ülkelerin halk dansları topluluklarına, uluslararası akademisyenlerden oluşan jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödülleri törenle verildi. Yarışmada Brezilya birinciliği elde ederken, Dağıstan Cumhuriyeti ikinci, Bulgaristan ve Rusya üçüncü oldu. Ödüller sahiplerini buldu Büyükçekmece Belediyesi Özel Ödülü'nün sahibi Ekvador oldu. Halk Jürisi Ödülü'nün sahibi Polonya oldu. Jüri Özel Ödülü'nün sahibi Şili oldu. Birinci En İyi Solo Düet Dansçı Ödülü'nün sahibi Rusya oldu. İkinci En İyi Solo Düet Dansçı Ödülü'nün sahibi Şili oldu. Üçüncü En İyi Solo Düet Dansçı Ödülü'nün sahibi Meksika oldu. En İyi Koreografi Ödülü'nün sahibi Bulgaristan oldu. En İyi Müzik Ödülü'nün sahibi Romanya oldu. En İyi Kostüm Ödülü'nün sahibi İspanya oldu. Mansiyon Birincilik Ödülü'nün sahibi İspanya oldu. Mansiyon İkincilik Ödülü'nün sahibi Meksika oldu. Mansiyon Üçüncülük Ödülü'nün sahibi Romanya oldu. ‘'Böyle güzel bir festivalde emeği geçen herkese teşekkür ederim'' Festivalin kapanış törenine katılan Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna, festivalde emeği geçen herkese teşekkür ederek şöyle konuştu: ‘'Her yıl yaz aylarında ilçemizi rengarenk bir hale büründüren bu güzel etkinliğin bir tanesinin daha sonuna geldik. Biz de son kısmına ancak yetişebildik. Ben bu organizasyonda başından sonuna kadar kültürden sanata, müziğe çok farklı alanlarda, çok sayıda vatandaşımızla ve çocuğumuzla hitap eden böyle güzel bir festivalde, bu karmaşık organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Belediye başkan vekilimiz ve ekibi, arkadaşları, personeli belki iki aydan uzun bir süredir bu organizasyonun, festivalin her detayını bizzat kendileri planladılar. Sürecin her aşamasında 62 ülkeden gelen misafirlerimizin huzurlu bir şekilde bu etkinliklerini yapıp, sağ selamet evlerine dönecekleri güne kadar her adımı bizzat teyakkuz halinde kendileri yönettiler. Ben hepsine canı gönülden çok teşekkür ediyorum tüm Büyükçekmeceliler adına. En çok da her gün bu organizasyonun yapıldığı alanlara gelip, bu organizasyonları ayakta tutan, bu gösterilerde görev alan çocuklarımıza en büyük motivasyon kaynağını güzel alkışlarıyla veren siz Büyükçekmecelilere de tekrar çok teşekkür ediyorum. " Hakan Çebi: "28'inci festivalde yeniden buluşmak dileğiyle" Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, festivale destek ve emek veren herkese katkılarından dolayı teşekkür ederek şunları söyledi: ‘'Bu akşam yalnızca bir festivalin kapanışını değil; dostluğun, kardeşliğin, kültürün ve sanatın sınır tanımayan gücünü bir kez daha hep birlikte yaşamanın mutluluğunu paylaşıyoruz. 27'incisini büyük bir gururla gerçekleştirdiğimiz Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali boyunca, 62 farklı ülkeden gelen kültür ve sanat elçilerimiz geleneklerini, ezgilerini, danslarını Büyükçekmece'de buluşturdu. Yıllardır Büyükçekmece'den tüm dünyaya yükselen 'Sevgi birbirimize, barış hepimize' çağrımız, bugün her zamankinden daha güçlü yankılanmaktadır. Çünkü biz inanıyoruz ki kültür ve sanat; insanların birbirini anlamasının, dostlukların kurulmasının ve kalıcı barışın en güçlü köprüsüdür. 27 yıl önce, Büyükçekmece Belediye Başkanı'mız Hasan Akgün'ün öncülüğünde başlayan bu yolculuk, bugün dünyanın en saygın kültür ve sanat organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Dünya Festivaller Birliği'nin A Kategorisindeki ilk ve tek festival olan Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'mizin, UNESCO'ya bağlı uluslararası kuruluşlar CIOFF ve FIDAF tarafından 12 kez üst üste "Dünyanın En İyi Festivali" seçilmesinin onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Büyükçekmeceli hemşehrilerime ve festival heyecanımızı paylaşan tüm İstanbullulara yürekten teşekkür ediyorum. 28. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'nde yeniden buluşmak dileğiyle. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor; festival sahnemizden tüm dünyaya bir kez daha haykırıyoruz; ‘'Sevgi birbirimize, Barış hepimize!''

Emir Can İğrek rüzgarı esti Haber

Emir Can İğrek rüzgarı esti

Büyükçekmece Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen 27. Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali, UNESCO'ya bağlı CIOFF tarafından 12'nci kez dünyanın en iyi kültür ve sanat festivali olarak seçildi. "Sevgi birbirimize, barış hepimize" sloganıyla 62 ülkeden 650 sanat elçisinin katıldığı organizasyonda ülkeler, kendi kültürlerini tanıtan danslarıyla sahnede yerini aldı. Ülkelerin dans performanslarının ardından Büyükçekmece Belediyesi Başkan Vekili Hakan Çebi, CIOFF Başkanı Muammer Arslan ve Dünya Dans Festivalleri Uluslararası Federasyonu Eş Başkanı Gürhan Ozanoğlu'nun katılımıyla düzenlenen törende, en iyi festival ödülü plaketi Büyükçekmece Belediyesi Başkan Vekili Hakan Çebi'ye verildi. Ödül töreninin ardından Emir Can İğrek şarkılarıyla hayranlarıyla buluştu. Yoğun katılımın olduğu organizasyon, 1 Ağustos tarihine kadar devam edecek. "Bizler için büyük bir onurdur" Törende konuşan Büyükçekmece Belediyesi Başkan Vekili Hakan Çebi, "Böylesine değerli bir kuruluş tarafından bir kez daha dünyanın en iyi festivali ödülüne layık görülmek bizler için büyük bir onurdur" dedi. "En büyük, en başarılı festival seçilmiştir" CIOFF Başkanı Muammer Arslan ise, Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'nin dünyanın en iyi festivali olduğunu dile getirerek, "Somut olmayan kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve tanıtılması konusunda faaliyet gösteren CIOFF, dünyanın en büyük kültür kuruluşudur. Dünyada 125 yakın üye ülkesi, 352 yakın uluslararası festivali bulunmaktadır. 2025 senesinde CIOFF Türkiye üyesi olan festivaller arasında yapılan ve katılımcıların verdiği oylarla Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali dünyanın en büyük, en başarılı festivali seçilmiştir" dedi. "Çok iyi bir sürpriz oldu" Emir Can İğrek'in konseri için heyecanını dile getiren Erdem Alparslan isimli bir genç, "Atmosfer çok güzel. Ayrıca Emir Can İğrek çok sevdiğim bir şarkıcı. Buraya gelmesi benim için çok iyi bir sürpriz oldu. Konserlerine gitmek istiyordum. Bugün buraya gelmesi çok iyi oldu, konserine gelmiş olduk. Danslar ve sanatçılar gerçekten başarılı. Yani çok iyiler, herkes çok başarılı" dedi. Hanife Yiyici isimli başka bir genç ise, "Buradaki atmosfer gayet heyecanlı bir atmosfer. Emir Can İğrek'i 3'üncü kez görüşüm olacak. Çok heyecanlıyız. Arkadaşlarla geldik. Genel itibarıyla güzel, heyecanlı, gayet iyi bir atmosfer. Çok kalabalık. Emir Can İğrek'i gerçekten çok seviyorum" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.