Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Azerbaycan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bağcılar'da Karabağ şehitleri anısına 44 fidan dikildi Haber

Bağcılar'da Karabağ şehitleri anısına 44 fidan dikildi

Bağcılar'da Karabağ Zaferi'nin 6'ncı yıl dönümünde düzenlenen törende, 44 günlük mücadeleyi simgeleyen 44 fidan toprakla buluşturuldu. Karabağ Zaferi'nin 6'ncı yıl dönümü vesilesiyle Bağcılar Belediyesi'nce Bağcılar Azerbaycan Dostluk Parkı'nda fidan dikim töreni gerçekleştirildi. Programa; Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Zamin Aliyev, Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Ali Erdoğan, MHP Bağcılar İlçe Başkanı Emre Dağcı ve çok sayıda davetli katıldı. Törende 44 günlük mücadeleyi simgeleyen 44 fidan dikildi. Programda konuşan Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Zamin Aliyev, 8 Kasım'ın milli irade, birlik ve beraberliğin sembolü olduğunu belirterek, "Bu anlamlı buluşmayı düzenleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız ve tüm ekibine bu anlamlı anma için teşekkür ediyorum. Yapılan fidan dikme töreniyle küçükten büyüğe herkes Karabağ zaferinin önemini anlayacaktır. Çocuklarımıza tarihi anlatmalıyız ve aşılamalıyız. Bugün Azerbaycan halkı tarihine altın harfle yazılmış büyük zaferin 6'ncı yıl dönümü. 8 Kasım milli iradenin birlik ve beraberliğin sembolüdür. 44 gün süren mücadelenin sonucunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde Azerbaycan ordusu işgal edilen topraklarımızı özgürleştirmiştir. Bu yolda kardeş Türkiye ile dayanışmamız ve işbirliğinin bundan sonra da önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bugün dikeceğimiz 44 fidanın her biri geçmişe vefanın, geleceğe ümidin bir ifadesidir. Bu anlamlı töreni her zaman hatırlayacağız" ifadelerini kullandı. "Burada dikeceğimiz her bir fidan, dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile sarsılmaz kardeşliğimizin bir nişanesi olacaktır" Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Ali Erdoğan ise şehitlerin hatırasını yaşatmanın ve kardeşlik bağlarını güçlendirmenin önemine değinerek, "Karabağ zaferinin 6'ncı yıl dönümünde aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere emanet etmek için bugün burada bir arada bulunuyoruz. Bugün burada dikeceğimiz her bir fidan; şehitlerimizin aziz hatıralarına duymuş olduğumuz vefanın, dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile sarsılmaz kardeşliğimizin ve geleceğe olan umudumuzun bir nişanesi olacaktır" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Yardımcısı Ali Erdoğan, Azerbaycan İstanbul Başkonsolosu Zamin Aliyev ve beraberindeki askeri personel heyeti, 44 fidanı toprakla buluşturup ilk can suyunu verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "8 Kasım’da bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "8 Kasım’da bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerle bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturmasına dair haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını vereceğini söyledi. Terörsüz Türkiye sürecine dair de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin kanunun belirlediği çerçevede devam ettiğini söyledi. "11 milyar doları aşan ticaret hacmimizi ‘kazan-kazan’ anlayışıyla 15 milyar dolara çıkarmak istiyoruz" Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung’un davetine icabetle Seul’e ziyaret gerçekleştirdiklerini söyleyen ve ziyaret hakkında değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "76 sene önce Kore Savaşı’nda kahraman Mehmetçiğimizin fedakarlıklarıyla kurulan, iki milleti kan kardeşi kılan tarihi bağlarımızı daima gururla hatırlıyoruz. Bu ortak geçmiş üzerine bina ettiğimiz ilişkileri 2012 yılında stratejik ortaklık düzeyine yükseltmiştik. İnşallah 2027 yılında diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 70. yıl dönümünü de birlikte idrak edeceğiz. Ülkelerimiz arasında yoğunlaşan ziyaretler iş birliğimizin gelişmesine katkı sağlıyor. Hatırlayacaksınız; Sayın Cumhurbaşkanı geçen yıl Kasım ayında ülkemize resmi ziyarette bulunmuş, ayrıca NATO Ankara Zirvesi’ne iştirak etmiştir. İki stratejik ortak olarak bu ziyaretimizde münasebetlerimizi ilerletmeye yönelik ortak irademizi bir kez daha teyit ettik. İlişkilerimizde, ticaret ve yatırım başta geliyor. 11 milyar doları aşan ticaret hacmimizi ‘kazan-kazan’ anlayışıyla 15 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Serbest ticaret anlaşmamızın güncellenmesi dahil, birçok konuda ilgili kurumlarımız temaslarını sürdürüyor" açıklamasında bulundu. "Türkiye’yle ve milletimizle olan dostluklarına verdikleri önemi bizzat müşahede ettik" Güney Kore Cumhurbaşkanı ile görüşmesinde özellikle yatırımlar konusuna dikkat çektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin yatırımcılara sağladığı fırsatları, küresel ölçeğe sahip Koreli firmalara anlattım. Malumunuz Kore ile nükleer enerji alanında iş birliği için geçmişte görüşmelerimiz oldu. Bu ziyaretimizde bu alanda yeni bir irade ortaya koyduk. Özellikle finansman konusunda görüşmelerimiz sürecek. Savunma sanayii alanında ise Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi başarılı projelerden hareketle iş birliğimizi ilerletecek konuları ele aldık. Ayrıca, otomotiv, ileri teknolojiler ve yapay zeka alanlarında iş birliği imkanlarını değerlendirdik. Enerji, madencilik, bilimsel iş birliği, proje finansmanı ve yatırım alanlarında beş belgeye imza attık. Her açıdan dolu dolu geçen bir ziyaret gerçekleştirilmiş oldu. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ve kıymetli eşinin heyetimize ilgisi de son derece yüksekti. Karşılamadan resmi akşam yemeğine kadar ziyaretin her aşamasında, Türkiye’yle ve milletimizle olan dostluklarına verdikleri önemi bizzat müşahede ettik. İstişarelerimizin ve aldığımız kararların Türkiye- Kore Cumhuriyeti ilişkileri için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye ve Kore Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde savunma sanayii dediğimiz zaman, bir iki silahı masaya yatırma şeklinde değerlendirilmez" Kore Cumhuriyeti ile savunma alanında olası iş birliklerinin sorulmasını üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve Kore Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde savunma sanayii dediğimiz zaman, bir iki silahı masaya yatırma şeklinde değerlendirilmez. Burada konu, toplu bir savunma sanayi teknolojisidir. Savunma sanayii teknolojisi Altay Tankı’ndan tutun Fırtına Obüsleri’ne varıncaya kadar, İHA, SİHA’lara, hava savunma sistemlerine, denizdeki son gelişmelere, denizaltılara varıncaya kadar bütün bunları kapsayan adımlardır. Milli Savunma Bakanlığımız muhatabıyla bunları görüşür, hepsini ele alırlar ve biz de buna göre adımlarımızı atarız" ifadelerine yer verdi. "Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını da ele alalım istiyoruz" Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Türkiye’yi ziyaretinde, savaşın diplomatik bir aşamaya taşınması gerektiğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuğuna ve diplomatik etkisine güvendiğini ifade etti. "Liderler düzeyinde Türkiye’de bir zirvenin gerçekleşebileceğini, Türkiye’nin bunu organize etmesi halinde memnuniyet duyacaklarını" dile getirdi. Rusya tarafıyla da aynı durum geçerli olup olmadığı ve ufukta bir 3’lü zirve var mıdır? Sorusuna cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Zelenskiy’nin, Türkiye’ye cumartesi günü yaptığı ziyarette bunları etraflıca görüşme fırsatımız oldu. Beraber bir çalışma yemeği de yedik. Rusya-Ukrayna arasındaki bu savaşın sonlandırılması için müzakereler noktasında diplomasi yoluyla adımların atılmasının çok önemli olduğunu Sayın Zelenskiy’e ifade ettik, anlattık. Türkiye olarak barışa giden yolu açmak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sayın Zelenskiy ile yaptığımız bu görüşmeden sonra şimdi Sayın Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını da ele alalım istiyoruz. Bu arada başta Dışişleri Bakanı’m olmak üzere ilgili arkadaşlarım muhataplarıyla görüşerek, Rusya tarafını da inşallah bu görüşmeye hazırlayacaklardır" dedi. "8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum" Azerbaycan ile ilişkilerde kriz olduğuna dair yorumları değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "8 Kasım’da Azerbaycan’ın Zafer Günü var. Ben de, fevkalade bir durum söz konusu olmazsa, 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanı’mı gerek Dışişleri Bakanı’mı Azerbaycan’a gönderdim. Ayrıca bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor. 8’indeki Zafer Günü’ne onlar da çok önem veriyorlar. Her zaman söylüyorum, bizim Azerbaycan’la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur" açıklamasında bulundu. "Hem Amerikan Yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato’yla yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz" ABD’de gerçekleşen ara seçimleri de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçim sonuçlarının Amerikan halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Aynı zamanda bu sonuçların bölgemize ve dünya siyasetine yansımalarının olumlu olmasını temenni ediyorum. Şimdiden köşeli cümleler kurmak herhalde biraz erken olacaktır. Türk-Amerikan ilişkileri köklüdür ve sağlam temellere dayanır. NATO müttefiki ve uzun yıllara dayanan stratejik ilişkilere sahip iki ülkeyiz. Biliyorsunuz bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar, zulümler maalesef devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuz. Bu amaçla hem Amerikan Yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato’yla yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Terörsüz Türkiye sürecimiz, Kanun’un belirlediği çerçevede devam ediyor" Terörsüz Türkiye sürecinin son durumu hakkında da değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle Terörsüz Türkiye sürecimiz, Kanun’un belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama bizim buradaki kararlılığımız çok net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz kurulumuz da devletimizin ilgili kurumları da konuya son derece hakim. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Böylesi büyük meselelerin halli, hassas bir süreç yönetimini gerektiriyor. Biz de bunu yapmanın meseleyi hassasiyetle yönetmenin çabası içerisindeyiz. Ülkemizi terörsüz bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız" dedi. "Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek" Fon soruşturmasına ilişkin son duruma dair bilgilendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bu konuda gerekli yol haritasını oluşturduk, gerekli talimatları verdik. Yol haritasına göre her kurum kendi görevini yerine getiriyor. Yani buradan daha önce yaptığım açıklamalarda da söylediğim gibi herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Gerek mevzuat gerek idari tedbirler gerek yargı süreçleri hepsi yakın takibimizde. Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor. Biliyorsunuz Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdim. Onlar da kendi incelemelerini yürütüyor. Oradan çıkacak netice de çok çok önemli. Cevdet Bey Başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulumuz, düzenli ve sık aralıklarla toplanıyor. Kurul’da alınan kararlar çerçevesinde ödemeler konusunda, ihtiyaç duyulan adımlar atılıyor. Olağan tasfiyelerin ardından, biliyorsunuz, geçen hafta cuma günü itibarıyla olağanüstü tasfiyelerde ödemeler başladı. Güvence verildiği gibi, bu ödemeler aralıksız yapılıyor. Kamu kaynağı kullanılmadan bu sürecin yönetilmesi temel prensibimiz. Altını çizerek söylüyorum, kamu kaynağı kullanımı burada söz konusu değil. Tam aksine herkes fonla ilgili ödemesi gerekeni ödeyecek, tasfiyeler yapılacak ve tahsilatlar gerçekleştikten sonra da gerekli olan yerlere ödemeler gerçekleştirilecek. Aziz milletim şunu çok iyi bilsin ki; Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız." "Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık" AK Parti iktidarının 24. yıl dönümüne dair de değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize de hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye’siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye’deyiz? Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz ’Her şey Türkiye için’ dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz İstanbul'da düzenlenen 42. İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) Bakanlar Toplantısı açılış oturumuna katıldı. Toplantıya, Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, üye ülke heyetlerinin yanı sıra ilgili İslam İşbirliği Teşkilatı ve uluslararası kuruluşlardan temsilciler katıldı. "Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz" İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Filistinli kardeşlerimizin Gazze başta olmak üzere yıllardır maruz kaldıkları işgal, yerleşimci terörü, zorla göç ve sistematik baskılar, insanlığın ortak vicdanında kapanması mümkün olmayan yaralar açmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye olarak yürüttüğümüz diplomatik çabalar ve bölge ülkelerinin ortak girişimleriyle sağlanan ateşkese rağmen Gazze'de can kayıplarının sürmesini derin bir üzüntü ile takip ediyoruz. İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü işgal ve saldırılar, Filistin halkının güvenliğini ve bölgesel istikrarı tehdit etmektedir. Gelinen aşamada, Gazze'nin yeniden imarının önünü açacak ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki soykırımı durduracak somut adımların atılması ve İsrail'de hükümete kim gelirse gelsin uluslararası çabaların sürdürülmesi hepimizin asli sorumluluğudur. İSEDAK olarak, Filistinli kardeşlerimize özel olarak geliştirdiğimiz Kudüs Programını kararlılıkla uygulamaya devam ediyoruz. Tamamlanan 28 projenin yanı sıra bu yıl da uygulamaya aldığımız 10 yeni projeyle, inşallah, çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyoruz. Suriye'de 8 Aralık Devrimiyle başlayan yeni dönemde ülkenin birlik ve bütünlüğünü temine yönelik önemli adımlar atıldığını memnuniyetle müşade ediyoruz. Suriye halkının barış, huzur ve refah içerisinde yaşayacağı parlak geleceğinin inşasını güçlü biçimde destekliyoruz" dedi. "Yemen'de ise Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez" Yılmaz, "Geçtiğimiz toplantımızda ilan ettiğimiz İSEDAK Suriye Programı kapsamında helal standartlar, ticaret, mesleki eğitim ile planlama ve strateji yönetimi alanlarında projelere başlandı. Dün düzenlenen İSEDAK Suriye Programı Panelinde bu projelerden elde edilen sonuçlar ve deneyimler heyet üyelerimizle paylaşıldı. Önümüzdeki yıl da bu program kapsamında Suriyeli kardeşlerimize proje desteğimizi sürdürmeye kararlıyız. İsrail'in kışkırtmalarıyla İran'a yönelik saldırılar ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim günümüzde hem bölgemizin istikrarı ve refahını hem de küresel refahı tehdit etmeye devam ediyor. Burada da çözümün anahtarı bellidir. Diplomasi ve diyalogdan asla vazgeçilmemelidir. Türkiye olarak arabulucuların çabalarını destekliyor, müzakere yoluyla çözüm için en üst düzeyde katkımızı sunuyoruz. Yemen'de ise, Husilerin sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıları hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Müttefikimiz kardeş Suudi Arabistan'a bu konuda destek vermeye devam edeceğiz. Kızıldeniz'de ve Babülmendep Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin temini amacıyla uluslararası ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz" Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımları sürdüreceklerine değinen Yılmaz, "Dost ve kardeş Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren barış ve normalleşme süreci başta olmak üzere, Kafkaslarda istikrarı ve Orta Koridorun işlevini artırma yönündeki çabaları güçlü şekilde destekliyoruz. Afrika kıtasıyla ilişkilerimiz, Türk dış politikasının önemli sütunlarından biri olmayı sürdürüyor. Karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve ‘kazan-kazan' ilkeleri temelinde derinleştirdiğimiz münasebetlerimizi inşallah 8-9 Aralık 2026 tarihlerinde Libya'da düzenlenecek Dördüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'yle taçlandıracağız. Bu vesileyle, kardeş Sudan'da üç buçuk yıldır devam eden çatışmalardan büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim. Müslümanlar olarak Sudan halkının karşı karşıya olduğu insani krizin göz ardı edilmesine izin vermemeliyiz. Sudan'da barışın tesisine, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasına yönelik çabalara desteğimizi ve Sudan halkının acılarını hafifletmek için insani yardımlarımızı sürdüreceğiz. Bir başka kardeş ülkemiz Somali'de ise, son 15 yılda önemli ilerlemeler katedilmiş olmakla beraber, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımları da yakından takip ediyoruz. İsrail'in Somaliland'ı tanımasına dair gayrimeşru ve hukuk dışı kararına karşı Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edeceğiz. Kuzey Afrika'da ise her geçen gün daha da gelişen ikili ilişkilerimizin, bölgenin barış, istikrar ve refahına doğrudan katkı yaptığını memnuniyetle müşahede ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bursa’dan Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesine vefa mesajı Haber

Bursa’dan Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesine vefa mesajı

Azerbaycan Kültür Derneği’nin 1949 yılında Mehmet Emin Resulzade tarafından Ankara’da kurulduğunun altını çizen Handan Askeran Ton "Azerbaycan’ın bağımsızlığına kavuştuğu güne kadar geçen süreçte Türkiye ile Azerbaycan arasında köprü oldu. Azerbaycan’ın sesini dünyaya duyurmak ve bağımsızlık ülküsünü yaşatmak için tarihi bir misyon üstlendi" diye konuştu. Handan Askeran Ton "28 Mayıs 1918 tarihinde Mehmet Emin Resulzade öncülüğünde kurulan Azerbaycan halk Cumhuriyeti, Azerbaycan halkının bağımsızlık idealinin simgesi olmuştur. Kısa ömrüne rağmen özgürlük, demokratik devletçilik tarihinde silinmez iz bırakmıştır" dedi. Başkan Handan Askeran Ton, Azerbaycan halkının Ebulfez Elçibey liderliğinde yıllara yayılan mücadelesi ve bağımsızlık iradesi sonucunda 18 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığın yeniden tesisine yönelik Anayasal kanun kabul edildiğine dikkat çekti. "Böylece Azerbaycan kendi geleceğini belirleme hakkını yeniden kazandı" diyen Handan Askeran Ton sözlerini şöyle sürdürdü; "Bu tarihi süreci anarken Mehmet Emin Resulzade’yi, Ebulfez Elçibey’i, bağımsızlık uğruna mücadele edenleri, şehitleri ve özgürlük idealini kuşaktan kuşağa taşıyan Azerbaycan halkını saygıyla, minnetle anıyoruz. Türkiye ve Azerbaycan ortak kökleri, tarihleri, kültürleri ve sarsılmaz gönül bağıyla birbirine kenetlenmiş iki kardeş ülkedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Azerbaycan’ın kederi bizim kederimiz, sevinci bizim sevincimizdir. Yaşasın bağımsız Türkiye, yaşasın bağımsız Azerbaycan, yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği."

Bursa Gönüllü Kuruluşlar'dan Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına tepki Haber

Bursa Gönüllü Kuruluşlar'dan Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına tepki

Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, Cuma namazı sonrasında Ulu Cami bahçesinde düzenlediği basın açıklamasıyla Azerbaycan’da uygulanan başörtüsü yasağına tepki gösterdi. İki ülke arasındaki köklü dostluk ve kardeşlik bağlarına vurgu yapılan açıklamada, temel insan hakları ve eğitim özgürlüğünü kısıtlayan bu karardan bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulunuldu. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu temsilcileri ve vatandaşlar, Cuma namazının ardından Ulu Cami bahçesinde bir araya gelerek Azerbaycan'da kamu kurumları ve eğitim kurumlarında uygulandığı belirtilen başörtüsü yasağına karşı ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Ahzap Suresi'nin 59. ayeti okunarak başlayan açıklamada, inanç özgürlüğü ve temel insan haklarının evrensel ilkeler olduğuna dikkat çekildi. Topluluk adına yapılan konuşmada, Azerbaycan halkının tarih boyunca inancı ve vatanı uğruna büyük fedakarlıklar gösterdiği hatırlatıldı. Basın açıklamasında, eğitim ve kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının inanç tercihlerine göre kısıtlanamayacağı vurgulandı. Benzer uygulamaların geçmişte farklı ülkelerde ve Türkiye’nin yakın tarihinde de olumsuz sonuçlar doğurduğu ifade edilirken, toplumsal barışın korunması için inanç özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. İki ülke arasındaki "Tek millet, iki devlet" anlayışına dikkat çekilen açıklamada; "Müslüman kadınlar için başörtüsü inancının bir gereğidir. Hiç kimse inancından dolayı eğitim hakkından ve diğer kamu haklarından mahrum edilemez, edilmemelidir. Kardeş ülke Azerbaycan’ın idarecilerini, kendi toplumunun milli ve manevi değerleriyle barışık adımlar atmaya ve bu karardan ivedilikle vazgeçmeye davet ediyoruz." ifadelerine yer verildi. Açıklamanın son bölümünde şair Bahtiyar Vahapzade’nin iki ülke kardeşliğini simgeleyen "Azerbaycan - Türkiye" şiiri okundu. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu temsilcileri, inanç özgürlüğü mücadelesinde Azerbaycan halkının yanında olmaya devam edeceklerini belirterek açıklamayı sonlandırdı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye ve Azerbaycan aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) gelişimi ve Türkiye’nin üstleneceği dönem başkanlığına ilişkin açıklama yaptı. Bahçeli, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin egemenliklere karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Dünyada siyasi, ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde TDT’nin ulaştığı seviyenin Türk dünyasının geleceği bakımından büyük önem taşıdığını belirten Bahçeli, "Türk Devletleri Teşkilatı; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve müşterek gelecek tasavvurumuzun kurumsal zemini hâline gelmiştir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk dünyasında siyasi iradenin güçlendiği, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiği, ulaştırma ve enerji bağlantılarının genişlediği yeni bir dönem şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, savunma sanayii, teknoloji, eğitim, bilim ve kültür başta olmak üzere birçok alanda artan iş birliği imkânlarının Türk devletleri arasındaki ilişkileri çok boyutlu bir yapıya kavuşturduğunu kaydetti. "Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir" TDT bünyesindeki ilişkilerin temelinde üye devletlerin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve kendi iç hukukuna saygı ilkesinin bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, "Her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir. Türk devletleri arasındaki iş birliği, bu egemenlik anlayışını esas almakta; karşılıklı saygı, eşitlik ve ortak menfaatler temelinde gelişmektedir" dedi. Türkiye ve Azerbaycan’ın aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti olduğunu belirten Bahçeli, "İki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz" Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağlarının milletlerin ortak hafızasına ve gönül bağına dayandığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Bu bakımdan Karabağ Zaferinin Başkomutanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın zirvede gerçekleştireceği buluşmanın, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha ortaya koyacağına inanıyoruz." Ekim ayının son haftasında Ankara’da gerçekleştirilecek TDT Zirvesi’nin tarihi önem taşıdığını belirten Bahçeli, dönem başkanlığının Azerbaycan’dan Türkiye’ye geçmesiyle Türkiye’nin Türk dünyasının ortak hedeflerinin hayata geçirilmesine yönelik önemli bir sorumluluk üstleneceğini ifade etti. "Somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirilmelidir" Türkiye’nin tarihi birikimi, devlet tecrübesi, ekonomik kapasitesi ve diplomatik gücüyle teşkilatın gelişiminde önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, dönem başkanlığı sürecinde kapsamlı bir çalışma gündeminin bulunduğuna dikkat çekti. Bahçeli, "Bakanlıklar, kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplum yapıları; kendi görev alanlarında Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2040 Vizyon Belgesi doğrultusunda somut, kalıcı ve sonuç odaklı projeler geliştirmelidir" ifadelerini kullandı. İsmail Gaspıralı’nın "Dilde, fikirde, işte birlik" anlayışının yol gösterici niteliğini koruduğunu belirten Bahçeli, eğitim, kültür, ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarındaki iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. "Türkiye’nin dönem başkanlığı somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır" Türk dünyasının sahip olduğu potansiyele işaret eden Bahçeli, "Türk dünyasının sahip olduğu potansiyel, devletlerimizin mevcut imkânlarının toplamından daha büyük bir anlam taşımaktadır. Bu potansiyelin gerçek bir güce dönüşmesi; ortak akıl, güçlü koordinasyon, karşılıklı saygı, egemenliklere riayet ve uzun vadeli bir bakışla mümkündür. Türkiye’nin dönem başkanlığı da bu anlayışın somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir dönem olmalıdır" dedi. Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İstikametimiz açıktır: Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası arasındaki kardeşlik hukukunu ve gönül bağını zedeleyecek hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine müsaade etmeden, Türk cumhuriyetlerinin egemenlik ve bağımsızlıklarına karşılıklı saygı temelinde iş birliğimizi derinleştirmek, tarihimizin bizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle ortak geleceğimizi inşa etmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmaktır." Türkiye’nin dönem başkanlığı sürecinde Türk dünyasının birlik, dayanışma ve yükseliş hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğini belirten Bahçeli, bu süreçte Türkiye’nin tarihinden aldığı güç, devlet tecrübesi ve gelecek vizyonuyla hareket edeceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.