Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Azerbaycan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da nevruz coşkusu Haber

Bursa'da nevruz coşkusu

Bursa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen kutlamalar, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Tayyare Kültür Merkezi’nde devam etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen törene katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Nevruz’un köklü bir medeniyetin ortak değeri olduğunu belirtti. Baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramı’nın kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Saldız, “Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Nevruz, sadece doğanın uyanışı değil; aynı zamanda gönüllerimizin birleştiği, kardeşliğin ve dayanışmanın güç kazandığı özel bir gündür. Bu anlamlı miras, bizleri ortak bir kültürde buluşturan en kıymetli değerlerimizdendir. Bursa’da bu ruhu hep birlikte yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak en önemli sorumluluğumuzdur” dedi. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise Nevruz’un toplumları bir araya getiren önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Nevruz’un dostluğun, kardeşliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu dile getiren Gençoğlu, daha güçlü bir toplum olma yolunda Nevruz’un taşıdığı anlamı iyi kavramak gerektiğini ifade etti. Nevruz komitesinde yer alan sivil toplum kuruluşları adına konuşma yapan Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Başkanı İrfan Tatlıoğlu da Nevruz’un Türk dünyasını bir araya getiren önemli bir kültürel değer olduğunu söyledi. Türk dünyasının dört bir yanında aynı coşkuyla kutlanan bayramın birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğini anlatan Tatlıoğlu, bu geleneği yaşatmak ve genç nesillere aktarmak zorunda olduklarını belirtti. Kutlamalar mehter takımı eşliğinde yapılan Nevruz yürüyüşü ile devam etti. Bursa Posoflular Derneği Ahıska Türkleri halk dansları gösterisi, Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Turan Gençleri gösterisi, Bursa Azerbaycan İnovasyon Derneği orta oyunu, demir dövme ve ateşten atlama ritüelleriyle devam eden etkinliklerde renkli görüntüler yaşandı. Katılımcılara geleneksel Nevruz pilavı ikram edilirken, vatandaşlar bayram coşkusunu doyasıya yaşadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Nevruz' mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Nevruz' mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep'te Kamil Ocak Spor Salonu'nda düzenlenen 21 Mart Nevruz Anma Günü Programı'na video mesaj gönderdi. Mesajında, geçen yıl İstanbul'da ilk defa himayelerinde yapılan Nevruz Anma Günü etkinliğinin bu yıl Gaziantep'te gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, "gönül ve kültür coğrafyası"nın dört bir yanındakilerin Nevruz Günü'nü tebrik etti. Erdoğan, baharın müjdecisi, tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olan nevruzun Türkiye'ye, kadim coğrafyaya ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini niyaz ederek, nevruzun Türkiye'nin yanı sıra komşularıyla yeni başlangıçların sembolü haline geldiğini görmekten memnuniyet duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "81 vilayetimizin yanı sıra Türk dünyasının dört bir ucunda aynı duygularla Nevruz ateşinin etrafında toplanıyoruz. Bu duygudaşlığı daha güçlü kılacak bir adım olarak Nevruz'u hepimiz için ortak bir gün haline getirdik. 2026 senesinde mevcut ivmeyi hızlandıracak Aile Meclisimizin 13. Zirvesi'ne inşallah Türkiye'de ev sahipliği yapacağız. Bu vesileyle vatandaşlarımızla birlikte Azerbaycan'dan Kazakistan'a, Kırgızistan'dan Özbekistan'a, Türkmenistan'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan'a kadar tüm dost ve kardeşlerimizin Nevruz Bayramı'nı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca Suriye, Irak ve şu günlerde savaşın yol açtığı sorunlarla boğuşan İranlı kardeşlerimizin de nevruzlarını kutluyor, bu anlamlı günün, bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum. Nevruz'un getirdiği bahar ikliminin gönüllerimize umut, toplumlarımıza huzur ve dünyamıza barış getirmesini temenni ediyorum."

Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil" Haber

Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran'ın ülke topraklarına düzenlediği saldırılara, Riyad'da Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının katıldığı toplantının ardından sert tepki gösterdi. Faysal bin Ferhan Al Suud saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, Tahran yönetimini stratejisini derhal "yeniden hesaplamaya" çağırarak, İran'ın bölgesel komşularını hedef alma stratejisini dikkatle planladığını söyledi. Suudi Bakan Al Suud, "Bu hedeflemelerin bazılarındaki doğruluk seviyesi, bunu hem komşularımızda hem de krallıkta görebilirsiniz, önceden tasarlanmış, planlanmış, organize edilmiş ve iyi düşünülmüş bir şey olduğunu gösteriyor. Krallığın hangi durumlarda savunma amaçlı bir eyleme geçeceğini ya da geçmeyeceğini açıklamayacağım, çünkü bunun İranlılara sinyal vermek açısından akıllıca bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Ancak İranlıların, krallığın ve saldırıya uğrayan ortaklarının ve diğerlerinin, bunu yapmayı seçmeleri halinde kullanabilecekleri çok önemli kapasite ve kabiliyetlere sahip olduğunu anlamalarının önemli olduğunu düşünüyorum" dedi. "Bu savaş sona erdiğinde, güvenin yeniden inşa edilebilmesi için çok uzun zaman gerekecek" İran'a gözdağı niteliğinde mesaj yollayan Faysal bin Ferhan Al Suud, "Gösterilen sabır sınırsız değil. Onların bir günü mü var, iki gün mü, bir hafta mı? Bunu önceden bildirmeyeceğim. Umarım bugün yapılan toplantının mesajını anlarlar, hızlıca yeniden değerlendirme yaparlar ve komşularına saldırmayı bırakırlar. Ancak bu bilgeliklerinin olduğundan şüpheliyim" ifadelerini kullandı. Savaşın bir gün sona ereceğini, ancak İran ile ilişkilerin yeniden kurulmasının çok daha uzun süreceğini söyleyen Faysal bin Ferhan Al Suud, "İran'ın bu stratejiyi son 10 yılda ve daha öncesinde inşa ettiğini kesin olarak biliyoruz. Bu, İran'ın gelişen bir duruma tepki olarak doğaçlama yaptığı bir şey değil. Bu, savaş planlamalarının içine yerleştirilmiş: komşularını hedef almak ve bunu uluslararası topluma baskı uygulamak için kullanmak. Dolayısıyla bu savaş nihayet sona erdiğinde, güvenin yeniden inşa edilebilmesi için çok uzun zaman gerekecek. Ve şunu söylemeliyim ki, eğer İran derhal durmazsa, o güveni yeniden tesis edebilecek neredeyse hiçbir şey kalmayacaktır" şeklinde konuştu. İran, Katar, Suudi Arabistan ve BAE'ye saldırmıştı İran Devrim Muhafızları Ordusu dün Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) petrol ve gaz tesislerini, İsrail'in İran'ın Güney Pars gaz sahasına yönelik saldırısına misilleme olarak hedef almıştı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin Riyad'ı hedef alan 4 İran balistik füzesini ve ülkenin doğu bölgesine yönlendirilen 2 füzeyi engellediğini açıklamıştı. BAE Savunma Bakanlığı ise ülkenin hava savunma sistemleri 13 balistik füze ve 27 insansız hava aracını etkisiz hale getirdiklerini bildirmiş, ayrıca başarılı bir füze önleme sonrasında düşen enkazın yol açtığı olaylara müdahale edilirken Habşan gaz tesisindeki operasyonların askıya alındığını aktarmıştı. Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da başkent Doha'nın 80 km kuzeydoğusunda bulunan ve dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretim tesisi olan, küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sini üreten Ras Laffan Sanayi Şehri'ni hedef alan "İran saldırısının güçlü bir şekilde kınandığı" ifade edilmişti. Riyad'da gündem toplantısı düzenlenmişti Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gece saatlerinde bölgesel son gelişmelerin ele alındığı toplantı düzenlenmişti. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suudi Arabistan, Azerbaycan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Pakistan, Suriye, Katar, Kuveyt, Lübnan, Mısır dışişleri bakanları ve temsilcileri katılmıştı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İran'ın gerginliği tırmandırmasını ele almak ve bölgenin istikrarını korumak amacıyla bölgesel koordinasyonu güçlendirmek üzere düzenlenen toplantıda İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarının, "egemenlik hakkının ve uluslararası hukukun ihlali" olduğu belirtilerek şiddetle kınanmıştı.

BUÜ’de gönül coğrafyası iftarda buluştu Haber

BUÜ’de gönül coğrafyası iftarda buluştu

BUÜ Çamlık Yemekhanesinde gerçekleşen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ile akademisyenler ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı. İftar öncesi öğrencilere hitap eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, konuşmasında üniversite bünyesindeki uluslararası öğrencilerin toplam sayının yüzde 10’unu oluşturduğuna dikkat çekerek, her bir öğrenciyi birer misafir ve zenginlik olarak gördüklerini ifade etti. ULUTÖMER’in sadece teknik bir dil öğrenme merkezi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel dünyasına açılan bir kapı niteliği taşıdığını belirten Yılmaz, öğrenilen dil sayesinde kurulan dostluk ve kardeşlik bağlarının bir ömür sürmesini temenni etti. Konuşmasında dünya üzerindeki tüm mazlumlar için dua isteyen Rektör Yılmaz, üniversite yerleşkesinde yapımı devam eden caminin de bir an önce tamamlanması arzusunu dile getirerek tüm katılımcılara hayırlı iftarlar diledi. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ise merkezin yürüttüğü faaliyetler ve uluslararası işbirlikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Temel amaçlarının Türkçeyi en iyi şekilde öğretmek ve Türk kültürünü tanıtmak olduğunu vurgulayan Demirel; halihazırda 68 farklı ülkeden 200’e yakın öğrenciye eğitim verdiklerini belirtti. 2025 yılı içerisinde Özbekistan ve Azerbaycan gibi dost ülkelerle yapılan akademik işbirliklerine, karşılıklı öğretim elemanı değişimlerine ve sertifika programlarına değinen Demirel, merkezin uluslararası vizyonunun altını çizdi. Ayrıca Nisan ayında düzenlenecek olan 11. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi’nin haberini veren Demirel, davetlerine icabet eden üniversite yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Özgür Özel'i tiye aldı Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Özgür Özel'i tiye aldı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış" Orta Doğu’daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti: "ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır." "Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır" Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, ’savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz’ demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu. "İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti?" Gazze’deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek, şöyle devam etti: "2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir." "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir" Orta Doğu’da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran’da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi. Bahçeli, İran’dan ateşlenen bazı füze ve İHA’ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, "9 Mart tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyetidir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz" dedi. Türkiye ile İran’ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor" ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine işaret etti. Bahçeli şöyle konuştu: "Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır." "Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" ifadelerini kullandı. "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar" açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop’taki füze testleri karşısında ’yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır" dedi. "Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur" Ayrıca İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.

Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı Haber

Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı

Türkiye’nin hamsi ihracatında yılın ilk iki ayında Ukrayna ilk sırada yer aldı. Açıklanan istatistiklere göre, savaşın sürdüğü Ukrayna’ya yapılan hamsi ihracatı dikkat çekti. Ocak-Şubat döneminde Ukrayna’ya 1 milyon 189 bin 703 kilogram hamsi ihraç edilirken, bu ihracattan 886 bin 42 dolar döviz girdisi sağlandı. Aynı dönemde Türkiye’den toplam 16 ülkeye gerçekleştirilen hamsi ihracatı ise 1 milyon 417 bin 881 kilogram olarak kaydedildi. Bu ihracat karşılığında 2 milyon 692 bin 135 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 13 ülkeye yapılan hamsi ihracatında 867 bin 205 kilogram hamsi karşılığında 2 milyon 16 bin 517 dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Bu yılın ilk iki ayında elde edilen gelir, geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Söz konusu dönemde hamsi ihracatında Ukrayna’nın ardından Belçika ve Almanya geldi. Belçika’ya 65 bin 606 kilogram hamsi ihraç edilerek 631 bin 263 dolar gelir elde edilirken, Almanya’ya yapılan 55 bin 212 kilogramlık ihracattan 470 bin 919 dolar döviz girdisi sağlandı. En az hamsi ihracatı yapılan ülkeler ise Katar, Gürcistan ve Azerbaycan-Nahçıvan oldu. Katar’a 300 kilogram karşılığında bin 380 dolar, Gürcistan’a 349 kilogram karşılığında 4 bin 370 dolar, Azerbaycan-Nahçıvan’a ise 494 kilogram karşılığında 2 bin 613 dolar değerinde hamsi ihraç edildi. Öte yandan, Trabzon’dan da yılın ilk iki ayında 3 ülkeye hamsi ihracatı gerçekleştirildi. Trabzon’dan yapılan ihracatta 197 bin 603 kilogram hamsi karşılığında 183 bin 128 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 36 bin 175 kilogram hamsi ihracatından 139 bin 6 dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Trabzon’dan hamsi ihracatı ise Ukrayna, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirliklerine gerçekleşti.

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Fidan, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu Haber

Dışişleri Bakanı Fidan, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Toplantısı'nda yaptığı açıklamanın satırbaşları; "Türk Dünyası olarak, stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve dayanışma göstermemiz gerektiğini farkındayız" Programda konuşan Bakan Fidan, "TDT üyesi ülkelerle karşılıklı güvene dayalı bir işbirliği yürütmekteyiz. Toplumlarımızın huzuru ve refahına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Ekonomi, kültür ve bağlansallık konularında şu ana kadar Türk devletleri ile beraber çok somut ve güzel başarılar elde ettik. Bir yandan da Türk Devletleri olarak uluslararası bir tutum belirlemek için yoğun bir mesai halindeyiz. Bu konuda güzel bir mesafe kat ediyoruz. Bölgesel ve küresel sorunlar arasında birlikte hareket etmemiz, her birimizin gücünü ve etkisini arttırmakta. Uluslararası sistemin daha da ön görülemez hale geldiği ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı Türk Dünyası olarak, stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve dayanışma göstermemiz gerektiğini farkındayız. Toplantımızda, teşkilatımızın bünyesindeki son gelişmeler ve önümüzdeki dönemde atılacak adımları ele aldık. Bugünkü faaliyetlerimiz, dış politika meselelerinde koordinasyonun arttırılması ve ortak tutum benimsenmesi bakımından son derece faydalı oldu. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bu ortak yaklaşımımızın son dönemdeki gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama kabul ettik. Burada, üyelerden birine yönelik herhangi bir saldırının tüm TDT üyeleri bakımından endişe kaynağı olduğu kayıt altına alınmış oldu. Teşkilat üyesi ülkeler, ülkemiz ve kardeş ülke Azerbaycan’a yönelik saldırılar karşısında güçlü destek ve dayanışma sergilemişlerdir. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz, aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek, diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Kalıcı barış, ancak diyalog ve işbirliği ile mümkündür" dedi. "Üçüncü dünya ülkelerini hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı vurgulamak istiyoruz" İsrail’in yayılmacı ve bölücü tutumu herkes tarafından bilinmektedir. İsrail, tüm bölgede istikrarsız olmasını çatışmalar ve savaşlar yaşanmasını strateji olarak benimsemiştir. Biz ise, dost ve kardeş ülkeler ile beraber, İsrail’in bu tutumuna karşı, barıştan yana bir politika benimsemiş durumdayız. Bugünde savaşın sona ermesi için her türlü diplomasi çabayı sürdürmekteyiz. Türkiye, etrafındaki ateş çemberine rağmen, huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır. Bu bir tesadüf değildir. Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde isabetli dış politikamız, bir sonucudur. Diğer taraftan üçüncü dünya ülkelerini hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı vurgulamak istiyoruz. Saldırlar, masum sivillerin hayatını riske atmakta ve savaşın yayılma riskini yaymaktadır. Bölgedeki çatışmalar, terör örgütlerinin bölgedeki çatışmalar, terör örgütlerinin su istimal edecekleri ortamı sağlamaktadır. Tırmanan gerginlik aynı zamanda, küresel enerji arz güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Türkiye olarak, ilgili kurumlarımızla eş güdüm halinde siyasi, insani, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında gereken tedbirleri büyük bir özenle almaktayız. KKTC, TDT’nin gözlemci üyesidir. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin on yıllardır maruz kaldığı haksız ve insanlık dışı izolasyonun kaldırılması elzemdir" diye konuştu.

Orta Doğu’daki gerilim uçuşları durdurdu Haber

Orta Doğu’daki gerilim uçuşları durdurdu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Orta Doğu’da İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan savaş nedeniyle bölgedeki hava sahalarında oluşan kısıtlamalara ilişkin açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahalarının kapalı olduğunu, Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da ise kısmi uçuşların sürdüğünü belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava trafiğinin kontrollü ve sınırlı şekilde devam ettiğini ifade etti. Türk havayolu şirketlerinin güvenlik riskleri nedeniyle bazı seferleri askıya aldığını kaydeden Bakan Uraloğlu, Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress’in İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün’e olan uçuşlarını 9 Mart gün sonuna kadar durdurduğunu açıkladı. Pegasus Hava Yolları’nın İran seferlerini 12 Mart’a, Türk Hava Yolları’nın ise 20 Mart’a kadar programdan çıkardığını bildirdi. Günlük değerlendirmeler doğrultusunda Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılacak uçuşların da bugün gerçekleştirilmeyeceğini belirten Bakan Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda 4, Muğla Dalaman Havalimanı’nda 2 ve Ankara Esenboğa Havalimanı’nda 1 olmak üzere toplam 7 Irak Havayolları uçağının beklemede bulunduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu ayrıca Tahran Havalimanı’nda Türk Hava Yolları ve Pegasus’a ait iki uçak ile Irak’ta Tailwind Havayolları’nın kiralık bir uçağının bulunduğunu açıkladı. Öte yandan Nahçıvan Uluslararası Havalimanı’na düşen bir insansız hava aracı nedeniyle Azerbaycan Hava Yolları’na ait iki yolcu uçağının Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’na planlı şekilde indirildiğini belirten Uraloğlu, uçaktaki yolcuların güvenli şekilde karayoluyla Nahçıvan’a ulaştırıldığını kaydetti. Bakan Uraloğlu, bölgedeki gelişmelerin ilgili kurumlar tarafından yakından takip edildiğini ve hava sahaları ile havalimanlarında yaşanabilecek değişikliklere göre gerekli tedbirlerin alınmaya devam edileceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.