Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

NEZAKETİ YENİDEN İNŞA ETMEK

Yazının Giriş Tarihi: 02.03.2026 10:55
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 10:56

​Geleneksel olarak "on bir ayın sultanı" diye tabir ettiğimiz Ramazan ayı, sadece bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma ve karşılıklı saygı atlasıdır. Ancak son yıllarda sokaklarda, meydanlarda ve kamusal alanda şahit olunan bazı manzaralar, bu köklü nezaket kültürünün yerini başka bir şeye bıraktığını gösteriyor. Artık mesele sadece birilerinin oruç tutmaması değil, bu durumun adeta bir "karşı duruş" veya bir "yok sayma" biçimine bürünmesidir.

​Dindarlıktan Önce İnsanlık Meselesi:
​Genellikle bu tür toplumsal değişimler "dindarlığın azalması" ile açıklanmaya çalışılır. Oysa gerçek sebep çok daha derinde, insanlık ve bir arada yaşama ahlakının gerilemesinde saklıdır. İnançlı ya da inançsız olmak bir tercih meselesidir; ancak bir başkasının kutsalına, hassasiyetine veya sadece o anki haline duyarlı olmak bir medeniyet göstergesidir.
​"Öteki" olarak tanımladığımız insanın değerlerine gösterdiğimiz özen, aslında kendi karakterimize verdiğimiz değerin aynasıdır.

​Özgürlük ile Küstahlık Arasındaki İnce Çizgi:
​Demokratik bir toplumda "oruç tutmama özgürlüğü" elbette tartışmaya kapalı bir haktır. Kimse kimseyi zorla bir ibadete dahil edemez. Fakat bir özgürlük, bir başkasının manevi alanını çiğneme hakkını vermez. Oruç tutmayan birinin, oruç tutanların yoğun olduğu bir ortamda "gösterişçi bir kayıtsızlıkla" hareket etmesi, özgürlükten ziyade bir "küstahlık" olarak algılanmaktadır.
​Bu durum, sadece Müslümanlara has bir konu da değildir. Herhangi bir inanç grubunun veya topluluğun özel ve kutsal kabul ettiği bir zaman dilimine, kasti bir duyarsızlıkla yaklaşmak, toplumsal dokuyu zedeleyen bir tavırdır.Eskiden Osmanlı döneminde istanbuldaki gayri müslimlerin Ramazan ayında çocuklarına bile Müslümanlara saygısızlık olmasın diye dışarıda bir şey yememelerini öğütlediğini tarihi kayıtlardan öğreniyoruz.

​Nezaketi Yeniden İnşa Etmek:
​İslam’ın şartlarından önce, insan olmanın şartı olan "saygı", bir toplumun huzur içindeki sigortasıdır. Ramazan; nefis terbiyesi kadar, başkasının hukukuna riayet etmeyi de öğretir. Eğer bir şehirde oruçsuzluk bir gösteriye, oruç tutanlar ise bir "hiçliğe" indirgeniyorsa; orada sadece dini değerler değil, bizi biz yapan temel insanlık paydası da erozyona uğruyor demektir.
​Gereken şey, eski mahalle kültürümüzdeki o sessiz ama derin nezakete geri dönmektir: Aç olanın toku, tok olanın açı anladığı, kimsenin kimseyi parmakla göstermediği ama herkesin birbirinin hukukuna titrediği bir sağduyu iklimi.

​Sizce bu toplumsal duyarsızlığın temelinde sadece bireyselleşme mi var, yoksa kuşaklar arası bir değer aktarımı kopukluğu mu yaşıyoruz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.