Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Sessiz Çöküş: Gençlik Nerede Kayboluyor?

Yazının Giriş Tarihi: 17.04.2026 12:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.04.2026 12:54

Bugün gençlik üzerine çok şey söyleniyor ama asıl mesele hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değil. Kimi imkânların arttığını söylüyor, kimi gençliğin bozulduğunu… Oysa gerçek daha sade ve daha ağır: Gençlik yetişmiyor, sadece oyalanıyor. Üstelik bu durum çoğu zaman “yetiştiriyoruz” denilerek yaşanıyor.

Bir gence burs vermek, onu iyi bir yurda yerleştirmek, maddi ihtiyaçlarını karşılamak elbette kıymetlidir. Ama bunlar tek başına bir anlam ifade etmez. Çünkü mesele imkân değil, istikamettir. Bugün gençlerin önünde sayısız fırsat var ama bu fırsatların onları nereye götürdüğü belirsiz.

Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Bir telefonla dünyanın bütün verisi cebimize sığıyor. Ama aynı genç, bir metni derinlemesine okuyamıyor, bir düşünceyi sonuna kadar taşıyamıyor. Her şey hızlı, yüzeysel ve geçici. Diploma var ama idrak eksik. Başarı var ama anlam zayıf.

Bir zamanlar insan olmanın temel ölçüleri vardı: doğruluk, güven, sözünde durmak… Bugün ise başarı, çoğu zaman karakterin önüne geçmiş durumda. Genç kazanmayı öğreniyor ama nasıl bir insan olması gerektiğini öğrenemiyor. Oysa karakter olmadan elde edilen hiçbir başarı insanı tamamlamaz.

İmkânlar arttı, evler büyüdü, hayat kolaylaştı. Ama aynı oranda incelik, zarafet ve kültür artmadı. Evlerde kitap yok, sanata yer yok, derinlik yok. Tüketim var, gösteriş var ama iç doluluğu yok. Genç neyi seveceğini değil, neyi tüketeceğini öğreniyor.

Bir de çağın en büyük oyalayıcısı var: ekranlar. Gençlik hiç olmadığı kadar meşgul ama bu meşguliyetin büyük kısmı üretken değil. Saatler akıp gidiyor, zihin yoruluyor ama geriye pek bir şey kalmıyor. İletişim artıyor ama bağlar zayıflıyor.

Bütün bunları sadece okullara veya sisteme yüklemek eksik kalır. Çünkü çocuk, hayata ilk olarak ailede hazırlanır. Bugün ise birçok evde huzur yerine gerginlik hâkim. Geçim derdi büyümüş, anne-baba arasındaki kavgalar sıradanlaşmış, boşanmalar artmış. Aynı evin içinde yaşayan insanlar, aynı hayatı paylaşamaz hâle gelmiş.

Eskiden evin bir düzeni vardı. Aile birlikte sofraya oturur, yemek sadece karın doyurmak değil aynı zamanda bir terbiyeydi. Çorbası, salatası, sohbeti olurdu. Şimdi herkes farklı saatlerde, farklı yerlerde yiyor. Birliktelik kayboldukça çocuk sadece açlığını değil, yalnızlığını da büyütüyor.

Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü öğrenir. Evde saygı yoksa saygıyı öğrenemez, sabır yoksa sabretmeyi bilemez. Sürekli öfkenin olduğu bir ortamda büyüyen çocuk, bunu normal zanneder. Sonra bir gün o öfke, sokakta, okulda, toplumda karşımıza çıkar.

Bir başka büyük yanılgı da sorumluluğu hep dışarıda aramaktır. Çocuk hata yaptığında okul suçlanır, arkadaş çevresi suçlanır ama aile dönüp kendine bakmaz. Oysa sınır koymayan, rehberlik etmeyen, her hatayı görmezden gelen bir yaklaşım çocuğu korumaz, aksine onu boşluğa iter.

Eskiden çocuklar sadece anne-babayla değil, büyüklerle büyürdü. Babaanne, dede, anneanne, komşular… Ziyaretler vardı, sohbet vardı, hayatın içinde öğrenme vardı. Bugün bu bağların çoğu kopmuş durumda. Çocuk okul ve ekran arasında sıkışıyor, köklerinden uzaklaştıkça yönünü de kaybediyor.

Bu noktada okulların ve öğretmenlerin rolünü de görmezden gelemeyiz. Çünkü genç, gününün büyük kısmını okulda geçiriyor. Öğretmen sadece ders anlatan biri değildir; aynı zamanda bir örnektir. Giyimiyle, konuşmasıyla, tavrıyla, duruşuyla öğrenci üzerinde iz bırakır. Bugün ise birçok yerde bu örneklik zayıflamış durumda. Disiplin ile mesafe arasındaki denge kaybolmuş, saygı ile samimiyet birbirine karışmış. Öğrenci, karşısında rehber olacak bir duruş göremediğinde, yönünü daha da kaybediyor. Eğitim sadece bilgi aktarmak değildir; hâl ve tavırla da eğitim verilir. Bu eksik kaldığında, verilen bilginin de etkisi azalır.

Bugün gençler arasında artan şiddet olaylarını sadece bireysel sorunlar olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Bu, uzun süredir ihmal edilen bir sürecin sonucudur. Sevgi eksikliği, ilgi eksikliği, rehberlik eksikliği… ve en önemlisi doğru örneklerin eksikliği. Şiddeti gören, şiddeti öğrenir. Değer görmeyen, değer vermeyi bilemez.

Bugün genç olmak gerçekten zor. Ama bu durum değiştirilemez değil. Bunun için en başa dönmek gerekir. Sağlam bir aile olmadan sağlam bir gençlik olmaz. Sağlam bir gençlik olmadan da sağlam bir toplum kurulamaz.

Mesele sadece çocuk büyütmek değil… insan yetiştirmektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.