Etrafımıza baktığımızda bolluk görüyoruz: büyük binalar, lüks araçlar, gösterişli hayatlar. Ama bu bolluğun içinde garip bir eksiklik var: vicdan.
Gençlere sorulduğunda hayaller neredeyse aynı. Daha çok para, daha çok konfor, daha çok görünürlük. Kimse “iyi bir insan olmak” demiyor. Çünkü bu artık bir başarı ölçütü sayılmıyor.
Birileri kısa sürede büyük servetlere ulaşıyor. Ama nasıl olduğu pek konuşulmuyor. Sorulması gereken sorular sorulmuyor. Çünkü sistem, sonucu kutsuyor; yolu değil.
Bu durum sadece ekonomik bir mesele değil, ahlâkî bir çöküştür. Haksızlık, adaletsizlik ve emek sömürüsü “normal” hale gelince, toplumun dengesi bozulur.
Eskiden ayıp sayılan birçok şey bugün “iş bitiricilik” diye övülüyor. İnsanlar kazanç uğruna değerlerinden vazgeçiyor, sonra da bunu “zaman böyle” diyerek meşrulaştırıyor.
Oysa zaman hiçbir şeyi zorla yaptıramaz. Tercih ederiz.
Gençlere daha fazla diploma değil, daha fazla karakter kazandırmak zorundayız. Çünkü bir ülkeyi ayakta tutan şey sadece ekonomisi değil, ahlâkıdır.
Her şeyimiz var gibi görünüyor.
Ama galiba en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyi kaybettik.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Şayık
Her Şey Var, Ama Bir Şey Eksik
Etrafımıza baktığımızda bolluk görüyoruz: büyük binalar, lüks araçlar, gösterişli hayatlar. Ama bu bolluğun içinde garip bir eksiklik var: vicdan.
Gençlere sorulduğunda hayaller neredeyse aynı. Daha çok para, daha çok konfor, daha çok görünürlük. Kimse “iyi bir insan olmak” demiyor. Çünkü bu artık bir başarı ölçütü sayılmıyor.
Birileri kısa sürede büyük servetlere ulaşıyor. Ama nasıl olduğu pek konuşulmuyor. Sorulması gereken sorular sorulmuyor. Çünkü sistem, sonucu kutsuyor; yolu değil.
Bu durum sadece ekonomik bir mesele değil, ahlâkî bir çöküştür. Haksızlık, adaletsizlik ve emek sömürüsü “normal” hale gelince, toplumun dengesi bozulur.
Eskiden ayıp sayılan birçok şey bugün “iş bitiricilik” diye övülüyor. İnsanlar kazanç uğruna değerlerinden vazgeçiyor, sonra da bunu “zaman böyle” diyerek meşrulaştırıyor.
Oysa zaman hiçbir şeyi zorla yaptıramaz. Tercih ederiz.
Gençlere daha fazla diploma değil, daha fazla karakter kazandırmak zorundayız. Çünkü bir ülkeyi ayakta tutan şey sadece ekonomisi değil, ahlâkıdır.
Her şeyimiz var gibi görünüyor.
Ama galiba en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyi kaybettik.