Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Gençler, Bir Durup Konuşalım

Yazının Giriş Tarihi: 28.01.2026 15:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 15:40

Kimse size yukarıdan bakarak konuşmak istemiyor.
Bu yazı “siz zaten bozuldunuz” diyenlerden değil.
Tam tersine…
Sizi daha sağlam, daha ayakta ve daha farkında görmek isteyen bir yerden geliyor.

Bugün sizden beklenen şey çok net:
Hızlı olun.
Rekabetçi olun.
Her şeye yetişin.
Bir yandan okuyun, bir yandan çalışın, bir yandan da “kendinizi pazarlayın”.

CV dolu olsun.
LinkedIn aktif olsun.
Bir şeyler başarmış gibi görünün.

Ama kimse şunu sormuyor:
Bu koşuşturmanın içinde siz iyi misiniz?

Çünkü bugün pek çok genç, dışarıdan “yolunda” görünüyor ama içeride yorgun.
Her şeye erişimi var ama hiçbir şeye tam olarak odaklanamıyor.
Sürekli çevrim içi ama kendisiyle bağlantısı kopuk.

Bilgi hiç bu kadar ulaşılabilir olmamıştı.
Ama düşünmek hiç bu kadar zor olmamıştı.

Bir videoyu sonuna kadar izleyemiyoruz.
Bir metni sabırla okuyamıyoruz.
İki dakika sessiz kalınca elimiz telefona gidiyor.
Zihnimiz sürekli uyarılıyor ama derinleşemiyor.

Dil meselesi burada başlıyor.

Kendini ifade edemeyen biri, ne hissettiğini de tam bilemez.
Duygularını cümleye dökemeyen, derdini de çözemiyor.
Bugün birçok genç “canım sıkılıyor” diyor ama neden sıkıldığını bilmiyor.

Çünkü kelime yoksa düşünce de zayıf kalıyor.

Ama mesele sadece dil değil.
Bugünü anlamak için geçmişi bilmek gerekiyor.
İnsanı anlamak için psikolojiye kulak vermek gerekiyor.
Doğruyla yanlışı ayırmak için mantık gerekiyor.
Ruhun nefes alması için sanat gerekiyor.
Bütün bunların başında da sağlam bir ahlâk duruşu gerekiyor.

İş sahibi olmak önemli, evet.
Ama tek başına yetmiyor.
Genç dediğin, sadece geçimini sağlayan değil;
kendine bir omurga kurabilen insandır.

Bir de şu “sürekli övülme” meselesi var.
Herkes size “çok özelsiniz” diyor.
Ama kimse sizi zorlamıyor.
Kimse “daha iyisi olabilir” demiyor.
Sürekli alkışlanan ama hiç yönlendirilmeyen bir kuşak büyüyor.

Oysa insan, konforla değil;
emekle ve yüzleşmeyle gelişir.

Bir gruba ait olmak, bir etikete sığınmak,
bir akıma kapılmak sizi güçlü yapmaz.
Sizi güçlü yapan şey;
neye neden inandığınızı bilmenizdir.

İnanç, fikir, duruş…
Hepsi ezberle değil, farkındalıkla anlam kazanır.
Aksi hâlde insan, ilk rüzgârda savrulur.

Gençler…

Siz sadece “gelecek” değilsiniz.
Bu ülkenin, bu zamanın, bu anın da parçasısınız.
Sizi sadece yarıştıran, sadece kazanmaya zorlayan düzene itiraz edin.

Daha çok “görünen” değil,
daha çok anlayan insanlar olun.

Çünkü bu çağ;
en hızlı olanları değil,
ne yaptığını bilen ve neden yaptığını düşünenleri ayakta tutacak.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.