Bugün dünyanın birçok yerinde ortak bir sorun var: En ciddi meseleler bile magazin diliyle konuşuluyor. Toplumların geleceğini ilgilendiren konular geri planda kalırken, yüzeysel tartışmalar gündemi belirliyor.
Özellikle televizyonlarda ve sosyal medyada dinî, kültürel ya da toplumsal konular çoğu zaman derinlikten uzak bir şekilde ele alınıyor. Ciddiyet beklenen meseleler bile bazen şaka, alay ve hafiflik içinde konuşulabiliyor. Böyle olunca da konuların gerçek ağırlığı kayboluyor.
Oysa bugün dünya çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya. Savaşlar, ekonomik krizler, göç dalgaları, çevre felaketleri ve hızla değişen toplum yapıları… Bunların her biri ciddi düşünmeyi, araştırmayı ve çözüm üretmeyi gerektiriyor.
Eğitim de bu konuların başında geliyor. Birçok ülkede gençlerin bilgiye ulaşma imkânı artmasına rağmen düşünme ve sorgulama kültürü aynı hızda gelişmiyor. Sınavlar, diplomalar ve unvanlar konuşuluyor; fakat gerçek anlamda nitelikli eğitim çok daha az tartışılıyor.
Toplumların karşı karşıya olduğu bir başka mesele de değerler meselesi. Saygı, görgü, nezaket ve sorumluluk gibi kavramların giderek zayıfladığını söyleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. İnsanlar daha hızlı yaşıyor ama birbirlerini anlamaya daha az vakit ayırıyor.
Ekonomik sorunlar da gündemin önemli bir parçası. Tarımdan sanayiye kadar birçok alanda üretimin niteliği tartışılıyor. Birçok ülke gıda güvenliği, enerji ve istihdam konularında yeni arayışlar içinde. Fakat bu meseleler çoğu zaman kısa ve yüzeysel haberlerle geçiştiriliyor.
Medyanın rolü burada çok önemli. Toplumun doğru bilgiye ulaşması, sorunları anlaması ve çözüm yollarını tartışması için güçlü ve sorumlu bir medya gerekiyor. Magazin elbette olabilir, fakat toplumun bütün gündemi magazin olmamalı.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; daha çok araştırma, daha çok analiz ve daha çok düşüncedir. Bilginin, kültürün ve sağduyunun değer gördüğü bir kamuoyu olmadan sağlıklı bir gelecek kurmak zor.
Kısacası mesele basit:
Toplumların ilerlemesi gürültüyle değil, bilgiyle, ciddiyetle ve ortak akılla mümkün olur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Şayık
Ciddiyetini Kaybeden Gündem
Bugün dünyanın birçok yerinde ortak bir sorun var: En ciddi meseleler bile magazin diliyle konuşuluyor. Toplumların geleceğini ilgilendiren konular geri planda kalırken, yüzeysel tartışmalar gündemi belirliyor.
Özellikle televizyonlarda ve sosyal medyada dinî, kültürel ya da toplumsal konular çoğu zaman derinlikten uzak bir şekilde ele alınıyor. Ciddiyet beklenen meseleler bile bazen şaka, alay ve hafiflik içinde konuşulabiliyor. Böyle olunca da konuların gerçek ağırlığı kayboluyor.
Oysa bugün dünya çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya. Savaşlar, ekonomik krizler, göç dalgaları, çevre felaketleri ve hızla değişen toplum yapıları… Bunların her biri ciddi düşünmeyi, araştırmayı ve çözüm üretmeyi gerektiriyor.
Eğitim de bu konuların başında geliyor. Birçok ülkede gençlerin bilgiye ulaşma imkânı artmasına rağmen düşünme ve sorgulama kültürü aynı hızda gelişmiyor. Sınavlar, diplomalar ve unvanlar konuşuluyor; fakat gerçek anlamda nitelikli eğitim çok daha az tartışılıyor.
Toplumların karşı karşıya olduğu bir başka mesele de değerler meselesi. Saygı, görgü, nezaket ve sorumluluk gibi kavramların giderek zayıfladığını söyleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. İnsanlar daha hızlı yaşıyor ama birbirlerini anlamaya daha az vakit ayırıyor.
Ekonomik sorunlar da gündemin önemli bir parçası. Tarımdan sanayiye kadar birçok alanda üretimin niteliği tartışılıyor. Birçok ülke gıda güvenliği, enerji ve istihdam konularında yeni arayışlar içinde. Fakat bu meseleler çoğu zaman kısa ve yüzeysel haberlerle geçiştiriliyor.
Medyanın rolü burada çok önemli. Toplumun doğru bilgiye ulaşması, sorunları anlaması ve çözüm yollarını tartışması için güçlü ve sorumlu bir medya gerekiyor. Magazin elbette olabilir, fakat toplumun bütün gündemi magazin olmamalı.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; daha çok araştırma, daha çok analiz ve daha çok düşüncedir. Bilginin, kültürün ve sağduyunun değer gördüğü bir kamuoyu olmadan sağlıklı bir gelecek kurmak zor.
Kısacası mesele basit:
Toplumların ilerlemesi gürültüyle değil, bilgiyle, ciddiyetle ve ortak akılla mümkün olur.