Selahaddin Eyyubi bir cuma hutbesindeydi. Cemaatin içinden bir genç aniden ayağa kalktı ve yüksek sesle:
“— Kudüs için cihadı emret! Başka ne anlatıyorsun?” diye çıkıştı.
Selahaddin Eyyubi bu söze o an hiçbir karşılık vermedi. Hutbesini sükûnetle tamamladı.
Ertesi sabah, henüz gün doğmadan, sabah namazı için camiye geldi. Cemaatin arasına bakarak sordu:
“— Dün bana hutbede cihadı emretmemi isteyen genç nerede?”
Cemaatten tek bir ses yükselmedi. Genç orada yoktu.
Bunun üzerine Selahaddin Eyyubi başını hafifçe eğdi ve şu ibretlik sözleri söyledi:
“— Cuma namazına gelenler, sabah namazına gelmedikçe Kudüs için cihadı emretmeyeceğim.”
CAN DOSTLARIM
Sözün çok, amelin az olduğu zamanlardan geçiyoruz.
Nefsine söz geçiremeyen, sıcak yatağından kalkmaya yanaşmayan, Rabb’inin övdüğü seher vakitlerini gafletle tüketen bir insan; büyük davalardan bahsediyor.
CAN DOSTLARIM
Oysa insan, önce kendi içinde kazanır ya da kaybeder.
Sabah namazına kalkamayan, güne eksik başlar. Kendine söz geçiremeyen, dünyaya nasıl söz geçirecek?
Peygamberin “sabah ve yatsı namazı münafıklara en ağır gelen namazdır” uyarısını işitip de hâlâ gaflette kalmak… işte asıl çelişki burada.
CAN DOSTLARIM
Kendine hayrı dokunmayanın, başkasına faydası olur mu?
Seher vakitlerinde kuşlar, ağaçlar, bütün mahlûkat bir zikrin içindeyken; insanın uykuda kaybolması ne büyük bir kayıptır.
Sonra başlarız uzak diyarlardaki zulmü konuşmaya, öfke kusmaya…
Oysa önce şu soruya cevap vermeliyiz:
“Rabbim beni çağırdığında, ben neredeydim?”
İnancı değil, insanların ne diyeceğini merkeze alanlar…
Nefsine yatırım yapmayan, kalbini ihmal edenler…
Hiçbir davanın gerçek galibi olamazlar.
Çünkü zafer; önce insanın kendi içinde başlar.
CAN DOSTLARIM
Bayramımızın ve Cumamızın hayrlara,bereketlere,Gazzedeki kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olması dileğiyle
KALIN SAĞLICAKLA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Yapıcı
CAN DOSTLARIM
Selahaddin Eyyubi bir cuma hutbesindeydi. Cemaatin içinden bir genç aniden ayağa kalktı ve yüksek sesle:
“— Kudüs için cihadı emret! Başka ne anlatıyorsun?” diye çıkıştı.
Selahaddin Eyyubi bu söze o an hiçbir karşılık vermedi. Hutbesini sükûnetle tamamladı.
Ertesi sabah, henüz gün doğmadan, sabah namazı için camiye geldi. Cemaatin arasına bakarak sordu:
“— Dün bana hutbede cihadı emretmemi isteyen genç nerede?”
Cemaatten tek bir ses yükselmedi. Genç orada yoktu.
Bunun üzerine Selahaddin Eyyubi başını hafifçe eğdi ve şu ibretlik sözleri söyledi:
“— Cuma namazına gelenler, sabah namazına gelmedikçe Kudüs için cihadı emretmeyeceğim.”
CAN DOSTLARIM
Sözün çok, amelin az olduğu zamanlardan geçiyoruz.
Nefsine söz geçiremeyen, sıcak yatağından kalkmaya yanaşmayan, Rabb’inin övdüğü seher vakitlerini gafletle tüketen bir insan; büyük davalardan bahsediyor.
CAN DOSTLARIM
Oysa insan, önce kendi içinde kazanır ya da kaybeder.
Sabah namazına kalkamayan, güne eksik başlar. Kendine söz geçiremeyen, dünyaya nasıl söz geçirecek?
Peygamberin “sabah ve yatsı namazı münafıklara en ağır gelen namazdır” uyarısını işitip de hâlâ gaflette kalmak… işte asıl çelişki burada.
CAN DOSTLARIM
Kendine hayrı dokunmayanın, başkasına faydası olur mu?
Seher vakitlerinde kuşlar, ağaçlar, bütün mahlûkat bir zikrin içindeyken; insanın uykuda kaybolması ne büyük bir kayıptır.
Sonra başlarız uzak diyarlardaki zulmü konuşmaya, öfke kusmaya…
Oysa önce şu soruya cevap vermeliyiz:
“Rabbim beni çağırdığında, ben neredeydim?”
İnancı değil, insanların ne diyeceğini merkeze alanlar…
Nefsine yatırım yapmayan, kalbini ihmal edenler…
Hiçbir davanın gerçek galibi olamazlar.
Çünkü zafer; önce insanın kendi içinde başlar.
CAN DOSTLARIM
Bayramımızın ve Cumamızın hayrlara,bereketlere,Gazzedeki kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olması dileğiyle
KALIN SAĞLICAKLA