Çok uzun zamandır elime kalemi alıp Bursaspor hakkında bir şeyler yazmadığımı fark ettim. Bugün gelen bu farkındalıkla beraber hem yeni bir başlangıcı taçlandırmak hem de yeniden antrenmanlara başlamam gerektiğini düşünerek Bursaspor'un sezon öncesiyle alakalı dilim döndüğünce bir şeyler söylemek istedim...
Hepimiz yeni sezonu sabırsızlıkla beklerken aynı zamanda içimizde kontrol edilemeyen bir heyecan da var. Çok uzun zaman sonra Bursaspor maçlarını artık TV'den takip edebilecek, -teşbihte kusur olmaz- kümes gibi stadyumlarda artık oynamayacağız. Bugün bu heyecanın mimarlarına gerçekten ve içtenlikle teşekkür ederim. Bir zamanlar çocukların dahi sınıflarda adını söylemekten çekindiği Bursaspor, şimdilerde ismiyle, marşlarıyla okulları gümbür gümbür inletiyor. Bu benim en çok dikkat ettiğim noktalardan biri; benim fikrimce Bursaspor'un yeniden dirildiğinin en net göstergelerinden biri çocukların hafta sonunu Bursaspor maçına gitmek için beklemesi, forma almak için tost değil de simit yemesi...
Dirilişin en kritik senesi
"Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik" deyimi bence şu an tam olarak bulunduğumuz konumu açıklıyor. 3. Lig, 2. Lig, zorlu haftalar, puan kayıpları, ayrılıklar derken... Nihayet ait olduğumuz yere, yani Süper Lig'e son bir adım kaldı. Bu sene dikkat etmemiz gereken ve taraftarın üstüne düşen en büyük nokta destekten vazgeçmemek; çünkü diğer liglere göre bu ligde çok farklı bir şey var... Geçen sezona göz atıp bu farklılığı hemen açıklayalım. Geçen sezonu şampiyon tamamlayan Erzurumspor'a göz gezdirelim biraz. Erzurumspor geçen sezon ilk 20 hafta sürekli 4, 6 hatta 7. sıralarda gezindi. Kimsenin belki de şampiyonlukla alakalı bir beklentisi yoktu ama... 38. haftaya geldiğimizde Erzurumspor şampiyonluk turları atıyordu. İşte bu örnek her an her şeyin değişebileceğinin en net kanıtı. O yüzden her zaman elimizden geleni yapıp takımı desteklemek en büyük borcumuz.
Transferler ve rakip takımlar...
Hepimizin gözü tabii ki yeni transferlerde olacak; özellikle hem dünyada hem ülkemizde gelişi büyük yankı uyandıran Iheanacho'da. Fakat hepimizin malumu, futbol bir takım oyunu. Başkan Enes Çelik'in de transferde en çok dikkat ettiği şeylerden biri bu. Yapılan tüm transferlerde oyuncuların yetenekleri, maliyetleri ve karakterleri öncelik alındı. Aynı zamanda Sayın Başkanın söylediği bir şey vardı: "Winner bir takım kurmak istiyoruz." Bu tabir, yapılan transferlere bakıldığında tam olarak gerçekleşti; gelen futbolcuların oynadıkları kulüpler hep büyük ve baskı altında olan camialardı.
Transferleri tek tek ele almak yanlış olur diye düşünüyorum. Tüm futbolcular kariyeri ve karakteri ile takıma bir şeyler katacaktır, buna benim inancım tam. Hatta bu kadroda bulunan çoğu oyuncunun rahatlıkla Süper Lig'de kontrat bulabileceğini düşünüyorum. Bunların haricinde parantez açmak istediğim bir konu var, o da Zeki Yavru transferi... Bugün Süper Lig'de ilk 10'a oynayacak takımların bile kadrosunda bulundurmak isteyecekleri türden bir futbolcu Zeki. Hem istikrarı hem de liderliği tartışılmaz. Bence diğer yapılan transferlerin de etkisiyle çok gündem olmasa da bu senenin en iyi transferlerinden biri. Sahada göstereceği oyun ve mücadeleyi dört gözle bekliyorum.
Rakiplere bakacak olursak da bizi çok da kolay bir ligin beklediğini söyleyemeyiz. Özellikle benim dikkatimi çeken iki takım var: Fatih Karagümrük ve Esenler Erokspor. Karagümrük mevcut kadrosunu koruduğu gibi üzerine Dorukhan Toköz ve Cenk Tosun gibi eklemeler yaptı. Bu sezon liderlik yarışında bizlere ortak olacağını düşünüyorum. Esenler Erokspor ise Play-Off ile Süper Lig'e çıkan Çorum FK'dan önemli eklemeler yaptı. Bunlarla beraber benim gerçekten saygı duyduğum ve Bandırmaspor'da bence kendini ispatlayan Mustafa Gürsel'i de takımın başına getirdiler... Tabii bunlar benim gözlem ve yorumlarım; yeni sezonun neler getireceğini hep beraber izleyip göreceğiz...
Sözümü fazla uzatmadan buralarda bitirmek isterim. Bizler hayatında çizgileri olan, duruşlarından ödün vermeyen Bursasporlu insanlarız. Bu sene de daha önceki seneler gibi yönetim gerekeni yaptı; sıra şimdi sahada oynayacak yürekli futbolcular ve tribünde "Yumrukları sıkı, başları yüksekte" olan Bursaspor taraftarında... Yeni sezon hepimize hayırlı olsun.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Harun Yahya Güley
Yumruklar sıkı, başlar yüksekte...
Yine, yeni, yeniden...
Çok uzun zamandır elime kalemi alıp Bursaspor hakkında bir şeyler yazmadığımı fark ettim. Bugün gelen bu farkındalıkla beraber hem yeni bir başlangıcı taçlandırmak hem de yeniden antrenmanlara başlamam gerektiğini düşünerek Bursaspor'un sezon öncesiyle alakalı dilim döndüğünce bir şeyler söylemek istedim...
Hepimiz yeni sezonu sabırsızlıkla beklerken aynı zamanda içimizde kontrol edilemeyen bir heyecan da var. Çok uzun zaman sonra Bursaspor maçlarını artık TV'den takip edebilecek, -teşbihte kusur olmaz- kümes gibi stadyumlarda artık oynamayacağız. Bugün bu heyecanın mimarlarına gerçekten ve içtenlikle teşekkür ederim. Bir zamanlar çocukların dahi sınıflarda adını söylemekten çekindiği Bursaspor, şimdilerde ismiyle, marşlarıyla okulları gümbür gümbür inletiyor. Bu benim en çok dikkat ettiğim noktalardan biri; benim fikrimce Bursaspor'un yeniden dirildiğinin en net göstergelerinden biri çocukların hafta sonunu Bursaspor maçına gitmek için beklemesi, forma almak için tost değil de simit yemesi...
Dirilişin en kritik senesi
"Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik" deyimi bence şu an tam olarak bulunduğumuz konumu açıklıyor. 3. Lig, 2. Lig, zorlu haftalar, puan kayıpları, ayrılıklar derken... Nihayet ait olduğumuz yere, yani Süper Lig'e son bir adım kaldı. Bu sene dikkat etmemiz gereken ve taraftarın üstüne düşen en büyük nokta destekten vazgeçmemek; çünkü diğer liglere göre bu ligde çok farklı bir şey var... Geçen sezona göz atıp bu farklılığı hemen açıklayalım. Geçen sezonu şampiyon tamamlayan Erzurumspor'a göz gezdirelim biraz. Erzurumspor geçen sezon ilk 20 hafta sürekli 4, 6 hatta 7. sıralarda gezindi. Kimsenin belki de şampiyonlukla alakalı bir beklentisi yoktu ama... 38. haftaya geldiğimizde Erzurumspor şampiyonluk turları atıyordu. İşte bu örnek her an her şeyin değişebileceğinin en net kanıtı. O yüzden her zaman elimizden geleni yapıp takımı desteklemek en büyük borcumuz.
Transferler ve rakip takımlar...
Hepimizin gözü tabii ki yeni transferlerde olacak; özellikle hem dünyada hem ülkemizde gelişi büyük yankı uyandıran Iheanacho'da. Fakat hepimizin malumu, futbol bir takım oyunu. Başkan Enes Çelik'in de transferde en çok dikkat ettiği şeylerden biri bu. Yapılan tüm transferlerde oyuncuların yetenekleri, maliyetleri ve karakterleri öncelik alındı. Aynı zamanda Sayın Başkanın söylediği bir şey vardı: "Winner bir takım kurmak istiyoruz." Bu tabir, yapılan transferlere bakıldığında tam olarak gerçekleşti; gelen futbolcuların oynadıkları kulüpler hep büyük ve baskı altında olan camialardı.
Transferleri tek tek ele almak yanlış olur diye düşünüyorum. Tüm futbolcular kariyeri ve karakteri ile takıma bir şeyler katacaktır, buna benim inancım tam. Hatta bu kadroda bulunan çoğu oyuncunun rahatlıkla Süper Lig'de kontrat bulabileceğini düşünüyorum. Bunların haricinde parantez açmak istediğim bir konu var, o da Zeki Yavru transferi... Bugün Süper Lig'de ilk 10'a oynayacak takımların bile kadrosunda bulundurmak isteyecekleri türden bir futbolcu Zeki. Hem istikrarı hem de liderliği tartışılmaz. Bence diğer yapılan transferlerin de etkisiyle çok gündem olmasa da bu senenin en iyi transferlerinden biri. Sahada göstereceği oyun ve mücadeleyi dört gözle bekliyorum.
Rakiplere bakacak olursak da bizi çok da kolay bir ligin beklediğini söyleyemeyiz. Özellikle benim dikkatimi çeken iki takım var: Fatih Karagümrük ve Esenler Erokspor. Karagümrük mevcut kadrosunu koruduğu gibi üzerine Dorukhan Toköz ve Cenk Tosun gibi eklemeler yaptı. Bu sezon liderlik yarışında bizlere ortak olacağını düşünüyorum. Esenler Erokspor ise Play-Off ile Süper Lig'e çıkan Çorum FK'dan önemli eklemeler yaptı. Bunlarla beraber benim gerçekten saygı duyduğum ve Bandırmaspor'da bence kendini ispatlayan Mustafa Gürsel'i de takımın başına getirdiler... Tabii bunlar benim gözlem ve yorumlarım; yeni sezonun neler getireceğini hep beraber izleyip göreceğiz...
Sözümü fazla uzatmadan buralarda bitirmek isterim. Bizler hayatında çizgileri olan, duruşlarından ödün vermeyen Bursasporlu insanlarız. Bu sene de daha önceki seneler gibi yönetim gerekeni yaptı; sıra şimdi sahada oynayacak yürekli futbolcular ve tribünde "Yumrukları sıkı, başları yüksekte" olan Bursaspor taraftarında... Yeni sezon hepimize hayırlı olsun.