Tarih boyunca inandığını başarmış, başardıklarına yenisi eklemiş ve yetinmemiş bir şehirdir. Ne savaşlar, badireler atlatan bu şehir şimdi spor alanında büyük sınav veriyor.
Her sene yanilenen rakipler, futbol cahili başkanlar, tek derdi reklam olan taraftarlarla uğraşıyor. Ancak dedim ya kadim şehir her konuda olduğunu gibi futbolda da devrimlerin mimarı bir şehir. Geçtiğimiz sezon en azından Karşıyaka gibi futbolu bilen, taraftarı sadece Karşıyaka’yı tutan bir takımla rakip olduk. En azından onlarla savaş içerisine girdik ve tatlı atışmalar olsa da neticede bir takım şampiyon olacaktı. Ancak şimdi bakıyorsun başkanı bile çift takımlı hatta tescilli şehirlerle muhatap oluyorsun. Algıyı tamamen “Bursa kollanıyor” içerisine sokan bu başkan şehrinde iki medyaya hükmedemeyince soluğu Bursa medyasına PR yaptırmakta buluyor. Bizimkilerde durur mu hiç? Hemen bu algıya taraf olup sırf onu eleştirmek için haberleri paylaşıp, girince oluyor sana bir anda güncem. Adam “Para yok, şehir bize destek olmuyor” diye algı yapıyor. Bursa taraftarı ve medyası bunu paylaşmasa sen, ben, bizimkiler dışında okuyan olmayacak konular ülke güncemine giriyor.
Şimdi son maçta bakıyorsun algıları başka yerlere dağılmış…
Dışarıda ki topa penaltı veriliyor. İzmir'de Bursaspor ile oynadıkları maçta tekmeye kafa atan kaleci gelen topa bakıyor, defans izliyor. Sonra “Bursa kollanıyor” yersen!
Siz yerseniz tamam da biz yemedik…
Sizin dernek başkanlığını yaptığınız İstanbul kulübünün maçını tribünden izlerken alışık olduğunuz konulara Bursa ve Bursaspor alışık değil maalesef…
Bursaspor bu hafta sonu son derece önemli bir maça çıkıyor. Muşspor deplasmanında puan veya puanlar arayacak Yeşil, Beyazlı takım. Ben 3 puan ile dönüleceğine inanıyorum ve bu da zaten Bursaspor’un şampiyonluk fitilini ateşlediği gün olacak.
Kenetlenecek ve başaracağız… Başka yolu yok!
Bursa derbisi!
Kimse kusura bakmasın ama Nilüfer’i hiç ama hiç beğenmedim…
Ben futbol cahiliyim de futbol dehalarınında yaptığı işleri dikkatle takip ediyorum. Kontra ataklarla gol arayan ve aradığını bulan bir Nilüfer var sahada ancak burası 3. Lig burada maalesef olmuyor, tutmuyor bazen. Yıldırımspor’da dün sahada en çok topla oynayan ve ne oynadığını bilen takım olarak gözükse de onlarda pasif kaldı. Bana göre şampiyonluğun en büyük adaylarından birisi ancak bu tür maçlarda kaybettikleri puanı umarım aramazlar. Kaldı ki Kafkas ve Çorlu’da puan kaybetmişken…
Nilüfer’e gelirsek mutlak 3 paun alması gereken maçta 2 defa öne geçmesine rağmen hırs ve gerginlik yüzünden 1 puanı zor aldılar. Yıldırımspor’un gözde forveti Muhammet Emin Bektaş penaltıyı doğru kullanıp, gole çevirse bugün başka şeyler konuşuluyordu. Pilot takım Nilüfer gerçekten pilot mu emin olamadım maalesef. İlk 11’de sadece bir Bursaspor alt yapılı vardı maçta. Pilot takımda oynasın diye bunca destek verilen takımdan bahsediyorum. Evet ligde kalma umuduyla oynayan bu takımda ligin ilk yarısı alınan puanların başlıca mimarları Bilal Güney, Barış Dalkıran, Mehmet Çetin hepsi yedekte. Birisi 722'de diğerleri 90+’da oyuna dahil oldular. Mustafa Genç için duyduğum ise kadro dışı kalmasıymış. Devre arası bir diğer tehlikede olan Bursa takımı Kestel Çilekspor’un istediği Mustafa Genç ve Mehmet Çetin için Nilüfer’in hocası Anıl Can Yolgörmez “İkisini de kadroda istiyorum, oynatacağım” dediğini biliyoruz. Ancak bu süreçte futbolcular gitmek ve oynamak istediklerini söyleselerde verilmedi ve transfer sezonu biter bitmez kadro dışı bırakılmış. Başka bir sorun var mı bilmiyorum ama Bursaspor’un büyük umutlar beslediği Mustafa Genç gibi isimler pilot takımda oynasın diye varlar. Kimse kusura bakmayacak. Bu takım düşerse bu tamamen hocaya yazar…
Bunca maddi imkana, transfer iznine rağmen takım kuramayıp, herkesin maddi imkansızlıklar içerisinde boğuştuğu dönemde Antalya’da en kral otelde kamp yapıp, tesis, stadyum sorunu olmadan ateş çemberinde “Ben taktik oturtacağım” diyerek takımı kümeye düşürmeyi başarırsa hoca helal olsun derim. Takımı aldığı yerde belli orası ayrı. Bu yazıyı tek Anıl Can hocaya yazmayız tabii ki..
Sene başında takımı hazırlayan, kuran hocaları da saygıyla anarız kimse merak etmesin. Ancak çocuklar çok gergin ve bu gerginliği ben seneler evvel Bursaspor’da gördüm ve yaşadım. Umarım burada yaşanmaz…
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Fatih Akkuş
İnandığını başaran şehir “Bursa”
Bursa kadim bir şehir…
Tarih boyunca inandığını başarmış, başardıklarına yenisi eklemiş ve yetinmemiş bir şehirdir. Ne savaşlar, badireler atlatan bu şehir şimdi spor alanında büyük sınav veriyor.
Her sene yanilenen rakipler, futbol cahili başkanlar, tek derdi reklam olan taraftarlarla uğraşıyor. Ancak dedim ya kadim şehir her konuda olduğunu gibi futbolda da devrimlerin mimarı bir şehir. Geçtiğimiz sezon en azından Karşıyaka gibi futbolu bilen, taraftarı sadece Karşıyaka’yı tutan bir takımla rakip olduk. En azından onlarla savaş içerisine girdik ve tatlı atışmalar olsa da neticede bir takım şampiyon olacaktı. Ancak şimdi bakıyorsun başkanı bile çift takımlı hatta tescilli şehirlerle muhatap oluyorsun. Algıyı tamamen “Bursa kollanıyor” içerisine sokan bu başkan şehrinde iki medyaya hükmedemeyince soluğu Bursa medyasına PR yaptırmakta buluyor. Bizimkilerde durur mu hiç? Hemen bu algıya taraf olup sırf onu eleştirmek için haberleri paylaşıp, girince oluyor sana bir anda güncem. Adam “Para yok, şehir bize destek olmuyor” diye algı yapıyor. Bursa taraftarı ve medyası bunu paylaşmasa sen, ben, bizimkiler dışında okuyan olmayacak konular ülke güncemine giriyor.
Şimdi son maçta bakıyorsun algıları başka yerlere dağılmış…
Dışarıda ki topa penaltı veriliyor. İzmir'de Bursaspor ile oynadıkları maçta tekmeye kafa atan kaleci gelen topa bakıyor, defans izliyor. Sonra “Bursa kollanıyor” yersen!
Siz yerseniz tamam da biz yemedik…
Sizin dernek başkanlığını yaptığınız İstanbul kulübünün maçını tribünden izlerken alışık olduğunuz konulara Bursa ve Bursaspor alışık değil maalesef…
Bursaspor bu hafta sonu son derece önemli bir maça çıkıyor. Muşspor deplasmanında puan veya puanlar arayacak Yeşil, Beyazlı takım. Ben 3 puan ile dönüleceğine inanıyorum ve bu da zaten Bursaspor’un şampiyonluk fitilini ateşlediği gün olacak.
Kenetlenecek ve başaracağız… Başka yolu yok!
Bursa derbisi!
Kimse kusura bakmasın ama Nilüfer’i hiç ama hiç beğenmedim…
Ben futbol cahiliyim de futbol dehalarınında yaptığı işleri dikkatle takip ediyorum. Kontra ataklarla gol arayan ve aradığını bulan bir Nilüfer var sahada ancak burası 3. Lig burada maalesef olmuyor, tutmuyor bazen. Yıldırımspor’da dün sahada en çok topla oynayan ve ne oynadığını bilen takım olarak gözükse de onlarda pasif kaldı. Bana göre şampiyonluğun en büyük adaylarından birisi ancak bu tür maçlarda kaybettikleri puanı umarım aramazlar. Kaldı ki Kafkas ve Çorlu’da puan kaybetmişken…
Nilüfer’e gelirsek mutlak 3 paun alması gereken maçta 2 defa öne geçmesine rağmen hırs ve gerginlik yüzünden 1 puanı zor aldılar. Yıldırımspor’un gözde forveti Muhammet Emin Bektaş penaltıyı doğru kullanıp, gole çevirse bugün başka şeyler konuşuluyordu. Pilot takım Nilüfer gerçekten pilot mu emin olamadım maalesef. İlk 11’de sadece bir Bursaspor alt yapılı vardı maçta. Pilot takımda oynasın diye bunca destek verilen takımdan bahsediyorum. Evet ligde kalma umuduyla oynayan bu takımda ligin ilk yarısı alınan puanların başlıca mimarları Bilal Güney, Barış Dalkıran, Mehmet Çetin hepsi yedekte. Birisi 722'de diğerleri 90+’da oyuna dahil oldular. Mustafa Genç için duyduğum ise kadro dışı kalmasıymış. Devre arası bir diğer tehlikede olan Bursa takımı Kestel Çilekspor’un istediği Mustafa Genç ve Mehmet Çetin için Nilüfer’in hocası Anıl Can Yolgörmez “İkisini de kadroda istiyorum, oynatacağım” dediğini biliyoruz. Ancak bu süreçte futbolcular gitmek ve oynamak istediklerini söyleselerde verilmedi ve transfer sezonu biter bitmez kadro dışı bırakılmış. Başka bir sorun var mı bilmiyorum ama Bursaspor’un büyük umutlar beslediği Mustafa Genç gibi isimler pilot takımda oynasın diye varlar. Kimse kusura bakmayacak. Bu takım düşerse bu tamamen hocaya yazar…
Bunca maddi imkana, transfer iznine rağmen takım kuramayıp, herkesin maddi imkansızlıklar içerisinde boğuştuğu dönemde Antalya’da en kral otelde kamp yapıp, tesis, stadyum sorunu olmadan ateş çemberinde “Ben taktik oturtacağım” diyerek takımı kümeye düşürmeyi başarırsa hoca helal olsun derim. Takımı aldığı yerde belli orası ayrı. Bu yazıyı tek Anıl Can hocaya yazmayız tabii ki..
Sene başında takımı hazırlayan, kuran hocaları da saygıyla anarız kimse merak etmesin. Ancak çocuklar çok gergin ve bu gerginliği ben seneler evvel Bursaspor’da gördüm ve yaşadım. Umarım burada yaşanmaz…