Bursaspor’un puan kaybından medet umanlar en ufak kayıpta başladı algılara, acındırmalara.
Bu aslında Bursaspor’un kaderi. Her sene renkleri, arması farklı olsada algı aynı “Bursaspor kollanıyor”
Yahu insan bunu söylerken bile utanır. Süper Lig’den düşürüldükten sonra en çok canı yakılan takımın adıdır Bursaspor!
VAR senesi ilk Bursaspor’u yaktı tam 22 puanı çalındı. Zamanın MHK başkanı bile çıkıp “VAR’dan en çok etkilenen takım Bursaspor oldu” dedi. Yetmedi TFF 1. Lig’de öyle bir lobiyle karşı, karşıya bırakıldı ki şöyle özetleyeyim durumu size. İstanbul’da bir maç oynanıyor ve maçın temsilcisi rakibimiz olan takımın kongre üyesi. Maçın hakemi zumba yapmak yerine maça atanmış ve Bursaspor öyle bir doğranmış ki 3 puan alsa süper Lig’e çıkacakken maalesef çıkamamış. Sonra ki senelerde de bir alt lige yine şike, lobi ile düşürülmüş…
İkinci ligde bu sefer farklı bir lobi!
Açılım, açamayalım davasına Diyarbakır’da sahaya çakı, satır, havai fişek atılırken ses çıkarmayanların Bursa’da yaşananlardan sonra “Mağduruz” edebiyatıyla devam etmesi…
3. Lig’de verilmeyen penaltılar, deplasmanda yaşanan aksaklıklar, çamurdan sahalar…
Şimdi tekrar 2. Lig’de en ufak olayda “Bursaspor kollanıyor” algısı…
Bayatladı beyler bu!
Adamın kafasına uçan tekme atıldı 10 kişi kalsa rakip farka gidecek maç ve beraberlik geliyor. Neymiş olmayan penaltı verilmiş…
Buna algı oluşturan camianın her bir ferdine bakıyoruz ikinci takımı muhakkak İstanbul’dan!
Akşam eve gidiyorsunuz ve televizyondan asıl tuttuğunuz takımın maçını izlerken verilen penaltılar, ofsayttan goller var ve çıkıp bu seferde onları savunuyorsunuz. Siz şimdi adalet mi istiyorsunuz? Yoksa yan çar olarak sempati duyduğunuz takımın kollanmasını mı?
Bursaspor taraftarı her hafta karşılıksız verdiği destekle çatır, çatır düşman çatlatırken, iç sahada maksimum 3.000 taraftar gören takımların kalıp “Bursaspor’u kollamayın” diye açıklamalar yapması nereden bakarsan bak komedi!
Ligin ilk yarısı Bursaspor kaybettiği puanlar ortada. Peki sahanızda verdiğiniz puanları Bursaspormu kaybettirdi? İstanbul takımına dernek başkanlığı yapan bir başkan çıkıyor ve “Bursaspor başkanı şöyle, böyle” algısı yapıyor ve devamında “Yalnız bırakıldık, çok para harcadık” işte sorun burada!
Ata sözümüz var “Donuna işemek” ile alakalı. 40.000 taraftarın her hafta Bursaspor’a kazandırdığı parayla bu ligde takım kuran şehirler varken sen bir başına milyonları gömersen takıma sonunda ağlarsın!
Ağlamamak için ne yapmak lazım? Bütçene göre takım kurup, gördüğün destek kadar ilerlemek. Geçtiğimiz sezonda Bursaspor ile inatlaşan takımlar vardı. Onların akıbeti belli. Sene sonunda yine kazanan taraf arkasında dağ gibi ordusuyla Bursaspor olduğunda seneye borçlardan ortalıkta olmayacak başkanların, takımların algısına artık kanmayın!
Ancak size bu öz güveni veren yine Bursaspor oldu. Kaybettiği puanlar olmasa zaten şimdi hepsi bir biriyle uğraşır olacaktı. Ancak ne yazık ki milyonluk arkadaşlar olur, olmadık puanlar kaybederek birilerini havaya soktu, sokmaya da devam ediyor. Bu son olsun artık!
Kolay fikstürde ligin ilk yarısında da puan kayıpları oldu, şimdi yine. Artık seri başlasın ve herkesin aklı başına gelsin. Bizi yarın olmayacak kişi ve kurumlarla artık muhatap etmeyin.
Muşspor’u tebrik ederim ama. Kimse kusura bakmayacak bizim yarı bütçemizle yakaladıkları başarı, hemen yanımızdan aldıkları Ersel ile yakaladıkları çıkış için tebrik ederim. Sessiz, sedasız geçen seneki gibi hedefe odaklanmış gidiyorlar. Elbette onlarda maç yaklaştıkça başlayacaktır konuşmaya ama bu işin doğasında var ve yürekten söylüyorum ben tebrik ediyorum Muşspor’u. Umarım bizimkilere de ders olur. Bunca imkan, alınan maaşlar, el üstünde tutulmalar demek ki boşuna. Asıl olması gereken tenekeden tesisler, çamurdan sahalar, verilmeyen pirimlerle yürütmek lazım bu işleri…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Fatih Akkuş
GELDİ CİCİM AYLARI, BAŞLADI ALGI OPERASYONLARI
Geldi cicim ayları…
Evet her senenin hazin aylık drama günleri geldi…
Bursaspor’un puan kaybından medet umanlar en ufak kayıpta başladı algılara, acındırmalara.
Bu aslında Bursaspor’un kaderi. Her sene renkleri, arması farklı olsada algı aynı “Bursaspor kollanıyor”
Yahu insan bunu söylerken bile utanır. Süper Lig’den düşürüldükten sonra en çok canı yakılan takımın adıdır Bursaspor!
VAR senesi ilk Bursaspor’u yaktı tam 22 puanı çalındı. Zamanın MHK başkanı bile çıkıp “VAR’dan en çok etkilenen takım Bursaspor oldu” dedi. Yetmedi TFF 1. Lig’de öyle bir lobiyle karşı, karşıya bırakıldı ki şöyle özetleyeyim durumu size. İstanbul’da bir maç oynanıyor ve maçın temsilcisi rakibimiz olan takımın kongre üyesi. Maçın hakemi zumba yapmak yerine maça atanmış ve Bursaspor öyle bir doğranmış ki 3 puan alsa süper Lig’e çıkacakken maalesef çıkamamış. Sonra ki senelerde de bir alt lige yine şike, lobi ile düşürülmüş…
İkinci ligde bu sefer farklı bir lobi!
Açılım, açamayalım davasına Diyarbakır’da sahaya çakı, satır, havai fişek atılırken ses çıkarmayanların Bursa’da yaşananlardan sonra “Mağduruz” edebiyatıyla devam etmesi…
3. Lig’de verilmeyen penaltılar, deplasmanda yaşanan aksaklıklar, çamurdan sahalar…
Şimdi tekrar 2. Lig’de en ufak olayda “Bursaspor kollanıyor” algısı…
Bayatladı beyler bu!
Adamın kafasına uçan tekme atıldı 10 kişi kalsa rakip farka gidecek maç ve beraberlik geliyor. Neymiş olmayan penaltı verilmiş…
Buna algı oluşturan camianın her bir ferdine bakıyoruz ikinci takımı muhakkak İstanbul’dan!
Akşam eve gidiyorsunuz ve televizyondan asıl tuttuğunuz takımın maçını izlerken verilen penaltılar, ofsayttan goller var ve çıkıp bu seferde onları savunuyorsunuz. Siz şimdi adalet mi istiyorsunuz? Yoksa yan çar olarak sempati duyduğunuz takımın kollanmasını mı?
Bursaspor taraftarı her hafta karşılıksız verdiği destekle çatır, çatır düşman çatlatırken, iç sahada maksimum 3.000 taraftar gören takımların kalıp “Bursaspor’u kollamayın” diye açıklamalar yapması nereden bakarsan bak komedi!
Ligin ilk yarısı Bursaspor kaybettiği puanlar ortada. Peki sahanızda verdiğiniz puanları Bursaspormu kaybettirdi? İstanbul takımına dernek başkanlığı yapan bir başkan çıkıyor ve “Bursaspor başkanı şöyle, böyle” algısı yapıyor ve devamında “Yalnız bırakıldık, çok para harcadık” işte sorun burada!
Ata sözümüz var “Donuna işemek” ile alakalı. 40.000 taraftarın her hafta Bursaspor’a kazandırdığı parayla bu ligde takım kuran şehirler varken sen bir başına milyonları gömersen takıma sonunda ağlarsın!
Ağlamamak için ne yapmak lazım? Bütçene göre takım kurup, gördüğün destek kadar ilerlemek. Geçtiğimiz sezonda Bursaspor ile inatlaşan takımlar vardı. Onların akıbeti belli. Sene sonunda yine kazanan taraf arkasında dağ gibi ordusuyla Bursaspor olduğunda seneye borçlardan ortalıkta olmayacak başkanların, takımların algısına artık kanmayın!
Ancak size bu öz güveni veren yine Bursaspor oldu. Kaybettiği puanlar olmasa zaten şimdi hepsi bir biriyle uğraşır olacaktı. Ancak ne yazık ki milyonluk arkadaşlar olur, olmadık puanlar kaybederek birilerini havaya soktu, sokmaya da devam ediyor. Bu son olsun artık!
Kolay fikstürde ligin ilk yarısında da puan kayıpları oldu, şimdi yine. Artık seri başlasın ve herkesin aklı başına gelsin. Bizi yarın olmayacak kişi ve kurumlarla artık muhatap etmeyin.
Muşspor’u tebrik ederim ama. Kimse kusura bakmayacak bizim yarı bütçemizle yakaladıkları başarı, hemen yanımızdan aldıkları Ersel ile yakaladıkları çıkış için tebrik ederim. Sessiz, sedasız geçen seneki gibi hedefe odaklanmış gidiyorlar. Elbette onlarda maç yaklaştıkça başlayacaktır konuşmaya ama bu işin doğasında var ve yürekten söylüyorum ben tebrik ediyorum Muşspor’u. Umarım bizimkilere de ders olur. Bunca imkan, alınan maaşlar, el üstünde tutulmalar demek ki boşuna. Asıl olması gereken tenekeden tesisler, çamurdan sahalar, verilmeyen pirimlerle yürütmek lazım bu işleri…