Gökyüzünün devasa bir dönüşümün eşiğinde olduğu, adeta zamanın ruhunun kabuk değiştirdiği çok özel bir haftaya adım atıyoruz.
26 Ocak ve 1 Şubat 2026 tarihleri arasını kapsayan bu süreç, yalnızca bir haftalık bir takvim dilimi değil; astrolojik olarak önümüzdeki 165 yıllık döngüleri ve kolektif bilinci şekillendirecek olan Neptün’ün Koç burcuna geçişi (26 Ocak) ile taçlanıyor. Bu hafta, hayallerin eyleme döküldüğü, bireysel cesaretin spiritüel bir vizyonla birleştiği bir "uyanış" döneminin ilk perdesini aralıyoruz. Gökyüzündeki bu radikal değişim, durgun suların yerini hızla akan bir nehre bıraktığını ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını fısıldıyor. Savaşın doğasının siber saldırılara, biyolojik tehditlere ve propaganda savaşlarına (Neptün etkisi) evrildiği, "sislerin içindeki savaş" temalı bir döneme giriyoruz.
Bireysel haritalarımızda bu enerjiler, özellikle Uranüs ve Algol hattının sarsıcı etkisiyle birleşerek konfor alanlarımızı tehdit edebilir. Boğa burcunun son derecelerinde seyreden Uranüs, "Şeytanın Başı" olarak bilinen sabit yıldız Algol ile etkileşim halindeyken, finansal kaynaklarımız ve öz değer algımız üzerinde ani, öngörülemez ve devrim niteliğinde değişimleri tetikleyebilir. Bu süreçte boğaz, boyun ve tiroit sağlığına dikkat etmek gerekirken; psikolojik olarak "yıkılmadan yeniden yapılamayacak" olanları bırakma cesareti göstermeliyiz. Algol’ün karanlık doğası, egonun sınavlarından geçerek içsel bilgeliğe ulaşmamızı talep ederken; bireysel bazda beklenmedik kariyer sıçramaları veya radikal yaşam tarzı değişiklikleri kapıda bekliyor.
Ülkemiz ve dünya gündemi açısından ise bu hafta, adeta bir "fırtına öncesi sessizliğin" bozulduğu nokta. Türkiye’nin Ay burcu olan İkizler ve 12. evindeki Uranüs geçişi, gizli düşmanlıkların açığa çıkmasına, medyada şok edici haberlerin yayılmasına ve dijital alanda siber güvenlik krizlerine işaret edebilir. Dünya genelinde ise Neptün’ün Koç burcuna girişiyle birlikte; yeni liderlik modelleri, inanç sistemlerindeki reformlar ve deniz aşırı gerginlikler hız kazanabilir. Uranüs-Algol hattı, jeolojik hareketliliği (deprem riski) ve teknolojik anomali potansiyelini artırırken, otorite figürlerinin ani koltuk değişimleri veya skandallarla sarsıldığı bir dönemi de beraberinde getirebilir.
Gelecekte bizi bekleyen olayların kapısını aralayan bu transitler, aslında 2026’nın genelindeki "büyük reset"in fragmanı niteliğinde. Şubat ayında kesinleşecek olan Satürn-Neptün kavuşumuna doğru giderken, bu hafta atılan her adım toplumsal bir uyanışın temel taşıdır. Eski sistemlerin, katı ideolojilerin ve sömürü üzerine kurulu düzenlerin Algol’ün keskin kılıcıyla budandığını; yerine ise teknoloji, yapay zeka ve bireysel özgürlüğün geçtiği yeni bir dünya düzeninin inşa edildiğini göreceğiz. Bu süreç, insanlığın sadece fiziksel değil, zihinsel ve teknolojik bir evrime zorlandığı uzun soluklu bir dönüşümün başlangıç vuruşudur.
Haftayı kapatırken, 1 Şubat tarihindeki Aslan dolunayı ile tüm bu gergin ve yoğun enerjiler bir "görünürlük" kazanacak. Halkların baskılara karşı sesini yükselttiği, liderlerin otorite sınavı verdiği ve finansal piyasaların (altın, borsa) sarsıldığı bir final bizi bekliyor. Kalbinizin sesini duymak, yaratıcılığınızı korkusuzca sergilemek ve kendi hayatınızın liderliğini ele almak için gökyüzü size devasa bir sahne sunuyor. Kaosun içindeki düzeni görmek, krizleri fırsata çevirmek ve Algol’ün yıkıcı etkisini "yüksek bilinçle" dönüştürmek sizin elinizde.
Türkiye, Amerika, İsrail ve İran hattında ise bu hafta, askeri ve siyasi stratejilerin tamamen "görünmez" hale geldiği bir süreci başlatıyor. Neptün’ün Koç burcuna geçişi, özellikle Ortadoğu ekseninde (İsrail-İran-YPG/PKK/SDG) "ideolojik savaşçıların" ve inanç temelli radikal hareketlerin yükselişini tetikleyebilir. Amerika’nın iç dengelerindeki bölünmeler (Neptün Koç geçişleri tarihte Amerikan İç Savaşı ile örtüşür) dünya siyasetini istikrarsızlaştırırken; Türkiye’nin 12. evindeki Uranüs geçişi, sınır hattındaki terör yapılanmaları (PKK/YPG) ile ilgili gizli operasyonların, siber ifşaların ve beklenmedik askeri manevraların habercisi.
Gökyüzü, bu hafta atılan adımların sadece birer çatışma değil, bölgedeki sınırların ve otoritelerin önümüzdeki 13 yıl boyunca nasıl eriyeceğinin ilk sinyali olduğunu gösteriyor.
Özetle,
Bu hafta yaşananlar, önümüzdeki yılların kaderini belirleyecek olan o meşhur "keşke"lerin veya "iyi ki"lerin ilk tohumları olacak, demek pek yanlış olmaz.
Sevgiyle, bdino?
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Elif Doğan Erkan
26 Ocak 1 Şubat Gökyüzü (Neptün-Koç)
Herkese Merhaba,
Gökyüzünün devasa bir dönüşümün eşiğinde olduğu, adeta zamanın ruhunun kabuk değiştirdiği çok özel bir haftaya adım atıyoruz.
26 Ocak ve 1 Şubat 2026 tarihleri arasını kapsayan bu süreç, yalnızca bir haftalık bir takvim dilimi değil; astrolojik olarak önümüzdeki 165 yıllık döngüleri ve kolektif bilinci şekillendirecek olan Neptün’ün Koç burcuna geçişi (26 Ocak) ile taçlanıyor. Bu hafta, hayallerin eyleme döküldüğü, bireysel cesaretin spiritüel bir vizyonla birleştiği bir "uyanış" döneminin ilk perdesini aralıyoruz. Gökyüzündeki bu radikal değişim, durgun suların yerini hızla akan bir nehre bıraktığını ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını fısıldıyor. Savaşın doğasının siber saldırılara, biyolojik tehditlere ve propaganda savaşlarına (Neptün etkisi) evrildiği, "sislerin içindeki savaş" temalı bir döneme giriyoruz.
Bireysel haritalarımızda bu enerjiler, özellikle Uranüs ve Algol hattının sarsıcı etkisiyle birleşerek konfor alanlarımızı tehdit edebilir. Boğa burcunun son derecelerinde seyreden Uranüs, "Şeytanın Başı" olarak bilinen sabit yıldız Algol ile etkileşim halindeyken, finansal kaynaklarımız ve öz değer algımız üzerinde ani, öngörülemez ve devrim niteliğinde değişimleri tetikleyebilir. Bu süreçte boğaz, boyun ve tiroit sağlığına dikkat etmek gerekirken; psikolojik olarak "yıkılmadan yeniden yapılamayacak" olanları bırakma cesareti göstermeliyiz. Algol’ün karanlık doğası, egonun sınavlarından geçerek içsel bilgeliğe ulaşmamızı talep ederken; bireysel bazda beklenmedik kariyer sıçramaları veya radikal yaşam tarzı değişiklikleri kapıda bekliyor.
Ülkemiz ve dünya gündemi açısından ise bu hafta, adeta bir "fırtına öncesi sessizliğin" bozulduğu nokta. Türkiye’nin Ay burcu olan İkizler ve 12. evindeki Uranüs geçişi, gizli düşmanlıkların açığa çıkmasına, medyada şok edici haberlerin yayılmasına ve dijital alanda siber güvenlik krizlerine işaret edebilir. Dünya genelinde ise Neptün’ün Koç burcuna girişiyle birlikte; yeni liderlik modelleri, inanç sistemlerindeki reformlar ve deniz aşırı gerginlikler hız kazanabilir. Uranüs-Algol hattı, jeolojik hareketliliği (deprem riski) ve teknolojik anomali potansiyelini artırırken, otorite figürlerinin ani koltuk değişimleri veya skandallarla sarsıldığı bir dönemi de beraberinde getirebilir.
Gelecekte bizi bekleyen olayların kapısını aralayan bu transitler, aslında 2026’nın genelindeki "büyük reset"in fragmanı niteliğinde. Şubat ayında kesinleşecek olan Satürn-Neptün kavuşumuna doğru giderken, bu hafta atılan her adım toplumsal bir uyanışın temel taşıdır. Eski sistemlerin, katı ideolojilerin ve sömürü üzerine kurulu düzenlerin Algol’ün keskin kılıcıyla budandığını; yerine ise teknoloji, yapay zeka ve bireysel özgürlüğün geçtiği yeni bir dünya düzeninin inşa edildiğini göreceğiz. Bu süreç, insanlığın sadece fiziksel değil, zihinsel ve teknolojik bir evrime zorlandığı uzun soluklu bir dönüşümün başlangıç vuruşudur.
Haftayı kapatırken, 1 Şubat tarihindeki Aslan dolunayı ile tüm bu gergin ve yoğun enerjiler bir "görünürlük" kazanacak. Halkların baskılara karşı sesini yükselttiği, liderlerin otorite sınavı verdiği ve finansal piyasaların (altın, borsa) sarsıldığı bir final bizi bekliyor. Kalbinizin sesini duymak, yaratıcılığınızı korkusuzca sergilemek ve kendi hayatınızın liderliğini ele almak için gökyüzü size devasa bir sahne sunuyor. Kaosun içindeki düzeni görmek, krizleri fırsata çevirmek ve Algol’ün yıkıcı etkisini "yüksek bilinçle" dönüştürmek sizin elinizde.
Türkiye, Amerika, İsrail ve İran hattında ise bu hafta, askeri ve siyasi stratejilerin tamamen "görünmez" hale geldiği bir süreci başlatıyor. Neptün’ün Koç burcuna geçişi, özellikle Ortadoğu ekseninde (İsrail-İran-YPG/PKK/SDG) "ideolojik savaşçıların" ve inanç temelli radikal hareketlerin yükselişini tetikleyebilir. Amerika’nın iç dengelerindeki bölünmeler (Neptün Koç geçişleri tarihte Amerikan İç Savaşı ile örtüşür) dünya siyasetini istikrarsızlaştırırken; Türkiye’nin 12. evindeki Uranüs geçişi, sınır hattındaki terör yapılanmaları (PKK/YPG) ile ilgili gizli operasyonların, siber ifşaların ve beklenmedik askeri manevraların habercisi.
Astrolojik öngörüdür. ©️
Gökyüzü, bu hafta atılan adımların sadece birer çatışma değil, bölgedeki sınırların ve otoritelerin önümüzdeki 13 yıl boyunca nasıl eriyeceğinin ilk sinyali olduğunu gösteriyor.
Özetle,
Bu hafta yaşananlar, önümüzdeki yılların kaderini belirleyecek olan o meşhur "keşke"lerin veya "iyi ki"lerin ilk tohumları olacak, demek pek yanlış olmaz.
Sevgiyle, bdino?