Skora bakınca çok rahat, baştan sona kusursuz bir Bursaspor galibiyeti gibi duruyor ama açıkçası ben maçı o kadar da büyütme taraftarı değilim.
Evet, 4-0 güzel.
Evet, özellikle ikinci yarıda keyifli anlar izledik.
Ama karşımızdaki İstanbulspor'un da oldukça zayıf bir görüntü verdiğini unutmamak gerekiyor.
Maça Bursaspor taraftarının da desteğiyle hızlı başladı. İlk dakikalardan itibaren oyunu rakip sahaya yıkmaya çalıştı, baskısını kurdu ama uzun süre aradığı golü bulamadı.
Özellikle ilk yarıda zaman zaman top fazla dolaştı.
Sağdan sola, soldan sağa...
Ama İstanbulspor savunmasının arkasına yeteri kadar inemedik. Rakip zaten oldukça geride bekliyordu. Böyle bir rakibe karşı topa sahip olmak güzel ama bir noktadan sonra o topu tehlikeli bölgelere de sokmak gerekiyor.
Neyse ki devre bitmeden Iheanacho çıktı sahneye.
44.dakikada gelen gol Bursaspor'u rahatlattı ve soyunma odasına 1-0 önde gittik.
Bence maçın kırıldığı yer de burasıydı.
Çünkü İstanbulspor ilk yarıda zaten hücum anlamında çok fazla şey üretemiyordu. Bir de ikinci yarının başlarında fark ikiye çıkınca tamamen oyundan düştüler.
58'de savunmanın hatasını Halil Akbunar affetmedi.
Ardından 66'da Duran Şahin'in kendi kalesine attığı gol geldi.
77'de Iheanacho bir kez daha sahneye çıkınca tabela 4-0 oldu.
Sonrası zaten formaliteydi.
4-0'A ALDANMAMAK LAZIM
Yanlış anlaşılmasın, kazanılan maçın değerini düşürmek gibi bir düşüncem yok.
Sonuçta önünüze kim çıkarsa çıksın yenmek zorundasınız.
Rakip kötüyse de bunun cezasını keseceksiniz.
Bursaspor da bunu yaptı.
Savunmada yapılan basit hatalar, kaybedilen toplar, hücumdaki etkisizlik...
Bursaspor da karşısına çıkan fırsatları değerlendirdi ve skor büyüdü.
Hatta final pasları biraz daha iyi olsa çok daha farklı bir sonuç bile ortaya çıkabilirdi.
O yüzden bu maçtan benim çıkardığım sonuç “Bursaspor mükemmel oynadı” değil.
Bursaspor yapması gerekeni yaptı.
Ve bence şu aşamada en önemlisi de bu.
IHEANACHO'NUN KALİTESİ BELLİ
Iheanacho için de artık uzun uzun bir şeyler anlatmaya gerek yok.
Ceza sahasında doğru yerde bulunmayı biliyor.
Bu maçta iki gol attı, bir golü de ofsayta takıldı.
Bazı anlarda oyunun içerisinde çok fazla görünmese bile top ceza sahasına geldiğinde başka bir oyuncuya dönüşüyor.
Zaten böyle bir oyuncudan beklediğimiz de bu.
Her maç 40 metre top sürüp üç kişiyi geçmesini beklemiyoruz.
Bursaspor onu ceza sahasında ne kadar fazla topla buluşturursa karşılığını da o kadar fazla alır.
Halil Akbunar'ın performansını da beğendim.
Golünü attı, özellikle hücumda hareketliydi. Sezon ilerledikçe bu oyuncuların birbirlerini daha iyi tanıması Bursaspor'un hücumdaki seçeneklerini artıracaktır.
BENİM DAHA ÇOK HOŞUMA GİDEN ŞEY...
Skordan ziyade takımın topu kaybettikten sonraki reaksiyonunu beğendim.
Mustafa Er de maç sonunda özellikle bunun üzerinde durdu.
Top kaybedildiğinde birkaç oyuncunun birden reaksiyon göstermesi, rakibin rahat çıkmasına izin verilmemesi önemli.
Çünkü güçlü rakiplere karşı sizi ayakta tutacak şeylerden biri bu olacak.
İstanbulspor karşısında bunun karşılığını aldınız.
Ama asıl ölçüyü, topu daha iyi kullanan ve baskıyı kırabilen takımlara karşı göreceğiz.
Ben biraz da o maçları bekliyorum.
TARAFTAR KONUSUNDA ARTIK NE SÖYLEYELİM?
Hafta içi maçında yine 40 binin üzerinde insan tribünde.
Burası gerçekten ayrı bir dünya.
Mustafa Er basın toplantısında “Söylenecek söz yok” dedi.
Hakikaten yok.
Bursaspor taraftarı üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor.
Takım iyi oynuyor, kötü oynuyor, rakip güçlü, zayıf, maç hafta içi...
Çok fazla fark etmiyor.
O tribün yine doluyor.
Futbolcuların da bunun kıymetini bilmesi gerekiyor.
ŞİMDİ MANİSA'YA BAKALIM
Sonuç olarak İstanbulspor karşısında alınan 4-0'lık galibiyet elbette moral açısından çok değerli.
Üç puanı aldın.
Dört gol attın.
Kalende gol görmedin.
Taraftarını mutlu ettin.
Daha ne olsun?
Ama bu maçın havasına fazla kapılmaya da gerek yok.
Çünkü İstanbulspor'un ortaya koyduğu futbol, Bursaspor'un gerçek seviyesini ölçebileceğimiz bir futbol değildi.
Önümüzde Manisa deplasmanı var.
Ben oradaki Bursaspor'u daha çok merak ediyorum.
Bu takımın iyi bir kadrosu var. Oyun anlamında da her geçen hafta bazı şeylerin yerine oturduğunu görüyoruz.
Ama sezon uzun.
Daha 5. haftadayız.
Şimdiden büyük büyük cümleler kurmanın kimseye faydası yok.
4-0'ı cebimize koyalım.
3 puanın keyfini çıkaralım.
Sonra da önümüze bakalım.
Çünkü Bursaspor için asıl mesele bir maçı dört farklı kazanmak değil...
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Basri Sarıışık
SKOR GÜZEL, 3 PUAN DAHA GÜZEL..
SKOR GÜZEL, 3 PUAN DAHA GÜZEL
Bursaspor, İstanbulspor karşısında 4-0 kazandı.
Skora bakınca çok rahat, baştan sona kusursuz bir Bursaspor galibiyeti gibi duruyor ama açıkçası ben maçı o kadar da büyütme taraftarı değilim.
Evet, 4-0 güzel.
Evet, özellikle ikinci yarıda keyifli anlar izledik.
Ama karşımızdaki İstanbulspor'un da oldukça zayıf bir görüntü verdiğini unutmamak gerekiyor.
Maça Bursaspor taraftarının da desteğiyle hızlı başladı. İlk dakikalardan itibaren oyunu rakip sahaya yıkmaya çalıştı, baskısını kurdu ama uzun süre aradığı golü bulamadı.
Özellikle ilk yarıda zaman zaman top fazla dolaştı.
Sağdan sola, soldan sağa...
Ama İstanbulspor savunmasının arkasına yeteri kadar inemedik. Rakip zaten oldukça geride bekliyordu. Böyle bir rakibe karşı topa sahip olmak güzel ama bir noktadan sonra o topu tehlikeli bölgelere de sokmak gerekiyor.
Neyse ki devre bitmeden Iheanacho çıktı sahneye.
44.dakikada gelen gol Bursaspor'u rahatlattı ve soyunma odasına 1-0 önde gittik.
Bence maçın kırıldığı yer de burasıydı.
Çünkü İstanbulspor ilk yarıda zaten hücum anlamında çok fazla şey üretemiyordu. Bir de ikinci yarının başlarında fark ikiye çıkınca tamamen oyundan düştüler.
58'de savunmanın hatasını Halil Akbunar affetmedi.
Ardından 66'da Duran Şahin'in kendi kalesine attığı gol geldi.
77'de Iheanacho bir kez daha sahneye çıkınca tabela 4-0 oldu.
Sonrası zaten formaliteydi.
4-0'A ALDANMAMAK LAZIM
Yanlış anlaşılmasın, kazanılan maçın değerini düşürmek gibi bir düşüncem yok.
Sonuçta önünüze kim çıkarsa çıksın yenmek zorundasınız.
Rakip kötüyse de bunun cezasını keseceksiniz.
Bursaspor da bunu yaptı.
Savunmada yapılan basit hatalar, kaybedilen toplar, hücumdaki etkisizlik...
Bursaspor da karşısına çıkan fırsatları değerlendirdi ve skor büyüdü.
Hatta final pasları biraz daha iyi olsa çok daha farklı bir sonuç bile ortaya çıkabilirdi.
O yüzden bu maçtan benim çıkardığım sonuç “Bursaspor mükemmel oynadı” değil.
Bursaspor yapması gerekeni yaptı.
Ve bence şu aşamada en önemlisi de bu.
IHEANACHO'NUN KALİTESİ BELLİ
Iheanacho için de artık uzun uzun bir şeyler anlatmaya gerek yok.
Ceza sahasında doğru yerde bulunmayı biliyor.
Bu maçta iki gol attı, bir golü de ofsayta takıldı.
Bazı anlarda oyunun içerisinde çok fazla görünmese bile top ceza sahasına geldiğinde başka bir oyuncuya dönüşüyor.
Zaten böyle bir oyuncudan beklediğimiz de bu.
Her maç 40 metre top sürüp üç kişiyi geçmesini beklemiyoruz.
Bursaspor onu ceza sahasında ne kadar fazla topla buluşturursa karşılığını da o kadar fazla alır.
Halil Akbunar'ın performansını da beğendim.
Golünü attı, özellikle hücumda hareketliydi. Sezon ilerledikçe bu oyuncuların birbirlerini daha iyi tanıması Bursaspor'un hücumdaki seçeneklerini artıracaktır.
BENİM DAHA ÇOK HOŞUMA GİDEN ŞEY...
Skordan ziyade takımın topu kaybettikten sonraki reaksiyonunu beğendim.
Mustafa Er de maç sonunda özellikle bunun üzerinde durdu.
Top kaybedildiğinde birkaç oyuncunun birden reaksiyon göstermesi, rakibin rahat çıkmasına izin verilmemesi önemli.
Çünkü güçlü rakiplere karşı sizi ayakta tutacak şeylerden biri bu olacak.
İstanbulspor karşısında bunun karşılığını aldınız.
Ama asıl ölçüyü, topu daha iyi kullanan ve baskıyı kırabilen takımlara karşı göreceğiz.
Ben biraz da o maçları bekliyorum.
TARAFTAR KONUSUNDA ARTIK NE SÖYLEYELİM?
Hafta içi maçında yine 40 binin üzerinde insan tribünde.
Burası gerçekten ayrı bir dünya.
Mustafa Er basın toplantısında “Söylenecek söz yok” dedi.
Hakikaten yok.
Bursaspor taraftarı üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor.
Takım iyi oynuyor, kötü oynuyor, rakip güçlü, zayıf, maç hafta içi...
Çok fazla fark etmiyor.
O tribün yine doluyor.
Futbolcuların da bunun kıymetini bilmesi gerekiyor.
ŞİMDİ MANİSA'YA BAKALIM
Sonuç olarak İstanbulspor karşısında alınan 4-0'lık galibiyet elbette moral açısından çok değerli.
Üç puanı aldın.
Dört gol attın.
Kalende gol görmedin.
Taraftarını mutlu ettin.
Daha ne olsun?
Ama bu maçın havasına fazla kapılmaya da gerek yok.
Çünkü İstanbulspor'un ortaya koyduğu futbol, Bursaspor'un gerçek seviyesini ölçebileceğimiz bir futbol değildi.
Önümüzde Manisa deplasmanı var.
Ben oradaki Bursaspor'u daha çok merak ediyorum.
Bu takımın iyi bir kadrosu var. Oyun anlamında da her geçen hafta bazı şeylerin yerine oturduğunu görüyoruz.
Ama sezon uzun.
Daha 5. haftadayız.
Şimdiden büyük büyük cümleler kurmanın kimseye faydası yok.
4-0'ı cebimize koyalım.
3 puanın keyfini çıkaralım.
Sonra da önümüze bakalım.
Çünkü Bursaspor için asıl mesele bir maçı dört farklı kazanmak değil...
Kazanmayı alışkanlık haline getirmek.