Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Basri Sarıışık
Keyifli Bir Pazartesi Akşamı
Bursaspor, Pendikspor karşısında sahadan 2-0'lık galibiyetle ayrıldı.
Üç puan güzel, taraftarın yüzünün gülmesi güzel, sahada ortaya konulan oyun da güzel..
Özellikle ikinci yarıdaki Bursaspor'u izlemek gerçekten keyifliydi.
Aslında maça da çok iyi başladık.
Tribünlerin müthiş desteğiyle birlikte ilk düdükten itibaren rakibin üzerine giden, topu isteyen ve golü arayan bir Bursaspor vardı sahada.
Daha 10. dakikada Boutrah'ın hazırladığı pozisyonda Halil Akbunar'ın golüyle öne geçtik.
Golden sonra da durmadık.
Boutrah bir pozisyonda kendi vurdu, kaleci çıkardı.
Ardından yine onun ortasında Lincoln'ün kafa vuruşunu kaleci kornere çeldi.
İlk 20-25 dakikada izlediğimiz Bursaspor, açıkçası hep görmek istediğimiz Bursaspor'du.
Ama sonrasında biraz frene bastık.
Özellikle ilk yarının son 10 dakikasında topu Pendikspor'a bıraktık, oyunu kendi sahamızda kabul ettik.
Gerçi rakip bu bölümde ciddi bir pozisyon bulamadı ama bu kadar iyi başladığımız bir maçta neden geri çekildiğimizi de sorgulamak gerekiyor.
Neyse ki ikinci yarıda bambaşka bir görüntü vardı.
Bursaspor soyunma odasından öyle bir döndü ki Pendikspor'a neredeyse top oynatmadı.
Topa sahip olan, pas yapan, rakibini kendi sahasına hapseden ve sürekli golü düşünen bir Bursaspor izledik.
Skor üstünlüğüne rağmen hücumdaki isteğimiz devam etti.
62.dakikada Lincoln'ün ortasına Kelechi'nin vurduğu kafa da bu oyunun karşılığıydı.
Skor 2-0 olduktan sonra ise maçın belki de en dikkat çekici bölümünü izledik.
Bursaspor üst üste öyle fırsatlar yakaladı ki karşılaşma çok daha farklı bitebilirdi.
Ancak son vuruşlarda aynı başarıyı gösteremedik.
Burada küçük bir eleştiri yapmak gerekiyor.
Bu kadar net pozisyona giriyorsanız bunların en azından birkaçını daha değerlendirmelisiniz.
Bugün rakip karşılık veremedi, skor da rahattı.
Ama her maç böyle olmayacak.
Özellikle daha zorlu karşılaşmalarda kaçırılan bu fırsatlar başımıza iş açabilir.
Bir de Boutrah'a ayrı bir parantez açmak istiyorum.
İlk golün hazırlayıcısıydı, Lincoln'ün kafa pozisyonunda ortayı yapan isimdi, kendi de kaleyi yokladı.
Top ayağına geldiğinde bir şeyler olacağını hissettiren bir oyuncu.
Bugün Bursaspor'un hücumdaki en önemli isimlerinden biriydi.
Lincoln Henrique'ye de ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
İlk yarıda kafa vuruşuyla gole yaklaşan, ikinci yarıda ise Kelechi'nin golünün asistini yapan Lincoln, kalitesini bir kez daha gösterdi.
Oyun görüşü, pas tercihleri ve saha içindeki sakinliğiyle Bursaspor'un hücumlarına yön verdi.
Özellikle ikinci yarıda takımın oyuna hâkim olmasında önemli pay sahibi oldu.
Kelechi için de fazla söze gerek yok.
Ceza sahasında doğru yerde bulunmayı ve golü atmayı biliyor.
Lincoln'ün güzel ortasını da iyi değerlendirdi.
Tabii tribünleri unutmamak lazım.
Maç başlamadan önce Mahmut Orhan'ın sahaya çıkıp taraftara üçlü çektirmesiyle başlayan coşku, karşılaşma boyunca devam etti.
Bursaspor taraftarı yine üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Sonuç olarak Bursaspor, Pendikspor karşısında aldığı üç puanın yanında özellikle ikinci yarıdaki futboluyla da gelecek maçlar adına umut verdi.
İlk yarının son bölümündeki gereksiz geri çekilmeyi ve kaçırılan gol fırsatlarını bir kenara not edelim.
Çünkü bunları düzeltmek gerekiyor.
Ama bugün hakkını teslim etmemiz gereken bir Bursaspor vardı sahada.
İstekliydi, mücadele etti, topa sahip oldu ve rakibine ikinci yarıda neredeyse nefes aldırmadı.
Bizim görmek istediğimiz Bursaspor da işte tam olarak bu.
Darısı gelecek maçlara...