Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Kestel Çilekspor Zor Deplasmanda Direndi Ama Yetmedi

Yazının Giriş Tarihi: 17.02.2026 11:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 11:42

TFF 3.Lig 1.grup 21.haftada temsilcimiz Kestel Çilekspor, ligin güçlü ekiplerinden Çorluspor 1947 deplasmanında sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Kağıt üzerinde zor, saha içinde ise daha da zor bir 90 dakikaydı. Ama bu kadar kırılgan bir başlangıç, düşme hattındaki bir takım için kabul edilebilir değildi.

Maçın ilk düdüğüyle birlikte oyunun kontrolü ev sahibine geçti. Kestel Çilekspor topa sahip olmakta zorlandı, ikinci toplarda geç kaldı, savunma yerleşimi oturmadan kalesinde ciddi pozisyonlar verdi. İlk 20 dakika adeta alarm verdi. Bu bölümde kaleci Mehmet Doğan yaptığı kritik kurtarışlarla takımını oyunun içinde tutmaya çalıştı. Ancak 19. dakikada gelen golde onun da yapabileceği fazla bir şey yoktu. Çorluspor 1947 hak ettiği üstünlüğü skora yansıttı.

İlk yarının kalan bölümünde ev sahibi ekip farkı artırabilecek fırsatlar yakaladı fakat son vuruşlarda etkili olamadı. Kestel Çilekspor ise oyuna tutunmaya çalıştı. Nadir gelişen ataklardan birinde Niyazi Çolak ile yakalanan net fırsat değerlendirilemeyince soyunma odasına geride gidildi.

İkinci yarıda daha dengeli bir görüntü vardı. Kestel Çilekspor topa ilk yarıya göre daha fazla sahip oldu, orta sahada direnç koydu. Ancak savunma arkasına atılan toplarda yine risk yaşadı. Maçın son bölümünde ise kader anı geldi. Hafız Görkem Vardar ile yakalanan net fırsat golle sonuçlansa, belki de maçın başında kimsenin hayal etmediği bir 1 puan deplasmandan çıkarılacaktı.

Ama futbol “belki”leri affetmiyor.

Burada asıl soru şu:
Bu kadar baskı yiyeceği belli olan bir deplasmanda kadro planlaması doğru muydu?

Orta sahada daha dirençli, temaslı bir yapı tercih edilebilir miydi? Oyuna başlangıç temposu neden bu kadar düşüktü? Düşme hattında mücadele eden bir takımın böyle bir zor deplasmanda önce sağlam durması gerekir. Kestel Çilekspor ise ilk yarıda ayakta kalmaya çalışan bir görüntü verdi.

Sonuç olarak bu karşılaşma bize şunu gösterdi:
Reaksiyon göstermek güzel, ama geç reaksiyon puan getirmiyor.
Mücadele etmek değerli, ama doğru planla mücadele etmek puan getiriyor.

Kestel Çilekspor hâlâ yarışın içinde. Ancak bundan sonra teknik tercihlerin, bireysel performansların ve maç başlangıçlarının daha net olması gerekiyor. Çünkü lig sonuna yaklaştıkça hataların telafisi kalmayacak.

Ve bu ligde kalmak istiyorsan…
Önce sağlam duracaksın, sonra fırsatı affetmeyeceksin.

Bursa Yıldırım’a Sabır Kazandırdı, Tek Vuruş Yetti

TFF 3. Lig 1. Grup’ta haftanın bir diğer mücadelesinde temsilcimiz Bursa Yıldırımspor, sahasında Kartal Bulvarspor’u konuk etti. Kâğıt üzerinde zor, saha içinde ise sabır isteyen bir 90 dakika oynandı.

İlk yarı tam anlamıyla bir orta saha savaşıydı. Temaslı, tempolu ama üretkenlikten uzak. Topa daha fazla sahip olan taraf Bursa Yıldırımspor’du ancak bu üstünlük pozisyona dönüşmedi. Kenar organizasyonları sonuçsuz kaldı, ceza sahası çevresinde yeterince cesur şut tercihleri yapılmadı. Oyun kontrolü vardı ama tehdit yoktu.

İkinci yarıda teknik direktör Bora Marangoz hamlelerini yaptı. Oyuna müdahale etti, risk aldı, hücum hattını tazeledi. Ancak yapılan değişiklikler oyunun enerjisini artırsa da net pozisyon üretmeye uzun süre yetmedi. Sabır sınanıyordu.

Dakikalar 73’ü gösterdiğinde sahneye Yusuf Akyel çıktı. Ceza sahası içinden attığı klas ve net vuruş, maç boyunca kilitlenen oyunun anahtarı oldu. Bazen bir an, 90 dakikanın özeti olur. Bu maçın özeti o goldü.

Kartal Bulvarspor cephesine bakıldığında ise baştan sona beraberliğe razı bir görüntü vardı. Oyun temposunu düşüren, sık sık yerde kalan, ritmi bozmaya çalışan bir anlayışla sahadaydılar. Futbol adına üretkenlikten uzak, sonucu korumaya dönük bir plan tercih ettiler. Ancak futbolda bazen oyunu soğutmak yetmez; tek bir an tüm planı bozar.

Bursa Yıldırımspor için bu galibiyet sadece 3 puan değil, sabrın ve inancın karşılığı oldu. Üretkenlik anlamında eksikler var mı? Var. Daha fazla pozisyon üretmek gerekiyor mu? Kesinlikle. Ancak böyle maçları kazanmak, sezon sonunda tabelaya bakıldığında büyük fark yaratır.

Çünkü bazı haftalar iyi oynamazsın…
Ama kazanmayı bilirsin.
Ve lig yarışında asıl değerli olan da budur.

Liderlik Tesadüf Değil, İnancın Eseri!

TFF 3. Lig 1. Grup’ta haftanın bir diğer kritik mücadelesinde temsilcimiz İnegöl Kafkas Spor Kulübü, sahasında Silivrispor’u 2-1 mağlup ederek zirvedeki yerini korudu. Mütevazı kadro, büyük yürek… Bu sezonun özeti tam olarak bu.

Lider olmak zordur. Hele ki bütçe olarak devlerle yarışmıyorsan, her hafta sana karşı daha istekli oynayan rakiplerle mücadele ediyorsan… İşte o zaman liderlik sadece puan değil, karakter meselesidir. İnegöl Kafkas yine bunu gösterdi.

Maçta atılan gollerde rakip kalecinin hataları vardı, doğru. Ancak o hataları zorlayan baskıyı yapan, pozisyonu hazırlayan da Kafkas’tı. Futbolda bazen fırsatı rakip verir ama değerlendirmek meziyettir. Temsilcimiz o meziyeti gösterdi.

Silivrispor zaman zaman oyuna ortak olmaya çalıştı, skoru 2-1’e getirerek gerilim yarattı. Ancak Kafkas paniklemedi. Oyunu soğutmayı bildi, mücadele gücünü kaybetmedi, özellikle son bölümde savunma direnciyle ayakta kaldı. Şampiyonluk yolunda işte tam da böyle maçlar belirleyici olur: Çok konuşulmaz ama çok şey kazandırır.

Bu süreçte alınan her galibiyet altın değerinde. Çünkü zirvede kalmak, zirveye çıkmaktan daha zordur. Artık her rakip İnegöl Kafkas’a “lider” refleksiyle hazırlanıyor. Bu da hata payını minimuma indirmen gerektiği anlamına geliyor.

Ve artık bir çağrı yapmak gerekiyor.

Bu takım sadece bir kulüp değil; bir şehrin emeği, bir inancın karşılığı. İnegöl şehri bu hikâyeye daha güçlü sahip çıkmalı. Tribünler dolmalı, destek artmalı. Çünkü böyle sezonlar her zaman gelmez. Böyle liderlikler kolay yazılmaz.

Şampiyonluk yolunda her hafta bir final.
Ve İnegöl Kafkas, finalleri oynamayı öğrenmiş bir takım gibi ilerliyor.

Nilüfer’den Hayati Mesaj: “Bu Yarışta Biz de Varız!”

TFF 3. Lig 1. Grup’ta haftanın son perdesinde temsilcimiz Bursa Nilüferspor, İstanbul deplasmanında Galataspor’a konuk oldu. Geçtiğimiz hafta Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri karşısında alınan galibiyetle moral bulan Nilüfer, bu kez kritik bir virajı daha kayıpsız döndü: 1-0.

Maç genel anlamda dengede geçti. Ne ev sahibi baskın bir oyun kurabildi ne de Nilüferspor oyunu tamamen kontrol altına aldı. Orta saha mücadelesi ön plandaydı, iki takım da risk almaktan uzun süre kaçındı. Ancak ligde kalma savaşı veren takımlar için böyle maçlarda önemli olan “nasıl oynadığın” değil, “nasıl bitirdiğin”dir.

Nilüferspor fırsatı gördü ve değerlendirdi.

Ligin ikinci yarısında düşüş yaşayan Galataspor karşısında temsilcimiz doğru zamanda doğru hamleyi yaptı. Bulduğu golle öne geçti, ardından oyunu disiplinli bir şekilde tutmayı bildi. Gereksiz panik yapmadı, savunma direncini korudu ve skor avantajını akıllıca yönetti.

Bu galibiyet sadece 3 puan değil; psikolojik üstünlük demek. Üst sıralarda yer alan ve düşme hattından uzak görünmeye çalışan ekiplere net bir mesaj verildi:

“Ligde kalma savaşında biz de varız.”

Artık tablo değişiyor. Nilüferspor son haftalarda gösterdiği dirençle sadece umutlanmadı, rakiplerine de rahatsızlık vermeye başladı. Bu süreçte alınan her puan altın değerinde. Çünkü sezonun bu bölümünde moral, en az taktik kadar belirleyici.

Şimdi önemli olan istikrar.
Bir kıvılcım yakıldı.
O kıvılcım ateşe dönüşürse, Bursa Nilüferspor bu hikâyeyi yarım bırakmaz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.