Kestel Çilekspor – Edirnespor maçı 0-0 bitti.
Yağmur vardı, zemin ağırdı, hakem kötüydü… Hepsi doğru. Ama futbol sadece bahanelerle okunursa, gerçekler gözden kaçar.
İkinci yarıda bastıran şiddetli yağmur Kestel’i olumsuz etkiledi. Teknik kapasitesini sahaya yansıtması gereken bir takım için bu şartlar ciddi bir dezavantajdı. Ancak asıl soru şu: Kestel bu şartlara neden çözüm üretemedi?
Plan B yoktu.
Oyun sıkıştığında farklı bir yol denenmedi.
Topa sahip olunmak istendi ama zemin buna izin vermedi. Buna rağmen kısa pas ısrarı sürdü. Kanatlar yeterince devreye sokulmadı, ceza sahasına erken ve cesur toplar gönderilmedi. İkinci toplarda üstünlük kurulamadı. Kestel, oyunu basitleştirmek yerine zorlaştırdı.
Bu tablo, mücadele etmekten başka planı olmayan Edirnespor’un işine geldi.
Rakibin Futbol Oynamaya Niyeti Yoktu
Edirnespor cephesinde futbol adına konuşulacak fazla bir şey yoktu. Küme düşmenin en büyük adaylarından biri olduklarını sahada da gösterdiler. Organizasyon yok, üretim yok, cesaret yok. Tek amaç oyunu bozmak, tempoyu düşürmek ve süreyi eritmekti.
Bazı oyuncuların tavırları ise profesyonellikten uzaktı. Sürekli itiraz, sürekli provokasyon, sürekli oyunu germe çabası… Futbol oynamaya değil, futbolu durdurmaya çalışan bir anlayış.
Hakem Performansı Ayrı Bir Başlık
Orta hakemin hatalı yönetimi yetmezmiş gibi yardımcı hakemin kararları da maçın ritmini kırdı. Kestel’in her etkili atağında bayrak kalktı. Aynı çizgideki pozisyonlar ofsayt diye kesildi. Devam etmesi gereken hücumlar başlamadan bitti.
Futbolda hata olur. Ama bir takımın her kritik atağının aynı şekilde kesilmesi, oyunun dengesini doğrudan etkiler. Bu kararlar Kestel’i sinirlendirdi, aceleye itti ve oyun disiplininden kopardı.
Ancak burada da bir gerçek var: Kestel bu kaosu yönetemedi.
Tribünler Görevini Yaptı
Yağmura rağmen tribünler doluydu. Taraftar bu sezon iç sahadaki ilk maçta takımının yanındaydı. 90 dakika boyunca destek verdi. Ama sahadaki futbol, bu desteğin karşılığını tam olarak veremedi.
Sonuç: Kaçan Bir Fırsat
Kestel Çilekspor altın değerinde iki puan kaybetti. Ayağının altındaki üç puanı alamadı. Bu maç, sadece hakeme ya da zemine yazılamaz. Hedefi olan bir takım, kötü şartlarda da çözüm üretmek zorundadır.
Edirnespor ise istediğini aldı:
Oynamadan bir puan.
Ama unutulmamalıdır ki:
Yağmur diner, zemin kurur.
Ama futbol oynamaya niyeti olmayanların, yatmayı marifet sananların, provokasyonla puan arayanların ve karakter tartışmasını sahaya taşıyanların bu ligde kaderi bellidir. Oynamadan alınan puanlar günü kurtarır; futbolu katledenler sezonu kurtaramaz. Sezon sonunda yürüyenle sürünenin farkı mutlaka ortaya çıkar.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Basri Sarıışık
Kaçan Balık Büyük
Kestel Çilekspor – Edirnespor maçı 0-0 bitti.
Yağmur vardı, zemin ağırdı, hakem kötüydü… Hepsi doğru. Ama futbol sadece bahanelerle okunursa, gerçekler gözden kaçar.
İkinci yarıda bastıran şiddetli yağmur Kestel’i olumsuz etkiledi. Teknik kapasitesini sahaya yansıtması gereken bir takım için bu şartlar ciddi bir dezavantajdı. Ancak asıl soru şu: Kestel bu şartlara neden çözüm üretemedi?
Plan B yoktu.
Oyun sıkıştığında farklı bir yol denenmedi.
Topa sahip olunmak istendi ama zemin buna izin vermedi. Buna rağmen kısa pas ısrarı sürdü. Kanatlar yeterince devreye sokulmadı, ceza sahasına erken ve cesur toplar gönderilmedi. İkinci toplarda üstünlük kurulamadı. Kestel, oyunu basitleştirmek yerine zorlaştırdı.
Bu tablo, mücadele etmekten başka planı olmayan Edirnespor’un işine geldi.
Rakibin Futbol Oynamaya Niyeti Yoktu
Edirnespor cephesinde futbol adına konuşulacak fazla bir şey yoktu. Küme düşmenin en büyük adaylarından biri olduklarını sahada da gösterdiler. Organizasyon yok, üretim yok, cesaret yok. Tek amaç oyunu bozmak, tempoyu düşürmek ve süreyi eritmekti.
Bazı oyuncuların tavırları ise profesyonellikten uzaktı. Sürekli itiraz, sürekli provokasyon, sürekli oyunu germe çabası… Futbol oynamaya değil, futbolu durdurmaya çalışan bir anlayış.
Hakem Performansı Ayrı Bir Başlık
Orta hakemin hatalı yönetimi yetmezmiş gibi yardımcı hakemin kararları da maçın ritmini kırdı. Kestel’in her etkili atağında bayrak kalktı. Aynı çizgideki pozisyonlar ofsayt diye kesildi. Devam etmesi gereken hücumlar başlamadan bitti.
Futbolda hata olur. Ama bir takımın her kritik atağının aynı şekilde kesilmesi, oyunun dengesini doğrudan etkiler. Bu kararlar Kestel’i sinirlendirdi, aceleye itti ve oyun disiplininden kopardı.
Ancak burada da bir gerçek var:
Kestel bu kaosu yönetemedi.
Tribünler Görevini Yaptı
Yağmura rağmen tribünler doluydu. Taraftar bu sezon iç sahadaki ilk maçta takımının yanındaydı. 90 dakika boyunca destek verdi. Ama sahadaki futbol, bu desteğin karşılığını tam olarak veremedi.
Sonuç: Kaçan Bir Fırsat
Kestel Çilekspor altın değerinde iki puan kaybetti. Ayağının altındaki üç puanı alamadı. Bu maç, sadece hakeme ya da zemine yazılamaz. Hedefi olan bir takım, kötü şartlarda da çözüm üretmek zorundadır.
Edirnespor ise istediğini aldı:
Oynamadan bir puan.
Ama unutulmamalıdır ki:
Yağmur diner, zemin kurur.
Ama futbol oynamaya niyeti olmayanların, yatmayı marifet sananların, provokasyonla puan arayanların ve karakter tartışmasını sahaya taşıyanların bu ligde kaderi bellidir. Oynamadan alınan puanlar günü kurtarır; futbolu katledenler sezonu kurtaramaz. Sezon sonunda yürüyenle sürünenin farkı mutlaka ortaya çıkar.