Türk futbolunda her sezon yeni bir kriz konuşuluyor. Ama ne hikmetse konu alt ligler olduğunda kimse gerçek problemleri görmek istemiyor. Bu sezon özellikle 3. Lig’de yaşananlar, Türk futbolunun ne kadar sahipsiz bırakıldığını bir kez daha ortaya koydu.
Önce genç kontenjanı diye bir şey çıkarıldı.
Haftalar boyunca bahis iddiaları konuşuldu.
Taraftarlar adalet çağrısı yaptı.
Ama bütün bu gürültünün sonunda değişen hiçbir şey olmadı.
Türkiye Futbol Federasyonu, sezon boyunca oluşan soru işaretlerini gidermek yerine süreci hızlıca kapatmayı tercih etti. Ligler erkenden tescil edildi, düşme sistemi aynen devam ettirildi ve alt liglerdeki camiaların yükselen sesi yine duyulmadı.
Oysa insanlar artık sadece puan tablosuna bakmıyor.
İnsanlar rekabetin ne kadar adil olduğunu sorguluyor.
Çünkü bu sezon birçok takım sadece rakipleriyle mücadele etmedi. Ekonomik krizlerle boğuşan kulüpler oldu. Maaş ödeyemeyen yönetimler vardı. Deplasmana gitmekte zorlanan takımlar vardı. Bazı kulüpler sezonu tamamlayabilmek için adeta hayatta kalma savaşı verdi.
Bir de bunun üzerine haftalarca konuşulan bahis söylentileri eklendi.
Böylesine kirlenmiş bir atmosferde federasyonun daha hassas davranması gerekiyordu. En azından küme düşmenin kaldırılması ciddi şekilde değerlendirilmeliydi. Çünkü alt liglerde küme düşmek yalnızca sportif başarısızlık anlamına gelmiyor. Bir kulübün dağılması, bir şehrin futboldan kopması, genç oyuncuların kaybolması anlamına geliyor.
Ama yine kolay olan tercih edildi.
Masa başında alınan kararlarla sezon kapatıldı.
Sahadaki emeğin ne kadar korunabildiği ise cevapsız bırakıldı.
Alt ligler yıllardır Türk futbolunun üvey evladı gibi görülüyor. Üst liglerde en küçük krizde çözüm üretilirken Anadolu kulüpleri söz konusu olduğunda herkes kuralları hatırlıyor. Destek istenince sessizlik oluyor, adalet çağrısı yapılınca kimse sorumluluk almıyor.
Bugün birçok kulüp kendisini yalnız hissediyor.
Çünkü bu sezon onların sesi gerçekten dinlenmedi.
Ve belki de en tehlikelisi şu:
İnsanların futbola olan güveni her geçen gün biraz daha azalıyor, adalet duygusu zedeleniyor ve geriye sadece tabeladaki skorlar ile puan cetveli kalıyor.
Ama unutmamak gerekiyor ki
Futbol sadece puan cetvelinden ibaret değildir.
Futbol, emeğin karşılığını bulduğu yerde güzeldir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Basri Sarıışık
Alt Ligler Yalnız, Federasyon Sessiz
Türk futbolunda her sezon yeni bir kriz konuşuluyor. Ama ne hikmetse konu alt ligler olduğunda kimse gerçek problemleri görmek istemiyor. Bu sezon özellikle 3. Lig’de yaşananlar, Türk futbolunun ne kadar sahipsiz bırakıldığını bir kez daha ortaya koydu.
Önce genç kontenjanı diye bir şey çıkarıldı.
Haftalar boyunca bahis iddiaları konuşuldu.
Taraftarlar adalet çağrısı yaptı.
Ama bütün bu gürültünün sonunda değişen hiçbir şey olmadı.
Türkiye Futbol Federasyonu, sezon boyunca oluşan soru işaretlerini gidermek yerine süreci hızlıca kapatmayı tercih etti. Ligler erkenden tescil edildi, düşme sistemi aynen devam ettirildi ve alt liglerdeki camiaların yükselen sesi yine duyulmadı.
Oysa insanlar artık sadece puan tablosuna bakmıyor.
İnsanlar rekabetin ne kadar adil olduğunu sorguluyor.
Çünkü bu sezon birçok takım sadece rakipleriyle mücadele etmedi. Ekonomik krizlerle boğuşan kulüpler oldu. Maaş ödeyemeyen yönetimler vardı. Deplasmana gitmekte zorlanan takımlar vardı. Bazı kulüpler sezonu tamamlayabilmek için adeta hayatta kalma savaşı verdi.
Bir de bunun üzerine haftalarca konuşulan bahis söylentileri eklendi.
Böylesine kirlenmiş bir atmosferde federasyonun daha hassas davranması gerekiyordu. En azından küme düşmenin kaldırılması ciddi şekilde değerlendirilmeliydi. Çünkü alt liglerde küme düşmek yalnızca sportif başarısızlık anlamına gelmiyor. Bir kulübün dağılması, bir şehrin futboldan kopması, genç oyuncuların kaybolması anlamına geliyor.
Ama yine kolay olan tercih edildi.
Masa başında alınan kararlarla sezon kapatıldı.
Sahadaki emeğin ne kadar korunabildiği ise cevapsız bırakıldı.
Alt ligler yıllardır Türk futbolunun üvey evladı gibi görülüyor. Üst liglerde en küçük krizde çözüm üretilirken Anadolu kulüpleri söz konusu olduğunda herkes kuralları hatırlıyor. Destek istenince sessizlik oluyor, adalet çağrısı yapılınca kimse sorumluluk almıyor.
Bugün birçok kulüp kendisini yalnız hissediyor.
Çünkü bu sezon onların sesi gerçekten dinlenmedi.
Ve belki de en tehlikelisi şu:
İnsanların futbola olan güveni her geçen gün biraz daha azalıyor, adalet duygusu zedeleniyor ve geriye sadece tabeladaki skorlar ile puan cetveli kalıyor.
Ama unutmamak gerekiyor ki
Futbol sadece puan cetvelinden ibaret değildir.
Futbol, emeğin karşılığını bulduğu yerde güzeldir.