Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ziraat Odası

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Haber

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Maliyet Komisyonu verilerine göre, nisan ayında kilosu 14,70 lira olan yonca kuru otu yüzde 8 düşüş göstererek 13,5 liraya geriledi. Aynı dönemde mısır silajının kilogram fiyatı da yüzde 7,8 azalarak 4,5 liraya indi. Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Hasat döneminin etkisiyle en keskin fiyat düşüşü samanda yaşandı. Nisan ayında kilosu 10,03 lira olan hasıl kuru otun fiyatı mayısta yüzde 24 azalarak 8,08 liraya düşerken, samanın kilogram fiyatı ise nisana kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında azalarak 3,5 liraya kadar geriledi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasında mayıs ayında 14,6 liraya kadar yükselen arpadaki kilogram başına ortalama fiyatlar, haziranın ilk haftasında 12,5 liraya kadar çekilse de haftalık kapanışını 12,64 liradan gerçekleştirdi. Fabrika yemlerindeki artış durdurulamıyor Kaba yem fiyatlarında hasat kaynaklı düşüşler yaşansa da hazır fabrika yemlerindeki fiyat artışları hız kesmeden devam etti. Son bir ay içinde; yüzde 21 HP süt yeminin kilogramı 19,43 liradan 20,40 liraya, düve-besi geliştirme yemi 17,83 liradan 19,20 liraya, buzağı başlangıç yemi ise 19,79 liradan 21,33 liraya yükseldi. Çiğ süt üretim maliyeti 1,04 lira azaldı Kaba yem maliyetlerindeki bu gerileme, çiğ süt üretim maliyet tablosuna da olumlu yansıdı. TÜSEDAD Maliyet Komisyonu, mayıs ayına ait 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetini bir önceki aya göre 1,04 lira azalışla 27,31 lira olarak belirledi. Maliyetteki bu düşüşün temel gerekçesi kaba yem fiyatlarındaki gerileme olarak açıklansa da süt üreticileri, diğer girdi kalemlerindeki artışların devam ettiğini ve sadece kaba yemdeki düşüşün üretimi sürdürülebilir kılmak adına yeterli olmadığını ifade ediyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, hasat döneminde piyasaya anlık ve yoğun şekilde kaba yem girişi olduğunu, bu geçici bolluğun fiyatları aşağı çektiğini belirtti. Çiftçiler için tarladan elde edilen önemli bir ek gelir olan samanın ucuzlamasının hayvancılık sektörüne nefes aldırdığını dile getiren Düzen, hasat sezonu tamamlandıktan sonra fiyatların yeniden bir miktar yükselişe geçebileceğini vurguladı.

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar Haber

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar

Karacabey’de kavurucu sıcaklar ve güneş altında çapa, dikim ve hasat gibi ağır işleri yürüten tarım işçilerinin tarladaki zorlu mesaisi devam ediyor. Bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar sebebiyle gecikmeli olarak 15 Mayıs’tan sonra başlayan salçalık domates ve biber fidesi dikimleri için arazilerde yoğun bir tempo yürütülüyor. Gün boyu güneşin altında yoğun emek harcayan işçilerin öğle paydosundaki en büyük motivasyon kaynağı ve vazgeçilmezi ise geleneksel yöntemlerle demlenen odun ateşi çayı oluyor. Mataralardaki su odun ateşinde kaynıyor Tarım işçilerinin başında bulunan çavuşun eşi Güler Şengül, her gün öğle paydosuna kısa bir süre kala hazırlıklara girişiyor. İşçilerin kendisine teslim ettiği metal mataraları ve çaydanlıkları bir araya getiren Şengül, tarlada yakılan odun ateşinin etrafına bunları dizerek içindeki suları kaynatıyor. Öğle molası saatinin gelmesiyle birlikte işçiler, mataralarda kaynayan sıcak suyun içine çaylarını ilave ederek yemeklerini yiyene kadar demlenmeye bırakıyor. "Bu çay bizim zahmetimizin ödülü" Odun ateşinin korunda ve közün yakınında demlenen matara çayı, özellikle kadın işçilerin tüm günün yorgunluğunu üzerinden atmasını sağlıyor. Tarladaki ağır çalışma şartlarına rağmen bu keyiflerinden asla ödün vermediklerini belirten kadın işçiler, açık havada içtikleri çayın lezzetinin evdekinden çok daha farklı ve güzel olduğunu ifade etti. Çayın kendileri için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren işçiler, "Evde demlendiğinde bu kadar lezzetli olmuyor. Odunla yapılan çayın hepsi güzel oluyor. Yorgunluğumuzu geçiriyor. Çay olmazsa olmazımız. Tarlada yorgunluğa en iyi gelen bu çay. Zahmetimizin ödülü bu çay" dedi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen de tarım işçilerinin yaz sıcaklarında çok ağır ve zahmetli bir iş üstlendiğine dikkati çekerek, işçilerin öğle paydoslarında yemeklerini yedikten sonra hemen çay saatine geçtiklerini ve odun ateşinde demlenen bu çayın tadının bir başka olduğunu belirtti.

Karacabey’de domates sezonu başlıyor Haber

Karacabey’de domates sezonu başlıyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülkedeki toplam domates üretiminin geçen yıla kıyasla büyük bir değişim göstermeyerek 13 milyon 425 bin ton seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Bu üretimin yaklaşık 5,5 milyon tonluk kısmını salçalık domatesler oluştururken Bursa, 1,3 milyon ton civarındaki üretim hacmiyle lider konumda bulunuyor. Kentteki domates üretimi ise ağırlıklı olarak Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde yoğunlaşıyor. Dünyada 14 salça fabrikasına sahip tek ilçe Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, tarımsal potansiyeli oldukça yüksek olan Karacabey’in, dünyada başka hiçbir yerde görülmemiş şekilde 14 salça fabrikasını bünyesinde barındıran tek ilçe olduğunu vurguladı. Ülkenin salça ihtiyacını büyük oranda Karacabey olarak karşıladıklarını belirten Düzen, bölgede yetişen salçalık domatesin kalitesiyle Türkiye’de bir numara, dünyada ise ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Ovada fide dikimlerinin tüm hızıyla sürdüğünü aktaran Düzen, bu yıl dikimlerin biraz gecikerek haziran ayına sarktığını ancak bir hafta içinde tüm sürecin tamamlanacağını dile getirdi. Ton başına 5 bin 200 liradan sözleşme imzalandığını ve bu ödemelerin yarısının harmanda, kalan yarısının ise ocak-şubat aylarında yapılacağını aktaran Düzen, fabrikaların ekim döneminde nakdi yardım sağladığını ancak bunun karşılığında "gübreyi ve fideyi benden alacaksın" dayatmasında bulunduğunu iddia etti.

Karacabey’de kapya biber fide dikimi devam ediyor Haber

Karacabey’de kapya biber fide dikimi devam ediyor

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) bu yıla ilişkin açıkladığı "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde salçalık kapya biber üretiminin bu sene yaklaşık 42 bin 500 tonluk bir artış göstererek 1 milyon 892 bin 700 tona ulaşması öngörülüyor Türkiye’deki 2 milyon tona yakın bu toplam üretimde çok önemli bir paya sahip olan Karacabey Ovası’nda ise tarımsal hareketlilik zirveye ulaştı. Bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve soğuk hava dalgası nedeniyle normal takvimine göre yaklaşık 2 hafta geciken fide dikimi, 15 Mayıs itibarıyla başlayabildi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, mayıs ayı itibarıyla salçalık domates, kapya biber ve karpuz başta olmak üzere birçok ürünün ekim ve dikim işlemlerine başladıklarını, çiftçilerin tarlalarda hummalı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Sezon öncesi düşen yağışların toprağı dikim için tam tavına getirdiğini ifade eden Düzen, yağmurlar sebebiyle yaşanan zorunlu gecikmeden dolayı, geçmiş yıllarda 15 Mayıs’a kadar tamamladıkları fide dikim sürecinin bu yıl 10-15 Haziran tarihlerine kadar sarkacağını dile getirdi. Karacabey’de yetişen kapya biberin yüksek kalitesine ve eşsiz aromasına dikkati çeken Düzen, "Kapya biberi dünyanın en güzel sebzesi olarak görüyorum. Çok amaçlı kullanılan, aromatik bir ürün. Taze tüketimden köze, turşudan salçaya ve sosa kadar her masada, her sofrada yer alıyor; hatta İtalya’nın pizzasında bile kullanılıyor. Karacabey Ovası’nın biberi de bu anlamda kalitesiyle her zaman öne çıkıyor" dedi. Karacabey Ovası’ndaki kapya biber verim standartlarına da değinen Düzen, dekar başına verimin hibrit tohumda ortalama 5 ton, yerli tohumda ise 3,5-4 ton arasında değiştiğini aktardı.

Yenişehir’de 750 çiftçiye mısır tohumu desteği Haber

Yenişehir’de 750 çiftçiye mısır tohumu desteği

Bursa Yenişehir Belediyesi tarafından 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen programda, 750 çiftçiye yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği sağlandı. Toplam 4 bin 500 dekarlık alanda ekilecek tohumlardan yaklaşık 27 bin ton verim elde edilmesi hedefleniyor. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törenle 750 çiftçiye Silajlık Mısır Tohumu Dağıtımı gerçekleştirdi. Düzenlenen programa, Belediye Başkanı Ercan Özel’in yanı sıra AK Parti İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, İlçe Tarım Müdürü Mehmet Akın, Meclis üyeleri, Yenişehir Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel ile muhtarlar ve yüzlerce çiftçi katılım sağladı. Programda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu söyledi. Başkan Özel, “Üreten, yetiştiren ve toprağını doğru kullanan ülkeler gelecekte dünya üzerinde söz sahibi olacaktır. Yenişehir’in tarımdaki gücü, bu bereketli topraklardan ve bu topraklara emek veren kıymetli çiftçilerimizden geliyor” ifadelerini kullandı. ‘YÜZDE 100 HİBE’ Geçen yıl 500 çiftçiye sağlanan silajlık mısır tohumu desteğinin, bu yıl daha da büyütüldüğüne vurgu yapan Başkan Ercan Özel, “Verdiğimiz sözün arkasında durarak bu yıl destek kapsamını genişlettik ve 750 çiftçimize yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği sağladık” dedi. Gerçekleştirilen desteğin Bursa genelinde örnek bir çalışma olduğunu vurgulayan Başkan Ercan Özel, “17 ilçe içerisinde çiftçisine bu ölçekte ve bu kapsamda yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği veren başka bir ilçe bulunmuyor. Bu tablo, Yenişehir’in üretime verdiği değerin en güçlü göstergesidir” diye konuştu. ‘TARIMDA MARKA KENT OLACAĞIZ’ Dağıtılan tohumlarla birlikte toplam 4 bin 500 dekarlık alanda üretim yapılacağını belirten Başkan Özel, yaklaşık 27 bin tonluk verim hedeflediklerini söyledi. Yapılan desteğin yalnızca tarımsal üretime değil, aynı zamanda hayvancılığa ve kırsal kalkınmaya da katkı sağlayacağını ifade eden Özel, artan yem maliyetleri karşısında üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi. Yenişehir’in sadece bir tarım kenti olmadığını belirten Başkan Özel, ilçenin aynı zamanda Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Hedefimiz, Yenişehir’i tarımda örnek gösterilen bir marka kent haline getirmektir” dedi. Program sonunda Başkan Ercan Özel, destek programına katkı sunan HAGEL Başkanı Mustafa Işık ve Turkish Genetics Tohumculuk A.Ş. olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. YENİŞEHİR’DE BELEDİYECİLİK ÖRNEĞİ Programda konuşan Cem Kürşat Hasanoğlu da, Ercan Özel’in üreticiyi önceleyen belediyecilik anlayışıyla örnek bir çalışma ortaya koyduğunu belirterek, “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Ercan Başkanımız 750 çiftçimize Silajlık Mısır Tohumu hibe ediyor. Çiftçimizin yanında olan, üretime destek veren bu anlayış son derece kıymetlidir. Tarıma ve üreticiye verilen her destek, ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. Başkanımız da bu bilinçle yaptığı çalışmayla Türkiye’ye örnek bir projeye imza atmış. Belediyecilik örneği göstermiş” ifadelerini kullandı.

Bursa’da bol yağışlar çeltik ve ikinci ürün yasağını kaldırdı Haber

Bursa’da bol yağışlar çeltik ve ikinci ürün yasağını kaldırdı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey’de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa’da 105,8 kilogram yağış oldu. Mevsim ortalaması metrekareye 70 kilogram olan martta ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa’da, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerindeki yoğun yağışlar, Uluabat Gölü’nün taşmasına ve bazı tarım arazilerinin su altında kalmasına yol açarken, tarımsal sulama rezervlerini ise tamamen doldurdu. "Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok" Karacabey Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle Manyas Gölü ve barajındaki su seviyesinin kritik noktalara gerilediğini, bu sebeple Bursa Valiliği kararıyla ekim yasağı getirildiğini hatırlattı. Yağışların durumu değiştirdiğini belirten Düzen, "Hem göl hem de barajdaki durum şu anda gayet iyi. Doluluk oranının yüzde 95 seviyesinde olduğunu öğrendik. Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok. Hatta fazlasıyla var, binlerce dönüm arazi şu an su altında." dedi. Ekonomiye ikinci ürün katkısı Yasağın kalkmasının bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Düzen, şunları kaydetti: "Bölgemizde yaklaşık 25-30 bin dönüm alanda çeltik üretiliyor. Yasağın kalkmasıyla çiftçimiz tarlasını hazırlayıp tohumunu toprakla buluşturacak. Ayrıca ikinci ürün ekimindeki yasak da kalktı. Buğdayını hasat eden çiftçimiz yerine ikinci ürününü ekebilecek. Bu durum hem üreticimizin yüzünü güldürecek hem de ekonomiye ciddi katkı sağlayacak. Bütün çiftçilerimiz adına bereketli bir hasat dönemi diliyorum."

Fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi Haber

Fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi

Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi’de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. Fabrikalar tonlarca su kullanıyor Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü’nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.