Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yusuf Tekin

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yusuf Tekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Tekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz" Haber

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burslu olarak yurt dışına gidecek öğrencilere seslenerek, "Sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yıldız Teknik Üniversitesi Tarihi Hamam Kültür Merkezi'nde düzenlenen 1416 Bursları Uyum ve Vizyon Programında yurt dışında lisansüstü eğitim alacak bursiyer öğrencilerle bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü Müdürü Faruk Berat Akçe, "Bugün burada yurt dışında lisansüstü eğitim görmeye hak kazanan 506 genç arkadaşımızla bir aradayız. Bursiyerlerimizin 403’ü 62 üniversitemiz adına 101’i ise 24 kurumumuz adına Kanada’dan Yeni Zelanda’ya Almanya’dan Singapur’a uzanan 26 farklı ülkede eğitim görecekler. Yapay zekâ veri bilimine sağlık teknolojilerine, enerji ve savunma teknolojilerinden iklim değişikliği ve sürdürebilirliğe kadar ülkemiz ihtiyaç duyduğu stratejik alanlarda dünyanın önde gelen bilim ve araştırma merkezlerinde uzmanlaşacaklar" dedi. Yurt dışına gidecek öğrencilere tavsiyelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yurt dışına gideceğimizde ülkemiz için, ülkemizin gelişimi için, ülkemizin akademik anlamda daha rekabetçi, güçlü hale gelmesi için yapabileceğimiz şeyleri, Türkiye için uygun olan şeyleri çalışıp ona göre hazırlık yapmak gerekiyor. Bu gelenekle başlıyor. 1416 bursları, akabinde Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte bu büyüklüğü kullandığımız yasal düzenleme, yani ecnebi memleketlere gönderilecek talebe hakkında kanun yürürlüğe giriyor. O tarihten sonra uzun bir süre yurt dışına öğrenci gönderdik" diye konuştu. Bakan Tekin, "2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na müsteşar olarak başladığımda benim üzerimde en çok durduğum konulardan bir tanesi bu konuydu. Bunun hem uygulanmasıyla ilgili sorunlar vardı. Bilhassa o dönemin koşullarında devlet üzerine çökmeye çalışan vesayetçi yapılar bu bursları kendi uhdelerine alıp kendi siyasal ekonomik çıkarlarına hizmet edecek bir mekanizma haline dönüştürmüşlerdi. 2013 yılından itibaren bu süreci düzeltecek bir dizi adımı atmak için o zaman Cumhurbaşkanımız Başbakan idi. Kendisine kapsamlı bir projeksiyon sundum. Bunlardan bir kısmı biraz önce sunucu arkadaşımızın söylediği yurt dışına bu burstan faydalanmak için giden arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlar. İşte 6,7,8 yıl sen yurt dışında bulunup döndükten sonra memuriyete yeni başlamış bir kişi gibi başlamak. Yani 25 yaşında gittiğimizi farz ederseniz döndüğünüzde kamu bürokrasisine 9’a 1'den başlamak, 35 yaşında bir kişi olarak bunların memuriyet hizmetinden sayılmaması, eş ve çocuklarda ilgili sağlık hizmetinden yararlanmayla ilgili karşılaşılan problemler. Bunların bir kısmı teknik problemler idi. Fakat bu teknik problemlerin ötesinde bir de olayın felsefesiyle ilgili bazı sorunlarımız var idi" şeklinde konuştu. "O zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi" Kendisinin imam hatip mezunu olduğunu için burstan faydalanamadığını ifade eden Bakan Tekin, "Ben de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1416 bursunu kazandım. Ama o zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi, izin vermedi ve biz 1416 bursundan faydalanamadık, izin vermedi. Yargıya taşıdık, yargıda mahkemenin önce lehimize sonuçlandı. Ama yargı kararı uygulanıncaya kadar üst mahkemeden karar bozuldu tekrar. Dolayısıyla bu konuyu düzenlemek benim için bir uhteydi. Sizi biz, yurt dışına sadece akademik eğitimlerinizi başarılı bir şekilde yapasınız diye göndermiyoruz arkadaşlar. Biz sizi yurt dışına aynı zamanda, 28 Mehmet Çelebi örneğini verdiğim gibi, sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Bakan Tekin, "Dolayısıyla devletimizin öncelikleri, hassasiyetleri konusunda bilgi sahibi olmanız, buna yönelik hazırlık yapabilmeniz açısından biz bu oryantasyon programlarını da başlatmıştık. Biz size gittiğiniz ülkeye hayranlık besleyin, öykünün, orada ne varsa gelip Türkiye'nin toplumsal yapısına, Türk milletinin yapısına uyar mı, uymaz mı diye analiz etmeden getirip hemen burada uygulamaya koyun gibi bir duruma düşmenizi asla istemiyoruz. Biz geçmişimiz binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğimizle birçok ileri gelen ülkelerin birçoğuna örnek teşkil ettik. İleri gelen ülkelerdekilerin birçoğu, ben bir örneğini iyi biliyorum" ifadelerini kullandı.

Okullarda ders başı yapıldı Haber

Okullarda ders başı yapıldı

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılına Haziran ayının son haftasında başlayan yaz tatili ardından 'merhaba' denildi. "Maarifin Kalbinde Oyun" temasının esas alınacağı yeni dönemle ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla öğretmenler ile Bakanlık personeline ayrı ayrı video mesaj gönderdi. Cep telefonlarına iletilen kısa mesajlardaki bağlantı üzerinden ulaşılan videolarda Bakan Tekin, yeni döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öğretmenlere yönelik mesajında, okulların yeniden çocuk sesleriyle dolduğunu belirten Bakan Yusuf Tekin, velilerin en kıymetli varlıklarını öğretmenlere emanet ettiğini ifade etti. Öğretmenliğin yalnızca bilgi aktarmak olmadığını vurgulayan Tekin, çocukların merak, hayal ve umutlarının da öğretmenlerin rehberliğine emanet olduğunu söyledi. Tekin, öğretmenlerin öğrencilerin hayatında kalıcı izler bıraktığına dikkat çekerek, “Her biriniz, çocuklarımızın hayatına dokunan o biricik, özgün ve yeri doldurulamaz rehberlersiniz.” ifadelerini kullandı. Yeni eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı hedeflerine vurgu yapan Tekin, çocukların köklerinden güç alan, ahlaklı, donanımlı ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirilmesinin önemine işaret etti. Bu hedefin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile hayata geçirileceğini belirten Tekin, modelin uygulanmasında öğretmenlerin bilgi ve tecrübesinin belirleyici olduğunu kaydetti. “TÜRKİYE YÜZYILI EL BİRLİĞİYLE YÜKSELECEK” Bakanlık personeline de seslenen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim kurumlarının yeni döneme hazırlanmasında emeği bulunan tüm çalışanlara teşekkür etti. Öğrencilerin güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamında yetişmesi için kurumların her kademesinde yürütülen çalışmanın önemine dikkat çekti. “Hedeflerimizi çizen ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu, bizzat sizin memleket sevdanız ve el birliğiyle yükselecek.” diyen Bakan Tekin, Bakanlık personelinin özverili çalışmalarının eğitim sisteminin başarısında önemli rol oynadığını ifade etti. Tekin, mesajlarının sonunda yeni eğitim öğretim yılının öğretmenler, Bakanlık personeli, öğrenciler ve tüm eğitim camiası için hayırlı olması temennisinde bulundu. Öte yandan Bakanlıkça, bu yıl eğitim öğretimde yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderilmiş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olarak yer almıştı. Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları tamamlanacak. Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek önlem alınacak. İLK ARA TATİL 16-20 KASIM'DA Yeni eğitim ve öğretim yılında birinci dönem ara tatili 16 Kasım Pazartesi başlayacak ve 20 Kasım Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili 25 Ocak 2027 Pazartesi günü başlayıp 5 Şubat Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönemin ilk zili ise 8 Şubat Pazartesi çalacak. İkinci dönemin ara tatili 8 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 12 Mart Cuma günü sona erecek. Öğretmenlerin yıl sonu mesleki çalışmaları 28-30 Haziran tarihlerinde yapılacak. 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı, 25 Haziran Cuma günü tamamlanacak.

Bakan Yusuf Tekin: "Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkılmasını arzu ediyoruz" Haber

Bakan Yusuf Tekin: "Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkılmasını arzu ediyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği Giresun’da "Terörsüz Türkiye" sürecine sahip çıkılması mesajı verdi. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Giresun’da gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yusuf Tekin, bu yılki ana gündemlerinin "Terörsüz Türkiye" süreci olduğunu belirterek, sürecin Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye’nin önündeki önemli problemlerden birinin çözümü anlamına geldiğini ifade eden Tekin, "Bu problemin çözülmesi durumunda bu sorun için aktarılan ekonomik kaynaklar daha rasyonel bir şekilde kullanılacak. Ülkenin tamamında milli birlik ve beraberliğin tesis edilmesi sonrasında sosyal refah, insan hakları ve demokrasi açısından bambaşka bir Türkiye ile karşı karşıya olacağız" dedi. Bakan Tekin, AK Parti iktidarları döneminde demokratikleşme ve temel hak ve özgürlükler konusunda önemli adımlar atıldığını savunarak, geçmiş dönemlerde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Türkiye’nin geçmişte faili meçhuller, gözaltında kayıplar, işkence iddiaları, köy boşaltmaları ve temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Tekin, AK Parti’nin iktidara gelmesinin ardından bu alanlarda önemli değişiklikler gerçekleştirildiğini ifade etti. Tekin, "2001 yılında Cumhurbaşkanımız ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek yola çıktı. 2002’den itibaren demokratikleşme ve insan haklarıyla ilgili önemli adımlar attık" diye konuştu. "Kürtçe konusunda önemli değişiklikler yapıldı" Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde farklı kimlik ve kültürlere ilişkin önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Bakan Tekin, Kürtçe yayın, eğitim ve kültürel faaliyetler konusunda geçmişe kıyasla önemli değişiklikler gerçekleştirildiğini söyledi. Tekin, "Kürtçe insanların şarkı söyleyemediği bir Türkiye’den, devlet televizyonlarında Kürtçe kanalın olduğu, insanların kendilerini Kürtçe ifade edebildiği, okullarda Kürtçe seçmeli derslerin verildiği, Kürtçe özel kursların açılabildiği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kürtçe eserler yayımlayabildiği bir Türkiye’ye geldik" ifadelerini kullandı. "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir uzlaşı oluştu" "Terörsüz Türkiye" sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini dile getiren Tekin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşan siyasi uzlaşıya dikkat çekti. Tekin, "Geçtiğimiz yıl Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’nin gerçekten devrim niteliğindeki cesur açıklamasıyla beraber süreç bambaşka bir boyuta erişti. Geçtiğimiz ay Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaklaşık üçte ikinin üzerinde bir çoğunlukla Türkiye’nin artık bu sorunu, kendi birikimine ve medeniyet birikimine yakışmayan bu problemin çözümü için büyük bir uzlaşıyla önemli bir yasal düzenleme hayata geçirildi" dedi. "Herkesin sürece sahip çıkmasını arzu ediyoruz" Sürecin bundan sonraki aşamasında toplumun farklı kesimlerinin sürece sahip çıkmasının önemli olduğunu vurgulayan Tekin, mülki idare amirleri, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, siyasetçiler ve milletvekillerine çağrıda bulundu. Tekin, "Sürecin bu noktasından itibaren mülki idare amirlerinin, yerel yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin, kanaat önderlerinin, siyasetçilerin, milletvekillerinin herkesin artık teyakkuz halinde gelinen bu noktaya, bu sürece sahip çıkmasını arzu ederiz" diye konuşt Okullarda "milli birlik ve kardeşlik" etkinlikleri yapılacak Milli Eğitim Bakanlığı olarak "Terörsüz Türkiye" sürecine eğitim alanında destek vereceklerini açıklayan Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında Türkiye genelindeki okullarda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler düzenleneceğini söyledi. Tekin, "2026-2027 eğitim öğretim yılı başlarken, milli mücadeleyi yürütürken nasıl hiçbir ayrım gözetmeden herkes elinde avucunda ne varsa bu mücadeleye destek olduysa, biz de yeniden aynı milli mücadele ruhuyla bu toplumsal sorunu çözecek, milli birliği ve kardeşliği yeniden egemen kılacak biçimde eğitim öğretimin başladığı ilk hafta tüm Türkiye genelindeki okullarımızda milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları temalı etkinlikler ve farkındalık çalışmaları yapılmasını öğretmenlerimizden rica ettik" dedi. Bakan Tekin, etkinliklerin amacının öğrencilere milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve insan hakları konusunda farkındalık kazandırmak olduğunu belirterek, velilerden de çocuklarına destek olmalarını istedi. Tekin, konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programının düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Genel Merkezi, Teşkilat Başkanlığı, Giresun İl Başkanlığı, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Bakan Tekin: "Bu sorunu çözecek bir iradeyi bir daha göremeyebiliriz" Haber

Bakan Tekin: "Bu sorunu çözecek bir iradeyi bir daha göremeyebiliriz"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Batman’da "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu süreç bir kez daha sabote edilirse, sorunun çözümü konusunda artık çok karamsar olurum. Bir daha bu sorunu çözecek bir irade göremeyebiliriz" dedi. Batman programı kapsamında AK Parti Merkez İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, burada partililerle bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Tekin, Batman ziyaretlerinin ana gündemlerinden birinin "Terörsüz Türkiye" süreci olduğunu belirtti. AK Parti hükümetlerinin 2002 yılından bu yana sorunun çözümü için adım adım çalıştığını ifade eden Tekin, "Bugün aslında Batman ziyaretimizin ana sebeplerinden birini oluşturan ’Terörsüz Türkiye’ sürecini konuşuyoruz. ’AK Parti 24 yıldır iktidarda, şimdi mi aklınıza geldi; yıllardır çözmediniz, şimdi mi akıllandınız’ diye sorabilirsiniz. Ben bugün burada aslında bunu anlatmak için bulunuyorum. 2002’den beri adım adım, ilmek ilmek bu sorunu çözmek için çaba sarf ettik. 2009’dan itibaren attığımız adımlar birilerini rahatsız etti. Eleştirilere rağmen AK Parti, ’Çözüm Süreci’ dediğimiz süreci başlattı" diye konuştu. "Bu sürece hep beraber sahip çıkalım" Sürecin art niyetli kişiler tarafından sabote edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakan Tekin, şöyle devam etti: "Şu anda geldiğimiz nokta; bu rantiyeciler, art niyetli kişiler ve millî birliğimizi, beraberliğimizi, bütünlüğümüzü sağlamamızdan rahatsız olanlar tarafından bir kez daha sabote edilirse, bu sorunun çözümü konusunda artık çok karamsar olurum. Bir daha bu sorunu çözecek bir irade göremeyebiliriz. O yüzden sizlerden bir istirhamda bulunmak istiyorum. İçinizde, etrafınızda, yakınınızda ve yörenizde atılan her adıma dikkat edin. Dinlediğiniz her haberi dikkatle dinleyin. Sosyal medyada gördüğünüz her şeyi dikkatle analiz edin. Lütfen kimsenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının kardeşliğine ve kardeşlik hukukuna engel olmasına müsaade etmeyin." "Ortaya konulan iradenin arkasında dimdik duralım" "Gelin, hep beraber bu sürece sahip çıkalım" diyen Bakan Tekin, "Devlet Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve bu sürece destek veren bütün siyasetçilerin ortaya koyduğu iradenin arkasında sımsıkı, dimdik duralım. Allah’ın izniyle bu sorunu ilelebet çözelim" ifadelerini kullandı. Coğrafyanın yüzyıllar boyunca farklı milletlere ev sahipliği yaptığını dile getiren Bakan Tekin, "Üzerinde yaşadığımız coğrafya bu konuda çok geniş bir tecrübeye sahip. Bu coğrafyada binlerce yıl, yetmiş iki buçuk millet bir arada kardeşçe yaşadı. 19. yüzyılın başından itibaren birileri bu kardeşlik hukukunun içerisine fitne tohumları soktu. Gelin, o fitne tohumlarını hep beraber ayıklayalım. Müslümana ve kardeşlik hukukuna yakışır bir biçimde bu sürece sahip çıkalım" dedi.

MEB 14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi Haber

MEB 14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı için 81 ile genelge gönderdi

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile 2026-2027 eğitim-öğretim yılına ilişkin genelge gönderildi. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul ve kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Bakanlık politikaları doğrultusunda uygulama birliği içinde yürütülmesi, eğitim hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve eğitim ortamlarının güvenli, etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesi genelge hazırlanıyor. 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde de ‘2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler’ konulu genelge Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla yayımlanarak, 81 ile gönderildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli rol model alındı Yayımlanan genelgede, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi istendi. Yeni eğitim yılında ‘Maarifin Kalbinde Oyun’ temasının esas alınacağı bildirildi. Genelge kapsamında yeni Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformunun hizmete sunulacağı, dijital eğitim platformlarının daha etkin kullanılacağı ve öğrencilerin dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmesinin sağlanacağı belirtildi. Sınıflarda cep telefonu kullanımına yönelik mevcut uygulamanın sürdürüleceği de kaydedilen genelgede, öğrenci kayıtlarında kayıt parası veya zorunlu herhangi bir ücret alınmayacağı, Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına izin verilmeyeceği bildirildi. Öğretmenlerin önlük giymesi, veli görüşmelerinin ise Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılması istendi. Genelgede ayrıca sağlıklı beslenme, dijital eğitim, yapay zeka ve robotik kodlama gibi seçmeli dersler, mesleki eğitim, öğrenci güvenliği ve özel eğitim süreçlerine ilişkin çeşitli düzenlemelere yer verildi.

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar" Haber

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki, bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı" dedi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan formun 4'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Tekin, ‘ Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü' isimli panelde BDF'26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, BDF'26 Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve BDF'26 Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can'ın sorularını yanıtladı. Yapay zekanın eğitim ve öğretime etkisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Tekin, "İki tane bakış açısı var. Birinci bakış açısı, önümüzdeki süreçte öğretmenlere ihtiyaç kalmayacak, her şeyi yapay zeka üzerinden yürüyecek. Ben bu bakış açısına katılmıyorum. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Ben ikincisini söyleyeceğim taraftayım. Eğitim ve öğretim süreçleri daha da form değiştirecek. Okulda öğretmenlerimizin daha az bilgi verdiği ama birlikte yaparak ürettikleri, birlikte yaparak öğrencilere rehberlik ettiği bir forma dönüşecek öğretmenlik ve okullardaki eğitim öğretim süreçleri. Buraya dönüştüğü zaman öğrencilerin yapay zekadan herhangi bir ödevi ya da bir projeyi kolaycılıkla yapmasını da bir problem olmaktan çıkaracak. Oradan bilgiyi alması, okulda öğretmeniyle birlikte bunu hayata geçirmesine engel olmayacak, tam tersine kolaylaştıracak." dedi. Yapay zeka uygulamalarının inanılmaz derecede hızlı geliştiğine dikkat çeken Tekin, "Ama önemli olan şey şu, bakış açımızı şöyle oturtmamız lazım; yapay zekayı insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren ve en sonunda benim forumun konusuyla da ilgili olduğu biçimde insanlığı önceleyen bir arka plan yazılımına dönüştürebilmek lazım. Hep beraber bunu oluşturabilmeliyiz. Ben bundan 10 yıl sonra öğretmen arkadaşlarımızın yapay zekadan yaygınlaştığı bir eğitimde öğretmen arkadaşlarımızın rolünün insanlara bilgi vermek değil, rehberlik etmek; birlikte bir sosyal projeyi yapmak, birlikte bu konuda etkinlikler organize etmek yani eğitim öğretim süreçlerinde öğrendikleri şeyi toplumun yararına kullanabilecek rehberlik faaliyetlerine dönüşeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. " Asli vazifemiz bize emanet edilen çocuğu manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek" "Müfredatınız ile ahlaki, erdemlilik farkındalığını pekiştiren faaliyetler hakkındaki soruyu da yanıtlayan Bakan Tekin, "Benim Milli Eğitim sistemiyle ilgili en önemli beklentim; Milli Eğitim Bakanlığının kendisine emanet edilen, 12 yıl boyunca emanet edilen bir genci, bir çocuğu önce bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin geçmişine, içinde yaşadığı milletin değerlerine, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek. Bize emanet edilen çocuklarla ilgili asli vazifemiz bu. O yüzden bizim Bakanlığımızın adı Milli Öğretim değil de Milli Eğitim Bakanlığı. Bunu yapmak bizim kanunen asıl görevimiz burası. Diğer kısmını da yapacağız kuşkusuz. Öğretimle ilgili kısmını. Ama ikisinden herhangi birini ihmal etmemeliyiz." şeklinde konuştu " Biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım" 2023'ten itibaren de yapılan etkinliklerin, özellikle daha eksik olduğu düşünülen milli ve manevi değerlere sahip çıkılması konusundaki hassasiyeti artırmak üzere yapıldığını aktaran Tekin, şunları söyledi: Müfredatın içerisine milli ve manevi değerlerimizi yerleştirdik. Başladığımız günden beri de yani 2023'ten beri bu ülkede çocuklarımızın konjonktürel olarak gündeminde olan, takvim olarak gündeminde olan, ülke gündeminde olan bazı şeyleri çocuklarımız okullarda bu felsefeye uygun bir biçimde algılasınlar diye etkinlikler yaptık. Mesela unutulduğu için hatırlatmakta fayda var; İsrail'in Filistin'e, Gazze'ye ilk saldırısı başladığı yıl, Ekim ayında hemen Pazartesi günü okullarımızda çocuklar öğrensin diye 1 dakikalık saygı duruşuyla başladık. Her eğitim-öğretim döneminde bu tür konuları önceledik. Geçtiğimiz yıl İsrail-Filistin barış yani İsrail saldırılarının durdurulacağı ateşkes olduğu gelince bu sefer o eğitim-öğretim dönemini biz Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması temasıyla başlattık. Ateşkes sonra da Filistin'deki kardeşlerimize destek olacak nitelikte okullarımızda hayır etkinliği düzenledik. Bu, çocuklarımızın dünyada insan hakları hani Cumhurbaşkanımız diyor ya dünyada 5'ten büyüktür dünyada insan haklarının, barışın egemen bulunması bizim atalarımızın, dedelerimizin önemsediği bir konuydu. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir zulüm söz konusu olduğunda, bir baskı söz konusu olduğunda insanlar Türk'ler gelecek bizi kurtaracak diye beklenti içerisindedir Dolayısıyla biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım. Oradan başladık. Geçtiğimiz yıl Ramazan'dan önceki Şubat ayında da okulları başlatırken bayrak sevgisiyle başladık. Bayrağın ne anlama geldiğini çocuklar bilsinler" "Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar" Ramazan ayında yapılan etkinliklere de değinen Tekin, "Ramazan ayı bizim açımızdan, bizim toplumumuzda önemli bir ay. Ramazan ayında oruç tutulsun tutulmasın insanlar komşularını iftara çağırırlar, ihtiyaç sahiplerine yardım ederler, birlikte oruç açarlar, birlikte sahur yaparlar. Böyle manevi anlamda yardımlaşma ikliminin azami noktaya çıktığı bir dönem Ramazan ayı. Ve böyle baktığımızda da ülkede ulusal birlik açısından çok önemli. Biz de Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı. Bakın bu eleştiri değil. Bu bir hakaret. Bir, bana 'gerici, sapkın bir azınlık' diyorsun. İki, benim yaptığım şeylerle toplumun değerleri arasındaki bağlantıyı kurduğum için toplumu da 'Talibanlaşmış' sayıyorsun. Dolayısıyla ben de bunun üzerine arkadaşlara 'Suç duyurusunda bulunun' dedim. Olmaz, hakaret çünkü. Ve Ramazan ayında böyle bir şeyi yaşadık ve tüm bu eleştirilere rağmen Milli Eğitim camiasında, toplumda çok güzel karşılık buldu ve istediğimiz şekilde Ramazan ayı toplumda bir farkındalık oluşturdu yardımlaşma, dayanışma açısından. Çok güzel bir etkinlik oldu. O yüzden bu etkinliğe destek olan öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum." diye konuştu. " Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok" YKS ile ilgili soruya da cevap veren Tekin, " ‘Yeni müfredat geldi, sınav sistemi değişiyor.' diye bir spekülasyon yapıyorlar. Böyle bir şey yok arkadaşlar şu an gündemimizde. Ne bizim, ne de YÖK'ün gündeminde. Sınav sistemine ilişkin bir değişiklik yok. Yani ne liselere geçiş, ne üniversiteye geçiş. Ama ne değişmesi lazım? Hem liselere geçiş, hem üniversiteye geçiş sınavlar müfredattan olduğuna göre. Eski müfredata göre olan soruların önümüzdeki yıldan itibaren artık bir esprisi kalmayacak. Dolayısıyla, arkadaşlarımızın ona dikkat etmesi lazım. Şu anda hem ÖSYM, hem bizim bakanlık, bu yıl değil de bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor. Sınavla ilgili bir değişiklik yok ama, sınavın içeriği ve soru havuzu yeni müfredata göre olacak. Öyle olmak zorunda zaten. Çünkü biz diyoruz ki; zaten sınav müfredattan olacak, Milli Eğitim'in ders kitaplarından olacak. Ortaöğretim, lise müfredatından çıkartıldıysa ondan soru sormayacağız demektir. Yapacağımız değişiklik sadece bu. Birileri sınav sistemini "Şöyle değiştiriyorlar, böyle değiştiriyorlar." diye bir şeyleri yazıyorlar, çiziyorlar sağda solda. Ben görünce ben de şaşırıyorum, nereden çıkartıyorlar bunları? Öyle bir şey yok. Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok. Sadece dediğim gibi, sorular eski müfredata göre olan soru havuzu doğal olarak gözden geçirilecek. Yeni müfredata göre bir soru havuzu olacak" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.