Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yürüyüş

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yürüyüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yürüyüş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Binlerce Nilüferli Cumhuriyet’in 103’üncü yılında tek yürek oldu Haber

Binlerce Nilüferli Cumhuriyet’in 103’üncü yılında tek yürek oldu

Nilüfer’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu bu yıl da Fatih Sultan Mehmet (FSM) Bulvarı’nda yaşandı. Acıbadem Kavşağı önünden başlayan yürüyüşe katılan binlerce vatandaş, ellerinde bayraklar, dillerinde şarkılar ve marşlarla Hastane Alanı’na kadar omuz omuza yürüdü. Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, YENİ Parti PM Üyesi Canan Taşer, YENİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ahmet Eren Memiç, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri de katıldı. Yürüyüşün ardından kutlamalar, FSM Hastane Alanı’nda düzenlenen Can Bonomo konseriyle devam etti. “BU TABLO CUMHURİYET’İN TA KENDİSİ” Konser öncesinde eşi Nuray Özdemir ile birlikte sahneye çıkarak alanı dolduran kalabalığı selamlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yağmurlu havaya rağmen coşkuyla Cumhuriyet’i kutlayan vatandaşları tebrik etti. Başkan Şadi Özdemir, 103 yıl önce yakılan Cumhuriyet meşalesinin vatandaşlar sayesinde hâlâ ilk günkü heyecanla yandığını söyledi. FSM Bulvarı’ndaki yürüyüş sırasında ortaya çıkan birlikteliğe değinen Başkan Şadi Özdemir, duygularını şu sözlerle paylaştı: “Az önce Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndan buraya kadar yine omuz omuza, kol kola yürüdük. Yürürken arkama dönüp baktım. Annesinin, babasının omzunda heyecanla bayrak sallayan çocuklarımızı, yan yana umutla yürüyen pırıl pırıl gençleri, en önde başı dimdik duran kadınları gördüm. Tekerlekli sandalyesiyle, bastonuyla engelleri aşarak bu yolu bizimle paylaşan yurttaşlarımızı; adımları ağır olsa da gözleri gururla parlayan büyüklerimizi, çınarlarımızı gördüm. O manzarayı görünce göğsüm kabardı. İşte bu muazzam tablo, Cumhuriyet’in ta kendisidir.” “KADINLARA VERİLEN EŞİTLİK LÜTUF DEĞİL, HAKTI” Konuşmasında 103 yıl önceki kuruluş mücadelesini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, savaştan yeni çıkmış yoksul ve yorgun bir ülkede Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün halkın gücüne inanarak bütün dünyaya meydan okuduğunu belirtti. 29 Ekim 1923’te egemenliğin kayıtsız şartsız millete geçtiğini ve herkesin özgür birer yurttaş olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “İşte o günden bugüne küllerinden doğmanın, kurtuluşun adıdır Cumhuriyet. Cumhuriyet bu topraklara adalet, hak, hukuk ve özgürlük verdi. Nüfus sayımında bile yok sayılan kadınlara eşitlik verdi. Kimse unutmasın; bunlar birer lütuf değildi, zaten analarımızın ak sütü gibi helaldi, haktı” diye konuştu. Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünü anımsatan Başkan Şadi Özdemir, “Kimsesizlerin kimsesi olan hukukun ve adaletin adıdır Cumhuriyet. Beraber yaşadığımız evin adıdır Cumhuriyet. Kimsenin şüphesi olmasın; o evin temeli çok sağlam ve o evin temeli sizlersiniz” dedi. GENÇLERE MESAJ Konuşmasında gençlere seslenen ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni alandakilerle birlikte okuyan Başkan Şadi Özdemir, “Büyük Önder, Cumhuriyet’i size emanet ederken enerjinize ve kararlılığına güvendi. Biz de sizin araştıran, sorgulayan, bilime inanan aklınıza güveniyoruz. Cesaretinize ve kurduğunuz o güzel hayallere yürekten inanıyoruz. Bu ülkenin yarınları sizin omuzlarınızda yükselecek. Sizin gözlerinizdeki umudun ve cesaretin adıdır Cumhuriyet” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanı armağan eden tüm kahramanları rahmet ve minnetle anarak konuşmasını “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın tam bağımsız Türkiye” sözleriyle tamamladı. CAN BONOMO İLE BAYRAM COŞKUSU Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından sahneye çıkan Can Bonomo, sevilen şarkılarını Nilüferliler için seslendirdi. Şarkılarını alanı dolduran kalabalıkla hep bir ağızdan söyleyen sanatçıya, Başkan Şadi Özdemir tarafından günün anısına çiçek verildi.

Bursa’da Cumhuriyet kutlamaları nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak Haber

Bursa’da Cumhuriyet kutlamaları nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak

28 Ekim Çarşamba günü saat 19.00’da Yıldırım Belediyesi organizasyonunda Beyazıt Caddesi-Kurtuluş Caddesi kavşağından başlayarak Bayrak Alanı’nda sona erecek yürüyüş ve ardından düzenlenecek konser nedeniyle bölgede trafik tedbirleri uygulanacak. Bu kapsamda Beyazıt Caddesi-Kurtuluş Caddesi kavşağı, Mahmudiye Kavşağı, Kurtuluş Caddesi istikameti ile Kurtuluş Caddesi’ne çıkışı olan tüm cadde ve sokaklar saat 18.00’den itibaren yürüyüş ve konser etkinliği bitene kadar araç trafiğine kapatılacak. 29 Ekim Perşembe günü saat 18.00’de Bursa Büyükşehir Belediyesi organizasyonunda UNESCO Meydanı’ndan başlayarak Bursa Millet Bahçesi’nde sona erecek Cumhuriyet yürüyüşü gerçekleştirilecek. Yürüyüşün ardından saat 19.00’da Bursa Millet Bahçesi’nde Cumhuriyet Konseri düzenlenecek. Etkinlikler kapsamında UNESCO Meydanı (Orhan Parkı), Ulu Cami, Atatürk Caddesi, Cemal Nadir Caddesi, Zafer Plaza ve Özü- Varyant güzergâhındaki yürüyüş için belirlenen şerit üzerinde trafik akışı ters yönde sağlanacak. Varyant-Altıparmak Caddesi, Eski Stad Kavşağı-Millet Bahçesi güzergâhındaki yürüyüş için ise Altıparmak Caddesi üzerinde iki şerit trafiğe kapatılacak. Yürüyüşün yapılacağı şeritlerdeki cadde ve sokaklar saat 17.30’dan itibaren etkinlikler sona erene kadar araç trafiğine kapalı olacak. Eski Stad Kavşağı’ndan Heykel istikametine giden yol ise tek şerit olarak araç trafiğine açık tutulacak. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenecek Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında 29 Ekim Perşembe günü saat 19.00’da Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinde Acıbadem Kavşağı’ndan Tuna Kavşağı Hastane Alanı’na kadar yürüyüş korteji düzenlenecek. Saat 20.00’de ise hastane alanında halka açık konser gerçekleştirilecek. Yürüyüş ve konser süresince İzmir Yolu, FSM Bulvarı girişi, Bilginler Caddesi, FSM Bulvarı girişi, FSM Bulvarı-Acıbadem Kavşağı, FSM Cami Kavşağı-Tuna Kavşağı, Esentepe Kavşağı ve Nilüfer Hatun Caddesi Podyum Park Kavşağı ile yürüyüş güzergâhına çıkan cadde ve sokaklar saat 17.00’den itibaren etkinlikler bitene kadar araç trafiğine kapatılacak. Bursa Emniyet Müdürlüğü, söz konusu güzergâhları kullanacak vatandaşların trafik görevlileri ile işaret ve işaretçilerin yönlendirmelerine uymaları gerektiğini bildirdi.

Cumhuriyet coşkusu Uludağ’ın zirvesinde yaşandı Haber

Cumhuriyet coşkusu Uludağ’ın zirvesinde yaşandı

Uludağ’ın Çobankaya mevkiinden başlayan yürüyüşe, ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle katılan vatandaşlar, Sarıalan’a uzanan yaklaşık 4 kilometrelik parkuru tamamladı. Uludağ’ın doğal güzellikleri eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş boyunca katılımcılar, Cumhuriyet coşkusunu birlik ve beraberlik içinde yaşadı. Yürüyüş boyunca marşlar söyleyen vatandaşlar, dalgalandırdıkları Türk bayraklarıyla Uludağ’da görsel bir şölen oluşturdu. Kırmızı-beyaz renklerin hakim olduğu etkinlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve vatan uğruna hayatını kaybeden şehitler saygı, minnet ve rahmetle anıldı. Cumhuriyet’in kazanımlarını yaşatmak, milli birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirmek amacıyla düzenlenen yürüyüşte, katılımcılar 103’üncü yıl dönümünün gurur ve mutluluğunu paylaştı. Osmangazi Belediyesi’nin "Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde" etkinliği, vatandaşlara Uludağ’ın doğal güzellikleri arasında bir araya gelerek Cumhuriyet coşkusunu ortak bir heyecanla yaşama fırsatı sundu. Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde açılan resim sergisiyle başladığını belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, "Uludağ’da "Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde" yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Yürüyüşümüze katılan herkese teşekkür ediyorum. Cumhuriyetimizin 103’üncü kuruluş yıl dönümünü kutluyorum. Bu yıl etkinliklerimizde ‘Cumhuriyet Bize Çok Yakışıyor’ sloganını benimsedik ve Bursa’yı bu sloganla donattık. Gerçekten de Cumhuriyet bize çok yakışıyor. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum." ifadelerini kullandı. "Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde" yürüyüşüne katılan Bursalılar, Cumhuriyet coşkusunu doğayla iç içe yaşama fırsatı sunan bu anlamlı etkinlik dolayısıyla Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

Bursa’da cinayete kurban giden Gökçe için yürüyüş düzenlendi Haber

Bursa’da cinayete kurban giden Gökçe için yürüyüş düzenlendi

Karacabey ilçesine bağlı Güngörmez Mahallesi’nde ormanlık alanda geçtiğimiz günlerde iddiaya göre otomobil içerisinde tartıştığı Mustafa B. (24) tarafından bıçakla öldürülen Gökçe Alkan’ın (18) ailesi, yakınları ve vatandaşlar Karacabey Stadyumu’nda bir araya geldi. Güvenlik güçlerinin kontrolünde başlayan yürüyüş, Heykel Meydanı’nda sona erdi. Yürüyüşe Karacabey halkı yoğun katılım gösterirken, kalabalık ellerindeki pankartlarla Gökçe için adalet çağrısında bulundu. "Gökçeler ölmesin" ve "Kadına kalkan eller kırılsın" sloganlarının atıldığı yürüyüşte Gökçe Alkan’ın ablası, şüphelinin cezaevinde olmasının kendilerini rahatlatmayacağını belirterek, "O çocuk cezaevindeyken bizim içimiz rahat etmeyecek. İdam gelsin, idam istiyoruz" dedi. Bazı aile yakınları ise, katıl zanlısının yüzündeki hafif sıyrıkları gerekçe göstererek tedavi sürecini uzatmaya çalıştığını ve cezaevine gitmek istemediğini iddia etti. Bir aile yakını ise, şüpheliyi gördüklerini belirterek, "Bana bakarak güldü" dedi. Genç kızın yakınları, şüphelinin en ağır cezayı almasını istediklerini söylediler. Kalabalığın sloganlar attığı yürüyüş, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sona erdi. Öte yandan, gözaltına alınan katil zanlısı Mustafa B.’nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Avcılarlı 68 yaşındaki ‘Forrest Gump’ 6 yıldır günde 30 kilometre yürüyor Haber

Avcılarlı 68 yaşındaki ‘Forrest Gump’ 6 yıldır günde 30 kilometre yürüyor

Doktorunun ömür boyu tansiyon ilacı kullanması gerektiğini söylemesi üzerine sigara ve alkolü bırakan Demirkol, yürüyüşe başladı. Başlangıçta günde 1 saat yürüyen Demirkol, zamanla yürüyüş süresini 6 saate çıkardı. Şimdi ise yaz-kış demeden her gün yaklaşık 30 kilometre yol yürüyor. Yollarda atletle yaptığı uzun yürüyüşlerle dikkat çeken Demirkol, çevredekiler tarafından Tom Hanks’in canlandırdığı ‘Forrest Gump’ karakterine benzetiliyor. Avcılar ve Beylikdüzü’nde her gün kilometrelerce yürüyen Demirkol, 6 yıldır sürdürdüğü yaşamını anlattı. Yürüyüşe başlamasının nedeninin yüksek tansiyon olduğunu belirten Demirkol, doktorunun kendisine ömür boyu ilaç kullanması gerektiğini söylediğini ifade etti. "Doktor ‘Ölene kadar kullanacaksın’ dedi, ben de yürümeye başladım" Tansiyon ilacı kullanmak istemediğini belirten Demirkol, "Yıllar önce tansiyon rahatsızlığım vardı. Doktor tansiyon ilacı verdi. Kendisine ne kadar kullanacağımı sorduğumda, ‘Ölene kadar kullanacaksın’ dedi. Bu durum da beni rahatsız etti. Sigarayı bıraktım, içkiyi bıraktım. Ardından yürümeye başladım. 2020 yılından beri yürüyorum. İlk başlarda az yürüyordum. Sonra düşüp bileğimi kırdım. 90’lı kilolardaydım. Kendi kendime ‘Bu kilo ile olmaz’ dedim. Ondan sonra yürümeye başladım. Önceleri bir saat yürüyordum, kilo veremedim. Ardından süreyi artırdım" dedi. Yürüyüşün yanı sıra beslenmesine de dikkat ettiğini söyleyen Demirkol, "Yiyeceği de biraz kısmak lazım. Günde bir öğün yiyorum. Ben emekliyim, muhasebeden emekli oldum. Şu an eşimle yalnızız. Her gün 6 saat yürüyorum. Ortalama 30 kilometre yürüyorum" diye konuştu. "Her gün 17-18 olan tansiyonum düştü" Yürüyüşe başladıktan sonra tansiyonunun düştüğünü ifade eden Demirkol, "Daha bu sabah ölçtüm tansiyonumu, 11’e 6 çıktı. Her gün 17-18 olan tansiyonum düştü. Sadece tansiyonum düşmedi. Her türlü organ inanılmaz düzgün çalışıyor. Ben 68 yaşındayım. 62 yaşından beri yürüyorum" dedi. Bir süre önce geçici hafıza kaybı yaşadığını ve bu nedenle nöroloji bölümüne götürüldüğünü belirten Demirkol, "Beni şimdi nörolojiye götürüyorlar. Geçici olarak bir dönem hafızamı kaybettim. Tabii ilk defa başıma geldi. Bana artık, ‘Seni götürmek farz oldu’ diyorlar" ifadelerini kullandı. "Laf atan, taş atan, su atan oluyor" Her gün uzun mesafeler yürümesinin çevrede farklı tepkilere neden olduğunu anlatan Demirkol, "Spor yapsınlar. Bizim Türkiye’de obez çok. Bana da anormal bakıyorlar. Laf atan, taş atan, su atan oluyor. Anormal karşılıyorlar. Spor yapacaklar. Nerede hareket, orada bereket var. Eğer hareket yoksa orada doktor var, hastane var" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.