Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yükseköğretim

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yükseköğretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yükseköğretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa üniversitelerinin temsilcileri BUÜ’de ağırlandı Haber

Avrupa üniversitelerinin temsilcileri BUÜ’de ağırlandı

BUÜ Erasmus Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Hafta (3rd International StaffWeek), Avrupa'nın 12 ülkesinden 20 farklı üniversiteyi temsilen 30 akademik ve idari personelin katılımıyla gerçekleştirildi. Dört gün süren etkinlik kapsamında uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, yeni proje ortaklıklarının kurulması ve yükseköğretim kurumları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması hedeflendi. BUÜ’lü öğrenciler için stant kurdular Programda yer alan katılımcılar, temsil ettikleri üniversitelerin akademik yapıları, araştırma kapasiteleri, uluslararasılaşma stratejileri ve öğrenci profilleri hakkında sunumlar gerçekleştirdi. Program kapsamında BUÜ Mediko Sosyal Merkezi önünde uluslararası üniversite tanıtım etkinliği düzenlendi. İspanya, Portekiz, Almanya, Bulgaristan ve Romanya'nın da aralarında bulunduğu farklı Avrupa ülkelerinden 20 üniversite, açtıkları stantlarda öğrencilerle bir araya geldi. Gençler, Erasmus+ öğrenim ve staj hareketlilikleri, akademik değişim programları ve araştırma fırsatları hakkında doğrudan üniversite temsilcilerinden bilgi alma imkânı buldu. Üniversitenin uluslararası networküne katkı sağlayacak Üçüncü kez gerçekleştirilen etkinliği değerlendiren BUÜ Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Recep Yücedoğru, bu buluşmaların üniversiteler arası akademik ilişkilerin güçlendirilmesine ve yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sağladığını vurguladı. Bu faaliyetlerin ülkeler ve üniversiteler arası ilişkilerin güçlendirilmesinin yanı sıra sürdürülebilir akademik iş birliklerine de katkı sağladığını aktaran Doç. Dr. Recep Yücedoğru; "3. Uluslararası Hafta etkinliği vesilesi ile 4 gün boyunca konuklarımıza hem şehrimizi hem de üniversitemizi anlatma fırsatı bulduk. Bu etkinlik, üniversitemizin uluslararasılaşma hedeflerine katkı sağlarken, Avrupa'daki yükseköğretim kurumlarıyla mevcut ilişkilerin güçlendirilmesi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından da önemli bir platform oluşturdu" dedi.

Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı yüzde 2,2 oldu Haber

Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı yüzde 2,2 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre artarak yüzde 2,2 oldu. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,8, erkeklerde ise yüzde 2,7 olarak gerçekleşti. Yükseköğretim beyin göçünün en yüksek olduğu il İstanbul oldu Yükseköğretim beyin göçü oranının en yüksek olduğu il 2025 yılında yüzde 4,0 ile İstanbul olurken, bu ili sırasıyla İzmir, Ankara, Eskişehir ve Yalova izledi. Yükseköğretim beyin göçü oranının en düşük olduğu il ise yüzde 0,2 ile Siirt olurken, bu ili sırasıyla Hakkâri, Kilis, Van ve Bitlis izledi. Yükseköğretim beyin göçü oranının erkeklerde en yüksek olduğu ilk beş il yüzde 4,7 ile İstanbul, yüzde 4,4 ile İzmir, yüzde 3,6 ile Ankara, yüzde 2,9 ile Eskişehir ve yüzde 2,8 ile Yalova oldu. Yükseköğretim beyin göçü oranının kadınlarda en yüksek olduğu ilk beş il yüzde 3,4 ile İstanbul, yüzde 2,8 ile İzmir, yüzde 2,4 ile Ankara, yüzde 1,7 ile Eskişehir ve yüzde 1,5 ile Bursa oldu. Vakıf üniversitesi mezunlarında beyin göçü oranı yüzde 4,4 oldu Devlet üniversitesi mezunlarında beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 1,7 iken, 2025 yılında artarak yüzde 1,9 oldu. Vakıf üniversitesi mezunlarında beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 4,3 iken, 2025 yılında artarak yüzde 4,4 oldu. Vakıf üniversitesi mezunları arasında 2025 yılında en yüksek beyin göçü oranı yüzde 8,6 ile tam burslu eğitim alanlarda gözlemlenirken, bu sırayı yüzde 3,8 ile kısmi burslu eğitim alanlar ve yüzde 3,7 ile ücretli eğitim alanlar izledi. En yüksek beyin göçü oranına sahip alan bilişim ve iletişim teknolojileri oldu En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanları bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 7,0), mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 4,8) ve doğa bilimleri, matematik ve istatistik (yüzde 3,0) oldu. En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanı, erkeklerde yüzde 8,2, kadınlarda ise yüzde 5,1 ile bilişim ve iletişim teknolojileri olurken; en düşük beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanı erkeklerde yüzde 0,8 ile tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik olurken; kadınlarda yüzde 0,7 ile eğitim oldu.

YÖK Başkanı Özvar: "Üniversitelerde müfredatlar sadeleştirilmeli" Haber

YÖK Başkanı Özvar: "Üniversitelerde müfredatlar sadeleştirilmeli"

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye’nin bilimsel yayın sayısında dünyada 15’inci sıraya yükseldiğini belirterek, "En az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasında yer almasını istiyoruz" dedi. Özvar, lisans müfredatlarının sadeleştirilmesi ve çoktan seçmeli sınavlar yerine öğrencilerin düşünme becerilerini ölçen yöntemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Özvar, yükseköğretimde kalite, yapay zekâ kullanımı ve uluslararası başarı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de Gazze’de eğitim kurumlarının hedef alınmasına ve Terörsüz Türkiye hedefinin önemine dikkati çekti. Açılış programına; YÖK Yürütme Kurulu üyelerinden Mahmut Ak ve Arif Bilgin, İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, Esenler Kaymakamı Süleyman Özçakıcı, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyzullah Sert’in yanı sıra öğrenciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. "Müfredatlar sadeleştirilmeli" Üniversitelerde eğitim kalitesinin artırılması gerektiğini belirten YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ders programlarında uygulamaya daha fazla yer verilmesini istedi. Özvar, "Lisans eğitiminde müfredatların ve ders yapılarının sadeleştirilmesini bekliyoruz. Müfredattaki ders yoğunluğunu azaltın. Teorik dersler elbette olmalı ama uygulamalı dersler artacak şekilde planlama yapılmalı. Aynı düzenlemelerin yüksek lisans ve doktora için de yapılması adına gerekli önlemleri aldık. İçerik tekrarları azaltılmalı, araştırma, proje ve uygulama çalışmalarına daha geniş yer ayrılmalıdır" diye konuştu. Çoktan seçmeli sınavlara eleştiri Üniversitelerde çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmasını eleştiren Özvar, öğrencilerin muhakeme ve problem çözme becerilerini ölçen yöntemlere ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Özvar, "Çoktan seçmeli sınavların giderek yaygınlaşmasını yükseköğretimimizin niteliği bakımından doğru bulmuyoruz. Öğrencinin düşünme sürecini ve gerekçelendirme yeteneğini ortaya koyan yöntemlere daha geniş yer verilmesini bekliyoruz" dedi. "Türkiye bilimsel yayın sayısında 15’inci sırada" Türkiye’nin bilimsel yayın performansına ilişkin bilgi veren Özvar, makale ve derleme türündeki yayın sayısında ülkenin dünyada 15’inci sıraya yükseldiğini belirtti. Nitelikli dergilerde yayımlanan çalışmaların payının da arttığını ifade eden Özvar, "Üniversitelerimizin uluslararası sıralamalardaki konumlarını ileriye taşımalarını ve en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasında yer almasını istiyoruz" diye konuştu. Yapay zekâ kullanımında akademik etik ve kişisel verilerin korunmasının önemine de değinen Özvar, üniversitelerin öğretim elemanlarına yönelik eğitimler düzenlemesini ve öğrencilerin yapay zekâdan yararlandıkları çalışmalarda bunu açıkça belirtmesini istedi. YTÜ Rektörü Debik: "Gazze’de gençler üniversitelerin yıkıntıları arasında" YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise konuşmasında Gazze’de eğitim kurumlarının yıkımına dikkati çekti. Üniversitelerin öğrenme hakkını ve insan onurunu savunması gerektiğini belirten Debik, "Biz bugün öğrencilerimizi güven içinde sınıflarımıza davet ederken, Gazze’de aynı yaşlardaki gençler üniversitelerin yıkıntıları arasında eğitimlerini sürdürmenin yollarını arıyor. Hedef alınan eğitim kurumlarında bir toplumun hafızası ve geleceği de enkaz altında" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye, eğitim ve bilime katkı sağlayacak" Terörün sona erdiği, gençlerin eğitimine ve üretime yöneldiği bir Türkiye’nin ortak arzu olduğunu söyleyen Debik, Terörsüz Türkiye hedefinin kardeşliği güçlendirdiğini belirtti. Debik, "Terörsüz Türkiye hedefini, kardeşliğimizi güçlendirecek ve ülkemizin kaynaklarını eğitime, bilime ve üretime yönlendirecek bir gelecek iradesi olarak görüyoruz. Bizlere düşen, birlikte yaşama duygusunu güçlendiren bir akademik iklim kurarak bu geleceğin inşasına katkı sunmaktır" dedi. Dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girme hedefinin YTÜ’nün çalışmalarına yön verdiğini de belirten Debik, eğitimde niteliğin ve üniversitelerin uluslararası itibarının önemine vurgu yaptı.

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay Haber

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay

Gelecekte hayata geçirilmesi planlanan uluslararası ortak yüksek lisans programlarının akademik, idari ve kurumsal altyapısının hazırlanmasını amaçlayan projelerde; ortak müfredat ve diploma yapılarının geliştirilmesi, öğrenci hareketliliğinin planlanması, kalite güvencesi, tanınma ve akreditasyon süreçlerinin oluşturulması ile sürdürülebilir yönetişim modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hazırlanan altyapı, ilerleyen dönemlerde Erasmus Mundus Joint Master programlarına yapılacak başvurular açısından da önemli bir temel oluşturuyor. Doğrudan Avrupa Komisyonu’na yapılan başvurular sonucunda kabul edilen projeler, BUÜ’nün Erasmus Mundus Design Measures kapsamında desteklenen ilk projeleri olma özelliğini taşıyor. TwinLead ile ikiz dönüşüm ve etik liderlik bir araya geliyor TwinLead projesi, BUÜ İnegöl İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı ve Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) Müdürü Prof. Dr. Melih Engin koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje; yapay zekâ, veri analitiği ve siber güvenlik gibi ileri teknolojileri katılımcı yönetişim, etik, insani değerler ve ikiz dönüşüm yaklaşımlarıyla bütünleştiren uluslararası bir yüksek lisans programının tasarlanmasını amaçlıyor. Geliştirilecek programla, dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine liderlik edebilecek, teknolojik yetkinliklerini etik ve sürdürülebilir yönetişim anlayışıyla bir araya getirebilen yeni nesil profesyonellerin yetiştirilmesine yönelik güçlü bir akademik altyapı oluşturulması hedefleniyor. E-Resilience ile dijital dünyanın yeni risklerine eğitim odaklı yaklaşım Desteklenmeye hak kazanan bir diğer proje olan E-Resilience, BUÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şehnaz Baltacı koordinatörlüğünde gerçekleştiriliyor. Proje, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan Erasmus Mundus ortak yüksek lisans programının akademik, kurumsal ve stratejik temellerini oluşturmayı hedefliyor. E-Resilience; dijital riskler, dezenformasyon, algoritmik yönlendirme, yapay zekâ destekli manipülasyon, siber zorbalık, veri güvenliği ve toplumsal kutuplaşma gibi güncel sorunlara eğitim alanından bütüncül bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor. Uluslararasılaşma kapasitesine önemli katkı Her iki proje de Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm, kapsayıcılık, demokratik yaşama katılım, etik liderlik, sürdürülebilirlik ve yükseköğretimde uluslararasılaşma öncelikleriyle örtüşüyor. Projelerin Erasmus+ ve uluslararasılaşma süreçleriyle kurumsal düzeyde koordinasyonu, BUÜ Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Recep Yücedoğru’nun katkılarıyla yürütülüyor. "Kurumsal kapasitemiz güçleniyor" Projeleri kabul edilen akademisyenleri ağırlayan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, TwinLead ve E-Resilience projelerinin desteklenmesiyle birlikte uluslararası ortak yüksek lisans programları geliştirme, ortak diploma modelleri oluşturma ve Avrupa’daki akademik iş birliklerini derinleştirme yönünde önemli adımlar attıklarını vurguladı. Projeler kapsamında edinilecek deneyim ve oluşturulacak uluslararası ortaklıkların, gelecekte gerçekleştirilecek Erasmus Mundus Joint Master başvurularına yönelik kurumsal kapasiteyi de güçlendireceğini ifade eden Rektör Yılmaz; "Üniversitemizin Erasmus Mundus Design Measures alanındaki ilk kabulü olma özelliğini taşıyan TwinLead ve E-Resilience projeleri, Üniversitemizin Avrupa yükseköğretim alanındaki görünürlüğünün artırılması ve sürdürülebilir uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Yılmaz, akademisyenleri tebrik ederek, başarılarının devamı temennisinde bulundu.

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz" Haber

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burslu olarak yurt dışına gidecek öğrencilere seslenerek, "Sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yıldız Teknik Üniversitesi Tarihi Hamam Kültür Merkezi'nde düzenlenen 1416 Bursları Uyum ve Vizyon Programında yurt dışında lisansüstü eğitim alacak bursiyer öğrencilerle bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü Müdürü Faruk Berat Akçe, "Bugün burada yurt dışında lisansüstü eğitim görmeye hak kazanan 506 genç arkadaşımızla bir aradayız. Bursiyerlerimizin 403’ü 62 üniversitemiz adına 101’i ise 24 kurumumuz adına Kanada’dan Yeni Zelanda’ya Almanya’dan Singapur’a uzanan 26 farklı ülkede eğitim görecekler. Yapay zekâ veri bilimine sağlık teknolojilerine, enerji ve savunma teknolojilerinden iklim değişikliği ve sürdürebilirliğe kadar ülkemiz ihtiyaç duyduğu stratejik alanlarda dünyanın önde gelen bilim ve araştırma merkezlerinde uzmanlaşacaklar" dedi. Yurt dışına gidecek öğrencilere tavsiyelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yurt dışına gideceğimizde ülkemiz için, ülkemizin gelişimi için, ülkemizin akademik anlamda daha rekabetçi, güçlü hale gelmesi için yapabileceğimiz şeyleri, Türkiye için uygun olan şeyleri çalışıp ona göre hazırlık yapmak gerekiyor. Bu gelenekle başlıyor. 1416 bursları, akabinde Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte bu büyüklüğü kullandığımız yasal düzenleme, yani ecnebi memleketlere gönderilecek talebe hakkında kanun yürürlüğe giriyor. O tarihten sonra uzun bir süre yurt dışına öğrenci gönderdik" diye konuştu. Bakan Tekin, "2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na müsteşar olarak başladığımda benim üzerimde en çok durduğum konulardan bir tanesi bu konuydu. Bunun hem uygulanmasıyla ilgili sorunlar vardı. Bilhassa o dönemin koşullarında devlet üzerine çökmeye çalışan vesayetçi yapılar bu bursları kendi uhdelerine alıp kendi siyasal ekonomik çıkarlarına hizmet edecek bir mekanizma haline dönüştürmüşlerdi. 2013 yılından itibaren bu süreci düzeltecek bir dizi adımı atmak için o zaman Cumhurbaşkanımız Başbakan idi. Kendisine kapsamlı bir projeksiyon sundum. Bunlardan bir kısmı biraz önce sunucu arkadaşımızın söylediği yurt dışına bu burstan faydalanmak için giden arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlar. İşte 6,7,8 yıl sen yurt dışında bulunup döndükten sonra memuriyete yeni başlamış bir kişi gibi başlamak. Yani 25 yaşında gittiğimizi farz ederseniz döndüğünüzde kamu bürokrasisine 9’a 1'den başlamak, 35 yaşında bir kişi olarak bunların memuriyet hizmetinden sayılmaması, eş ve çocuklarda ilgili sağlık hizmetinden yararlanmayla ilgili karşılaşılan problemler. Bunların bir kısmı teknik problemler idi. Fakat bu teknik problemlerin ötesinde bir de olayın felsefesiyle ilgili bazı sorunlarımız var idi" şeklinde konuştu. "O zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi" Kendisinin imam hatip mezunu olduğunu için burstan faydalanamadığını ifade eden Bakan Tekin, "Ben de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1416 bursunu kazandım. Ama o zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi, izin vermedi ve biz 1416 bursundan faydalanamadık, izin vermedi. Yargıya taşıdık, yargıda mahkemenin önce lehimize sonuçlandı. Ama yargı kararı uygulanıncaya kadar üst mahkemeden karar bozuldu tekrar. Dolayısıyla bu konuyu düzenlemek benim için bir uhteydi. Sizi biz, yurt dışına sadece akademik eğitimlerinizi başarılı bir şekilde yapasınız diye göndermiyoruz arkadaşlar. Biz sizi yurt dışına aynı zamanda, 28 Mehmet Çelebi örneğini verdiğim gibi, sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Bakan Tekin, "Dolayısıyla devletimizin öncelikleri, hassasiyetleri konusunda bilgi sahibi olmanız, buna yönelik hazırlık yapabilmeniz açısından biz bu oryantasyon programlarını da başlatmıştık. Biz size gittiğiniz ülkeye hayranlık besleyin, öykünün, orada ne varsa gelip Türkiye'nin toplumsal yapısına, Türk milletinin yapısına uyar mı, uymaz mı diye analiz etmeden getirip hemen burada uygulamaya koyun gibi bir duruma düşmenizi asla istemiyoruz. Biz geçmişimiz binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğimizle birçok ileri gelen ülkelerin birçoğuna örnek teşkil ettik. İleri gelen ülkelerdekilerin birçoğu, ben bir örneğini iyi biliyorum" ifadelerini kullandı.

BUÜ, EAIE 2026’da uluslararası iş birliklerini güçlendirdi Haber

BUÜ, EAIE 2026’da uluslararası iş birliklerini güçlendirdi

Türkiye Ulusal Ajansı koordinasyonunda ve "Study in Türkiye" çatısı altında sağlanan stant alanında temsil edilen Bursa Uludağ Üniversitesi heyetinde; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Recep Yücedoğru, Erasmus Koordinatörlüğü Ofis Sorumlusu Öğr. Gör. Bünyamin Yıldız ve Erasmus Ofisi Proje Sorumlusu Nilay Çakır yer aldı. Fuar boyunca mevcut ve potansiyel uluslararası paydaşlarla yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştiren BUÜ heyeti; öğrenci ve personel hareketliliklerinin artırılması, yeni kurumlar arası anlaşmaların tesis edilmesi ve mevcut iş birliklerinin pekiştirilmesi konularına odaklandı. Görüşmelerde ayrıca Erasmus+ proje ortaklıklarının çoğaltılması ve üniversitenin farklı akademik birimlerini küresel proje ağlarıyla buluşturacak yeni fırsatlar masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında uluslararası üniversite ve kurumların üst düzey temsilcileriyle bir araya gelen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin uluslararası akademik ağını genişletmeye yönelik stratejik görüşmeler yürüttü. Temaslarda; akademik iş birliği alanlarının çeşitlendirilmesi, ortak proje imkanlarının geliştirilmesi ve kurumlar arası ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması hususunda mutabakat sağlandı. Dünyanın farklı ülkelerinden yükseköğretim kurumlarını bir araya getiren EAIE 2026’nın son derece verimli geçtiğini vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, fuarın BUÜ’nün uluslararası görünürlüğüne ve yeni akademik ortaklıklarına büyük katkı sağladığını belirtti. Rektör Yılmaz, üniversitenin küresel akademik ağlarını genişletmeye, öğrencilerine ve personeline yeni uluslararası fırsatlar sunmaya kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.

BTÜ’de “Gazze’de Üniversite Olmak” etkinliği Haber

BTÜ’de “Gazze’de Üniversite Olmak” etkinliği

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında üniversitelerde düzenlenen “Gazze’de Üniversite Olmak” temalı Bilim Kafe etkinlikleri çerçevesinde, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından “Yükseköğretimin Gazze’deki Durumu” başlıklı program gerçekleştirildi. BTÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından, Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte, Filistin ve Gazze’de yaşanan insani dramın üniversiteler ile eğitim hayatı üzerindeki etkileri ele alındı. Program, Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Etkinliğe BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da katıldı. Programın moderatörlüğünü BTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Burak Çakırca üstlendi. Dr. Burak Çakırca, “Gazze’deki Üniversiteler: Savaş Öncesi ve Savaş Sonrası” başlıklı konuşmasında, savaş öncesinde Gazze’de yaklaşık 89 bin öğrencinin üniversite ve kolejlerde eğitim gördüğünü belirtti. Çakırca, savaş sürecinde 63’ten fazla üniversite binası ve kampüsün tamamen ya da kısmen yıkıldığını aktardı. Çakırca’nın verdiği bilgilere göre, Filistin Üniversitesi yüzde 100, El-Aksa Üniversitesi yüzde 90, İsra ve Gazze üniversiteleri ise yüzde 50 oranında yıkıma uğradı. BİNLERCE ÖĞRENCİ VE AKADEMİSYEN HAYATINI KAYBETTİ Savaşın yükseköğretim camiası üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen Çakırca, yaklaşık bin 271 üniversite öğrencisinin ve 226’dan fazla akademik ile idari personelin yaşamını yitirdiğini, binlercesinin de yaralandığını söyledi. Eğitimin, elektronik platformlar, çadırlar ve yerel onarım girişimleriyle ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade eden Çakırca, Gazze’de yükseköğretimin olağanüstü koşullar altında sürdürüldüğünü vurguladı. FİLİSTİNLİ AKADEMİSYENLER YAŞADIKLARI ZORLUKLARI ANLATTI Etkinliğe Filistin’den çevrimiçi bağlanan Al-Aqsa Üniversitesi akademisyenleri Prof. Dr. Khaled Sosy, Dr. Zaher J. Haddad, Dr. Basam Abo Hashesh ve öğretim görevlisi Ismail A. Abu Hein, Gazze’deki son durumu aktardı. Akademisyenler, Türk halkına dayanışmaları için teşekkür ederek, soykırım nedeniyle Gazze’de eğitimin tüm kademelerde durma noktasına geldiğini söyledi. Savaş öncesinde Gazze’de yedi üniversite bulunduğunu belirten akademisyenler, bu kurumların büyük ölçüde yıkıldığını, derslerin ise açık alanlarda ve çadırlarda sürdürülmeye çalışıldığını ifade etti. Filistinli akademisyenler, öğrencilerin derslere ulaşmak için uzun mesafeler yürüdüğünü, ayakkabı gibi temel ihtiyaçlara bile erişimde büyük sıkıntılar yaşadığını anlattı. Tez çalışmalarının çadırlarda sürdürüldüğünü, bombardıman nedeniyle farklı bölgelerde bulunan öğrencilerin tüm zorluklara rağmen eğitimlerine devam etmeye çalıştığını da belirttiler. BOYKOT VE DESTEK ÇAĞRISI Programa Bursa’da yaşayan Filistinli sosyolog Dr. Mariam Menawi de katıldı. Menawi, Filistin’deki yaşam koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bölgede yaşanan insani sorunları anlattı. Ayrıca boykotun sürdürülmesi ve Filistin’e destek çağrısında bulundu. Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu ile üniversitelerin maruz kaldığı yıkımın ele alındığı program, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

BUÜ, 2026 yılında da ’Araştırma Üniversitesi’ ünvanını korudu Haber

BUÜ, 2026 yılında da ’Araştırma Üniversitesi’ ünvanını korudu

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı performans değerlendirme sonuçlarına göre Türkiye’nin seçkin "Araştırma Üniversiteleri" ligindeki yerini bir kez daha başarıyla korudu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Araştırma Üniversiteleri 2026 Yılı Performans Değerlendirme Toplantısı, devletin zirvesini ve akademik dünyayı bir araya getirdi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel katıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam ve Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enes Yiğit de törende yerini aldı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında bütçenin istikrarlı bir şekilde artırıldığını müjdeledi. Yılmaz, 2022 yılında 115,2 milyon lira olan destek miktarının, 2026 yılında merkezi bütçeden tahsis edilen 1,4 milyar liraya ulaştığını ve bu kaynakla 548 projenin desteklendiğini açıkladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise üniversitelerin sadece kampüslerle sınırlı kalmayıp ürettikleri bilimsel çıktıları toplumsal etkiye dönüştürmeleri gerektiğinin altını çizdi. Açıklanan verilerin ardından değerlendirmelerde bulunan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin başarı grafiğini ve gelecek vizyonunu şu sözlerle aktardı; "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak, YÖK Başkanlığımız tarafından titizlikle yürütülen bu süreçte yerimizi korumaktan ve bu elit ligin bir parçası olmaya devam etmekten gurur duyuyoruz. Ancak mevcut durumumuzu asla yeterli görmüyoruz. Sıralamada kalıcı bir yer edinmek ve güçlü bir yükseliş trendi yakalamak adına akademik kadromuzla birlikte gece gündüz çalışıyoruz. Temel ve en büyük hedefimiz, önümüzdeki süreçte performansımızı daha da yukarılara taşıyarak ilk 10 üniversite arasına girmek ve orada kalıcı olabilmektir." Üniversitenin araştırma kapasitesini artırmak için AR-GE ve yenilikçi projelere öncelik vermeye devam edeceklerini belirten Rektör Yılmaz, elde edilen bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlere, araştırmacılara ve idari personele teşekkürlerini iletti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.