Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yükseköğretim

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yükseköğretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yükseköğretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ’den Özbekistan çıkarması Haber

BTÜ’den Özbekistan çıkarması

BTÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki kurum ve üniversiterle iş birliğine giderken, Türk dünyasıyla da akademik bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında üniversiteler ve çeşitli kurumlarla bir araya gelerek eğitim, araştırma ve teknoloji odaklı iş birliklerine yönelik önemli temaslarda bulundu. Rektör Çağlar’a ziyaretlerinde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Program kapsamında ilk olarak Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş’ı ziyaret eden Rektör Çağlar, görüşmede bilimsel iş birlikleri, teknoloji odaklı yükseköğretim vizyonu ve Türk dünyasıyla akademik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede BTÜ’nün mühendislik, doğa bilimleri ve Ar-Ge alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi paylaşılırken, Özbekistan’daki üniversiteler ve kurumlarla ortak projeler geliştirilmesine yönelik hedefler ele alındı. ÜNİVERSİTELERLE YENİ İŞ BİRLİKLERİ İÇİN İMZA Özbekistan temasları kapsamında Taşkent’te bulunan Turin Polytechnic University’yi ziyaret eden BTÜ heyeti, iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzaladı. Görüşmelerde mühendislik, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortak projeler geliştirilmesi ile öğrenci ve akademisyen değişim programlarının hayata geçirilmesi konuları değerlendirildi. Rektör Çağlar daha sonra Semerkand Devlet İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi’ni ziyaret etti. Üniversite yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmelerde mühendislik, mimarlık, şehircilik, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve akademik değişim programları başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışma fırsatları ele alındı. Ziyaret kapsamında iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, ortak araştırma projeleri ve bilgi paylaşımını artıracak çalışmalar konusunda görüş birliğine varıldı. BTÜ heyetinin Özbekistan programındaki bir diğer durağı ise Buhara Teknik Üniversitesi oldu. Burada imzalanan iş birliği anlaşmasıyla eğitim, araştırma, öğrenci ve personel hareketliliği ile bilimsel ortak çalışmaların geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında ayrıca Buhara Devlet Üniversitesi de ziyaret edildi. İki üniversite arasında akademik ve bilimsel iş birliği protokolü imzalanırken, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile ortak araştırma projelerinin geliştirilmesine yönelik iş birliği alanları değerlendirildi. Özbekistan ziyaretlerini değerlendiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türk dünyası üniversiteleriyle geliştirilen ilişkilerin yalnızca akademik iş birliklerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Türk dünyasıyla ortak tarih, kültür ve gelecek hedefi etrafında güçlü bilim köprüleri kuruyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak teknoloji odaklı eğitim, Ar-Ge ve uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda, Türk dünyası üniversiteleriyle sürdürülebilir akademik ilişkiler geliştirmeyi önemsiyoruz. İmzaladığımız anlaşmaların ortak araştırma projelerine, öğrenci ve akademisyen hareketliliğine, bilimsel üretime ve teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Türkiye'de yükseköğretim mezuniyetinde rekor artış! Haber

Türkiye'de yükseköğretim mezuniyetinde rekor artış!

TÜİK, 2025 yılına ilişkin Ulusal Eğitim İstatistikleri'ni yayımladı. Veriler, Türkiye'de eğitim seviyesinin son yıllarda önemli ölçüde yükseldiğini, özellikle gençler ve kadınlar arasında yükseköğretime erişimin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Buna göre, 25-34 yaş grubundaki nüfusta yükseköğretim mezunu oranı 2008 yılında yüzde 13,5 seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 45,6'ya çıktı. Aynı dönemde kadınlarda yükseköğretim mezuniyet oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde ise yüzde 14,6'dan yüzde 41'e yükseldi. TÜRKİYE OECD ORTALAMASINA YAKLAŞTI Organisation for Economic Co-operation and Development verilerine göre 2024 yılında 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu oranı OECD ülkelerinde ortalama yüzde 48,7 olarak gerçekleşirken, Türkiye'de bu oran yüzde 44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında en yüksek oran yüzde 70,6 ile Güney Kore'de, en düşük oran ise yüzde 29,1 ile Meksika'da kaydedildi. 25 yaş ve üzerindeki nüfusta ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2025 yılında yüzde 26,1'e yükseldi. Aynı yaş grubunda ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyesini tamamlayanların oranı ise yüzde 50,5 olarak hesaplandı. Veriler, yükseköğretim mezunlarının özellikle genç yaş gruplarında yoğunlaştığını ve genç kadınların eğitim seviyesinde dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ortaya koydu. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ 9,6 YILA ÇIKTI Türkiye'de 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl olarak belirlendi. Kadınlarda ortalama eğitim süresi 8,9 yıl, erkeklerde ise 10,3 yıl oldu. İller bazında değerlendirildiğinde ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara oldu. Ankara'yı İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. En düşük ortalama eğitim süresi ise 7,6 yıl ile Ağrı'da kaydedildi. EĞİTİM SÜRESİNDEKİ EN BÜYÜK ARTIŞ ŞIRNAK'TA Son 10 yılda ortalama eğitim süresindeki artışın en yüksek olduğu il yüzde 48,5 ile Şırnak oldu. Şırnak'ı sırasıyla Hakkari, Muş, Şanlıurfa ve Van izledi. 2025 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 97,9 olarak hesaplandı. Bu oran 2008 yılında yüzde 91,8 seviyesindeydi. Kadınlarda okuryazarlık oranı yüzde 96,4'e, erkeklerde ise yüzde 99,3'e yükseldi. İstatistikler, ebeveynlerin eğitim düzeyi ile çocukların eğitim başarısı arasında güçlü bir ilişki olduğunu da ortaya koydu. Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,2'sinin, babası yükseköğretim mezunu olanların ise yüzde 80,4'ünün yükseköğretimi tamamladığı belirlendi. Annesi ortaöğretim mezunu olanlarda yükseköğretim tamamlama oranı yüzde 64,3 olurken, annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyine sahip bireylerde bu oran yüzde 29,4'te kaldı.

AÖF'nin yeni Yaz Okulu Yönetmeliği yayımlandı Haber

AÖF'nin yeni Yaz Okulu Yönetmeliği yayımlandı

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi ön lisans ve lisans programlarında uygulanacak yaz okuluna ilişkin yeni yönetmeliğe göre, yaz okulu, bahar dönemi sonu sınavlarının ardından açılabilecek ve öğrencilere isteğe bağlı olarak sunulacak. Yaz okulunda eğitim süresi sınavlar dahil en az beş hafta olacak. Yaz okulunda geçirilen süre, öğrencilerin azami öğrenim süresinin hesabına dahil edilmeyecek. Yönetmelikte, yaz okulunun ayrı bir yarıyıl olarak değil, bahar döneminin devamı niteliğinde olduğu vurgulandı. Yaz okulunda alınan derslerden elde edilen harf notları öğrencilerin genel not ortalamasına (GNO) dahil edilerek yeniden hesaplanacak. Dikkat çeken düzenlemelerden biri de başarı değerlendirme sistemi oldu. Buna göre yaz okulunda başarı, tek bir sınavla belirlenecek ve sınav notunun başarıya etkisi yüzde 100 olacak. Yaz okulunda mazeret sınavı yapılmayacak. Öğrencilerin diğer üniversitelerin veya yükseköğretim programlarının yaz okullarından ders alamayacağı hükmü de yönetmelikte yer aldı. Yaz okulu kayıtlarının tamamlanmasının ardından ders seçimine ilişkin taleplerin dikkate alınmayacağı belirtildi. Yeni düzenlemeye göre yaz okuluna katılacak öğrencilerden ayrıca öğretim ücreti alınacak. Bu ücret, güz ve bahar dönemlerinde ödenen öğrenim ücretlerinden bağımsız olarak belirlenecek. Seçilen derslerin açılması halinde ücret iadesi yapılmayacak, ancak dersin açılmaması durumunda ilgili ders ücreti veya tüm derslerin açılmaması halinde ödemenin tamamı geri verilecek. Öte yandan, 2019 yılında yayımlanan ve Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinin yaz okulunu düzenleyen önceki yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Kapatılan İktisat ve İşletme Fakültelerine bağlı programlarda kayıtlı, mezun veya kaydı silinen öğrencilerin işlemlerinin de yeni yönetmelik hükümlerine göre yürütüleceği belirtildi.

YÖK: İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim kesintisiz sürecek Haber

YÖK: İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim kesintisiz sürecek

YÖK Başkanı Erol Özvar, Yükseköğretim Kurulu adına yaptığı açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceğini duyurdu. Özvar, Cumhurbaşkanı’nın süreci yeniden değerlendirdiğini belirterek, öğrencilerin eğitim hayatının aksamaması, ailelerin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarının haklarının gözetilmesi yönünde hassasiyet gösterildiğini ifade etti. Açıklamada, ilk kararın yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlem olduğu belirtilirken, sonrasında hazırlanan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda yeni bir adım atıldığı kaydedildi. Özvar, “Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir” dedi. Söz konusu karar bugünkü Resmi Gazete'de de yayımlanırken, YÖK Başkanı Özvar ayrıca, alınan kararın öğrenciler, aileler ve yükseköğretim camiası için hayırlı olması temennisinde bulundu. Öte yandan Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin sosyal medyada oluşturduğu dayanışma ağında ise, "Kazandık" başlığıyla "Geleceğimizi yok sayan usulsüz karara karşı günlerdir süren direnişimiz sonuç verdi ve kararın geri çekilmesi sağladık. Bilgi bizimdir, bizim kalacak" ifadelerinin yer aldığı paylaşımda bulunuldu.

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi Haber

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine gerileyerek nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10’un altında kalmayı sürdürdü. 2025 yılında canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu. Kaba doğum hızı ise binde 10,4 olarak gerçekleşti. Böylece 2001 yılında binde 20,3 olan kaba doğum hızı yaklaşık yarı yarıya düşmüş oldu. DOĞURGANLIK HIZINDAKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2014 yılından itibaren kesintisiz düşüş gösterdi. 2025 yılında ise bu oran 1,42 çocuk olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10’un altında seyrediyor. ŞANLIURFA İLK SIRADA, BARTIN SON SIRADA İllere göre incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. İzmir 1,10, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocuk ile listenin alt sıralarında yer aldı. 2017 yılında toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında olduğu il sayısı 57 iken, bu sayı 2025 yılında 76’ya yükseldi. Doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı ise 2017’de yalnızca 4 iken, 2025 yılında 59’a çıktı. Üç çocuk ve üzeri doğurganlık hızına sahip tek il ise Şanlıurfa oldu. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Avrupa Birliği ülkeleri arasında 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da görülürken, en düşük oran 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi. Türkiye’nin 2025 yılı toplam doğurganlık hızı olan 1,42 çocuk, Avrupa Birliği ortalaması olan 1,34’ün üzerinde gerçekleşti. Türkiye bu oranla AB ülkeleri arasında 11. sırada yer aldı. Annenin eğitim durumuna göre incelendiğinde, en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu annelerde 2,51 çocuk olurken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk olarak gerçekleşti. KENTLERDE DOĞURGANLIK DAHA DÜŞÜK Kent-kır sınıflamasına göre doğurganlık hızının en düşük olduğu yerler yoğun kentler oldu. 2025 yılında yoğun kentlerde toplam doğurganlık hızı 1,33 çocuk olarak hesaplanırken, orta yoğun kentlerde 1,53, kırsal alanlarda ise 1,75 çocuk olarak kaydedildi. Yaşa özel doğurganlık hızında en yüksek oran 2025 yılında 25-29 yaş grubunda görüldü. Böylece doğurganlığın daha ileri yaşlara kaydığı ortaya çıktı. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olurken, tüm annelerin ortalama doğum yaşı 29,4’e yükseldi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29 yaş ile Artvin olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu arada 15-19 yaş grubundaki kadınlarda görülen adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a geriledi. ÇOĞUL DOĞUM ORANI YÜZDE 3,3 OLDU 2025 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak kayıtlara geçti. Çoğul doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz, yüzde 0,1’i ise dördüz ve üzeri doğumlardan oluştu. Doğum sırasına göre incelendiğinde, 2025 yılında doğumların yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti. İkinci doğumların oranı yüzde 30,5, üçüncü doğumların oranı yüzde 15,5, dördüncü ve üzeri doğumların oranı ise yüzde 10,8 oldu.

BTÜ’de üniversitelere yönelik bütçe uygulamaları eğitimi başladı Haber

BTÜ’de üniversitelere yönelik bütçe uygulamaları eğitimi başladı

BTÜ akademik çalışmalarının yanında üniversitenin mali ve idari yapısına katkı sunacak eğitimlere devam ediyor. Bu kapsamda daha önce ulusal çapta pek çok etkinliğe ev sahipliği yapan BTÜ bu kez "Üniversitelere Yönelik Bütçe Uygulamaları Eğitimi"nde 27 üniversiteyi buluşturdu. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı iş birliğinde, Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programda 2 gün boyunca bütçe hazırlama ve uygulama süreçlerine dair eğitimler verilecek. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BTÜ Genel Sekreteri Selim Uzun, yükseköğretim kurumlarının bütçe uygulamaları ve bu süreçlerde karşılaşılan sorunların ele alınacağı önemli bir programa ev sahipliği yaptıklarını belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı uzmanlarının yapacağı sunumlarla sorunları burada birlikte tartışma fırsatı bulacağımıza inanıyorum" dedi. "Atılan her adımının arkasında mali planlama ve bütçe disiplini yatıyor" Üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını vurgulayan Genel Sekreter Uzun, "Üniversiteler aynı zamanda kamu kaynaklarının en etkin ve verimli şekilde kullanılmasını sağlayan müstesna kurumlardır. Eğitimden araştırmaya, teknolojik yatırımlardan toplumsal katkıya kadar attığımız her adımın arkasında güçlü bir mali planlama ve bütçe disiplini yatıyor" ifadelerini kullandı. Genel Sekreter Selim Uzun, eğitim programının bütçe hazırlama ve uygulama süreçlerinde yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlayacağını da dile getirdi. Bütçe ve stratejiye dair eğitimler Açılış konuşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı uzmanları tarafından verilen eğitim oturumlarına geçildi. Programın ilk gününde; Strateji ve Bütçe Uzmanı Şeyda Koçak "Türkiye’de Kamu Yatırımlarının Planlama Süreci", Strateji ve Bütçe Uzmanı Fatma Başkaya "Kamu Yatırımları Bilgi Sistemi", Strateji ve Bütçe Uzmanı Derya Çelik "Eğitim Dairesi Başkanlığı Sunumu" ve Strateji ve Bütçe Uzmanı Yıldız Erkmen "Sağlık Dairesi Başkanlığı Sunumu"nu gerçekleştirdi. Programın ikinci gününde ise Strateji ve Bütçe Uzmanı Ayşegül Sağlam "Performans Esaslı Program Bütçe", Strateji ve Bütçe Uzmanı Metin Muzoğlu "Bütçe Hazırlık ve Uygulama", Strateji ve Bütçe Uzmanı Onur Özdemir "e-Bütçe Sistemi" ve Strateji ve Bütçe Uzmanı Şuheda Demirel "Teknolojik Araştırma Sektörü Sunumu"nu yaptı.

BTÜ’den Çin ile güçlü iş birliği adımı Haber

BTÜ’den Çin ile güçlü iş birliği adımı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda küresel akademik iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Çin’de bir dizi temasta bulundu. Rektör Çağlar, ziyaret programı kapsamında dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları ile bir araya geldi. China University of Mining and Technology yönetimi ile gerçekleştirilen görüşmelerde; ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi, akademisyen ve öğrenci değişim programlarının artırılması, doktora tezlerinde eş danışmanlık imkânlarının oluşturulması ve araştırma altyapılarının karşılıklı kullanımı gibi başlıklar ele alındı. Ortak projeler, akademik hareketlilik Çin temasları kapsamında Shanghai Jiao Tong University Global College’i de ziyaret eden Rektör Çağlar, burada da uluslararası akademik iş birliklerini ileriye taşıyacak temaslarda bulundu. Görüşmelerde; ortak projeler geliştirilmesi, akademik hareketliliğin artırılması, doktora çalışmalarında eş danışmanlık modellerinin yaygınlaştırılması ve araştırma altyapılarının etkin paylaşımı gibi stratejik başlıklar masaya yatırıldı. Rektör Çağlar’a ziyaretlerde, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Hedef, dünyanın her yerinde bilinirlik Görüşmelerin verimli geçtiğini ifade eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak ‘dünyanın her yerinden görünen bir üniversite’ olma hedefiyle uluslararası iş birliklerimizi kararlılıkla güçlendiriyoruz. Mühendislik ve teknik bilimler alanındaki güçlü altyapılarımızı, dünya üniversiteleriyle bir araya getirerek hem ülkemize hem de küresel bilim dünyasına katkı sunacak somut adımlar atılması konusunda ortak bir vizyon ortaya koyduk. Gerçekleştirdiğimiz bu temasların kalıcı ve etkili projelere dönüşmesini temenni ediyoruz" dedi.

ABD ve İsrail’in Tahran’daki Şehit Beheşti Üniversitesi’ne saldırısı büyük yıkıma yol açtı Haber

ABD ve İsrail’in Tahran’daki Şehit Beheşti Üniversitesi’ne saldırısı büyük yıkıma yol açtı

ABD ve İsrail’in dün Tahran’ın kuzeyindeki Velencek semtinde bulunan Şehit Beheşti Üniversitesi’ne gerçekleştirdiği saldırı, büyük hasar bıraktı. Saldırının hedef aldığı alanlar arasında ontoloji laboratuvarının da bulunduğu ve ciddi hasar aldığı görüntülere yansıdı. Patlamanın etkisiyle çevredeki binalarda da hasar meydana geldiği, öğrenci yurtlarının pencerelerinin ise kırıldığı görüldü. Ayrıca enkazın geniş bir alana yayıldığı ve bazı noktalarda yangın izlerinin bulunduğu da dikkat çekti. Saldırılarda en az 21 üniversite zarar gördü ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılarda çok sayıda eğitim altyapısı da hedef alındı. İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı’na göre savaşın başlangıcından bu yana en az 21 üniversite, enstitü ile yükseköğretim ve araştırma merkezinde hasar meydana geldi. Bu kurumlara bağlı toplam 154 bölüm ve laboratuvar da ağır hasar aldı. Eğitim uzaktan devam ediyor Saldırıların başlamasının ardından güvenlik gerekçesiyle tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime ara verilmiş, eğitim faaliyetleri uzaktan eğitim şeklinde devam etmişti. Bu süreçte 21 Mart’ta başlayan nevruz tatiliyle birlikte eğitim faaliyetleri dururken, tatilin sona ermesinin ardından da yüz yüze eğitime geçilmemişti. Bu kapsamda üniversitelerde derslerin 4 Nisan itibarıyla uzaktan eğitim yöntemiyle sürdürüleceği açıklanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.