Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yüksek Teknoloji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti 2050 Kalkınma Vizyonu'nu İstanbul'da tanıttı Haber

Anahtar Parti 2050 Kalkınma Vizyonu'nu İstanbul'da tanıttı

İstanbul'da gerçekleşen programa Bursa'dan Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan ile İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul,Birim Başkan Yardımcısı Uğur Aksoy, Genel Merkez SİMO Başkan Yardımcısı Fuat Üçüncü katıldı. İş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın tarafından hazırlanan kalkınma modeli detaylı şekilde anlatıldı. Yalçın'ın sunumunda, dünyanın farklı ülkelerinde incelenen başarılı kalkınma örneklerinden hareketle Türkiye için yeni bir ekonomik ve sosyal dönüşüm vizyonu ortaya konuldu. Sunumda; yüksek teknoloji üretimi, yapay zekâ yatırımları, katma değerli ihracat, lojistik ve sanayi koridorları, eğitim reformu, kadın ve genç istihdamının artırılması, verimlilik odaklı büyüme ve adil gelir paylaşımı gibi başlıklar öne çıktı. Anahtar Parti'nin 2050 hedefleri arasında Türkiye'nin yüksek gelirli ülkeler ligine yükselmesi, 5 trilyon dolarlık ekonomi büyüklüğüne ulaşması, ihracatın 900 milyar dolara çıkarılması ve dünya ekonomisinde ilk 10 ülke arasına girilmesi yer alıyor. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu'nun da konuşma gerççekleştirdiği lansmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul, programın Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir yol haritası sunduğunu söyledi. Özkul açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu'nun teşrifleri ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sedat Yalçın'ın etkileyici sunumuyla gerçekleştirilen lansmanımız, Türkiye'nin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmiştir. Biz Türkiye'mize, insanımıza ve özellikle gençlerimize güveniyoruz. En önemlisi de kendimize güveniyoruz. Eğer milletimiz bize inanır ve bizimle aynı hedef doğrultusunda yürürse, doğru planlama ve adil paylaşım anlayışıyla ülkemiz çok kısa sürede hak ettiği noktaya ulaşacaktır." Özkul, açıklamasında kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şunları kaydetti: "Sedat Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon, üretimi teknolojiyle buluşturan, gençleri ve kadınları kalkınmanın merkezine yerleştiren, yüksek katma değerli üretimi hedefleyen bir modeldir. Türkiye'nin orta gelir tuzağından kurtulması, yapay zekâdan yarı iletken teknolojilerine kadar stratejik alanlarda söz sahibi olması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Bu vizyon, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de refahını planlayan kapsamlı bir kalkınma manifestosudur." Özkul, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilecek programlarla 2050 Kalkınma Vizyonu'nun vatandaşlara anlatılacağını belirterek, "Sedat Başkanımızın uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla hazırlanan bu kapsamlı modeli Türkiye'nin dört bir yanında anlatacak, kalkınmanın anahtarının doğru planlama, üretim ve adalet olduğunu milletimizle paylaşacağız. Daha iyisi mümkündür ve daha iyisi mutlaka olacaktır." İfadelerini kullandı. Lansman, katılımcıların soru-cevap bölümü ve değerlendirme toplantılarının ardından sona erdi. Programda Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ilişkin ortaya konulan vizyon, iş dünyası ve akademik çevreler tarafından da ilgiyle takip edildi.

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı Haber

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı

Millî Savunma Bakanlığı himayesinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı, Türkiye’nin savunma kapasitesini, yüksek teknoloji üretim gücünü ve stratejik caydırıcılık vizyonunu uluslararası kamuoyuna taşıyan en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti. 11 Nisan’da başlayan EFES-2026 süreci; planlama faaliyetleri, kuvvet hazırlıkları, intikal safhaları, savunma sanayii ve teknoloji sergileri ile fiilî atışlı arazi safhaları boyunca çok katmanlı bir organizasyon yapısıyla yürütüldü. 16-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Savunma Sanayii ve Teknoloji Sergisi ile 20-21 Mayıs tarihlerinde icra edilen Fiilî Atışlı Arazi Safhası ve Seçkin Gözlemci Günü programları, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesinin uluslararası ölçekte sergilendiği önemli bir platform niteliği taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen organizasyon boyunca; dost, kardeş ve müttefik ülkelerden askerî heyetler, yabancı gözlemciler, diplomatik temsilciler, savunma sanayii kuruluşları, teknoloji firmaları, akademisyenler ve genç araştırmacılar aynı platformda buluştu. ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN başta olmak üzere Türkiye’nin savunma teknolojilerine yön veren kurumlarının yer aldığı organizasyonda; insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, yüksek hassasiyetli mühimmat teknolojilerinden yapay zekâ destekli savunma çözümlerine kadar çok sayıda ileri teknoloji ürünü sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Seçkin Gözlemci Günü programı ise EFES-2026’nın uluslararası görünürlüğünü en üst seviyeye taşıdı. Türkiye’nin yerli ve millî savunma teknolojileri vizyonu; devlet protokolü, uluslararası askerî heyetler ve savunma sanayii temsilcilerinin katılımıyla İzmir’den dünyaya yansıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seçkin Gözlemci Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyetleri yerinde takip ederek Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekât kabiliyeti, yüksek koordinasyon gücü ve yerli-millî savunma sistemleriyle desteklenen operasyonel kapasitesine ilişkin uygulamaları izledi. Tatbikat kapsamında kara, deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı görev aldığı senaryolar başarıyla icra edilirken; amfibi harekât faaliyetleri, hava hücum görevleri, silahlı insansız hava araçları operasyonları, taarruz helikopteri görevleri ve yüksek hassasiyetli atışlar dikkat çekti. Program kapsamında konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026’nın dünyanın sayılı birleşik ve müşterek askerî organizasyonları arasında yer aldığını vurgulayarak tatbikata Türkiye ile birlikte 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayii ürünlerinin sahada ortaya koyduğu kapasitenin Türkiye’nin caydırıcılığı açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca; Türk Silahlı Kuvvetlerinin yalnızca askerî gücüyle değil, taşıdığı tarihsel birikim, kurumsal hafıza ve barışı esas alan yaklaşımıyla da önemli bir görev üstlendiğini belirterek, “2500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi” ifadesiyle Türk ordusunun köklü devlet geleneğine vurgu yaptı. Türkiye’nin çok kutuplu küresel düzende etkin rol üstlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, savunma sanayiindeki yerli ve millî üretim kapasitesinin kararlılıkla geliştirilmeye devam edeceğini kaydetti. Yarışmaya 69 farklı üniversiteden toplam 292 proje katıldı ve bilimsel jüri tarafından değerlendirildi. Bunlardan dereceye giren 11 proje SSB fuar alanında sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Seçkin Gözlemci Günü programı; Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesini, stratejik vizyonunu ve millî teknoloji hamlesini uluslararası kamuoyuna yansıtan önemli organizasyonlardan biri olarak hafızalarda yer aldı.

Dış ticaret açığı yıllık yüzde 56 arttı! Haber

Dış ticaret açığı yıllık yüzde 56 arttı!

TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı mart ayında ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 8,2 artışla 33 milyar 120 milyon dolara yükseldi. Mart ayında dış ticaret açığı yüzde 56 artarak 7 milyar 195 milyon dolardan 11 milyar 221 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 76,5’ten yüzde 66,1’e geriledi. Yılın ilk çeyreğinde de tablo değişmedi. Ocak-Mart döneminde ihracat yüzde 3,2 azalışla 63,2 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 4,7 artarak 91,9 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 27,5 artışla 28,7 milyar dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68,8’e düştü. Enerji ve altın hariç tutulduğunda da dış dengedeki bozulma dikkat çekti. Martta bu kalemler dışındaki ihracat yüzde 5,5 azalırken ithalat yüzde 11,2 arttı. Aynı kapsamda dış ticaret açığı 5,4 milyar dolar olarak hesaplandı. İhracatın sektörel dağılımında imalat sanayi yüzde 93,7 ile başı çekerken, tarımın payı yüzde 3,7, madenciliğin payı yüzde 1,9 oldu. İthalatta ise ara malları yüzde 70 ile en büyük kalemi oluşturdu. Ülke bazında bakıldığında, mart ayında en fazla ihracat yapılan ülke 1,82 milyar dolarla Almanya oldu. Bu ülkeyi Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa izledi. İthalatta ise ilk sırayı 4,76 milyar dolarla Çin aldı. Rusya, Almanya, İsviçre ve ABD diğer önde gelen ülkeler oldu. Öte yandan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre martta ihracat aylık bazda yüzde 2 azalırken ithalat yüzde 2,3 arttı. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatı içindeki payı ise yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi 1,6 trilyon dolara ulaştı" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi 1,6 trilyon dolara ulaştı"

Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) 45’inci Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü ifade ederek, dünya ekonomisinin aynı dönemde yüzde 3,5 büyüdüğüne dikkat çekti. Türkiye’nin nominal olarak dünyanın 16’ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi konumunda olduğunu belirten Yılmaz, daha yüksek hedeflere ulaşacaklarını vurguladı. Bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelere de değinen Yılmaz, İsrail, ABD ve İran arasında yaşanan savaşın hem bölgesel istikrara hem de küresel ekonomiye zarar verdiğini ifade etti. Türkiye’nin savaşın önlenmesi ve sona ermesi için çaba gösterdiğini belirten Yılmaz, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilediğini, ancak uygulanan ekonomik programın kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. Akaryakıttaki fiyat etkisini azaltmak amacıyla eşel mobil sisteminin devreye alındığını hatırlatan Yılmaz, kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlayıcı, orta vadeli fırsatları destekleyici politikalarla yol haritasının sürdürüleceğini dile getirdi. "Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16’ıncı büyük ekonomisi" Türkiye’nin son 23 yılda oldukça yüksek bir performans gösterdiğini ve bugün dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri hale geldiğini söyleyen Yılmaz, "Son 23 ve 24 yılda dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetmiş. 239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmıştır. Bu önemli bir gelişme ama yeterli değil daha üst hedeflere birlikte yürümemiz gerekiyor. Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücü kalitesi ile 11’incı büyük ekonomisi konumunda ve daha iddialı noktalara birlikte yürüyeceğiz. Bölgemizde maalesef İsrail, ABD ve İran arasında bir savaş yaşanıyor. Bu savaş hem bölgedeki istikrara hem de küresel ekonomiye önemli zararlar veriyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak öncelikle bu savaşın çıkmaması için her türlü gayreti sarf ettik. Şu anda bu savaş bir an önce bitsin diye gayret ediyoruz. Tüm dünyayı olumsuz etkilediği gibi bu jeopolitik gelişmeler ülkemizi de olumsuz etkilemektedir. Savaş bitse dahi bu yaşanan tahribatın giderilmesi maalesef zaman alacaktır. Dolayısıyla biz de uygulamakta olduğumuz programı kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makro ekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur" Akaryakıttaki etkiyi düşürebilmek için Eşel mobil sistemine geçtiklerini vurgulayan Yılmaz, "Bu önemli bir adımdı. Buna benzer başka tedbirlerle de kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlandırıcı, orta vadeli imkanları ise destekleyici politikalarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makro ekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur. 90’lı yıllarda küresel uluslararası doğrudan yatırımların sadece yüzde 0,2’sini cezbedebiliyorken bugün bu pay yüzde 1’ler seviyesine yükselmiş. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde uluslararası doğrudan yatırımı ülkemize cezbedebilmiş durumdayız. Bugün 88 bin uluslararası firma ülkemizde yatırım yapıyor. Geçen yıl dünya genelinde bir artış oldu küresel yatırımlarda. Ama gelişmekte olan ülkelere dönük yatırımlarda pek bir artış olmadı. Hatta geriye bir miktar gidiş olmuştu. Buna rağmen ülkemiz geçen yıl yüzde 12’lik bir artışla 13.1 milyar dolar tutarında uluslararası yatırımı cezbedebildi. Bu önemli bir başarı ve Türkiye’ye küresel yatırımcıların gösterdiği güveni ifade ediyor. 2025 yılında toptan ve perakende ticaret sektörü e-ticaret yatırımlarıyla yüzde 32’lik payla en fazla yatırım çeken sektör oldu. İmalat sektörü yüzde 31, bilgi ve iletişim sektörü yüzde 14’lük payla 2. ve 3. sırada yer aldı" ifadelerini kullandı. "Türkiye, 1 milyardan fazla kişiye Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarıyla erişim sağlıyor" Yılmaz, "Ukrayna-Rusya savaşı, Uzakdoğu’dan gelen rekabet baskısı karşısındaki ekonominin konumu, bütün bunlar Avrupa’da yeni bir tartışma süreci başlatmış durumda. Türkiye’nin gerek güvenlik gerek rekabetçilik anlamında Avrupa ile ilişkilerdeki önemi daha iyi görülmeye başlandı diyebiliriz. Bu anlamda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğine sahip olmasının, yine 30 farklı ülke ile STA’mızın olması, korumacılığın arttığı, bölgeselleşmenin yükseldiği bu yeni ortamda bizler için iş dünyamız için önemli bir korunaklı alan oluşuyor. 1 milyardan fazla insana bugün Türkiye ekonomisi ve yüksek gelirli diyebileceğimiz bir nüfusa gümrük birliği ile veya serbest ticaret anlaşmalarıyla ulaşabilir durumdayız. Dolayısıyla biz bu konularda Avrupa Birliği ile hem Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize meseleleri, enerjiden lojistiğe birçok alanda çok olumlu bir gündem oluşturabilecek noktadayız. Bu noktalarda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. "E-mobilite ve savunma sanayisinde derin entegrasyon, finans merkezi rolünde güçlenme hedefimiz" Son olarak otomotiv, makine, kimya ve elektronik gibi orta yüksek teknoloji sektörlerde de daha fazla yatırım beklediklerini vurgulayan Yılmaz, "Özellikle e-mobilite, batarya teknolojileri ve savunma sanayi gibi stratejik alanlarda daha derin bir entegrasyon hedefliyoruz. Savunma sanayicileri burada kritik hale gelmiş durumda. Tüm dünyada savunma harcamaları yükseliyor. Öyle bir tablo var. Ama gerçekçi bir şekilde de bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu konuda erken yola çıkan ülkelerden biri oldu" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.