Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yök

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yök haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yök haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de ‘Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin 12’ncisi düzenlendi Haber

BUÜ’de ‘Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin 12’ncisi düzenlendi

‘Uludağ Tematik Kahve Günleri’ etkinliğinin 12’ncisi ‘COP31: Yeşil Bursa’dan Yeşil Geleceğe Ortak Adım’ temasıyla BUÜ Rektörlük Binası 1 Nolu Salon’da gerçekleştirildi. Akademisyenler, sanayiciler ve kamu kurumu temsilcilerinin bir araya geldiği etkinlikte; iklim değişikliği ile mücadele, sürdürülebilir kalkınma, yeşil dönüşüm ve kentsel dirençlilik konuları masaya yatırıldı. BUÜ Rektör Yardımcısı ve Üniversitenin COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Cafer Çiftçi, YÖK ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüklerinin güçlü desteğiyle yürütülen küresel iklim vizyonuna dikkat çekti. 1992 yılında Brezilya'da başlayan COP sürecinin önemine değinen Çiftçi, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya Expo alanında gerçekleştirilecek 31. buluşmaya üniversite olarak katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımdan döngüsel ekonomiye, batarya teknolojilerinden yenilenebilir enerjiye kadar 9 farklı alanda hazırladıkları projelerle YÖK ortak sergi alanında yer alacaklarını vurgulayan Çiftçi; iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı Yeşil Bursa’dan başlatılan yerel hamlelerin küresel düzeyde büyük bir değer taşıdığını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. "Geleceğin şehirlerini iklim krizine hazırlıyoruz" BUÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, iklim değişikliğine bağlı yaşanan sel, kuraklık ve kentsel ısı adası gibi olumsuzlukların kentsel mekânlar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. İklim krizini tamamen durdurmanın zorluğu karşısında kentlerin bu şartlara uyum sağlaması gerektiğinin altını çizen Arslan, yürüttükleri doktora tezi kapsamında geliştirdikleri simülasyon modelleriyle henüz binalar inşa edilmeden kentsel ısı adası etkisini azaltacak tasarım parametrelerini belirlediklerini aktardı. Arslan, hazırlanan bu yöntemlerin yerel yönetimlerin imar planlama süreçlerine entegre edilmesinin büyük fayda sağlayacağını ifade etti. "Kentin iklim dirençliliğini artırmak öncelikli hedefimiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Şube Müdürü Ömürcan Kurtuluş, belediye olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve kentin iklim dirençliliğini artırmayı en öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Sıfır atıktan enerji ve su verimliliğine kadar yürütülen tüm projeleri iklim değişikliği çatısı altında ele aldıklarını dile getiren Kurtuluş, daha önce gönüllülük esasına dayalı yürütülen eylem planlarının artık yeni yönetmeliklerle yasal zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Kurtuluş, üniversite ile gerçekleştirilen bu tür tematik ve sürdürülebilir iş birliklerinin kent geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Ortak proje ve fikirler için bir aradayız" BUÜ AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, gelenekselleşen Tematik Kahve Günleri’nin zamanla diğer kurumlar için de örnek bir modele dönüştüğünü vurguladı. Etkinliğin temel amacının akademi, sanayi ve kamu sektörünü aynı masada buluşturarak ortak projeler üretmek olduğunu belirten Karaca, bu yılki buluşmanın COP31 vizyonuna odaklandığını ifade ederek emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Sektörün uzmanlarından proje ve fikirler Etkinliğin devamında gerçekleştirilen oturumlarda; BEBKA Bursa Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Elif Boz Ulutaş, BTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Bilgili, PM Biomaterials Pazarlama Müdürü Egemen Şengül, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karadağ ve OTM Plastik Tasarım Merkezi Sorumlusu Songül Kılınç sunumlarını gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde ise BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İlker Kılıç ve Prof. Dr. Yasemin Öner, Emirali AR-GE Merkezi Müdürü Özge İnşaatçı ile BUÜ Fen Bilimleri Lisansüstü Öğrencisi Nazlıcan Çetin katılımcılarla uzmanlık alanlarına dair sunumlarını paylaştı. Etkinlik çerçevesinde verilen kahve molalarında akademisyenler, sanayiciler ve kurum temsilcileri bir araya gelerek geleceğe yönelik ortak proje ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Bakan Bolat: "Tüketici Hakem Heyetleri sadece bu yıl 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı çözdü" Haber

Bakan Bolat: "Tüketici Hakem Heyetleri sadece bu yıl 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı çözdü"

Üniversitenin Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu'ndaki törene Bakan Bolat, İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Vekili Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp ve öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Vekili Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp, "Bilim ve teknoloji yüzyılında Cumhuriyetin ışığında, Türkiye'nin geleceğine üniversiteler olarak hepimiz katkı sağlamaya çalışıyoruz. Geleceği takip eden değil, geleceği üreten bir nesil gayretinde bizim yetiştirdiklerimiz. Amacımız topluma duyarlı kendi alanında bilgin ve sanat sahibi olan estetik konusunda ileri görüşlü olan sportif gençler yetiştirmek. Bu konuda da üniversitemiz çok şanslı çünkü çok deneyimli ve gerçekten çok uzman ve bilgili bir akademi kadrosuna sahip. 2008 yılında kurulan üniversitemiz bu hedefler doğrultusunda her geçen gün gelişime açık olarak büyümeye devam ediyor" dedi. "Hayal kurmak üzerine devam etmekteyiz ve o hayali de her zaman geliştirmekteyiz" Bakan Bolat'a katılımı için teşekkür eden İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli de "Gelişim Üniversitesi her zaman ismi gibi gelişiyor. Dünyada olmayan yeniliklere bir ilave etmek üzere kurulduğu andan itibaren bu çalışmaya devam ediyor. Özellikle hepimizin bildiği gibi Gelişim Üniversitesi liseli bir öğrencinin hayaliyle başladı. O hayaller devam ediyor ve hayal kurmak üzerine devam etmekteyiz ve o hayali de her zaman geliştirmekteyiz. Sayın cumhurbaşkanımız 2012'de ‘yerli arabayı üretecek bir vatandaşımız var mı?' demişti. Ben de ertesi sabah kalktığımda bu babayiğit ben olmam lazım yani Gelişim Üniversitesi olması gerekiyor. Hocalarıma sınırsız harcama yetkisi verdim bu arabayı muhakkak üreteceğiz. Gerçekten de zorlu mücadele içerisinde 8 ayda ürettik. Ama öyle bir üretim oldu ki şu anda daha böyle bir araç yapılmadı. Yüzde 100 elektrikli aynı zamanda kinetik enerjiyle bataryasını dolduran yani tekerlek döndüyse bataryasını dolduran bir şekilde yaptık. Bunlar önemli bir projeydi. Arkasından bir hayalimizi daha gerçekleştirmemiz lazım dedim. Yaptığımız bu araç tek başına kalmamalı bunu ileriye çünkü bunu daha ilerisine taşımalı. Dünyada olmayan yeniliklere çünkü benim ülkem benim vatandaşım ve çocuklarım buna layıktır dedim ve gerçekten de biraz uzun sürdü ama maratona girdik hocalarımla birlikte bu uçan arabamızı da 2021'de Başakşehir'de bir stadyumda uçurduk. İşte bu bize bir ilham kaynağı oldu" diye konuştu. Yeni öğretim eğitim yılının hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Bakan Bolat "Türkiye sathında üniversitelerimizin fiziki mekanlarının yenilenmesi Gelişim Üniversite gibi vakıf üniversitelerimizin sayısının arttırılması fiziki donanım yanında hocalarımızın eğitim çalışmalarına verilen destekler başta Milli Eğitim Bakanlığı'nın, YÖK'ün TÜBİTAK'ın eğitim alanındaki katkıları Türkiye Bilimler Akademisi'nin yaptığı çalışmaların hepsi uluslararası alanda Türkiye'nin rekabetçi konumda olmasını sağlamıştır. Aynı şekilde gerek devlet üniversitelerimiz ve onların arasında ve vakıf üniversitelerimizin arasında tatlı bir rekabetle bu bilimsel çalışmalarımızın eğitim kalitesinin yükselmesi aynı şekilde Türkiye geleceğine yapılan çok büyük bir katkı, yatırım konumdadır" dedi. "Türkiye olarak 23 yılda 238 milyar dolarlık milli gelirden 1 trilyon 706 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılaya ulaşmayı başardık" Bakan Bolat konuşmasının devamında yapay zekaya ve dijital dünyaya atıfta bulunarak, "Dijital dünya o kadar hızlı gelişiyor ki daha birkaç yıl öncesine kadar hiç konuşmadığımız bir yapay zeka kavramı bugün hayatımızın içinde. Bilim adamları ve uzmanların ifadesiyle daha yüzde 5 hayatımıza nüfuz eden yapan zeka kalan yüzde 95'lik bölümde bizlere nasıl hayat getireceğini eğitim hayatını nasıl etkileyeceğini bugünün ve geleceğin mesleklerinde nasıl değişimler yapacağını hepimizin ölçmesi biçmesi tartması çok büyük önem taşıyor. Kamu yönetimi olarak biz ilgili bakanlıklar, bu gelişmeleri hem etkilemek hem de takip yapıp ülkemizin adaptasyonunu sağlamak durumundayız. Böyle bir dünya ve bölge manzarası içerisinde biz Türkiye olarak 23 yılda 238 milyar dolarlık milli gelirden 1 trilyon 706 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılaya ulaşmayı başardık. Geçen yıl sonu itibariyle kişi başına milli gelir 18 bin 100 dolara ulaşarak dünyada orta üst ülkeler liginde yükseldi. Bu tabii ki ülkemizde yaşam standartları anlamında 20 yıl öncesine göre gerçekten önemli bir yenilik sağladı" diye konuştu. "Birkaç yıl önce gözde olan meslekler yapay zekadan sonra belki de çekici olmaktan çıkar hale geliyor" Bakan Bolat, yurtdışında ülkelerin Türkiye'yi kendilerine rakip olarak gördüklerini ifade ederek, " ‘Artık bize tehdit oluşturuyorsunuz aynı kalitede ürünler üretmeyi başardınız bizim alıcılarımız sizlerden istifade ediyorlar, alıyorlar' diyorlar. Bu da ticaret savaşlarının görüldüğü, Avrupa'daki Made in EU' çalışmalarında gelinen noktada özellikle otomotiv sektöründe bunun en önemli işaretlerinden birisiyiz. Bu noktada hükümet olarak ülke olarak özel sektör olarak yabancı yatırımlar olarak 1 yıldan bu yana gerçekten çok büyük gayretler gösterdik. Mesaimizin neredeyse 3'te 1'ini buradaki çalışmalara ayırdık. Buradaki amacımızın Türkiye'nin rekabet ve teknoloji yarışındaki üstünlüğünü koruyabilmesini sağlamak. Bizim teklifimiz birlikte kazanmak, Türkiye ve Avrupa Birliği birlikte güçlensin birlikte rekabet etsin ve birlikte rekabet güçlerini arttırsınlar. İşbirliği içinde rekabet. Birkaç yıl önce gözde olan meslekler yapay zekadan sonra belki de çekici olmaktan çıkar hale geliyor. Bundan dolayı da eğitim öğretimde bu gerçeklere mutlak surette adapte olmak zorundayız" şeklinde konuştu. "Tüketici Hakem Heyetleri 9 ayda 630 bin uyuşmazlığı çözdü" Bakan Bolat, Tüketici Hakem Heyetleri'nin tüketici haklarının korunmasında önemini hatırlatarak, "Sadece bu yıl 9 ayda 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı Tüketici Hakem Heyetleri mahkemelere gitmeden çözmüştür. Bu anlamda hem adliye hem Ticaret Bakanlığımızı hem ticari hayatımıza çok önemli katkılar sağlamıştır. Tüketici Hakem Heyeti raportörlerini yeni bir yönetmelik geliştirdik. Yenilenmiş ürünlerle ilgili bir yönetmelik çıkardık, cep telefonu tablet konsol gibi elektronik ürünler kullan at olayından çıkarılıp bunların yenilenmesiyle bunların ayrı barkod ticari hayata yeniden sunulmasını sağlıyor. Hem bir fiyat ucuzlaması hem israfı önlüyor hem de ithalata çok büyük dövizler harcanmasını önlemiş oluyor. Tam 1.8 milyon adet ürünün yenilenmesini sağlamış olduk" ifadelerini kullandı. Konuşma sonrası Bakan Bolat'a plaket ve tablo takdim edildi.

BTÜ’den COP31’e 11 proje kabulü Haber

BTÜ’den COP31’e 11 proje kabulü

Bursa Teknik Üniversitesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında YÖK koordinasyonunda gerçekleştirilecek çalışmalarda 11 projeyle yer alacak. Projeler; iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması, sürdürülebilir kentleşme, doğal kaynakların korunması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlarda çözüm önerileri sunuyor. Kabul edilen projeler arasında, COP31 Gençlik ve Eğitim Teması kapsamında sürdürülebilirlik odaklı İngilizce eğitimi ve uluslararası iş birliğini ele alan çalışmanın yanı sıra balkonlardan kent bostanlarına uzanan tarım ve biyoçeşitlilik modeli de bulunuyor. İklim eylemini destekleyen çok modlu yeniden tasarım yaklaşımları, iklim dayanıklı kontrollü ortam tarımı için yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri ve iklim dirençli mahalleler için geliştirilen modeller de projeler arasında yer alıyor. Enerji, deniz, konut, verimlilik BTÜ’nün kabul edilen diğer projeleri ise konut alanlarında iklim değişikliğine bağlı hava kirliliği zararlarının modellenmesi, küresel ısınma ve istilacı türlerin Akdeniz Havzası üzerindeki etkileri, üniversite binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve iklim dirençli şehirler için iklim zekâsı çözümlerini içeriyor. Ayrıca sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planlarının kentsel alanlarda uygulanabilirliğinin artırılması ile Türkiye ve Akdeniz Bölgesi’nde hidrolojik veriler ve dijital ikiz teknolojileri aracılığıyla erken uyarı ve karar destek sistemlerinin geliştirilmesi de kabul edilen projeler arasında bulunuyor. "Gelecek için somut çözümleri destekliyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ’nün iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanlarında ortaya koyduğu çalışmaların önemine dikkat çekerek, "İklim değişikliği, günümüzün en önemli küresel sorunları arasında yer alıyor. Bu sorunla mücadele, bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra disiplinler arası iş birliğini ve yenilikçi çözümleri de gerekli kılıyor. Üniversitemizin COP31 kapsamında 11 projesinin kabul edilmesi, akademisyenlerimizin bu alandaki bilgi birikimini ve çözüm üretme kapasitesini ortaya koyuyor. Bursa Teknik Üniversitesi olarak çevresel sürdürülebilirliği önceleyen, toplumsal fayda sağlayan ve geleceğe yönelik somut çözümler geliştiren araştırmaları desteklemeyi sürdüreceğiz" dedi.

YÖK Başkanı Özvar: "Üniversitelerde müfredatlar sadeleştirilmeli" Haber

YÖK Başkanı Özvar: "Üniversitelerde müfredatlar sadeleştirilmeli"

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye’nin bilimsel yayın sayısında dünyada 15’inci sıraya yükseldiğini belirterek, "En az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasında yer almasını istiyoruz" dedi. Özvar, lisans müfredatlarının sadeleştirilmesi ve çoktan seçmeli sınavlar yerine öğrencilerin düşünme becerilerini ölçen yöntemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Özvar, yükseköğretimde kalite, yapay zekâ kullanımı ve uluslararası başarı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de Gazze’de eğitim kurumlarının hedef alınmasına ve Terörsüz Türkiye hedefinin önemine dikkati çekti. Açılış programına; YÖK Yürütme Kurulu üyelerinden Mahmut Ak ve Arif Bilgin, İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, Esenler Kaymakamı Süleyman Özçakıcı, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyzullah Sert’in yanı sıra öğrenciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. "Müfredatlar sadeleştirilmeli" Üniversitelerde eğitim kalitesinin artırılması gerektiğini belirten YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ders programlarında uygulamaya daha fazla yer verilmesini istedi. Özvar, "Lisans eğitiminde müfredatların ve ders yapılarının sadeleştirilmesini bekliyoruz. Müfredattaki ders yoğunluğunu azaltın. Teorik dersler elbette olmalı ama uygulamalı dersler artacak şekilde planlama yapılmalı. Aynı düzenlemelerin yüksek lisans ve doktora için de yapılması adına gerekli önlemleri aldık. İçerik tekrarları azaltılmalı, araştırma, proje ve uygulama çalışmalarına daha geniş yer ayrılmalıdır" diye konuştu. Çoktan seçmeli sınavlara eleştiri Üniversitelerde çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmasını eleştiren Özvar, öğrencilerin muhakeme ve problem çözme becerilerini ölçen yöntemlere ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Özvar, "Çoktan seçmeli sınavların giderek yaygınlaşmasını yükseköğretimimizin niteliği bakımından doğru bulmuyoruz. Öğrencinin düşünme sürecini ve gerekçelendirme yeteneğini ortaya koyan yöntemlere daha geniş yer verilmesini bekliyoruz" dedi. "Türkiye bilimsel yayın sayısında 15’inci sırada" Türkiye’nin bilimsel yayın performansına ilişkin bilgi veren Özvar, makale ve derleme türündeki yayın sayısında ülkenin dünyada 15’inci sıraya yükseldiğini belirtti. Nitelikli dergilerde yayımlanan çalışmaların payının da arttığını ifade eden Özvar, "Üniversitelerimizin uluslararası sıralamalardaki konumlarını ileriye taşımalarını ve en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasında yer almasını istiyoruz" diye konuştu. Yapay zekâ kullanımında akademik etik ve kişisel verilerin korunmasının önemine de değinen Özvar, üniversitelerin öğretim elemanlarına yönelik eğitimler düzenlemesini ve öğrencilerin yapay zekâdan yararlandıkları çalışmalarda bunu açıkça belirtmesini istedi. YTÜ Rektörü Debik: "Gazze’de gençler üniversitelerin yıkıntıları arasında" YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise konuşmasında Gazze’de eğitim kurumlarının yıkımına dikkati çekti. Üniversitelerin öğrenme hakkını ve insan onurunu savunması gerektiğini belirten Debik, "Biz bugün öğrencilerimizi güven içinde sınıflarımıza davet ederken, Gazze’de aynı yaşlardaki gençler üniversitelerin yıkıntıları arasında eğitimlerini sürdürmenin yollarını arıyor. Hedef alınan eğitim kurumlarında bir toplumun hafızası ve geleceği de enkaz altında" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye, eğitim ve bilime katkı sağlayacak" Terörün sona erdiği, gençlerin eğitimine ve üretime yöneldiği bir Türkiye’nin ortak arzu olduğunu söyleyen Debik, Terörsüz Türkiye hedefinin kardeşliği güçlendirdiğini belirtti. Debik, "Terörsüz Türkiye hedefini, kardeşliğimizi güçlendirecek ve ülkemizin kaynaklarını eğitime, bilime ve üretime yönlendirecek bir gelecek iradesi olarak görüyoruz. Bizlere düşen, birlikte yaşama duygusunu güçlendiren bir akademik iklim kurarak bu geleceğin inşasına katkı sunmaktır" dedi. Dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girme hedefinin YTÜ’nün çalışmalarına yön verdiğini de belirten Debik, eğitimde niteliğin ve üniversitelerin uluslararası itibarının önemine vurgu yaptı.

BUÜ, 2026 yılında da ’Araştırma Üniversitesi’ ünvanını korudu Haber

BUÜ, 2026 yılında da ’Araştırma Üniversitesi’ ünvanını korudu

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı tarafından açıklanan 2026 yılı performans değerlendirme sonuçlarına göre Türkiye’nin seçkin "Araştırma Üniversiteleri" ligindeki yerini bir kez daha başarıyla korudu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Araştırma Üniversiteleri 2026 Yılı Performans Değerlendirme Toplantısı, devletin zirvesini ve akademik dünyayı bir araya getirdi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel katıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam ve Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enes Yiğit de törende yerini aldı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında bütçenin istikrarlı bir şekilde artırıldığını müjdeledi. Yılmaz, 2022 yılında 115,2 milyon lira olan destek miktarının, 2026 yılında merkezi bütçeden tahsis edilen 1,4 milyar liraya ulaştığını ve bu kaynakla 548 projenin desteklendiğini açıkladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise üniversitelerin sadece kampüslerle sınırlı kalmayıp ürettikleri bilimsel çıktıları toplumsal etkiye dönüştürmeleri gerektiğinin altını çizdi. Açıklanan verilerin ardından değerlendirmelerde bulunan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin başarı grafiğini ve gelecek vizyonunu şu sözlerle aktardı; "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak, YÖK Başkanlığımız tarafından titizlikle yürütülen bu süreçte yerimizi korumaktan ve bu elit ligin bir parçası olmaya devam etmekten gurur duyuyoruz. Ancak mevcut durumumuzu asla yeterli görmüyoruz. Sıralamada kalıcı bir yer edinmek ve güçlü bir yükseliş trendi yakalamak adına akademik kadromuzla birlikte gece gündüz çalışıyoruz. Temel ve en büyük hedefimiz, önümüzdeki süreçte performansımızı daha da yukarılara taşıyarak ilk 10 üniversite arasına girmek ve orada kalıcı olabilmektir." Üniversitenin araştırma kapasitesini artırmak için AR-GE ve yenilikçi projelere öncelik vermeye devam edeceklerini belirten Rektör Yılmaz, elde edilen bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlere, araştırmacılara ve idari personele teşekkürlerini iletti.

BUÜ’de genç araştırmacılarla "Öncelikli Alan" buluşması Haber

BUÜ’de genç araştırmacılarla "Öncelikli Alan" buluşması

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Araştırma Üniversitesi vizyonu doğrultusunda nitelikli yayın kapasitesini artırmak ve araştırma ekosistemini güçlendirmek amacıyla stratejik bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. YÖK tarafından BUÜ’ye tahsis edilen Öncelikli Alan Araştırma Görevlilerinin katılımıyla düzenlenen toplantı; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ve genç araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin araştırma odağını güçlendirmek adına kurumsal altyapıyı sürekli geliştirdiklerini ifade etti. SciVal ve LABSİS gibi sistemlerle akademik verileri ve cihaz envanterini şeffafça izlenebilir hale getirdiklerini belirterek merkez laboratuvar altyapısını akademisyenlerin hizmetine açtıklarını kaydeden Yılmaz, "Nitelikli insan kaynağını üniversite bünyesinde tutmak ve yetenekli akademisyenleri yapımıza kazandırmak temel önceliklerimiz arasındadır. Genç araştırmacılarımızdan beklentimiz, kendi uzmanlık alanlarında derinleşirken farklı disiplinlerle de etkileşim kurmaları ve güçlü bir akademik performans sergilemeleridir. Katma değerli yayın üreten ve projeleriyle öne çıkan tüm akademisyenlerimizin her zaman destekçisi olmaya devam edeceğiz" mesajını verdi. Toplantıda öncelikli alan araştırmacılarına ilişkin performans göstergelerini ve veriye dayalı izleme süreçlerini paylaşan Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca; Scopus ve SciVal veri tabanları üzerinden Q1 seviyesindeki yayınların ve dış kaynaklı projelerin yakından takip edildiğini aktardı. Amacın sadece veriyi izlemek değil, sürdürülebilir bir araştırma ekosistemi oluşturmak olduğunu belirten Karaca, "Genç araştırmacılarımızın bilimsel üretkenliklerini artırmak, kurumumuzun uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamak ve disiplinler arası ortak çalışma kültürünü kalıcı kılmak adına mentörlük ve proje desteklerimizi aralıksız sürdürüyoruz" dedi. Akademi ile sanayi arasındaki etkileşimin ve ortak proje kültürünün önemine de değinen Karaca, Proje Ofisi’ndeki uzman kadro ve gönüllü mentör hocalarla araştırmacılara sürekli rehberlik sağladıklarını ifade ederek, düzenledikleri tematik etkinlikler ve akredite test imkânlarıyla üniversiteyi üst sıralara taşımayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Toplantı, araştırmacıların kendilerini ve çalışma alanlarını tanıtmalarının ardından, yeni döneme dair başarı dilekleri ve temennilerle sona erdi.

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.