Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yeşil Dönüşüm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de ‘Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin 12’ncisi düzenlendi Haber

BUÜ’de ‘Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin 12’ncisi düzenlendi

‘Uludağ Tematik Kahve Günleri’ etkinliğinin 12’ncisi ‘COP31: Yeşil Bursa’dan Yeşil Geleceğe Ortak Adım’ temasıyla BUÜ Rektörlük Binası 1 Nolu Salon’da gerçekleştirildi. Akademisyenler, sanayiciler ve kamu kurumu temsilcilerinin bir araya geldiği etkinlikte; iklim değişikliği ile mücadele, sürdürülebilir kalkınma, yeşil dönüşüm ve kentsel dirençlilik konuları masaya yatırıldı. BUÜ Rektör Yardımcısı ve Üniversitenin COP31 Koordinatörü Prof. Dr. Cafer Çiftçi, YÖK ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüklerinin güçlü desteğiyle yürütülen küresel iklim vizyonuna dikkat çekti. 1992 yılında Brezilya'da başlayan COP sürecinin önemine değinen Çiftçi, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya Expo alanında gerçekleştirilecek 31. buluşmaya üniversite olarak katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımdan döngüsel ekonomiye, batarya teknolojilerinden yenilenebilir enerjiye kadar 9 farklı alanda hazırladıkları projelerle YÖK ortak sergi alanında yer alacaklarını vurgulayan Çiftçi; iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı Yeşil Bursa’dan başlatılan yerel hamlelerin küresel düzeyde büyük bir değer taşıdığını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. "Geleceğin şehirlerini iklim krizine hazırlıyoruz" BUÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, iklim değişikliğine bağlı yaşanan sel, kuraklık ve kentsel ısı adası gibi olumsuzlukların kentsel mekânlar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. İklim krizini tamamen durdurmanın zorluğu karşısında kentlerin bu şartlara uyum sağlaması gerektiğinin altını çizen Arslan, yürüttükleri doktora tezi kapsamında geliştirdikleri simülasyon modelleriyle henüz binalar inşa edilmeden kentsel ısı adası etkisini azaltacak tasarım parametrelerini belirlediklerini aktardı. Arslan, hazırlanan bu yöntemlerin yerel yönetimlerin imar planlama süreçlerine entegre edilmesinin büyük fayda sağlayacağını ifade etti. "Kentin iklim dirençliliğini artırmak öncelikli hedefimiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Şube Müdürü Ömürcan Kurtuluş, belediye olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve kentin iklim dirençliliğini artırmayı en öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Sıfır atıktan enerji ve su verimliliğine kadar yürütülen tüm projeleri iklim değişikliği çatısı altında ele aldıklarını dile getiren Kurtuluş, daha önce gönüllülük esasına dayalı yürütülen eylem planlarının artık yeni yönetmeliklerle yasal zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Kurtuluş, üniversite ile gerçekleştirilen bu tür tematik ve sürdürülebilir iş birliklerinin kent geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Ortak proje ve fikirler için bir aradayız" BUÜ AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, gelenekselleşen Tematik Kahve Günleri’nin zamanla diğer kurumlar için de örnek bir modele dönüştüğünü vurguladı. Etkinliğin temel amacının akademi, sanayi ve kamu sektörünü aynı masada buluşturarak ortak projeler üretmek olduğunu belirten Karaca, bu yılki buluşmanın COP31 vizyonuna odaklandığını ifade ederek emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Sektörün uzmanlarından proje ve fikirler Etkinliğin devamında gerçekleştirilen oturumlarda; BEBKA Bursa Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Elif Boz Ulutaş, BTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Bilgili, PM Biomaterials Pazarlama Müdürü Egemen Şengül, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karadağ ve OTM Plastik Tasarım Merkezi Sorumlusu Songül Kılınç sunumlarını gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde ise BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İlker Kılıç ve Prof. Dr. Yasemin Öner, Emirali AR-GE Merkezi Müdürü Özge İnşaatçı ile BUÜ Fen Bilimleri Lisansüstü Öğrencisi Nazlıcan Çetin katılımcılarla uzmanlık alanlarına dair sunumlarını paylaştı. Etkinlik çerçevesinde verilen kahve molalarında akademisyenler, sanayiciler ve kurum temsilcileri bir araya gelerek geleceğe yönelik ortak proje ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Bakan Kacır: "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" Haber

Bakan Kacır: "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ANKIROS 2026 Fuarı ve 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi açılışına katıldı. Bakan Kacır, 23 yıl önce 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatını 283 milyar dolara taşıdıklarını ifade ederek, "Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir" dedi. "Geçen yıl dünya ham çelik üretimi yüzde 2 daraldı, sektörümüz küresel eğilimden pozitif yönde ayrıştı" Bölgesinde güvenin ve istikrarın adresi haline gelen Türkiye'nin, küresel ve bölgesel meydan okumalara rağmen yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasındaki kalkınma yolculuğunu emin adımlarla sürdürdüğünün altını çizen Bakan Kacır, "'Millî Teknoloji Hamlesi' hedeflerimize giden yolda, sanayimizin çarkları her geçen daha hızlı dönüyor. Türk demir çelik sektörü; yıllık 62 milyon ton üretim kapasitesiyle, geniş ürün grubu ve çevreci üretim altyapısıyla küresel tedarik zincirlerinde kritik rol üstleniyor. Küresel talepteki zayıflık ve ticarette artan korumacı tedbirler nedeniyle dünya ham çelik üretiminin yüzde 2 daraldığı geçtiğimiz yılda, sektörümüz değişen piyasa koşullarına hızla uyum sağlama kabiliyetiyle küresel eğilimden pozitif yönde ayrıştı" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bugün Avrupa’nın en büyük, dünyanın 7. büyük çelik üreticisi konumunda bulunduğunu aktaran Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl 8 milyar euroya yakın ciroya ve 6 milyar euronun üzerinde doğrudan ihracata ulaşan döküm sanayimiz de metal sektörümüzün göğsümüzü kabartan bir diğer koludur. Sektörümüzün üretim kapasitesini besleyen, teknolojik kapasitesini artıran adımlarımızla; bugün Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise yedinci büyük döküm üreticisi konumuna ulaştık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak metal sanayimizin tüm kollarında üretim kapasitesini, verimliliği ve katma değeri artıracak yatırımları desteklemeyi sürdürüyoruz" açıklamalarında bulundu. "Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağız" Merkez Bankasının 750 milyar liralık kaynak ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programıyla; Türkiye için stratejik değeri yüksek 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlara yüzde 12,95 yıllık finansman maliyetine kadar uygun koşullu finansman imkanıyla, 2 yılı ana para ödemesiz, 10 yıl vadeli kaynak kullanımı imkânı sağladıklarını söyleyen Bakan Kacır, sözlerine şöyle devam etti: "Geçtiğimiz ay program kapsamında hayata geçirdiğimiz yeni uygulamayla, stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan; 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere; yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve Endüstri Bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının Ar-Ge faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10’da 7’si (bugün için yıllık yüzde 25,9) finansman maliyeti ile kaynak sunmak üzere adım attık. Ülkemizi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere hayata geçirdiğimiz bir diğer program, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programıdır. Programda; ölçeği, niteliği ve küresel değer zincirlerinde oluşturacağı etki itibarıyla ülkemize teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunuyoruz. 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak." "Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" "Dünya Bankasıyla yürüttüğümüz 'Türkiye Yeşil Sanayi Projesi', 'Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi' ve 'Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi' ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilerimize, KOBİ'lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk" diyen Bakan Kacır, "'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar euroluk uluslararası finansman sağlamak üzere adım attık. Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihraç eden ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz. 118 hektarlık Burdur Batı ve 38 hektarlık Amasya Gümüşhacıköy Organize Sanayi Bölgelerimizi ilan ederek ülkemize toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanı kazandırdık. Ülkemizdeki OSB sayısını 374’e yükselttik" şeklinde konuştu. Bakan Kacır, sanayinin köklü birikimini ileri teknolojinin sunduğu imkânlarla buluşturarak, daha fazla üreten, daha yüksek katma değer oluşturan ve küresel rekabette daha fazla söz sahibi olan bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

UİB Akademi’de Otomotiv Sektöründe Su Geri Kazanımı Ele Alındı Haber

UİB Akademi’de Otomotiv Sektöründe Su Geri Kazanımı Ele Alındı

Otomotiv sektörünün yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlamak, su kaynaklarının verimli kullanımına yönelik farkındalığı artırmak ve sektördeki iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasını desteklemek amacıyla gerçekleştirilen webinarda, sanayide sürdürülebilir su yönetimi ve su geri kazanımına yönelik çalışmalar ele alındı. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğe; ASPİLSAN Enerji'den Sürdürülebilirlik ve Çevre Yönetimi Lider Mühendisi Şükran Uzunok, Brisa'dan Yardımcı İşletmeler ve İnşaat Müdürü Bülent Yılmaz, Koluman Otomotiv'den Çevre ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Fulya Taş Saraç ve Toyotetsu Otomotiv Parçaları'ndan Sürdürülebilirlik, İş Sağlığı ve Güvenliği Müdür Yardımcısı Aylin Gençoğlu konuşmacı olarak katıldı. Dünya nüfusunun dörtte birinin yaşadığı 25 ülkede yüksek seviyede su stresinin olduğunu belirten konuşmacılar ülkemizin de su stresi ile karşı karşıya olduğunu belirttiler. Su stresine karşı verimliliğin ve yeniden kullanımın önemi vurgulayan sektör temsilcileri, webinarda su geri kazanım yatırımlarının ekonomik uygulanabilirliği ve çevresel faydaları, su stresi yüksek bölgelerde faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarının karşılaştığı riskler ve su yönetiminin operasyonel sürdürülebilirlik açısından önemi anlattı. Ayrıca su geri kazanım uygulamalarının işletme maliyetlerine, kaynak verimliliğine ve değer zincirine sağladığı katkılar değerlendirildi. Programda, iklim değişikliği ve artan su stresi karşısında sanayi kuruluşlarının su yönetimini stratejik bir öncelik olarak ele almasının önemine dikkat çekilirken, su verimliliği ve geri kazanım yatırımlarının otomotiv sektörünün yeşil dönüşümüne, rekabet gücüne ve uzun vadeli dayanıklılığına katkı sağlayabileceği vurgulandı.

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası Haber

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası

Yeni dönem vizyonunun odağında yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, KOBİ’lerin ölçek ekonomisinin sunduğu imkânlarla buluşturulması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi yer alıyor. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ihracata, lojistikten yeşil ve dijital dönüşüme uzanan projeler bu hedeflerin sahadaki karşılığını oluşturuyor. Bu vizyonun en somut halkalarından TEKNOSAB yeni nesil üretim anlayışına yön verirken; GUHEM gençleri uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Bursa Business School iş dünyasını geleceğin rekabete hazırlarken, BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri ileri teknolojiye erişimi kolaylaştırıyor. UR-GE ve HİSER projeleri ise firmaların yeni pazarlara açılmasına ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki alıcılarla doğrudan temas kurmasına imkân tanıyor. TEKNOSAB ile sanayide yeni dönem BTSO’nun dönüşüm hamlesinin en önemli adımlarından biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi TEKNOSAB, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ikinci planlı organize sanayi bölgesi niteliğiyle hayata geçirildi. "Yerli, Yenilikçi ve Yeşil Üretim" vizyonuyla kurulan bölge, yüksek teknoloji yatırımlarını güçlü ulaşım, enerji ve dijital altyapıyla buluşturuyor. KOBİ OSB projesiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin modern üretim alanlarına kavuşması, büyük sanayi kuruluşlarıyla aynı değer zincirinde yer alması ve ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanması hedefleniyor. TEKNOSAB Lojistik Park, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, Gıda OSB, Defence Hub ve KOBİ Diyalog gibi yatırımlar da bütüncül bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Üretimle lojistik aynı ekosistemde TEKNOSAB’ın küresel pazarlara erişimini güçlendirecek Lojistik Park’ın temeli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla atıldı. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen proje; depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimini ileri teknolojilerle buluşturacak. Otoyol, demiryolu yük istasyonu ve liman bağlantılarından faydalanacak projede yapay zekâ destekli rota planlama, otonom depo yönetimi, robotik sistemler ve yenilenebilir enerji uygulamaları hayata geçiriliyor. Uludağ’da iş dünyasının yeni buluşma merkezi İnsan kaynağına yönelik yatırımların başında gelen Bursa Business School, Uludağ’ın simge yapılarından tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nun özgün mimarisiyle iş dünyasına kazandırılmasıyla kuruldu. Merkez; eğitim programları, şirket toplantıları, zirveler ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak liderlik, strateji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi alanlardaki yetkinliklerin gelişmesine katkı sağlıyor. Bir hayalden Türkiye’nin uzay merkezine 2013 vizyonunun sembol projelerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Türkiye’nin bu alandaki ilk interaktif eğitim merkezi olarak çocukların ve gençlerin bilim ve havacılık ilgisini uygulamalı deneyimlerle güçlendiriyor. Bu yıl ilk öğrencilerini ağırlayan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile merkezin teknolojik altyapısı akademik eğitimle buluşturuldu. Öğrenciler laboratuvarlardan, simülasyonlardan ve üretim atölyelerinden yararlanırken, havacılık ve savunma sanayii firmalarıyla kurulan iş birlikleri sayesinde sektörle doğrudan temas kurma imkânına sahip oluyor. Bursa sanayisinin katma değerli üretime geçişinde kilit rol oynayan BUTEKOM; laboratuvar, test, muayene, prototipleme ve Ar-Ge altyapısıyla firmaların ileri teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Merkez bünyesindeki tekstil, teknik tekstil ve kompozit mükemmeliyet merkezleri yeni ürün geliştirme süreçlerine katkı sağlarken, Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi elektrikli, hibrit ve otonom araç dönüşümünün ihtiyaç duyduğu insan kaynağına odaklanıyor. Bursa Model Fabrika yalın üretim ve verimlilik süreçlerini desteklerken, Enerji Verimliliği Merkezi firmaların maliyetlerini azaltan temiz üretim çalışmalarına rehberlik ediyor. BTSO, üretimdeki dönüşümü eğitim yatırımlarıyla taçlandırıyor. BUTGEM modern sınıf ve atölyeleriyle mesleki becerilere sahip insan kaynağının yetişmesine katkı sağlarken, MESYEB mesleki yeterlilik ve belgelendirme alanında Türkiye çapında öncü bir kapasiteye ulaştı. BTSO Akademi iş dünyasının gelişim ihtiyaçlarına cevap verirken, Mutfak Akademi turizm ve gastronomi sektörüne nitelikli iş gücü kazandırıyor. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında binlerce firma uluslararası ticaret ağlarına katıldı. Yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyetleri, fuarlar ve tedarikçi buluşmalarıyla firmaların küresel etkinliği artırılırken, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık kentin ticaret vizyonuna büyük bir ivme kazandırdı. HOMETEX, Junioshow, Bursa Food Point, Blok Mermer, MEX ve Rising City gibi organizasyonların yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki fuar katılımları sürdürülüyor. KFA Fuarcılık’ın Bursa Fuar Merkezi’nin yönetimini üstlenmesiyle uluslararası fuarcılık altyapısı yeni bir döneme taşındı. Tedarikçi Günleri kapsamında Turkish Technic, BAYKAR, ROKETSAN, TUSAŞ ve TEI gibi öncü kurumlarla gerçekleştirilen görüşmeler, havacılık ve savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açıyor. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar, dijital dönüşüm projeleri ve e-ticaret uygulamaları kentin köklü ticaret kültürünü yeni ekonomiyle buluşturuyor. Oda hizmetlerinde hayata geçirilen dijitalleşme uygulamaları sonucunda BTSO, TOBB’un akreditasyon sisteminde en üst seviye olan 7 Yıldızlı Akreditasyon Belgesi’ni almaya hak kazandı. "Bursa’nın gelecek 50 yılını planladık" 2013 yılında ortaya koydukları vizyonun temelinde Bursa’nın üretim ve girişimcilik kültürünü geleceğin ekonomisine hazırlama hedefinin bulunduğunu söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Bursa, Türkiye’nin üretim kabiliyeti en yüksek şehirlerinden biri. Biz yola çıkarken bu güçlü birikimi geleceğin teknolojileriyle buluşturmayı, firmalarımızın rekabet gücünü artırmayı ve şehrimizin öncü rolünü daha da ileri taşımayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada 60’ı aşkın makro proje ve çalışmayla güçlü bir ekosistem oluşturduk. Dünya ekonomisi teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde büyük bir dönüşümden geçiyor; Bursa da bu değişimi takip eden değil, yön veren kentlerin başında gelmektedir." Başkan Burkay, 2030 vizyonunun merkezinde yüksek katma değerli üretim, güçlü KOBİ’ler, dijital ve yeşil dönüşüm ile nitelikli insan kaynağının yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, GUHEM’den BUTEKOM’a kadar hayata geçirdiğimiz bütün projeler bu büyük dönüşümün altyapısını oluşturuyor. Şimdi bu birikimin üzerine yenilerini ekleyerek Bursa’nın potansiyelini çok daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadarki her adımda meslek komitelerimizin, sektörel konseylerimizin ve üyelerimizin çok büyük katkısı var. Şehrimiz için bugünün şartlarına göre değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Üretimi, ticareti, teknolojiyi, lojistiği ve insan kaynağını aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. 2030 vizyonumuzla Bursa’nın gücünü küresel ölçekte artıracak, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’na imza atmaya devam edeceğiz."

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay Haber

BUÜ’nün Erasmus Mundus projelerine Avrupa Komisyonu’ndan onay

Gelecekte hayata geçirilmesi planlanan uluslararası ortak yüksek lisans programlarının akademik, idari ve kurumsal altyapısının hazırlanmasını amaçlayan projelerde; ortak müfredat ve diploma yapılarının geliştirilmesi, öğrenci hareketliliğinin planlanması, kalite güvencesi, tanınma ve akreditasyon süreçlerinin oluşturulması ile sürdürülebilir yönetişim modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hazırlanan altyapı, ilerleyen dönemlerde Erasmus Mundus Joint Master programlarına yapılacak başvurular açısından da önemli bir temel oluşturuyor. Doğrudan Avrupa Komisyonu’na yapılan başvurular sonucunda kabul edilen projeler, BUÜ’nün Erasmus Mundus Design Measures kapsamında desteklenen ilk projeleri olma özelliğini taşıyor. TwinLead ile ikiz dönüşüm ve etik liderlik bir araya geliyor TwinLead projesi, BUÜ İnegöl İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı ve Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) Müdürü Prof. Dr. Melih Engin koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje; yapay zekâ, veri analitiği ve siber güvenlik gibi ileri teknolojileri katılımcı yönetişim, etik, insani değerler ve ikiz dönüşüm yaklaşımlarıyla bütünleştiren uluslararası bir yüksek lisans programının tasarlanmasını amaçlıyor. Geliştirilecek programla, dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerine liderlik edebilecek, teknolojik yetkinliklerini etik ve sürdürülebilir yönetişim anlayışıyla bir araya getirebilen yeni nesil profesyonellerin yetiştirilmesine yönelik güçlü bir akademik altyapı oluşturulması hedefleniyor. E-Resilience ile dijital dünyanın yeni risklerine eğitim odaklı yaklaşım Desteklenmeye hak kazanan bir diğer proje olan E-Resilience, BUÜ Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şehnaz Baltacı koordinatörlüğünde gerçekleştiriliyor. Proje, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan Erasmus Mundus ortak yüksek lisans programının akademik, kurumsal ve stratejik temellerini oluşturmayı hedefliyor. E-Resilience; dijital riskler, dezenformasyon, algoritmik yönlendirme, yapay zekâ destekli manipülasyon, siber zorbalık, veri güvenliği ve toplumsal kutuplaşma gibi güncel sorunlara eğitim alanından bütüncül bir yaklaşım geliştirmeyi amaçlıyor. Uluslararasılaşma kapasitesine önemli katkı Her iki proje de Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm, kapsayıcılık, demokratik yaşama katılım, etik liderlik, sürdürülebilirlik ve yükseköğretimde uluslararasılaşma öncelikleriyle örtüşüyor. Projelerin Erasmus+ ve uluslararasılaşma süreçleriyle kurumsal düzeyde koordinasyonu, BUÜ Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Recep Yücedoğru’nun katkılarıyla yürütülüyor. "Kurumsal kapasitemiz güçleniyor" Projeleri kabul edilen akademisyenleri ağırlayan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, TwinLead ve E-Resilience projelerinin desteklenmesiyle birlikte uluslararası ortak yüksek lisans programları geliştirme, ortak diploma modelleri oluşturma ve Avrupa’daki akademik iş birliklerini derinleştirme yönünde önemli adımlar attıklarını vurguladı. Projeler kapsamında edinilecek deneyim ve oluşturulacak uluslararası ortaklıkların, gelecekte gerçekleştirilecek Erasmus Mundus Joint Master başvurularına yönelik kurumsal kapasiteyi de güçlendireceğini ifade eden Rektör Yılmaz; "Üniversitemizin Erasmus Mundus Design Measures alanındaki ilk kabulü olma özelliğini taşıyan TwinLead ve E-Resilience projeleri, Üniversitemizin Avrupa yükseköğretim alanındaki görünürlüğünün artırılması ve sürdürülebilir uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Yılmaz, akademisyenleri tebrik ederek, başarılarının devamı temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Bursa’da: 210 milyon dolarlık Lojistik Park’ın temeli atıldı Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Bursa’da: 210 milyon dolarlık Lojistik Park’ın temeli atıldı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim merkezi olarak hayata geçirilen TEKNOSAB’da, kentin üretim ve ticaret altyapısını yeni bir seviyeye taşıyacak Lojistik Park projesinin temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende; eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası bir araya geldi. Tören öncesinde TEKNOSAB’da incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgenin özellikle yer altı altyapısının kendisini etkilediğini belirterek, TEKNOSAB’ı "yeni nesil bir OSB" ve "Türkiye Yüzyılı’nın OSB’si" olarak tanımladı. "Bursa’ya öncü olmak yakışır" TEKNOSAB’ın fiber optik altyapıdan enerji sistemlerine kadar bütünleşik biçimde planlandığını belirten Yılmaz, bölgenin ortak akıl ve ortak finansman anlayışıyla hayata geçirilmesinin önemine dikkati çekti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın şahsında projede emeği geçenleri tebrik eden Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşüm hedefleriyle örtüştüğünü söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin öncü şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bursa’ya öncü olmak yakışır, lider olmak yakışır, örnek olmak yakışır" değerlendirmesinde bulundu. Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat düzeyiyle Türkiye’nin en büyük ihracatçı şehirleri arasında yer aldığını dile getiren Yılmaz, TEKNOSAB’ın bu güçlü üretim altyapısının geleceğe dönük vizyonunu oluşturduğunu kaydetti. TEKNOSAB’da 30 civarında firmanın üretime başladığını, bu firmaların yatırımlarının 60 milyar liraya, istihdamın ise 7 bin 500 kişiye ulaştığını aktaran Yılmaz, 2026 yılı sonuna kadar üretimdeki firma sayısının 42’ye, toplam yatırımın 100 milyar liraya, istihdamın ise 9 bine çıkmasının öngörüldüğünü söyledi. "Lojistik Park rekabet gücü kazandıracak" Lojistiğin günümüzde rekabet gücünün en kritik unsurlarından biri haline geldiğini belirten Cevdet Yılmaz, TEKNOSAB içinde böyle bir merkezin kurulmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Lojistik Park’ın demiryolu, otoyolu ve liman bağlantılarıyla sanayi ürünlerinin pazarlara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasına katkı sağlayacağını kaydeden Yılmaz, projenin Türkiye’nin üretim merkezlerini limanlara bağlama hedefleriyle de örtüştüğünü söyledi. Yılmaz, daha temel atma aşamasında önemli şirketlerin projede yer almak istemesinin yatırımın potansiyelini ortaya koyduğunu belirterek, Lojistik Park’ın zaman içinde çok güçlü bir lojistik merkez haline geleceğini ifade etti. Efkan Ala’dan BTSO ve Burkay’ın Vizyonuna Övgü AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da Bursa iş dünyasının alınan kararları hızla uygulamaya geçiren güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dünyada ülkeler kadar şehirlerin de yoğun bir rekabet içinde bulunduğunu belirten Ala, Bursa’nın üretim, ihracat ve ticaret kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere değinen Ala, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimini ortaya koydukları vizyoner çalışmalar dolayısıyla tebrik etti. Geleceğin ekonomisinde vizyon sahibi şehirlerin öne çıkacağını dile getiren Ala, "Vizyon olmadan bugünkü dünyada hak ettiğimiz yeri almamızın imkanı yoktur. Vizyoner projeleri sonuna kadar destekleriz. İhtiyacımız olan geleceğe ilişkin bir söz, vizyon, proje ve programdır." ifadelerini kullandı. "Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak büyük bir projenin daha hayata geçtiğini söyledi. Bursa’nın yüzyıllardır üretim, ticaret ve girişimciliğin merkezinde yer aldığını belirten Burkay, küresel ekonomide üretimin, ticaret yollarının, teknolojinin ve sermayenin yön değiştirdiği bir dönemde şehirlerin kendi geleceklerini bugünden planlaması gerektiğini ifade etti. BTSO olarak 2013 yılından bu yana 60’ı aşkın projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın da Bursa sanayisinin yüksek teknoloji, ölçek ekonomisi ve ihracat odaklı üretime geçişinin temel projelerinden biri olduğunu söyledi. TEKNOSAB’da yenilenebilir enerji kaynaklarından fiber optik iletişim altyapısına, su ve doğal gaz hatlarından yer altı beton galeri sistemine kadar tüm altyapının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla kurgulandığını belirten Burkay, bölgenin şimdi çok daha kapsamlı bir ekosistemle tamamlandığını anlattı. Üretim, ticaret, teknoloji ve lojistik aynı merkezde BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, TEKNOSAB’ın genişleme alanı içinde KOBİ OSB, Gıda OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Serbest Bölge, Teknopark, Defence HUB, Data Center gibi projelerle üretim, ticaret, teknoloji ve lojistiği aynı merkezde buluşturan yeni bir kalkınma modeli oluşturduklarını söyledi. TEKNOSAB Lojistik Park’ın da bu vizyonun en stratejik halkalarından biri olduğunu vurgulayan Burkay, projenin Bursa’da üretilen katma değerin dünya pazarlarına daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasında önemli rol üstleneceğini kaydetti. Burkay, projenin finansmanında da farklı bir model uyguladıklarına işaret ederek, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla küçük esnaftan KOBİ’lere, sanayicilerden büyük işletmelere kadar yaklaşık 650 yatırımcıyı aynı projenin ortağı haline getirdiklerini bildirdi. Fonun ilk yılında Türk lirası bazında yüzde 126, dolar bazında yüzde 86 değer artışı sağladığını ifade eden Burkay, asıl önemli olanın Bursa’daki farklı kesimlerin kentin geleceğine birlikte yatırım yapması olduğunu söyledi. TEKNOSAB’dan GUHEM’e, Bursa Business School’dan BUTEKOM ve Model Fabrika’ya kadar birçok projeyle Bursa’nın geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Burkay, "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. "Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyoruz" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da TEKNOSAB Lojistik Park’ın Bursa’nın üretim gücünü Türkiye’nin gelecek vizyonuyla buluşturan önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Bursa’nın üretim kültürünü geleceğe taşımanın artık daha nitelikli, daha hızlı, daha teknolojik ve sürdürülebilir üretimden geçtiğine işaret eden Ayyıldız, projenin otoyol, demiryolu ve liman bağlantılarıyla Bursa’nın üretim gücünü küresel tedarik zincirlerine daha güçlü biçimde bağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, projenin yüzlerce yatırımcıyı aynı hedef etrafında buluşturan yapısına da dikkati çekerek, yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan BTSO’ya, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a, TEKNOSAB yönetimine ve yatırımcılara teşekkür etti. 262 bin metrekare kiralanabilir alan, 2 bin tır kapasitesi Yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip TEKNOSAB Lojistik Park, yeni nesil lojistiğin ihtiyaç duyduğu çok sayıda fonksiyonu tek merkezde buluşturuyor. Projede gümrük sahası, antrepolar, soğuk hava depoları ve akıllı depolama sistemlerinin yanı sıra 262 bin 600 metrekareyi aşan kiralanabilir alan yer alacak. Tesiste 300’ün üzerinde yükleme rampası ile 2 bin TIR kapasiteli park alanı oluşturulacak. Kurulacak 12 megavatlık güneş enerjisi sistemi ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Gemlik ve Bandırma limanlarına, demiryolu ve otoyol bağlantılarına yakın konumuyla Lojistik Park’ın Bursa sanayisinin lojistik maliyetlerini azaltması ve ihracat operasyonlarının hızını artırması amaçlanıyor. Projenin ilk etabının 2027 yılının son çeyreğinde hizmete açılması planlanıyor. Temel atılmadan ilk kiralama anlaşması yapıldı TEKNOSAB Lojistik Park, daha temeli atılmadan önemli bir ticari anlaşmaya da imza attı. Tören kapsamında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret ve lojistik şirketlerinden Hepsiburada ve HepsiJET ile kiralama protokolü imzalandı. Anlaşmayla birlikte projenin henüz inşaat aşamasına geçmeden önemli bir kapasitesinin ticari kullanıma yönelik değerlendirilmesi sağlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da anlaşmaya dikkati çekerek, güçlü şirketlerin daha temel atma aşamasında projeyi tercih etmesinin Lojistik Park’ın sahip olduğu potansiyeli gösterdiğini ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise uluslararası kuruluşlarla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, Hepsiburada ve HepsiJET ile atılan ilk adımın yeni anlaşmalarla devam edeceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ‘‘Türkiye ekonomisinin kesintisiz büyüme süresi 24 çeyreğe ulaştı’’ Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ‘‘Türkiye ekonomisinin kesintisiz büyüme süresi 24 çeyreğe ulaştı’’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘‘Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyümüş, böylece kesintisiz büyüme süresi 24 çeyreğe ulaşmıştır. Zorlu küresel şartlara rağmen 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 yılında 273,2 milyar dolara yükselmiştir’’ dedi. "Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" temasıyla kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getiren İstanbul Ticaret Kongresi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, İstanbul Ticaret Üniversitesi Düşünce ve Proje Üretim Akademisi Müdürü ve Kongre Başkanı Nazım Ekren’in açılış konuşmalarıyla başladı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), uluslararası iş dünyası ve akademiden isimleri İstanbul’da bir araya getiren kongrede, küresel ticaretin değişen dengeleri, jeopolitik riskler, yeşil ve dijital dönüşüm, ticaretin normları ve etik değerleri, ticari istihbarat ve ticari diplomasi çok boyutlu biçimde ele alındı. Açılış konuşmasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Cevdet Yılmaz, "Bu kongre; küresel ticarette dengelerin değiştiği ve belirsizliklerin arttığı bir dönemde, ülkemizin üretim, ihracat ve yatırım imkânlarını ele almak açısından mühim bir buluşmadır. Etkinliğin "Değişen Dünyada İstikrarın Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası" temasıyla gerçekleşmesi de yapılan istişareleri çok daha anlamlı kılmaktadır" dedi. Küresel ekonomi ve küresel ticaretin son yirmi yıllık döneminde krizlerin ve şokların giderek sıklaştığı bir sürece girildiğini belirten Yılmaz, "2026 yılında Rusya-Ukrayna savaşının yeni boyutlar kazanmasının yanı sıra, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın getirdiği enerji şoku, yalnızca enerji fiyatları üzerinden değil; üretim maliyetleri, enflasyon, lojistik, dış ticaret, finansal koşullar ve büyüme kanalları üzerinden de küresel ekonomiyi eş zamanlı olarak etkilemektedir. Dolayısıyla artık küresel ekonomide şokların istisnai değil, neredeyse sürekli olarak yönetilmesi gereken bir unsur haline geldiği bir yapıdan söz ediyoruz. İstikrarlı şekilde istikrarsızlık üreten bir ortamda, uluslararası kurumların ve kuralların giderek zayıfladığı bir dönemdeyiz. Dünya Ticaret Örgütü, 2025 yılında yüzde 4,6 büyüyen küresel mal ticaretinin 2026 yılında yüzde 1,9 büyüyeceğini öngörürken Uluslararası Para Fonu da küresel büyümenin yüzde 3’e gerileyeceğini tahmin etmektedir. Küresel ekonomide ağırlık merkezi gelişmekte olan ülkelere ve özellikle doğuya kayarken rekabet; fiyatın yanı sıra sanayi politikaları, teknoloji ve ölçek ekonomileri üzerinden şekillenmektedir. Türkiye ekonomisi, bu zorlu küresel şartlarda üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle diğer ülke ve bölgelere kıyasla daha pozitif ayrışmayı başarmıştır" şeklinde konuştu. ‘‘Türkiye ekonomisinin kesintisiz büyüme süresi 24 çeyreğe ulaştı’’ Gayrisafi yurt içi hasılasının 2025 yılında 1,6 trilyon dolara yükseldiğini 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla da yıllıklandırılmış olarak 1,7 trilyon doları aştığını belirten Yılmaz "Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyümüş, böylece kesintisiz büyüme süresi 24 çeyreğe ulaşmıştır. Zorlu küresel şartlara rağmen 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 yılında 273,2 milyar dolara yükselmiştir. Hizmet ticaretinin küresel ticaret ve değer zincirleri içindeki payı da her geçen gün artmaktadır. Türkiye’nin hizmet ihracatı 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 125 milyar dolara yükselmiş, ülkemiz en fazla hizmet ihracatı gerçekleştiren ülkeler arasında 22’nci sıraya yerleşmiştir. Sağladığımız 63 milyar dolarlık hizmet ticareti fazlasıyla bu alanda dünyada altıncı sıradayız. Mal ve hizmet ihracatı toplamımız 2025 yılında 400 milyar dolara yaklaşarak tüm zamanların rekorunu kırmıştır. Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları geçerken mal ve hizmet ihracatımızın ise 405 milyar dolara aşacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. ‘‘Reel sektörümüzün her zaman yanındayız’’ İhracatçılara sağlanan desteklerden de bahseden Yılmaz, ‘‘İhracatımızın daha yüksek katma değerli, daha rekabetçi ve daha geniş bir coğrafyaya yayılan yapıya kavuşması için, firmalarımızı ihracata hazırlıktan pazarlamaya, tasarımdan küresel firmalara tedarikçi olmaya kadar her aşamada destekliyoruz. Bu kapsamda, seçici bir yaklaşımla ihracatçılarımızın finansmana erişim imkanlarını genişletiyoruz. Reel sektörümüzün her zaman yanındayız. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatına toplam 33 milyar lira destek sağladık; 2026 yılında bu amaçla ayrılan toplam bütçeyi 45 milyar liraya çıkardık’’ diye konuştu. İTO Başkanı Avdagiç: ‘‘Küresel ticaretin yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır’’ İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ise yaptığı konuşmada, ‘‘Küresel ticaretin sorumluluk perspektifiyle yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır. Türkiye, son 25 yılda sağladığı ekonomik istikrarla, sağlam altyapısıyla, nitelikli işgücüyle, ikiz dönüşümdeki kararlılığıyla, savunma sanayiinde elde ettiği güçlü birikimle, yakın tedarik üssü olmasıyla ve lojistik üstünlükleriyle büyük bir avantaja sahip’’ değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin, korumacı ticaretin, yüksek gümrük tarifelerinin, tedarik zinciri sorunlarının, enerji ve lojistik maliyetlerindeki devasa dalgalanmaların, dijital ve yeşil dönüşüm ile baş döndürücü teknolojik gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçtiğimizi vurguladı. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine göre küresel mal ve hizmet ticaretinin 2025'te 35,2 trilyon doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Avdagiç, ‘‘Korumacı politikaların yeniden yükselmesinin, jeopolitik gerilimlerin ve tedarik zincirindeki kırılmaların yol açtığı maliyet artışları, dünya ticareti için ciddi bir tehdit. Öyle ki Dünya Ticaret Örgütü, küresel GSYİH'nin yüzde 6,9'a kadar azalabileceğini ve ticaretin, en başta yoksul ülkeleri vuracak bir parçalanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor" ifadelerini kullandı. İTO Başkanı Avdagiç sözlerine şöyle devam etti: "Kongremizin temasında ortaya koyduğumuz gibi, küresel ticaretin sorumluluk perspektifiyle yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır. O yüzden bu kongrede soyut bir başlık konuşmuyoruz. Dört oturuma yayılmış somut bir yol haritası sunuyoruz. Böylece bugünün tüccarının yalnızca fiyat ve kaliteyle değil finansmana erişim, enerji maliyeti, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum ve bilgi kapasitesiyle de rekabet etmek zorunda olduğunun altını çiziyoruz. Bunları içeren yeni bir rota çizilmesini öneriyoruz."

NOSAB’da Dijital OSB Buluşmaları Etkinliği Haber

NOSAB’da Dijital OSB Buluşmaları Etkinliği

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) bünyesinde faaliyet gösteren NOSAB Akademi, sanayi odaklı teknoloji merkezi MEXT ve HYF Global’in iş birliğiyle NOSAB Yalçın Aras Konferans Salonu’nda düzenlenen “Dijital OSB Buluşmaları”nda; dijital dönüşüm, yapay zekâ, akıllı fabrikalar, üretim teknolojileri, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konuları ele alındı. ‘Yeşil OSB’ unvanlı NOSAB’dan öncü rol Programın açılışında konuşan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, NOSAB’ın çevre duyarlılığına ve teknoloji odaklı sanayi anlayışına değindi. NOSAB’ın Türkiye’de ‘Yeşil OSB’ unvanı alan 9 organize sanayi bölgesinden biri olduğuna dikkat çeken Gülmez, “NOSAB bu yönüyle öncü bir rol üstlenmiştir. Bölgemizde sanayinin sürdürülebilir, çevre dostu ve dijital altyapıya kavuşması için kapsamlı bir seferberlik yürütmekteyiz” diye konuştu. Gülmez, etkinliğin, sanayicilere hayırlı sonuçlar getirmesi dileğinde de bulundu. HYF Global Genel Müdürü Hakan Yüksel ise Türk sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümüne odaklanan teknoloji ve organizasyon firması olduklarına işaret ederek, gelecekteki sanayi tesislerinin ortak karakteristiğini yeşil dönüşüm odaklı gelişmeler ile dijitalleşmenin belirleyeceğini ifade etti. Bursa sanayisinin dijital dönüşümü NOSAB’ın ev sahipliğinde gerçekleştirdikleri etkinlik ile Bursa sanayisinin dijitalleşme ve yeşil dönüşüm çalışmalarına katkı sunmayı amaçladıklarını belirten Yüksel, ülke kalkınması yolunda atılacak önemli adımlardan birinin de sanayideki yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile gerçekleştirilebileceğini vurguladı. MEXT Satış & Pazarlama Grup Direktörü Barış Arıkan da dijital ve yeşil dönüşüm ekosistemini firmalara ulaştırdıklarını ifade etti. Şirketlerin yeni nesil teknolojilere adapte olabilmeleri için eğitim programları sunduklarını belirten Arıkan, “Şirketlerin satış, pazarlama, operasyon ve yönetim kadrolarının yeni nesil teknolojilere adapte olmasını sağlamak amacıyla gelişmiş eğitim programları sunmaktayız. Eğitim programlarımız ile doğrudan teknoloji odaklı satış ve pazarlama süreçlerini destekliyoruz” dedi. Programda, Bursa KOSGEB KOBİ Uzmanı Şevket Candaş, “Hibe ve Teşvik Programları Aktarımı”; MEXT Satış ve İş Geliştirme Direktörü Ömer Cinpir, “Yeşil Dönüşüm Destek Programları Aktarımı”; MEXT Sürdürülebilirlik Yöneticisi Andaç Özhan, “Yeşil Dönüşüm Destek Programı Aktarımı” başlıklı sunumlarıyla KOBİ’lere yönelik destek programları ile dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerini ele aldı. Programda IoT ve yapay zekâ teknolojilerinin OSB’lerde verimlilik, sürdürülebilirlik ve veri odaklı yönetim süreçlerine katkısı da masaya yatırıldı. ERP sistemlerinin dijital dönüşümdeki rolü, dijitalleşme ve e-dönüşüm süreçleri, üretimde dijital çözümlerin kullanımı ile dijital dünyada markalaşma ve değer yaratma konularında değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcılar “networking” için ayrılan zamanda ise teknoloji firmalarıyla yüz yüze görüşme fırsatı buldu.

Bursa Model Fabrika 'Sektörel Gelişim Merkezi' oldu Haber

Bursa Model Fabrika 'Sektörel Gelişim Merkezi' oldu

Yeni statüyle Bursa Model Fabrika’nın eğitim, danışmanlık ve dönüşüm hizmetlerindeki kapasitesinin geliştirilerek daha fazla KOBİ’ye ulaşılması hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Model Fabrika’nın SEGEM kapsamına alınmasının merkezin iş dünyasına sunduğu hizmetleri daha ileri bir seviyeye taşıyacağını söyledi. KOSGEB tarafından KOBİ’lerin kurumsallaşma düzeylerinin yükseltilmesi, verimliliklerinin artırılması, dijital, yalın ve yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması amacıyla hayata geçirilen SEGEM Destek Programı, sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunan merkezlerin kapasitelerini geliştirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında Sektörel Gelişim Merkezlerinin personel, yazılım, eğitim, danışmanlık, organizasyon ve tanıtım giderleri desteklenirken, bu yapıların hizmet çeşitliliğinin ve sürdürülebilirliğinin artırılması hedefleniyor. Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsü kazanmasıyla merkezin sanayi kuruluşlarına yönelik eğitim, danışmanlık ve uygulamalı dönüşüm çalışmalarını daha geniş bir çerçevede sürdürmesi için önemli bir destek mekanizması oluşturuldu. KOBİ’LERİN VERİMLİLİK YOLCULUĞUNA REHBERLİK EDİYOR BTSO öncülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde hayata geçirilen Bursa Model Fabrika, işletmelerin üretim süreçlerini daha verimli, esnek ve rekabetçi hale getirmelerine katkı sağlıyor. Gerçek üretim ortamında deneyimsel öğrenme yöntemlerinin uygulandığı merkezde işletmelerin mevcut süreçleri analiz ediliyor, verimlilik kayıpları tespit ediliyor ve iyileştirme çalışmalarının doğrudan üretim sahasına aktarılması sağlanıyor. Bursa Model Fabrika’nın “Öğren-Dönüş” yaklaşımıyla firmaların yalın üretim, dijital dönüşüm ve enerji verimliliği alanlarında kalıcı yetkinlik kazanması amaçlanıyor. Kurulduğu günden bu yana Bursa sanayisinin dönüşümünde aktif rol üstlenen Bursa Model Fabrika’da “Öğren-Dönüş” danışmanlığı kapsamında 113 işletmeye destek sağlandı. Farkındalık eğitimleriyle 734 işletmeden 2 bin 871 çalışana ulaşılırken, deneyimsel eğitimlerden 246 firma ve bin 226 çalışan faydalandı. Merkezde ayrıca bin 112 üniversite öğrencisine yalın üretim alanında eğitim verilerek geleceğin nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlandı. Otomotivden tekstile, makineden metale ve gıdaya kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalara hizmet veren Bursa Model Fabrika, işletmelerin süreçlerini sadeleştirmelerine, kaynaklarını daha etkin kullanmalarına ve dönüşüm kültürünü kurum geneline yaymalarına destek oluyor. “REKABETİN ANAHTARI VERİMLİLİK VE DÖNÜŞÜM” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabet koşullarının üretim anlayışını hızla değiştirdiğini, firmaların maliyet, kalite ve hız kadar teknolojiye uyum ve kaynak verimliliği konusunda da güçlü bir yapıya sahip olması gerektiğini ifade etti. İbrahim Burkay, “Bursa, Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri. Ancak sahip olduğumuz üretim kabiliyetini geleceğe taşımak için firmalarımızın daha verimli üretmesi, teknolojiyi süreçlerine daha hızlı adapte etmesi ve insan kaynağını yeni yetkinliklerle buluşturması gerekiyor. Bursa Model Fabrika’yı bu anlayışla hayata geçirdik. Burada firmalarımıza teorik bir eğitim vermekle kalmıyor, üretim sahasındaki kayıpları birlikte tespit ediyor ve dönüşümü işletmenin kendi ortamında hayata geçiriyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz sonuçlar, bu modelin iş dünyamız açısından ne kadar değerli olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsü kazanmasının yeni bir gelişim döneminin kapısını açtığını belirten Başkan Burkay, sağlanacak desteklerle merkezin insan kaynağı, teknoloji altyapısı ve hizmet kapasitesinin daha da güçleneceğini ifade etti. BTSO’nun 2030 vizyonu doğrultusunda üretimde verimlilik, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm başlıklarını birbirini tamamlayan temel rekabet unsurları olarak ele aldıklarını ifade eden Burkay, “KOSGEB’in SEGEM programıyla Bursa Model Fabrikamızın kapasitesini geliştirerek daha fazla KOBİ’mizi bu dönüşüm sürecine daha fazla dahil etmeyi hedefliyoruz. Firmalarımızın kurumsallaşmadan teknoloji adaptasyonuna, yalın üretimden enerji verimliliğine kadar ihtiyaç duyduğu alanlarda güçlü bir rehberlik sunmaya devam edeceğiz. BTSO olarak hayata geçirdiğimiz projelerde kamu desteklerinden en iyi şekilde kullanan kurumların başında geliyoruz. Hedefimiz firmalarımızın bugünkü sorunlarına çözüm üretirken, onları yarının üretim koşullarına da hazırlamak. Bursa sanayisinin yüksek katma değerli, verimli ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla küresel rekabetteki konumunu güçlendirmek için iş dünyamızın yanında olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.