Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yerel Yönetimler

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Vekili Biba: "Mustafakemalpaşa hak ettiği hizmetleri alacak" Haber

Başkan Vekili Biba: "Mustafakemalpaşa hak ettiği hizmetleri alacak"

Bursa’nın tüm ilçelerine eşit hizmet götürme politikasıyla çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, ilçe ziyaretlerine devam ediyor. Başkan Vekili Biba, son olarak Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ve Büyükşehir bürokratları ile birlikte Mustafakemalpaşa ilçesinde çeşitli kurum ve kuruluşları ziyaret etti. İlk olarak AK Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığını ziyaret ederek İlçe Başkanı Mutlu Turgut ve teşkilat üyeleriyle bir araya gelen Başkan Vekili Biba, ilçenin talep ve önerileri ile ilgili istişarelerde bulundu. Ziyarette, Gagavuzya Özerk Bölgesi’nin Kıpçak Belediye Başkanı Oleg Grizan da yer alırken, iki belediye arasındaki işbirlikleri de görüşüldü. Daha sonra Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem’i makamında ziyaret eden Başkan Vekili Biba, ilçede devam eden ve yapılması planlanan yatırımlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Program kapsamında Mustafakemalpaşa Öğretmenevi’nde vatandaşlarla da buluşan Başkan Vekili Biba, ilçe halkıyla yakından ilgilenerek talep ve önerilerini dinledi. İlçe esnafını da ziyaret ederek sohbet eden Başkan Vekili Biba, hayırlı işler temennisinde bulundu. Ardından Lala Şahin Türbesi ve Millet Bahçesi’ne de giderek incelemelerde bulundu. İlçenin talepleri değerlendirilecek Mustafakemalpaşa’nın, Bursa’nın en kıymetli ilçelerinden biri olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, ilçenin son zamanlarda hak ettiği hizmeti alamadığını vurguladı. Mustafakemalpaşa Belediyesi’ni ziyaret ederek ilçe Belediye Başkanı Şükrü Erdem ile çalışmalar konusunda görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Vekili Biba, "İlçenin Büyükşehir Belediyesi’nden taleplerini değerlendirdik. Bunların yanında bizim de tespit ettiğimiz eksiklikleri ve yapmamız gereken işleri de sıraladık. Konuştuklarımızı ekibimizle masaya yatırarak öncelik sıralamasına göre değerlendireceğiz" dedi. Mustafakemalpaşa Millet Bahçesi’nde de incelemelerde bulunduklarını hatırlatan Başkan Vekili Biba, "Millet Bahçesi, Mustafakemalpaşa için büyük bir hizmet. Son zamanlarda yapılan en güzel hizmetlerden birisidir. Ama yerel yönetimler burasını değerlendirip vatandaşın hizmetine sunamamış. Bunun üzüntüsünü yaşadık. Millet Bahçesi’ni de en kısa zamanda değerlendireceğiz. Millet Bahçesi’nin tekrar vatandaşlar tarafından kullanılmasını istiyoruz. En kısa zamanda da kullanıma açacağız" diye konuştu. En kısa zamanda ilçeye B Kafe açacaklarının da müjdesini veren Başkan Vekili Biba, Dereboyu Mahallesi’ndeki köprünün durumunun da içler acısı olduğunu dile getirdi. Bölgeye ciddi bir dokunuş yapılması gerektiğini anlatan Biba, taşkın sahası içerisinde kalan bölgeyi tekrar değerlendireceklerini söyledi.

Karacabey’de afetlere karşı güç birliği Haber

Karacabey’de afetlere karşı güç birliği

Çalıştayda Karacabey’in deprem, taşkın, sel, iklim değişikliği kaynaklı afetler ve endüstriyel riskler karşısındaki mevcut durumu değerlendirilirken, ilçenin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için uygulanacak yol haritası da şekillendirildi. Atatürk Kültür Parkı Ergün Koç Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Karacabey Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Cumhuriyet Başsavcısı Hilmi Kahveci, Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan, siyasi parti temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan çalışma masalarında Karacabey’in afetlere karşı mevcut durumu tüm yönleriyle ele alındı. Özellikle deprem riski üzerine yapılan değerlendirmelerde ilçenin zemin yapısı, aktif fay hatlarına yakınlığı, hızlı yapılaşma süreçleri ve afet senaryoları masaya yatırıldı. Katılımcılar, risk azaltma çalışmalarının güçlendirilmesi, zemin etütlerinin daha etkin şekilde denetlenmesi ve deprem izleme istasyonlarının artırılması konusunda görüş birliğine vardı. Ayrıca ilçenin kırılgan bölgeleri ve ana ulaşım arterlerine ilişkin eylem planları geliştirilirken, gelecekteki yerleşim ve gelişim planlamalarında zemin şartları daha uygun alanların öncelikli değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Meteorolojik ve iklim değişikliğine bağlı afetler başlığında ise Karacabey’in çok havzalı taşkın riski, kıyı fırtınaları, kuraklık ve tarımsal üretime yönelik tehditler değerlendirildi. Yerel yönetimlerin İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) sürecine daha güçlü entegrasyonunun sağlanması amacıyla 15 öncelikli eylem ve 7 performans göstergesi üzerinde ortak kararlar alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Bursa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan ise konuşmasında afet yönetiminde önleyici çalışmaların önemine dikkat çekti. Buldan, afet meydana gelmeden önce riskleri belirlemenin ve gerekli hazırlıkları yapmanın can ve mal kayıplarını büyük ölçüde azaltacağını ifade etti. Karacabey’in sahip olduğu coğrafi, tarımsal ve sanayi potansiyeli nedeniyle farklı afet türleriyle karşı karşıya kalabildiğini belirten Buldan, çalıştay sonucunda ortaya çıkacak verilerin hem ilçe hem de Bursa ölçeğinde önemli bir yol gösterici olacağını dile getirdi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da afet risklerinin azaltılmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Karacabey’in tarım, sanayi, ulaşım ve doğal zenginlikleriyle Bursa’nın en önemli ilçelerinden biri olduğunu ifade eden Karabatı, bu güçlü yapının korunabilmesi için afet risklerinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Deprem gerçeğinin hiçbir zaman göz ardı edilemeyeceğini belirten Karabatı, güvenli yapılaşma, afet bilinci, eğitim çalışmaları ve kurumlar arası koordinasyonun büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çeken Karabatı, özellikle tarımın merkezi konumundaki Karacabey için kuraklık, taşkın ve aşırı hava olaylarına karşı hazırlıklı olunmasının hayati önem taşıdığını kaydetti. Karabatı konuşmasında şu değerlendirmede bulundu; "Afetlere dirençli şehirler oluşturmak artık bir tercih değil zorunluluktur. Gelecek nesillere daha güvenli, daha hazırlıklı ve daha sürdürülebilir bir Karacabey bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Karacabey Belediyesi olarak afet risklerinin azaltılması, hazırlık çalışmalarının güçlendirilmesi ve toplumda afet bilincinin geliştirilmesi için üzerimize düşen tüm görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz." Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise, afet yönetiminin yalnızca kriz anlarında yürütülen bir süreç olmadığını belirterek, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Altun, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademik çevreler ve vatandaşların ortak hareket etmesinin afetlere karşı dayanıklılığı artıracağını belirterek, hazırlanan çalışmaların Bursa genelindeki afet risk azaltma politikalarına önemli katkılar sunacağını söyledi. Gün boyu devam eden çalıştayda uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileri tarafından hazırlanan sunumlar gerçekleştirildi. Ardından düzenlenen çalışma masalarında Karacabey’in afet riskleri detaylı şekilde değerlendirilerek çözüm önerileri geliştirildi. Çalıştay sonunda ortaya çıkan önerilerin Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı’na katkı sunması ve Karacabey’in afetlere karşı daha dirençli bir kent haline gelmesine yönelik yeni projelere zemin oluşturması hedefleniyor. Böylece ilçenin depremden taşkına, iklim değişikliğinden endüstriyel risklere kadar geniş bir yelpazede daha güvenli ve sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanması amaçlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay’ın 164’üncü seneyi devriyesinin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. "Sayıştay, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir" Sayıştay’ın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle ve Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olursa olsun köklerinin çok daha eskilere dayandığını dile getiren Erdoğan, "Divan-ı Muhasebat’ın temelleri Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay’ımızı tebrik ediyor mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum" dedi. "Kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin sebebi vücudu, yani varlık gayesi evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri, insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz darbe girişiminin faturası 350 milyar dolardan fazla, gezi olaylarının maliyeti 1,5 milyar dolardır" Türkiye’nin geçmişte, savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntısını çok çeken bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66’ncı yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm anti-demokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşılığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖvari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun; milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır" açıklamasında bulundu. "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradenin savunulmasını namus borcu olarak gördükleri gibi kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine ve ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummadıklarının altını çizerek, "Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı hepimiz sorumluyuz" dedi. "Sayıştayımızın veriye dayalı bir yaklaşımla nice yıllar hizmet sunacağına inanıyorum" Sayıştay’dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmak ve rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayımızın, idarenin takdirini de gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "Ekonominin büyümesi kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir" Modern kamu yönetiminin vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu, şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetleri de o kadar verimli olur. Ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesi, kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir. Sayıştay burada da kritik rol oynamaktadır. Son 23 yılda attığımız adımlarla Sayıştay’ın kapsam alanını daha da genişlettik. Özellikle 2010’da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık. Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu" ifadelerine yer verdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Sayıştay; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul’da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği’nden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin, Türk dünyasıyla ilişkilerimize farklı bir boyut kazandıracağına inanıyorum. İnşallah sonbaharda ülkemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız."

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı Haber

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı

BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. III. Uludağ Çevre Forumu ilk gününde açılış konuşmalarının ardından "COP31’e Doğru Türkiye", "Ulusal Depozito Sistemi", "Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi", "Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı" ve "COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları" başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise "Sürdürülebilirlik: Otomotivde Yeni Rekabet Eşiği", "Değişen İklime Uyum Perspektifinde Ulusal Su Politikaları ve Su Verimliliği Stratejisi" ile "Sanayide Yeşil Dönüşüm" oturumları düzenlendi. Başkan Burkay: "İş dünyamıza rehberlik eden bir organizasyon" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, forumun Türkiye’nin yeşil kalkınma hedefleri ve Bursa iş dünyasının dönüşüm süreci açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi. Başkan Burkay, sanayide sürdürülebilirlik eksenli dönüşümün artık tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini vurguladı. Burkay, "Bursa, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü şehirlerden biridir. Bugün bu gücü, yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşıma sorumluluğumuz var. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemesi, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklar, firmalarımızın rekabet kapasitesini doğrudan etkiliyor. BTSO olarak üyelerimizin bu sürece en güçlü şekilde hazırlanması için projeler geliştiriyor, iş dünyamıza rehberlik edecek platformlar oluşturuyoruz. Uludağ Çevre Forumu da bu vizyonun en somut çıktılarından biridir. Burada ortaya çıkan ortak akıl, sadece Bursa’mız için değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de çok kıymetlidir." dedi. Tüm paydaşlar zirvede buluştu Başkan Burkay, III. Uludağ Çevre Forumu’nun çok paydaşlı yapısıyla sanayi, kamu, yerel yönetimler, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade etti. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’ne, sponsor kuruluşlara ve destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Burkay, "Yeşil dönüşüm, yalnızca çevreyi koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimde verimliliği artıran, yeni yatırım alanları açan ve firmalarımızı geleceğin ticaret düzenine hazırlayan stratejik bir süreçtir. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimiz, bu sürecin iş dünyamızda doğru anlaşılması ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi adına çok değerli çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar bu sürece destek veren tüm paydaşlarımız, ortak geleceğimiz adına çok kıymetli bir irade ortaya koydu. BTSO olarak Bursa iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir geleceğe katkı BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da forumun, sanayinin çevresel dönüşümünde uygulanabilir çözümler üretmek ve paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncü yılında daha geniş bir vizyon ve daha güçlü bir katılımla düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Kılıç, "Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil mutabakat süreçleri artık iş dünyamızın günlük karar alma mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Firmalarımızın bu değişime uyum sağlayabilmesi için mevzuatı, teknolojiyi, finansmanı ve uygulama örneklerini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Uludağ Çevre Forumu’nda tam da bu ihtiyaca cevap veren bir program ortaya koyduk. BTSO’nun liderliğinde, Bursa iş dünyasının bu sürece güçlü bir şekilde hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz. Forumumuza destek veren tüm kurumlarımıza, sponsorlarımıza, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan bu ortak aklın, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi. Forumun ana sponsorluğunu ART Group üstlenirken, platin sponsor olarak Yeşil Çevre Kooperatifi organizasyona destek verdi. Burkasan, Bursa Çimento Fabrikası ve Revego’nun altın sponsor olarak yer aldığı zirvede, Atıksa ve Harves Technology ise gümüş sponsor olarak katkı sağladı.

Bursa’da ulaşımı 15 dakikaya düşürecek akademik çalışma Haber

Bursa’da ulaşımı 15 dakikaya düşürecek akademik çalışma

BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalçın Yıldırım’ın yürütücüsü olduğu “Sürdürülebilir Kentsel Yaşam Kapsamında 15 Dakikalık Şehir Konseptinin Çevre ile İlişkisinin İncelenmesi: Southampton ve Bursa Kentleri Örneğinde Bir Karşılaştırma” başlıklı proje, TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Çalışma kapsamında Bursa ve İngiltere’de 15 dakikalık şehir modeli araştırılacak. Kent yaşamını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan “15 dakikalık şehir” modeli kapsamında şehirde günlük ihtiyaçlara kısa sürede erişim imkânı sunan alanlar belirlenecek. Bu doğrultuda Bursa ve İngiltere’de mekânsal odak noktaları tespit edilecek. Bu noktaların yürüme, bisiklet ve toplu taşıma gibi ulaşım türleriyle erişilebilirliği bilimsel yöntemlerle analiz edilecek. BURSA MODELİ FARKLI ÜLKELERE ÖRNEK OLACAK Araştırmada erişilebilirliğin yanında çevresel kalite de ele alınacak. Bu kapsamda belirlenen alanlarda gürültü düzeyi ve hava kalitesi gibi çevresel faktörler ölçülerek detaylı analizler gerçekleştirilecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda kentsel tasarım, planlama ve politika geliştirme süreçlerine katkı sunacak öneriler geliştirilecek. Bursa ve İngiltere örnekleri üzerinden yürütülecek analizlerle, modelin farklı coğrafyalardaki uygulanabilirliği de ortaya konacak. Çalışma Avrupa’da bu alanda ileri araştırma altyapısına sahip kurumlar arasında yer alan University of Southampton iş birliğiyle yürütülecek. Kentlerde yaşamın giderek hızlanırken günlük ihtiyaçlara erişimin de aynı ölçüde zorlaştığını dile getiren Doç. Dr. Yalçın Yıldırım, “Günümüzde insanlar işe, okula, hastaneye ya da sosyal alanlara ulaşmak için her geçen gün daha fazla zaman harcıyor. Biz de araştırmamızda bu soruna ‘15 dakikalık şehir’ modeli ile çözüm bulmaya çalışacağız. Bursa ve İngiltere’nin Southampton şehrinde yapacağımız planlama ile insanların gündelik ihtiyaçlarına ulaşım süresini 15 dakikaya düşürmüş olacağız. Bursa’dan yola çıkarak elde edeceğimiz bulguların yerel yönetimler, şehir plancıları ve peyzaj mimarları için yol gösterici olmasını hedefliyoruz” dedi. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda şehirlerin ve toplumun gelişimine katkı sunan araştırma merkezleri olduğunu vurgulayarak, 15 dakikalık şehir yaklaşımının kentlerde yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen önemli bir model olduğunu belirterek, Bursa’dan hareketle yürütülecek bu araştırmanın hem yerel yönetimlere hem de şehir planlama süreçlerine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

Başkan Aydın: Tarihi İpek Yolu Aksı canlandırıldı Haber

Başkan Aydın: Tarihi İpek Yolu Aksı canlandırıldı

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından kentlerin ve mimarlığın günümüz çevresel, sosyal, ekonomik ve teknolojik dönüşüm süreçleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi amacıyla 24-25 Nisan tarihlerinde Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen 29. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi kapsamındaki “Yerel Yönetimler Vizyon Projeler” oturumuna konuşmacı olarak katıldı. Yerli ve yabancı pek çok akademisyenin bulunduğu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın da yer aldığı oturumda bir sunum gerçekleştiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi’de hayata geçirilmesi planlanan projeleri paylaştı. “BURSA’DAKİ TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARININ YARISINDAN FAZLASI OSMANGAZİ’DE” Oturumda yaptığı konuşmada Bursa’nın kalbi olan Osmangazi’de, köklü tarihsel ve kültürel mirası anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, şöyle konuştu; “Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle Bursa; Bitinya’dan Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya, oradan da Cumhuriyet dönemine uzanan çok katmanlı bir medeniyet birikimine sahiptir. Bu zengin mirasın merkezinde ise Osmangazi yer almaktadır. Bugün yaklaşık 1 milyona yaklaşan nüfusu, 136 mahallesi ve 9 bine yakın sokağıyla Osmangazi, bin 725 kilometrelik yol ağıyla yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en büyük ilçelerinden biri olup, nüfus bakımından 5’inci sırada yer almaktadır. Aynı zamanda Bursa, taşınmaz kültür varlığı sayısında Türkiye genelinde İstanbul, İzmir ve Muğla’nın ardından 4’üncü sıradadır. Şehrimizde bulunan 2 bin 505 taşınmaz kültür varlığının yarısından fazlası Osmangazi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sivil mimari örnekleri de dahil edildiğinde bu sayı 5 binlere kadar ulaşmaktadır.” “HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ TÜM FAALİYETLERİ 9 ANA BAŞLIK ALTINDA TOPLADIK” Osmangazi’yi daha da canlandırmak, hak ettiği turizm potansiyeline ulaştırmak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Başkan Aydın “Bizler de bu bilinçle hareket ediyor, tarihin ve kültürün başkenti olan Bursa’yı, özellikle de Osmangazi’yi daha da canlandırmak, hak ettiği turizm potansiyeline ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Osmangazi’de güçlü bir tema kurgusu oluşturduk. Hayata geçirdiğimiz tüm faaliyetleri 9 ana başlık altında topladık. Bunlar; Osmanlı, sanat, mimari, alışveriş, nefes, gastronomi, ahilik, zamanın ruhu ve inanç temalarıdır. Bu yaklaşımı görünür kılmak adına logomuzu Osmangazi Meydanı’na yerleştirdik. Amacımız, Osmangazi’de neler olup bittiğini herkesin yalnızca bu ana başlıklara bakarak anlayabilmesi ve zihninde net bir çerçeve oluşturabilmesidir. Bu temaları somut bir deneyime dönüştürmek için tarihi İpek Yolu aksını yeniden canlandırdık.” ifadelerini kullandı. “HEDEFİMİZ OSMANGAZİ’DEKİ 2 BİN 500’E YAKIN TARİHİ YAPIYI GELECEK NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE AKTARMAK” Osmangazi’nin tarihini koruyan, yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Başkan Aydın, sunumunda şunları kaydetti: “Projemize Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nden başlıyoruz. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 600 bin ziyaretçiyi ağırlayan bu müze, Bursa’nın fethini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Buradan devam ettiğimizde Kayhan bölgesinde gastronomi durağına ulaşıyoruz, Bursa’nın meşhur pideli köftesiyle ziyaretçileri karşılıyoruz. Ardından Abdal Meydanı’nda tahinli pide ve simit gibi yerel lezzetlerle bu deneyimi zenginleştiriyoruz. Sonrasında çarşı bölgesinde alışveriş durağına geçiliyor. Hemen ardından inanç teması kapsamında Bursa Ulu Cami, Osmangazi Türbesi, Orhangazi Türbesi ve Üftade Hazretleri Türbesi ziyaret ediliyor. Bu aks, Hisar Arkeopark ile devam ediyor ve son olarak Romangal’da tamamlanıyor. Böylece Bursa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin, Osmangazi’de yaya olarak 3-4 gün geçirebileceği, dolu dolu bir kültür ve tarih rotası oluşturmuş olduk. Osmangazi’nin tarih içerisindeki yeri ve konumundan hareketle, ‘Bursa’nın Kalbi Osmangazi’ dedik. Çünkü bu bölge, şehrin kültürel ve tarihsel hafızasının en yoğun şekilde hissedildiği merkezdir. Burada öncelikli olarak öne çıkardığımız değer, sahip olduğumuz zengin kültürel mirası korumak ve yaklaşık 2 bin 500’e yakın tarihi yapıyı gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmaktır. Bu yılki mottomuz ‘700 yıldır buradayız.’ İnşallah, nice 700 yıllar boyunca da burada olmaya devam edeceğiz. Ancak bizim asıl hedefimiz, sadece varlığımızı sürdürmek değil; bu eşsiz tarihi mirası daha yaşanabilir, daha erişilebilir ve daha fazla ziyaret edilebilir hale getirerek geleceğe taşımaktır. Bu doğrultuda, Osmangazi’nin tarihini koruyan, yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Osmangazi’de söz çocukların oldu Haber

Osmangazi’de söz çocukların oldu

Osmangazi Belediyesi, çocuklara ve eğitime verdiği önemi bir kez daha ortaya koyan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Her ay ilçeye dair önemli kararların alındığı Osmangazi Belediyesi Meclis Salonu, bu kez ilköğretim öğrencilerini ağırlayarak adeta geleceğin yöneticilerine ev sahipliği yaptı. “Yerel Yönetimler” dersleri kapsamında Osmangazi Belediyesi’ni ziyaret eden 3. sınıf öğrencileri, belediyenin işleyişini yerinde ve uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Meclis salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklara belediyenin görevleri, sorumlulukları ve karar alma süreçleri Eğitmen Serkan Yılmaz’ın rehberliğinde detaylı bir şekilde anlatıldı. Programda öğrenciler, teorik bilgilerin ötesine geçerek yerel yönetim mekanizmasını deneyimleme şansını yakaladı. HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER Ziyaretin en dikkat çekici bölümü çocukların kendi meclislerini kurduğu “ziyaretçi meclisi” uygulaması oldu. Meclis düzeninde oturan 30 öğrenci, aralarından bir başkan seçerek Osmangazi ilçesi için fikir ve önerilerini tartışmaya açtı. Küçük yaşlarına rağmen ortaya koydukları çözüm odaklı düşünceler ve toplumsal duyarlılıklarıyla dikkat çeken öğrenciler, demokratik süreçleri deneyimledi. Öğrencilerden Ceren Su Yarşı, belediyenin temizlik ve park hizmetlerine dikkat çekerek “Çöplerimizi topluyoruz, parkları yapıyoruz” derken, Hüma Özdemir ise çevre bilincine vurgu yaparak “Atık pil kutularını, parkları ve çevreyi yeşillendirmeyi, yangınları söndürmeye yardımcı olduklarını öğrendik” şeklinde konuştu. Mecliste başkan seçilen 9 yaşındaki Amine Özbay da, yaptığı konuşmada çevre, şehircilik ve sosyal yardım konularına değinerek, “Daha fazla ağaç dikmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek istiyorum. Bursa’da sigarayı yasaklayabilirim. Daha fazla park yapmayı planlıyorum. Çünkü park demek çocukların eğlenmesi demek” ifadelerini kullandı. AMAÇ KURUMLARI TANITARAK YARINLARA HAZIRLAMAK Eğitmen Serkan Yılmaz ise etkinliğin amacına ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin derslerde öğrendikleri bilgileri sahada pekiştirmelerinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, “3. sınıf öğrencilerimizin yerel yönetimler dersleri var. Belediyeler ve muhtarlıklar gibi kendilerine hizmet eden kurumları tanıyorlar. Bu kapsamda belediyemize misafir olarak gelerek hem yaşayarak deneyim kazanıyor hem de kurumun fiziki ortamlarını yakından görüyorlar. Ayrıca ‘ziyaretçi meclisi’ adını verdiğimiz etkinlikte, başkan ve meclis üyeleri rolünü üstlenerek Osmangazi adına fikirler üretiyor ve bu fikirleri oylamaya sunuyorlar. Amacımız; çocuklarımızın kurumların ne işe yaradığını, işleyişin nasıl olduğunu öğrenmeleri, belediyelerin yaptığı çalışmaları tanımaları ve ileride hayatlarına yön verirken bu deneyimlerden faydalanmalarıdır” şeklinde bilgi verdi. Osmangazi Belediyesi’nin bu tür eğitim odaklı etkinlikleri, çocukların erken yaşta toplumsal sorumluluk bilinci kazanmasına, yerel yönetimlerin rolünü anlamasına ve demokratik katılım kültürüyle tanışmasına önemli katkı sunuyor.

Erdoğan: Bağımlılığın Türkiye’ye yıllık maliyeti 78 milyar dolar Haber

Erdoğan: Bağımlılığın Türkiye’ye yıllık maliyeti 78 milyar dolar

“Fikir Maratonu Programı” kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bağımlılıkla mücadelenin önemine dikkat çekti. “Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen programa 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti. Yeşilay tarafından hazırlanan bir rapora değinen Erdoğan, sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına zarar veriyor hem de ekonomimiz için büyüyen bir kara deliğe dönüşüyor” dedi. Devletin bağımlılıkla mücadelede tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirten Erdoğan, Aile Bakanlığı, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Yeşilay’ın bu alandaki çalışmalarını “seferberlik ruhu” olarak nitelendirdi. Kadın kollarının yürüttüğü eğitim faaliyetlerine de değinen Erdoğan, 81 ilde 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşıldığını, bu çalışmaların ardından sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 arttığını kaydetti. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca devlet eliyle başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kamuoyu desteği ne kadar güçlü olursa başarı oranımız da o kadar artacaktır” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu Stuttgart’ta “Büyük Buluşma”ya katılacak Haber

Dervişoğlu Stuttgart’ta “Büyük Buluşma”ya katılacak

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 19 Nisan’da Almanya’nın Stuttgart kentinde Avrupa Türklüğü tarafından düzenlenecek “Büyük Buluşma” programına katılacak. Etkinlikte İYİ Parti Yurt Dışı Teşkilatları ve Avrupa’daki Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetlinin bir araya gelmesi bekleniyor. Programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları ve milletvekillerinin yanı sıra Kocaeli teşkilatı ve partinin yerel yönetim temsilcilerinin de katılacağı bildirildi. Heyette, İYİ Parti Türk Dünyası ve Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ile Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve 27. Dönem Bursa Milletvekili Ahmet Erozan gibi isimlerin yer aldığı belirtildi. KOCAELİ HEYETİ GENEL BAŞKAN DERVİŞOĞLU’NUN YANINDA Ayrıca; İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Nusret Acur, Genel İdare Kurulu Üyesi Yunus Özay Er , Genel İdare Kurulu Üyesi Burcu Akçaru Üstbaş, İYİ Parti Kocaeli Yerel Yönetimler Başkanı Gazeteci-Yazar Yüksel Ercan, İYİ Parti Gebze Belediye meclis üyesi Umut Aydoğdu, son yerel seçimlerde İYİ Parti'nin Gebze Belediye başkan adayı Sadık Güvenç ve çok sayıda misafir İYİ Parti Genel başkanı Müsavat Dervişoğlu ile birlikte Almanya’daki programa iştirak edecekler arasında bulunduğu öğrenildi. Almanya’nın Stuttgart kentindeki büyük buluşma sonrası İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu başkanlığındaki heyetin Stuttgart’tan, Fransa’nın Strasbourg kentinde siyasi temaslarda bulunacağı kaydedildi. Ziyaretlerin 21 Nisan’da tamamlanmasının ardından heyetin Türkiye’ye döneceği kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.