Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yatırım

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Migros Yenişehir'de taze gıda tedarik zincirine yeni bir halka ekledi Haber

Migros Yenişehir'de taze gıda tedarik zincirine yeni bir halka ekledi

Migros, Bursa Yenişehir'de hayata geçirdiği Meyve Sebze, Şarküteri, Paketleme ve Dağıtım Merkezi ile taze ürün tedarik altyapısını güçlendirdi. Merkez, üreticiden mağazaya uzanan süreçte meyve-sebze kabul, kalite kontrol, laboratuvar, seçme, boylama, kasalama, paketleme, peynir ve şarküteri porsiyonlama ile lojistik faaliyetlerini aynı çatı altında topluyor. Tesis, yıllık 200 bin tonluk işleme kapasitesiyle üreticiden tüketiciye uzanan sürece katkı sağlıyor. Migros, Bursa Yenişehir'de hayata geçirdiği Meyve Sebze, Şarküteri, Paketleme ve Dağıtım Merkezi'ni düzenlenen törenle hizmete açtı. Açılışa Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Yardımcısı Fikret Hatipoğlu ve Rıdvan Sağlık, Migros Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın, Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, Migros Tedarik Zinciri Yönetimi ve Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Aydın Ferit Cansever, Migros Yatırım Geliştirme ve İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Yaşar Ender Tüzün ile ilgili yetkililer katıldı. Yapılan açıklamaya göre, toplam 40 bin metrekare alan üzerine kurulan ve yıllık 200 bin ton kapasiteye sahip tesis; meyve-sebze kabul, kalite kontrol, laboratuvar, seçme, boylama, kasalama ve paketleme faaliyetlerini aynı çatı altında topluyor. Organik ürün paketleme sertifikasına da sahip tesiste sebze-meyve ürünleri modern otomasyon sistemleriyle temizleniyor, işleniyor ve tüketime hazır şekilde paketleniyor. Tesis, 1.2 milyar TL'yi aşkın bir yatırım tutarı ile hayata geçirildi. Tam kapasiteye ulaşıldığında 500 kişilik istihdam sağlanacak. Tesisin öne çıkan özelliklerinden biri, şirketin ilk tropikal ürün işleme ve muz sarartma tesisini bünyesinde barındırması. Kontrollü sarartma süreçleri sayesinde hassas tropikal ürünlerde kalite, lezzet ve raf performansı daha etkin şekilde yönetilebiliyor. Tesis bünyesinde yer alan 3 bin metrekarelik peynir ve şarküteri dilimleme ve paketleme tesisinde ise yöresel peynirler ve farklı peynir çeşitleri başta olmak üzere etli şarküteri ürünleri de son teknoloji Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP) yöntemi kullanılarak paketleniyor. Tesiste tek vardiyada yıllık 7,5 milyon adet paketleme kapasitesine ulaşılabiliyor. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ise açılışta yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Yenişehir'imizin tarımsal üretim gücüne, istihdamına ve ekonomik geleceğine önemli katkılar sağlayacak çok kıymetli bir tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Yenişehir, bereketli toprakları, güçlü üretim kültürü ve çalışkan çiftçisiyle Bursa'mızın ve ülkemizin önemli tarım merkezlerinden biri. Bu bereketli topraklarda daha fazla üretmenin yanında, ürettiğimiz ürüne daha fazla değer kazandırmak, çiftçimizin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve Yenişehir markasını Türkiye'nin dört bir yanına taşımak hedefimiz. Şirket uzun yıllardır Yenişehirli çiftçilerimizden başta biber olmak üzere birçok yaş meyve ve sebze ürününü tedarik ederek Türkiye'nin farklı noktalarındaki mağazalarında tüketiciyle buluşturuyor. Burada çiftçimizin alın teriyle yetiştirdiği ürünler toplanacak, uygun şartlarda muhafaza edilecek, paketlenecek ve Türkiye'nin dört bir yanına gönderilecek. Aynı zamanda Yenişehir'imizin istihdamına önemli ölçüde katkı sağlayacak bu tesisin ilçemize hayırlı olmasını dileriz." Migros Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın, tesisin açılışına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yenişehir'de hayata geçirdiğimiz bu tesis, taze gıda tedarik zincirimizin önemli bir halkası. Üreticiden mağazaya uzanan süreçte kalite standartlarımızı güçlendiren merkezimiz; ürün kalitesini koruma, gıda kaybını azaltma, raf ömrünü destekleme ve taze ürünlerde bulunurluğu artırma açısından önemli bir rol üstlenecek. Yenişehir'in üretim potansiyeli, konumu ve bölgesel gücüyle bu yatırımın hem şirket ekosistemine hem de bölge ekonomisine değer oluşturacağına inanıyoruz." Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur ise tesisin sunduğu değerle ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Amacımız; üreticiden mağazaya uzanan süreçte taze, kaliteli ve hemen kullanıma uygun ürünleri müşterilerimizle buluşturmak. Marmara Bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin farklı illerinden ve yurt dışından gelen sebze-meyve ile şarküteri ürünlerinin işlendiği tesisimizde kalite kontrol ve paketleme süreçlerini tek merkezden yönetiyoruz. Bölgedeki üreticiler, kooperatifler ve üretici birliklerinden doğrudan alım yaparak yerel üreticilerin pazara erişimini destekliyor, müşterilerimize daha geniş bir ürün seçeneği sunuyoruz. Tesisimizin hayırlı olmasını diliyorum."

Orhangazi TSO’nun 100. yılına özel görkemli gece: Ekonomiye değer katanlar ödüllendirildi Haber

Orhangazi TSO’nun 100. yılına özel görkemli gece: Ekonomiye değer katanlar ödüllendirildi

Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TSO) kuruluşunun 100’üncü yılı, ilçenin ekonomik hayatına yön veren iş insanları ve firmaların onurlandırıldığı özel bir törenle kutlandı. Gecede üretimden ihracata, yatırımdan istihdama kadar birçok alanda Orhangazi’nin gelişimine katkı sunan kişi ve kuruluşlara ödülleri verildi. Orhangazi TSO’nun bir asrı geride bırakması dolayısıyla Hektaş Çiftliği toplantı salonunda düzenlenen "100. Yıl Ödül Töreni", iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Programa TOBB Başkan Yardımcısı Şekib Avdagiç’in yanı sıra Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, milletvekilleri, Bursa ve Orhangazi protokolü, oda ve borsa başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri, sanayiciler, iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı. Bir asırlık ekonomik yolculuk ekrana taşındı Törenin dikkat çeken bölümlerinden biri, Orhangazi TSO’nun kuruluşundan bugüne geçirdiği süreci anlatan tanıtım filminin gösterimi oldu. 1926 yılında başlayan oda tarihinin ele alındığı filmde, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden itibaren Orhangazi’de yaşanan ekonomik değişim ve dönüşüm, ilçenin bugün ulaştığı sanayi ve ticaret yapısıyla birlikte anlatıldı. İlçenin ekonomik gelişiminde iz bırakan kişi ve firmaların da anıldığı gecede, farklı kategorilerde başarı gösterenlere ödülleri takdim edildi. Üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın yanı sıra Ar-Ge ve inovasyon ile girişimcilik alanlarında öne çıkan isimler ödüllerini aldı. Ödüllerin, yalnızca ticari başarıların karşılığı olmadığı, aynı zamanda Orhangazi’nin büyümesine ve kalkınmasına katkı sağlayan kişi ve kuruluşlara yönelik bir vefa göstergesi olduğu vurgulandı. Avdagiç: "Orhangazi çok güçlü bir şehir" Gecede konuşan TOBB Başkan Yardımcısı Şekib Avdagiç, Orhangazi’nin Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çekti. İlçenin üretim ve ticaretteki gücünün yıllar içerisinde oluşan köklü bir kültürün sonucu olduğunu ifade eden Avdagiç, Orhangazi’nin Türkiye ekonomisine 2 milyar doların üzerinde katkı sağladığını belirtti. Orhangazi’nin doğrudan ihracatının 600 milyon doların üzerinde olduğunu kaydeden Avdagiç, ithalatla birlikte ilçenin dış ticaret hacminin 1 milyar doları aştığını söyledi. Avdagiç, "İstihdamı, üretimi, ihracatı, ithalatı, ticaretiyle çok güçlü bir şehir. Ticaret ve üretim Orhangazililerin alın yazısı, damarlarında dolaşan kan gibi. Asırlık çınar olmak hiç de kolay değil. Güven, istikrar ve köklü bir gelenek olmak gerekir. Tüccarın, sanayicinin yanında durmak gerekir. Orhangazi’nin ekonomisiyle, istihdamıyla, ticaretiyle bunu başardığını görüyoruz" dedi. Burkay: "Bursa’nın medarı iftiharı" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın dış ticaret performansına değindi. Bursa’nın 20 milyar doları aşan ihracatının yanı sıra 16 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirten Burkay, kentin toplam dış ticaret hacminin 36 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Orhangazi’nin de bu ekonomik yapının önemli parçalarından biri olduğunu dile getiren Burkay, ilçenin yalnızca sanayisiyle değil, tarımı, turizmi ve özel endüstri bölgeleriyle de Bursa ekonomisine değer kattığını söyledi. Orhangazi’de faaliyet gösteren şirketlerin özellikle ihracat alanında ortaya koyduğu performansa dikkat çeken Burkay, ödül alan firmaların başarılarını kutlayarak, "Bugün de bu şirketlerin ödül ve gurur gecesi. Dereceye giren şirketleri kendim adına, ülkem adına tebrik ediyorum" dedi. İkinci yüzyılın hedefi dijital dönüşüm ve yüksek katma değer Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı da gecede odanın 100 yıllık geçmişinin yanı sıra gelecek hedeflerini anlattı. Hatırlı, 100’üncü yılın yalnızca geride kalan bir asrın kutlanması anlamına gelmediğini, aynı zamanda odanın ikinci yüzyılına güçlü bir başlangıç olduğunu belirtti. Bir kurumun asırlık olmasının tek başına yeterli olmadığını ifade eden Hatırlı, asıl önemli olanın bu birikimi geleceğe taşıyabilmek olduğunu söyledi. Orhangazi’de bir asır önce yakılan üretim ve ticaret meşalesinin bugün daha güçlü şekilde sürdüğünü dile getirdi. Hatırlı, önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, yapay zeka, sürdürülebilir üretim ve yüksek katma değerli ekonomi başlıklarına ağırlık vereceklerini açıkladı. Orhangazi’nin yatırım ve üretim kapasitesinin artırılması, ilçedeki işletmelerin rekabet gücünün yükseltilmesi ve ekonomik potansiyelin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesi için çalışmaların devam edeceğini belirten Hatırlı, 100 yıllık geçmişin ortak bir başarı ve dayanışma hikayesi olduğunu söyledi. Hatırlı, "Geride bıraktığımız yüzyıl başarı hikayesinin, ortak aklın ve dayanışmanın ortak mirasıdır. Bu mirası gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde emanet etmenin bilincindeyiz" diye konuştu. Programda Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu ile Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından farklı kategorilerde ödüle layık görülen kişi ve firmalara plaketleri takdim edildi. Tören, ödül sahiplerinin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Haber

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) tarafından Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesine kazandırılan 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır" dedi. 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, hastanenin tanıtım videosunun izlenmesiyle devam etti. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk bir konuşma yaparak emeği geçenlere teşekkür etti. "Hastane bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirecek" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı konuşmada, "Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'yi her alanda daha güçlü, daha müreffeh, daha rekabetçi bir ülke haline getirmek için durmaksızın çalıştık. Temeli sağlam ve istikrarlı politikalarla tahkim edilmiş asra bedel kazanımları 23 yıla sığdırdık. Geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten, ihraç eden, yerli ve milli bir savunma sanayi ekosistemi kurduk. Dünyada henüz sadece birkaç ülkenin sahip olabildiği ileri teknoloji geliştirme ve üretme altyapısına hamdolsun sahibiz. Allah'ın izniyle hiç kimsenin Türk milletinin kılına dahi zarar vermeyi aklının ucundan geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerliyoruz. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Türkiye'yi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştiren, destekleyebilen, üretebilen bir ülke konumuna ulaştırdık. Milletimizin 60 yıllık hayalini elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG ile gerçeğe dönüştürdük. Ulaştırmada pek çok ülkenin erişemediği güçlü ve yaygın bir altyapı ağına bugün sahibiz. Milletimizle kurduğumuz gönül köprüleri gibi kıtaları da aynı anlayışla birbirine bağladık. Dış ticaretimizin taşıyıcı gücü limanları, şehirlerimizi dünyaya bağlayan dev havaalanlarını Türk milletinin hizmetine sunduk. Çevre ve şehircilikte sosyal devlet anlayışıyla muazzam bir inşa hamlesi gerçekleştirdik. Enerjide Karadeniz'de doğalgaz, Gabar'da petrol keşifleri yaptık. Bugün ileri teknolojiye sahip modern arama ve keşif filomuzla petrol ve doğalgazda sınır ötesi ortaklıkları derinleştiren bir noktaya geldik. Sağlıkta vatandaşlarımızı kaliteli erişilebilir bir sağlık hizmetine eriştirdik. Hatırlayalım. 23 yıl önce hastane kapılarında uzayan kuyrukların, ilaç almak için saatlerce bekleyen vatandaşlarımızın, ödeme yapamadığı için rehin kalan hastaların konuşulduğu bir Türkiye vardı. Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik kurumlarına göre ayrı hastanelere gitmek zorunda kaldığı, istediği hastaneden ve hekimden hizmet alamadığı günleri hep birlikte hatırlıyoruz. Ambulansa erişimin dahi ciddi bir problem olduğu, sağlık hizmetinin vatandaşlarımız için çoğu zaman uzun ve meşakkatli bir sürece dönüştüğü günlerden bugünlere geldik. Hamdolsun bugün şehir hastaneleriyle, modern devlet hastaneleriyle, güçlü sağlık altyapısıyla, ileri teknolojiye sahip tanı ve tedavi imkânlarıyla milletimize çok daha yüksek standartlarda hizmet sunan bir devlet kapasitemiz var. Elbette büyük dönüşümün en önemli dayanaklarından biri sağlık alanında geliştirdiğimiz güçlü üretim ve teknoloji altyapısı oldu" şeklinde konuştu. "14 günde seri üretime geçildi" Pandemi döneminin sağlıkta yapılan yatırımlarla güçlü bir şekilde atlatıldığına dikkat çeken Kacır, "Bir tek pandemi, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli ve stratejik olduğunu bütün açıklığıyla gösterdi. Bu dönemde Türkiye, sahip olduğu sağlık altyapısı ve üretim kabiliyetiyle krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapımızı ve Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken bizler Baykar, Arçelik ve ASELSAN'ın destek çalışmalarıyla Biosis isimli bir teknoloji geliştirme şirketimizin ortaya koyduğu yerli solunum cihazını sadece 14 günde seri üretime geçirdik. Pandemi süreci sağlıkta yerli ve milli çözümler üretebilen bir ekosistem inşasının önemini bir kez daha hatırlattı. Biliyoruz ki stratejik bir sektör olarak gördüğümüz sağlık endüstrilerinde atacağımız milli teknoloji anlayışı adımları çok daha büyük başarılara erişmemizin anahtarı olacak. Bu anlayışla son bir yılda sağlık endüstrisinde 102 yatırıma teşvik belgesi düzenledik. 64 milyar lira yatırımı harekete geçirdik" dedi. "Hastane, Tekirdağ’daki güzel örneklerden biri" ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Tekirdağ’daki önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Kacır, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Kapaklı Devlet Hastanesi bu anlayışımızın Tekirdağ'daki güzel örneklerinden biri oldu. Yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda 115 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastane, tedavi üniteleriyle inşallah vatandaşlarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Kapaklı ve çevresinde sağlık hizmetlerine erişimi daha da güçlendirecek" dedi. Hastanenin kamu kurumları ile ÇOSB’nin paydaşlığıyla hayata geçirildiğini belirten Kacır, yatırımın sanayicilerin bulundukları şehrin sosyal altyapısına katkı sunmasının önemli bir örneği olduğunu söyledi. Kacır, "Bölgemizin ihtiyaçlarından hareketle kamu kurumlarımız, özellikle Sağlık Bakanlığımız ve Organize Sanayi Bölgemizin paydaşlığıyla hayata geçirilen bu yatırım, üreten sanayimizin aynı zamanda bulunduğu şehrin sosyal altyapısına değer kattığının güzel bir örneği" ifadelerini kullandı. ÇOSB’nin hastanenin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluğa da dikkat çeken Kacır, "Çerkezköy Organize Sanayi Bölgemizin bu eserin hayata geçmesinde üstlendiği sorumluluğu, sanayicimizin şehrine ve çalışanına sahip çıkma anlayışının bir tezahürü olarak görüyoruz" diye konuştu. "OSB sayısını 4’ten 14’e çıkardık" Tekirdağ’ın sanayi altyapısında son 23 yılda OSB sayısının 4’ten 14’e yükseltildiğini belirten Kacır, "OSB'lerin büyüklüğünü 1.600 hektardan 5.600 hektara çıkardık. OSB'lerimizde 135 bin ilave istihdam oluşturduk. KOSGEB eliyle Tekirdağ'da KOBİ'lerimize 2 milyar 900 milyon lira destek sağladık" dedi. Tekirdağ’da yatırım teşvikleriyle büyük miktarda yatırım ve istihdamın önünün açıldığını belirten Kacır, "Yatırım teşviklerimizle Tekirdağ'da gerçekleşecek 720 milyar liralık yatırımın ve 112 bin istihdamın önünü açtık" diye konuştu. Yeni teşvik sistemi kapsamında Tekirdağ’daki yatırımlara sağlanan destekleri anlatan Kacır, "Yeni teşvik sistemimizde Tekirdağ'da OSB'lerimizde hayata geçen yatırımlarda istihdam edilen çalışanların SGK işveren paylarının yarısını iki yıl bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde hayata geçen yatırımlara güçlü bir finansman desteği sağlıyoruz" dedi. Yatırımlarda kullanılan krediler için finansman desteğinin 30 milyon liraya yükseltildiğini belirten Kacır, yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını ifade etti. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında desteklenen yatırımlara da değinen Kacır, programın ilk çağrısında 27 milyar liralık 6 yatırım projesinin desteklendiğini söyledi. Kacır, "Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın ilk çağrısında akıllı küçük ev aletleri üretimi, tıbbi araç imalatı gibi alanlar için 27 milyar liralık 6 yatırım projesini destekledik" dedi. Tekirdağ’da program kapsamında yeni başvurular alındığını da belirten Kacır, "Bu yılın Ocak ayında destek başlıklarını güncellediğimiz Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Tekirdağ'da motorlu taşıt aksam ve parça üretimi, savunma ve silah havacılık sanayilerine yönelik yapısal parça üretimi, makine ve aksamları üretimiyle tıbbi cihaz üretimine dönük hayata geçecek 6 milyar lira yatırım tutarına sahip 22 proje başvurusu aldık" ifadelerini kullandı. Kacır, program kapsamında desteklenen projelerin her birine 300 milyon liraya kadar finansal katkı ve yatırımın yüzde 50’si kadar belge desteği sunulacağını kaydetti. "Tekirdağ’ı üretim ve inovasyonda örnek konuma taşımak istiyoruz" Tekirdağ’ın yüksek potansiyeline dikkat çeken Kacır, kenti üretim, inovasyon ve yerel kalkınmada örnek bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi. Tekirdağ’ın sanayi, teknoloji ve ihracat alanındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımaya devam edeceklerini ifade eden Kacır, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımların da sürdürüleceğini belirterek, "Tekirdağ'ın sanayi, teknoloji ve ihracatta sahip olduğu güçlü konumu daha da ileri taşırken vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımları da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "Mutluluk sağlıkla olur" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmada, "İnsanlar mutluluk kaynağının en önemli parametresinin sağlık olduğunu söylüyor. Türkiye'nin yaptığı araştırmalarda insanlar mutluluklarını sağlığa bağlıyor. Yani sağlık yoksa mutlu olamıyor insan. Bazen fakir olursunuz, mutlu olursunuz. Bazen mutsuz olursunuz. Bazen zengin olursunuz. Mutlu olabilirsiniz veya mutsuz olabilirsiniz. Ama sağlığınız yoksa her halükârda mutsuzsunuz. Onun için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sağlıkta büyük yatırımlar yaparak 25 senede dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunmaya başladık. Bugün Türkiye'de 271 bin hasta yatağı var. Ve bu 271 bin hasta yatağının her biri tek kişi, çift kişilik 184 bin yatakla insanımıza hizmet yapıyoruz. Ve her gün bir buçuk milyonluk bir sağlık ordusuyla, her gün üç milyon kez insanlarımıza sağlık hizmeti için dokunuyoruz. Baktığınız zaman dünyanın örnek alacağı şehir hastaneleriyle, koruyucu ekipleriyle, başlama programlarıyla ve en önemlisi de buradaki gibi, Tekirdağ'daki gibi, çalışan, üreten insanların emeğiyle sağlık teknolojisinin üretimini ve hizmetini onlara sunuyoruz. Çalışkan, üreten çift Tekirdağ'a da çok teşekkür ediyoruz. Bugün sabah ilaç fabrikalarımızı, firmalarımızı, üreten sağlığın bu yerde ziyaret ettim. Gerçekten gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımızın iki sene evvel geliştiren ve üreten sağlık modelini artık Türkiye'nin vizyonunu ortaya koyan bu model gerçekleştirdiğini gururla gördüm. Ben bu konuda sadece hizmet odaklı değil, artık üreten ve kendisinin bağımsız sağlık teknolojisine sahip olduğu bir ülkeyi hayal etmekten değil, ifade etmekten gurur duyuyorum. Çünkü ilk defa bugün yeni teknolojik dediğimiz biyolojik tedavileri tamamen hücreden ilaca kadar üretebilen, insan gücüyle altyapısı olan bir sağlık teknolojimiz var. Bunu daha da geliştireceğiz. Bunu geliştirmek için her şeyimizi yapacağız. Çünkü biz bir araya geldiğimiz zaman Covid'de de gördük, depremde de gördük. Her şeyin üstesinden gelebilecek, her sorunu çözebilecek bir milletiz. Onun için biz üreteceğiz, çalışacağız, birlikte olacağız, sarılacağız ve bu ülkeyi nasıl sağlık hizmetinde dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi yaptıysak, sağlık teknolojisinde de üretiminde aynı şekilde yapacağız" diye konuştu. "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Sağlığın Türkiye’de lokomotif bir sektör olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bugün Sağlık Bakanlığı olarak gerçekten Sanayi Bakanlığımıza, Ticaret Bakanlığımıza ve bütün ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Çünkü bu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir ekip çalışmasıdır. Bir birlikteliğin sonucudur. Nasıl hastaneyi organize sanayi bölgesinin yönetimi ile beraber yaptıysak, bu gelişimleri de başarıyla hep birlikte yapıyoruz. Bizler geleceğe bakıyoruz, ileriye bakıyoruz. Bizler kavganın, çatışmanın değil, üretimin, birlikteliğin ve gördüğünüz gibi eserlerin hizmetini sunuyoruz. Ve bu hizmeti sunarken de biliyoruz ki her bir vatandaşımız en iyi sağlık hizmetine, en iyi teknolojiyle, en iyi cihazıyla, en iyi hekimlikle, sağlık çalışanlığıyla ulaşıyor. Ve sağlık Türkiye'de artık lokomotif bir sektör. Bunu da hep beraber yapacağız. Dile kolay geliyor ama 27 tane şehir hastanesiyle, 39 bin hasta yatağıyla dünyanın en iyi sağlık hizmetine giriyoruz. Bugün 11 tane şehir hastanemizin inşaatını bitirme aşamasındayız. Samsun Şehir Hastanesi'yle hasta almaya başladık. Ordu Şehir Hastanesi'ni taşıdık, ilk hastalarımızı birkaç hafta içine alacağız. Kasım ayı itibarıyla Trabzon Şehir Hastanemizde de hasta hizmetlerine başlayacağız. Ocak 2027 itibarıyla Sakarya Şehir Hastanemizde hasta kabulüne başlayacağız. Ekim 2026 tarihinden itibaren de Şanlıurfa Şehir Hastanemizi hizmete sunacağız. Bugün baktığınız zaman Rize, Diyarbakır, Mardin Şehir Hastanelerimizde artık 2027'den itibaren insanlarımız hizmet almaya başlayacak. Çok net söylüyorum arkadaşlar. Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. "Sağlıklı bir toplum olmak zorundayız" "Biz aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmak zorundayız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorken aynı zamanda bu toplumun da sağlıklı olmasını sağlamak isteriz" diyen Memişoğlu, vatandaşlara da uyarılarda bulundu. Memişoğlu, "Bizim ismimiz hastalık bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı. Onun için koruyucu sağlık dediğimiz, hastalanmadan insanların bedenini koruyacağı bir alışkanlığa ve çabaya hepimizin ihtiyacı var. Çünkü toplumda önemli sorunlar; kilo, hareketsizlik ve maalesef kötü alışkanlıklar. Onun için sizlerden, vatandaşlarımızdan sağlıklı olmak için de bizden hizmet talep etmenizi, aynı zamanda beklentinizi artırmanızı istiyoruz. Sağlık ve hayat merkezleriyle, aile sağlığı merkezleriyle sizlerin emrindeyiz. Kilo vermek isteyen, sigarayı bırakmak isteyen herkes bize gelsin, onlarla beraber bu kötü alışkanlıktan uzaklaşın. Bunu sadece kamu hizmetiyle yapmaktan değil söz edeyim. Aynı zamanda birkaç hafta önce çıkarttığımız esenlik mevzuatıyla da yapacağız. Yani özel sektör aracılığıyla da yapacağız. Esenlik dediğimiz, esasında tedavi ve hastalık dönemi hariç insanların sağlıklı kalmak, sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetinin sunulmasıdır. Yani bir hekimin öncülüğü de bugün hastane ve hastalık şartlarında değil; otelde, tatil beldelerinde veya insanların herhangi bir yerde sağlıklı insanların hizmet alacağı alanları tanımlıyor. Yani siz kilo vermek istiyorsanız ille hastaneye gitmek durumunda değilsiniz zaten. Siz hareketli yaşam istiyorsanız ille hastaneye ve tedavi hizmeti sunacak alanlara gitmek durumunda değilsiniz. Onun için hem özel sektöre hem de insanlarımıza şunu söylüyoruz: Lütfen esenlik merkezlerine de gidin. Çünkü orada psikiyatrisinden diyetisyenine kadar her türlü sağlıklı kalmak için sizlere hizmet verilecektir. Ama hastalandığınız zaman da işte Tekirdağ'daki şehir hastanesi gibi, bugün Ergene'deki hastaneyi de birkaç hafta içinde teslim alıp insanlarımızın hizmetine sunacağımız gibi, Tekirdağ'ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacağımız gibi, aynı zamanda Çorlu'da 250 yataklı ek bina yapacağımız gibi bu hastaneyi de hizmete açıyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Çanakkale Gazisinin diploması Bakan Memişoğlu’na takdim edildi Açılış programının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Çanakkale gazisi ve tabip Kafaoğlu Mehmet Kazım Efendi’ye ait 1915 tarihli İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi diploması takdim edildi. İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Lütfi Çağatay Onar tarafından yapılan takdim öncesinde diplomanın hikâyesi hakkında bilgi verildi. Hediye takdiminin ardından hastane açıldı ve bakan ve beraberindekiler hastaneyi ziyaret etti.

Yalova OSB ve Yalova Teknopark’tan Litvanya’da temaslar Haber

Yalova OSB ve Yalova Teknopark’tan Litvanya’da temaslar

Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Yalova Teknopark, uluslararası iş birliklerini güçlendirmek, girişimcilik ve inovasyon ekosistemini küresel ölçekte geliştirmek amacıyla Litvanya'da kapsamlı bir teknik inceleme ve iş birliği programı gerçekleştirdi. Program kapsamında Vilnius, Kaunas ve Klaipeda şehirlerinde faaliyet gösteren teknoloji parkları, bilim parkları ve serbest ekonomik bölgeler ziyaret edilerek Avrupa Birliği proje ortaklıkları, teknoloji transferi, girişimcilik ekosistemleri, yeşil dönüşüm, akıllı üretim, biyoteknoloji, dijitalleşme ve uluslararası yatırım alanlarında görüşmeler yapıldı. İlk durak olan Sunrise Tech Park ziyaretinde, bilişim teknolojileri ve yazılım odaklı girişimcilik ekosistemi incelendi. Görüşmelerde, Yalova Teknopark bünyesindeki teknoloji girişimlerinin Avrupa pazarına erişimini kolaylaştıracak "Soft-Landing" programları, dijital dönüşüm çalışmaları ve Ar-Ge projelerinin uluslararası pazarda ticarileştirilmesine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi. Programın ikinci ayağında ziyaret edilen Northtown Vilnius bünyesinde ise biyoteknoloji ve sağlık teknolojileri alanındaki araştırma altyapıları yerinde incelendi. İleri düzey laboratuvar imkanları, teknoloji transferi mekanizmaları ve yaşam bilimleri alanında yürütülebilecek ortak Ar-Ge projeleri hakkında kapsamlı istişarelerde bulunuldu. Klaipeda Science Park ziyaretinde Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda sürdürülebilir sanayi uygulamaları, temiz teknolojiler, mavi ekonomi, denizcilik teknolojileri ve yenilenebilir enerji alanlarında yürütülen çalışmalar ele alındı. Bölgesel kalkınmayı destekleyen yenilikçi uygulamalar hakkında bilgi alınırken, çevre dostu üretim teknolojileri konusunda ortak çalışma fırsatları değerlendirildi. Heyetin bir diğer durağı olan Kaunas Tech Park'ta ise Endüstri 4.0, akıllı üretim sistemleri, nesnelerin interneti (IoT), mühendislik çözümleri ve prototipleme altyapıları incelendi. Ayrıca Yalova Teknopark ve Yalova Makine İhtisas OSB firmalarının Avrupa'daki teknoloji firmalarıyla düzenli B2B eşleştirme faaliyetleri gerçekleştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Program kapsamında son olarak Kaunas Free Economic Zone ziyaret edilerek Avrupa tedarik zincirleri, lojistik altyapısı, serbest bölge uygulamaları, yatırım imkanları ve büyük ölçekli sanayi yatırımları konusunda teknik değerlendirmeler yapıldı. Serbest bölgenin sunduğu lojistik avantajlar ve yatırım modeli yerinde incelenirken, sanayi kuruluşlarının uluslararası rekabet gücünü artıracak potansiyel iş birlikleri ele alındı. Gerçekleştirilen tüm temaslarda, Horizon Europe başta olmak üzere Avrupa Birliği hibe programlarında ortak konsorsiyumlar oluşturulması, karşılıklı Soft-Landing mekanizmalarının geliştirilmesi, firmalar arasında sektörel B2B eşleştirme faaliyetlerinin hayata geçirilmesi ve Türkiye'nin organize sanayi bölgesi ile teknopark deneyiminin Baltık ülkelerinin dijital inovasyon ekosistemiyle buluşturulması konusunda ortak irade ortaya konuldu. Yalova Makine İhtisas OSB ve Yalova Teknopark yetkilileri, gerçekleştirilen ziyaretlerin yalnızca kurumlar arası bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki dönemde firmaların uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak somut proje ortaklıkları, teknoloji transferi çalışmaları, yatırım iş birlikleri ve Avrupa Birliği projeleri açısından önemli fırsatlar oluşturacağını ifade etti. Litvanya programı kapsamında kurulan temasların; Yalova'nın sanayi ve teknoloji ekosisteminin uluslararası görünürlüğünü artırması, bölgedeki firmaların küresel pazarlara erişimini güçlendirmesi ve Avrupa ile sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda Haber

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’nin komisyon görüşmelerine başlandı. Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, komisyon toplantısının başında yaptığı konuşmada, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını hatırlattı. "Adalet Komisyonu yasama tarihimizin en önemli ve kritik tekliflerden birini görüşecektir" Teklifin, Türkiye’nin milli dayanışmasını güçlendirme, toplumsal bütünleşmesini kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı’na daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen Yüksel, "Komisyonumuz bu teklifiyle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklif ile kazanımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kalıcı toplumsal barışa dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Bu teklifi ele alırken milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına ilişkin ortak istikametimizi ilgilendiren tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz. Terörsüz Türkiye’deki dönemsel bir siyasi söylenin veya kısa vadeli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kırk yılı aşkın terör ve mücadele tecrübesinden, devlet aklından ve milletimizi huzur ve güvenlik iradesinden beslenen stratejik bir millet ve devlet politikasıdır" dedi. "Bugün ulaştığımız her kazanımın ardından şehit ve gazilerimizin fedakarlığı vardır" Yüksel, terörün can kayıplarına neden olan bir güvenlik sorunu olmadığını aynı zamanda milletimin ortak geleceğinin önünde duran ağır bir pranga olduğunu kaydederek, "Terörün ekonomik maliyetinin 2.3 trilyon doları aştığı bilinmektedir. Terör nedeniyle ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon kişilik istihdam kaybı yaşanmış, 123 milyar dolara yaklaşan vergi kaybı oluşmuş, yatırım, üretim ve finansman imkanları ciddi şekilde zarar görmüştür. Terörün Türkiye’ye yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkmıştır. Bu tablo teklifin yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda bir kalkınma ve adalet meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Teröre harcanan kaynakların üretime, yatırıma, eğitime, sağlığa ve teknolojik gelişime yöneltilmesi Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olmuştur. Ancak bütün maddi kayıtların ötesinde en ağır bedel aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafından ödenmiştir. Bugün ulaştığımız her kazanımın ardında onların fedakarlığı vardır. Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağırlıktan ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.

Kırkımcıların yaz sezonunda gelirleri genel müdür maaşını aratmıyor Haber

Kırkımcıların yaz sezonunda gelirleri genel müdür maaşını aratmıyor

Küçükbaş hayvancılıkta yaz aylarının gelmesiyle başlayan kırkım sezonu, uygulayıcılarına adeta servet kazandırıyor. Yaz boyunca yoğun bir tempoyla çalışan 3 kişilik bir kırkım ekibi sezon genelinde aylık 750 bin liranın üzerinde kazanç sağlarken, çalışanların kişi başı geliri ise en az 250 bin liraya ulaşıyor. Türkiye’nin hayvancılık merkezinde hizmet sektörü kazandırıyor Geçen yılın verilerine göre 17 milyonun üzerinde büyükbaş, yaklaşık 60 milyon da küçükbaş hayvan varlığına sahip Türkiye’de besicilik kadar arka planda hizmet sunan sektör temsilcileri de önemli gelir elde ediyor. Hayvanların et ve süt verimini artırmak amacıyla yürütülen kırkım işlemleri, profesyonel ekipler için cazip bir iş koluna dönüştü. Koyun başına 90-100 lira Çocukluğundan bu yana hayvancılıkla uğraşan ve 8 yıldır profesyonel kırkımcılık yapan Hüseyin Ulus, kırkımı küçüklüğünde öğrendiğini söyledi. Bu işin hem zor hem özen istediğini dile getiren Ulus, şunları söyledi: "Konya bölgesinde koyun başı 90 TL, Karaman ve Aksaray gibi çevre illere gittiğimizde ise 100 TL ücret alıyoruz. Ekipten iki kişi günde rahatlıkla 250 ile 280 arası kuzu veya koyunu kırkabiliyor. Diğer bir kişi ise yakalayıp bağlıyor. Mayıs, haziran, temmuz ve ağustos aylarında aralıksız her gün sahadayız. Özellikle Kurban Bayramı döneminde tempomuz daha da artıyor. Diğer aylarda haftada 3-4 gün kırkıma gidiyoruz." "Zor bir iş" Sıcak hava ve ahır şartlarının işi zorlaştırdığına dikkati çeken Ulus, hayvan tüyünün temizlik durumunun çalışma süresini doğrudan etkilediğini belirtti. Ulus, "Görenler için çok zor bir meslek ancak yıllardır yaptığımız için alıştık. Temiz bir sürüde 250 civarı hayvanı 5-6 saatte tamamlıyoruz; tüy kirli olduğunda ise çalışma süresi 10-11 saati bulabiliyor. Yılın 12 ayı bu işle geçimimizi sağlıyoruz ve elde ettiğimiz kazançla yine bildiğimiz işe, yani hayvancılığa yatırım yapıyoruz" dedi.

Orhaneli’de yarı olimpik yüzme havuzu temeli atıldı Haber

Orhaneli’de yarı olimpik yüzme havuzu temeli atıldı

Temel atma törenine Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Ak Parti ilçe başkanı Serdar Başak, Orhaneli Belediye başkanı Ali Osman Tayır, Orhaneli Kaymakamı Yasin Erdem, resmi daire amirleri ve vatandaşlar katıldı. Temel atma töreninde konuşan Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, "Bizim için spor ve gelecek aynı anlamı taşıyor. Gençlerimiz ve çocuklarımızın özellikle kötü alışkanlıklardan uzaklaşması için spor alanlarına ciddi anlamda yatırım yapmayı çalışıyoruz. Bugün de burada yarı olimpik kapalı yüzme havuzunun temelini atmış bulunuyoruz. Nasip olursa yılbaşından itibaren faaliyete geçecek hizmete almış olacağız" dedi. Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz'da yaptığı konuşmada Müteahhitle yaptıkları görüşme ile olimpik yüzme havuzunun İnşallah 2027 başlarında tamamlanacağını düşündüklerini belirterek "2027 sezonunda evlatlarımız geçlerimiz ve Orhaneli’li hemşehrilerimiz bu güzel hizmetle buluşacak. Tabi bizler bu anlamda gayretlerin sonucu noktasında bu eserlerin Orhaneli’mize kazandırılıyor olması noktasında gerçekten çok mutluyuz. Ben özellikle Orhaneli Belediye başkanımıza, Ak parti ve Cumhur ittifakı ilçe başkanlığımıza, muhtarlar ve vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum derken, birlik beraberlikten güzel eserler güzel sonuçlar elde ediyoruz. Tabi bu hizmetlerimiz spor alanında olduğu gibi tarım alanında, ulaştırma alanında, yargı ve adliye alanında da devam ediyor" dedi. Orhaneli Kaymakamı Yasin Erdem ise yaptığı konuşmada "Allah’ın izniyle çocuklarımızın, gençlerimizin kötü alışkanlıklardan, kötü ortamlardan uzak durmasını sağlayan en önemli yegane şey spordur. Sağlıklı bir yaşam ve keyifli zaman geçirmeleri için bizlerin çocuklarımızı spora teşvik etmemiz gerekiyor" diye konuştu.

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi Haber

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB başta olmak üzere yeni dönem projeleriyle Bursa'nın üretim, teknoloji ve ticaret alanında Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olmayı güçlenerek sürdüreceğini söyledi. BTSO'nun son 13 yılda hayata geçirdiği projelerin yeni dönemde daha güçlü bir ekosisteme dönüşeceğini belirten Burkay, 2030 vizyonu doğrultusunda KOBİ'leri geleceğin ekonomisine hazırlayacak adımlar attıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, göreve geldikleri 2013 yılından bu yana Bursa'nın rekabet gücünü artıracak onlarca stratejik projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. BTSO'nun bugün yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli dönüşüm ve uzmanlık merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Burkay, "Göreve geldiğimiz 2013 yılından bu yana 16 makro projeyle başladığımız yolculukta bugün 60'ın üzerinde büyük ölçekli projeyi hayata geçirdik. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM, MESYEB, Model Fabrika ve Bursa Business School bunlardan sadece bazıları. Bir projeyi üretmek kadar onu doğru anlatmak da büyük önem taşıyor. Türkiye'nin 60 bin üyeye sahip en büyük ticaret ve sanayi odası olarak güçlü bir proje üretim kapasitesine sahibiz. BTSO bugün bakanlıklarla ortak çalışan, ülke hedeflerini sahaya yansıtan güçlü bir uzmanlık merkezine dönüştü. Genç ve nitelikli kadrolarımızla Türkiye'nin dönüşümüne katkı sağlayan projeler üretmeye devam ediyoruz. Bursa'nın geleceğini şekillendirecek çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." 2030 vizyonunun merkezinde TEKNOSAB ekosistemi var BTSO Başkanı Burkay, dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji odaklı dönüşümün Bursa sanayisi için kaçınılmaz olduğunu belirterek, TEKNOSAB'ın bu dönüşümün en önemli adresi haline geldiğini söyledi. 2030 vizyonunu bu temelde şirketleri yeni nesil teknolojilere hazırlamak istediklerini kaydeden Başkan İbrahim Burkay, "Dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji artık bütün sektörlerin geleceğini belirliyor. TEKNOSAB bugün Türkiye'nin en önemli yüksek teknoloji üretim merkezlerinden biri konumunda. TOGG yatırımının Bursa'da hayata geçirilmesi de bu dönüşümü hızlandırdı. Otonom sürüş teknolojileri, elektronik komponentler, sensör sistemleri ve yarı iletken teknolojilerinde önemli çalışmalar yürütüyoruz. Firmalarımızın bu alanlara yatırım yapmaları için kamu ve özel sektörle ortak projeler geliştiriyoruz. Bursa'nın teknoloji üretiminde öncü şehirlerden biri olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni dönemde bu dönüşüm çok daha güçlü şekilde devam edecek." TEKNOSAB KOBİ OSB ile yeni bir ekosistem kuruluyor Başkan Burkay, TEKNOSAB'ın genişleme alanının onaylanmasıyla birlikte yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi değil, KOBİ'leri merkeze alan bütüncül bir üretim ve ticaret ekosisteminin kurulacağını ifade etti. Yoğun bir çalışmanın ardından TEKNOSAB'ın genişleme alanını hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Burada yalnızca KOBİ OSB kurmuyoruz; aynı zamanda dünyada örnek gösterilecek bir KOBİ ekosistemi oluşturuyoruz. Gıda OSB, Savunma OSB, Organize Ticaret Bölgesi, inşaat sektörüne yönelik lojistik depolama alanları ve KOBİ Diyalog Merkezi bu yapının önemli parçaları olacak. KOBİ'lerimiz finansmana erişimden yeni pazarlara ulaşmaya kadar her alanda desteklenecek. Müthiş bir ekosistem oluşturuyoruz. Üretim, ticaret ve lojistik aynı ekosistem içerisinde buluşacak. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak bütün hizmetler tek merkezden sunulacak. Bu model Türkiye'de olduğu kadar dünyada da örnek gösterilecek bir yapı olacak. Bursa üretim ve ticarette yeni bir döneme hazırlanıyor." dedi. Bursa bölgesel ticaretin merkezi olacak TEKNOSAB Lojistik Park ve Organize Ticaret Bölgesi projeleriyle Bursa'nın bölgesel ticaret üssü haline geleceğini belirten Burkay, yeni lojistik modelinin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile TEKNOSAB Lojistik TEKNOPARK’ı bölgede hayata geçeceğini hatırlatan Başkan Burkay, fonun Türkiye'nin en büyük katılımcılı fonu noktasında ve değersel anlamda da en büyük 10 fon içinde yer aldığını vurguladı. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin inşaatına başlandığını ve 2027 Eylül ayında hayata geçeceğini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Bu projeyle üreticilerimizi dünyanın önemli pazarlarına çok daha güçlü şekilde ulaştıracağız. Marmara Bölgesi'nin üretim gücünü ticaret merkeziyle buluşturacağız. Kuzey Afrika'dan Körfez ülkelerine, Balkanlar'dan Türk Cumhuriyetlerine kadar geniş bir coğrafyada lojistik merkezler kuracağız. Böylece ürünlerimiz müşterilere çok daha hızlı ulaşacak. Operasyonel maliyetleri azaltarak ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracağız. Dünyada artık ürün kadar lojistik maliyetleri de belirleyici hale geldi. Biz bu yeni iş modeliyle Bursa'yı yakın coğrafyanın ticaret merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu proje hem Bursa'nın hem de Türkiye'nin ihracatına önemli katkılar sağlayacak." KOBİ'lerin tek gündemi üretim ve ticaret olacak Yeni ekosistemde KOBİ'lerin tüm altyapı ve danışmanlık ihtiyaçlarının karşılanacağını belirten Burkay, işletmelerin yalnızca üretim ve satışa odaklanacağını söyledi. Yeni genişleme alanında 5 bin KOBİ’yi üretimle buluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan Burkay, "Modern altyapısı tamamlanmış, yüksek teknolojiye uygun bir sanayi ekosistemi oluşturuyoruz. Fiber altyapısından enerji sistemlerine, çevre yatırımlarından arıtma tesislerine kadar tüm ihtiyaçlar planlandı. Firmalarımız gerekli tüm izin ve sertifikaları çok daha kolay alabilecek. Danışmanlık hizmetlerinden finansal yönetim süreçlerine kadar her konuda KOBİ'lerimizin yanında olacağız. Biz istiyoruz ki işletmelerimizin tek gündemi üretmek ve satmak olsun. Diğer süreçleri güçlü TEKNOSAB altyapısıyla biz yöneteceğiz. Bursa KOBİ'leri büyüdükçe Bursa, Bursa büyüdükçe de Türkiye kazanacak." Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi Bursa'nın rekabet gücünü artıracak Başkan Burkay, BTSO bünyesinde kurulacak Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ile şirketlerin dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarına hızla adapte olacağını belirtti. Merkezin, Bursa sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm üssü olacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Dünya ekonomisi çok hızlı değişiyor ve bu değişimin merkezinde artık yapay zeka bulunuyor. Biz de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu dönüşüme öncülük edecek Yapay Zeka Dönüşüm Merkezimizi hayata geçiriyoruz. Model Fabrika'da bugüne kadar yalın üretim, Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm alanında önemli çalışmalar yürüttük. Şimdi bu altyapıyı yapay zeka teknolojileriyle daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Finans, muhasebe, üretim planlama, pazarlama ve birçok iş sürecinde yapay zeka tabanlı dönüşümü şirketlerimize kazandıracağız. Bu merkez sayesinde firmalarımız maliyetlerini azaltırken verimliliklerini ve rekabet güçlerini artıracak. Bakanlıklarımız ve uluslararası iş ortaklarımızla birlikte Bursa'yı yapay zeka dönüşümünde örnek bir merkez haline getireceğiz. Bu dönüşümün sonunda Bursa'nın üretimde ve ihracatta Türkiye'nin lider şehirlerinden biri olmayı daha da güçlendireceğine inanıyoruz." Hedef 50 bin üyeye birebir ulaşmak Başkan Burkay, BTSO'nun üyeleriyle sürekli iletişim halinde olduğunu belirterek, hazırlanan projelerin sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirildiğini söyledi. Seçim sürecine kadar 50 bin üyeye birebir ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Her gün üyelerimizle bir araya geliyor, onların taleplerini doğrudan dinliyoruz. Biz sadece projelerimizi anlatmıyoruz; aynı zamanda üyelerimizin geri bildirimlerini de alıyoruz. Çünkü bu projelerin gerçek faydalanıcısı iş dünyamızdır. Sürekli güncellenen bir çalışma modelimiz var ve bunu yüz yüze temaslarla daha da güçlendiriyoruz. Seçim sürecine kadar hedefimiz 50 bin aktif üyemize birebir ulaşmak. Bu görüşmelerden elde edeceğimiz katkılar 2030 vizyonumuzu daha da güçlendirecek. İş dünyasının beklentilerini merkeze alan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa'nın geleceğini üyelerimizle birlikte inşa ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.