Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yaşlılar

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yaşlılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşlılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürsu'nun Büyükleri Bursa'nın Kadim Mekanlarını Gezdi Haber

Gürsu'nun Büyükleri Bursa'nın Kadim Mekanlarını Gezdi

Gürsu Belediyesi'nin hayata geçirdiği "Yuvamda Sağlık ve Umut Var" projesi kapsamında 65 yaş üstü vatandaşlar, Bursa'nın tarihi ve manevi zenginliklerini yerinde görme fırsatı buldu. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık'ın öncülüğünde düzenlenen kültür gezisinde yaşlılar keyifli ve huzur dolu bir gün geçirdi. Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından ortak yürütülen geçirdiği "Yuvamda Sağlık ve Umut Var" projesi, ilçe genelinde 7 binden fazla 65 yaş üstü vatandaş olduğuna dair bir çalışma hazırladı. 2026 yılı başı itibariyle başlayan proje kapsamında yaşlılara evlerinde sosyal, psikolojik ve teknik destek verildi. Bu kapsamda daha önce piknikte bir araya gelen yaşlılar, bu kez Bursa’nın tarihi ve kadim mekanlarını gezdi. Moral depolayan ve sosyalleşen vatandaşlar, oldukça keyifli bir gün geçirdiler. Emir Sultan Hazretleri’nin türbesinde başlayan gezi, Tophane Surları ve Ulu Camii ile devam etti. Geziye katılan ve büyüklerimizle bir arada zaman geçiren Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, “ Baş tacımız büyüklerimizle böylesine güzel bir günü geçirmenin keyfini yaşıyoruz. Projemiz kapsamında onlara birçok destek verdik. Bu destekle beraber de aslında en önemli kısmı; yani onların her daim yanlarında olduğumuz duygusunu hissetirdik” dedi. Gürsulu büyükler, eşsiz şehir manzarasının tadını çıkararak günü hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştirdi.

Türkiye'de ilk 'erişilebilir' stadyum oldu Haber

Türkiye'de ilk 'erişilebilir' stadyum oldu

Konya Büyükşehir Belediyesi, “Herkes İçin Erişilebilir Bir Konya” hedefiyle yürüttüğü çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda yapılan düzenlemeler ve sağlanan standartlar doğrultusunda Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu, Türkiye’de “Erişilebilirlik Belgesi” almaya hak kazanan ilk stadyum oldu. TÜMOSAN Konyaspor-Kocaelispor karşılaşması öncesinde düzenlenen törende Konya Valisi İbrahim Akın, stadyumun “Erişilebilirlik Belgesi”ni Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a takdim etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, toplumun her kesiminin sosyal, kültürel, sportif faaliyetlere eşit ve engelsiz şekilde katılabilmesine büyük önem verdiklerini, “Engelsiz Konya” için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, “Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bütün tesislerimizi engelli ve yaşlılarımızın kullanımına uygun hale getirmek için büyük bir çaba sarf ediyoruz. Bu bağlamda Konya Büyükşehir Stadyumumuz Türkiye'de ilk kez “Erişilebilirlik Belgesi” alan stad oldu. Engellilerimizin ve yaşlılarımızın futbol zevkini doya doya izleyebilecekleri Konya Büyükşehir Stadı'na erişimin uygunluğu belgelenmiş oldu. Şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. STADYUM KATEGORİSİNDE TÜRKİYE’DE BİR İLK Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu, engelli bireyler, yaşlılar ve hareket kısıtlılığı bulunan vatandaşlar başta olmak üzere herkesin fiziksel çevreye ve sunulan hizmetlere bağımsız ve eşit şekilde erişimini sağlayan düzenlemeleriyle “Erişilebilirlik Belgesi” almaya hak kazandı. Konya Valiliği Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından 2026 yılı denetim programı kapsamında gerçekleştirilen inceleme ve değerlendirmelerde, stadyumun erişilebilirlik kriterlerini karşıladığı tespit edildi. Teknik incelemeler sonucunda erişilebilirlik standartlarına uygun olduğu raporlanan Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu, belgeyi almaya hak kazandı. Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu, “Erişilebilirlik Belgesi” almaya hak kazanan Türkiye’deki ilk stadyum olma özelliğini taşıyor.

Cumhurbaşkanı ve NATO liderlerinin tercihi doğal manda yoğurduna yoğun ilgi Haber

Cumhurbaşkanı ve NATO liderlerinin tercihi doğal manda yoğurduna yoğun ilgi

Eskişehir’de merada otlayan hayvanların sütünden elde edilen ve tamamen doğal yöntemlerle üretilen manda yoğurdu, hem lezzetiyle hem de şifasıyla yoğun ilgi görüyor. Cumhurbaşkanı ve NATO toplantısındaki liderlerin de tadıp beğendiği manda yoğurdu, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle özellikle kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar tarafından tercih ediliyor. "NATO toplantısında liderler yoğurdumuzu tatmışlar, beğenmişler" Manda yoğurdunun yapım aşamalarını ve faydalarını anlatan üretici Emel Kale, ürünlerinin tamamen doğal bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımızın sevdiği yoğurt, kaymak burada yapılıyor, ben yapıyorum. NATO toplantısında liderler yoğurdumuzu tatmışlar, beğenmişler. Özel yapan, doğal ve temiz yaptığımız için özelliği ondan geliyor. Sütümüz doğal, hayvanlarımız merada otlanıyor. Manda yoğurdunun hazırlanış basamaklar; sütümüzü süzdükten sonra kaynatıyoruz, belli bir dereceye getirip mayalıyoruz. 2,5 - 3 saatte mayalanıyor, dinlendirdikten sonra dolaba koyuyoruz ve bir gün sonra hazır bir şekilde veriyoruz. Manda sütü inek sütüne göre çok yağlı ve az olur ama kalsiyum, mineral açısından çok faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor; ağır kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar özellikle tercih ediyor. Türk Hava Kurumu’na gelen gençlerin aileleri aracılığıyla Hatay’a bile gönderdik. Uzak yerlerden gelenler yanlarına buz kalıbı koyup öyle götürüyorlar" ifadelerini kullandı. "Üç çeşit manda yoğurdu yapıyorum" Manda yoğurdu ve diğer süt ürünlerinin çeşitleri ile fiyatları hakkında detaylı bilgi veren 38 yaşındaki Emel Kale, "Manda yoğurdunun kilosu 200 TL. Üç çeşit manda yoğurdu yapıyorum; biri sırf manda sütünden yapılan yoğurt, diğeri yarım yağlı olarak kaymak altı sütüyle yapılan yoğurt, bir diğeri ise inek sütüyle manda sütünün karıştırılmasıyla elde edilen karışık yoğurt. Karışık yoğurdu 3 kiloluk bakırlara yapıyorum, onun fiyatı 250 TL. Kaymağın tabağı 600 TL, tereyağı da yapıyorum ve onun kilosu ise bin 200 TL. Türk Hava Kurumu’na gelenler aracılığıyla bizim ürünlerimiz de farklı şehirlere ulaşıyor" şeklinde konuştu.

"Aşırı sıcaklar beyin sağlığını tehdit ediyor" Haber

"Aşırı sıcaklar beyin sağlığını tehdit ediyor"

Yüksek hava sıcaklıklarının yalnızca fiziksel performansı değil, beyin sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, "Sıcak havalarda gelişen sıvı ve elektrolit kaybı, beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Baş ağrısı, dikkat dağınıklığı, kafa karışıklığı ve bayılma gibi belirtiler görülebilir. İleri vakalarda ise sıcak çarpması kalıcı beyin hasarına hatta komaya neden olabilir" dedi. Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgaları, yalnızca kalp ve damar sistemini değil beyni de ciddi şekilde etkiliyor. Vücut sıcaklığının yükselmesiyle birlikte beyin, ısı dengesini koruyabilmek için yoğun bir mücadele verirken, sıvı ve elektrolit kaybı sinir sistemi üzerinde önemli değişikliklere yol açabiliyor. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Kliniği'nden Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, aşırı sıcakların beyin sağlığı üzerindeki etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Yüksek sıcaklıklar beyni biyolojik strese sokuyor" Yüksek sıcaklıklarda vücudun öncelikle ısıyı düşürmek için damarları genişlettiğini ve terlemeyi artırdığına değinen Prof. Dr. Güngen, "Bu süreçte ciddi sıvı ve elektrolit kaybı yaşanır. Beyin ise vücut sıcaklığını sabit tutabilmek için yoğun şekilde çalışır. Ancak vücut ısısı kontrol altına alınamazsa sinir hücreleri biyolojik strese girer, beyni koruyan kan-beyin bariyerinde bozulma meydana gelebilir. Bu durum kafa karışıklığı, baş dönmesi, halsizlik ve bayılmaya yol açabilir. Müdahale edilmediğinde ise kalıcı beyin hasarı veya koma gelişebilir" diye konuştu. "Sıcak havalarda migren atakları artabiliyor" Sıcak havaların baş ağrısı ve migreni tetikleyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Güngen, "Artan sıcaklık beyin damarlarında genişlemeye neden olurken, terlemeye bağlı gelişen sıvı ve elektrolit kaybı da baş ağrısını tetikleyebilir. Migren hastalarının beyni çevresel değişikliklere daha duyarlıdır. Ayrıca yaz aylarında uyku kalitesinin bozulması da migren ataklarının daha sık görülmesine neden olabilir" dedi. "Bilişsel performans düşüyor" Vücut sıcaklığındaki artışın beyin fonksiyonlarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Güngen, "Yüksek sıcaklık sinir hücreleri arasındaki iletişimi yavaşlatabilir. Hafıza, dikkat ve algı süreçlerinde yavaşlama görülebilir. Hareketlerde yavaşlama, aşırı yorgunluk, huzursuzluk ve sinirlilik de sıcak havalarda sık karşılaşılan belirtiler arasında yer alır" ifadelerini kullandı. "Sıcak çarpması kalıcı hasar bırakabilir" Sıcak çarpmasının tıbbi açıdan acil müdahale gerektiren bir tablo olduğunu kaydeden Prof. Dr. Güngen, "Vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte beyin artık kendini koruyamaz hale gelir. Sinir hücrelerinin yapısı bozulabilir, beyin ödemi gelişebilir ve kalıcı nörolojik hasarlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle sıcak çarpması belirtileri ciddiye alınmalıdır" diye konuştu. "Susuzluk dikkat ve hafızayı olumsuz etkiliyor" Dehidratasyonun beyin fonksiyonlarını yavaşlattığını belirten Prof. Dr. Güngen, "Susuz kalan beyinde hücreler büzüşür ve hücreler arasındaki iletişim zayıflar. Ayrıca vücut stres hormonu olan kortizolü daha fazla salgılar. Bu durum öğrenme, hafıza ve dikkat üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Kişilerde odaklanma güçlüğü ve halk arasında 'beyin sisi' olarak tanımlanan zihinsel yorgunluk görülebilir" dedi. "Nörolojik hastalığı olanlar daha dikkatli olmalı" Sıcak havaların özellikle nörolojik hastalığı bulunan kişiler için daha büyük risk oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Güngen, "Epilepsi hastalarında nöbet sıklığı artabilir. İnme öyküsü bulunan kişilerde tansiyon dengesinin bozulması yeni bir inme riskini artırabilir. Demans, Parkinson ve diğer nörolojik hastalıklarda ise kafa karışıklığı, huzursuzluk ve bilişsel bozulmalar daha belirgin hale gelebilir" ifadelerini kullandı. "Uyku bozukluğu da beyni olumsuz etkiliyor" Yaz aylarında sıcak nedeniyle uyku kalitesinin bozulmasının beyin sağlığını da etkilediğini dile getiren Prof. Dr. Güngen, "Beyin gün içerisinde oluşan zararlı atıkları derin uyku sırasında temizler. Yetersiz uyku bu süreci olumsuz etkiler. Bunun sonucunda ertesi gün baş ağrısı, dikkat azalması, unutkanlık, zihinsel yorgunluk ve duygu durum değişiklikleri görülebilir" diye konuştu. "Çocuklar ve yaşlılar daha fazla risk altında" Çocuklar ve yaşlıların sıcak havanın beyin üzerindeki etkilerine karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngen, "Yaşlılarda vücut ısısını düzenleyen mekanizmalar zayıflarken, çocuklarda ise terleme sistemi tam olarak gelişmediği için vücut sıcaklığı daha hızlı yükselir. Bu nedenle her iki yaş grubunda da sıcak çarpması ve nörolojik etkiler daha sık görülebilir" dedi. "Beyni korumak için basit önlemler alınmalı" Beyin sağlığını korumak için özellikle sıcak saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Güngen, "11.00-16.00 saatleri arasında güneşe maruz kalınmamalı, bol su tüketilmeli, açık renkli kıyafetler ve şapka tercih edilmelidir. Çok sıcak bir ortamdan aşırı soğuk klimalı ortamlara ani geçişlerden kaçınılmalıdır. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler sıcak havalarda daha dikkatli olmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.

Aşırı sıcaklarda gizli tehlike: Fark edilmeyen su kaybı organlara zarar veriyor Haber

Aşırı sıcaklarda gizli tehlike: Fark edilmeyen su kaybı organlara zarar veriyor

Türkiye genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası kalp, böbrek ve beyin başta olmak üzere birçok organ üzerinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda fark edilmeyen sıvı kaybının hayati sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerken, susamayı beklemeden düzenli su tüketilmesi, risk grubundaki vatandaşların ise sıcaklığın yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmaması gerektiğini vurguluyor. Ülke genelinde etkisini arttıran sıcak hava dalgası birçok organ üzerinde sıhhî riskleri beraberinde getiriyor. Bu çerçevede İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Filiz Çalışkan Esen, sıcak havalarda yalnızca güneş çarpmasının değil, fark edilmeyen sıvı kaybının da ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceğini belirtti. Vücudun su dengesinin bozulmasıyla birlikte kanın yoğunlaştığını, dolaşımın yavaşladığını ve organların oksijenlenmesinin azaldığını ifade eden Esen, bunun özellikle kalp, böbrek ve beyin üzerinde ciddi yük oluşturduğunu kaydetti. "Kalp krizi ve akut böbrek hasarı riski artıyor" Aşırı sıcaklarda terlemeyle birlikte yalnızca suyun değil, sodyum ve potasyum gibi hayati minerallerin de kaybedildiğini belirten Esen, "Terleme ile birlikte sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineraller de kaybediliyor. Bu durum tansiyon düşüklüğü, ritim bozukluğu, bayılma ve hatta kalp krizine kadar uzanan sonuçlar doğurabiliyor. Aynı zamanda böbreklerin kanlanması azaldığı için akut böbrek hasarı gelişme riski de artıyor" dedi. Bu belirtiler ihmal edilmemeli Sıcak havalarda şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, çarpıntı, kas krampları, bulantı, kusma, aşırı halsizlik ve idrar miktarında belirgin azalma gibi belirtilerin vücudun alarm verdiğinin göstergesi olabileceğini belirten Esen, bu şikayetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Risk grubundakiler daha dikkatli olmalı 65 yaş ve üzerindeki bireyler, çocuklar, hamileler, diyabet, hipertansiyon, kalp ve böbrek hastaları ile açık alanda çalışanlar ve yoğun egzersiz yapan kişilerin sıcak havalardan daha fazla etkilendiğini belirten Esen, "Günde en az 2,5-3 litre su tüketilmeli, güneşin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, açık renkli ve pamuklu kıyafetler tercih edilmeli. Yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler ise sıcak günlerde sıvı tüketimlerini daha da yakından takip etmelidir" diye konuştu. "Yazın en büyük riski sıcak değil, ihmal" Vatandaşların sıcak havalarda dikkatli davranmaları hususunda konuşan Esen, "Her yaz binlerce kişi, önlenebilir sebeplerden sıcak havanın olumsuz etkilerine maruz kalıyor. Oysa doğru önlemlerle bu risklerin büyük bölümü engellenebilir. Yazın en büyük tehlikesi sıcak hava değil; sıcak havayı ciddiye almamaktır" şeklinde konuştu.

EN BÜYÜK RİSK YAŞLILAR, ÇOCUKLAR VE HAMİLELERDE Haber

EN BÜYÜK RİSK YAŞLILAR, ÇOCUKLAR VE HAMİLELERDE

65 yaş üstü bireyler, bebek ve küçük çocuklar, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar ile açık alanda çalışanların sıcak havalardan en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığını belirten Uzm. Dr Elyesa Karaca, vücudun terleme yoluyla kendini soğutma mekanizmasının aşırı sıcak ve yüksek nem nedeniyle yetersiz kalabildiği, bu durumun sıcak bitkinliği ve sıcak çarpmasına kadar ilerleyebilen ciddi sağlık tablolarına neden olabileceğini vurguladı. Güneşin en dik geldiği saatlerde dışarı çıkmayın Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr Elyesa Karaca, “Mecbur kalınması halinde ise açık renkli, ince ve bol kıyafetler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı, güneş koruyucu ürünler ihmal edilmemeli ve gölgede kalınmaya özen gösterilmeli” dedi. Susamayı beklemeden su için Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun önemli miktarda sıvı ve mineral kaybettiğini belirten Uzm. Dr Elyesa Karaca, susama hissi oluşmasını beklemeden gün boyunca düzenli su tüketilmesini tavsiye etti. Günlük en az 2,5-3 litre su içilmesi önerilirken, aşırı çay, kahve ve şekerli-gazlı içeceklerin tüketiminin sınırlandırılması gerektiği ifade etti. Aşırı sıcakların en fazla etkilediği grupların başında yaşlılar geldiğini hatırlatan Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlıların gün içinde yakınları tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı ve tansiyon, kalp ile böbrek hastalarının kullandıkları bazı ilaçların sıcak havalarda sıvı kaybını artırabileceği belirtilirken, ilaç kullanımında doktor önerisi dışında değişiklik yapılmaması gerektiği hatırlattı. Çocuklar ve hamileler daha dikkatli olmalı Bebekler ve küçük çocukların vücut ısılarını yetişkinler kadar kolay dengeleyemediğine dikkat çeken Uzm. Dr Elyesa Karaca, çocukların uzun süre güneş altında bırakılmaması, sık sık su içmelerinin sağlanması ve araç içerisinde kesinlikle yalnız bırakılmamaları gerektiğini belirtti. Hamile kadınların ise sıcak havalarda daha fazla sıvı tüketmeleri, uzun süre ayakta kalmamaları, güneş altında bulunmamaları ve aşırı yorgunluktan kaçınmaları öneren Uzm. Dr Elyesa Karaca, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, mide bulantısı, kusma, nefes darlığı, hızlı nabız ve bilinç kaybı sıcak çarpmasının önemli belirtileri arasındadır. Bu belirtiler görüldüğünde kişinin vakit kaybetmeden serin bir ortama alınması, üzerindeki fazla giysilerin çıkarılması, soğuk uygulama yapılması ve acil sağlık desteği istenmesi gerekebilir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.