Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yasal Işlem

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yasal Işlem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yasal Işlem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: "Fon soruşturmalarında 433 şüpheli bulunuyor, 112 kişi tutuklandı" Haber

Bakan Gürlek: "Fon soruşturmalarında 433 şüpheli bulunuyor, 112 kişi tutuklandı"

Bakan Gürlek, Bakanlıkta düzenlenen basın açıklamasında, kamuoyunun yakından takip ettiği fon soruşturmalarına ilişkin gelinen son noktayı değerlendirdi. Ekonomik ve finans sisteminde tespit edilen suç yapılanmasıyla yoğun bir mücadele içerisinde olduklarını belirten Gürlek, sürecin ilk andan itibaren şeffaf şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Fon soruşturmalarına ilişkin tüm verilerin toplandığını ve gerekli işlemlerin yapıldığını kaydeden Gürlek, "Milletimizin de çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi, bu adli ve hukuki soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacaktır. Konu milletimiz olunca bizim için akan sular durur" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki tavrını açıkça ortaya koyduğunu belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız" sözlerini hatırlattı. "Üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan suç yapılanması tespit edildi" Fon soruşturmalarının gündeme geldiği ilk andan itibaren devletin bütün kurumlarının teyakkuza geçtiğini ve adli ile mali eylem planlarının hazırlanarak uygulamaya konulduğunu aktaran Gürlek, gelinen noktada kapsamlı ve organize bir piyasa dolandırıcılığı ile suç yapılanmasının tespit edildiğini söyledi. Soruşturmanın piyasa aktörleri üzerinden başlamasına rağmen üst düzey finans bürokrasisini de kapsadığını belirten Gürlek, "Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hâle gelmiş ve sorumlular hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır. Verilen ifadeler yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor" ifadelerini kullandı. Karşı karşıya olunan yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunuyla sınırlı olmadığını vurgulayan Gürlek, örgütsel yapı içerisindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaşıldığını kaydetti. Gürlek, "Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler, rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hâle getirmişlerdir" diye konuştu. Şebekenin amacının bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmek olduğunu belirten Gürlek, bu şekilde kartelleşerek ekonomiye zarar verildiğini, söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem yapıldığını bildirdi. Soruşturmaların yalnızca finansal piyasalardaki usulsüzlüklerle sınırlı olmadığını, finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzanan organize yapının bütün bağlantılarının araştırıldığını belirten Gürlek, fon piyasasındaki suç yapılanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler ile siyasi profiller hakkında yasal işlemlerin yapıldığını ve sürdüğünü kaydetti. "Soruşturmanın geldiği noktada 433 şüpheli şahıs bulunmaktadır" Soruşturmanın mevcut durumuna ilişkin rakamları da paylaşan Gürlek, "Soruşturmanın geldiği noktada 433 şüpheli şahıs bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. 38 şahıs ise firaridir. 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulanmıştır" ifadelerini kullandı. İlgili kurumların denetimlerini titizlikle sürdürdüğünü, Cumhuriyet başsavcılıklarının ise adli soruşturmaları bağımsız biçimde yürüttüğünü belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulunun sekizinci toplantısının gerçekleştirildiğini ve kurulun meselenin ekonomik ve idari boyutunu takip ettiğini söyledi. Yaklaşık 30 milyar liralık varlık iade edildi Soruşturma kapsamında mal varlıklarının korunması, para hareketlerinin ortaya çıkarılması ve mali bağlantıların tespiti için tedbirlerin alınmaya devam edildiğini bildiren Gürlek, iade süreçlerinin de adli makamlar tarafından takip edildiğini ifade etti. Vatandaşların birikimlerine yeniden kavuşmasının sürecin en önemli boyutlarından biri olduğunu vurgulayan Gürlek, fonların tasfiyesine ve vatandaşlara yapılacak ödemelere ilişkin çalışmaların da soruşturmalarla birlikte sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, "Yaklaşık 30 milyar Türk lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir" dedi. Suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paraların millî ekonomiye kazandırılacağını kaydeden Gürlek, tasfiye işlemlerinin hızla sürdürüldüğünü, süreci tamamlanan fonlarda vatandaşlara ödemelerin yapıldığını, diğer fonlarda da işlemler ilerledikçe ödemelere devam edileceğini söyledi. "Hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemler karıştırılamaz" Finans piyasalarının soruşturma sürecinden olumsuz etkilenmemesi için yoğun çaba gösterdiklerini belirten Gürlek, hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemlerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Gürlek, "Vatandaşımızın ticari itibarı, mesnetsiz iddialarla hedef alınamaz. Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifi ekonomik sistemimizin güvenli ortamını korumak, dedikodular ve manipülasyonlarla finans yapımıza zarar verilmemesini sağlamak önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. Milletin parasını korurken vatandaşların hukukunu da koruyacaklarını dile getiren Gürlek, suç işlediği kesinleşen kişilerin hesap vereceğini, hakkında hüküm bulunmayan kişilerin ise masumiyet karinesinin gözetileceğini belirtti. Gürlek, "Eleştiriye elbette kulak veririz. Vatandaşımızın sorusundan rahatsız olmayız. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, soran, sorgulayan, yanlışa yanlış diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz" diye konuştu. Bir kısım muhalefetin adli vakayı politik çıkarlara çevirmek için ele aldığını savunan Gürlek, Türkiye’nin Terörsüz Türkiye hedefi ve bölgesel savunma gücünden rahatsız olan yapıların kara propagandalarının farkında olduklarını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve kurumlarının güçlü olduğunu ifade eden Gürlek, fon soruşturmaları konusunda suç ve suçluyla mücadele kararlılığından geri adım atmayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz" sözlerini hatırlatan Gürlek, bu sözün kendileri için sarsılmaz bir irade olduğunu kaydetti. "Ucu nereye kadar giderse gitsin peşini bırakmayacağız" Gürlek, "Her zaman ifade ettiğim gibi, ucu nereye kadar giderse gitsin biz bunun peşini bırakmayacağız. Aynı zamanda sürece cerrah titizliğiyle vaziyet edecek, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğiz" dedi. Yargının yolunu kanunların, kararlarını ise delillerin belirlediğini vurgulayan Gürlek, "Bu süreçte ölçümüzü kaybetmeyecek, sorumluluğumuzdan da geri durmayacağız. Milletimizin hesabını millet düşmanlarından soracağız" ifadelerini kullandı. Fon soruşturmasının faili meçhul bir mesele olmadığının altını çizen Gürlek, suç konusu eylemlerin ve bu eylemlerle bağlantılı şüphelilerin somut delillerle ortaya konulduğunu belirterek, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacaklarını söyledi. Gürlek, vatandaşların gelişmeleri devletin kurumlarından takip etmeye devam etmesini istedi.

Fenomen olma tutkusu trafik kurallarının önüne geçiyor Haber

Fenomen olma tutkusu trafik kurallarının önüne geçiyor

Bursa Bizim Platformu Kurucu Başkanı Ferit Gürsoy imzasıyla yapılan açıklamada, motosiklet kullanımındaki artışın ulaşım ve lojistik açısından önemli katkılar sağladığı ancak denetimsizlik ve bilinçsiz kullanım nedeniyle konunun kamu güvenliğini ilgilendiren boyutlara ulaştığı belirtildi. Platform tarafından hazırlanan "Bursa'da Motosiklet Trafik ve Sürüş Güvenliği Standartları Raporu"nda, plakasız motosikletler, yetersiz park alanları, sosyal medyada tehlikeli sürüş içeriklerinin yaygınlaşması, sürücü kurslarındaki eğitim eksiklikleri ve kurye sektöründeki standart sorunları başlıca risk alanları arasında gösterildi. Raporda ayrıca, trafikte yaşanan kural ihlallerinin yalnızca fiziksel güvenliği değil, vatandaşların psikolojik durumunu da olumsuz etkilediği belirtilerek, sürekli kaza endişesiyle karşı karşıya kalmanın toplumsal huzur ve ruh sağlığını tehdit ettiği ifade edildi. "Plakasız motosikletler trafikten men edilmeli" Çözüm önerilerinin de sıralandığı raporda, plakasız veya plakası gizlenmiş motosikletlerin trafikten çekilmesi, kent genelinde motosikletlere özel park alanları oluşturulması, tehlikeli sürüş videoları paylaşarak gelir elde eden sosyal medya hesaplarına yönelik yasal işlem yapılması ve tekrar eden ihlallerde daha ağır yaptırımlar uygulanması istendi. Sürücü eğitimlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekilen raporda, sürücü kurslarında görev yapan eğitmenlere ileri sürüş sertifikasyonu zorunluluğu getirilmesi ve uygulamalı eğitim alanlarının artırılması önerildi. Sosyal medya kazaları tetikliyor iddiası Raporda en dikkat çekici başlıklardan biri ise sosyal medyada paylaşılan tehlikeli motosiklet içerikleri oldu. Bursa Bizim Platformu, özellikle "polisten kaçma", yüksek hız, tek teker üzerinde sürüş ve trafikte zikzak atarak ilerleme gibi görüntülerin sosyal medya platformlarında milyonlarca kez izlendiğine dikkat çekti. Raporda, bazı kullanıcıların bu videolar sayesinde takipçi kazanarak reklam ve çeşitli dijital gelirler elde ettiği belirtilirken, ortaya çıkan ekonomik kazancın kuralsız sürüşü özendirdiği savunuldu. Açıklamada, "Tehlikeli sürüş görüntüleri paylaşan bazı hesaplar elde ettikleri gelirlerle yedikleri trafik cezalarını rahatlıkla ödeyebilmekte, hatta yeni motosikletler alarak kuralsız sürüşü bir gelir modeline dönüştürebilmektedir" değerlendirmesine yer verildi. Platform, özellikle genç sürücüler arasında fenomen olma isteğinin trafik kurallarının önüne geçtiğini öne sürerken, sosyal medyada yayılan bu içeriklerin riskli sürüş davranışlarını normalleştirdiğini ve özendirdiğini vurguladı. Hesapların kapatılması istendi Raporda, trafik güvenliğini tehlikeye düşüren görüntüler paylaşarak gelir elde eden sosyal medya hesaplarına yönelik daha etkin denetim uygulanması talep edildi. Bursa Bizim Platformu, BTK ve Emniyet birimlerinin koordinasyonunda bu hesaplar hakkında işlem yapılmasını, gerekli durumlarda hesapların kapatılmasını ve adli süreçlerin işletilmesini önerdi. Platform, trafik güvenliği konusunda yalnızca sürücülerin değil, dijital mecraların etkisinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, sosyal medya kaynaklı özendirmelerin kazaların artmasında önemli bir etken haline geldiğini savundu. Motorcu dostu bariyer talebi Raporda, Bursa genelindeki tehlikeli virajlarda motosiklet sürücülerinin can güvenliğini artırmak amacıyla "motorcu dostu bariyer" sistemlerinin kurulması gerektiği de vurgulandı. Ayrıca hem motosiklet sürücülerinin hem de otomobil kullanıcılarının şerit paylaşımı ve filtreleme kuralları konusunda bilinçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Yetkililere ortak çalışma çağrısı Bursa Bizim Platformu, hazırlanan rapor doğrultusunda Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili tüm kurumları bir araya getirecek kapsamlı bir "Bursa Motosiklet ve Trafik Güvenliği Çalıştayı" düzenlenmesini talep etti. Platform açıklamasında, sorunun yalnızca cezai yaptırımlarla çözülemeyeceği, eğitim, altyapı yatırımları, denetim mekanizmaları ve toplumsal farkındalık çalışmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

Osmangazi’de Sağlığı Tehdit Eden 6,5 Ton Gıda İmha Edildi Haber

Osmangazi’de Sağlığı Tehdit Eden 6,5 Ton Gıda İmha Edildi

Osmangazi Belediyesi Zabıta ekipleri, Küçükbalıklı Mahallesi’nde ruhsatsız olarak faaliyet gösteren bir depoda sağlıksız koşullarda gıda ürünleri bulunduğu yönündeki ihbar üzerine harekete geçti. Osmangazi İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleriyle birlikte depoda gerçekleştirilen denetimde zeytin, zeytinyağı, salça, salamura yaprak, turşu ve hurma gibi ürünlerin uygun olmayan koşullarda depolandığı ve önemli bölümünün küflendiği belirlendi. Denetimde ayrıca ürünlerin ambalajlarında herhangi bir etiket, son tüketim tarihi ve işletme numarası bulunmadığı tespit edildi. Sağlık açısından risk taşıdığı değerlendirilen ürünlerle ilgili depo işletmecisi hakkında yasal işlem başlatıldı. Kötü koşullarda depolandığı ve küflendiği belirlenen yaklaşık 6 bin 500 kilogram zeytin, zeytinyağı, salça, salamura yaprak, turşu ve hurma, Osmangazi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından kamyonlara yüklenerek imha edildi. Gerçekleştirilen denetim sayesinde halk sağlığını tehdit edebilecek gıda ürünlerinin vatandaşlara ulaşmasının önüne geçildi. “Deponun Ruhsatsız Olarak Faaliyet Gösterdiğini Tespit Ettik” Vatandaşların sağlığının Osmangazi Belediyesi için her zaman öncelikli olduğunu ifade eden Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Karakolu Gıda Teknikeri Serhat Day, sözlerine şu şekilde devam etti: “Vatandaşlarımızın şikayeti üzerine Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki bir gıda deposunda denetim gerçekleştirdik. Denetimde işletmenin ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiğini tespit ettik. Gerekli işlemleri yaparak yasal süreci başlattık. Denetimi Osmangazi İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleriyle birlikte gerçekleştirdik. Ruhsatsız olarak faaliyet gösteren depoda bulunan zeytin, zeytinyağı, salça, salamura yaprak, turşu ve hurmaların küflendiğini belirledik. Ayrıca ürünlerin ambalajlarında herhangi bir etiket, son tüketim tarihi ve işletme numarası bulunmadığını tespit ettik. Yaptığımız tespitlerin ardından Osmangazi İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleriyle birlikte ortak çalışma yürüterek söz konusu ürünleri topladık ve imha ettik. Depoda gıda sağlığı açısından hijyenik olmayan, son derece kötü koşulların bulunduğunu gördük. Depo işletmecisi hakkında gerekli yasal işlemler uygulandı.” Osmangazi Belediyesi vatandaşların sağlını korumak için denetimlerini aralıksız olarak sürdürmeye devam edecek .

Mağazadan eşofman çalan turistler, taktıkları otelin bilekliği sayesinde yakalandı Haber

Mağazadan eşofman çalan turistler, taktıkları otelin bilekliği sayesinde yakalandı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde bebek arabasıyla geldikleri giyim mağazasının önündeki tezgahlardan eşofman çalan 2 turist jandarma ekipleri tarafından güvenlik kamerasından kolundaki banttan yola çıkarak tatil yaptıkları otelde yakalandı. Olay, Kızılağaç Mahallesi Turizm Caddesi’nde meydana geldi. Butiğe gelen ve birinin elinde bebek arabası olan Romanya uyruklu 2 kadından biri iş yeri önünde beğendiği eşofmanı alıp yürümeye başladı. Bu arada üzerinde 3-4 yaşlarında bir çocuğun bulunduğu bebek arabası ile onu takip eden kadın yanına geldiğinde eşofmanı bebek arabasına gizledi ve ödeme yapmadan mağazadan ayrıldı. İşletmenin sahibi durumun farkına vardıktan sonra Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakoluna giderek, iş yerinde hırsızlık olayı yaşandığını, hırsızlık olayının işyerinin güvenlik kamerasına yansıdığını belirterek şikayette bulundu. Şikayet üzerine harekete geçen Merkez Jandarma Karakoluna bağlı ekipler, güvenlik kamerasından 2 kadının içerisinde çocuk bulunan bir bebek arabasıyla birlikte dükkana gelerek ürünleri incelediklerini, ardından kadınlardan bir tanesinin reyondan bir adet eşofman alarak bebek arabasına gizledikten sonra işyerinden ayrıldığını belirledi. Tatil yaptıkları otelde yakalandılar Güvenlik kamerasını izleyen jandarma ekipleri hırsızlık olayını gerçekleştiren 2 kadının konakladıkları otelin kol bandından yola çıkarak hangi otelde kaldıklarını belirledi. Romanya uyruklu C.D. ve N.M.D. jandarma ekipleri tarafından tatil yaptıkları otelde çaldıkları eşofmanla birlikte yakalandı. Merkez Jandarma Karakoluna getirilen Romanya uyruklu turistler hakkında yasal işlem yapıldığı öğrenildi. Romanyalı turistlerden şikayetçi olan Ali Önder Şit, "Müşterilerin de olduğu bir saatte, eşofmanların bulunduğu yerde eksiklik fark ettim. Güvenlik kamerasını izleyince eşofmanın çalındığını gördüm. Güvenlik kamerası görüntüleriyle birlikte jandarmaya giderek şikayetçi oldum. Sağ olsun jandarma ekipleri şüphelileri kısa sürede belirledi ve otellerinde yakaladı" dedi.

Böcekler arasında peynir üretimi: İşletme sahibi duvardan atlayıp kaçtı, 396 bin TL ceza kesildi Haber

Böcekler arasında peynir üretimi: İşletme sahibi duvardan atlayıp kaçtı, 396 bin TL ceza kesildi

Kilis’te peynir ve yoğurt üretimi gerçekleştiren imalathanede yapılan denetimde, böcekler ve örümcek ağları arasında üretim yapıldığı, imalathanenin ise tuvaletin yanında bulunduğu ortaya çıktı. Denetim sırasında işletme sahibi duvardan atlayarak kaçarken, faaliyeti durdurulan işletmeye 396 bin TL idari para cezası uygulandı. Kilis Belediyesi ekipleri, gelen ihbar üzerine peynir imalathanesinde denetim gerçekleştirdi. Denetime Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen de katıldı. İmalathanedeki görüntüler karşısında şaşkına dönen Bilecen, "2,5 yıldır belediye başkanıyım. Bugüne kadar gördüğümüz en pis yer burası" dedi. İşletme sahibinin zabıta ekiplerini gördüğü sırada duvardan atlayarak kaçtığı belirtilirken, Başkan Bilecen zabıta ekiplerinden şahsın bulunmasını talep etti. Bilecen, halk sağlığının söz konusu olduğu durumlarda taviz verilmeyeceğini belirterek, "Hırsızlıkla sağlık hırsızlığı arasında hiçbir fark yok. Biz bunları sattırmayız" diye konuştu. Öte yandan, denetim sırasında şahsın kimliğini düşürdüğü ve kimlik üzerinden Gerekli izinleri bulunmayan imalathanenin faaliyeti durdurulurken, hijyenik olmayan ortamda üretilen ürünler İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince toplanarak imha edilirken, imalathaneye 396 bin TL idari para cezası uygulanırken, işletme sorumluları hakkında yasal işlem başlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.