Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yasal Düzenleme

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yasal Düzenleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yasal Düzenleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Görme engelli avukat Kocaeli Barosu başkanlığına aday oldu Haber

Görme engelli avukat Kocaeli Barosu başkanlığına aday oldu

Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesini 2005 yılında birincilikle kazanan ve 2009'da mezun olan Mehmet Emre Kalaycı (39), yaklaşık 16 yıldır Kocaeli Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapıyor. Kocaeli Barosu 39. Dönem Başkanlığına aday olan Kalaycı, başkan seçilmesi halinde hayata geçirmeyi planladıkları projeler üzerine açıklamalarda bulundu. Kalaycı, engelli bireylerin haklarına yönelik projeler geliştireceklerini söyledi. Engelli Hakları Merkezi'nin çalışmalarıyla temelleri atılan projenin, kurulması planlanan Mevzuat Geliştirme Komisyonu aracılığıyla ilerletileceğini anlatan Kalaycı, zihinsel ve fiziksel engelli bireylerin aynı engellilik oranlarıyla değerlendirilmesinin günlük yaşamda karşılaşılan ihtiyaçları her zaman yansıtmadığını ifade etti. Engelli hakları için yasal düzenleme önerisi Kalaycı, zihinsel engelli bireylerde yüzde 40 ve üzerindeki engellilik oranının esas alınmasının, yüzde 25 ile 40 arasında raporu bulunan bazı bireylerin istihdam ve eğitim hizmetlerine erişimini zorlaştırabildiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Zihinsel engelli ve fiziksel engelli bireylerin engel oranları birbirine eşit olduğu zaman, rakamsal olarak bu oranlar gerçek hayatta karşılaşılan durumları her zaman yansıtmıyor. Yüzde 25 ile 40 arasında engellilik oranına sahip olan, para tanıma, renk ayırt etme, tek başına hayatını sürdürme ve çalışma gibi konularda diğer vatandaşlarla eşit şartlarda bulunamayan pek çok zihinsel engelli birey var. Raporları yeterli olmadığı için bu kişilerin özel bireylere tanınan istihdam ve eğitim hizmetlerinden yararlanamaması hak mahrumiyetine neden oluyor." Zihinsel engelli bireylerin engelli raporlarını daha düşük oranlarla alabilmesine yönelik bir yasa tasarısı hazırlığı üzerinde çalışmayı planladıklarını dile getiren avukat Mehmet Emre Kalaycı, projeyi Mevzuat Geliştirme Komisyonu aracılığıyla geliştirerek Meclis'e ve ilgili yasa düzenleyicilerine ileteceklerini kaydetti. Avukata yönelik şiddete karşı "Siyah Kod" projesi Kalaycı, meslektaşlarının sorunlarını tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla arkadaşlarıyla yaklaşık iki ay çalıştıklarını anlattı. Kalaycı, "Elbette baronun sorunlarını gözlemleyip bunlara çözümler ürettik, arkadaşlarımla birlikte iki ay çalıştık ve pek çok proje ürettik. Bunların en temelinde tüm projelerimizi hayata geçirebilmek için meslektaşı korumak gerektiği için, meslektaşın güvenliğine yönelik projelerimiz var. Bu bağlamda 'Siyah Kod' projesini geliştirdik. Nasıl doktorların Beyaz Kod'u varsa, bizde avukata olan şiddeti engellemek adına Siyah Kod projesi geliştirdik. Bu proje ile avukata karşı işlenen suçlarda öncelikle cezaların ertelenmesi ve hafif infaz yöntemleri yerine, tamamen cezalandırılması ve toplumda bilinirliğinin sağlanmasını hedefliyoruz, bu şiddeti önlemek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kalaycı, avukatların telefonlarına yükleyecekleri bir uygulama aracılığıyla güvenlik birimlerine, Avukat Hakları Merkezi'ne ve sağlık birimlerine bildirim gönderebilecekleri bir sistem planladıklarını belirtti. KADES'e benzer şekilde çalışması öngörülen "Siyah Kod" projesiyle, avukatların şiddet karşısında hızlıca yardım çağrısında bulunabilmesini ve meslektaşlarına yönelik şiddetin önüne geçilmesini hedeflediklerini kaydetti. "40 yaş üstüne yarım, 50 yaş üstüne aidat muafiyeti" Genç meslektaşlar başta olmak üzere avukatların ekonomik ihtiyaçlarını dikkate aldıklarını belirten Kalaycı, CMK ve adli yardım ödemeleri ile aidat kolaylıkları konusunda meslektaşlarının yanında olmayı amaçladıklarını söyledi. Meslekte deneyimli avukatlara yönelik de düzenlemeler düşündüklerini ifade eden Kalaycı, "40 yaş üstü meslektaşlarımızın yarım aidat, 50 yaş üstü meslektaşlarımızın ise hiç aidat ödemediği bir baroda daha fazla aidiyet oluşturmak istiyoruz" dedi. "Dijital baro" hedefi Avukat Kalaycı, baronun teknolojiyle entegrasyonunu güçlendirmek istediklerini belirterek, dijitalleşme kapsamında yapay zeka destekli hukuk asistanları ve baro pullarının dijital ortama taşınmasını içeren projeler üzerinde çalıştıklarını kaydetti. "Dijital baro demek istiyoruz" ifadesini kullanan Kalaycı, bu çalışmalarla baronun dijital dönüşümünü sağlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Baro seçimleri 11 Ekim'de yapılacak Öte yandan, Kocaeli Barosu 39. Olağan Genel Kurulu, 10 Ekim Cumartesi günü saat 09.00-17.00 arasında Kocaeli Ticaret Odasında gerçekleştirilecek. Baro başkanlığı ve yetkili organların seçimi ise 11 Ekim Pazar günü saat 09.00-17.00 arasında Kocaeli Adliyesinde yapılacak.

MHP Bursa teşkilatları İznik'te kampa girdi Haber

MHP Bursa teşkilatları İznik'te kampa girdi

Kampın açılış konuşmasını yapan MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Türkiye gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Büyükataman, dijital mecraların bilinçsiz kullanımının genç nesiller açısından önemli riskler taşıdığını ifade etti. Kamuoyunda gündem olan fon vurgunu iddialarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Büyükataman, MHP'nin konuyu en başından bu yana hassasiyetle takip ettiğini söyledi. Konuyla ilgili yasal düzenleme ihtiyacını gündeme getirdiklerini belirten Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak başından bu yana ciddi bir hassasiyet içerisindeyiz. Hassasiyetlerimizi dikkate alan, hukuki tahrifatları göz ardı etmeyecek bir çerçevede yasal düzenleme ihtiyacını gündeme getirdik. Bu kapsamda bir kanun teklifi hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduk" dedi. Meclisin yeni yasama döneminde vatandaşların yakından takip ettiği birçok konuda önemli düzenlemeleri hayata geçireceğini ifade eden Büyükataman, "Meclisimizin bu konuda kararlı bir çalışma yürüteceğini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak atılacak her türlü adımın destekçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Devletin süreci yakından takip ettiğini vurgulayan Büyükataman, "Devlet bekler, takip eder. Bütün meselelerin en ince detayına kadar takipçisi olur. Günü geldiğinde de yapılan usulsüzlükler, haksızlıklar ve kamu vicdanını rahatsız eden unsurlar hakkında gerekli adımları atar. Bu konuda önümüzdeki süreçte önemli gelişmelere şahit olacağız" ifadelerini kullandı. İstişare kampında teşkilat çalışmaları, yerel ve genel siyasi gündem ile yeni dönem faaliyetlerinin de değerlendirildiği öğrenildi.

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz" Haber

Bakan Tekin, yurt dışına gidecek bursiyer öğrencilerle bir araya geldi: "Sizi aynı zamanda bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burslu olarak yurt dışına gidecek öğrencilere seslenerek, "Sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yıldız Teknik Üniversitesi Tarihi Hamam Kültür Merkezi'nde düzenlenen 1416 Bursları Uyum ve Vizyon Programında yurt dışında lisansüstü eğitim alacak bursiyer öğrencilerle bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü Müdürü Faruk Berat Akçe, "Bugün burada yurt dışında lisansüstü eğitim görmeye hak kazanan 506 genç arkadaşımızla bir aradayız. Bursiyerlerimizin 403’ü 62 üniversitemiz adına 101’i ise 24 kurumumuz adına Kanada’dan Yeni Zelanda’ya Almanya’dan Singapur’a uzanan 26 farklı ülkede eğitim görecekler. Yapay zekâ veri bilimine sağlık teknolojilerine, enerji ve savunma teknolojilerinden iklim değişikliği ve sürdürebilirliğe kadar ülkemiz ihtiyaç duyduğu stratejik alanlarda dünyanın önde gelen bilim ve araştırma merkezlerinde uzmanlaşacaklar" dedi. Yurt dışına gidecek öğrencilere tavsiyelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yurt dışına gideceğimizde ülkemiz için, ülkemizin gelişimi için, ülkemizin akademik anlamda daha rekabetçi, güçlü hale gelmesi için yapabileceğimiz şeyleri, Türkiye için uygun olan şeyleri çalışıp ona göre hazırlık yapmak gerekiyor. Bu gelenekle başlıyor. 1416 bursları, akabinde Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte bu büyüklüğü kullandığımız yasal düzenleme, yani ecnebi memleketlere gönderilecek talebe hakkında kanun yürürlüğe giriyor. O tarihten sonra uzun bir süre yurt dışına öğrenci gönderdik" diye konuştu. Bakan Tekin, "2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na müsteşar olarak başladığımda benim üzerimde en çok durduğum konulardan bir tanesi bu konuydu. Bunun hem uygulanmasıyla ilgili sorunlar vardı. Bilhassa o dönemin koşullarında devlet üzerine çökmeye çalışan vesayetçi yapılar bu bursları kendi uhdelerine alıp kendi siyasal ekonomik çıkarlarına hizmet edecek bir mekanizma haline dönüştürmüşlerdi. 2013 yılından itibaren bu süreci düzeltecek bir dizi adımı atmak için o zaman Cumhurbaşkanımız Başbakan idi. Kendisine kapsamlı bir projeksiyon sundum. Bunlardan bir kısmı biraz önce sunucu arkadaşımızın söylediği yurt dışına bu burstan faydalanmak için giden arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlar. İşte 6,7,8 yıl sen yurt dışında bulunup döndükten sonra memuriyete yeni başlamış bir kişi gibi başlamak. Yani 25 yaşında gittiğimizi farz ederseniz döndüğünüzde kamu bürokrasisine 9’a 1'den başlamak, 35 yaşında bir kişi olarak bunların memuriyet hizmetinden sayılmaması, eş ve çocuklarda ilgili sağlık hizmetinden yararlanmayla ilgili karşılaşılan problemler. Bunların bir kısmı teknik problemler idi. Fakat bu teknik problemlerin ötesinde bir de olayın felsefesiyle ilgili bazı sorunlarımız var idi" şeklinde konuştu. "O zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi" Kendisinin imam hatip mezunu olduğunu için burstan faydalanamadığını ifade eden Bakan Tekin, "Ben de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1416 bursunu kazandım. Ama o zamanki hükümet, imam hatip mezunu olmam gerekçesiyle bizim burstan faydalanmamızı istemedi, izin vermedi ve biz 1416 bursundan faydalanamadık, izin vermedi. Yargıya taşıdık, yargıda mahkemenin önce lehimize sonuçlandı. Ama yargı kararı uygulanıncaya kadar üst mahkemeden karar bozuldu tekrar. Dolayısıyla bu konuyu düzenlemek benim için bir uhteydi. Sizi biz, yurt dışına sadece akademik eğitimlerinizi başarılı bir şekilde yapasınız diye göndermiyoruz arkadaşlar. Biz sizi yurt dışına aynı zamanda, 28 Mehmet Çelebi örneğini verdiğim gibi, sizi aynı zamanda yurt dışına bir Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak gönderiyoruz. Gittiğiniz her ortamda, bulunduğunuz her ortamda bizim milli birliğimiz, beraberliğimiz, ülkemizin geleceği için sizin bir örnek kişilik olmanızı istiyoruz" dedi. Bakan Tekin, "Dolayısıyla devletimizin öncelikleri, hassasiyetleri konusunda bilgi sahibi olmanız, buna yönelik hazırlık yapabilmeniz açısından biz bu oryantasyon programlarını da başlatmıştık. Biz size gittiğiniz ülkeye hayranlık besleyin, öykünün, orada ne varsa gelip Türkiye'nin toplumsal yapısına, Türk milletinin yapısına uyar mı, uymaz mı diye analiz etmeden getirip hemen burada uygulamaya koyun gibi bir duruma düşmenizi asla istemiyoruz. Biz geçmişimiz binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğimizle birçok ileri gelen ülkelerin birçoğuna örnek teşkil ettik. İleri gelen ülkelerdekilerin birçoğu, ben bir örneğini iyi biliyorum" ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek: "Turgutlu’daki saldırıda hiçbir ihmal göz ardı edilmeyecek" Haber

Bakan Gürlek: "Turgutlu’daki saldırıda hiçbir ihmal göz ardı edilmeyecek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki okul saldırısında 2’si ağır 11 öğrencinin yaralanmasına ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, yaralanan öğrencilere acil şifalar dileyerek, ailelerine, arkadaşlarına ve eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti. Bakan Gürlek, olayın hemen ardından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca kapsamlı soruşturma başlatıldığını, başsavcının koordinasyonunda 2 cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini ve saldırıyı gerçekleştiren çocuğun kısa sürede yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi. Anne, baba ve dede de gözaltında Çocukların güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir ihmalin ve sorumsuzluğun görmezden gelinemeyeceğini belirten Gürlek, yakın zamanda öncülük ettikleri yasal düzenleme ile ailelerin bakım ve gözetim yükümlülüklerine ilişkin sorumlulukların daha açık ve güçlü hale getirildiğini ifade etti. Bu kapsamda saldırıyı gerçekleştiren çocuğun yanı sıra anne, baba ve saldırıda kullanılan silahın kullanımında bulunduğu belirlenen dedenin de gözaltına alındığını aktaran Gürlek, saldırıda kullanılan silahın çocuğun eline nasıl geçtiğinin, silahın muhafaza şartlarının, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüklerinin ve olay öncesinde akran zorbalığı yaşandığı yönündeki iddiaların çok yönlü ve titizlikle araştırıldığını kaydetti. Soruşturma titizlikle sürdürülüyor Gürlek, çocukların güvenliğini tehdit eden olayın üzerine hukuk içinde ve kararlılıkla gidileceğini belirterek, sorumluluğu bulunanların titizlikle tespit edileceğini ve hiçbir ihmalin göz ardı edilmeyeceğini vurguladı. İlgili bakanlıklar ve kurumlarla güçlü bir koordinasyon içerisinde hem adli sürecin hem de yaralı öğrencilerin durumunun hassasiyetle takip edildiğini bildiren Gürlek, çocukların güvenliğini tehdit eden hiçbir ihmalin karşılıksız kalmayacağını ifade etti.

Sosyal medya platformlarındaki alışverişlere vergi yükümlülüğü Haber

Sosyal medya platformlarındaki alışverişlere vergi yükümlülüğü

Avukat Mustafa Erkulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan tebliğ sonrasında artık sosyal medya platformlarındaki alışveriş işlemlerinin de vergi yükümlülüğüne girdiğini söyleyerek, "Sosyal medya platformlarının satışlardaki vergi yükümlülerini bildirmesi zorunluluk haline geldi" dedi. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte sitelerden ziyade sosyal medya platformlarında da satışların arttığını söyleyen Avukat Mustafa Erkulu, "Teknolojinin gelişmesiyle birlikte satış sitelerinden ziyade Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya platformlarında satışların arttığını görmekteyiz. Tabii ki bu satışlara ilişkin vergisel yükümlülük de ortaya çıktı. Bununla ilgili önceden bir yasal düzenleme mevcut değilken Vergi Usul Kanunu’na ilişkin bir tebliğ yayınlandı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından. Bu yayınlanan tebliğe göre de sosyal medya platformlarına çeşitli yükümlülükler yüklendi. Yani sosyal medya platformları bu platformlar üzerinden yapılan ilanlarda, satışlarda, özellikle vergi yükümlüsünü bildirme, yapılan satış işlemini ve satışın taraflarını bildirme gibi çeşitli yükümlülükler ortaya çıktı bu tebliği ile birlikte. Özellikle sosyal medya platformlarının bunu Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirmesi ve vergiyi doğuran olayı izah etmesi, taraflarını iletmesi bir zorunluluk haline geldi" diye konuştu. Erkulu, sosyal medya platformlarının ilan ve satışlarını Gelir İdaresi Başkanlığı’na iletmek zorunda olduğunu söyleyerek, "Bu zorunluluk tebliğ ile birlikte gelmiş olmaktadır ve şu anda da yürürlüğe girmiştir. Yani şu an sosyal medya platformları özellikle kendi sitelerindeki ilanlarda, satışlarda bunları Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirmek zorundadır. Sosyal medyadan yapılan satışlarda artık şunu diyebiliriz. Bu platformların Türkiye temsilcilikleri dahil bunları Türk idari makamlarına ve özellikle Gelir İdaresi Başkanlığı’na tespiti durumda bildirileceği ve bundan önce de tabii ki ilan verilen durumlarda da bu ilanların ve kazancı doğuran olayın, satış işleminin Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirileceğini söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı.

Bakanlığın yetkisine sınırlama Haber

Bakanlığın yetkisine sınırlama

Anayasa Mahkemesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer alan elektronik tebligat düzenlemesine ilişkin kritik bir karara imza attı. Mahkeme, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na elektronik tebligata ilişkin geniş yetkiler tanıyan hükmün bir bölümünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karara konu düzenleme, Bakanlığa vergi mükelleflerine elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kimlere elektronik tebligat yapılacağını belirleme ve bu sürece ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi veriyordu. Başvuruda, söz konusu yetkinin sınırlarının kanunda açıkça belirlenmemesi nedeniyle mükellefler üzerinde aşırı yük oluşturduğu, özellikle elektronik tebligat sisteminden çıkamayan mükelleflerin sürekli kontrol yükümlülüğü altında kaldığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü zedelediği ileri sürüldü. Mahkeme, elektronik tebligat uygulamasının dava açma sürelerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, bu durumun mahkemeye erişim hakkına müdahale niteliği taşıdığını vurguladı. Kararda, idareye verilen yetkinin sınırlarının kanunda açık ve net şekilde belirlenmemesinin, “hak arama özgürlüğü” ile bağdaşmadığı ifade edildi. Bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin ilgili kısmını iptal ederken, iptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın, vergi mükelleflerine yönelik elektronik tebligat uygulamalarında yeni bir yasal düzenleme yapılmasının önünü açması bekleniyor.

Staj ve çıraklık mağduriyeti Meclis gündeminde Haber

Staj ve çıraklık mağduriyeti Meclis gündeminde

Vatandaşlardan gelen başvurulara dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, staj ve çıraklık döneminde çalışmış kişilerin ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Staj ve çıraklıkta geçen günlerin emeklilik için sayılmaması önemli bir sorun. Bu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında örgütlendiler ve sık sık bu mağduriyeti gündeme getiriyorlar. Ellerinde devlet tarafından verilmiş sigorta kartları var. ‘Biz bunu devlet verdiği için sigortalı olduğumuzu sandık’ diyorlar” ifadelerini kullandı. “FİİLEN ÇALIŞTILAR AMA EMEKLİLİKTEN SAYILMADI” Altaca Kayışoğlu, “Bu kişiler adı stajyer ya da çırak olsa da fiilen çalıştılar, emek verdiler. Hastaneye o sigorta kartıyla gittiler, yıllarca sigortalı olduklarını düşündüler. Ancak yıllar sonra bunun yalnızca sağlık sigortası olduğu, emeklilik başlangıcı sayılmadığı söylendi. Bu nedenle ciddi hak kayıpları ortaya çıktı” dedi. “BİR GÜN İÇİN 17 YIL KAYBEDENLER VAR” Emeklilik başlangıç tarihinin sayılmaması nedeniyle büyük mağduriyetler yaşandığını belirten Altaca Kayışoğlu, bazı vatandaşların bir günlük fark nedeniyle yıllarca geç emekli olmak zorunda kaldığını ifade etti. Altaca Kayışoğlu, “Bir gün nedeniyle 17 yıl kaybeden vatandaşlarımız var. O dönemde fiilen çalıştıkları hâlde emeklilik başlangıcı sayılmadığı için yıllarını kaybediyorlar. Bu nedenle staj ve çıraklıkta geçen sürelerin emeklilikten sayılması için yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.