Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yardımlaşma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yardımlaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yardımlaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de 22’nci Geleneksel Sünnet Şöleni yapıldı Haber

Nilüfer’de 22’nci Geleneksel Sünnet Şöleni yapıldı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 22’nci Geleneksel Sünnet Şöleni’nde 145 çocuk ve ailesi keyifli bir gece yaşadı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in bir dayanışma kenti olduğunu belirterek, bunun en güzel örneklerinden birinin yaşandığını kaydetti. Nilüfer Belediyesi’nin her yıl sosyal belediyecilik anlayışıyla gerçekleştirdiği Geleneksel Sünnet Şöleni, bu yıl da coşkuyla gerçekleşti. Sosyal destek projeleri kapsamında belirlenen 145 çocuk, kendileri için hazırlanan programla eğlenceli bir gece geçirdi. Çocuklar için düzenlenen şölen, geleneksel şehir turuyla başladı. FSM Hastane Alanı’nda bir araya gelen aileler ve çocuklar, 25 araçlık konvoyla Nilüfer Davet Salonu’na geldi. Nilüfer Davet Salonu’ndaki akşam yemeğine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra Osmangazi Belediye Başkan Vekili Cemile Yılgör, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcıları ve meclis üyeleri, Yeni Parti İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, İyi Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak ve muhtarlar katıldı. Programın açılışında mevlit okunmasının ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuklara hitap etti. Konuşmasında dayanışmanın önemine vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, "Her zaman söylüyoruz; Nilüfer gerçekten bir dayanışma kenti. Bu akşam da yine bir dayanışma örneğini hep birlikte sergiliyoruz. Burada bize destek olan çok sayıda partnerimiz var. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Çocuklarımız sağlıklı, güzel bir hayata başlasınlar; ailelerimiz birbirleriyle tanışsınlar, bir arada otursunlar. Kardeşlikleri başlasın ve yürüsün istiyoruz. Bunu da yine geleneksel olarak her yıl yapmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan Özdemir daha sonra organizasyonun düzenlenmesinde sponsor olan Acıbadem Hastanesi, Doruk Sağlık Grubu, Koza Sağlık Grubu, Medicana Sağlık Grubu, VM Medical Park Hastanesi, Nilüfer Davet, Vivaldi Çikolata, Nobles Endüstriyel Tüketim Ürünleri Şirketi, Mavi Balon, Mercedes Benz Team 16 Bursa Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Brosder Birlikte Otomobil Severler Derneği, Tüm Otomobil ve Tadilatçıları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve Laruz Wedding firma temsilcilerine teşekkür ederek hediye takdim etti. Gecede 22. Geleneksel Sünnet Şöleni anısına hazırlanan kutlama pastası, protokol üyeleri ve çocukların katılımıyla kesildi. Ali Likoğlu ve Orkestrası, seslendirdiği hareketli şarkılarla salondaki coşkuyu artırdı. Sahneye çıkan minikler ve aileleri, müzik eşliğinde dans etti.

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar" Haber

Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki, bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı" dedi. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan formun 4'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Tekin, ‘ Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü' isimli panelde BDF'26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, BDF'26 Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve BDF'26 Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can'ın sorularını yanıtladı. Yapay zekanın eğitim ve öğretime etkisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Tekin, "İki tane bakış açısı var. Birinci bakış açısı, önümüzdeki süreçte öğretmenlere ihtiyaç kalmayacak, her şeyi yapay zeka üzerinden yürüyecek. Ben bu bakış açısına katılmıyorum. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Ben ikincisini söyleyeceğim taraftayım. Eğitim ve öğretim süreçleri daha da form değiştirecek. Okulda öğretmenlerimizin daha az bilgi verdiği ama birlikte yaparak ürettikleri, birlikte yaparak öğrencilere rehberlik ettiği bir forma dönüşecek öğretmenlik ve okullardaki eğitim öğretim süreçleri. Buraya dönüştüğü zaman öğrencilerin yapay zekadan herhangi bir ödevi ya da bir projeyi kolaycılıkla yapmasını da bir problem olmaktan çıkaracak. Oradan bilgiyi alması, okulda öğretmeniyle birlikte bunu hayata geçirmesine engel olmayacak, tam tersine kolaylaştıracak." dedi. Yapay zeka uygulamalarının inanılmaz derecede hızlı geliştiğine dikkat çeken Tekin, "Ama önemli olan şey şu, bakış açımızı şöyle oturtmamız lazım; yapay zekayı insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren ve en sonunda benim forumun konusuyla da ilgili olduğu biçimde insanlığı önceleyen bir arka plan yazılımına dönüştürebilmek lazım. Hep beraber bunu oluşturabilmeliyiz. Ben bundan 10 yıl sonra öğretmen arkadaşlarımızın yapay zekadan yaygınlaştığı bir eğitimde öğretmen arkadaşlarımızın rolünün insanlara bilgi vermek değil, rehberlik etmek; birlikte bir sosyal projeyi yapmak, birlikte bu konuda etkinlikler organize etmek yani eğitim öğretim süreçlerinde öğrendikleri şeyi toplumun yararına kullanabilecek rehberlik faaliyetlerine dönüşeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı. " Asli vazifemiz bize emanet edilen çocuğu manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek" "Müfredatınız ile ahlaki, erdemlilik farkındalığını pekiştiren faaliyetler hakkındaki soruyu da yanıtlayan Bakan Tekin, "Benim Milli Eğitim sistemiyle ilgili en önemli beklentim; Milli Eğitim Bakanlığının kendisine emanet edilen, 12 yıl boyunca emanet edilen bir genci, bir çocuğu önce bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin geçmişine, içinde yaşadığı milletin değerlerine, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek. Bize emanet edilen çocuklarla ilgili asli vazifemiz bu. O yüzden bizim Bakanlığımızın adı Milli Öğretim değil de Milli Eğitim Bakanlığı. Bunu yapmak bizim kanunen asıl görevimiz burası. Diğer kısmını da yapacağız kuşkusuz. Öğretimle ilgili kısmını. Ama ikisinden herhangi birini ihmal etmemeliyiz." şeklinde konuştu " Biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım" 2023'ten itibaren de yapılan etkinliklerin, özellikle daha eksik olduğu düşünülen milli ve manevi değerlere sahip çıkılması konusundaki hassasiyeti artırmak üzere yapıldığını aktaran Tekin, şunları söyledi: Müfredatın içerisine milli ve manevi değerlerimizi yerleştirdik. Başladığımız günden beri de yani 2023'ten beri bu ülkede çocuklarımızın konjonktürel olarak gündeminde olan, takvim olarak gündeminde olan, ülke gündeminde olan bazı şeyleri çocuklarımız okullarda bu felsefeye uygun bir biçimde algılasınlar diye etkinlikler yaptık. Mesela unutulduğu için hatırlatmakta fayda var; İsrail'in Filistin'e, Gazze'ye ilk saldırısı başladığı yıl, Ekim ayında hemen Pazartesi günü okullarımızda çocuklar öğrensin diye 1 dakikalık saygı duruşuyla başladık. Her eğitim-öğretim döneminde bu tür konuları önceledik. Geçtiğimiz yıl İsrail-Filistin barış yani İsrail saldırılarının durdurulacağı ateşkes olduğu gelince bu sefer o eğitim-öğretim dönemini biz Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması temasıyla başlattık. Ateşkes sonra da Filistin'deki kardeşlerimize destek olacak nitelikte okullarımızda hayır etkinliği düzenledik. Bu, çocuklarımızın dünyada insan hakları hani Cumhurbaşkanımız diyor ya dünyada 5'ten büyüktür dünyada insan haklarının, barışın egemen bulunması bizim atalarımızın, dedelerimizin önemsediği bir konuydu. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir zulüm söz konusu olduğunda, bir baskı söz konusu olduğunda insanlar Türk'ler gelecek bizi kurtaracak diye beklenti içerisindedir Dolayısıyla biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım. Oradan başladık. Geçtiğimiz yıl Ramazan'dan önceki Şubat ayında da okulları başlatırken bayrak sevgisiyle başladık. Bayrağın ne anlama geldiğini çocuklar bilsinler" "Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar" Ramazan ayında yapılan etkinliklere de değinen Tekin, "Ramazan ayı bizim açımızdan, bizim toplumumuzda önemli bir ay. Ramazan ayında oruç tutulsun tutulmasın insanlar komşularını iftara çağırırlar, ihtiyaç sahiplerine yardım ederler, birlikte oruç açarlar, birlikte sahur yaparlar. Böyle manevi anlamda yardımlaşma ikliminin azami noktaya çıktığı bir dönem Ramazan ayı. Ve böyle baktığımızda da ülkede ulusal birlik açısından çok önemli. Biz de Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı. Bakın bu eleştiri değil. Bu bir hakaret. Bir, bana 'gerici, sapkın bir azınlık' diyorsun. İki, benim yaptığım şeylerle toplumun değerleri arasındaki bağlantıyı kurduğum için toplumu da 'Talibanlaşmış' sayıyorsun. Dolayısıyla ben de bunun üzerine arkadaşlara 'Suç duyurusunda bulunun' dedim. Olmaz, hakaret çünkü. Ve Ramazan ayında böyle bir şeyi yaşadık ve tüm bu eleştirilere rağmen Milli Eğitim camiasında, toplumda çok güzel karşılık buldu ve istediğimiz şekilde Ramazan ayı toplumda bir farkındalık oluşturdu yardımlaşma, dayanışma açısından. Çok güzel bir etkinlik oldu. O yüzden bu etkinliğe destek olan öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum." diye konuştu. " Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok" YKS ile ilgili soruya da cevap veren Tekin, " ‘Yeni müfredat geldi, sınav sistemi değişiyor.' diye bir spekülasyon yapıyorlar. Böyle bir şey yok arkadaşlar şu an gündemimizde. Ne bizim, ne de YÖK'ün gündeminde. Sınav sistemine ilişkin bir değişiklik yok. Yani ne liselere geçiş, ne üniversiteye geçiş. Ama ne değişmesi lazım? Hem liselere geçiş, hem üniversiteye geçiş sınavlar müfredattan olduğuna göre. Eski müfredata göre olan soruların önümüzdeki yıldan itibaren artık bir esprisi kalmayacak. Dolayısıyla, arkadaşlarımızın ona dikkat etmesi lazım. Şu anda hem ÖSYM, hem bizim bakanlık, bu yıl değil de bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor. Sınavla ilgili bir değişiklik yok ama, sınavın içeriği ve soru havuzu yeni müfredata göre olacak. Öyle olmak zorunda zaten. Çünkü biz diyoruz ki; zaten sınav müfredattan olacak, Milli Eğitim'in ders kitaplarından olacak. Ortaöğretim, lise müfredatından çıkartıldıysa ondan soru sormayacağız demektir. Yapacağımız değişiklik sadece bu. Birileri sınav sistemini "Şöyle değiştiriyorlar, böyle değiştiriyorlar." diye bir şeyleri yazıyorlar, çiziyorlar sağda solda. Ben görünce ben de şaşırıyorum, nereden çıkartıyorlar bunları? Öyle bir şey yok. Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok. Sadece dediğim gibi, sorular eski müfredata göre olan soru havuzu doğal olarak gözden geçirilecek. Yeni müfredata göre bir soru havuzu olacak" ifadelerini kullandı.

Osmangazi’de oyuncaklar paylaştıkça çoğalacak Haber

Osmangazi’de oyuncaklar paylaştıkça çoğalacak

Osmangazi Belediyesi’nin çocukların hayal dünyasını zenginleştirmek, paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmek amacıyla Demirkapı Mahallesi’nde hayata geçireceği Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi ile minik yüreklerin birlikteliği gönüllere dokunacak. Çocukların sosyal, kültürel ve fiziksel yönden desteklenmesini sağlayan çalışmalarla gelişimlerine olan katkılarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, çocukların hayatına dokunacak yeni bir projeyi daha hayata geçiriyor. Bu doğrultuda Demirkapı Mahallesi’nde hizmete sunulacak olan Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi, çocukları rengarenk oyuncaklarla ve keyifli oyun alanlarıyla buluşturacak. Minik yüreklerin bağışlarıyla birlikte paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma duygularının güçlenmesine de katkı sağlayacak olan kütüphane, çocukların birbirinden renkli dünyalarına da kapı aralayacak. İlk bağış 4,5 yaşındaki Defne’den Çocukların mutluluğunu merkezine alacak Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nin ilk bağışçısı ise henüz 4,5 yaşındaki Defne Canbazgiller oldu. Başka çocukların da oynayabilmesi için oyuncaklarını özenle hazırlayan Defne, annesi Miray Canbazgiller ile birlikte Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’i makamında ziyaret ederek, birbirinden renkli oyuncaklarını teslim etti. Eğitici ve öğretici setlerin de yer aldığı oyuncaklar, Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nde oyuncağa erişmekte güçlük çeken çocukların ellerinde yeni bir hikaye ile mutluluğun parçası olacak. Çocukların oyuncaklara erişimini kolaylaştıracak proje ile birlikte aynı zamanda kullanılmayan oyuncakların yeniden değerlendirilmesi de sağlanacak. "Bağışlar oyuncağı olmayan çocuklara iletilecek" Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nin çocuklar için önemli bir sosyal dayanışma projesi olduğunu kaydeden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, çocuklar arasında güçlü bir dayanışma köprüsünün kurulacağına işaret etti. 30 Ağustos’tan itibaren Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nin hizmete sunulacağını duyuran Başkan Yardımcısı Esendemir, şu ifadeleri kullandı: "Osmangazi Belediyesi olarak bir projeyi daha hayata geçiriyoruz. Demirkapı Mahalle’mizde ‘Oyuncak Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’, 30 Ağustos’tan itibaren hayata geçecek. Burada temel amaç, oyuncağını kullanmayan çocukların oyuncağı olmayan çocuklara olan desteği olacak. Vatandaşlarımızın bu konuda oyuncak kütüphanemize bağışlarını bekliyoruz. Bağışlar kayıt altına alınacak ve özellikle oyuncağı olmayan çocuklara iletilecek." Oyuncaklarını teslim ederken yüzündeki heyecan ve mutluluk dikkat çeken Defne Canbazgiller ise yaptığı bağışla başka çocuklarla oyuncaklarını paylaşmak istediğini söyledi. Çocuklar 4 noktadan paylaşımlarını gerçekleştirebilecek 4,5 yaşındaki Defne’nin kıvılcımıyla başlayan anlam dolu projeye katkıda bulunmak isteyen çocuklar ve aileleri Osmangazi Belediyesi Merkez Bina, Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi, Emek Yetenek Evi ve Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nden bağışlarını gerçekleştirebilecek

Kumbaradaki birikimlerini Filistin'e bağışladılar Haber

Kumbaradaki birikimlerini Filistin'e bağışladılar

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde yaz Kur'an kursuna katılan öğrenciler, kumbaralarında biriktirdikleri harçlıkları Filistin'deki ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılmak üzere bağışladı. Duygulandıran etkinlikte öğrenciler, dayanışma ve paylaşmanın önemine dikkat çekti. Süleymanpaşa İlçe Müftülüğü koordinesinde Rüstem Paşa Camisi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, yaz Kur'an kursuna devam eden yaklaşık 60 öğrenci bir araya geldi. Öğrenciler, kendi imkanlarıyla biriktirdikleri harçlıkları, Filistin'deki ihtiyaç sahiplerine gönderilmek üzere hazırlanan yardım kumbarasına bıraktı. Harçlıklarını kardeşleri için bağışladılar Etkinlikte öğrencilere yardımlaşma, paylaşma ve kardeşlik bilinci üzerine sohbet gerçekleştirildi. Minik öğrenciler, Filistin'deki yaşıtlarına destek olabilmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. "Çocuklar gülsün istiyoruz" Öğrencilerden Mustafa Kayra Yalçın, yaptığı açıklamada Filistin'deki çocuklara destek olabilmekten mutluluk duyduğunu belirterek, savaşların sona ermesini temenni etti. Ecrin Kök ise tüm çocukların güven içinde, mutlu bir yaşam sürmesini istediğini söyledi. Rüstem Paşa Camisi Uzman İmam Hatibi Uğur Küskün de etkinliğin amacının hem Filistin'deki çocuklara destek olmak hem de öğrencilerde yardımlaşma ve dayanışma bilincini güçlendirmek olduğunu ifade etti. Toplanan bağışların kısa süre içerisinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını belirten Küskün, dünyanın her yerindeki çocukların barış ve huzur içinde yaşamasını temenni etti. Etkinliğin sonunda öğrenciler, Filistin temalı resimler boyayarak farkındalık çalışmasına katıldı.

‘BURSA’NIN İYİLİK HAREKETİ’ : YASAV Haber

‘BURSA’NIN İYİLİK HAREKETİ’ : YASAV

BTSO’da gerçekleştirilen ve Divan Başkanlığını Gülçin Güleç’in yaptığı Genel Kurula, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, BALKANTÜRKSİAD Başkanı İskender İskenderoğlu, BİZSİAD Başkanı Levent Bilek, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, GÜMTOB Başkanı Buğra Ardıç, İçmimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Nehir Özbey, KIRCAALİSİAD Başkanı Osman Güler, TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Balta, Artvin ve Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Özgür Gümüş, Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Genel Sekreteri Ali Mollasalih ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Fatma Şahin ile üyeler katıldı. Genel Kurulun açılışında konuşan YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren, “Bugün burada sadece bir genel kurul gerçekleştirmek için değil, yardımlaşma, dayanışma, insanlara hizmet etme, ortak hedef ekranında bir kere daha bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Katılımlarınızla bizi umutlandırdığınız için şahsım ve Yönetim Kurulum adına her birinize teşekkür ederim. Genel kurulumumuzun Derneğimize, üyelerimize ve bugüne kadar hizmet ettiğiniz tüm insanlar adına hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum” dedi. Konukların selamlama konuşmalarının sonrasında YASAV’ın 2024-2026 dönemi faaliyet raporu, mali tabloları ile denetleme kurulu raporu okunarak müzakeresinden sonra kabul edildi ve 2026-2028 dönemi Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeleri, Denetim Kurulu asıl ve yedek üyeleri ile Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyeleri seçimi gerçekleştirildi. Seçimlerin ardından teşekkür konuşması yapan ve güven tazeleyerek yeniden YASAV Başkanlığına seçilen Emire Cantürk Eren, “Yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine layık görülmek benim için büyük bir onur ve aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Bu görevi bir makam ya da unvan olarak değil, sizlerin bizlere emanet ettiği kutsal bir hizmet görevi olarak görüyorum” dedi. Eren konuşmasını, “Geride bıraktığımız dönemde, içinde yaşadığımız zorluklara rağmen yardımlaşma ve dayanışma ruhundan ödün vermeden çalışmalarınızı sürdürdük. İhtiyaç sahiplerine ulaşmaya, öğrencilerinizin yanında olmaya, sosyal sorumluluk projelerinizi üretmeye ve YASAV’ın kurumsal yapısını güçlendirmeye devam ettik. İlk günden bu yola ben değil, biz anlayışımla hareket ettik. Birileri yapsın demedik. Ben ne yapabilirim sorusuna cevap aradık. Bu anlayış YASAV’ın bugünlere gelmesinde en büyük gücümüz olmuştur” diyerek sürdürdü. Sözlerinin devamında, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da YASAV’ın değerlerine, kuruluş amaçlarına ve ilkelerine bağlı kalarak çalışmaya devam edeceğiz” diyen Başkan Emire Cantürk Eren, “Derneğimizi daha güçlü, daha etkin ve daha fazla insana ulaşabilen bir yapıya kavuşturmak için var gücümüzle çalışacağız. Görev süremiz boyunca eğitimden sosyal yardımlaşmaya, burs faaliyetlerinden sosyal sorumluluk projelerine kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attık. Ancak biliyoruz ki yapacak daha çok işimiz, ulaşacak daha çok insanımız ve gerçekleştirecek daha çok hayalimiz var. Bu nedenle yeni dönemde de ‘Ben değil, Biz’ anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü YASAV’ın gerçek gücü ne başkanındadır ne de yönetim kurulunda; YASAV’ın gerçek gücü, aynı amaç etrafında birleşen siz değerli üyelerimizin yüreğidir” şeklinde konuştu. Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de dile getiren YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren, “Yeni hizmet dönemimizde bizlere ilham verecek sembol olarak Turna Kuşu’nu belirledik. Turna; birlikteliğin, sadakatin, dayanışmanın ve umudun sembolüdür. Turnalar nasıl ki birlikte uçar, birlikte yol alır ve birbirine güç verirse; bizler de YASAV ailesi olarak aynı inanç ve dayanışma ruhuyla yolumuza devam edeceğiz. Ayrıca derneğimiz için çok kıymetli olan Turna Kızları Projemiz, yeni iki yıllık hizmet dönemimizde daha da aktif hale getirilecek ve faaliyet listemizin önemli bir parçası olarak çalışmalarımıza yön verecektir. Bu proje, hem sosyal sorumluluk anlayışımızı hem de dayanışma kültürümüzü daha da güçlendirecektir. Yeni dönemde Turna Kuşu’nun ilhamıyla, Turna Kızları Projemizi daha görünür, daha etkin ve daha geniş kitlelere ulaşan bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz” dedi. Emire Cantürk Eren sözlerini şöyle tamamladı: “Bizlere duyduğunuz güvenin farkındayız. Bu güvene layık olmak için şeffaf, hesap verebilir, katılımcı ve üretken bir yönetim anlayışını sürdürmeye devam edeceğiz. Üyelerimiz arasındaki dayanışmayı artıracak, burs faaliyetlerimizi büyütecek, sosyal sorumluluk projelerimizi geliştirecek ve ihtiyaç sahiplerine daha fazla ulaşmak için var gücümüzle çalışacağız. Bu vesileyle geçmiş dönemde birlikte görev yaptığımız tüm yönetim kurulu üyelerimize, denetim ve disiplin kurullarımıza, komisyonlarımızda görev alan arkadaşlarımıza, bağışçılarımıza, gönüllülerimize ve YASAV’ın başarısına katkı sağlayan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bugün burada bulunan ve bulunmayan tüm üyelerimize; farklı düşüncelerimiz olsa da ortak paydamızın YASAV olduğunu gösterdikleri için teşekkür ediyorum. Çünkü bizler aynı hedefe yürüyen büyük bir aileyiz. YASAV’ın geleceği adına umutluyum. Birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir engel, ulaşamayacağımız hiçbir hedef yoktur. Gelin; yardımlaşmayı büyütelim, dayanışmayı güçlendirelim, daha çok insanın hayatına dokunalım ve YASAV’ı geleceğe gururla taşıyalım. Turnaların gökyüzünde kurduğu ahenk gibi, biz de sevgi, saygı ve dayanışma içerisinde yolumuza devam edelim. Eren konuşmasının ardından kurullarda görev alan üyelere teşekkür plaketlerini takdim etti. Yarına Şans Ver Derneği’nin 2026-2028 dönemi Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Disiplin Kurulu şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asıl: Emire Cantürk Eren, Özleyiş Ardalı, Öznur Özeren, Bilgen Şentürk, Elif Hanoğlu, Gönül Pala, Gülçin Güleç, İpek Uçar, Sanem Çetiner, Seval Mutlu, Zeynep Pınar Yılmaz Yönetim Kurulu Yedek: Ahu Alnıpak, Gizem Yılmaz, İlayda Karakaş, Leman Sarı, Melda Bayraktar, Merve Alnıpak, Nihan Toprak, Sibel Kızılbulut, Yeliz Yiğit Sazcılar, Zeliha Arslan, Zuhal Ünür Osanmaz Denetleme Kurulu Asıl: Elif Tiryaki, Sema Aslan, Aysun Acar Denetleme Kurulu Yedek: Burcu Yavuz, Nilgün Arslan, Özlem Duygu Disiplin Kurulu Asıl: Av. Emel Coşkun, Av. Zeliha Arslan, Av. Hacer Avcı Kasımoğlu Disiplin Kurulu Yedek: Av. Ekin Yazgan, Av. Kübra Cakalıoğlu, Av. Tuğçe Çamurtaşı

SP lideri Arıkan Bursa'da iftar programında konuştu: "Laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar" Haber

SP lideri Arıkan Bursa'da iftar programında konuştu: "Laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, hükümetin muhalefete yönelik PKK, Terör Örgütü Liderini çıkartacaklar algısının da çöktüğünü hatırlatarak, “Ellerinde başka argüman kalmadı, laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Muhalefetin tamamı bu konuda dikkatli olmak zorundadır” dedi. 2027 yılı sonbaharına kalacak seçimlerin erken seçim olmayaçcağını bir kez daha yineleyen Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, 2026 yılı içinde olmayan, ya da en geç 2027 ilkbaharında yapılacak olan erken seçime evet diyeceklerini bildirerek, SP ve Yeni Yol Grubu olarak diğer erken seçim taleplerine kapıyı kapadıklarını söyledi. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca’nın da yer aldığı iftar programı yoğun ilgi gördü. Elegans Düğün Salonunda yapılan “Adalet Sofraları” iftar buluşmasında ayrıca CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya , Millet Partisi Bursa İl başkanı Hüsamettin Akyıldız, DSP İl Başkanı Mehmet Seskır ve Yeniyol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük’te yer aldı. Gazi ve Şehit Yakınlarının yanı sıra, Hürriyet Köylüleri Dayanışma Derneği gibi birçok sivil toplum örgütü temsilcisi de Adalet Sofrasının konuğu oldu. Adalet Sofraları İftar Buluşmasının açış konuşmasını yapan Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, adil olanı, ahlaklı olanı yeniden hatırlamak amacıyla adalet sofralarında buluştuklarını söyledi. Adalet kavramının mahkemelerin ve hukuk sisteminin konusu olmadığını anlatan Hamza Gürsel, “Adalet doğal hayatın kendisi demektir. Adalet aynı zamanda şehirlerin, ülkelerin değil, dünyanın meselesidir. İnsanlığı ilgilendiren en önemli konudur. Saadet Partisi olarak bizler adaleti hakim kılma mücadelesi veriyoruz. Adalet olmazsa insanlık huzur bulamaz. Bu sofra adalet sofrasıdır” diye konuştu. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’da, Ramazan’ın yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığını vurgulayarak, bu ayın paylaşma ve yardımlaşma bilincini artırdığını belirtti. Arıkan, “Ramazan bizlere sadece aç kalmayı değil, başkalarını aç bırakmamayı da öğreten bir aydır. Bu ayda buluşmayı, dayanışmayı ve empatiyi daha güçlü şekilde konuşmasının devamında dünyadaki gelişmelere de değinen Arıkan, özellikle Orta Doğu’daki çatışmalar üzerinden bazı ülkelerin müdahalelerini eleştirdi. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemleriyle yapılan müdahalelerin bölgelerde daha fazla acı ve gözyaşı getirdiğini ifade etti. Arıkan, “Ne zaman bir bombardıman eşliğinde demokrasi ve özgürlük getirileceği söylense geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözyaşı döken anneler ve yetim kalan çocuklar oluyor.” ifadelerini kullandı. İran’a yönelik saldırılar üzerinden değerlendirmelerde bulunan Arıkan, bölgede yaşanan gelişmelerin büyük güçlerin çıkar mücadeleleriyle bağlantılı olduğunu savundu. Arıkan, hiçbir jeopolitik hesap veya enerji mücadelesinin insanların hayatından daha değerli olamayacağını belirterek, “Hiçbir jeopolitik hesap, hiçbir enerji koridoru mücadelesi bir çocuğun yaşama hakkının elinden alınmasını haklı gösteremez.” dedi. Konuşmasının sonunda dünyada barış ve adalet çağrısı yapan Arıkan, Türkiye’nin tarih boyunca emperyalist baskılara karşı direnen bir ülke olduğunu belirtti. Mazlum coğrafyaların yanında durmanın önemine vurgu yapan Arıkan, daha adil bir dünya için dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasının devamında Türkiye’nin dış politikada dikkatli olması gerektiğini belirterek bölgedeki gelişmelere ilişkin uyarılarda bulundu. Arıkan, Türkiye’nin emperyalist güçlerin planlarının parçası olmaması gerektiğini vurguladı. Arıkan, “Neticesi ne olursa olsun Türkiye, Amerika ile birlikte hareket etmemelidir. Bölge ülkelerinin toprakları emperyalistlerin kullanımına açılmamalıdır. Türkiye’yi savaşa çekmek isteyen odaklara karşı son derece dikkatli olunmalıdır.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ABD ve İsrail ile aynı cephede yer almaması gerektiğini dile getiren Arıkan, dış politikada bağımsız bir duruş sergilenmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, “Türkiye asla Amerika ve İsrail ile aynı cephede olmamalıdır. Biz emperyalistlerin taşeronu olamayız, dışarıdan yapılan operasyonlara aparat olamayız.” dedi. Bölge ülkelerinin kendi aralarında dayanışma içinde olması gerektiğini ifade eden Arıkan, barışın ancak adalet temelinde kurulabileceğini belirtti. Arıkan, “Hak ve adalet ekseninde bir bölgeyi birlikte var edebiliriz. Bölgeye savaş getirip petrol götürenlerin yanında olmayız, buna da asla müsaade etmeyiz.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda ABD’nin müdahalelerine de değinen Arıkan, geçmişte yapılan müdahalelerin bölgelere huzur getirmediğini savundu. Arıkan, “Amerika’dan hiçbir zaman özgürlük gelmez. Biz Türkiye’de kanlı ve kirli postallarıyla dolaşan ABD askeri istemiyoruz.” ifadelerini kullandı. İftar programı sonrasında gazetecilerle bir araya gelen Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, burada basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Trafik cezalarına değinen Arıkan, hükümetin adeta savunma sanayisinden sonra Ceza Sanayisi kurduğunu anlattı. Bir yılda cezalardan elde edilmesi hedeflenen tutarın neredeyse üç katının sadece Ocak ayında kesildiğini belirten Arıkan, faize ve rantiyeye para bulan hükümetin iş emekli, emekçi hakkına gelince algı oparasyonlarına sarıldığına dikkat çekti. En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve diğer aylık oranlarının da eşit biçimde artırılmasını öngören 1 milyon 200 bin imzalı dilekçeyi ve önergeyi meclise sunduklarını anımsatan Mahmut Arıkan, halen cevap beklediklerini söyledi. Faize ve ranta giden muslukları, kendi iktidarları döneminde vatandaşa aktaracaklarını kaydeden Mahmut Arıkan, ittifaklar için de daha erken olmasına rağmen, iktidar olacakları muhalif partiler içinde ittifak yapabileceklerini söyledi. İktidarın ülke yönetiminde argümanı kalmadığını da anlatan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Ellerinde başka argüman kalmadı, laiklik dindarlık kavgası çıkarmaya çalışıyorlar. Muhalefetin tamamı bu konuda dikkatli olmak zorundadır” dedi. Mahmut Arıkan, son olarak, hükümetin ABD İsrail güdümündeki İran saldırısında, emperyalizmin yanında yer almaması endişesi taşıdıklarını vurgulayarak, 1 Mart 2003 tezkeresinin ret edilmesinden bu yana, emperyalistlerin bölgede uyum içinde çalışabilecekleri iktidarlarla iş tuttuğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.