Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yapı Stoku

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yapı Stoku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapı Stoku haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos mesajı; "1 ile önlemek mi, 6 ile ödemek mi?" Haber

Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos mesajı; "1 ile önlemek mi, 6 ile ödemek mi?"

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem riskine karşı önleyici çalışmaların önemine dikkat çekerek, "1 birim maliyet ile önlemek mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ödemek mi?" sorusunu yöneltti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığı ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlattı. Depremin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen acıların tazeliğini koruduğu belirtilen açıklamada, depremin tek başına bir doğa olayı olduğu, afete dönüşmesinin ise yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, yapılaşma ve denetim eksiklikleri gibi nedenlerle ortaya çıktığı vurgulandı. Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, afet risklerinin önceden belirlenmesi ve azaltılması gerektiği ifade edildi. Kentlerin jeolojik yapısının ortaya çıkarılması, mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, aktif faylar ve sıvılaşma başta olmak üzere çeşitli tehlikelerin belirlenmesi gerektiği kaydedildi. "Kentsel dönüşüm rant odaklı olmamalı" Kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesine indirgenmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, dönüşüm süreçlerinde deprem tehlikesi, zemin sağlamlığı, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların esas alınması istendi. Açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyasına da değinilerek, İstanbul'da uygulanan finansal destek modelinin Güney Marmara'daki yüksek riskli yapı stoku bulunan illerde de uygulanması gerektiği savunuldu. Jeoloji Mühendisleri Odası, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale'de riskli yapı stokunun yüksek olduğuna dikkat çekerek, bu illerin muhtemel Marmara Depremi öncesinde öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yıldız yaptığı açıklamada, "Tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, muhtemel Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek' mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek' mi?" ifadelerine yer verdi. "Kaybedecek 27 yılımız daha olmamalı" Odanın talepleri arasında tüm yerleşimlerde mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesi ve yapı ile zemin denetiminin güçlendirilmesi yer aldı. Ayrıca "Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı" kurulması, afet hukuk sisteminin oluşturulması ve afet suçlarına yönelik daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu. Yıldız, açıklamasının sonunda, deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, "27 yıl geçti ancak hala doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı" dedi.

Bursa'da deprem gündemi: Kentsel dönüşüm için ortak hareket çağrısı Haber

Bursa'da deprem gündemi: Kentsel dönüşüm için ortak hareket çağrısı

17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde Bursa'da deprem hazırlığı ve kentsel dönüşüm konusu masaya yatırıldı. Osmangazi Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıda, kentteki riskli yapıların yenilenmesi ve dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması için kamu, vatandaş, sektör temsilcileri ve ilgili kuruluşların birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi, İMSİAD ve İMSİFED'in katkılarıyla düzenlenen "Kentsel Dönüşüm Ortak Akıl Buluşması", Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nde gerçekleştirildi. Programda Bursa'nın deprem riski, mevcut yapı stoku ve kentsel dönüşüm çalışmalarında karşılaşılan sorunlar değerlendirildi. Toplantıda konuşan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir, 17 Ağustos 1999 depreminin ardından geçen 27 yıllık sürede kentsel dönüşüm alanında gelinen noktanın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bursa'nın deprem riski taşıyan kentlerden biri olduğunu belirten Demir, dönüşüm çalışmalarının daha fazla geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Demir, dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin insan hayatının güvence altına alınması açısından ele alınmasının önemini vurguladı. Riskli yapıların belirlenebildiğini ancak bir depremin ne zaman gerçekleşeceğinin öngörülemediğini ifade eden Demir, ruhsat, proje ve uzlaşma gibi aşamaların zaman kaybettirmemesi gerektiğini kaydetti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da kentsel dönüşümün tek bir kurumun çalışmasıyla tamamlanamayacağını ifade etti. Belediyelerin yanı sıra vatandaşların, müteahhitlerin ve merkezi yönetimin sürece katkı sağlaması gerektiğini belirten Aydın, ortak hareket edilmesinin önemine işaret etti. Ruhsat işlemlerinin hızlandırılması için belediye bünyesinde çalışmalar yürüttüklerini aktaran Aydın, kentsel dönüşümde ruhsat süreçlerinin 90 gün içerisinde tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Uzayan dönüşüm süreçlerinin artan maliyetler nedeniyle hem vatandaşları hem de sektör temsilcilerini zor durumda bıraktığını dile getirdi. Osmangazi'de özellikle Demiryolu bölgesindeki eski yapı stokuna dikkat çeken Aydın, Çarşamba-Altıparmak hattının da dönüşüm açısından önem taşıdığını söyledi. Afet sırasında bu bölgelerde ulaşım ve acil müdahale konusunda sıkıntılar yaşanabileceğini belirten Aydın, Bursa Büyükşehir Belediyesi bürokratlarıyla söz konusu bölgelerde yapılabilecek çalışmaların değerlendirileceğini bildirdi. Çalışmalara akademik meslek kuruluşlarının da dahil edilmesinin planlandığını belirten Aydın, dönüşüm sırasında Bursa'nın tarihi ve kültürel dokusunun korunması gerektiğini ifade etti. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise 17 Ağustos depreminin ortaya koyduğu gerçeğin unutulmaması gerektiğini belirterek, güvenli kentlerin oluşturulmasının toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Sakallı, farklı paydaşların aynı platformda buluşmasının kentsel dönüşüm konusunda ortak çözüm geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Toplantıda, Bursa'nın depremlere karşı daha hazırlıklı hale getirilmesi ve Osmangazi'de yapı güvenliğinin artırılması amacıyla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği mesajı öne çıktı.

"İstanbul'da 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor" Haber

"İstanbul'da 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor"

Büyük bir yıkımına neden olan 17 Ağustos Gölcük depreminin 27 yıl dönümü az bir süre kalırken, megakent İstanbul'da da muhtemel depreme yönelik çalışmalar sürüyor. AFAD İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, muhtemel bir İstanbul depreminde çalışmalara katılacak AFAD gönüllülerine ilişkin "AFAD gönüllüsü olmak için 380 bine yakın vatandaşımız bulunmakta. Bu vatandaşlarımız, internet üzerinden online olarak eğitimlerini alıyorlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra destek AFAD gönüllüsü olmak için kurumumuza gelip, eğitimlerini tamamlıyorlar. Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın destek AFAD gönüllüsü bulunmakta" dedi. Öte yandan AFAD gönüllülerinin aldıkları saha eğitimleri ise kameraya yansıdı. Büyük bir yıkıma neden olan 17 Ağustos Gölcük depreminin 27 yıl dönümüne az bir süre kalırken uzmanlar, İstanbul'da meydana gelebilecek deprem konusunda uyarıyor. 15 milyonu aşkın insanın yaşadığı metropolde, yapı stokları, kentsel dönüşüm gibi konularda hazırlıklar sürerken, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), yaşanabilecek bir deprem sonrası vatandaşların ihtiyaç duyabilecekleri hususlar konusunda hazırlıklarını da sürdürüyor. AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener açıklamalarda bulundu. AFAD İstanbul Yeşilköy Yerleşkesi'nde hazırlıklara ilişkin konuşan Özener, "Bilim insanlarının tamamının kabul ettiği gibi, araştırmalar sonucunda, Marmara Denizi'nde bizi bekleyen bir deprem olasılığı çok yüksek. Bu konuda AFAD'ın da kendine ait bir senaryosu var. Olası bir deprem sonucunda, meydana gelebilecek hasar ve kayıplar için bir senaryomuz mevcut. Bu senaryo kapsamında da, bütünleşik afet sistemi çatısı altında hem Türkiye'mizde, hem İstanbul'umuzda çeşitli senaryolar bulunmakta. Bu planların bir tanesi, il risk azaltma planı. Türkiye afet müdahale planı, bir afet olduktan sonra nasıl müdahale edebileceğimiz ve TASİP dediğimiz, Türkiye Afet Sonrası İyileşme Planı kapsamında çalışmalar bulunuyor" dedi. "Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor" İstanbul'da deprem sonrası oluşabilecek riskleri azaltmaya yönelik çalışmalarda bulunduklarına değinen Prof. Dr. Özener, "2021 yılında tüm Türkiye'de, hazırlanan il risk azaltma planı, ilimizde de hazırlandı. Bu planda, kamu kurum ve kuruluşlara, belediyelere, sivil toplumlara düşen çeşitli görevler var. Bu görevler kurum ve kuruluşlara tanımlı ve o görevleri risk azaltma planı kapsamında takipteyiz. Bununla birlikte, Türkiye Afet Müdahale Planında da, Türkiye ölçeğinde 25, illerde 23 tane çalışma grubu bulunmakta. Bu çalışma gruplarında, 4 tanesi arama kurtarma olmak üzere, 4 tanesi AFAD'ın sorumluluğunda, 19 çalışma grubu da, farklı kurum ve kuruluşların uhdesi altında yürümektedir. Bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bilgilere internet üzerinden, vatandaşlarımız tarafından erişilebilecek bir durumdadır. 17 Ağustos, 12 Kasım depremleri, ardından yaşamış olduğumuz 6 Şubat depremleri sonrasında vatandaşlar deprem konusuna ve afet konusuna biraz daha bilinç sahibi oldular. Biz de bu kapsamda, AFAD özelinde insanları bilinçlendirme yönünde bir çalışmalar yapıyoruz. Şuanda İstanbul'da, bizim sistemimize kayıtlı AFAD gönüllüsü olmak için 380 bine yakın vatandaşımız bulunmakta. Bu vatandaşlarımız, internet üzerinden online olarak eğitimlerini alıyorlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra destek AFAD gönüllüsü olmak için kurumumuza gelip, eğitimlerini tamamlıyorlar. Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın destek AFAD gönüllüsü bulunmakta. Olası bir afetten sonra AFAD ekipleriyle birlikte koordineli çalışacak İstanbul'da 143 tane kamu kurum ve kuruluşlardan akredite ekiplerimiz var. Ekiplerimizden 115 tanesi kentsel arama kurtarma kapsamında, hafif, orta ve ağır seviye ekiplerimiz var. Bu ekiplerimizin sayısı da 4 bin 500 civarında. Her an AFAD'la birlik olup, bize destek olabilecek personelimiz var. Buradaki en önemli konu, vatandaşlarımızın bilinçlenmesi için eğitimlere katılması. Bunun için biz AFAD İstanbul olarak her zaman vatandaşlarımıza destek olmak için buradayız. Bir şey hakkında bilginiz varsa, ondan korkmanıza sebep yok. Neye yol açabileceğini bilebiliyorsunuz. Depremde binanız zarar görmedi ama yapısal olmayan tehlikeler var. Örneğin bir dolap varsa ve siz bunu dolaba sabitlemediyseniz, eviniz yıkılmasa bile, dolap sizi yaralayabilir, hayatınızı kaybetmesine sebep olabilir. Yapısal olmayan tehlikelerin azaltılması, bir afet anında neler yapmanız gerektiği, afetten sonra arama çalışmaları sırasında neler yapılması gerektiği gibi bir bütün olarak eğitimden bahsediyoruz" diye konuştu. "Deprem zemin ilişkisinin iyi olduğu binalarda oturmak bu işin temel faktörü" Prof. Dr. Özener, açıklamalarının devamında Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu, bunun bilinciyle vatandaşların yaşaması gerektiğine de vurgu yaparak, "Normal hayatımıza, psikolojimizi bozup, hayata küsmek veya karalar bağlamak değil, buna karşı neler yapabileceğimiz konusunda bilinçlenmemiz çok önemli. Risk azaltmayı nasıl yapabileceğimiz, bir afet anında doğru davranış biçiminin nasıl olduğunu bilirsek, depremden çok fazla korkmamıza gerek yok. İstanbul'da şurası daha güvenli, buralar güvensiz semt verilebiliyor. Bunlar çok spekülatif bilgiler olabiliyor. Sadece zeminin sağlam olması, fay hattından uzak olmak tek başına çok fazla anlam ifade etmiyor. Bina zemin ilişkisi çok önemli. Deprem zemin ilişkisinin iyi olduğu binalarda oturmak bu işin temel faktörü. İstanbul'da çok fazla yapı stoku var, 2000 yılı öncesi yapılmış çok fazla binamız var ama bu binalarımıza bir an önce kentsel dönüşümle, devletimizin vermiş olduğu imkanlarla, Yarısı Bizden kampanyalarıyla bir çoğu yenileniyor. Her binanın yenilendiğini görünce ben çok mutlu oluyorum" şeklinde konuştu. "Enkazda, arazide arama yapacak köpekleri yetiştiriyoruz" Öte yandan, AFAD İstanbul Arama Köpekleri Ekip Amiri Tamer Ünal deprem anında arama kurtarma çalışmalarına katılacak köpeklerin eğitimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Köpeklerin eğitim süreçlerini anlatan Ünal, "Burada, enkazda, arazide arama yapacak köpekleri yetiştiriyoruz. Hem kendi köpeklerimizi, hem kamu kurum ve kuruluşlarının ve gönüllülerinin arama köpeği yetiştirmek isteyen ekiplere destek oluyoruz. Onlar da eğitimlerimize dahil oluyorlar. Burada, AFAD'ın yılda iki sefer düzenlediği arama köpekleri için yapılan sınava köpeklerimizi hazırlıyoruz. Bu sınavları geçenler, ülkemizde görev yapma yeterliliğine sahip olabiliyorlar. Arama köpeği, çeşitli ırklardan olabiliyor, arama işine uygun köpekleri seçiyoruz ama daha çok çoban ve av köpekleri bu kategoriye dahil olabiliyorlar. Bizim için doğru bir yavru seçmek çok önemli. Doğru bir yavrunun agrasyonu olmayacak, oyun güdüsü çok yüksek olacak, fiziksel kapasitesi çok yüksek olacak boyutlardan arama köpeği yetiştiriyoruz. Bu süreç, uzun bir süreç. 1 buçuk yıl sürüyor. Bu sınavı geçip, köpeklerimiz ve sahipleri akredite oluyorlar. İnsanlar köpekleri getiriyorlar, onlarla beraber köpeklerini eğitiyoruz" dedi. "AFAD'ın sınavını geçen köpek sayısını çoğaltmak istiyoruz" Köpeklerin sağlık süreçlerine ilişkin de bilgi aktaran Tamer Ünal, "Bizim yerleşkemizde, 2 veterinerimiz var. Tedavi teşhis noktasında üniversitelerden, özel kliniklerden de destek alıyoruz. O, köpeğimizin sağlık sorunu ne ise ona göre değişiyor. Köpeklerimiz burada fiziksel yönden hiçbir sıkıntı yaşamadan işini iyi yapabilir halde tutmaya çalışıyoruz. Eğitimleri 7 gün 24 saat sürüyor. Depremin hangi saat, hangi iklimde, hangi yükseltide olacağını bilmiyoruz. Bizim köpeklerimiz, her bölgede çalışma becerisine sahip olmalı. O yüzden ekiplerimiz devamlı farklı illere giderler, oradaki AFAD yerleşkelerindeki enkazlarda çalışmalar yaparlar. AFAD'ın sınavını geçen köpek sayısını çoğaltmak istiyoruz. İnsanlar, köpekleriyle bizim eğitimlerimize dahil olabilirler. Diğer kamu kurumları, STK'lar, gönüllüler veya AFAD gönüllüleri olarak bu eğitimlere dahil olabilirler" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.