Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yapay Zekâ

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı Haber

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı

BUÜ Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Açılış töreninin ardından katılımcılar Mehter ekibinin öncülük ettiği kortejle programın düzenleneceği alana geldi. Etkinlikte BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş da hazır bulundu. "Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayram kutlanmaya devam edecektir" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, kolektif anlatım olan mitlerde Nevruz’un Türklerin bağımsızlığa kavuştukları önemli bir gün olarak bayram olarak kutlandığının altını çizdi. Türkistan sahasında, Ön Asya’da ve geniş bir coğrafyada asırlar boyunca kutlanan bu bayramın önemine işaret eden Prof. Dr. Cafer Çiftçi; "Bu hikaye; bizim geleceğimize yön veren, direncimizi sağlayan, özgürlüğümüzü ve her bitkinliğimizde yeniden dirilişimizi düşünmemize etki eden önemli bir anlayışı ifade eder. Milattan önce 350’li yıllarda yaşanıldığı değerlendirilen bu olayla ilgili çok farklı tarihler vardır. Ancak en az 2 ile 3 bin yıllık geçmişi olduğuna inanıyoruz. Nevruz, hem özgürlüğe kavuşma, hem yeni yıla geçiş, hem de baharın başlangıcı olarak bizlerde çok önemli izler bırakır. Başka toplumlarda da böyle günler vardır. Bizde bunun ötesinde bir özgürlük, bir mücadele, bir hedef belirleme ve bir ülkü söz konusudur. Ne mutlu ki Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayramlar var ve var olmaya devam ediyor. Ben de buradan Türklerin yaşadığı tüm coğrafyaya tek tek selam gönderiyor ve bayramlarını kutluyorum" dedi. Gençlere önemli tavsiye Prof. Dr. Çiftçi, konuşmasının sonunda bulunduğumuz coğrafyanın ateşten bir çember haline geldiğine dikkati çekerek; "Etrafımızda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Türklerin olduğu her yerde gerçekten bir huzur, bir sükûnet ve bir sabır var. Gençlere tavsiyem; etrafınızdaki gelişmeleri takip edin ancak asla teknolojik gelişmelerden geride kalmayın. Yapay zeka, robotik kodlama, nano teknoloji ve yazılım gibi konularda kendinizi donatın. Çünkü savaşlar artık geçmişteki gibi değil. Biz bu coğrafyada var olmak istiyorsak ve Nevruz bayramını ebediyete kadar kutlamak istiyorsak, kesinlikle bu teknolojilere sahip olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Azerbaycanlı öğrencilerin hazırladığı semeni sepetini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi’ye takdim etmelerinin ardından nevruz ateşinden atlama ve demir dövme gelenekleri de yerine getirildiği program, protokolün Mediko Binası önündeki öğrenci topluluk stantlarını ziyaret etmesiyle sonra erdi.

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi Haber

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi

Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından Molla Yegan’ın ders verdiği 6 asırlık tarihi medrese, Yıldırım Belediyesi’nin dokunuşuyla yeniden ilim merkezine dönüştü. Yıldırım Belediyesi’nin aslına sadık kalarak ayağa kaldırdığı Molla Yegan Medresesi, 2023 yılından itibaren Molla Yegan Çocuk Üniversitesi olarak hizmet veriyor. 6-12 yaş arası çocukların tarihle iç içe, eğlenerek öğrendiği, keşfederek geliştiği mekanda; atölyelerden bilimsel deneylere, kültürel etkinliklerden sanatsal çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eğitimler veriliyor. ON BİNLERCE ÇOCUĞU AĞIRLADI Geleceğin bilim insanlarını, sanatçılarını, düşünürlerini yetiştirmek ve çocukların ufkunu geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; sanat- tasarım ve inovasyon atölyeleri, bilim-uzay ve astronomi keşif atölyeleri, iletişim-sosyal gelişim ve yaşam becerileri atölyeleri, robotik- yapay zeka ve mühendislik teknolojileri atölyeleri ve anne çocuk atölyeleri bulunuyor. Açıldığı günden bu yana kaşif ruhlu çocukların buluşma mekanı olan Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; 10 bin 300 çocuk atölyelere katılım sağladı. 52 okuldan bin sınıfın ziyaret ettiği eğitim yuvası, 25 bin öğrenciyi de bilim-uzay ve astronomi atölyesiyle buluşturdu. ‘ÖZEL BİR EĞİTİM YUVASI’ Çocukların geleceğine katkı sunacak projelere büyük önem verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda tarihimizle geleceğimiz arasında kurduğumuz güçlü bir köprüdür. Bu tarihi mekanda çocuklarımız, ecdadın ilim mirasıyla aynı çatı altında bilimle, sanatla ve teknolojiyle iç içe yetişiyor. Bu yönüyle Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, hem kimliğimizi ve kültürümüzü yaşatan hem de çocuklarımızı geleceğin dünyasına hazırlayan çok özel bir eğitim yuvasıdır. Burada yetişen her bir evladımızın, geçmişinden aldığı ilhamla geleceğe yön veren bireyler olacağına yürekten inanıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak çocuklarımızın potansiyelini ortaya çıkaracak, onları hem tarihine bağlı hem de çağın gerekliliklerine hakim bireyler olarak yetiştirecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

BTÜ’den sahte seslere karşı 'yapay' hamle... Sahte sesler tespit edilecek Haber

BTÜ’den sahte seslere karşı 'yapay' hamle... Sahte sesler tespit edilecek

Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlanan ve sesli biyometrik sistemlerde güvenli kimlik doğrulamayı konu alan “Saldırıdan Haberdar Konuşmacı Doğrulama İçin Derin Öğrenme ve Öz Denetimli Öğrenme Tabanlı Çözümlerin Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Hanilçi üstleniyor. Araştırma ekibinde ise Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aykut Büker ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Oğuzhan Kurnaz yer alıyor. Proje kapsamında iki doktora öğrencisine de burs veriliyor. Bu öğrenciler, sesli kimlik doğrulama ve sahte ses tespiti üzerine çalışmalar yaparak hem bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak hem de bu alanda uzman araştırmacıların yetişmesine destek olacak. Proje, bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Günümüzde yapay zekâ ile üretilen sahte sesler veya kayıtların yeniden oynatılması gibi yöntemlerle bu sistemlerin kandırılabilmesi önemli bir güvenlik riski oluşturuyor. BTÜ’lü akademisyenler, bu tür saldırılara karşı daha dayanıklı sistemler geliştirmek için çalışma yürütecek. “SAHTE SESLERİ TESPİT EDECEĞİZ Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cemal Hanilçi, “Çalışmamızda bir kişinin sesinin gerçekten o kişiye ait olup olmadığını belirleyen otomatik konuşmacı doğrulama sistemleri ile sahte sesleri tespit eden güvenlik mekanizmaları birlikte ele alacağız. Bu kapsamda yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerini kullanarak sesli kimlik doğrulama sistemlerinin sahte seslere karşı daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Çalışmanın sonunda elde edeceğimiz sonuçların, kamu kurumları ve özel sektörde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmasını bekliyoruz. Böylece dijital ortamlarda kimlik doğrulama süreçlerinin daha güvenli hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR: ÇÖZÜM ÜRETEN ARAŞTIRMALARI DESTEKLİYORUZ BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise dijital güvenliğin günümüzde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin hızla geliştiği bir dönemde, dijital kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliği her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Üniversitemiz akademisyenlerinin yürüttüğü bu çalışma, yalnızca bilimsel literatüre katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetler gibi birçok alanda kullanılan sistemlerin daha güvenli hale gelmesine de yardımcı olacaktır. BTÜ olarak toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten, teknoloji odaklı ve yenilikçi araştırmaları desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu Haber

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “İfade Özgürlüğü ve Gençlik” temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı. Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi. Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine REna Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihsel gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ’dan Fransız Devrimi’ne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, “Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz” sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu. İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, “Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır” diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgiyle donanmış, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: “Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır.”

BTSO ve GEN Türkiye’den 'Girişimcilik' buluşması Haber

BTSO ve GEN Türkiye’den 'Girişimcilik' buluşması

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, “Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, “Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz.” dedi. “START-UPLAR DEVLETLERLE YARIŞIR HALE GELDİ” Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, “2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi. “RİSK ALMAYI BU ŞEHİRDE ÖĞRENDİM” GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, “Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Karşınızda sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum.” diye konuştu. Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, “İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak.” diye konuştu. ‘ÜRETİMDE YENİ DÖNEM’ Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde; Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Gülden Yılmaz ile Reeder Kurucu Ortağı ve GEN Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sezen Sungur Saral konuşmacı olarak yer aldı. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.

BUÜ’de spor bilimlerine yeni nesil bakış Haber

BUÜ’de spor bilimlerine yeni nesil bakış

Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlık Binasında yapılan etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, alanında uzman konuşmacılar ile akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler de katıldı. Disiplinler arası etkileşim araştırma gücümüzün yakıtıdır Etkinliğin açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin temel iddiasının araştırma üniversitesi sıralamalarında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hızla yükselmek olduğunu belirtti. Rektör Yılmaz, bu hedefin sadece kağıt üzerindeki rakamlardan ibaret olmadığını, asıl amacın fen, mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler yelpazesindeki tüm bilimsel faaliyetleri nitelikli hale getirmek olduğunu vurguladı. Üniversite içindeki birimlerin kendi kulvarlarındaki en iyi kurumlarla yarışması gerektiğini ifade eden Yılmaz, bu rekabet gücünü artırmanın yolunun ise içe kapanmak değil, tam aksine disiplinlerarası bir perspektifle diğer alanlarla ve sanayiyle güçlü bir network kurmaktan geçtiğini dile getirdi. "Sporda ekonomik ve toplumsal katma değer şart" Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, sporun küresel ekonomideki yerini rakamlarla ortaya koyarak, sektörün yıllık 1.4 trilyon dolara kadar ulaşan bir hacme sahip olduğunu belirtti. Spor bilimlerinin sadece sosyal bir alan değil; biyofizik, mühendislik, yapay zeka ve veri bilimiyle iç içe geçmiş devasa bir ekosistem olduğunu vurgulayan Arabacı, günümüzde giyilebilir teknolojiler, VR uygulamaları ve genetik araştırmaların sporcu performansını takip etmede kritik rol oynadığını ifade etti. Bursa’nın spor potansiyelinin bu süreçte büyük bir sinerji geliştirdiği kaydeden Arabacı, geleceğin spor bilimcilerinin mühendislikten istatistiğe kadar farklı alanlarda çift anadal veya yan dal yaparak kendilerini çok yönlü geliştirmeleri gerektiğinin altını çizdi. "Tematik kahve günleri marka haline geldi" AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, kahve günlerinin artık sadece üniversite içinde değil, kamu ve sanayi nezdinde de ilgi gören bir marka haline geldiğini ifade etti. Bu ayki spor bilimleri temasının özellikle mühendislik ve tıp bilimleriyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Karaca, etkinliğin temel amacının akademisyenlerin birbirleriyle olan etkileşimini artırmak ve sanayi ile kalıcı iş birlikleri kurmak olduğunu belirtti. Yapılan her toplantı sonrası katılımcılardan geri bildirim aldıklarını ve somut iş birliği sonuçlarını takip ettiklerini söyleyen Karaca, spor bilimleri özelindeki bu buluşmanın da yeni projelere kapı aralamasını beklediklerini aktardı. Programında devamında; BUÜ Tıp Fakültesi Öğr. Gör. Faruk Ateş, Ocalis Firması Kurucu Ortağı Ahmet Emre Öçal, BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Görgülü, Alpmed Tıbbi Cihazlar Firması Satış Müdürü Tolga Türker, BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Arslan, Fayda Proje Sorumlusu Fatih Belgi, BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş, Sense4motion Firması İş Geliştirme Sorumlusu Aslı Elaslan, BUÜ Yenişehir İbrahim Orhan MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Erman Yüce, Bravomed Medikal Sağlık Ürünleri Firma Sahibi Mehmet Seçkin tarafından sunumlar yapıldı.

BTÜ endüstriyel arızaları öceden haber veren yapay zekâ geliştiriyor Haber

BTÜ endüstriyel arızaları öceden haber veren yapay zekâ geliştiriyor

BTÜ akademisyenleri; savunma sanayi, otomotiv, kaynaklı imalat ve robotik üretim hatları gibi pek çok alanda kullanılan endüstriyel sistemlerin daha güvenli ve verimli çalışmasına katkı sağlayacak önemli bir bilimsel projeye imza attı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Talha Koruk’un yürütücüsü, Prof. Dr. Turgay Tugay Bilgin’in danışmanı, Araştırma Görevlisi Ahmet Metin’in araştırmacısı olduğu "SPIKE-EDGE: Endüstriyel Sistemlerde İğnecikli Nöral Ağ Tabanlı Kestirimci Bakım" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, endüstriyel sistemlerdeki sensör verileri nöromorfik yapay zekâ teknolojisi ile analiz edilerek, arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek. Özellikle bu sistemin düşük enerji tüketimi ve gerçek zamanlı çalışma yeteneği, endüstriyel uygulamalar için büyük avantaj sağlayacak. Geleneksel yapay zeka sistemlerinin yüksek enerji tüketimi ve gecikme süreleri nedeniyle endüstriyel uygulamalarda sınırlı kaldığını aktaran Proje Yürütücüsü Talha Koruk, "Endüstriyel üretimde plansız duruşlar, global ölçekte yüksek bütçe kayıplarına neden oluyor. Türkiye’de bu oran, toplam operasyonel maliyetlerin yüzde 15-25’ine tekabül ediyor. Bu projede, insan beyninin çalışma prensibinden ilham alan iğnecikli sinir ağları teknolojisini kullanarak, geleneksel sistemlere göre yüzde 70-80 daha az enerji tüketen ve 1 ms altında karar verebilen bir anomali tespit sistemi geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece endüstriyel sistemlerdeki arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek ve üretim kayıpları önlenebilecek" dedi. Projenin, yeşil enerji ve sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu olduğunu vurgulayan Koruk, "Geliştirdiğimiz sistem, makine başına ortalama 5 watt güç tüketimi ile çalışabilecek. Bu, geleneksel GPU tabanlı sistemlerin 40-60 watt enerji tüketimine kıyasla çok daha sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Özellikle enerji verimliliğinin kritik olduğu endüstriyel uygulamalarda, bu teknoloji hem karbon ayak izini azaltacak hem de işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürecek. Yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği vizyonuna doğrudan katkı sağlayacak bu proje, Türkiye’nin sürdürülebilir sanayi hedeflerine de hizmet edecek" şeklinde konuştu. Nöromorfik hesaplama ve edge AI teknolojilerini bir araya getiren bu projede; endüstriyel sensör verileri (titreşim, akım, sıcaklık) iğnecikli (spike) alana dönüştürülerek, düşük güç tüketen nöromorfik hızlandırıcılar üzerinde gerçek zamanlı olarak işlenecek. Sistem, bulut bağlantısı olmadan yerinde (edge) çalışabilecek ve sınırlı sayıda veri ile yüksek doğruluk oranına ulaşabilecek. Elde edilecek sonuçların, gelecekte yapılacak daha kapsamlı bilimsel araştırmalara ve endüstriyel uygulamalara önemli bir altyapı oluşturması bekleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve sürdürülebilir sanayi alanlarını stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Çağlar, "Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yalnızca bilimsel bir çalışma olmanın ötesinde, sanayimizin rekabet gücünü artıracak somut bir teknolojik çözümdür. Enerji verimliliği yüksek, çevreci ve akıllı sistemler geliştirmek, Türkiye’nin Endüstri 5.0 vizyonu açısından büyük önem taşıyor. BTÜ olarak üretim süreçlerini daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir hale getirecek çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Proje ekibini tebrik ederim" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.