Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Yapay Zekâ

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk Dünyasına seslendi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk Dünyasına seslendi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan kentinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi’nde konuştu. Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma temasıyla düzenlenen zirvede Türk dünyasına hitap eden Erdoğan, "Bu kadim şehir Orhun Abidelerinden, Dîvânu Lugâti't-Türk, Kutadgu Bilig’den Dede Korkut’a uzanan ortak hafızamızın adeta canlı abidesidir. Anadolu erenlerinin feyiz aldığı Türkistan; geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz sarsılmaz köprünün en güçlü atalarından birisidir. Zirvemizi bizler için anlamlı kılan bir diğer husus da Türk dünyasının ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk Halkı’nın aramızda temsil ediliyor olmasıdır. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı Türkistan zirvesinde görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türk Dünyası’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürülmesini temenni ediyorum" dedi. "Teknolojide işbirliğimizi en üst seviyeye çıkarmak durumundayız" Erdoğan konuşmasının devamında zirvenin ana temasına atıfta bulanarak, "Geleceğin dünyasında daha fazla söz ve etki sahibi olabilmek için özellikle teknolojide işbirliğimizi en üst seviyeye çıkarmak durumundayız. Zirvemizin yapay zeka ve dijital kalkınma temasıyla gerçekleştirilmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Geleceğe yön verme noktasında dijitalleştirerek kalkınan Türk Dünyası’nı vizyonunu önemsememiz büyük önem taşıyor. Gaspıralı’nın ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarına 115 yıl sonra bizlerin ‘dijital vizyonda birlik’ ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir. Bu vizyon nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital alt yapılar ve veri temelli kamu idaresi anlayışı idaresi üzerine inşa edilmeli aramızdaki dijital bağlantısallık kuvvetlendirilmelidir. Ülkelerimiz arasında ortak teknoloji projelerini geliştirilmesi hiç şüphesiz bu vizyonu destekleyecektir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dönüşümde geri kalmamın kalmanın bağımsızlığı tehdit eden bir unsur olduğunu belirterek, "Yapay zekanın bir tahakküm aracına dönüşmemesi için bu temayı doğru bir yaklaşımla fırsat zaviyesinden ele almalıyız. Cebir ve algoritmanın babası Harezmi’yi, felsefe ve mantığın piri Farabi’yi, eseriyle tıp bilimine ışık tutan İbn-i Sina’yı, astronomi biliminin önderleri Buruni, Uluğ Bey ve Ali Kuşçu’yu yetiştiren bu mümbit topraklarından yeni bilim insanları da çıkartacağız. Diğer tüm alanlarda olduğu üzere dijital gelişmişlikte de uluslararası adaletin sağlanması mühimdir. Gelişmiş ülkeler ile en az gelişmiş ülkeler arasındaki dijital uçurum kapatılması bu bakışımızın esasını tescil etmelidir" şeklinde konuştu. "Siber güvenlik bugünün dünyasında tıpkı, kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir" Yapay zeka teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni risk alanlarına değinen Erdoğan, "Ulusal alt yapılarımıza yönelik yeni nesil tehditler dijital dönüşümün dikkatle üretilmesi gereken boyutlardır. Siber güvenlik bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem başkanlığımız sırasında TDT bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve işbirliğini daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadar, kültürel alanda kaydettiğimiz gelişmeler Türk bütünleşmesinin en önemli sütunlarından birisi haline geldi" dedi. "Yakın çevremizde yaşanan krizler Türk Dünyası'nın dayanışma içinde hareket etmesinin strateji değerini ortaya koymuştur" Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital işbirliğinin güçlendirilmesi gerekliliğini ifade ederek, "Yakın çevremizde yaşanan krizler Türk Dünyası'nın dayanışma içinde hareket etmesinin strateji değerini ortaya koymuştur. Jeopolitik sınamalar karşısında istişare mekanizmalarımızı ve eş güdümümüzü güçlendirmeliyiz. TDT+ formatının bir an önce hayata geçirilmesine fayda görüyoruz. Bizlerin ve bakanlarımızın artan temasları Türk devletlerinin artık ortak meseleler karşısında üst düzey refleksler kazandığını teyit ediyoruz. Bugün, Hürmüz Boğazı merkezi krizinin de gösterdiği üzere Orta Koridor başta olmak üzere Türk dünyasının birbirine bağlayan ulaşıp projeleri, uzun yıllar önceliğimiz olmaya devam edecektir. Filistin, Lübnan, İran, Ukrayna ve daha birçok kriz, savunmamızı güçlendirmemiz ve sanayi alanında da işbirliği artırmamız gerekliliğine işaret ediyor. Türkiye olarak yüksek teknoloji ile şekillendirdiğimiz savunma sanayinde edindiğimiz tecrübeyi teşkilatımız üyeleri ile paylaşmaya hazırız" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Tarımsal üretimin desteklenmesi için teknolojinin imkanlarından azami ölçüde istifade etmeyi hedefleyen bir dönüşümün içerisindeyiz. BM Gıda ve Tarım Teşkilatı’nın 2027 Temmuz ayında yapılacak Genel Direktörlük seçimine adaylığımızı açıklamış bulunuyor. Bu önemli görev için tüm Türk devletlerinin ortak adayı olarak göreceğinize inandığımı Dr. Mehdi Eker’e kıymetli desteğinizi bekliyoruz"

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu Haber

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde konuştu. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Türkistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şehrin Türk dünyasının ortak tarih ve kültür hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti. Zirvenin “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir konuma gelebilmesi için teknolojide iş birliğinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade etti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına atıfta bulunan Erdoğan, “dijital vizyonda birlik” anlayışının artık hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ ve dijital dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekerek, bu alanların ülkelerin bağımsızlığı üzerinde de etkili olabileceğini söyledi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması gerektiğini belirtti. Siber güvenliğin kritik önemine işaret eden Erdoğan, “Siber güvenlik, kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati bir unsurdur” ifadelerini kullandı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanında daha güçlü bir iş birliği hedeflendiğini de açıkladı. Konuşmasında Türk dünyasının kültürel birliğine de değinen Erdoğan, ortak Türk alfabesi ve Türk dili temelli dijital projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca savunma sanayii alanındaki tecrübelerin üye ülkelerle paylaşılmaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel krizler karşısında Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, ulaşım ve koridor projelerinin de öncelikli gündem olmaya devam edeceğini belirtti. Konuşmasının sonunda Kurban Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, zirvenin Türk dünyası ve dost ülkeler için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı Haber

Yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin gençlik istatistiklerini yayımladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplandı. Genç nüfusun toplam içindeki payı yüzde 14,8 olurken, bu grubun yüzde 51,2’sini erkekler, yüzde 48,8’ini kadınlar oluşturdu. GENÇ NÜFUSUN ORANI UZUN VADEDE GERİLİYOR TÜİK verilerine göre 1950 yılında yüzde 20,8 olan genç nüfus oranı, 2025’te yüzde 14,8’e geriledi. Nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2100 yılında senaryolara bağlı olarak yüzde 7 ile yüzde 11 bandına düşebileceği öngörülüyor. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Türkiye’nin genç nüfus oranı, yüzde 10,7 olan Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde gerçekleşirken, dünya ortalaması olan yüzde 15,6’nın ise biraz altında kaldı. İllere bakıldığında en yüksek genç nüfus oranı yüzde 20,4 ile Şırnak olurken, en düşük oran yüzde 11,7 ile Balıkesir’de kaydedildi. Genç nüfusta en fazla göç hareketliliğinin eğitim nedeniyle yaşandığı görüldü. 2024 yılında 448 bin 826 genç eğitim, 102 bin 660 genç iş bulma veya işe başlama amacıyla göç etti. Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 46,3 olurken, bu oran kadınlarda yüzde 53 ile erkeklerin (yüzde 39,9) üzerinde gerçekleşti. İŞGÜCÜNE KATILIM ARTARKEN NEET ORANI YÜKSELDİ Gençlerde işgücüne katılma oranı yüzde 47,6’ya yükselirken, işsizlik oranı yüzde 15,3’e geriledi. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11,7, genç kadınlarda ise yüzde 22,1 oldu. Buna karşın ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) oranı yüzde 23,3’e yükseldi. Genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9’a kadar çıktı. GENÇLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ SAĞLIĞINDAN MEMNUN Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre gençlerin yüzde 87,2’si genel sağlık durumundan memnun olduğunu belirtti. İşinden memnuniyet oranı yüzde 75,5, eğitiminden memnuniyet oranı ise yüzde 73 oldu. Araştırmaya göre 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar şiddete en fazla maruz kalan grup oldu. En yaygın şiddet türü yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet olarak kaydedildi. YAPAY ZEKA KULLANIMI YÜZDE 39,4’E YÜKSELDİ TÜİK verilerine göre internet kullanan gençlerin yüzde 39,4’ü üretken yapay zeka uygulamalarını kullandığını bildirdi. Kullanımın en çok özel amaçlar ve eğitim süreçlerinde yoğunlaştığı görüldü. Yapay zeka kullanmayan gençlerin büyük çoğunluğu ise “ihtiyaç duymama” gerekçesini öne sürdü. TÜİK verileri, Türkiye’de genç nüfusun sayısal olarak yüksek seviyesini korumasına rağmen oransal olarak düşüş eğiliminde olduğunu, eğitim ve işgücü piyasasında ise hem fırsatların hem de yapısal sorunların birlikte devam ettiğini ortaya koydu.

BTÜ’den tarımda su israfına yapay zekâ çözümü Haber

BTÜ’den tarımda su israfına yapay zekâ çözümü

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın 1711 - Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında proje desteği almaya devam ediyor. Daha önce iki projeyi sanayi iş birliğiyle Bursa’ya kazandıran BTÜ, yeni bir çalışmada daha yer alıyor. Bu doğrultuda, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan’ın BTÜ adına akademik ve teknik katkı sunduğu "Sensör Verileriyle Desteklenen Yapay Zekâ Tabanlı Akıllı Sulama Sistemi" başlıklı proje, GÖRSENTAM Tarım Teknolojileri A.Ş. ve Camandıra Çiftliği iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında tarımda kullanılan sensör verileri, meteorolojik tahminler ve yapay zekâ modelleri bir araya getirilecek. Bu sayede su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen, otomatik ve güvenilir bir akıllı sulama karar destek sistemi geliştirilecek. "Akıllı sulama, sürdürülebilir tarım için önemli bir ihtiyaç" Üniversite - sanayi iş birliğiyle yürütülecek proje hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan, tarımsal sulamada verimliliğin stratejik önemine dikkat çekti. Özcan, "Türkiye’de su kullanımının büyük bölümü tarımsal sulamada gerçekleşiyor. Bu nedenle sulamada suyun doğru zamanda ve doğru miktarda kullanılması, hem su kaynaklarının korunması hem de üretim maliyetlerinin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Geleneksel sulama uygulamalarında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı verildiği için suyun verimli kullanılması zorlaşabiliyor. Bu durum, üretim verimliliği ve iş gücü açısından da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış sulama ise yalnızca su israfına değil, aynı zamanda toprak yapısının bozulmasına, verim kaybına ve ürün kalitesinin düşmesine de yol açabiliyor. Proje kapsamında sensör verileri ile yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının bir arada değerlendirilmesiyle, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha güvenilir bir sulama yaklaşımına katkı sunulması hedefleniyor" dedi. Sensörler ve yapay zekâ bir arada çalışacak Projenin işleyişine ilişkin bilgi veren Özcan, sistemde farklı veri kaynaklarının birlikte değerlendirileceğini belirterek, "Proje çerçevesinde toprak nem sensörleri, tarımsal meteoroloji istasyonları, kısa vadeli yağış tahminleri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı yöntemlerin bütünleşmiş biçimde kullanılması planlanıyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemle, gerçek zamanlı veriler üzerinden bitki ihtiyacına özel sulama önerileri sunabilen, otomatik ve güven seviyesi raporlanabilen bir akıllı sulama karar destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor" dedi. Karacabey’de test edilecek Yapay zekânın önemli bir rol üstleneceği proje kapsamında elde edilmesi hedeflenen çıktıları da paylaşan Özcan, şunları söyledi: "Proje sonunda tarımda yüzde 20 ve üzerinde su tasarrufu sağlanması, enerji tüketiminin azaltılması, sulama miktarı tahmin hatasının yüzde 10’un altına düşürülmesi, daha sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sunulması ve çiftçiler açısından daha az iş gücüyle daha yüksek verim elde edilmesi hedefleniyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemin saha testleri ise Camandıra Çiftliği’nin Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında gerçekleştirilecek." Rektör Çağlar: "Üniversite-sanayi iş birliği ile çözüm üretiyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise yapay zekâ alanındaki projelerin hem akademi hem de sektör için önemli çıktılar ürettiğini vurguladı. Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında ürettiğimiz bilgi ve geliştirdiğimiz çözümleri sanayi ve toplumla buluşturmayı önemsiyoruz. TÜBİTAK destekli bu proje, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneğini oluştururken aynı zamanda tarımda sürdürülebilir üretim hedeflerine de katkı sağlayacak. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyorum" dedi.

Tarımın başkentinde dijital devrim Haber

Tarımın başkentinde dijital devrim

Akıllı tarımın Türkiye’de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin "e-Devleti" niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri’ entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu’da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu’da, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu’da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi’nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. Başkan Işık, "Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor. Çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor. Sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken, don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor" dedi. GÜRTAM’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi olduğunu belirten Işık, "Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye’nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor" diye konuştu. İstihdamın da dijitalle iş arayan ve iş veren olmak üzere aynı uygulamada buluşturacaklarını belirten Başkan Işık, "106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR’un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor" dedi. ’BİRYERDEN’ uygulaması ile belediyenin vatandaşın cebinde olduğunu belirten Işık, "Gürsu Belediyesi, vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulamasıyla, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı’na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor" şeklinde konuştu. Tasarruf ve hibe alanında Türkiye’nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Mustafa Işık, "Coğrafi Bilgi Sistemi’ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Türkiye’de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak" diye konuştu. Tanıtım programının ardından Başkan Işık, yöneltilen soruları cevapladı.

Geleceğin tarım stratejileri BUÜ’de konuşuldu Haber

Geleceğin tarım stratejileri BUÜ’de konuşuldu

BUÜ AR-GE Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin dokuzuncusu, Ziraat Fakültesi Dekanlık binasında ‘Akıllı Tarım, Güvenli Gıda ve Sürdürülebilir Gelecek’ temasıyla gerçekleşti. "İklim değişikliğine dirençli üretim yapmak zorundayız" Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut yaptığı açılış konuşmasında, gıda arzı ve güvenliğinin küresel ölçekte en stratejik önceliklerden biri haline geldiğine dikkat çekerek fakültenin bu alandaki uluslararası başarısına değindi. BUÜ’nün dünya üniversite sıralamalarında tarım alanında elde ettiği saygın konumun önemini hatırlatan Turgut, özellikle iklim değişikliğine karşı dirençli üretim sistemlerinin geliştirilmesinin artık bir zorunluluk olduğunu belirtti. Kısıtlı doğal kaynaklarla yüksek verim alabilmek için yapay zeka, büyük veri ve uzaktan algılama gibi akıllı tarım teknolojilerinin kullanılmasının şart olduğunu vurgulayan Dekan Turgut, fakülte bünyesinde dikey tarım ve topraksız tarım gibi yenilikçi alanlarda yürütülen nitelikli projelerin geleceğin tarım vizyonuna ışık tuttuğunu sözlerine ekledi. "Akademik bilgiyi işbirliği ve projeye dönüştürüyoruz" Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise geçen yılın başından bu yana düzenli olarak sürdürdükleri bu buluşmaların artık Bursa genelinde ilgiyle takip edilen bir marka haline geldiğini belirtti. Üniversite içindeki farklı uzmanlık alanlarını ortak temalar etrafında toplayarak proje ve akademik çıktıları artırmayı hedeflediklerini dile getiren Karaca, bu işbirliği ağını sadece akademisyenlerle sınırlı tutmayıp sanayi ve kamu temsilcilerini de sürece dahil ettiklerini vurguladı. Beşer dakikalık kısa sunumların ardından gerçekleştirilen uzun kahve molalarının, teorik bilginin pratik iş birliklerine dönüşmesi için bir zemin hazırladığını ifade eden Karaca, etkinliğin temel felsefesinin seminer disiplininden ziyade samimi bir fikir alışverişi ortamı oluşturmak olduğunun altını çizdi. Akademiden sektöre uzanan geniş katılım Akademisyen ve sektör temsilcilerinin takip ettiği programda; EMKO Elektronik Eğitim Sorumlusu Dinçer Yılmaz, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Taşkın, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, ALR Tarım Firma Sahibi Ali Rıza Alan, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Şahan, BUÜ Hukuk Fakültesi Arş. Gör. Dr. Merve İnan Orman, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Akbudak, SS İnovasyon Firma Sahibi Nilgün Seçilmiş, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden Muhammed Çetin ve BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş tarafından sunumlar yapıldı.

Eğitimin geleceği Bursa’da şekilleniyor Haber

Eğitimin geleceği Bursa’da şekilleniyor

Eğitimde niteliği artırmak, ortak bir akıl oluşturmak ve yeni müfredatın sunduğu vizyonu sahadaki uygulamalarla buluşturmak amacıyla düzenlenen Bursa Eğitim Kongresi başladı. Merinos AKKM Osmangazi Salonu’nda gerçekleştirilen açılış programına; Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otçu, Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, akademisyenler, eğitim yöneticileri ve çok sayıda öğretmen katıldı. İki gün boyunca sürecek olan kongrede; beceri temelli eğitimden dijital dönüşüme, yapay zekâ uygulamalarından kültürel aktarım süreçlerine kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 4 ayrı salonda toplam 185 bildirinin sunulacağı etkinlikte, ayrıca poster sunumları ve panellerle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sunduğu öğrenme ekosistemleri derinlemesine ele alınacak. Buluşmada söz alan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak bu anlamlı çalışmanın paydaşı olmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, teknolojinin eğitimdeki dönüştürücü gücü üzerinde durarak, “Maarif modelimizle bu memleketin bağrından çıkacak adalet teklifinin dünyaya sunulacağı mecra eğitim kurumlarımızdır. Biz bu kurumların potansiyeline ve gücüne inanıyoruz.” diye konuştu. Topluluğa seslenen Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otçu, değişen dünya koşullarına uyum sağlamanın hayati önem taşıdığını dile getirdi. Otçu, millî ve manevi değerlerin koruyucu rolünü vurgulayarak, “Millet olarak ayakta kalmamız, değişen koşullara en hızlı şekilde uyum sağlamamıza bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin amacı da bu değişen dünyaya köklerimizden kopmadan eklemlenmektir.” ifadelerini kullandı. Kürsüye çıkan Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, modelin sadece bir müfredat değişikliği değil, bir medeniyet tasavvuru olduğunu belirtti. Çokgezer, yerli ve millî değerlerin önemine dikkat çekerek, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; kendi değer kodlarımızdan beslenen, insanı merkeze alan ve bütüncül gelişimi esas kabul eden bir anlayışı temsil etmektedir. Güçlü bir gelecek, ancak güçlü bir karakterle inşa edilebilir. Bu kongre, sahadan gelen tecrübelerin akademik birikimle buluştuğu dinamik bir öğrenme ekosistemidir.” dedi. Maarif Orkestrası ve Halk Dansları Topluluğu’nun sergilediği performansın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Eğitimde niteliği artırmayı ve "Erdem-Değer-Eylem" çerçevesinde yeni nesiller inşa etmeyi hedefleyen kongre, 29 Nisan tarihine kadar bilimsel oturumlar ve panellerle devam edecek.

BUÜ’de Türkçenin geleceği konuşuldu Haber

BUÜ’de Türkçenin geleceği konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) ile Eğitim Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "11. Uluslararası Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi", Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde 24-26 Nisan tarihlerinde gerçekleşti. Programın açılış bölümünde; ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alparslan Okur ile ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel konuşma yaptı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Türkçenin uluslararası standartlarda ölçülmesini sağlayacak olan Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDTS) üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Dilin gücünün akademik nitelikle ölçüldüğünü belirten Ersoy, e-YDTS’nin Türkçenin prestijini artıracak somut bir adım olduğunu ifade etti. Bu sınavın sadece teknik bir süreçten ibaret olmadığını, Türkçe öğretimine gönül veren akademisyenlerin bilgi birikimi ve emeğiyle şekillenmiş milli bir değer olduğunu vurgulayan Ersoy, sertifikaların uluslararası tanınırlığı için üniversite yönetimlerinin desteğinin kritik önem taşıdığını hatırlattı. Kurum olarak her türlü teknik desteği sunmaya hazır olduklarını dile getiren Ersoy, Türk diline hizmet etmekten duyduğu gururu paylaşarak sözlerini tamamladı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, bir araştırma üniversitesi olarak böylesine önemli bir bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Günümüzde yapay zekânın tüm alanlarda olduğu gibi dil öğretiminde de merkezi bir rol oynamaya başladığını belirten Kırıştıoğlu, eğitim süreçlerinde bu teknolojilerden maksimum düzeyde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin uluslararası öğrenci hedefleri doğrultusunda Türkçenin stratejik önemine değinen Kırıştıoğlu, özellikle "gönül coğrafyası"ndaki gençlerin kendi ülkelerinde Türkçe öğrenmelerinin bu süreci kolaylaştıracağını vurguladı. Kongrenin akademik çıktılarının tam metin olarak basılacak olmasının bilim dünyası için ayrı bir kazanç olduğunu hatırlatan Kırıştıoğlu, tüm katılımcıların verimli bir süreç geçirmesini diledi. Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alparslan Okur ise Türkçenin dünya genelindeki yaygınlığına dikkat çekti. 11 yıl önce başlatılan bu bilimsel yolculuğun Türkçeyi bir dünya dili yapma ülküsüyle sürdüğünü belirtti. Günümüzde sadece dijital bir nesille değil, her adımı yapay zekâya sorgulatan "dijital ötesi" bir kuşakla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Okur, bu yeni nesle yönelik dil eğitiminde teknolojinin hızına ayak uydurmanın akademik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Herhangi bir ticari kaygı gütmeden, tamamen Türkçeye hizmet etme gayesiyle hareket ettiklerini dile getiren Okur, kongrenin ev sahibi BUÜ’ye ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkürlerini sundu. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel, Türkçenin Orhun Kitabeleri’nden günümüze kadar devam eden gelişim sürecini merkeze aldığı konuşmasında, ülkemizin uluslararası arenadaki gücünün dilimize olan talebi artırdığını vurguladı. Dil öğretiminde teknolojinin önemli bir rolü olduğunu ifade eden Demirel, kongre odağını yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme konularına çevirdiklerini belirtti. Dijitalleşen dünyada yeni uygulama örneklerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Demirel; organizasyonun mutfağında büyük emek veren Kongre Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Erdem Hamaratlı başta olmak üzere, BUÜ Rektörlüğüne, destek veren kurumlara ve bilimsel katkı sağlayan tüm paydaşlara şükranlarını sundu. Toplamda 123 bildirinin kabul edildiği, yurt içinden ve yurt dışından 200’ün üzerinde akademisyen ile uzmanın katılım sağladığı kongre, yapılan sunumların ardından sona erdi. Türkçenin öğretimine dair yenilikçi yaklaşımlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı etkinlik, akademik bildirilerin tamamlanmasıyla noktalandı.

Çocukların yapay zeka merakı artıyor Haber

Çocukların yapay zeka merakı artıyor

Ocak ve Şubat 2026 verilerini kapsayan Kaspersky Safe Kids raporu hem küresel ölçekte hem de Türkiye özelinde çocukların yapay zeka araçlarına duyduğu merakı ortaya koyuyor. Google aramalarının yaklaşık dörtte birini yapay zeka odaklı uygulama ve hizmetlerin oluşturması, bu platformlarla etkileşimin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. ChatGPT, Gemini, Character.AI, Microsoft Copilot, Grok ve DeepSeek gibi araçlar öne çıkarken; bu veriler yapay zekanın çocukların günlük dijital deneyimlerine giderek daha fazla entegre olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kaspersky Web İçerik Analizi Uzmanı Anna Larkina, bu noktada erişimi tamamen kısıtlamak yerine en etkili yaklaşımın bu araçları birlikte keşfetmek, kullanım sınırlarını belirlemek ve çocukların yapay zekanın hangi konularda güvenilir olup hangilerinde olamayacağını anlamalarına yardımcı olmak olduğunu söyledi. İletişim odaklı aramalar; Instagram, TikTok ve Pinterest gibi sosyal platformların etkisiyle genel sıralamada ikinci sırada yer alırken, onları YouTube ve Netflix liderliğindeki video akış platformları takip ettiğine dikkati çekilen araştırmada, YouTube, Türkiye’deki çocukların toplam uygulama kullanım süresinin üçte birinden fazlasını oluşturarak, küresel trendlerle paralel bir şekilde çocuklar için temel içerik platformu olma konumunu sürdürüyor. Instagram ve WhatsApp, ülkede en popüler ikinci ve üçüncü uygulamalar arasında yer alıyor. YouTube arama trendlerinde müzik açık ara ilk sırada yer alırken, K-pop içeriklerinin yanı sıra çizgi filmler ve içerik üreticilerine yönelik yoğun ilgi dikkat çekiyor. Kaspersky, çocukların dijital güvenliğini sağlamak ve daha sağlıklı çevrim içi alışkanlıklar geliştirmelerini desteklemek için şu önerilerde bulundu: Çocuklarla çevrim içi riskler hakkında açık iletişim kurun ve güvenliklerini sağlamak için net kurallar belirleyin.Oyun deneyimini güvence altına almak için güvenilir bir güvenlik çözümü kullanarak zararlı dosya indirmelerini önleyin.Yeni ortaya çıkan tehditler hakkında bilgi sahibi olun ve daha güvenli bir dijital ortam oluşturmak için çocukların çevrim içi faaliyetlerini aktif şekilde takip edin.Ekran süresini yönetmek, uygunsuz içerikleri engellemek ve konum takibi gibi ebeveyn kontrol özellikleri hem çevrim içi hem de çevrim dışı koruma sağlayan dijital ebeveynlik uygulamalarından yararlanın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.