Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Vizyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Vizyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vizyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Burkay BEKSİAD üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay BEKSİAD üyeleriyle buluştu

Bebe ve çocuk tekstili üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden olan Vişne Caddesi’nde üreticilere ziyarette bulunan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün dış ticaret hacmini başta UR-GE ve fuarcılık faaliyetleriyle güçlendirdiklerini ifade ederek, “Bebe ve çocuk tekstilinde Bursa’ya ciddi bir talep var. Bu talebi sürdürülebilir ticarete dönüştürebilecek organizasyonları kurmamız gerekiyor. Bu doğrultuda Turkish Mall modelini hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün çatı kuruluşu BEKSİAD’ın yönetim kurulu üyeleriyle buluştu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda sektörün mevcut durumu, ihracat performansı, pazar fırsatları, Junioshow Fuarı hazırlıkları ve BTSO’nun yeni dönem hedefleri detaylı bir şekilde ele alındı. Vişne Caddesi’nde faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün iş yapma modellerini yeniden şekillendirdiğini belirterek, firmaların yeni döneme hazırlanmasının önemine değindi. “SEKTÖRLERLE GÜÇLÜ İŞBİRLİKLERİMİZ VAR” BEKSİAD’ın BTSO projelerinin sahada karşılık bulmasına önemli katkılar sunduğunu belirten Başkan Burkay, “BTSO bugün 60 bini aşkın üyesi ve meslek gruplarıyla Türkiye’nin en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri konumunda. Bizim gücümüzün kaynağı, üye sayımız değil, sektörlerimizle kurduğumuz güçlü iş birliklerinden kaynaklanıyor. Bu kapsamda BEKSİAD da son 13 yılda hayata geçirdiğimiz çalışmalarda en önemli paydaşlarımızdan biri oldu. Ortaya koyduğumuz vizyonun ve projelerin firmalarımız tarafından sahiplenilmesinde önemli katkılar sundu. Sektörün en kılcal damarlarına kadar ulaşan yapısıyla projelerimizin sahada karşılık bulmasını sağladı. Bugün Bursa'nın üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve rekabetçiliğini konuşuyorsak bunda ortak akıl kültürünün çok önemli payı var.” dedi. Küresel ekonomide yaşanan değişimin iş dünyasını yeni arayışlara yönelttiğini ifade eden Başkan Burkay, BTSO olarak firmaların yeni pazarlara ulaşmasını sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek, “Pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisi yeni bir sürece girdi. Ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve küresel belirsizlikler artık istisna değil, iş dünyasının yeni gerçeği haline geldi. Böyle dönemlerde yapılması gereken krizlerden şikâyet etmek değil, yeni fırsat alanları oluşturmaktır. Biz de BTSO olarak üyelerimizin yeni müşterilere ulaşmasını sağlayacak projelere odaklanıyoruz. Ticaret heyetleri, alım heyetleri ve uluslararası organizasyonlarla firmalarımızın ihracat kapasitesini güçlendirmeye devam ediyoruz. Çünkü bugün şirketlerimizin en önemli ihtiyacı yeni pazarlara ulaşmak ve ürünlerini daha geniş coğrafyalarda satabilmektir.” diye konuştu. “JUNİOSHOW SEKTÖRÜMÜZÜN DÜNYAYA AÇILAN VİTRİNİ” Junioshow’un yeniden yükselişe geçmesinde BEKSİAD ile yürütülen iş birliğinin önemli rol oynadığını belirten İbrahim Burkay, fuarın sektör adına önemli bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunun altını çizdi. Başkan Burkay, “Pandemi döneminde fuarcılık sektörü ivme kaybetti. Ancak biz bu tabloyu kabul etmek yerine BEKSİAD ile birlikte fuarımızı nasıl yeniden güçlendirebiliriz sorusuna odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca eski seviyemize ulaşmadık, eski günlerin de ötesine geçtik. Eylül ayında gerçekleştireceğimiz organizasyon için hazırlıklarımız sürüyor. Ciddi bir alan şu anda kiralanmış durumda. Dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda alıcıyı Bursa’da ağırlayacağız. Bu çalışmaların tamamı sektörümüzün ihracat kapasitesini güçlendirmeye yönelik yatırımlardır.” ifadelerini kullandı. Afrika pazarında önemli fırsatlar bulunduğunu belirten Başkan Burkay, firmaların uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Etiyopya ziyaretinde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade eden Burkay, “Bugün artık müşterinin bize gelmesini bekleyemeyiz. Bizim müşteriye ulaşmamız gerekiyor. Dünyanın birçok bölgesinde China Mall benzeri ticaret merkezleri bulunuyor. Çin yalnızca ürün üretmiyor, ürününü müşterinin ayağına götürecek organizasyonları da kuruyor. Bizim de artık aynı anlayışla hareket etmemiz gerekiyor. Türk ürünlerine yönelik ciddi bir talep var. Önemli olan bu talebi sürdürülebilir ticarete dönüştürebilecek organizasyonları kurabilmek. Bu doğrultuda Turkish Mall modelini hayata geçirmek istiyoruz.” dedi. “BTSO’NUN DESTEĞİNİ HER ZAMAN YANIMIZDA HİSSETTİK” BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ise BTSO’nun ortaya koyduğu vizyonun sektörün gelişimine önemli katkılar sağladığını söyledi. Vişne Caddesi merkezli bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasında BTSO’nun desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini belirten Bayezit, “Sayın Başkanımızın göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu vizyon, hayata geçirdiği projeler ve üretim ile ihracatı merkeze alan yaklaşımı sektörümüze önemli katkılar sağladı. Vişne Caddesi merkezli bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörümüzün bugün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasında BTSO'nun desteğini her zaman yanımızda hissettik. Özellikle ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışı bizler için yol gösterici bir vizyon oldu. BEKSİAD olarak dün olduğu gibi bugün de üretimin, ihracatın ve Bursa ekonomisinin güçlenmesi adına BTSO ile birlikte çalışmaya, üyelerimizin önünü açacak her projede sorumluluk almaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı. Bursa iş dünyasının geleceğine yön verecek çalışmaların yeni dönemde de devam edeceğine inandıklarını ifade eden Bayezit, “Sayın Başkanımıza Bursa iş dünyasına kazandırdığı değerler ve ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yeni dönem yolculuğunda da başarılar diliyoruz. Şehrimizin üretimine, ihracatına ve ihracatçısına güç katacak çalışmalarının artarak devam edeceğine yürekten inanıyoruz. BEKSİAD ailesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Bursa'nın ortak hedefleri doğrultusunda Başkanımızın yanındayız, üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Başkanımıza sektörümüze verdiği destekler ve bizlere duyduğu güven için teşekkür ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi Haber

Bursa Millî Eğitim’de “deprem” değil, değişim ve başarı dönemi

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ileri sürülen bazı görev değişiklikleri, son günlerde çeşitli açıklamalar ve yerel basına yansıyan haberler üzerinden “deprem” ve “kadro mühendisliği” ifadeleriyle gündeme taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ancak eğitim kamuoyunda tartışmanın yalnızca “Kim gitti, kim geldi?” sorusuna indirgenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bir eğitim yönetiminin başarısı; ortaya koyduğu çalışmalar, öğrencilerin elde ettiği dereceler, eğitim yatırımları, proje üretme kapasitesi, kurumlar arası iş birlikleri ve geleceğe yönelik vizyonu üzerinden değerlendirilmelidir. Her Yönetim Kendi Çalışma Modelini Oluşturabilir Yaklaşık 650 bin öğrencisi, 40 bini aşkın öğretmeni, 2 bine yakın okul ve kurumu ile 17 ilçeyi kapsayan Bursa eğitim sistemi, güçlü koordinasyon ve etkili ekip çalışması gerektiren büyük bir yapıdır. Böylesine geniş bir yapıda göreve başlayan İl Millî Eğitim Müdürünün çalışma anlayışı ve hedefleri doğrultusunda yönetim organizasyonunu şekillendirmesi, görev ve sorumluluk alanlarını yeniden düzenlemesi ve ihtiyaç duyulan noktalarda görev değişikliklerine gitmesi kamu yönetiminin olağan süreçleri arasında değerlendirilmelidir. Elbette her kamu görevlendirmesi liyakat, tecrübe, kamu yararı ve mevzuata uygunluk bakımından değerlendirilebilir ve denetlenebilir. Ancak kamuoyuna yansıyan eleştirilerde, yapılan veya yapılacağı ileri sürülen değişikliklerin bütününün liyakatsiz ya da mevzuata aykırı olduğuna ilişkin bir resmî tespit veya yargı kararı ortaya konulmuş değildir. Kurum yönetiminde değişikliğe gitmek, geçmişte görev yapan yöneticilerin emeğini değersizleştirmek anlamına gelmediği gibi yeni isimlere sorumluluk verilmesi de tek başına liyakatsizlik göstergesi değildir. Asıl önemli olan değişimin Bursa eğitimine nasıl yansıdığı ve hangi sonuçları ortaya çıkardığıdır. İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı Sınava Dayalı Bir Kadro Değildir Son günlerde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilen isimler üzerinden “sınavsız atama” eleştirileri de gündeme gelmiştir. Ancak burada farklı statüdeki yönetim görevlerinin birbirinden ayrılması gerekir. Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında şube müdürlüğü görevde yükselme sınavı sürecine tabi bir kadro iken, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı için aynı şekilde ayrı bir görevde yükselme sınavı öngörülmemektedir. Bu görev bakımından mevzuatta belirlenen hizmet süresi ve yöneticilik tecrübesi gibi şartlar esas alınmaktadır. Bu nedenle bir yöneticinin İl Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı görevine getirilmesini yalnızca “şube müdürlüğü sınavına girip girmediği” üzerinden değerlendirmek, mevzuattaki atama sisteminin bütününü yansıtmamaktadır. Liyakat; yalnızca sınav puanı değil, mesleki birikim, yöneticilik tecrübesi, ekip yönetimi, proje üretme kapasitesi, kriz çözme becerisi, koordinasyon gücü ve ortaya konulan sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir. Bursa Eğitiminde Başarı Çıtası Yükseliyor Gürhan Çokgezer’in 9 Aralık 2025 tarihinde Bursa İl Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlamasının ardından geçen süreçte Bursa’daki eğitim çalışmaları, proje üretme kapasitesi ve öğrencilerin başarıları önemli bir ivme kazanmıştır. Son yedi aylık dönemde Bursa’da robotik ve teknoloji alanlarında uluslararası dereceler elde edilmiş, TÜBİTAK projelerinde önemli başarılar kazanılmış, yapay zekâ temelli eğitim ve proje çalışmaları geliştirilmiş, eTwinning projelerinde dikkat çekici bir büyüme yaşanmış, mesleki eğitimin sanayi ve sektörle iş birliği güçlendirilmiş, kültür ve sanat alanında Türkiye çapında başarılar elde edilmiş ve havacılık ile uzay teknolojileri alanında yeni bir eğitim modelinin temelleri atılmıştır. Bu tablo, Bursa eğitiminde yalnızca mevcut çalışmaların sürdürülmediğini; aynı zamanda yeni hedefler, yeni iş birlikleri ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni eğitim modelleri geliştirildiğini göstermektedir. Elde edilen başarılar; öğrencilerin, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve eğitim yönetiminin ortak emeğinin sonucudur. Değişim Olağan, Sonuçlar Esas Olmalıdır Bir yönetici göreve geldiğinde mevcut bütün kadrolarla süresiz olarak çalışmak zorunda olmadığı gibi, görev değişikliği yapılan her yöneticinin başarısız olduğu sonucu da çıkarılamaz. Sorumluluk üstlenen, hedef belirleyen ve sonuçlarından hesap veren yöneticilerin çalışma organizasyonlarında zaman zaman değişikliğe gitmesi olağan bir yönetim pratiğidir. Bursa açısından asıl ölçüt; yapılan değişikliklerin akademik başarıya, bilimsel üretime, teknoloji yatırımlarına, mesleki eğitime, uluslararası projelere, öğretmenlerin mesleki gelişimine ve öğrencilerin çok yönlü gelişimine sağlayacağı katkı olmalıdır. Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” veya “kadro değişikliği” başlıkları üzerinden değerlendirmek, son yedi ayda ortaya konulan çalışmaların ve elde edilen başarıların göz ardı edilmesine neden olacaktır. Değişim elbette tartışılabilir ve kamuoyu tarafından sorgulanabilir. Ancak değerlendirmelerin somut çalışmalar, ortaya çıkan sonuçlar ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik geliştirilen vizyon üzerinden yapılması daha hakkaniyetli olacaktır. Bu nedenle Bursa Millî Eğitim’de yaşanan süreci yalnızca “deprem” olarak değil, değişim ve ortaya çıkan sonuçlarla birlikte değerlendirmek gerekir. Değişim tartışılabilir; ancak başarı görülmeli, emek teslim edilmeli ve Bursa eğitiminin geleceğine yönelik ortaya konulan vizyon objektif biçimde değerlendirilmelidir.

Anahtar Parti 2050 Kalkınma Vizyonu'nu İstanbul'da tanıttı Haber

Anahtar Parti 2050 Kalkınma Vizyonu'nu İstanbul'da tanıttı

İstanbul'da gerçekleşen programa Bursa'dan Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan ile İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul,Birim Başkan Yardımcısı Uğur Aksoy, Genel Merkez SİMO Başkan Yardımcısı Fuat Üçüncü katıldı. İş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın tarafından hazırlanan kalkınma modeli detaylı şekilde anlatıldı. Yalçın'ın sunumunda, dünyanın farklı ülkelerinde incelenen başarılı kalkınma örneklerinden hareketle Türkiye için yeni bir ekonomik ve sosyal dönüşüm vizyonu ortaya konuldu. Sunumda; yüksek teknoloji üretimi, yapay zekâ yatırımları, katma değerli ihracat, lojistik ve sanayi koridorları, eğitim reformu, kadın ve genç istihdamının artırılması, verimlilik odaklı büyüme ve adil gelir paylaşımı gibi başlıklar öne çıktı. Anahtar Parti'nin 2050 hedefleri arasında Türkiye'nin yüksek gelirli ülkeler ligine yükselmesi, 5 trilyon dolarlık ekonomi büyüklüğüne ulaşması, ihracatın 900 milyar dolara çıkarılması ve dünya ekonomisinde ilk 10 ülke arasına girilmesi yer alıyor. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu'nun da konuşma gerççekleştirdiği lansmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul, programın Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir yol haritası sunduğunu söyledi. Özkul açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu'nun teşrifleri ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sedat Yalçın'ın etkileyici sunumuyla gerçekleştirilen lansmanımız, Türkiye'nin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmiştir. Biz Türkiye'mize, insanımıza ve özellikle gençlerimize güveniyoruz. En önemlisi de kendimize güveniyoruz. Eğer milletimiz bize inanır ve bizimle aynı hedef doğrultusunda yürürse, doğru planlama ve adil paylaşım anlayışıyla ülkemiz çok kısa sürede hak ettiği noktaya ulaşacaktır." Özkul, açıklamasında kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şunları kaydetti: "Sedat Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon, üretimi teknolojiyle buluşturan, gençleri ve kadınları kalkınmanın merkezine yerleştiren, yüksek katma değerli üretimi hedefleyen bir modeldir. Türkiye'nin orta gelir tuzağından kurtulması, yapay zekâdan yarı iletken teknolojilerine kadar stratejik alanlarda söz sahibi olması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Bu vizyon, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de refahını planlayan kapsamlı bir kalkınma manifestosudur." Özkul, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilecek programlarla 2050 Kalkınma Vizyonu'nun vatandaşlara anlatılacağını belirterek, "Sedat Başkanımızın uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla hazırlanan bu kapsamlı modeli Türkiye'nin dört bir yanında anlatacak, kalkınmanın anahtarının doğru planlama, üretim ve adalet olduğunu milletimizle paylaşacağız. Daha iyisi mümkündür ve daha iyisi mutlaka olacaktır." İfadelerini kullandı. Lansman, katılımcıların soru-cevap bölümü ve değerlendirme toplantılarının ardından sona erdi. Programda Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ilişkin ortaya konulan vizyon, iş dünyası ve akademik çevreler tarafından da ilgiyle takip edildi.

Tarihin Emaneti Geleceğe Taşınıyor: AKİD Resmen Kuruldu Haber

Tarihin Emaneti Geleceğe Taşınıyor: AKİD Resmen Kuruldu

“Anlaşma” ve “İş Birliği” Vizyonuyla Yeni Bir Dönem Adını bünyesinde barındırdığı “anlaşma” ve “iş birliği” kavramlarından alan AKİD; ortak tarih, dil ve medeniyet mirasından beslenen faaliyet anlayışıyla toplumsal bağları kuvvetlendirmeyi misyonuyla hareket edecek. Dernek; gerçekleştireceği nitelikli projeler ve organizasyonlar aracılığıyla yalnızca mevcut ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp; Azerbaycan, Türk Cumhuriyetleri ve tüm Türk soydaşlar arasında kalıcı bir birlik perspektifi oluşturmayı temel hedef olarak belirledi. Kurucu Başkan Pervin Hazar: “Geçmişin Gücüyle Geleceğin İzine” AKİD Kurucu Başkanı Pervin Hazar, derneğin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tüm Türk dünyası için sarsılmaz bir dayanışma zemini teşkil ettiğini vurguladı. Hazar, şunları kaydetti: “Biz bu yola, tek millet iki devlet anlayışı ve ortak tarihimizin bize yüklediği sorumlulukla çıktık. Öte yandan AKİD; sadece iki ülke arasında değil, tüm Türk dünyasında kalıcı bir etkileşim ve saygın bir iş birliği ağı tesis etmek hedefiyle kurulmuştur. ‘Tarihin emanetiyle, geleceğin izine’ diyerek, geçmişten devraldığımız köklü mirası yarınlara taşıyan güçlü bir köprü olacağız.” Kurumsal ve sosyal projelerle somut adımlar atacaklarını belirten Hazar, temel amaçlarının ortak değerleri koruyan, geliştiren ve gelecek nesillere aktaran güçlü bir yapı inşa etmek olduğunu ifade etti. Köklü İlkeler ve Küresel Vizyon AKİD’in vizyonu; Türkiye ve Azerbaycan öncülüğünde, uluslararası etkisi yüksek bir iş birliği modelinin öncü ve referans kurumu olmaktır. Dernek; misyonu gereği ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı bir dayanışma zemini tesis ederken; istiklâl, hâkimiyet, irfan, şecaat, vefa, birlik, çağdaşlık ve medeniyetçilik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını yürütecektir. “Tarihin emanetiyle, geleceğin izine” şiarıyla yola çıkan AKİD, önümüzdeki süreçte hayata geçireceği çok boyutlu projelerle Türk dünyasının birliği için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. AKİD Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu; Pervin HAZAR - Yön.Krl.Bşk. Zoya EVDALI - Başkan Yardımcısı Fatma ESKİ - Başkan Yardımcısı İlkay GÜVEN - Başkan Yardımcısı Av.Adil ALİSOY - Sayman Ahmet EVDALI - Genel Sekreter Dr.Sinan AZİMOV - Yön.Krl. Üyesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı...DSİ'den 563 tesis hizmete açıldı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı...DSİ'den 563 tesis hizmete açıldı

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapımı tamamlanan toplam 563 tesisin toplu açılışı, Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan tesislerin 54 baraj ve gölet, 109 sulama tesisi, 18 içme suyu tesisi, 11 arazi toplulaştırma projesi ve 371 taşkın kontrol tesisinden oluştuğunu belirterek, yatırımların hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan projelerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesine ulaşıldığını ve 1 milyon 190 bin dekar arazinin sulamaya açıldığını ifade etti. Ayrıca yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlanacağını ve arıtma kapasitesinin günlük 301 bin metreküp artırıldığını kaydetti. Projeler sayesinde 505 yerleşim yeri ile 52 bin 400 dekar arazinin taşkın riskinden korunacağını belirten Erdoğan, arazi toplulaştırma çalışmaları kapsamında ise 2 milyon 20 bin dekar alanın tescil edildiğini söyledi. Erdoğan, bu yatırımların ekonomiye yıllık 22 milyar lira katkı sunacağını vurguladı. “TÜRKİYE SU STRESİ ÇEKEN ÜLKELER ARASINDA” Konuşmasında su kaynaklarının önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile “su stresi çeken ülkeler” arasında yer aldığını ifade etti. Dünya genelinde yıllık ortalama yağış miktarının 990 milimetre olduğunu hatırlatan Erdoğan, Türkiye’de bu rakamın 574 milimetre seviyesinde kaldığını belirterek, suyun tasarruflu ve bilinçli kullanılması gerektiğinin altını çizdi. “Yalnızca musluktan akan suyu değil, nehirden akan suyu da israf etmeden kullanmalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm kurumlara ve vatandaşlara bu konuda hassasiyet çağrısı yaptı. 2026 yılına yağışların bereketiyle girildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, baraj doluluk oranlarının arttığını ve geçtiğimiz yıl kuraklık yaşayan çiftçilerin bu yıl daha umutlu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca yıl içinde 300 yeni su ve sulama tesisinin daha tamamlanacağını açıkladı. Yatırımların tarım, enerji ve sanayide üretime katkı sağlamasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, kalkınmada en önemli unsurun “vizyon ve irade” olduğunu vurguladı.

Yeni filmler vizyonda Haber

Yeni filmler vizyonda

Oscar ödüllü Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another) ve Günahkarlar (Sinners) filmlerine ek olarak vizyonun yeni filmleri Kardeşler Araştırma, Şampiyon Keçi: Tüm Zamanların En İyisi (GOAT), Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary), Çatlı, Saklambaç 2 (Ready or Not 2: Here I Come) ve Hammal: Güvercin Terbiyecisi filmleri yee alıyor. Leonardo DiCaprio ile Benicio Del Toro’yu buluşturan 6 Oscar ödülüyle yıla damga vuran filmlerden Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another), geçmişte devrimci hareketlerin içinde yer almış bir grubun yıllar sonra yeniden ortaya çıkan hesaplaşmasını konu alıyor. Eski bir aktivist olan Bob, kimliğini değiştirerek kızı Willa ile sakin bir hayat kurmaya çalışırken geçmişin düşmanları yeniden ortaya çıkar. Koray Şahin ve Murat Kaman’ın yönettiği Kardeşler Araştırma, İstanbul’da kendi hâlinde dedektiflik yapan iki kardeşin beklenmedik bir devlet operasyonunun içine çekilmesini konu alıyor. Londra’dan döndükten sonra kendilerini siyasi dengeleri etkileyebilecek karmaşık bir ağın ortasında bulan Orhan ve Erhan, tehlikeli bir görevi mizah ve aksiyonla harmanlanan bir mücadeleyle yürütür. Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek Şampiyon Keçi: Tüm Zamanların En İyisi (GOAT), küçük bedeniyle büyük hayaller kuran keçi Will’in profesyonel spor dünyasında yer edinme mücadelesini anlatıyor. Dünyanın en hızlı ve güçlü hayvanlarıyla aynı sahada mücadele etmek isteyen Will, hayallerinin peşinden giderken azim ve cesaretin önemini keşfeder. Phil Lord ve Christopher Miller’ın yönettiği, Ryan Gosling’in başrolünde yer aldığı Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary), insanlığın kaderini belirleyecek bir görevin merkezine sıradan bir öğretmeni yerleştiriyor. Uzayda tek başına uyanan fen bilgisi öğretmeni, dünyanın yok oluşunu engellemek için bilinmeyen bir gizemi çözmek zorundadır. Deniz Enyüksek’in yönettiği Çatlı, 1980’li yılların politik atmosferinde Abdullah Çatlı’nın hikâyesini merkezine alıyor. 12 Eylül darbesi sonrası yurtdışına çıkan Çatlı, devlet adına yürütülen gizli operasyonlarda yer alarak ASALA’ya karşı mücadele eder. Film, dönemin karanlık ilişkilerini ve güç dengelerini biyografik bir perspektifle ele alıyor. Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett’in yönettiği, Samara Weaving’in yeniden başrolde yer aldığı Saklambaç 2 (Ready or Not 2: Here I Come), ilk filmde hayatta kalmayı başaran Grace’in hikâyesini daha büyük bir tehdit seviyesine taşıyor. Bu kez yalnızca hayatta kalmak değil, dünyayı yöneten gizli konseyin güç savaşında yer almak zorunda kalan Grace, ölümcül bir oyunun içine yeniden çekilir. Hakan Cengevran Yazıcı’nın yönettiği ve Sarp Levendoğlu’nun başrolünde yer aldığı Hammal: Güvercin Terbiyecisi, trajik bir kazanın ardından hayata tutunma motivasyonunu kaybeden bir adamın hikâyesini anlatıyor. Tamer’in yolu, Asperger sendromlu Safa ile kesiştiğinde, suçluluk duygusu ve affetme arayışı zamanla derin bir dostluğa dönüşür.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.