Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Veteriner Hekim

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Hayvanat Bahçesi’nde yavru kaplan heyecanı Haber

Bursa Hayvanat Bahçesi’nde yavru kaplan heyecanı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde 100 gün önce dünyaya gözlerini açan ve Türkiye’de doğan tek Sibirya (Amur) kaplanı olan 'Victoria', kısa sürede ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Bursa’da 1998 yılından bu yana hizmet veren Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, 206 bin metrekarelik alanda 123 farklı türden yaklaşık bin hayvana ev sahipliği yapıyor. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) üyesi olan ve her yıl yaklaşık 800 bin yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan yerleşkede, yavru Sibirya kaplanı heyecanı yaşanıyor. Sibirya kaplanları neslinin korunmasına yönelik yürütülen üretim programı kapsamında Bursa Hayvanat Bahçesi’nde bulunan Victor ve Zeya’nın yavrusuna Victoria adı verildi. VİCTORİA’NIN 100. GÜNÜ KUTLANDI Bursa Hayvanat Bahçesi’nde dünyaya gelmesinin ardından kısa sürede ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelen Virginia, oyun sırasında ayağını kırarak talihsiz bir kaza geçirdi. Yavru kaplana, Bursa Hayvanat Bahçesi bünyesindeki uzman veteriner hekimler ile Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi uzmanlarının iş birliğinde vakit kaybetmeden müdahale edildi. Tedavi ve bakım süreci titizlikle yürütülen Victoria'nın sağlık durumu, uzman ekipler tarafından yakından takip edildi. Uygulanan tedaviye olumlu yanıt veren yavru kaplanın 100. günü, kendisi için hazırlanan özel pastayla kutlandı. TÜRKİYE’DE DOĞAN TEK AMUR KAPLANI Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönem başkanı ve Bursa Hayvanat Bahçesi Koordinatörü Erdem Saker, Amur kaplanı yavrusunun dünyaya gelmesinin Bursa Hayvanat Bahçesi için mutluluk verici bir gelişme olduğunu belirtti. Saker, yavrunun sağlıklı gelişimi için hekimlerin titizlikle çalıştığını ifade etti. Veteriner Hekim Mustafa Ömer Üküm de koruma programı kapsamında dünyaya gelen Virginia’nın Türkiye’de doğan tek Amur kaplanı olduğunu belirtti. Yavrunun geçirdiği kazanın ardından gerekli klinik tedavilerin gerçekleştirildiğini söyleyen Üküm, Amur kaplanının dünyaya gelişinin 100’üncü gününü kutladıklarını ifade etti.

Düğün yemeklerinde gıda güvenliği uyarısı Haber

Düğün yemeklerinde gıda güvenliği uyarısı

Bursa'nın Orhaneli ilçesine bağlı Karıncalı mahallesindeki bir düğün organizasyonunda ikram edilen tavuklu pilavın ardından çok sayıda kişinin rahatsızlanması, toplu yemek organizasyonlarında gıda güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Olayın kesin nedeninin yetkili kurumların inceleme ve laboratuvar sonuçlarıyla ortaya konulacağını belirten Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Veteriner Hekim Melike Baysal, özellikle tavuk eti gibi mikrobiyolojik açıdan risk taşıyabilen hayvansal gıdalarda hazırlama ve muhafaza şartlarına dikkat çekti. Baysal, çiğ tavuk etinin satın alındığı andan itibaren soğuk zincirin korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi; "Çiğ tavuk etinin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmemesi, özellikle yaz aylarında mikroorganizmaların hızlı çoğalmasına neden olabilir. Çiğ ve pişmiş ürünlerin temas etmemesi, kullanılan ekipmanların hijyeninin sağlanması ve tavuğun yeterli sıcaklıkta pişirilmesi temel kurallardır. Piştikten sonra bile bazı mikroorganizmaların toksinlerinin gıdayı riskli hale getirmeye devam ettiğini de düşünürsek, bu sürecin sıradan bir süreç olmadığını daha iyi anlarız. Ancak risk pişirme işlemiyle sona ermiyor. Pişmiş tavuk ve pilavın uygun sıcaklıkta tutulması ve servis süresinin kontrol edilmesi gerekiyor. Özellikle sıcak havalarda, pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi bazı bakterilerin çoğalmasına ve gıda zehirlenmelerine yol açabilecek şartlar oluşturabiliyor. Kanatlı etleri başta Salmonella ve Campylobacter olmak üzere çeşitli gıda kaynaklı patojenlerle ilişkilendiriliyor. Uygun olmayan sıcaklıklarda bekletilen toplu yemeklerde Clostridium perfringens gibi bakteriler de risk oluşturabiliyor. Bununla birlikte, yaşanan herhangi bir olayda etkenin ancak gerekli incelemeler sonucunda belirlenebileceğinin altını çiziyoruz." "Denetim, olay yaşanmadan önce başlamalı" Baysal, gıda güvenliğinin yalnızca tüketicinin dikkatine bırakılamayacağını belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen resmî kontrollerin önemine dikkat çekti. Baysal, "Hayvansal gıdalarda güvenlik; üretimden kesime, parçalamadan taşımaya, depolamadan tüketime kadar yani çiftlikten çatala kadar bütün süreçlerin kontrolünü gerektirir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın risk esaslı resmî kontrollerinin etkin biçimde sürdürülmesi, özellikle hayvansal gıda üreten, işleyen, parçalayan, depolayan ve dağıtan işletmelerde mevzuatın öngördüğü denetim ve veteriner hekim sorumluluklarının etkin şekilde uygulanması halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Merdiven altı üretimlerin olduğunu da biliyoruz, bu konuda da denetimler ve özellikle cezalar arttırılmalı" diye konuştu. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği zincirindeki rolünün yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Baysal, hayvansal gıdaların güvenliğinin sağlanmasının doğrudan bir halk sağlığı konusu olduğunu ifade etti. Baysal, özellikle yaz aylarında düğün, mevlit ve benzeri toplu organizasyonlarda vatandaşların şu noktalara dikkat etmesi gerektkiğini belirterek şöyle sıraladı; "Tavuklu yemeklerin uzun süre sıcak ortamda bekletilmemesi. Yemeklerin güneş altında bırakılmaması. Çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayrı tutulması. Tavuk etinin tamamen pişirilmesi. Hazırlama, taşıma ve servis sırasında uygun sıcaklık şartlarının korunması. Şüpheli görünen veya uygun şartlarda muhafaza edilmediği düşünülen gıdaların tüketilmemesi. Gıda zehirlenmelerinin önlenmesi; bilinçli tüketici, hijyen kurallarına uyan işletmeler ve etkin kamu denetiminin birlikte çalışmasıyla mümkündür. Özellikle sıcak yaz aylarında toplu yemek hizmetlerinde zaman ve sıcaklık kontrolü ihmal edilmemelidir. Güvenli gıda bir tesadüf değil, bilimsel kurallara dayanan bir halk sağlığı uygulamasıdır."

Arap ve İngiliz taylarına DNA'lı kimlik Haber

Arap ve İngiliz taylarına DNA'lı kimlik

Tekirdağ'ın Saray ilçesinde 2026 yılında dünyaya gelen safkan Arap ve İngiliz taylarının kimliklendirme ve tescil işlemleri titizlikle yürütülüyor. Bahçedere Mahallesi'nde bulunan bir harada gerçekleştirilen çalışmalarda tayların fiziksel özellikleri kayıt altına alınırken, kimliklerinin belirlenmesi amacıyla mikroçip takılıyor ve anne-baba doğrulaması için DNA analizi yapılmak üzere kan örnekleri alınıyor. Safkan Arap ve İngiliz taylarının soy kütüğü kayıtlarının oluşturulması ve tescil işlemlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen uygulamada, veteriner hekimler tarafından her bir tay tek tek inceleniyor. Tayların başta olmak üzere vücutlarında bulunan nişane ve ayırt edici işaretleri detaylı şekilde kayıt altına alınıyor, fotoğrafları çekiliyor ve eşkal bilgileri oluşturuluyor. Kimliklendirme işleminin ilk aşamasında tayların dış görünüşleri ve ayırt edici özellikleri inceleniyor. Alın, burun ve bacaklarındaki beyazlıklar ile diğer belirgin nişaneler kayıt altına alınarak tayların eşkal bilgileri oluşturuluyor. Daha sonra taylara kimliklendirme amacıyla mikroçip takılıyor. Böylece her bir tayın kendisine ait elektronik kimlik bilgisi oluşturularak kayıt altına alınması sağlanıyor. Soyları DNA testiyle doğrulanıyor Çalışmanın en önemli aşamalarından birini ise anne ve baba doğrulaması oluşturuyor. Taylardan alınan kan örnekleri Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğüne gönderilerek DNA analizleri gerçekleştiriliyor. Yapılan analizlerle tayın anne ve babasıyla genetik uyumu kontrol edilirken, safkanların soy kütüğü kayıtlarının doğruluğu güvence altına alınıyor. "Tüm atların DNA kayıtları bulunuyor" Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği Şubesinde görev yapan Veteriner Hekim Orhan Toprak, çalışmaların safkan Arap ve İngiliz atlarının soy kütüğü kayıtları açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Toprak, "Bugün Saray ilçemiz Bahçedere Mahallesi'nde 2026 yılında doğan safkan İngiliz ve Arap taylarının kimliklendirme işlemlerini yapmak için buradayız. Kimliklendirme çalışmaları, safkan Arap ve İngiliz soy kütüğü kayıtları ile ithalat ve ihracat yönetmeliği kapsamında yapılıyor. Bu kapsamda işletmeye geldiğimizde ilk olarak tayların dış görünüşlerinde bulunan şekilleri, nişaneleri ve benzeri işaretleri kayıt altına alıyoruz. Resimleri çiziliyor, eşkalleri belirleniyor. Daha sonra anne ve baba doğrulaması yapmak için kan alınıyor ve bu kanlar Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne gönderiliyor. Buradaki amaç, anne ve baba DNA'larının doğrulamasını yapmak. Enstitü müdürlüğümüzde tüm atların DNA kayıtları bulunuyor. Bunun dışında kimliklendirme amacıyla taylarımıza çipleme işlemi yapılıyor" dedi. Çalışmalar sayesinde tayların kimlik, soy ve eşkal bilgilerinin resmi kayıtlara geçirilmesi sağlanırken, safkan at yetiştiriciliğinde kayıtların güvenilirliğinin korunması hedefleniyor.

Keşan’da yüzündeki tümör alınan kedinin yüzüne canlı deri flebi taşındı Haber

Keşan’da yüzündeki tümör alınan kedinin yüzüne canlı deri flebi taşındı

Edirne’nin Keşan ilçesinde, yüz bölgesinde squamöz hücreli karsinom (SCC) bulunan sokak kedisi, ileri düzey cerrahi ve rekonstrüktif operasyonla tedavi edildi. Sokakta ağır yüz lezyonuyla yaşam mücadelesi veren kediyi fark eden hayvansever Özgür Özkan, tedavi için veteriner kliniğine başvurdu. Klinikte Veteriner Hekim Mustafa Akıncı ve veteriner teknikerleri Merve Akıncı ile Simge Yüksel tarafından gerçekleştirilen operasyonda, kedinin burun ve çevresindeki geniş tümöral oluşum cerrahi müdahaleyle alındı. Tümörün yalnızca yüzeysel olarak çıkarılmasının hastalığın yeniden gelişme riskini artırabileceği değerlendirilerek, tümörlü dokular mümkün olduğunca sağlıklı doku sınırlarıyla birlikte uzaklaştırıldı. Operasyonun ardından yüz bölgesinde geniş bir doku kaybı oluştu. Doku kaybının kapatılmasında kullanıldı Oluşan geniş yaranın doğrudan kapatılmasının mümkün olmaması üzerine rekonstrüktif cerrahi uygulandı. Kedinin sırt bölgesinden, kan dolaşımı korunacak şekilde hazırlanan deri flebi, damar bağlantısı korunarak yüz bölgesine taşındı ve oluşan doku kaybının kapatılmasında kullanıldı. Veteriner Hekim Mustafa Akıncı, operasyon sonrası flebin kan dolaşımının ve canlılığının yakından takip edildiğini belirtti. Akıncı, kedilerde görülebilen SCC'nin özellikle açık renkli veya pigmentsiz deri bölgelerinde, uzun süreli ultraviyole ışınlarına maruziyetle ilişkili olabileceğini belirterek, burun, kulak uçları ve göz çevresinde uzun süre iyileşmeyen yaraların veteriner hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kedinin operasyon ve tedavi sürecine ilişkin masrafları da hayvansever tarafından karşılandı.

Yenişehir'de Güney Marmara'nın en modern hayvan bakımevi açıldı Haber

Yenişehir'de Güney Marmara'nın en modern hayvan bakımevi açıldı

Yenişehir Belediyesi, can dostların yaşam standartlarını en üst seviyeye çıkaracak, ilçenin yıllardır hasretle beklediği dev projeyi hayata geçirdi. “Yenişehir Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı” açılış törenine, Bursa Milletvekili Ayhan Salman, Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, hayvanseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasını yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, göreve gelmeden önce sokak hayvanları için verdiği sözü tutmanın derin huzurunu yaşadığını belirtti. ‘SÖZÜMÜZÜ YERİNE GETİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ’ Geçmişte kırsalda ve dağlarda hayvanseverlerle birlikte bir kap mama ulaştırmak için verdikleri mücadeleyi hatırlatan Başkan Ercan Özel “Yıllarca sokaklardaki masum canların çaresizliğine şahit olmak içimizde kanayan bir yaraydı. Kendi kendime bir söz vermiştim; eğer bu şehre hizmet etme lütfuna erişirsem, ilk işimiz o masumların hakkını teslim etmek olacaktı. Bugün o büyük sözü yerine getirmenin tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. 13 BİN METREKARELİK DEV YAŞAM ALANI Buranın sıradan bir barınak olmadığına dikkat çeken Başkan Ercan Özel, “Toplam 13 bin metrekarelik devasa bir alan üzerine kurduğumuz bu tesis, sadece Bursa’nın değil, Güney Marmara’nın en büyük, en modern hayvan bakımevlerinden biri haline geldi. Burada, tam donanımlı ameliyathane ve muayene odaları, karantina ve yoğun bakım üniteleri, röntgen ve ultrason cihazları, anne-yavru yaşam alanları, tekli konaklama alanları, operasyon sonrası müşahede bölümleri, geniş ve ferah doğal yaşam alanları bulunuyor. Biz inanıyoruz ki; burası Bursa’nın ve bölgemizin en güçlü yaşam ve rehabilitasyon merkezi olacak” ifadelerini kullandı. HEM HAYVAN SAĞLIĞI HEM HALK SAĞLIĞI GÜVENCE ALTINDA Tesiste görev yapacak 2 veteriner hekim, 2 tekniker ve 4 destek personeli olmak üzere toplam 8 kişilik uzman ekip, popülasyonu kontrol altına almak adına ilk etapta ayda 60 hayvanı kısırlaştırmayı hedefliyor. Düzenli olarak yapılacak çip uygulamaları, aşılamalar, iç ve dış parazit tedavileriyle hem hayvan sağlığı hem de halk sağlığı üst düzeyde korunacak. Aynı anda 200 hayvana hizmet verecek kapasitedeki tesis, ihtiyaç halinde 400 hayvana kadar genişletilebilecek. GELECEK NESİLLERE HAYVAN SEVGİSİ AŞILANACAK Tesisin çok kısa bir süre içinde ailelerin çocuklarıyla birlikte vakit geçirebileceği bir eğitim yuvasına dönüştürüleceğini anlatan Başkan Ercan Özel, konuşmasını şöyle tamamladı: 'Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkun!' diyen Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. Bir canın satın alınacak bir eşya değil, emanet olduğunu çocuklarımıza burada öğreteceğiz. Bu proje sadece belediyemizin değil; Bursa Valiliğimizin, Kaymakamlığımızın, ilgili müdürlüklerimizin, BDK Yapı firmasının ve gece gündüz sahada bizimle olan fedakar hayvanseverlerimizin ortak başarı hikayesidir. Yenişehir’imizde artık hiçbir can sahipsiz ve çaresiz kalmayacak.” BİBA: EN İNCE AYRINTISINA KADAR HER ŞEY DÜŞÜNÜLMÜŞ Açılış töreninde tesisin önemli bir ihtiyacı karşıladığın ve her ince ayrıntının düşünüldüğünü aktaran Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba "Biz de Büyükşehir olarak hayvanlarımızın daha iyi şartlarda yaşamlarını sürdürebilmeleri için barınaklarımızı hizmete açmaya hazırlanıyoruz. İnşallah en kısa zamanda bu tesislerin açılışını gerçekleştirerek can dostlarımıza daha güvenli ve sağlıklı yaşam alanları sunacağız. Bu barınağın yapımında başından sonuna kadar emeği geçen herkese ve bugün burada düzenlenen organizasyonda katkısı bulunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” dedi. SALMAN: “HAYVANLARI KORUMAK MEDENİYETİN BİR PARÇASI” AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, hayvanların korunmasının ve çevreye sahip çıkılmasının medeniyet anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Dünyanın insanlara miras değil, gelecek nesillere aktarılmak üzere emanet edildiğini ifade eden Salman, doğanın, su kaynaklarının, bitkilerin ve hayvanların korunmasının ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi. Sokak hayvanlarının korunması ile vatandaşların güvenliğinin sağlanmasının birbirine alternatif konular olmadığını belirten Salman, hem insanların hem de sahipsiz hayvanların güvenli ve sağlıklı koşullarda yaşamalarını sağlayacak çözümlerin birlikte hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. 2004 yılında çıkarılan yasal düzenlemelerle belediyelere önemli sorumluluklar verildiğini hatırlatan Salman, bu konuda çalışma yapan yerel yönetimlere teşekkür ederek, benzer tesislerin tüm ilçe ve şehirlerde yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Açılışı yapılan merkezin yalnızca bir bina olmadığını, hayvanların doğal yaşam alanlarında barınabileceği ve tedavi edilebileceği örnek bir tesis niteliği taşıdığını belirten Salman, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın da bu tür projelere destek verdiğini hatırlattı. DOĞAN: “SAĞLIKLI VE KONFORLU KOŞULLAR” Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, açılışı yapılan tesisin sokak hayvanları için önemli bir yaşam alanı oluşturduğunu belirterek, hayvanların burada daha sağlıklı ve konforlu koşullarda yaşamlarını sürdürebileceğini söyledi. Başkan Ercan Özel’i projeden dolayı tebrik eden Vali Yarımcısı Doğan, “Burası çok güzel bir tesis oldu, inanın hayvanların kapısını açsanız bile buradan ayrılmazlar” dedi. Ekim ayının sonunda temeli atılan bu güzel tesisin bugün açılışını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay da, “Bu modern tesiste her ayrıntı büyük bir titizlikle düşünülmüş. Bu tesis sayesinde hayvanlarımız en iyi şartlarda tedavi edilecek, rehabilite edilecek ve sıcak yuvalarına kavuşmaları için sahiplendirilecektir. Can dostlarımız için böylesine değerli ve örnek bir tesisi ilçemize kazandıran Belediye Başkanımız Ercan Özel başta olmak üzere emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Program, Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır’ın duaları eşiğinde gerçekleştirilen kurdele kesimiyle tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.