Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Verimlilik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlıkta 'Hastanesiz hastane' modeli Haber

Sağlıkta 'Hastanesiz hastane' modeli

Burtom Evde Sağlık ve Bakım Koordinatörü Dr. Neşe Tunalı, evde sağlık hizmetlerinin geldiği noktayı, küresel uygulamaları ve Burtom Sağlık Grubu’nun Bursa’da hayata geçirdiği bütüncül bakım vizyonunu değerlendirdi. Dünyadaki dönüşüme dikkat çeken Dr. Neşe Tunalı, evde sağlığın algısal sınırlarının genişlediğini vurgulayarak, "Evde sağlık denildiğinde çoğu zaman yalnızca yatağa bağımlı, ileri yaşta veya kronik hastalar akla geliyor. Oysa bugün evde sağlık, çok daha geniş bir yelpazede, kişiye özel ve bütüncül bir yaklaşımla hizmet sunuyor. Yoğun çalışan bireyler için evde sağlık, yalnızca sağlık hizmetine erişim değil, aynı zamanda önemli bir zaman yönetimi modelidir. Hastaneye ulaşım, sıra bekleme, refakatçi ihtiyacı ve iş gücü kaybı gibi görünmeyen maliyetler değerlendirildiğinde; hem hasta hem de sağlık sistemi açısından çok daha verimli bir yaklaşım ortaya çıkmaktadır" dedi. "Hastanesiz hastane"nin, hastanelerin gerçekten hastane şartlarına ihtiyaç duyan hastalara odaklandığı, uygun sağlık hizmetlerinin ise teknoloji ve profesyonel ekiplerle kişinin bulunduğu yere taşındığı bütünleşik bir sağlık hizmeti olarak tanımlanabileceğini söyleyen Dr. Neşe Tunalı bu modelin temel amacının hastanelerin yerini almak değil; doğru hastaya, doğru sağlık hizmetini, doğru zamanda ve doğru yerde ulaştırmak olduğunun altını çizdi. Evde sağlık sisteminin küresel ölçekteki başarısına değinen Dr. Tunalı, ABD’deki Medicare & Medicaid Hizmetleri Merkezleri’nin (CMS) 2020 yılında başlattığı "Acute Hospital Care at Home" (Evde Akut Hastane Bakımı) programını ve Johns Hopkins öncülüğündeki uygulamaları örnek gösterdi. Bu sistemde uygun hastalar, hastane ortamındaki akut bakımı kendi evlerinde güvenle alabiliyor. Dr. Neşe Tunalı, evde sağlığın bünyesinde barındırdığı temel avantajları ise şu başlıklarla sıraladı: "Hasta Konforu: Kişinin kendi ortamında bulunması, iyileşme sürecine hem psikolojik hem de fiziksel katkı sağlar. Zaman ve Verimlilik: Ulaşım ve sıra bekleme süreleri ortadan kalkar; hasta ve hasta yakınlarının zaman kaybı önlenir. Sağlık Sistemine Katkı: Gereksiz hastane başvuruları azalır, kaynaklar etkin kullanılır ve hastane yoğunluğu düşer. Kapsamlı Hizmet: Hekim, hemşire, fizyoterapi ve psikolojik destek gibi birçok hizmet bir arada sunulabilir." Açıklamasında geleceğin sağlık parametrelerini; uzaktan hasta takibi ve giyilebilir teknolojiler, yapay zeka destekli değerlendirme sistemleri, evde laboratuvar ve görüntüleme sistemleri, dijital sağlık uygulamaları ve kişiselleştirilmiş ve proaktif sağlık yönetimi olarak sıralayan Dr. Neşe Tunalı, evde sağlığın yalnızca belirli bir ekonomik kesime hitap eden "lüks" biz hizmet değil, ulaşım, refakatçi, iş gücü ve zaman kaybı gibi görünmeyen maliyetleri azaltan, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir sağlık sistemi olduğunu ifade ederek, "Bugünün evde sağlığı, geleceğin hastanesiz hastanesinin temelidir" dedi. Burtom Sağlık Grubu’nun Bursa’da evde sağlık hizmetlerini sabit paketler yerine, her hastanın ihtiyacına göre şekillenen kişiye özel ve bütüncül bir planlamayla yürüttüğünü belirten Dr. Neşe Tunalı, sistemin tanıdan tedaviye, bakımdan takibe, eğitimden destek süreçlerine kadar geniş bir hizmet alanını kapsadığını söyledi.

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU Haber

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU

Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ın onur konuğu olduğu etkinliğe; Bulgaristan Ticaret Ataşesi Borislav Petkov, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Üyesi Şeyda Şençayır, Rumelili Yönetici İş İnsanları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Başkan Vekili Sinan Alp, Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği (NİLTİMDER) Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. GESİAD’ın 35. yılı Etkinliğin açılışında konuşan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, bu yıl kuruluşlarının 35. yılını kutladıklarını belirterek, kuruldukları günden bugüne Bursa’nın ve Türkiye’nin ekonomik hayatına katkı sunmanın hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Türkiye’nin geçen 35 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Papatya, “Aradan geçen 35 yılda çok önemli değişimler yaşandı. Ekonomimiz, sanayimiz, iş dünyamız ve çalışma hayatımız büyük bir dönüşüm geçirdi. Ancak değişmeyen bir şey var ki GESİAD’ın üretime, girişimciliğe, dayanışmaya ve genç iş insanlarının önünü açmaya yönelik inancı. Bugün 35 yıllık birikim üzerinde yükselen güçlü bir GESİAD var. Bu vesileyle derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Zorlu rekabet koşulları Maliyetlerin yükseldiği, finansmana erişimin önem kazandığı, rekabet koşullarının her geçen gün daha zorlaştığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Papatya, “Sanayici ve iş insanı açısından baktığımızda artık yalnızca üretmek yeterli değil. Verimlilik, finansal sürdürülebilirlik, teknoloji, nitelikli insan kaynağı, ihracat kapasitesi ve katma değerli üretim her zamankinden daha fazla önem taşıyor. İş dünyası olarak bizim beklentimiz; öngörülebilirliğin güçlenmesi, finansmana erişimin kolaylaşması, üretim ve yatırım isteğinin desteklenmesi ve reel sektörün rekabet gücünü koruyacak adımların sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi. Bizler sorunları konuşmaktan çekinmemeliyiz. Ancak sorunların yanında çözüm önerilerini de ortaya koymalıyız. GESİAD olarak bizim yaklaşımımız her zaman bu yönde oldu. Çünkü biz biliyoruz ki Bursa, üretme kapasitesi, girişimcilik kültürü ve güçlü sanayi altyapısıyla Türkiye ekonomisinin en önemli şehirlerinden biri. Dolayısıyla Bursa iş dünyasının güçlü olması, yalnızca Bursa için değil, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor” dedi. Yapay zekadan dijital dönüşüme, yeşil dönüşümden yeni nesil üretim modellerine kadar birçok alanda yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine işaret eden Papatya, Türkiye’nin bu dönüşümün öncüleri arasında yerini alması gerektiğine dikkat çekti. Yeni dönemin ilk Sinerji Toplantısı Farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getirerek onların deneyimlerini paylaşmayı ve geleceğe ilişkin ortak bakış açısı yansıtmayı amaçladıklarını vurgulayan Papatya, bu kapsamda yeni dönemdi ilk Sinerji Toplantıları’na Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ı konuk ettiklerini ifade etti. Kızıl’ın iş hayatındaki tecrübelerinin gençlere ışık tutacağına olan inancını dile getiren Papatya, etkinliğe katılımda bulunanlara teşekkür etti. Yıl sonunda gerçekleştirecekleri genel kurulla birlikte başkanlık görevinin de sona ereceğini belirten GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, göreve geldiği günden bugüne kadar yönetim kurullarıyla, üyeleriyle ve paydaşlarıyla birlikte GESİAD’ın daha güçlü, daha görünür ve daha etkin bir yapıya kavuşması için çalıştıklarını dile getirdi. Geriye dönüp baktığında en büyük kazanımlarının, GESİAD ailesindeki birlik ve beraberliği daha da güçlendirmek olduğunu ifade eden Papatya, görev süresince kendisiyle birlikte yol yürüyen yönetim kurulu üyelerine ve GESİAD ailesinin bütün bireylerine teşekkür etti. Sözlerinin sonunda GESİAD’ın 35. kuruluş yılını bir kez daha kutlayan Papatya, hep birlikte daha güçlü, daha üretken ve daha umutlu bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. GESİAD’a sekiz taze kan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya’nın konuşmasının ardından TÜRKONFED Başkan Vekili Ramazan Kaya, GESİAD’ın yeni üyeleri; Soykan Yusuf Kanca, İlker Çiçek, Berke Kurtuluş, Onur Şat, İlknur Yalım, Kamer Sağlam, Erdi Tırpan ve Alper Berber’e üyelik beratları ile rozetlerini takdim etti. Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Kızıl’dan başarı hikâyesi Üyelik kabul töreninin ardından etkinliğin onur konuğu Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, iş hayatındaki tecrübelerini salondaki konuklarla paylaştı. Sözlerine Uludağ Gazoz’un tarihçesiyle başlayan Kızıl, bugünkü Uludağ İçecek’in temellerinin dedesi Nuri Zafer Erbak tarafından 1932 yılında atıldığını vurguladı. Kuruluşlarını takip eden süreçle birlikte günümüzde 47 ürün çeşitliliğine ulaştıklarını belirten Kızıl, “İçecek sektöründe Türkiye’nin en çok ihracat yapan kuruluşuyuz. Almanya'da kurduğumuz şirketle, ürünlerin satış ve dağıtım operasyonlarını yönetmekteyiz. Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda’daki satış noktalarımızda ürünlerimizi tüketicilerle buluşturmaktayız. Özellikle meyve aromalı maden suları ve limonata gibi ürünlerimizle, Orta Doğu ile Doğu Avrupa pazarlarında da etkiliyiz” dedi. Tüketicinin Uludağ İçecek’e güveni Ürünlerinin hiçbirinde katkı maddesi bulunmadığına dikkat çeken Kızıl, tüketicinin güvenini kazanmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Üretimin önemine işaret eden Kızıl, firmaların sadece üretmekle başarıya ulaşamayacaklarını, üretim kadar satış ve pazarlama stratejilerinin de doğru belirlenmesi gerektiğini belirtti. Kuruluşlarında 2 bin 100 kişinin istihdam edildiğine dikkat çeken Kızıl, istihdam edilen çalışanlardan bin 300’ünün ise satış ve pazarlama departmanlarında görevlendirildiğini vurguladı. Kızıl, Uludağ İçecek’i başarıya ulaştırılan etkenlerin; kaliteli ve sağlıklı üretim, ürün çeşitliliği ile ürünlerini tüketiciye hızlı ve etkin biçimde ulaştırdıkları satış-pazarlama stratejilerinin bulunduğunu da sözlerine ekledi. GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a konuşmasının ardından teşekkür plaketi takdim etti.

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım Haber

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım

Özdilek Holding'in ev tekstili alanındaki en önemli yatırımı olan Özdilek Üretim Kompleksi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa Nilüfer Badırga'da, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 bin metrekare arsa üzerinde hayata geçirilen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanıyla modern ve entegre bir üretim tesisi olarak faaliyet gösterecek. Açılış törenine, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin yer aldığı protokol üyeleri ile Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Murat Özdilek, üst yönetim ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. Kurdele kesimiyle Özdilek Üretim Kompleksi resmen hizmete açılırken, Emir Murat Özdilek, "55. yılımızı kutladığımız bu yıl, yaklaşık 50 yıllık Özdilek Havlu Fabrikamızı yenilemiş bulunuyoruz. 3 yıllık yoğun bir çalışma neticesinde bugün hayata geçen tesisimizde, şu anda 650 kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bu sayı, ileriki dönemlerde bin 50 kişiye kadar da ulaşabilmektedir" dedi. 120 milyon dolarlık yatırım Özdilek Üretim Kompleksi'nin 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini ve dünyanın en üst standartlarında tasarlanmış bir tesis olduğunu belirten Emir Murat Özdilek, "6 bin 600 ton yıllık kapasitesi bulunan tesisimizdeki kapasite miktarı, farklı ürün talepleriyle daha da fazla artış gösterebilmektedir. Yatırımın maliyetinin 60 milyon doları makinelerden, 60 milyon doları ise yapıdan gelmektedir" ifadelerini kullandı. "Dokuma, boyahane ve konfeksiyon olmak üzere 3 ana bölümden oluşan kompleks, bugünden itibaren havlu - bornoz adına tüm üretim ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır" diyen Emir Murat Özdilek, boya - baskı ve iplik üretimine yönelik diğer ihtiyaçların ise Bursa İnegöl OSB'deki tesislerinde karşılanmaya devam edeceğini belirtti. Üretimde verimlilik ve rekabet gücü Emir Murat Özdilek, yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olmadığını, küresel tekstil sektöründeki rekabet koşullarına karşı Özdilek'in gücünü artıracak stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Yeni tesisimizin teknolojisi de kapasitesi gibi takdire şayan. Üretim hızının eskiye nazaran yaklaşık yüzde 35 oranında artmasını beklemekteyiz. Süratteki bu kazanım, üretim maliyetlerine toplam etkisi yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olacaktır" dedi. Konuşmasında yatırımın Özdilek'in ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne katkısına da değinen Emir Murat Özdilek, daha yüksek kalite ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyetinin yeni üretim altyapısıyla daha da güçleneceğini belirtti. Ayrıca modern, verimli ve teknolojik üretim altyapısının Türkiye'de oluşturulmasının, katma değerli tekstil üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün uluslararası rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. Modern Çalışma Koşulları ve Sosyal İmkânlar Özdilek Üretim Kompleksi, çalışanlara sunduğu modern çalışma standartları ve sosyal imkânlarla da öne çıkıyor. Üretim alanlarında kullanılan son teknoloji ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sistemleriyle daha sağlıklı ve konforlu çalışma koşulları sunulurken 240 kişilik çok amaçlı salon ve farklı kapasitelerdeki toplantı odaları da ekip çalışmasını destekliyor. Komplekste ayrıca çalışanların ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla 20 kişi kapasiteli 170 metrekarelik sağlıklı yaşam ve spor alanı; 20 çocuk kapasitesi olan, 200 metrekarelik kapalı alanı ve 80 metrekarelik oyun bahçesi bulunan, 2 öğretmen ve 1 çocuk bakıcısının görev aldığı bir kreş bulunuyor. Enerjide verimlilik, üretimde sürdürülebilirlik Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik de kompleksin tasarımında önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda tesisin çatısına kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yıllık 8 milyon 877 bin 600 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. GES'in devreye alınmasıyla kompleksin toplam elektrik tüketim ihtiyacının yüzde 50'sinin, Özdilek Holding'in toplam elektrik tüketim ihtiyacının ise yüzde 6'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor. Özdilek Üretim Kompleksi ile 55 yıllık üretim deneyimini dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşımayı hedefleyen Özdilek Holding, Türkiye'nin ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecek. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ak Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Devlet Eski Bakanı Cavit Çağlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'da yaptığı konuşmada yatırımlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi.

Logo Yazılım’dan yeni nesil kurumsal uygulama yazılımı deneyimi Haber

Logo Yazılım’dan yeni nesil kurumsal uygulama yazılımı deneyimi

Logo Yazılım işletmelerin verimlilik ve rekabet gücünü desteklemeyi sürdürürken, hayata geçirdiği yeni çözüm mimarisiyle daha yalın ve bütünleşik bir deneyim sunmayı hedefliyor. Çözümleri iki ana kategoride işletmelerde buluşturan Logo Yazılım, Logo Cloud ile yenilenen altyapısı ve tasarımı sayesinde gelişmiş bir bulut deneyimi sunuyor. Logo Edge ise on-premise çözümlerin bulut servislerle zenginleştirilebildiği hibrit bir yapıyı işletmelerle buluşturuyor. Yeni nesil arayüz, yapay zekâ yetenekleri ve ek fonksiyonlarla geliştirilen çözümlere, yeni dönemde Logo dünyasının giriş kapısı niteliği taşıyan Logo Base platformu üzerinden erişiliyor. Logo Base üzerinden Logo Kimliği ile farklı Logo Yazılım çözümlerine tek noktadan giriş yapılabiliyor; ürünler arası geçiş sayesinde kullanıcıların sahip oldukları tüm lisanslara tek merkezden ulaşılabiliyor. Dinamik yapısıyla 42 yıldır sürekli güncel Logo Grup CEO’su M. Buğra Koyuncu, "42 yıldır dönüşen teknolojileri ve iş dünyasının ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Her dönemde kendimizi yenileyerek teknoloji alanındaki dönüşümleri işletmeler için somut değere dönüştürmeye odaklandık. Yeni Logo Cloud ve Logo Edge çözümleri, bu yaklaşımımızın önemli bir yansıması. Bu dönüşümün merkezinde öncelikle müşteri deneyimi yer alıyor. Yapay zekâ yetkinlikleriyle geliştirilmiş çözümlerimizi daha yalın ve kullanıcı dostu bir deneyim sunacak şekilde zenginleştirirken, daha bütünleşik bir yapıda bir araya getiriyoruz. Amacımız, Logo Yazılım’ı akıllı iş uygulamaları platformuna dönüştürürken, kullanıcılarımızın çözümlerimizle kurduğu etkileşimi daha fazla kolaylaştırmak" ifadelerini kullandı. Bulut deneyimini zenginleştirmenin yanı sıra hibrit çalışma modellerinin gerektirdiği esnekliği de çözümlerine taşıdıklarını söyleyen Koyuncu, "Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimleri çözümlerimizin gelişiminin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Değişen iş yapış biçimlerine uyum sağlayacak yeni fonksiyonları sürekli olarak çözümlerimize entegre ediyoruz. Yeni Logo Cloud ve Edge ile yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Dinamik, öncü ve inovatif bakış açımızla ülkemiz ekonomisinin dijitalleşmesine ve işletmelerin geleceğe daha güçlü hazırlanmasına katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi. Cloud, Edge ve Base ürünün özellikleri şöyle açıklandı: Yenilenen altyapısı ve tasarımıyla gelişmiş bir bulut deneyimi: Logo Cloud Logo Yazılım’ın tamamen bulut tabanlı olan çözümleri, Logo Cloud altında bütünleşik bir şekilde konumlanıyor. Cloud yeni nesil altyapısı, zengin fonksiyonları, kullanıcı deneyimi odaklı tasarımı ve gelişmiş entegrasyon yetenekleriyle işletmelerin ön muhasebeden ERP’ye (Kurumsal Kaynak Planlama) kadar ihtiyaçları karşılayarak dijital dönüşümüne güç katıyor. Cloud tarafında yeni nesil özellikler ilk aşamada, dijital dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç sunan Cloud Lite ile devreye alınıyor. Cloud’un ilk aşamasını oluşturan Cloud Lite, küçük ölçekli işletmelerin ihtiyaç duyduğu temel fonksiyonları yeni nesil özelliklerle bir araya getiriyor. Bulutun hız ve esnekliğini günlük iş süreçlerine taşıyarak aşağıdaki ön muhasebe süreçlerini sade, hızlı ve akıllı şekilde yönetmeyi sağlıyor. Cloud’un yeni nesil tasarımı, modern bir kullanıcı deneyimi yaklaşımıyla şekilleniyor. Sade ve fonksiyonel ekran yapıları, kullanıcıların ilk oturumdan itibaren servise hızla uyum sağlamasına yardımcı oluyor. Kayıtlara ait tüm bilgiler tek ekranda görüntülenip yönetilebiliyor; böylece tüm iş adımları bütünsel bir bakışla takip edilebiliyor. Yapay zekâ destekli dijital danışman, Cloud’un en yenilikçi bileşenlerinden birini oluşturuyor. Bu özellik, kullanıcının sistemle etkileşimini kolaylaştırmanın yanı sıra iş süreçlerine akıllı içgörüler de kazandırıyor. Yapay zekâ destekli dijital danışman, ürün kullanımına ait dokümanlara ve cevaplara da hızla ulaşmayı sağlıyor. Kullanıcılar yapay zekâ destekli dijital danışmana doğal dilde sorular yönelterek karmaşık raporlar hazırlamaya gerek kalmadan verilere erişebiliyor. Ürünün veri tabanı haritası üzerinden eğitilen yapay zekâ, bulutta yapılan sorguyu verileri kullanarak yanıtlıyor. Örneğin "Son üç ayda en çok satış yaptığım ürün hangisi?" gibi bir soru, saniyeler içinde rapor olarak sunuluyor. Cloud kapsamında sunulan yeni gelişmiş global arama fonksiyonu, ürün kapsamındaki tüm kayıt, işlem ve belgelere saniyeler içinde ulaşmayı mümkün kılıyor. Bu sayede kullanıcılar bilgiye ulaşmak için arayüzde dolaşmak yerine, doğrudan işlem odaklı ilerleyebiliyor. Cloud ile birlikte yenilenen mobil uygulamayla kullanıcılar her an, her yerden sisteme erişebiliyor ve kritik iş süreçlerini mobil cihazlarından yönetebiliyor. Bu sayede işletmeler, ofis dışında da operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürebiliyor. Gerçek zamanlı veri akışı, karar alma süreçlerini hızlandırırken, mobil erişim sayesinde işin sürekliliği her koşulda korunuyor. Hibrit dünyanın ihtiyaçlarına cevap: Logo Edge Logo Edge altında kategorize edilen Logo Yazılım’ın on-premise çözümleri, artık bulut servislerle zenginleştirilebilen hibrit bir yapıya kavuşuyor. ERP başta olmak üzere Depo Yönetiminden (WMS) Müşteri İlişkileri Yönetimine (CRM), Saha Satış Yönetiminden Veri Analitiği ve İnsan Kaynakları Yönetimine kadar çözümlerin kurulum süreçleri sadeleşirken yeni nesil kullanıcı deneyimine, yeni teknolojilere ve entegrasyonlara uyumlu bir yapı kuruluyor. Yapay zekâ destekli dijital danışmanın sunduğu ürün içi destekle kullanıcılara zaman kazandıran, PaaS altyapısıyla hibrit bir yapı sunan Edge, zenginleştirilen fonksiyonlarıyla işletmelere sunuldu. PaaS altyapısı sayesinde Edge, entegre analitik web dashboard servisi, online teklif toplama ve yapay zekâ destekli dijital asistan özellikleriyle birlikte sunuluyor. Şirketin Tiger ve Netsis ERP ürün grupları ve j-Platform ürünü artık Edge çatısı altında farklı seriler hâlinde sunuluyor. ERP çözümleri işletme büyüklüğü ve ihtiyaçlarına göre Edge T-Series, Edge N-Series ve Edge J-Series olarak farklı paket yapılarıyla kullanıcılarla buluşuyor. Zaman baskısının yoğun yaşandığı ve azami dikkat gerektiren süreçlerden biri olan satın alma, Edge’de sunulan online teklif toplama ve satın alma fonksiyonuyla kolaylaşıyor. Sistemde kayıtlı olan tedarikçilere teklif taleplerinin ve formların e-posta yoluyla gönderilmesi, bu formlar üzerinden tekliflerin toplanması ve tek ekrandan karşılaştırılarak uygun görülen tekliflerin siparişe dönüştürülmesi doğrudan Edge üzerinden online yapılıyor. Edge’in lisanslamasında kullanıcı kimliğine bağlı (named user) modele geçilmesi, ERP’ye erişimin artık aynı anda giriş yapan kullanıcı sayısına veya cihaz sayısına göre değil, her bir kullanıcı için tanımlanan lisans üzerinden yönetilmesi anlamına geliyor. KVKK gibi regülasyonlara tam uyum ve denetlenebilirlik sağlayan bu lisanslama modeli sayesinde, Logo Kimliği ile sisteme tanımlanmış, gerçek kullanıcılar şeffaf, öngörülebilir ve ölçeklenebilir şekilde yönetilebiliyor. Edge, arayüz ve ekran tasarımlarıyla da yeni nesil bir deneyim oluşturuyor. Günümüz kullanıcılarının beklentileri doğrultusunda hazırlanan daha sade ve modern tasarım, ekran alanını maksimum verimle kullanmayı sağlıyor. Ayrıca Edge’in yenilenen mobil uygulaması da zamandan ve mekândan bağımsız erişim deneyimi sunuyor. Logo dünyasına giriş kapısı: Logo Base Tüm Logo Yazılım çözümlerine giriş için tek bir platform sunan Logo Base sayesinde kullanıcılar, ERP, WMS ve CRM’in de içinde bulunduğu lisans sahibi oldukları birçok çözüme tek Logo Kimliği üzerinden erişilebiliyor. Böylece uygulamalara giriş, kurulum ve uygulamalar arası geçiş kolaylaşıyor; kullanıcı verimliliği artıyor ve tüm çözümler ortak bir yapı altında bütünleşiyor. Her uygulama için ayrı kullanıcı adı ve şifre bilgisi oluşturmak, saklamak ve ayrı ayrı giriş yapmak gerekmiyor. Base kurulum ve güncellemeleri de kolaylaştırıyor. Hesap Yöneticisi olarak tanımlanan firma yetkilisi, firmaya ait tüm şirketin lisanslarını görüntüleyebiliyor ve tek bir butona basarak istenen uygulamayı kurabiliyor. Lisans tanımlanan kullanıcılar Logo Kimliği üzerinden Base’e girerek kurulumu ve güncellemesi yapılan tüm uygulamaları görebiliyor, istedikleri uygulamayı tek tıkla çalıştırabiliyor ve farklı uygulamalar arasında tek tıkla geçiş yapabiliyor. Yapay zekâ destekli dijital danışman aracılığıyla Base üzerinden ürünlere ilişkin videolu anlatımlara ve dokümanlara da rahatlıkla erişilebiliyor.

Bursa Model Fabrika 'Sektörel Gelişim Merkezi' oldu Haber

Bursa Model Fabrika 'Sektörel Gelişim Merkezi' oldu

Yeni statüyle Bursa Model Fabrika’nın eğitim, danışmanlık ve dönüşüm hizmetlerindeki kapasitesinin geliştirilerek daha fazla KOBİ’ye ulaşılması hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Model Fabrika’nın SEGEM kapsamına alınmasının merkezin iş dünyasına sunduğu hizmetleri daha ileri bir seviyeye taşıyacağını söyledi. KOSGEB tarafından KOBİ’lerin kurumsallaşma düzeylerinin yükseltilmesi, verimliliklerinin artırılması, dijital, yalın ve yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması amacıyla hayata geçirilen SEGEM Destek Programı, sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunan merkezlerin kapasitelerini geliştirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında Sektörel Gelişim Merkezlerinin personel, yazılım, eğitim, danışmanlık, organizasyon ve tanıtım giderleri desteklenirken, bu yapıların hizmet çeşitliliğinin ve sürdürülebilirliğinin artırılması hedefleniyor. Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsü kazanmasıyla merkezin sanayi kuruluşlarına yönelik eğitim, danışmanlık ve uygulamalı dönüşüm çalışmalarını daha geniş bir çerçevede sürdürmesi için önemli bir destek mekanizması oluşturuldu. KOBİ’LERİN VERİMLİLİK YOLCULUĞUNA REHBERLİK EDİYOR BTSO öncülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde hayata geçirilen Bursa Model Fabrika, işletmelerin üretim süreçlerini daha verimli, esnek ve rekabetçi hale getirmelerine katkı sağlıyor. Gerçek üretim ortamında deneyimsel öğrenme yöntemlerinin uygulandığı merkezde işletmelerin mevcut süreçleri analiz ediliyor, verimlilik kayıpları tespit ediliyor ve iyileştirme çalışmalarının doğrudan üretim sahasına aktarılması sağlanıyor. Bursa Model Fabrika’nın “Öğren-Dönüş” yaklaşımıyla firmaların yalın üretim, dijital dönüşüm ve enerji verimliliği alanlarında kalıcı yetkinlik kazanması amaçlanıyor. Kurulduğu günden bu yana Bursa sanayisinin dönüşümünde aktif rol üstlenen Bursa Model Fabrika’da “Öğren-Dönüş” danışmanlığı kapsamında 113 işletmeye destek sağlandı. Farkındalık eğitimleriyle 734 işletmeden 2 bin 871 çalışana ulaşılırken, deneyimsel eğitimlerden 246 firma ve bin 226 çalışan faydalandı. Merkezde ayrıca bin 112 üniversite öğrencisine yalın üretim alanında eğitim verilerek geleceğin nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlandı. Otomotivden tekstile, makineden metale ve gıdaya kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalara hizmet veren Bursa Model Fabrika, işletmelerin süreçlerini sadeleştirmelerine, kaynaklarını daha etkin kullanmalarına ve dönüşüm kültürünü kurum geneline yaymalarına destek oluyor. “REKABETİN ANAHTARI VERİMLİLİK VE DÖNÜŞÜM” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabet koşullarının üretim anlayışını hızla değiştirdiğini, firmaların maliyet, kalite ve hız kadar teknolojiye uyum ve kaynak verimliliği konusunda da güçlü bir yapıya sahip olması gerektiğini ifade etti. İbrahim Burkay, “Bursa, Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri. Ancak sahip olduğumuz üretim kabiliyetini geleceğe taşımak için firmalarımızın daha verimli üretmesi, teknolojiyi süreçlerine daha hızlı adapte etmesi ve insan kaynağını yeni yetkinliklerle buluşturması gerekiyor. Bursa Model Fabrika’yı bu anlayışla hayata geçirdik. Burada firmalarımıza teorik bir eğitim vermekle kalmıyor, üretim sahasındaki kayıpları birlikte tespit ediyor ve dönüşümü işletmenin kendi ortamında hayata geçiriyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz sonuçlar, bu modelin iş dünyamız açısından ne kadar değerli olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsü kazanmasının yeni bir gelişim döneminin kapısını açtığını belirten Başkan Burkay, sağlanacak desteklerle merkezin insan kaynağı, teknoloji altyapısı ve hizmet kapasitesinin daha da güçleneceğini ifade etti. BTSO’nun 2030 vizyonu doğrultusunda üretimde verimlilik, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm başlıklarını birbirini tamamlayan temel rekabet unsurları olarak ele aldıklarını ifade eden Burkay, “KOSGEB’in SEGEM programıyla Bursa Model Fabrikamızın kapasitesini geliştirerek daha fazla KOBİ’mizi bu dönüşüm sürecine daha fazla dahil etmeyi hedefliyoruz. Firmalarımızın kurumsallaşmadan teknoloji adaptasyonuna, yalın üretimden enerji verimliliğine kadar ihtiyaç duyduğu alanlarda güçlü bir rehberlik sunmaya devam edeceğiz. BTSO olarak hayata geçirdiğimiz projelerde kamu desteklerinden en iyi şekilde kullanan kurumların başında geliyoruz. Hedefimiz firmalarımızın bugünkü sorunlarına çözüm üretirken, onları yarının üretim koşullarına da hazırlamak. Bursa sanayisinin yüksek katma değerli, verimli ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla küresel rekabetteki konumunu güçlendirmek için iş dünyamızın yanında olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

BTSO MESYEB’den 135 bin çalışana belge Haber

BTSO MESYEB’den 135 bin çalışana belge

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren ve 112 meslekteki yetki alanıyla Türkiye’nin en büyük belgelendirme merkezi konumunda bulunan BTSO MESYEB, bugüne kadar 135 bini aşkın çalışanı belgelendirerek iş dünyasının nitelikli insan kaynağı ihtiyacına stratejik bir katkı sunuyor. Firmaların rekabet gücünü artırmak, çalışanların bilgi ve becerilerini ulusal standartlara ulaştırmak ve daha güvenli çalışma ortamları oluşturmak amacıyla hayata geçirilen BTSO MESYEB, Türkiye genelinde geniş bir hizmet ağına ulaştı. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından belirlenen ulusal standartlar doğrultusunda faaliyet yürüten merkez, iş dünyasının nitelikli iş gücü ihtiyacına doğrudan çözüm sunuyor. İnşaat, otomotiv, tekstil, asansör, elektrik-elektronik, kişisel hizmetler, lojistik, maden, metal, enerji ile kimya, petrol, lastik ve plastik olmak üzere 11 farklı sektörel grupta faaliyet gösteren BTSO MESYEB, toplam 112 meslekte yetki sahibi durumunda. Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin 60’tan fazla ilinde sınav ve belgelendirme hizmeti sunan merkez, 135 bini aşkın çalışanın mesleki yeterlilik belgesi almasını sağladı. Gerçekleştirilen bu faaliyetlerle çalışanların yetkinlikleri güvence altına alınırken, iş kazalarının azaltılması ve iş sağlığı ile güvenliği bilincinin yaygınlaştırılmasına da önemli bir katkı sunuluyor. "Nitelikli İnsan Kaynağını Üretimin Merkezine Yerleştiriyoruz" Küresel rekabet ortamında teknoloji yatırımları kadar nitelikli insan kaynağının da belirleyici bir rol üstlendiğini söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, mesleki yeterlilik sisteminin işletmelere kalite, verimlilik ve iş güvenliği bakımından büyük kazanımlar sağladığını vurguladı. Burkay, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: "Üretimde güçlü olmanın yolu, işi doğru bilgi ve yetkinlikle yapan insan kaynağından geçiyor. MESYEB’i bu vizyonla, iş dünyamızın ihtiyaçlarına cevap veren öncü bir merkez olarak kurduk. Bugün 112 meslekte sahip olduğumuz yetkiyle Türkiye’nin zirvesindeyiz. Ülke genelinde 135 bini aşkın çalışanımızın mesleki yeterliliğini belgelendirerek hem çalışanlarımızın kariyerine değer kattık hem de firmalarımızın üretim standartlarını yükselttik. Önümüzdeki süreçte de iş dünyamızın ihtiyaç duyacağı yeni alanlarda yetkinliklerimizi genişletmeye devam edeceğiz."

Otomotivde üretim düştü, ihracat yükseldi! Haber

Otomotivde üretim düştü, ihracat yükseldi!

Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, 2026'nın ilk 7 ayında jeopolitik gelişmeler, değişen ticaret politikaları, elektrikli araç dönüşümü ve küresel belirsizliklerin etkisiyle zorlu bir dönem geçirdi. Avrupa başta olmak üzere ana pazarlardaki talep yavaşlarken, sektör ihracatta büyümeyi sürdürdü. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci'nin aktardığı OSD ve OİB verilerine göre, yılın ilk 7 ayında toplam otomotiv üretimi yüzde 8,1 düşüşle 767 bin 216 adede, otomobil üretimi ise yüzde 18,6 gerilemeyle 424 bin 667 adede indi. Buna karşılık toplam otomotiv ihracatı yüzde 2,4 artarak 24 milyar 423 milyon dolara, otomotiv tedarik sanayisi ihracatı ise yüzde 4,7 yükselerek 9 milyar 473 milyon dolara ulaştı. "REKABET GÜCÜNÜ KORUMAK ZORLAŞIYOR" Kur-enflasyon makasının açılması ve özellikle işçilik maliyetlerindeki artışın firmaların uluslararası rekabet gücünü zorladığını belirten Birinci, ihracatçı sektörleri destekleyecek adımların önemine dikkat çekti. Birinci, küresel tedarik zincirindeki konumu güçlendirmek için teknoloji, üretim kabiliyeti ve verimlilik yatırımlarına devam edeceklerini söyledi. MADE İN EU İÇİN TEMASLAR SÜRÜYOR TAYSAD'ın bir diğer gündeminin ise Made in EU olduğunu belirten Birinci, OİB ve OSD ile Ankara ve Brüksel'de temaslar yürüttüklerini açıkladı. Birinci, Türkiye'nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki güçlü üretim ve tedarik entegrasyonunun korunması gerektiğini vurguladı.

Aras Kargo, Türkiye ve bölgedeki yatırımlarını artıracak Haber

Aras Kargo, Türkiye ve bölgedeki yatırımlarını artıracak

Aras Kargo, operasyonel kapasite, dijital altyapı, sürdürülebilirlik ve uluslararası büyümeye yönelik dönüşüm programını kamuoyuyla paylaştı. Aras Kargo, "Yolun geçtiği her yerde olma" vizyonuyla başlattığı çok yönlü dönüşüm programını İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Son yıllarda 100 milyon euronun üzerinde yatırım yapan şirket, önümüzdeki 3 yıl içinde 100 milyon euroluk yeni bir yatırım hamlesiyle büyüme yolculuğunu hızlandırıyor. 28 transfer merkezi, 800'ü aşkın şube, 6 bine yakın Aras Burası esnaf noktası ve yaklaşık 14 bin kişilik ekibiyle her gün 1 milyondan fazla adrese hizmet veren Aras Kargo, dönüşüm programını kamuoyuyla paylaştı. Şirketin dönüşüm programı; kültürel dönüşümde insan ve toplumsal cinsiyet dengesi, ticari dönüşümde müşteri memnuniyeti ve uluslararası büyüme, operasyonel dönüşümde kapasite artışı, verimlilik ve yeşil lojistik, dijital dönüşümde ise teknoloji, verimlilik ve inovasyon başlıklarına odaklanıyor. Şirketten alınan bilgilere göre yeni kurumsal marka kimliği, 45 yıllık deneyimden ilham alan "Yol" hikayesi üzerine kurgulandı. Aras Kargo, "Yolun geçtiği her yerde olma" vizyonu doğrultusunda Yeni Nesil Şubeler, 7/24 kargo otomatları ve uluslararası lojistik ağı gibi uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor. Şirketin uluslararası operasyonları Aras Global çatısı altında birleştirilirken, yeni kurumsal kimliğin Gürcistan ve Özbekistan'da uygulanmasına başlandı. Azerbaycan'daki dönüşümün ise 2027 yılında tamamlanması planlanıyor. Şirket tarafından yapılan açıklamada, transfer merkezi yatırımlarıyla kargo işleme kapasitesinin saatte 365 bine, saniyede yaklaşık 100'e çıkarıldığı belirtildi. Açıklamada, 2025'te 8,3 milyon euro yatırımla yenilenen Hadımköy Transfer Merkezi'nin günlük kapasitesinin 600 binin üzerine çıkarıldığı, Gaziantep'te 15 bin 200 metrekarelik yeni transfer merkezi açıldığı ve Ankara Transfer Merkezi'nin kapasitesinin 6 katın üzerinde artırıldığı aktarıldı. 2026'da İstanbul Fenertepe başta olmak üzere Afyonkarahisar, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Kayseri'de sorter ve transfer merkezi yatırımlarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Doğrudan Dağıtım Merkezi modeliyle de aynı gün teslimat kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Aras Kargo, Yeşil İlçe programı kapsamında 10 ilçede elektrikli teslimat gerçekleştirirken, bu sayının 2026 sonunda 13'e çıkarılması hedefleniyor. Dört ülkede yenilenebilir enerji sertifikalarıyla 109 bin 500 ton karbon emisyonu ve 16,8 milyon kWh elektrik kaynaklı emisyon dengelendi. Şirketin açıklamasına göre yılda 1 milyon kilogramdan fazla atık geri dönüştürülüyor. Aras Rotalama Platformu ile rota optimizasyonu sağlanırken, 5 bini aşkın araç ve kuryeden oluşan filonun sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda dönüştürülmesi planlanıyor. Aras Dijital Aras Kargo'nun ilk iştiraki Aras Digital tarafından geliştirilen teknolojilerin Avusturya Postanesi şirketlerine ihraç edildiği belirtildi. Yapay zekâ destekli Aras Rotalama Platformu ile rota, yakıt ve karbon optimizasyonu sağlanırken, NESY sistemiyle altı ülkede planlama, operasyon, müşteri yönetimi ve kargo takibi tek platformda yürütülüyor. 2026 teknoloji mimarisi Aras DigiCore kapsamında yapay zekâ, otomasyon, bulut, siber güvenlik, sensör ve veri teknolojilerinin bir araya getirilmesi planlanıyor. Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen: "Türkiye'ye ve büyüme potansiyeline inanıyoruz" İstanbul'da düzenlenen toplantı kapsamında açıklamalarda bulunan Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen, "Türkiye'ye ve büyüme potansiyeline güçlü bir şekilde inanıyoruz. Aras Kargo olarak bugün yalnızca kargo taşımıyor, Türkiye'nin ticaretinin ve e-ticaret ekosisteminin büyümesini mümkün kılan altyapıyı inşa ediyoruz. İnsan, teknoloji, operasyon ve sürdürülebilirlik odağında yürüttüğümüz çok boyutlu dönüşümle; yerel pazar liderliğimizi Avusturya Postanesi'nin uluslararası gücüyle birleştirirken, geliştirdiğimiz teknoloji ve operasyonel uzmanlığı Avrupa'ya da taşıyoruz. Son yıllarda 100 milyon euronun üzerinde yatırım gerçekleştirdik, önümüzdeki üç yılda 100 milyon euro daha yatırım yapacağız. Her yatırımımızı yalnızca bugünün kapasitesini artıran bir adım değil, Türkiye'nin gelecekteki büyümesini taşıyacak bir altyapı yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz net: Teknolojiyle hızlanan, insanıyla güçlenen ve attığı her adımla daha sürdürülebilir bir Aras Kargo inşa etmek" dedi. Aras Global Genel Müdürü Ramazan Altınay: "Aras Kargo sadece Türkiye'de değil bölgesel lider olma yolunda da adımlar atıyor" Aras Global Genel Müdürü Ramazan Altınay ise yaptığı açıklamada, "Aras kargo bir dönüşüm sürecinde. İnsan odaklı bir dijital dönüşüm içindeyiz. Kargonun geleceğinde insansız bir dönüşüm olamaz, bunu dijital dönüşüm ile destekliyoruz. İnsan odaklı dönüşümü dijitalleşme ile beraber harmanlayıp geleceğimizi çiziyoruz. Yatırımlarımız da bu yönde devam ediyor. Aras Kargo e-ticaret firmaları tarafından en fazla tercih edilen iş ortağı konumunda. E-ticaret Türkiye'nin büyüyen bir ekosistemi. Biz de buna göre şekilleniyoruz. Gönderilerimizin yüzde 70-80'i e-ticaretten gelmekte. Yatırımlarımızın çoğu e-ticaret odaklı. Bu yıl da kapasitemizi artıracak yatırımlar yaptık. Aras Kargo sadece Türkiye'de değil bölgesel lider olma yolunda da adımlar atıyor. Bu noktada bizim Azerbaycan'da, Gürcistan'da, Özbekistan'da yatırımlarımız gerçekleşti. Girdiğimiz pazarlarda çok hızlı ve güçlü konumlanıyoruz. Azerbaycan'da pazar lideri konumuna geldik, Gürcistan'da önemli oyuncu haline geldik. Sadece bu ülkeler değil yeni fırsat olacak pazarları da değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.