Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Veri Analizi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Veri Analizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Analizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gayrimenkul değerlemede yapay zekâ çağı ABD'den önce Türkiye'de Haber

Gayrimenkul değerlemede yapay zekâ çağı ABD'den önce Türkiye'de

ABD'de, UAD 3.6 kapsamında teknoloji destekli yeni raporlama yapısına zorunlu geçiş için 2 Kasım 2026 tarihi belirlenirken; ARGE Gayrimenkul Değerleme, Türkiye gayrimenkul değerleme sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda dijital dönüşümü desteklemek amacıyla geliştirilen yapay zekâ destekli, yerli ve millî SADES altyapısını bir yılı aşkın süredir aktif olarak kullanıyor. Geliştirilen yerli ve millî teknolojik altyapıyı operasyonlarına entegre eden ARGE Gayrimenkul Değerleme, veri toplama, analiz ve rapor kontrolü süreçlerini ileri teknoloji ve yapay zekâ çözümleriyle destekliyor. Sektörel uzmanlık ile teknolojiyi bir araya getiren SADES; değerleme süreçlerinde verinin daha etkin işlenmesine, analizlerin sistematik biçimde yürütülmesine ve rapor kontrol süreçlerinin daha hızlı, tutarlı ve güvenilir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlıyor. ABD'de değerleme raporlarında yeni veri düzeni ABD'de FannieMae ve Freddie Mac tarafından yürütülen UniformAppraisalDataset (UAD) 3.6 çalışması, konut değerleme raporlarında kullanılan veri ve raporlama yapısını yeniliyor. İki kurumun yayımladığı bilgilere göre, ortak rapor iletim portalı UCDP'ye 2 Kasım 2026 ve sonrasında ilk kez sunulacak yeni değerleme raporlarında UAD 3.6 kullanımı zorunlu olacak. Yeni yapı, taşınmazın özelliklerine ve inceleme türüne göre şekillenen dinamik raporlamayı ve standart veri alanlarını esas alıyor. Çalışma kapsamında geliştirilen kontrol arayüzleri de rapor verilerini eksiksizlik, biçim ve veri türü geçerliliği ile makullük açısından inceliyor. "Sektörün ihtiyacını sahada gördük, yerli teknoloji geliştirilmesine öncülük ettik" Gayrimenkul değerleme sektöründe veri analizi ve rapor kontrolü ihtiyaçlarına teknolojiyle çözüm sunmak amacıyla SADES'in geliştirilmesine öncülük eden ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Cem Gel, "SADES'in çıkış noktası, değerleme çalışmalarımızda doğrudan karşılaştığımız ihtiyaçlar oldu. Farklı kaynaklardan gelen bilgilerin birlikte analiz edilmesi, veri tutarlılığının sağlanması ve raporların daha sistematik biçimde kontrol edilmesi için mesleki deneyimimizi teknolojiyle buluşturduk. Geliştirdiğimiz yerli ve millî yapay zekâ altyapısını operasyonlarımızda kullanmaya başladık. ABD'de UAD 3.6 kapsamında yeni raporlama yapısına zorunlu geçiş Kasım 2026'da gerçekleşecekken, biz Türkiye'de kendi sektörümüzün ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmesine öncülük ettiğimiz SADES'ten1,5 senedir yararlanıyoruz. ARGE Değerleme olarak, sahip olduğumuz saha deneyimi ve değerleme alanındaki uzmanlığımızla bu dijital dönüşüm sürecine aktif katkı sağlıyor; operasyonlarımızın tüm aşamalarında dijitalleşmeyi güçlendiriyoruz. Teknolojiyi süreçlerimize entegre ederek insan kaynaklı hata riskini azaltmayı, operasyonel verimliliği artırmayı ve raporlama süreçlerini daha hızlı, tutarlı ve güvenilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz." dedi. ARGE'nin değerleme deneyimi yerli teknolojiyle güçleniyor ARGE Gayrimenkul Değerleme'nin operasyonlarında yararlandığı Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi SADES; değer tahminleme, belge analizi, saha verisi yönetimi ve rapor kontrolü aşamalarını destekliyor. Geliştirilen sistem, lokasyon ve emsal bilgilerinin analiz edilmesinden tapu, ruhsat ve imar belgelerinin incelenmesine kadar farklı süreçlerde uzmanlara yardımcı oluyor. Sahadan elde edilen bilgilerin dijital ortamda kayıt altına alınmasını ve raporlardaki eksiklikler ile uyumsuzlukların belirlenmesini destekliyor. ARGE, bu altyapıdan yararlanarak taşınmaza ilişkin belgeleri, saha araştırmaları ve piyasa verilerini uzman değerlendirmesiyle birlikte ele alıyor. Kontrol gerektiren noktaların görünür hâle gelmesi, uzmanların ilgili belgeleri ve taşınmazın şartlarını daha ayrıntılı incelemesine yardımcı oluyor. "Uzman deneyimini verinin gücüyle buluşturuyoruz" Teknolojinin değerleme hizmetindeki rolüne değinen Dr. Ahmet Cem Gel, "Bir taşınmazın değerini belirlemek, farklı kaynaklardan gelen bilgileri o taşınmazın şartları ve piyasa gerçekleriyle birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor. SADES ile uzmanlarımızın bu süreçte kullanabileceği veri analizi ve kontrol imkanlarını güçlendiriyoruz. Sistem tarafından işaretlenen bir eksikliğin ya da uyumsuzluğun ne anlama geldiğini incelemek, ek bilgi ihtiyacını belirlemek ve bunun değerlemeye etkisini ortaya koymak uzmanlarımızın sorumluluğunda. Mesleki birikimimizi yerli teknolojiyle destekleyerek müşterilerimize sunduğumuz hizmetin hızını, tutarlılığını ve izlenebilirliğini geliştirmeye odaklanıyoruz." ifadelerini kullandı.

BUÜ Matematik öğrencileri sanayide saha tecrübesi kazanacak Haber

BUÜ Matematik öğrencileri sanayide saha tecrübesi kazanacak

İmza törenine; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Döktaş Orhangazi Üretim ve Teknoloji Grup Direktörü Yaşar Uğur Akı, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman, Matematik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Yalçın Tokgöz, Matematik Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Bayram ve Döktaş firması yetkilileri katıldı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin araştırma vizyonuna dikkat çekerek YÖK kriterlerinde sanayi iş birliğinin üst sıralara tırmanmada en belirleyici unsurlardan biri olduğunu ifade etti. Son dönemde proje ve yayın sayılarında ciddi bir hamle gerçekleştirdiklerini belirten Kırıştıoğlu, dijitalleşmeyle birlikte değişen öğrenci profilinin klasik ders mantığının ötesine geçtiğini söyledi. Öğrencilerin artık farklı kaynaklara kolayca ulaşabildiğini vurgulayan Kırıştıoğlu, Matematik Bölümü öğrencilerinin sadece öğretmenlik hedefiyle sınırlı kalmayıp yazılım ve veri gibi alanlarda sanayiyle iç içe staj yapmalarının üniversiteye ve öğrencilerin kariyerine büyük bir ivme kazandıracağını dile getirdi. Döktaş Orhangazi Üretim ve Teknoloji Grup Direktörü Yaşar Uğur Akı ise Güriş ve Döktaş Grubu olarak eğitime ve ülkeye katkı sağlamayı temel bir sorumluluk kabul ettiklerini belirtti. Genç yetenek projesi ve staj programları kapsamında öğrencilere sadece teorik bilgi değil, endüstriyel projeler ve sunum becerileri de kazandırdıklarını aktaran Akı, hayatın dili olan matematiğin sanayide doğrudan bir karşılığı olduğunu vurguladı. Öğrencileri henüz okul sıralarındayken sanayide ağırlamanın "kazan-kazan" ilkesine dayandığını ifade eden Akı, hazırlanan bu protokolü sahada aktif olarak işleteceklerini, bu sayede işletmenin ve öğrencilerin birbirlerinin ruhunu tanıyacağı verimli bir ortam sunacaklarını söyledi. Matematik Bölüm Başkanı Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Bayram da bölüm olarak ana hedeflerinin öğrencilerin ufkunu genişletmek ve onları sektörün ihtiyaç duyduğu çağdaş yetkinliklerle donatmak olduğunu belirtti. Matematik disiplininin sadece teorik derslerle sınırlı kalmayıp sanayi sisteminin ve dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesinin bölüm için stratejik bir adım olduğunu ifade eden Bayram, bu iş birliğinin öğrencilere akademik bilgi birikimini gerçek projelerle sınama imkanı sunduğunu vurguladı. İmzalanan protokol sayesinde öğrencilerin yazılım, veri analizi ve endüstriyel problem çözme süreçlerinde doğrudan rol alacağını aktaran Bayram, bu tür saha deneyimlerinin mezuniyet sonrası istihdamda öğrencileri bir adım öne çıkaracağını dile getirdi. Tören, iş birliği protokolünün imzalanması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: "3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" Haber

İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: "3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın ikinci celsesinin ikinci gününde, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Bugün yapılan duruşmada 15 sanık savunma yaptı. Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine sanık Seyfi Beyaz, "Kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın 2'nci duruşmasının ikinci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Tutuksuz sanık Seyfi Beyaz, daha önce savcılıkta detaylı ifade verdiğini belirterek, önceki beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. Hakkında üç eylem bulunduğunu ifade eden Beyaz, iki eylemde müşteki beyanları kapsamında şikayetini sürdürdüğünü belirterek yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti. Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine Beyaz, ödemeyi kendisinin yapmadığını, diğer ortakların süreci yürüttüğünü söyleyerek, "Yani bunu biz kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" ifadelerini kullandı. Savcının ödemenin hangi ortaklar tarafından yapıldığını sorması üzerine Beyaz, "İsa bey, Yüksel bey, Oktay bey üçü gitmişti" dedi. Mahalleler projesinde Murat Çalık'a para verildiği iddiası da sorulan Beyaz, bu konuda bilgisinin olmadığını söyledi. Westside projesinde Fatih Keleş'in yaptığı mermer işlerinin nasıl geliştiği sorusuna ise "Yani bunu Oktay Hamzaoğlu anlaşmıştı. O devam ettirdi kaba inşaatını" yanıtını verdi. Savcılık Muzaffer Beyaz'ın tutuklanmasını istedi Savcılık, sanık beyanlarının ardından ek mütalaa sunmak istediğini belirterek Muzaffer Beyaz'ın ifadelerinin çelişkili olduğunu öne sürdü ve tutuklanmasını talep etti. Savcılık tarafından tutuklanması talep edilen Beyaz, "Benim iddianamede 4 tane eylemden adım geçmektedir. 3 eylemde sanık olarak, bir eylemde de şikayetçi olarak geçmektedir. Bu 6 no'lu eylemle ilgili abim bahsetti. Benim burayla ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerim, anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Abim ne söylediyse o kadardır" dedi. Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Muzaffer Beyaz'ın tutuklama talebini reddetti. "Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle yaptım" Daha önce 4 kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve ev hapsi kararıyla tahliye edilen Veysel Erçevik de beyanda bulundu. Erçevik, verdiği ifadelerin baskı veya şantaj altında alınmadığını söyleyerek, "Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle ve avukatım aracılığıyla yaptım. Şantaj veya baskı altında ifade vermedim" diye konuştu. Erçevik, "İddianamede Adem Soytekin'e bağlı hareket ettiğime dair somut bir delil bulunmuyor. Adem Soytekin ile sadece çocukluktan gelen 10-11 yıllık bir komşuluk ve dostluk bağım var. Örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık iddialarını reddederek tüm suçlamalardan beraatimi istiyorum. İş hayatına dönebilmek adına adli kontrol tedbiri ile yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını da talep ediyorum" dedi. "Rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum" Tutuksuz yargılanan Mutlu İnşaat hissedarı Yüksel Hamzaoğlu, Westside projesi kapsamında rüşvet verdiği iddiasını reddetti. Hamzaoğlu, "Westside projesi kapsamında rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadım. Savcılık aşamasındaki beyanlarımda da belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığımızı anlattım" diye konuştu. Adem Soytekin ile Yüksel Hamzaoğlu arasında "rüşvet" tartışması kapsamında savunması öne alınan ve ilk tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Adem Soytekin, Yüksel Hamzaoğlu'na Westside projesindeki taşınmazların rüşvet olarak değerlendirilmesini sordu. Soytekin, 2013 yılında iki daireyi satın aldığını, daha sonra üç dükkânı kendi şirketi adına satın alarak Mado şubesi açtığını ve ödemelerin kayıtlarının dosyada bulunduğunu belirterek, "2013 yılında daire alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Ben 2015'te parasıyla dükkân alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Bunları siz mi söylüyorsunuz, yoksa gerçekten birileri size çıkıp 'Adem Soytekin'e yüklenirsen buradan çıkarsın veya kurtarırsın' mantığı mı yapıyor" dedi. Soytekin, ruhsat süreçlerini kendisinin değil Beyaz İnşaat'ın takip ettiğini söylemesi üzerine Hamzaoğlu "Sen takip etmedin, Beyaz İnşaat takip etti. İskân safhasında sen devreye girdin" yanıtını verdi. İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında "500 bin lira" diyaloğu Duruşmada Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen ifade dikkat çekti. İmamoğlu'nun Üneş'e kendisinden 500 bin lira istediğini hatırlatması üzerine Üneş, parayı ödeyecek durumda olmadığını söylediğini ve ardından senet yaptıklarını belirtti. İmamoğlu'nun "Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin öyle mi" sorusuna Üneş, "Şöyle bir hatırımda var: Seçim mi vardı hatırlamadım, bir yer için mi, 'buraya para lazım' dedin. 500 bin lira. Ben dedim ki, sen benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım. 'Benim öyle bir para ödeyecek durumum da yok' dedim" yanıtını verdi. "İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı" İBB davasında tahliye edilen sanık Esra Huri Bulduk, iddianamede yer alan "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" projelerine ilişkin savunma yaptı. İBB Hanem'in hayata geçmeyen bir proje fikri olduğunu belirten Bulduk, uygulamanın hiçbir zaman vatandaşın kullanımına açılmadığını söyleyerek, "İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı Hakim bey. Çünkü o zaten İBB personeline yönelik bir işti" şeklinde konuştu. Projenin belediye personelinin vatandaş ziyaretlerinde hizmetleri anlatması ve vatandaşlardan geri bildirim alınması amacıyla tasarlandığını ifade eden Bulduk, uygulamanın yalnızca test aşamasında kaldığını ifade ederek, "İBB Hanem hiçbir zaman İstanbul Senin'e eklenmedi, dahil edilmedi. Dolayısıyla vatandaş İBB Hanem uygulamasını hiçbir zaman görmedi. İBB Hanem vasıtasıyla hiçbir zaman veri toplanmadı. Dolayısıyla toplanmayan bir veri de yaygınlaştırılamadı" dedi. Bulduk, test ekranına giren kişilerin dijital işlemlerinin log kayıtlarında bulunduğunu belirterek beraatini ve elektronik cihazlarının iade edilmesini talep etti. "Sadece veri analizi gerçekleştirdim" İBB'de veri mühendisi olarak görev yapan Adem Ok da savunma yaptı. Hakkındaki suçlamanın, kurum içi rutin iş akışı kapsamında kendisine yönlendirilen bir tabloyu hazırlamasından ibaret olduğunu belirten Ok, işlemin tek seferlik bir veri analizi olduğunu söyleyerek, "Tamamen olağan işleyişimiz dahilinde bana yöneltilen, kurum içi bir talebin yerine getirilmesinden ibaret. Ayrıca bu veri 6 aylık bir zamansal hacme bağlı, yani tüm log'un, location tablosunun tamamı değil. Atıl durumda kaldı, çünkü kullanılmadı. Herhangi bir raporlamada da kullanılmadı" ifadelerini kullandı. Veriyi hukuka aykırı şekilde kaydetmediğini veya yetkisiz kişilere aktarmadığını, BTK ve USOM ile İBB arasındaki süreçlerde de görev almadığını söyleyen Ok, "Özetle tarafımca elde edilmiş hukuka aykırı bir veri, dışarıya sızdırılmış bir bilgi veya kasıtlı işlenmiş bir suç olduğunu düşünmüyordum. Yalnızca kurum içi bir talepte veri tabanı üzerinde yapılmış tek seferlik bir konum analizi vardır. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Tutuksuz sanıkların beyanda bulunduğu duruşma yarın tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.

Bursa’da eğitimde dönüşüm atölyeleri başladı Haber

Bursa’da eğitimde dönüşüm atölyeleri başladı

Öğretmenlerin uygulama becerilerini güçlendirmeyi hedefleyen program; MEB Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü Programlar ve Öğretim Materyalleri Daire Başkanı Dr. Mustafa Kandırmaz, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, akademisyenler ve çok sayıda eğitimcinin katılımıyla yapıldı. Tanıtım programında, ilkokuldan liseye kadar birçok branşta hazırlanan 15 farklı atölye çalışmasının startı verildi. "EĞİTİMDE SÜREKLİ BİR İNŞA SÜRECİNDEYİZ" Programda konuşan Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sürekli bir inşa süreci olduğunu belirtti. Yelkenci, öğretmenlerin sahadaki deneyimlerini not etmelerinin önemine değinerek, "Öğretmenimiz eğitimle veya yöntemle ilgili bir şey keşfettiği anda bunu platforma iletebilir. Bu yolla doğal bir süreçte milli pedagoji zemini oluşabilir, geleceğe böyle bir miras bırakabiliriz" dedi. Programın beceri örgüsü temelli yapısına dikkat çeken Yelkenci, yapay zeka tartışmalarına da değinerek, "Matematik dersinde algoritmik düşünme ve veri analizi becerilerini geliştiren bir çocuk, aslında farkında olmadan yapay zekanın hücrelerine kadar işlendiği bir eğitim alıyor. Bizim modelimizde didaktik yaklaşımlar değil, çocuğun kendi kendini inşa ettiği bir süreç var. Öğretmen ise burada baskı kurmayan bir 'mücerred kılavuz' rolündedir." dedi. "EĞİTİMDE DÖNÜŞÜM SAHAYA YANSIYOR" Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, kürsüdeki konuşmasında projenin sadece bir program değişikliği olmadığını, yöntem ve uygulamaların birlikte geliştiği bir bakış açısı dönüşümü olduğunu vurguladı. Çokgezer, "Akademisyenlerimiz ve eğitimcilerimizin rehberliğinde yürütülecek bu atölyelerin, öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarına somut katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Tanıtım programı kapsamında düzenlenen ilk oturumlarda, alanında uzman akademisyenler öğretmenlerle bir araya geldi. Programda; Prof. Dr. İlker Cırık (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), Prof. Dr. Esma Genç (Marmara Üniversitesi), Prof. Dr. Adnan Taşgın (Atatürk Üniversitesi), Prof. Dr. Serap Erdoğan (Anadolu Üniversitesi), uygulamalı içeriklerle sürece destek verdi. Tanıtım konuşmaları sonrasında protokol üyeleri, farklı üniversitelerden gelen uzman akademisyenlerin yönetimindeki atölyeleri ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program, katılımcılarla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ererken; öğretmenlerin mesleki gelişimlerine odaklanan eğitim ve uygulama atölyeleri belirlenen takvim doğrultusunda devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.