Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Vatan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Vatan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'daki Giresun Uşakları şehitlerin izinde Haber

Bursa'daki Giresun Uşakları şehitlerin izinde

Bursa Giresun Federasyonu, 30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Giresun Gönüllü Alayları’nın şehitlerini anmak amacıyla kapsamlı bir program düzenledi. “Giresun Uşakları Gün Doğumundan Gün Batımına Şehitlerin Yolunda” adıyla gerçekleştirilen programda katılımcılar, Ankara’nın Haymana ilçesinden Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine uzanan anlamlı bir rota izledi. Bursa’nın farklı noktalarından otobüslerle 29 Ağustos akşamı Haymana’ya hareket eden vatandaşlar, ilk olarak Şehit Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan’ın kabrini ziyaret etti. Haymana Belediye Başkanı Levent Koç tarafından karşılanan kafile, jandarma eskortu eşliğinde Mangal Dağı’na geçti. 42. GİRESUN ALAYI ŞEHİTLERİ DUALARLA ANILDI Sabah namazının ardından 42. Giresunlular Alayı Şehitliği’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Katılımcılara çay, çorba ve kahvaltı ikramının ardından programın açılış konuşmasını Bursa Giresun Federasyonu Başkanı Üzeyir Aktaş yaptı. Başkan Aktaş, 42. Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan ve 42. Alay şehitlerini her yıl olduğu gibi bu yıl da andıklarını belirterek, programın gençlerin yoğun ilgisiyle büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Toprak değil, vatan diyoruz” vurgusu yapan Başkan Aktaş, Giresunlu gönüllülerin vatan uğruna büyük fedakârlık gösterdiğini belirterek tüm şehitleri rahmet ve minnetle andı. Haymana Belediye Başkanı Levent Koç da Bursa Giresun Federasyonu’na organizasyon dolayısıyla teşekkür ederek, şehitlerin unutulmamasının önemine dikkat çekti. “MANGAL DAĞI’NIN KAHRAMANLARI” Program kapsamında Askerî Tarih Uzmanı Talha Çopuroğlu, Giresun Gönüllü Alayları’nın Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki rolünü anlattı. Çopuroğlu, Giresun Gönüllü Alayları’nın ilk olarak 1921 yılında Tirebolu ve Göreleli gönüllülerin katılımıyla oluşturulduğunu, daha sonra alay seviyesine ulaştığını aktardı. Birliğin Samsun’daki görevlerinin ardından yaklaşık üç aylık yürüyüşle Sakarya Meydan Muharebesi’ne katıldığını belirten Çopuroğlu, Mangal Dağı Muharebeleri’nde önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Çopuroğlu, Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan’ın da Güzelcekale Muharebeleri sırasında yaralandığını ve 29 Ağustos gecesi, 30 Ağustos sabahına karşı Haymana’da şehit olduğunu aktardı. Bugünkü 42. Giresun Alayı Şehitliği’nde 5. Tümen ve Giresun Gönüllü Alayları’na mensup 62 şehidin bulunduğu, son siper canlandırma çalışmaları sırasında ulaşılan bir şehidin naaşının da silah arkadaşlarının yanına defnedildiği belirtildi. Katılımcılar, anlatımların ardından şehit mezarlarına karanfil bırakarak şehitliği Türk bayraklarıyla süsledi. HAYMANA’DAN İSCEHİSAR’A ŞEHİTLERİN İZİNDE Haymana’daki programın ardından kafile, Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı Haymana Ziyaretçi Tanıtım Merkezi’ni ziyaret etti. Müzedeki tarihi eserleri inceleyen katılımcılar, daha sonra Şehit Yarbay Hüseyin Avni Alpaslan ve 42. Giresun Gönüllü Alayı şehitleri için saygı yürüyüşü gerçekleştirdi. Program, Alpaslan’ın anıtı önünde düzenlenen protokol programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla tamamlandı. Haymana’nın ardından Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine geçen kafile, 47. Giresun Gönüllü Alayı Şehitliği ve Giresun Kültür Evi’ni ziyaret etti. Burada konuşan Bursa Giresun Federasyonu Başkanı Üzeyir Aktaş, Gönüllü Alayları’nın şehitlerini unutmamanın ve gelecek nesillere aktarmanın Giresun sivil toplum kuruluşlarının önemli sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Aktaş, Harşit Vadisi, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’da şehit düşen Giresunluların anma programlarının tüm Giresun kurumlarının katkısıyla gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu. Programda ayrıca çeşitli kişi ve kurum temsilcilerine plaket takdim edilirken, yönetmenliğini İsmail Kahraman’ın yaptığı “Harşit Zaferinden Kurtuluş Savaşına” adlı belgesel gösterildi. Şehitler için edilen toplu duanın ardından düzenlenen yemek ikramıyla program sona erdi. İscehisar halkı da Giresunlu katılımcıları dualarla uğurladı.

Elif Buse Doğan binlerce Bursalıyı coşturdu Haber

Elif Buse Doğan binlerce Bursalıyı coşturdu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde binlerce Bursalı, ellerinde ay yıldızlı bayraklarla tek yürek oldu. Heykel’den başlayan Zafer Yürüyüşü ile şehrin sokaklarına taşan bayram coşkusu, Millet Bahçesi’nde Elif Buse Doğan konseriyle doruğa çıktı. Başkan Vekili Şahin Biba, Bursalıların Zafer Bayramı’nı kutladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünü Bursalılarla birlikte büyük bir coşkuyla kutladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, gündüz etkinliklerinin ardından UNESCO Meydanı’na kurulan ‘Şanlı Tarihten Güçlü İstikbale’ isimli sergiyi gezip yetkililerden bilgi aldı. Meydanda bir araya gelen binlerce vatandaş, ellerinde ay yıldızlı bayraklarla Bursa Millet Bahçesi’ne yürüdü. Yürüyüşe Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra AK Parti Milletvekili Mustafa Yavuz, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkan Yardımcısı Ali Cansevdi, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, Başkan Vekilleri Numan Çakır ve Kevser Öztürk, Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe, Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast ve vatandaşlar katıldı. Kortejde marşlar hep bir ağızdan söylendi. Kırmızı beyaza bürünen Bursa sokaklarında 30 Ağustos’un gururu ve heyecanı yaşandı. "Bu millet esareti kabul etmez" Yürüyüşten sonra binlerce vatandaş Bursa Millet Bahçesi’nde toplandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba Bursalıları selamlayarak 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümünde aynı gururla, aynı heyecanla ve aynı bayrağın altında bir arada olduklarını vurguladı. 30 Ağustos’un Türk milletinin bağımsızlık iradesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirten Başkan Vekili Biba, "30 Ağustos, Anadolu topraklarına vurulan bağımsızlık mührünün adıdır. Bundan 104 yıl önce, milletimizin önüne çok ağır şartlar konulmuştu. Vatan işgal altındaydı. İmkanlar sınırlıydı. Ancak milletimizin inancı, cesareti ve bağımsız yaşama iradesi her türlü imkânsızlığın üzerindeydi. 26 Ağustos sabahı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde ve kahraman ordumuzun eşsiz mücadelesiyle 30 Ağustos’ta Büyük Zafer’le taçlandı. O gün, aziz milletimiz bütün dünyaya ilan etti. Bu millet esareti kabul etmez. Bu vatan bölünmez. Bu bayrak inmez. Bu millet, kendi geleceğini kendisi belirler. 30 Ağustos’u büyük yapan işte bu iradedir. 1071 Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un Fethi’ne, Çanakkale’den Sakarya’ya, ‘Büyük Taarruz’dan Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan bu kutlu yürüyüşün her aşamasında aynı hakikati görüyoruz. Millet olarak aynı hedef etrafında kenetlendiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Bugün de Türkiye olarak gücümüzün kaynağı budur. Birliğimizdir. Kardeşliğimizdir. Bayrağımıza ve vatanımıza duyduğumuz sarsılmaz bağlılıktır" dedi. "Bursa, kuruluşun ve kurtuluşun şehridir" Bursa’nın tarihi sorumluluğu çok büyük olan bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, "Bursa, sıradan bir şehir değildir. Bu şehir, Osmanlı’nın tohumlarının toprağa kök saldığı, ulu bir çınara dönüştüğü kadim bir şehirdir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Emeğin ve üretimin şehridir. Tarihiyle, sanayisiyle, tarımıyla, kültürüyle ve insanıyla ülkemizin kutlu yürüyüşüne yön veren şehirlerden biridir. Bu nedenle ‘Şanlı Tarihimizden Güçlü İstikbale’ diyoruz. Şanlı tarihimiz bizim köklerimizdir. Güçlü istikbal ise bu ülkenin çocuklarına, gençlerine borcumuzdur. Çok şükür ki bu inançla, köklerimizden aldığımız güçle, geleceğe hep birlikte yön vermeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Hedefimiz Türkiye'nin güçlü yarınlarıdır" Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyan güçlü bir Türkiye hedefiyle ilerlediklerini ifade eden Başkan Vekili Biba, "Biz Bursa olarak bu hedef üzerinde kararlılıkla ilerliyoruz. Bunun için daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz. Bilgimizi ve insan kaynağımızı büyüteceğiz. Şehirlerimizi daha dirençli yapacağız. Ve en önemlisi, bizi biz yapan kardeşlik hukukumuza her şartta sahip çıkacağız. Çünkü bizim istikametimiz birdir. Hedefimiz, milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve Türkiye’nin güçlü yarınlarıdır" dedi. "Birliğimiz daim olsun" Tarih boyunca aynı değerler etrafında kenetlenen Türk milletinin bundan sonra da karşısına çıkacak her türlü badireyi aynı ruhla aşacağını dile getiren Başkan Vekili Biba, "Bizler tarih boyunca aynı değerler etrafında kenetlendik. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da karşılaşacağımız her türlü badireyi işte o ruhla aşarız. Bu coşkulu kalabalığa, bu güzel birlikteliğe bakınca Cenab-ı Hakk’a şükrediyorum. Rabbim, ecdadımızı zafere götüren o inancı, o cesareti kalplerimizde muhafaza etsin. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadelemizin bütün kahramanlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum. Vatanımız, bayrağımız, ezanımız ve hürriyetimiz uğruna canlarını feda eden bütün aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve Emniyet Teşkilatımızın bütün mensuplarını hürmetle selamlıyorum. Bu meydanı dolduran her bir hemşehrime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Birliğimiz daim olsun. Kardeşliğimiz daim olsun. Yurdumuzun semalarında ezanlar dinmesin. Ay yıldızlı bayrağımız göklerde ebediyen dalgalansın. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Zafer coşkusu Elif Buse Doğan'la doruğa çıktı Alanı dolduran Bursalılar, sevilen sanatçı Elif Buse Doğan’ın sahne almasıyla bayram coşkusunu müzikle yaşamaya devam etti. Elif Buse Doğan, sevilen eserlerini Bursalılar için seslendirirken, vatandaşlar şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Ay yıldızlı bayrakların gece boyunca dalgalandığı Bursa Millet Bahçesi’nde unutulmaz görüntüler oluştu. Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde Bursalılar, birlik ve beraberlik içerisinde unutulmaz bir 30 Ağustos akşamı yaşadı.

Fatih’teki "Bir Milletin Zafer Günleri" etkinliğine yoğun ilgi Haber

Fatih’teki "Bir Milletin Zafer Günleri" etkinliğine yoğun ilgi

Fatih’te düzenlenen ‘Bir Milletin Zafer Günleri’ programı İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılımıyla gerçekleşti. Fatih Belediyesi tarafından düzenlenen "Bir Milletin Zafer Günleri" etkinliğine Vali Gül’ün yanı sıra Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili İskender Pala ve çok sayıda vatandaş katıldı. Halk oyunları, kılıç ve Kafkas gösterisi sonrası "Fatih Topkapı’dan Şehre Giriyor" isimli fetih canlandırmaları yapıldı. İstanbul Valisi Gül, "Zaferlerle taçlanan bu ayı, Zaferler Haftası’nda başkanımız kutluyor. Bu Zafer Günleri’nde aslında bir şeye şahitlik ediyoruz. Orduların bu başarıları çok kıymetli. Burada şu fotoğrafı gördüğümde, burada bir aile görüyorum. Genelde bazı etkinliklere çocuklar gider. Bazılarına hanımefendiler gider. Bazılarına beyefendiler gider. Ama burada herkes var. Ailenin güçlenmesi, ailecek tarihi mirasımıza sahip çıkılması. Bunun yaşanması, yaşatılması en büyük sermayelerimizden bir tanesi. Orduların zaferi büyük ama en büyük ordu, en güçlü ordu ailedir. O açıdan ailenin muhafaza edilmesi lazım. Belediye Başkanımıza bu açıdan tekrardan teşekkür ediyorum. Kıymetli İskender Pala Başkanımıza teşekkür ediyorum. Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlık, sıhhat, afiyetler diliyorum" diye konuştu. Bir milletin tarih şuuruyla, bilinçiyle yaşadığını belirten Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Fatih’te Topkapı Meydanı’nda ‘Bir Milletin Zafer Günleri’ adıyla düzenlediğimiz, milletimizin tarihinde en önemli ay olan Zaferler Ayı olarak bilinen Ağustos ayında düzenlediğimiz bu etkinlikte yaklaşık 5 gündür beraberiz. Yine inşallah 30 Ağustos Büyük Taaruz Zafer Günü ile beraber burada programı bitirmiş olacağız. Bugün bu bulunduğumuz topraklar, şimdi temsili yapıyoruz. ‘Fatih Topkapı’dan şehre giriyor’ Gerçekten işte bu Topkapı’dan şehre girdi. Bugün bunların anlaşılması. Fetih şuurunun anlaşılması. Bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizin anlaşılması. Yaklaşık 1000 küsür yıldır bu topraklar Malazgirtten beri sulana sulana şehitlerimiz tarafından vatan toprağı yapıldı. İşte hem onları anmak, anımsamak, yad etmek hem de bunları gelecek nesillere aktarmak açısından bu tür etkinlikleri önemli buluyoruz. Hem Fatihli hemşerilerimiz hem de İstanbullu hemşerilerimiz, bu etkinliğe hemen her gün büyük bir heyecanla şenlendiriyorlar" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili İskender Pala da, "Buradan bu tarafa bakınca insanın gurur duymaması, göğsünün kabarmaması mümkün değil. Keşke hepiniz buraya gelip bir kere oraya baksanız. Çünkü bu kalabalık bu kapıdan 1453 yılında İstanbul’a giren insanların ruhunu taşıdığı için burada. Bu kalabalık sadece bir kuru kalabalık değil. Çocuklarına Fatih adını koyan, çocuklarına Mehmet adını koyan asil insanların kalabalığı. Çocuklarına Fatih adını koyan anneler, çocuklarına Fatih adını koyan babalar, Fatih bir semboldü. Fatih sizin büyük büyük büyük dedenizdi ve aramızda onun genlerini taşıyan Fatihler var. Onların torunları olarak buradaysak, onların başardıklarının daha ötesine gidebilecek bir ruh ile hareket etmek zorundayız" dedi.

’Eren’siz geçen 9 yıl Haber

’Eren’siz geçen 9 yıl

Trabzon'un Maçka ilçesinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından açılan ateş sonucu 11 Ağustos 2017 tarihinde şehit edilen Eren Bülbül geçen 9 yıla rağmen unutulmuyor. 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında kabri başında düzenlenen programla anıldı. Trabzon'un Maçka ilçesi Köprüyanı mahallesinde 11 Ağustos 2017 tarihinde terör örgütü mensuplarının hırsızlık için girdiği evlerini güvenlik güçlerine göstermek için giderken açılan ateş sonucu Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül, ölümünün üzerinden geçen 6 yıla rağmen unutulmuyor. 1 Ocak 2002 yılında dünyaya gelen ve PKK'lı teröristler tarafından 15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül sevenleri tarafından ‘İyi ki varsın Eren' etiketiyle anılırken, anne Ayşe Bülbül oğlunun mezarı başından ayrılmıyor. 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında kabri başında düzenlenen programla anıldı. Eren Bülbül'ün kabri başında düzenlenen programda Kur'an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programa Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Murat Yakın, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan, il ve ilçe protokolü, güvenlik güçleri, Eren Bülbül'ün ailesi ve vatandaşlar katıldı. Eren Bülbül'ün mezarı ziyaretçi akınına uğrarken, anne Ayşe Bülbül, oğlunu gözyaşları ile anlattı. "Ben yavrumun acısını uyurken bile taşıyorum" Şehit Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, oğlunu bir saniye bile unutamadığını belirterek, "Sizlere göre 9 yıl geçti, benim için 9 bin yıl geçti. Benim yavrumun o gün günü bitmişti. İyi ki bu şekilde, vatanı için, milleti için, başında dalgalanan bayrağı için şehit verdim yavrumu. Evlat acısı çok zor, Allah kimseye bu acıyı vermesin. 9 yıl geçti ama sanki 9 bin yıl geçti. Ne yapabilirim ki? Yapacak hiçbir şeyim yok. Yavrumu bir saat, bir dakika, bir saniye bile unutmadım, unutamam. Yavrum bugün, bu anlarda son saniyelerini yaşıyordu. Özel günlerinde yalnız değil. Akşam yatarken bile Eren hep benim gönlümde, gözümün önünde. Ben yavrumun acısını uyurken bile taşıyorum. Rüyalarıma giriyor. O hayatta, çektiğimiz çilelerle, zorluklarla gözümün önüne geliyor. Bir anne olarak diyorum ki, ‘Cenabı-ı mevlam beni de o yaşantılarla bitirecek' yavrumun şehitliğiyle gurur duyuyorum. Öyle bir evladın annesi olduğu için gurur duyuyorum. Arkamdaki dağım evlatlarımdır ama benim acım bitmez. Evlatlarım da kendi çocuklarıyla meşgul oluyor. Belki de bir anlık kardeşlerini unutuyorlar. Benim evladımı unutacak hiçbir yönüm yok" dedi. "Amca-yeğen gibi bir yola yürüdüler" Ayşe Bülbül, oğluyla birlikte şehit olan Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik'e ilişkin amca-yeğen bir yolu yürüdüklerini vurgulayarak, "Evladımla bir yolda yürüdü. Şehadete beraber eriştiler. Allah ikisinin de rahmetini bol eylesin. Şehit edilmeden ben onunla sohbet ettim. Amca-yeğen gibi bir yola yürüdüler. Eren'in çalışkanlığı, Eren'in atılganlığı, sessizliği, sakinliğiyle sakin 15 yaşında değil 30 yaşındaydı. Temkinliydi bir çocuktu. Attığı adım bile değerliydi. Hiçbir şey anlayamadım, hissedemedim. Hayatımıza devam ederken yavrum uçtu gitti. İyi ki böyle bir evlat doğurdum. Vatan sağ olsun" şeklinde konuştu.

Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı Haber

Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı

Çanakkale Geçilmez Destanı'nın dönüm noktası olan 'Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü, Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda düzenlenen törenle kutlandı. Zaferin 111'inci yıldönümünde yeri yeniden tespit ve ihya edilen Arıburnu Zafer Anıtı'nın açılışı düzenlendi. Çanakkale Boğazı'nı geçemeyeceklerini anlayınca Gelibolu Yarımadası'na karadan çıkarma yaparak buradan Boğaz'a ulaşmayı deneyen İtilaf Devletleri'nin umutlarının yok edildiği 10 Ağustos Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ev sahipliğinde, Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende, Atatürk Anıtı'na, Çanakkale Valiliği, 2'nci Kolordu Komutanlığı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve yabancı devletlerin temsilcileri çelenklerini sunuldu. Şehitler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve saygı atışı gerçekleştirildi. Türk bayrağı, İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşma yapıldı. Törende konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Bugün zafer günümüzdür, kutlu olsun. Ordu milletlerin en çok dövüşen, en sarpı olan Türk milletinin tarih yolculuğunda Ağustos ayının çok ayrı bir önemi vardır. Ağustos ayı, Türk milleti için zaferler ayıdır. Buradan, Conkbayırı'ndan Malazgirt Ovası'na Kocatepe'ye Afyon Ovası'na selam olsun. Bu zaferin mimarlarına bin selam olsun. Yaklaşık 8 buçuk ay süren şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda bu topraklarda Mehmetçiğin büyük bir zafer kazandığı mekanlardayız. Etin ve kemiğin çeliğe galip olduğu yerlerdeyiz. Malazgirt Ovası'ndan buraya yürüyen Türk oğlu bu toprakları vatan bellemiş, tarihin belli dönemlerinde Gazi Süleyman Paşa ile beraber karşıya geçmiş ve bu topraklarda şehit olmuş, gazi olmuş ama yüzyıllarca bu toprakları kendine yurt yapmış ve vatan bellemiştir. Gün gelmiş Çanakkale'de şafağın karardığı günde zor duruma düştüğümüzde ve burada yangınlar çıktığında memleketin dört bir tarafından Mehmetçikler kuzeyden güneyden batıdan doğudan yakından uzaktan koşarak gelmiş ve Çanakkale'deki bu büyük yangını söndürmeye gayret göstermiştir. Buralarda gerçekten herkes canından vazgeçmiş yeri gelmiş kan dökmüş, yeri gelmiş canını vermiş ama düşmanı işte bu topraklardan bir adım öteye geçirmemiştir" dedi. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ise, "Dünya harp tarihinin kaydettiği en kanlı, en sert, en yoğun mücadelelerin verildiği topraklardayız. Bu bir varlık yokluk mücadelesiydi. Kendi yurdunu, kendi toprağında hür ve bağımsız yaşamak için canını feda eden büyük kahramanların verdiği bir mücadeleydi. Anafartalar muharebeleri Kara Harekatı'nın en önemli 2'nci kırılma anına tekabül ediyordu. Nisan ayında gerçekleşen Kara Harekatı'nın durdurulması 1'nci kırılma safhası olarak görülebilir ama burada Anafartalar Muharebelerinde ortaya konulan mücadele de kara harekatın 2'nci kırılma anı olarak değerlendirilebilir. Çünkü bu hat aşılsaydı muhtemelen savaşın seyri değişecekti. İşte burada Türk ordusunun, Türk milletinin, Türk askerinin niteliği özellikleri ön plana çıkmaya başladı. Büyük bir kanlı çatışmanın yaşandığı bu topraklarda Akif'in deyimiyle ‘ölüm indirmede gökler, ölü püskürtmede yer' İşte bu hercümerç içerisinde sağlam iradesiyle Mehmetçik bulunduğu hatları kanın son damlasına kadar savunmaya devam etti" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Çanakkale İl Müftüsü Mevlüt Topçu tarafından şehitler için dua edildi. Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Gelibolu 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı şeref defterini imzalamasıyla Conkbayırı'ndaki tören son buldu. Çanakkale geçilmedi Çanakkale Savaşları sırasında, İtilaf Birlikleri Seddülbahir ve Arıburnu'ndaki çarpışmalardan sonra Gelibolu Yarımadası'nı buralardan geçmenin imkansız olduğunu görerek, kuzeydeki Anafartalar'da yeni bir cephe açtı ve Conkbayırı'nı ele geçirdi. Ancak 10 Ağustos 1915'te Mustafa Kemal'in emriyle başlatılan süngü hücumuyla düşman püskürtüldü ve İtilaf Devletleri Anafartalar'dan Gelibolu Yarımadası'nı geçemedi. Arıburnu Zafer Anıtı açıldı 111 yıl önce zaferin nişanesi olarak yükselen, işgal yıllarında yıkılan Arıburnu Zafer Anıtı, Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümünde şehitlik ihya projesi çerçevesinde yeniden yükselerek tarihi hafızadaki yerini aldı. 1915 yılında Arıburnu cephesinde, Anzak hatlarının gerisinde top mermisi kovanlarından inşa edilen anıt, savaş sonrasında Müttefik kuvvetler tarafından yıkıldı. Arıburnu Zafer Anıtı, işgal döneminde kasıtlı olarak yıkıldığı tarihi kaynaklarla belgelenen tek Osmanlı zafer anıtı olma özelliğini taşımakta. Uzun yıllar yalnızca tarihî kaynaklarda varlığını sürdüren anıtın yeri, 15 Ağustos 2024 tarihinde bölgede meydana gelen yangının ardından gerçekleştirilen saha araştırmaları ve hava fotoğrafları sayesinde yeniden tespit edildi. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan projeler doğrultusunda, Çanakkale Valiliği koordinatörlüğünde, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı kontrolünde, Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı ve Eceabat Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen rekonstrüksiyon çalışmaları tamamlanarak, 1915 yılında inşa edilen ve savaşın ardından ortadan kaldırılan Arıburnu Zafer Anıtı, özgün tarihi veriler doğrultusunda aslına uygun şekilde yeniden ihya edildi. Arıburnu Zafer Anıtı açılışında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "O günün şartlarında Mehmetçik zaferin nişanesi olarak, o büyük fedakarlığın, o büyük civan mertliğin nişanesi olarak işte tam bu noktaya bir zafer anıtı inşa etmiştir. Mehmetçiğin o günkü şartlarda kendi elleriyle bizzat yapmış olduğu bu anıt, o büyük kahramanlığın timsali olmuş, sembolü olmuştur. Fakat dönemi şartlarında, işgal yılları içerisinde o anıt burada yıkılmıştır. Uzun yıllar geçti de Mehmetçiğin elleriyle yapmış olduğu anıtı yerinde bulup ayağa kaldırmakta Çanakkale ruhuna sahip olan Türk milletlerinin evlatlarına nasip olmuştur. Mehmetçiğin kendi elleri ile yaptığı o anıtın yerini bulduğumuzda içimizden tekrar o anıtın eski haline iade edilmesi gerektiği kanaatine vardık. Burada tekrar ifade ediyorum yeni bir şey yapmıyoruz, yeni bir şey inşa etmiyoruz. Eski hali iade ediyoruz. Mehmetçiğin hatırasına da sahip çıkıyoruz" diye konuştu. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Burası dünyanın önemli, harp tarihi alanlarından bir tanesi. Bu alanı kendisine yakışır bir şekilde muhafaza etmek, ihya etmek için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bunun için Alan Başkanlığımız büyük bir özveriyle, çabayla bu ihya faaliyetlerine devam ettiriyor. Başkanımızın ifade ettiği gibi dünyanın en önemli korunan tarihi alanlarından bir tanesi niteliğinde. Burada yine anıtları bulunan, mezarları bulunan müttefik devletlerin de hem mezarlarına hem de anıtlarına karşı büyük bir özen gösterdiklerine de şahit oluyoruz. Dolayısıyla burası artık tarihten ders alınacak bir mekan haline gelmiş bulunuyor. Burada bugün açılışın yaptığımız anıt, ihya ettiğimiz anıtın bize gösterdiği çok önemli bir husus var; o da egemenlik. Egemenliğiniz ve bağımsızlığınız yoksa işgal kuvvetleri burada size ait, sizin tarihinize ait hatıraları yok ederler. Onun için egemenliğimize, bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılmamız lazım" dedi. Arıburnu Zafer Anıtı'nda gerçekleştirilen açılış töreni konuşmaların ardından dua edilmesi, kurdele kesimi ve anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi. Törenlere; Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Avustralya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Avustralya Savunma Ataşesi Albay Tim Hawley, Yeni Zelanda Maslahatgüzarı Erin Morris, 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, 3'üncü Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı, Amfibi Kolordu Komutan Vekili Deniz Piyade Albay Umut Turhan, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutan Vekili Deniz Albay Erhan Ege, Çanakkale Baro Başkanı Avukat Ardahan Dikme, Avustralya Başkonsolosu Dr. Paul James Gregor Crawford, Eceabat Kaymakamı Kerem Yenigün, Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu, Çanakkale İl Emniyet Müdürü Ergün Dağıstanlı, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Kıdemli Binbaşı Barış Borucu, siyasi parti temsilcileri, gaziler, şehit yakınları, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.