Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Vahdet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Vahdet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vahdet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail'in savaş bağımlısı mevcut hükümeti tüm bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemek için her türlü tahriki deniyor. Siyonist, işgalci, soykırımcı ideoloji sadece komşularının huzuruna kastetmiyor. Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz. Bunun için ittifakta hayır vardır diyor hem kendi içimizde hem de islam dünyasında ittifakları büyütmeye ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı'na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, "Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Milletimizin ve İslam aleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Ülkemizde ve dünyanın farklı yerlerinde bizleri takip eden, şu anda aramızda olmasalar da gözü de gönlü de kulağı da burada olan tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Böylesine güzel bir programda bizleri buluşturan, rahmetiyle, lütfuyla, keremiyle kalplerimizi birbirine ısındıran Cenab-ı Allah'a sonsuz şükürler olsun. Alemlere rahmet, insanlığa hidayet, müminlere güzel ahlakın en yüksek timsali olarak gönderilen, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Peygamber Efendimiz'e salat ve selam olsun" dedi. "Fahr-i Kâinat Efendimiz'in izinden giderek asırlardır ümmete hizmet eden, yol gösteren, felaha susayan gönülleri irşat eden âlim ve ariflerimizin, kalp ve ilim ehlinin mübarek ruhları şad olsun. İslam'ın izzetini her şeyin üstünde tutan, ilây-ı kelimetullah davası uğruna canlarını ortaya koyan, vatanı, milleti, ezanı, bayrağı, devleti ve ümmeti için her türlü cefayı, zorluğu göze alan kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin, o mücadele ve mücahide erlerinin aziz ruhları şad olsun diyorum" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Müslümanlar olarak hafta başında biliyorsunuz Mevlid-i Nebi'yi bir kez daha idrak ettik. Kurtuluş vesilesi olarak yer yüzüne teşrif eden Resulallah Efendimizin veladetinin bir sene-i devriyesine erişmenin mutluluğunu yaşadık. Gerek dualarımızla gerek ibadetlerimizle o mübarek geceyi anlamına ve mehabetine uygun şekilde hissetmeye ve değerlendirmeye çalıştık. Veladet-i Nebi'nin 1501'inci yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz, tüm insanlık için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şunu öncelikle özelikle ifade etmek istiyorum. Veladet-i Nebi, Yüce Allah'ın sonuz rahmetinin bu dünyada ki en güzel tecellisidir. Efendimizin bu aleme doğuşu insan oğlunun kainattaki yerini yaradılış gayesini ve istikametini yeniden keşfetmesinin başlangıcı olmuştur. merhum Süleyman Çelebi Mevlid-i Şerif'inde diyor ya, ‘Belirince işaretleri dünyada Mustafa’nın, Tuttu cihanı baştan başa nuru Mustafa’nın.’. İşte beşeriyetin inanç ve ahlak bakımından zifiri karanlığın pençesinde olduğu bir çağda Hatamü'l-Enbiya Efendimiz, insanlığın ufkunu nebevi bir nurla doldurmuştur. Peygamber aşkı, sevgisi, müminlerin gönlünde nesillerden nesillere aktarılan en kıymetli miras olmuştur. Bu sevda, İslam'la müşerref olduğu ilk günden itibaren milletimizin de kalbinde müstesna bir yer tutmuştur. Ecdadımız asırlar boyunca din-i mübin-i İslam'ın sancaktarı olmuş, Efendimiz'e duyduğu aşk ve muhabbeti tertemiz bir imanla korumuştur" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merhum Nihat Sami Banarlı’nın çok anlamlı bir tespitini sizlerle paylaşmak istiyorum. Gençlerimizin özellikle de yeni yuva kuran çiftlerimizin bu hatırayı çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Türk edebiyatının önemli isimlerinden merhum Banarlı, kırdan kente göçün başladığı yıllara ait bir anısını bakınız nasıl anlatıyor: 'Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden İstanbul'a, Ankara'ya ve başka büyük şehirlere göç eden halkımız var. Bunlar ailece gelip apartmanlarda kapıcılık, iç hizmetleri ve başka işler yapıyorlar. Bilhassa kadın adları dikkatimi çekiyor: Gül, Yazgülü, Gülşah, Gülşan, Güldalı, Güldane, Gülizar, Kırgülü, Gülbeyaz... Hatta erkek adı olarak da bazen Gülbey... Bu güllü isimlerin Anadolumuzu gül bahçelerine çeviren güzel adların bu derece ısrarla niçin konulduklarını ben biliyorum. Ama yine de bilmezlikten gelerek soruyorum: Sizlerin oralarda gül bahçeleri çok olmalı. Köy evlerinin bahçelerinde çok mu çiçek yetiştirirsiniz? Adı Güldalı olan hanım cevap veriyor: Hayır bey, bizim oralarda çiçek bahçesi ne gezer? Biz toprağı tarla diye kullanırız. Peki, kızlarınıza bu kadar çok ve güzel gül adlarını güle hasret duyduğunuz için mi koyuyorsunuz? Hayır bey, bizim hasret duyduğumuz başkadır. Bizim oralarda inanılır ki gül... Hazret-i Muhammed'in remzidir. Gül, Muhammet teridir diyen Yunus Emre gibi bir büyük şairin bizim milletimizin de bu topraklardan çıkması boşuna değildir. Bizim Resul-i Ekrem'e olan sadakatimiz yalnızca milli seciyemizde değil, dilimizde, edebiyatımızda, kültür ve sanatımızda da tezahür etmiştir. Süleyman Çelebi'nin kalbinden beyitlere dökülen Mevlid-i Şerif, yüzyıllardır Efendimiz'e duyulan hürmetin ortak sesidir. Fuzuli'nin Su Kasidesi, Resul-i Kibriya'nın bastığı toprağa ulaşma arzusuyla yanıp tutuşan bir gayenin, böyle bir gayretin ifadesidir" dedi. "Rabbim bizleri adı güzel kendi güzel Muhammed’in yolundan ayırmasın" "Şairlerimizin, ediplerimizin, hatta padişahlarımızın Efendimiz'e ithafen yazdığı na't-ı şerifler milletimizin hak yolundaki adanmışlığının en veciz nişaneleridir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, !Gönlü peygamber aşkıyla yanan isimlerden biri de rahmetli Mehmet Akif İnan üstadımızdı. Merhum Akif İnan, Efendimiz'e olan bağlılığını şu muhteşem mısralarla dile getirmiştir: 'Özgürlük, menşurun kanatlarından toprağım, devletim, bayrağım sensin. Maddemsin, manamsın, varım yoğumsun, ufkumsun, yakınım, uzağım, sensin. Annem, babam, atam, kardeşim, yavrum, evim barkım, bahçem ve bağım sensin. Seslerin kalbimin dudaklarında, zamanım, dönemim ve çağım sensin. Ümidim, cihadım, şafağım sende, hicretim, menzilim, durağım sensin. Seninle olmaktır ahdim, yeminim, ordum, emirim ve otağım sensin.' Övüncümüz, şerefimiz, sözümüz ve yegâne önderimiz Resul-i Ekrem Efendimiz'i bugün bir kez daha kemal-i hürmetle yâd ediyorum. Rabbim bizleri adı güzel kendi güzel Muhammed’in yolundan ayırmasın diyorum. Az evvel hocamızın huşu içinde okuduğu bizim de inşirah bularak dinlediğimiz Azhap Suresi'nde Rabbimiz şöyle buyuruyor; içinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe umut bağlayanlar Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki Resullahta güzel bir örneklik vardır. Güzel ahlakı tamamlamak için gönderilen Efendimiz bir hadisi şerifinde kendisinin misyonunu şöyle ifade etmişti benim ve benden önceki peygamberlerin durumu bir ev inşa eden kimseye benzer o kimse evi güzelce yapıp mükembell hale getirmiş fakat bir köşede sadece bir tuğla yeri boş kalmıştır. İnsanlar bu evi dolaşırlar ona hayran olurlar ve şöyle derler keşke şu tuğlada yerine konulmuş olsaydı. İşte ben o yeri boş bırakılan tuğlayım. Ben peygamberlerin sonuncusuyum. Hatemul embiya diyor ya o tuğladaki bir toz zerresi olabilmeyi Kur'an ve sünnetin ışığında ahlakı haseneyi kuşana bilmeyi Rabbim hepimize nasip eylesin diyorum." Çocuklara ve gençlere Peygamber Efendimizin hayatını öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Müslümanlar olarak hem şahsi yaşantımızda hem iş ve aile hayatımızda hem de toplumla ve tabiatla kurduğumuz münasebetlerde işte bu ahlakı kendimize rehber edinmek zorundayız. Kur'an ve Sünnet'in kılavuzluğunda ahlak-ı hamidiyeyi, ahlak-ı haseneyi hayatımızın merkezine koymak durumundayız. Bu inancı ve bu kararlılığı her birimizin kuşanması gereklidir. Fakat bu anlayışı öncelikle kendi hayatımıza hakim kılmamız gerekir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Efendimizin örnek ahlakıyla tanıştırmamız, onları Resul-i Kibriya'nın temsil ettiği değerlerle buluşturmamız hayati bir meseledir. Ancak bu şekilde kalplerimizde filizlenen, ailemizde yeşeren ve milletimizde boy veren kıymet hükümlerini bütün insanlığa ulaştırabiliriz" ifadelerini kullandı. "İnşallah iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz" Masumların hedef alındığını belirten Erdoğan, "Aktörler ve senaryolar değişse de iyi ile kötünün mücadele ettiği ve sonunda inşallah iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz. Filistin’nden Lübnan’a Sudan’dan Somali’ye kalbimizin attığı coğrafyaların önemli bir kısmı yıllardır krizde. Savaşla istikrarsızlıkla boğuşuyor. Her şeyden habersiz masum yavrular göz göre göre hedef alınıyor. Dünyayı tanımadan daha ne olup bittiğini anlamadan bebekler, çocuklar toprağa düşüyor. Kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları, yardım görevlileri savaş ve çatışma ortamlarında değil sivil yerleşim yerlerinde bombalarla katlediliyor"şeklinde konuştu. "Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor" "Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece Filistin'de milyonlarca kardeşimiz en temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde, çok zor şartlar altında hayatta kalmanın mücadelesini veriyor. Lübnan'da aynı şekilde 1,3 milyon kardeşimiz İsrail yönetiminin saldırıları sebebiyle evini barkını terk etmek zorunda kaldı. 4 binden fazla insan öldürüldü, çoğu çocuk ve kadın 12 bini aşkın Lübnanlı yaralandı. İsrail'in savaş bağımlısı mevcut hükümeti tüm bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemek için her türlü tahriki deniyor. Siyonisim denilen radikal, işgalci, soykırımcı ideoloji sadece komşularının huzuruna kastetmiyor. Bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef alıyor. Biz de Siyonizm'in yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu kendimiz için değil, hangi inanca mensup olursa olsun bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız" Gözü dönmüş zalimlere yönelik sessizliğin bedelini sivillerin ödediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yakın tarihte Hitler'e, Pol Pot'a ve diğer gözü dönmüş zalimlere yönelik sessizliğin bedelini maalesef siviller ödemek zorunda kaldı. Hitler'in toplama kamplarında, Pol Pot'un ölüm tarlalarında farklı kökenden, farklı inançlardan milyonlarca insan soykırıma uğradı. Ne yazık ki o dönemde insanlık olan biteni seyretmekte kaldı. Bugün aynı hata Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da tekrarlanıyor. Soykırım şebekesinin bu kural, hukuk, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor. Ne küresel yapılar ne de uluslararası toplum, dün olduğu gibi bugün de katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyamıyor. Şu gerçeğin artık fark edilmesi gerektiğine inanıyorum. Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz. Bunun için ittifakta hayır vardır diyor hem kendi içimizde hem de islam dünyasında ittifakları büyütmeye ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz" dedi. "Bütün çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asırlar boyunca tarihe yön vermiş, cihana nizam vermiş Ümmet-i Muhammed’in bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz. Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz. Bütün çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir. Bütün gayretimiz coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir. İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam aleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz. Sadece yakın ve uzak coğrafyalarda değil, kendi ülkemizde de esasen bu şuurla siyaset yapıyor, 86 milyonun kardeşliğini ve kaderdaşlığını daha da güçlendirmenin yollarını arıyoruz. Peygamberimiz ve Güzel Ahlak temasıyla idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebi Haftası boyunca düzenlenen etkinliklerin, Peygamberimizin örnek şahsiyetiyle birlikte ümmetin vazettiği ittifak ve ittihat siyasetini de anlamamıza vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Biz bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak" dedi. Bitlis’in Ahlat ilçesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında tarihi bir güne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve bakanlarla birlikte Ahlat’ta düzenlenen etkinliklere katıldı. Günün ilk programında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen etkinlik alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada vatandaşlara hitap etti. Toplanan kalabalığa hitap eden Erdoğan, "81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Bizi köklerimizle buluşturan bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı, belediyelerimizi, vakıf ve derneklerimizi ayrı ayrı kutluyorum. Özellikle bizleri hüsnü kabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi şu bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kaim eylesin diyorum" dedi. "Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır" "Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz yarın tarihimizin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferimizin 955. seneyi devresini idrak edeceğiz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum; Ahlat şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat şehadete, selamete ermişlerin, yani şahitlerin, selimlerin, ermişlerin, yani gazilerin mekanıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır. Ahlat 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen Alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır. Evet, Ahlat her haliyle şehadet ocağıdır. Gaziler otağıdır, milletimizin kimlik vesikasıdır, tarihimizin iftihar sayfasıdır." "Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür" Malazgirt’e giden yolun Ahlat’tan açıldığını vurgulayan Erdoğan, "Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyarı Rum’u Darülislam haline getiren bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır. Unutmayın; Ahlat Kubbetü’l-İslam’dır. Ahlat bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadımızın Anadolu’ya giriş kapısıdır. Önce Malazgirt’e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah’a hamdolsun, dimdik ayaktadır. Kardeşlerim, ataların mirasına sahip çıktığınız için, şu coşkunuz, şu heyecanınız için, dosta güven veren, düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin bu teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası’nı Milli Park ilan ettik. Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir" "Kıymetli misafirler, bakınız burada, hemen yanı başımızdaki Selçuklu Kabristanı’nda ecdadın tanzim ettiği 10 bine yakın mezar taşımız var" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların adeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler bizim bu topraklardaki 1000 yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işlemeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler tıpkı çift başlı Selçuklu kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim milli hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazanmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin asıl ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekanı cennet olsun.Malazgirt zaferinden İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Milli Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına 1000 yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum." "Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır" "Özellikle genç kardeşlerimizin burayı iyi dinlemesini istiyorum" diyen Erdoğan, "Bakınız, sevgili gençler; Ahlat asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerin de çekim merkezi olmuştur. Ahlat millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin en güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok vecih bir şekilde ifade ettiği gibi: Her fikre hürmet et, olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla, taşla. Yabani ağaca meyve aşıla, marifet kökünden kesmekte değil. Eksiltme yüzünden ar perdesini, kulak ardı et hakkın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini, marifet birlikte nifakta değil. Evet, insan rozeti takıp hakkın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkureyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır. Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız" diye konuştu. "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" "İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye ile ve Türk milletiyle birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki; ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz, ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa, emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi alemlerin Rabbi olan Cenabı Allah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın; büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür. Türkiye yüzyılının inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüzde ufukumuz açıktır. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferimizin 955. yıldönümü şimdiden hayırlı, mübarek olsun diyorum. Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahlat’taki temasları devam ediyor. Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etmesi, ardından Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kabine Toplantısı’na başkanlık etmesi bekleniyor. Erdoğan, günün son programında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek programda bir araya gelecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.