Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Üretim

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

90 yaşındaki annenin evlat sevgisi acı biberi tatlı kıldı Haber

90 yaşındaki annenin evlat sevgisi acı biberi tatlı kıldı

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Bakırköy Mahallesi’nde yaşayan 66 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zarar ve pazar kaybının ardından yöneldiği ata tohumu acı biber üretimiyle yeni bir gelir kapısı araladı. Ata tohumlarından yetiştirdiği yaklaşık 35 bin fideyi 5 dönümlük alana dikerek üretim yapan İnan, kendi hasat ettiği biberleri işleyerek pul bibere dönüşütürü satıyor. İnan, işçilik masraflarını karşılayamadığı için tüm süreci aile fertleriyle yürütüyor. En büyük destekçisi 90 yaşındaki annesi İlerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce mesai yapan anne Şükriye İnan, oğlu Mehmet Ali İnan’ın ata tohumlarından yetiştirdiği acı biberlerin üretim sürecinde en büyük gücü oldu. Eşini kaybettikten sonra tek geçim kaynağı olarak pul biber üretimine yönelen oğlunun tarlada ve serada kuruttuğu tonlarca biberin saplarını ayıklayan fedakar anne, işçi tutamayan ailesinin bütçesini koruyor. Sabah saat 09.00’da başladığı ve akşam 20.00’ye kadar sürdürdüğü meşakkatti çalışmada, acı biber tozunun gözlerini ve genzini yakmasına aldırış etmeyen 90 yaşındaki anne, çuval çuval biberi elden geçirerek ürünün pazara hazırlanmasına katkı sağlıyor. "Gözlerimi ve ciğerimi yakıyor ama oğluma helal olsun" İlerleyen yaşına rağmen evlat sevgisiyle yürüttüğü zahmetli süreci anlatan 90 yaşındaki Şükriye İnan, şunları söyledi: "Oğluma ve torunlarıma yardım etmek için sabah saat 09.00’da oturuyorum, akşam 20.00’ye kadar biber ayıklıyorum. Beraber oturup beraber yiyip içiyoruz, birbirimizden başka kimsemiz yok. Şimdi çalışacağız kışın parasını yiyeceğiz, tek gelir kaynağımız pul biber. Son 4 yıldır biber hasat dönemi geldiğinde tek işim ve tek mesaim bu oluyor. Her gün çuval çuval acı biberi temizliyorum. Çalışırken beni en çok zorlayan şey biberin acısı oluyor; tozu bile gözlerimi, boğazımı ve ciğerlerimi yakıyor. Ama olsun, oğluma yardım ediyorum ya, bütün emeğim ona helal olsun." Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Bakırköy Mahallesi’nde yaşayan 66 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zarar ve pazar kaybının ardından yöneldiği ata tohumu acı biber üretimiyle yeni bir gelir kapısı araladı. Yüksek işçilik maliyetleriyle mücadele eden İnan’ın tarladaki en büyük destekçisi ise ilerleyen yaşına rağmen sabahın ilk ışıklarından akşama kadar acı biber sapı temizleyen 90 yaşındaki annesi Şükriye İnan oldu. Eşini kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamını sürdüren Mehmet Ali İnan, mart ayında ata tohumlarından yetiştirdiği yaklaşık 35 bin fideyi 5 dönümlük alana dikerek üretim yolculuğuna başladı. Hasat döneminde kızaran biberleri köklerinden söküp tarlada ve serada kurumaya bırakan İnan, işçilik masraflarını karşılayamadığı için tüm süreci aile fertleriyle yürütüyor. Kuruyan acı biberlerin öğütülme öncesindeki zahmetli sap temizleme aşamasını ise 90 yaşındaki anne Şükriye İnan üstleniyor. Tozu dahi genzi ve gözleri yakan zorlu mesaiye rağmen her gün çuval çuval biberi elden geçiren fedakar anne, oğlunun ürettiği pul biberlerin Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmasına katkı sağlıyor. "Gözlerimi ve ciğerimi yakıyor ama oğluma helal olsun" İlerleyen yaşına rağmen her gün saatlerce acı biber temizleyerek oğlunun bütçesine destek olan 90 yaşındaki Şükriye İnan, evlat sevgisiyle yürüttüğü zahmetli süreci şu sözlerle anlattı: "Oğluma ve torunlarıma yardım etmek için sabah saat 09.00’da oturuyorum, akşam 20.00’ye kadar biber ayıklıyorum. Beraber oturup beraber yiyip içiyoruz, birbirimizden başka kimsemiz yok. Son 4 yıldır biber hasat dönemi geldiğinde tek işim ve tek mesaim bu oluyor. Her gün çuval çuval acı biberi temizliyorum. Çalışırken beni en çok zorlayan şey biberin acısı oluyor; tozu bile gözlerimi, boğazımı ve ciğerlerimi yakıyor. Ama olsun, oğluma yardım ediyorum ya, bütün emeğim ona helal olsun."

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU Haber

GESİAD’IN SİNERJİ TOPLANTISINA ULUDAĞ İÇECEK YKB ÖMER KIZIL KONUK OLDU

Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ın onur konuğu olduğu etkinliğe; Bulgaristan Ticaret Ataşesi Borislav Petkov, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Üyesi Şeyda Şençayır, Rumelili Yönetici İş İnsanları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Başkan Vekili Sinan Alp, Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği (NİLTİMDER) Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. GESİAD’ın 35. yılı Etkinliğin açılışında konuşan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, bu yıl kuruluşlarının 35. yılını kutladıklarını belirterek, kuruldukları günden bugüne Bursa’nın ve Türkiye’nin ekonomik hayatına katkı sunmanın hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Türkiye’nin geçen 35 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Papatya, “Aradan geçen 35 yılda çok önemli değişimler yaşandı. Ekonomimiz, sanayimiz, iş dünyamız ve çalışma hayatımız büyük bir dönüşüm geçirdi. Ancak değişmeyen bir şey var ki GESİAD’ın üretime, girişimciliğe, dayanışmaya ve genç iş insanlarının önünü açmaya yönelik inancı. Bugün 35 yıllık birikim üzerinde yükselen güçlü bir GESİAD var. Bu vesileyle derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. Zorlu rekabet koşulları Maliyetlerin yükseldiği, finansmana erişimin önem kazandığı, rekabet koşullarının her geçen gün daha zorlaştığı bir dönemden geçildiğine işaret eden Papatya, “Sanayici ve iş insanı açısından baktığımızda artık yalnızca üretmek yeterli değil. Verimlilik, finansal sürdürülebilirlik, teknoloji, nitelikli insan kaynağı, ihracat kapasitesi ve katma değerli üretim her zamankinden daha fazla önem taşıyor. İş dünyası olarak bizim beklentimiz; öngörülebilirliğin güçlenmesi, finansmana erişimin kolaylaşması, üretim ve yatırım isteğinin desteklenmesi ve reel sektörün rekabet gücünü koruyacak adımların sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesi. Bizler sorunları konuşmaktan çekinmemeliyiz. Ancak sorunların yanında çözüm önerilerini de ortaya koymalıyız. GESİAD olarak bizim yaklaşımımız her zaman bu yönde oldu. Çünkü biz biliyoruz ki Bursa, üretme kapasitesi, girişimcilik kültürü ve güçlü sanayi altyapısıyla Türkiye ekonomisinin en önemli şehirlerinden biri. Dolayısıyla Bursa iş dünyasının güçlü olması, yalnızca Bursa için değil, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor” dedi. Yapay zekadan dijital dönüşüme, yeşil dönüşümden yeni nesil üretim modellerine kadar birçok alanda yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine işaret eden Papatya, Türkiye’nin bu dönüşümün öncüleri arasında yerini alması gerektiğine dikkat çekti. Yeni dönemin ilk Sinerji Toplantısı Farklı sektörlerden iş insanlarını bir araya getirerek onların deneyimlerini paylaşmayı ve geleceğe ilişkin ortak bakış açısı yansıtmayı amaçladıklarını vurgulayan Papatya, bu kapsamda yeni dönemdi ilk Sinerji Toplantıları’na Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’ı konuk ettiklerini ifade etti. Kızıl’ın iş hayatındaki tecrübelerinin gençlere ışık tutacağına olan inancını dile getiren Papatya, etkinliğe katılımda bulunanlara teşekkür etti. Yıl sonunda gerçekleştirecekleri genel kurulla birlikte başkanlık görevinin de sona ereceğini belirten GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, göreve geldiği günden bugüne kadar yönetim kurullarıyla, üyeleriyle ve paydaşlarıyla birlikte GESİAD’ın daha güçlü, daha görünür ve daha etkin bir yapıya kavuşması için çalıştıklarını dile getirdi. Geriye dönüp baktığında en büyük kazanımlarının, GESİAD ailesindeki birlik ve beraberliği daha da güçlendirmek olduğunu ifade eden Papatya, görev süresince kendisiyle birlikte yol yürüyen yönetim kurulu üyelerine ve GESİAD ailesinin bütün bireylerine teşekkür etti. Sözlerinin sonunda GESİAD’ın 35. kuruluş yılını bir kez daha kutlayan Papatya, hep birlikte daha güçlü, daha üretken ve daha umutlu bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. GESİAD’a sekiz taze kan GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya’nın konuşmasının ardından TÜRKONFED Başkan Vekili Ramazan Kaya, GESİAD’ın yeni üyeleri; Soykan Yusuf Kanca, İlker Çiçek, Berke Kurtuluş, Onur Şat, İlknur Yalım, Kamer Sağlam, Erdi Tırpan ve Alper Berber’e üyelik beratları ile rozetlerini takdim etti. Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Kızıl’dan başarı hikâyesi Üyelik kabul töreninin ardından etkinliğin onur konuğu Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, iş hayatındaki tecrübelerini salondaki konuklarla paylaştı. Sözlerine Uludağ Gazoz’un tarihçesiyle başlayan Kızıl, bugünkü Uludağ İçecek’in temellerinin dedesi Nuri Zafer Erbak tarafından 1932 yılında atıldığını vurguladı. Kuruluşlarını takip eden süreçle birlikte günümüzde 47 ürün çeşitliliğine ulaştıklarını belirten Kızıl, “İçecek sektöründe Türkiye’nin en çok ihracat yapan kuruluşuyuz. Almanya'da kurduğumuz şirketle, ürünlerin satış ve dağıtım operasyonlarını yönetmekteyiz. Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda’daki satış noktalarımızda ürünlerimizi tüketicilerle buluşturmaktayız. Özellikle meyve aromalı maden suları ve limonata gibi ürünlerimizle, Orta Doğu ile Doğu Avrupa pazarlarında da etkiliyiz” dedi. Tüketicinin Uludağ İçecek’e güveni Ürünlerinin hiçbirinde katkı maddesi bulunmadığına dikkat çeken Kızıl, tüketicinin güvenini kazanmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Üretimin önemine işaret eden Kızıl, firmaların sadece üretmekle başarıya ulaşamayacaklarını, üretim kadar satış ve pazarlama stratejilerinin de doğru belirlenmesi gerektiğini belirtti. Kuruluşlarında 2 bin 100 kişinin istihdam edildiğine dikkat çeken Kızıl, istihdam edilen çalışanlardan bin 300’ünün ise satış ve pazarlama departmanlarında görevlendirildiğini vurguladı. Kızıl, Uludağ İçecek’i başarıya ulaştırılan etkenlerin; kaliteli ve sağlıklı üretim, ürün çeşitliliği ile ürünlerini tüketiciye hızlı ve etkin biçimde ulaştırdıkları satış-pazarlama stratejilerinin bulunduğunu da sözlerine ekledi. GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, Uludağ İçecek Türk AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a konuşmasının ardından teşekkür plaketi takdim etti.

GTSO Başkanı Hamaloğlu yeni dönem için dev projeleri anlattı Haber

GTSO Başkanı Hamaloğlu yeni dönem için dev projeleri anlattı

Görev süresi boyunca sanayi, ihracat, yatırım alanları ve kentin ekonomik gelişimi gibi birçok başlıkta çalışmalar gerçekleştiren Hasan Hamaloğlu, yeni dönemde de Gemlik’in üretim ve ticaret kapasitesini artırmayı hedefleyen projeleriyle dikkat çekiyor. Hamaloğlu ve ekibinin ortaya koyduğu projeler arasında özellikle Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi ve 500 tekne kapasiteli yeni yat limanı projeleri öne çıkıyor. Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi Gemlik İçin Önemli Bir Yatırım Yeni dönemin en dikkat çeken projelerinden biri olan Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi, Gemlik ekonomisinin üretim gücünü artıracak önemli yatırımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Projeyle birlikte yaklaşık 100 işletmenin bölgede faaliyet göstermesi ve binlerce kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor. Gıda sektöründeki işletmelerin daha modern ve planlı bir yapıda faaliyet göstermesine imkân sağlayacak projenin, Gemlik’in ekonomik çeşitliliğine ve yatırım çekme kapasitesine de katkı sunması bekleniyor. Hamaloğlu ve ekibi, bu tür projelerle yalnızca mevcut işletmelerin gelişimine değil, ilçeye yeni yatırımcıların kazandırılmasına da zemin hazırlamayı amaçlıyor. Gemlik’in Denizcilik Potansiyeline Yeni Yat Limanı Hasan Hamaloğlu’nun yeni dönem için gündeme taşıdığı bir diğer önemli proje ise Bursa Yat Limanı. Yaklaşık 500 tekne kapasitesine sahip olması planlanan yat limanı projesinin hayata geçirilmesiyle Gemlik’in denizcilik, turizm ve ticaret potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor. Gemlik’in sahip olduğu kıyı avantajının ekonomik değere dönüştürülmesi açısından önemli görülen proje, ilçenin turizm hareketliliğine de katkı sağlayabilecek yatırımlar arasında gösteriliyor. Yat limanının yalnızca denizcilik faaliyetleri açısından değil, çevresinde oluşabilecek ticari ve turistik hareketlilik bakımından da Gemlik ekonomisine yeni bir ivme kazandırması amaçlanıyor. Yeni dönemin rengi: Beyaz liste Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine Beyaz Liste ile hazırlanan Hasan Hamaloğlu ve ekibi, seçim çalışmalarında da proje merkezli bir yaklaşım ortaya koyuyor. "Pusulamız Beyaz, Rotamız Güçlü Gemlik" sloganıyla çalışmalarını sürdüren ekip, oda üyelerinin taleplerine çözüm üretmenin yanı sıra Gemlik’in uzun vadeli ekonomik geleceğine ilişkin hedeflerini de ortaya koyuyor. Hamaloğlu’nun yaklaşımında, yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmek değil, Gemlik’in önümüzdeki yıllarda Bursa ve Türkiye ekonomisi içerisindeki konumunu güçlendirmek de önemli bir yer tutuyor. Sanayiden ihracata geniş bir vizyon Başkan Hasan Hamaloğlu’nun görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmaların merkezinde sanayi ve ticaretin geliştirilmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve yeni yatırımların ilçeye kazandırılması gibi başlıklar yer aldı. Yeni dönemde de bu çalışmaların üzerine yeni projeler eklenmesi hedefleniyor. Özellikle üretim alanlarının geliştirilmesi ve yatırımcıların önünün açılması, Gemlik’in ekonomik büyümesinin sürdürülebilir hale gelmesi açısından önem taşıyor. "Güçlü Oda, Güçlü Ticaret, Güçlü Gemlik" Hasan Hamaloğlu ve ekibi, yeni dönem hedeflerini ise "Güçlü Oda, Güçlü Ticaret, Güçlü Gemlik" sloganıyla ortaya koyuyor. Geride kalan dönemde hayata geçirilen çalışmaların üzerine yeni projeler koymayı hedefleyen ekip, seçim sürecinde üyelerden yeniden destek istiyor. Projelerin merkezine Gemlik’in ekonomik gücünü artırmayı koyan Hamaloğlu, yeni dönemde de oda ile iş dünyası arasındaki iletişimi güçlendirmeyi ve üyelerin önünü açacak çalışmalar gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Gemlik’in geleceğine odaklanan seçim yarışı Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim süreci yaklaşırken, ortaya konulan projeler de yarışın önemli başlıklarından biri haline geliyor. Hasan Hamaloğlu ve ekibinin Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi, yeni yat limanı, yatırım alanlarının geliştirilmesi ve ticaretin güçlendirilmesine yönelik hedefleri, Gemlik’in ekonomik geleceğine ilişkin iddialı bir vizyon ortaya koyuyor. Seçim sürecinin nasıl sonuçlanacağından bağımsız olarak, Gemlik iş dünyasının önümüzdeki dönemde üretim, yatırım, istihdam ve ihracat başlıklarına daha fazla odaklanması bekleniyor.

Kök ceviz saplı bıçakları Japonya dahil 11 ülkeye ihraç etti Haber

Kök ceviz saplı bıçakları Japonya dahil 11 ülkeye ihraç etti

İmalathanesinde tasarımından bilemesine kadar tüm üretim süreçlerini üstlenen Adem Çoban, çiftliklerdeki büyükbaş hayvanların tırnak bakımını kolaylaştırmak için özel bir tırnak bıçağı (suntraç) geliştirdi. Büyükbaş hayvanlarda uzayan tırnakların strese ve verim kaybına yol açmasını önlemek amacıyla tasarlanan ürün, Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillendi. Alman karbon çeliğinden üretilen ve özel açısı sayesinde hayvanın ayağını kanatmadan konforlu kesim sağlayan tescilli bıçak, Türkiye genelindeki çiftliklere gönderiliyor. Bıçakçılık faaliyetlerini geniş bir yelpazede sürdüren Çoban; kasaplar, şefler, kampçılar ve hayvancılık sektörü için baştan sona kendi tasarladığı ürünleri imal ediyor. Bıçak saplarında ağırlıklı olarak kök ceviz kullanan usta, Almanya, İspanya ve İsveç gibi ülkelerin yanı sıra bıçak kültürünün merkezi sayılan Japonya’ya kadar 11 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Tescilli tırnak bıçağı hayvana zarar vermeden bakım sağlıyor Geliştirdiği tırnak bıçağının çalışma prensibini ve kullanım kolaylığını aktaran Adem Çoban, tasarım sürecini şu sözlerle dile getirdi: "Çiftliklerdeki büyükbaş hayvanların tırnakları uzadığında hayvan strese giriyor, yem yemiyor ve zayıflıyor. Piyasada bulunan düz bıçaklar çekme esnasında tırnağa dalarak hayvana zarar verebiliyor ve kanatabiliyordu. Biz açılarını özel olarak hesaplayarak kullanım formu konforlu bir tasarım oluşturduk. Çekildiği zaman tırnağı düz bir hâle getirerek hayvana acı çektirmeden bakım imkânı sağlıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tasarımı onaylanarak tescillendi. Ağır hizmet şartlarına uygun olması için yüksek sertlikte Alman karbon çeliği kullandık. Kırılma yapmayan, bilemesi kolay ve kesimi rahat bu ürünümüzü Türkiye’nin her yerindeki çiftliklere ulaştırıyoruz." Bıçakçılığın merkezi Japonya’ya Türk kasap bıçağı ihraç ettik İmalathanelerindeki üretim süreçlerini ve yurt dışı pazarlarındaki başarılarını anlatan Çoban, sözlerini şöyle sürdürdü: "8 senedir bıçakçılık mesleğini sürdürüyoruz. Tasarımları, çizimleri, sap montajları ve bilemeleri baştan sona bize ait. Bıçak saplarında genellikle kök ceviz tercih ediyoruz. Üretimlerimizi aracı olmadan doğrudan kullanıcıya ulaştırıyoruz. Almanya, İspanya, İsveç ve Japonya’nın da aralarında bulunduğu 11 ülkeye ürün gönderdik. Bıçak kültürüne yön veren Japonya’ya gönderdiğimiz kasap bıçağımız çok beğenildi; belki de ülkemizden Japonya’ya giden ilk kasap bıçağı oldu. Kendi tasarımlarımızla Türk bıçakçılığını dünyada temsil etmekten gurur duyuyoruz."

Kadınlar üretiyor, Yıldırım kazanıyor Haber

Kadınlar üretiyor, Yıldırım kazanıyor

Yıldırım Belediyesi, kadınları hayatın her alanında desteklemeye devam ediyor. Eğitimden istihdama, girişimcilikten kooperatifçiliğe kadar hayata geçirilen projelerle kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmeleri sağlanıyor. Hayata geçirilen destek ve projelerle; üreten, istihdam oluşturan ve girişimci kadınların sayısı hızla artırılırken, ilçenin ve şehrin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlanıyor. Kadın kooperatifleri Yıldırım Belediyesi’nin kadınların ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik en önemli çalışmalarından biri kadın kooperatifleri. 2021 Yılından bu yana 4’ü tarımsal 11’i ticari olmak üzere 15 kadın kooperatifinin kurulmasın öncülük edilirken, söz konusu kooperatifler bugün farklı alanlarda ekonomik değer oluşturup, kadınların gücüne güç katmaya devam ediyor. Kadın kooperatiflerinin daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla oluşturulan Kooperatifçilik Gelişim Merkezi ise kadınlara kurumsallaşma, pazarlama, finansal planlama, üretim ve yönetim gibi konularda destek ve gelişim imkanı sunuyor. Öte yandan Yıldırım Belediyesi, kadın kooperatifçiliğinde elde ettiği deneyimi Bursalı kadınların tamamı ile paylaşıyor. Bursa’nın 17 ilçesinde, kooperatif kurmak isteyen girişimci kadınlara mentörlük ve eğitim desteği sağlanarak, kadın emeğinin sürdürülebilir iş modellerine dönüşmesine katkı sunuluyor. 100 binlerce kursiyer Yıldırım Belediyesi’nin, kadınların ekonomik hayata katılımını artıran bir diğer önemli çalışma ise YIL-MEK. Yıldırım’da 33 farklı merkezde, 82 ayrı branşta eğitimler veren YIL-MEK, kadınlara geleneksel sanatlardan el sanatlarına, kişisel gelişimden teknik ve mesleki eğitimlere kadar geniş bir yelpazede kurslar düzenleniyor. Eğitimler, kadınların hem sosyal yaşamda daha aktif olmalarını hem de sahip oldukları becerileri ekonomik değere dönüştürmelerini sağlıyor. Bugüne kadar 100 binlerce kursiyeri mezun eden merkez ’Hayat Boyu Öğrenme’ anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yıldırım Belediyesi’nin, kadınların sosyal yaşamda rollerinin artırılması ve ekonomik kazanç elde ederek aile ekonomisine katkı sağlayabilmeleri için 30 noktada hayata geçirdiği Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezleri de, binlerce kadının iş ve meslek sahibi olmasını sağladı. Hanımeli Çarşısı Yıldırım Belediyesi’nin kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik çalışmalarının önemli halkalarından biri de Yıldırım Hanımeli Çarşısı. Üreten, emek veren ve kendi markasını oluşturmak isteyen kadınlar için hayata geçirilen Hanımeli Çarşısı, kadın girişimcilere ürünlerini doğrudan vatandaşlarla buluşturabilecekleri bir satış ve tanıtım alanı sunuyor. El emeği ürünlerden tasarımlara, hediyelik eşyalardan yöresel lezzetlere kadar farklı ürünlerin yer aldığı çarşı, kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlıyor. Her ay düzenli olarak Gökdere Pazar Alanı’nda kurulan Hanımeli Çarşısı, kadın üreticilere yeni bir pazar oluştururken aynı zamanda kadınlar arasındaki dayanışma ve iş birliğini de güçlendiriyor. Tescil belgeleri alındı Yıldırım Belediyesi, BEBKA desteğiyle Mart 2025’te hayata geçirdiği Kooperatifçilik Gelişim Merkezi Projesi ile de kooperatiflerin gelişimine katkı sağlıyor. Kaplıkaya Mahallesi’nde kurulan merkezde; kadın girişimci ve kooperatiflere eğitim, ürün geliştirme, dijital pazarlama, e-ticaret, markalaşma ve pazara erişim desteği veriliyor. Merkezin çalışmaları kapsamında bugüne kadar; 31 köyde kültürel miras envanteri çıkarılırken, 20 kadın kooperatifine mentorluk hizmeti verildi. Ayrıca 10 ürün için geliştirme ve reçetelendirme çalışması yapılırken, 5 ürün için coğrafi işaret ve 6 ürün için de tasarım tescili başvurusu gerçekleştirildi. Tescil başvurusu yapılan ürünlerden; Motifli Pazen Kadın Yeleği, Yaprak İşlemeli Çağdaş Yelek ve Desenli Panelli Kumaş Çanta Takımı için tescil belgeleri de alındı. Yıldırım’ın geleceğine yatırım Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kadınların ekonomik hayata daha fazla katılmasının toplumsal kalkınma açısından da büyük önem taşıdığını belirterek, kadınları güçlendiren her çalışmayı Yıldırım’ın geleceğine yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirtti. ’Güçlü Kadın Güçlü Toplum’ anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Yılmaz, "Kadınlarımızın üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması, şehirlerin kalkınmasına doğrudan katkı sunuyor. Kadın emeğini güçlendiren her çalışmayı kentimizin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Yıldırım’da kadın kooperatiflerimiz, Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezlerimiz, Hanımeli Çarşısı ve istihdam odaklı çalışmalarımızla kadınlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz" dedi.

Çocuklara hediye oyuncak ile başladı, dükkan sahibi oldu Haber

Çocuklara hediye oyuncak ile başladı, dükkan sahibi oldu

Sık iğne tekniğiyle içi doldurulmuş oyuncak bebekler üreten Güler Kiremitçi, mahalledeki çocuklara hediye etmek amacıyla başladığı amigurumiyi zaman içerisinde mesleğe dönüştürdü. Emekliliğinin ardından boş zamanlarını değerlendirmek için üretime başlayan Kiremitçi, bugün Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nda esnaflık yapıyor. El işlerine olan merakının el becerisinden kaynaklandığını belirten Kiremitçi, çocuklarının büyüyerek üniversiteye gitmesinin ardından boş zamanlarını değerlendirmek için amigurumi yapmaya başladığını söyledi. Kiremitçi, "Bu merak el becerimden kaynaklanıyor. Emekli olunca, evde kalınca, çocuklarımızı da büyütüp üniversiteye gönderince boş zamanlarımızı değerlendirmek için böyle bir çalışmaya başladım. Hastam vardı, zaman geçirmek için başladığım bir işti. Ama ilerleyen süreçte çok zevk aldım. Hobi işe dönüştü. Dükkan açtım. Süreç bu şekilde devam etti. Bugün gelinen süreçte 3,5 yıllık bir esnaf sürecim var" dedi. "Burada hepimiz üretim yapan kadınlarız" Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nın kendileri için yalnızca ticaret yapılan bir alan olmadığını ifade eden Kiremitçi, pazarda üretim yapan kadınların aynı zamanda sosyalleşme ve dayanışma imkanı bulduğunu belirtti. Kiremitçi, "Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nın konumu çok güzel, burada ayrıca seviliyoruz. Burada hepimiz üretim yapan kadınlarız. Sosyalleşme imkanımız da oluyor. Bizim için hobinin ötesinde kültürel olarak hepimize dayanışma oldu. Pandemiden sonra burası bize ilaç gibi geldi. Çok güzel sosyalleşiyoruz burada" diye konuştu. "Türkiye’nin her yerinden buraya geliyorlar" Tarihi Mahalle Pazarı’nın farklı şehirlerden ziyaretçileri ağırladığını söyleyen Kiremitçi, amaçlarının yalnızca ürün satmak olmadığını, Akçakoca ve Tarihi Mahalle Pazarı’nın tanıtımına da katkıda bulunmaya çalıştıklarını ifade etti. Kiremitçi, "Dışarıdan çok misafirlerimiz oluyor. Düzce, Zonguldak, Ereğli, Ankara, İstanbul, Bursa, Türkiye’nin her yerinden buraya geliyorlar. Burada onları ağırlamaya çalışıyoruz. Ticaretten ziyade biz Akçakocamızı ve Mahalle Pazarımızı tanıtmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Bursa'da dünya ve Türkiye ekonomisi ele alındı Haber

Bursa'da dünya ve Türkiye ekonomisi ele alındı

Bursa İhtisas Stratejik Araştırmalar Grubu’nun (BİSAG) 298. Aylık Toplantısı’nda dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler görüşüldü. BİSAG’ın, Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve BİSAG Ekim Ayı Grup Başkanı Ekrem Alfatlı’nın davetiyle düzenlediği toplantıda Uludağ Üniversitesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, "Dünya ve Türkiye Ekonomisi: Öngörüler ve Öneriler" başlıklı sunum yaptı. Yapay zeka yatırımlarının küresel büyümeyi desteklediğini belirten Okşak, OECD’nin 2026 yılı dünya büyüme öngörüsünün yaklaşık yüzde 2,9 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Orta Doğu kaynaklı enerji şokları, jeopolitik gerilimler ve sıkı finansal şartlarının küresel ekonomideki belirsizlikleri artırdığını söyleyen Okşak, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki seyrin özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından enflasyon ve dış denge risklerini canlı tuttuğuna dikkat çekti. Küresel ekonominin ciddi bir kırılma eşiğinde olduğunu belirten Okşak, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, enerji ve gıda maliyetleri ile finansman koşullarının enflasyonla mücadelede belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti. Okşak, sıkı maddi duruşun yanı sıra beklentilerin yönetilmesi, enerji faturasının azaltılması, üretken yatırımların ve ihracatın desteklenmesi gerektiğini kaydederek, fiyat istikrarının büyüme, üretim ve istihdam hedefleriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti. "Ekonomide kalıcı çözümün yolu üretim, yatırım ve istihdamdan geçiyor" Toplantının Ekim Ayı Grup Başkanlığını yürüten Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı da Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin güçlü üretim potansiyeli, girişimci insan kaynağı ve stratejik konumuyla küresel ekonomide yaşanan dönüşümü fırsata çevirebilecek imkânlara sahip olduğunu belirten Alfatlı, şöyle konuştu: "Ekonomide kalıcı istikrarı yalnızca para politikası araçlarıyla sağlamamız mümkün değildir. Enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülürken üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı güçlendiren bütüncül bir ekonomi politikasına ihtiyaç vardır. Türkiye'nin kendi üretim yapısını ve ekonomik gerçeklerini merkeze alan, dışa bağımlılığı azaltan ve katma değerli üretimi teşvik eden bir kalkınma anlayışını güçlendirmeliyiz. Özellikle sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve üreticimizin finansmana erişimini kolaylaştıran; vatandaşımızın alım gücünü ve gelir dağılımında adaleti gözeten politikalar ekonomik programın temel unsurları arasında yer almalıdır." Alfatlı, küresel ekonomide yaşanan değişimin Türkiye açısından yalnızca riskler değil önemli fırsatlar da barındırdığını ifade ederek, "Türkiye’nin güçlü olduğu alanları daha da güçlendirmeli, ithalata bağımlı olduğumuz stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitemizi artırmalıyız. Üreten, ihraç eden, istihdam oluşturan ve teknolojik dönüşümü yakalayan bir Türkiye, sürdürülebilir kalkınmanın da güçlü ekonominin de temelidir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantının sonunda BİSAG üyelerinin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Yüksel Okşak, davet ve ev sahipliği dolayısıyla BİSAG’a ve Ekim Ayı Grup Başkanı Ekrem Alfatlı’ya teşekkür etti. Ekrem Alfatlı ise kapsamlı değerlendirmeleri ve katkıları dolayısıyla Doç. Dr. Yüksel Okşak’a teşekkür ederek, BİSAG çatısı altında Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve stratejik meselelerinin alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alınmaya devam edeceğini ifade etti.

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası Haber

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası

Yeni dönem vizyonunun odağında yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, KOBİ’lerin ölçek ekonomisinin sunduğu imkânlarla buluşturulması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi yer alıyor. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ihracata, lojistikten yeşil ve dijital dönüşüme uzanan projeler bu hedeflerin sahadaki karşılığını oluşturuyor. Bu vizyonun en somut halkalarından TEKNOSAB yeni nesil üretim anlayışına yön verirken; GUHEM gençleri uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Bursa Business School iş dünyasını geleceğin rekabete hazırlarken, BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri ileri teknolojiye erişimi kolaylaştırıyor. UR-GE ve HİSER projeleri ise firmaların yeni pazarlara açılmasına ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki alıcılarla doğrudan temas kurmasına imkân tanıyor. TEKNOSAB ile sanayide yeni dönem BTSO’nun dönüşüm hamlesinin en önemli adımlarından biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi TEKNOSAB, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ikinci planlı organize sanayi bölgesi niteliğiyle hayata geçirildi. "Yerli, Yenilikçi ve Yeşil Üretim" vizyonuyla kurulan bölge, yüksek teknoloji yatırımlarını güçlü ulaşım, enerji ve dijital altyapıyla buluşturuyor. KOBİ OSB projesiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin modern üretim alanlarına kavuşması, büyük sanayi kuruluşlarıyla aynı değer zincirinde yer alması ve ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanması hedefleniyor. TEKNOSAB Lojistik Park, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, Gıda OSB, Defence Hub ve KOBİ Diyalog gibi yatırımlar da bütüncül bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Üretimle lojistik aynı ekosistemde TEKNOSAB’ın küresel pazarlara erişimini güçlendirecek Lojistik Park’ın temeli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla atıldı. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen proje; depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimini ileri teknolojilerle buluşturacak. Otoyol, demiryolu yük istasyonu ve liman bağlantılarından faydalanacak projede yapay zekâ destekli rota planlama, otonom depo yönetimi, robotik sistemler ve yenilenebilir enerji uygulamaları hayata geçiriliyor. Uludağ’da iş dünyasının yeni buluşma merkezi İnsan kaynağına yönelik yatırımların başında gelen Bursa Business School, Uludağ’ın simge yapılarından tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nun özgün mimarisiyle iş dünyasına kazandırılmasıyla kuruldu. Merkez; eğitim programları, şirket toplantıları, zirveler ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak liderlik, strateji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi alanlardaki yetkinliklerin gelişmesine katkı sağlıyor. Bir hayalden Türkiye’nin uzay merkezine 2013 vizyonunun sembol projelerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Türkiye’nin bu alandaki ilk interaktif eğitim merkezi olarak çocukların ve gençlerin bilim ve havacılık ilgisini uygulamalı deneyimlerle güçlendiriyor. Bu yıl ilk öğrencilerini ağırlayan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile merkezin teknolojik altyapısı akademik eğitimle buluşturuldu. Öğrenciler laboratuvarlardan, simülasyonlardan ve üretim atölyelerinden yararlanırken, havacılık ve savunma sanayii firmalarıyla kurulan iş birlikleri sayesinde sektörle doğrudan temas kurma imkânına sahip oluyor. Bursa sanayisinin katma değerli üretime geçişinde kilit rol oynayan BUTEKOM; laboratuvar, test, muayene, prototipleme ve Ar-Ge altyapısıyla firmaların ileri teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Merkez bünyesindeki tekstil, teknik tekstil ve kompozit mükemmeliyet merkezleri yeni ürün geliştirme süreçlerine katkı sağlarken, Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi elektrikli, hibrit ve otonom araç dönüşümünün ihtiyaç duyduğu insan kaynağına odaklanıyor. Bursa Model Fabrika yalın üretim ve verimlilik süreçlerini desteklerken, Enerji Verimliliği Merkezi firmaların maliyetlerini azaltan temiz üretim çalışmalarına rehberlik ediyor. BTSO, üretimdeki dönüşümü eğitim yatırımlarıyla taçlandırıyor. BUTGEM modern sınıf ve atölyeleriyle mesleki becerilere sahip insan kaynağının yetişmesine katkı sağlarken, MESYEB mesleki yeterlilik ve belgelendirme alanında Türkiye çapında öncü bir kapasiteye ulaştı. BTSO Akademi iş dünyasının gelişim ihtiyaçlarına cevap verirken, Mutfak Akademi turizm ve gastronomi sektörüne nitelikli iş gücü kazandırıyor. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında binlerce firma uluslararası ticaret ağlarına katıldı. Yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyetleri, fuarlar ve tedarikçi buluşmalarıyla firmaların küresel etkinliği artırılırken, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık kentin ticaret vizyonuna büyük bir ivme kazandırdı. HOMETEX, Junioshow, Bursa Food Point, Blok Mermer, MEX ve Rising City gibi organizasyonların yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki fuar katılımları sürdürülüyor. KFA Fuarcılık’ın Bursa Fuar Merkezi’nin yönetimini üstlenmesiyle uluslararası fuarcılık altyapısı yeni bir döneme taşındı. Tedarikçi Günleri kapsamında Turkish Technic, BAYKAR, ROKETSAN, TUSAŞ ve TEI gibi öncü kurumlarla gerçekleştirilen görüşmeler, havacılık ve savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açıyor. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar, dijital dönüşüm projeleri ve e-ticaret uygulamaları kentin köklü ticaret kültürünü yeni ekonomiyle buluşturuyor. Oda hizmetlerinde hayata geçirilen dijitalleşme uygulamaları sonucunda BTSO, TOBB’un akreditasyon sisteminde en üst seviye olan 7 Yıldızlı Akreditasyon Belgesi’ni almaya hak kazandı. "Bursa’nın gelecek 50 yılını planladık" 2013 yılında ortaya koydukları vizyonun temelinde Bursa’nın üretim ve girişimcilik kültürünü geleceğin ekonomisine hazırlama hedefinin bulunduğunu söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Bursa, Türkiye’nin üretim kabiliyeti en yüksek şehirlerinden biri. Biz yola çıkarken bu güçlü birikimi geleceğin teknolojileriyle buluşturmayı, firmalarımızın rekabet gücünü artırmayı ve şehrimizin öncü rolünü daha da ileri taşımayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada 60’ı aşkın makro proje ve çalışmayla güçlü bir ekosistem oluşturduk. Dünya ekonomisi teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde büyük bir dönüşümden geçiyor; Bursa da bu değişimi takip eden değil, yön veren kentlerin başında gelmektedir." Başkan Burkay, 2030 vizyonunun merkezinde yüksek katma değerli üretim, güçlü KOBİ’ler, dijital ve yeşil dönüşüm ile nitelikli insan kaynağının yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, GUHEM’den BUTEKOM’a kadar hayata geçirdiğimiz bütün projeler bu büyük dönüşümün altyapısını oluşturuyor. Şimdi bu birikimin üzerine yenilerini ekleyerek Bursa’nın potansiyelini çok daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadarki her adımda meslek komitelerimizin, sektörel konseylerimizin ve üyelerimizin çok büyük katkısı var. Şehrimiz için bugünün şartlarına göre değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Üretimi, ticareti, teknolojiyi, lojistiği ve insan kaynağını aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. 2030 vizyonumuzla Bursa’nın gücünü küresel ölçekte artıracak, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’na imza atmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.