Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Uluslararası Ticaret

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Uluslararası Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İnegöl’de üniversiteliler için uluslararası ticarette kariyer fırsatı Haber

Bursa İnegöl’de üniversiteliler için uluslararası ticarette kariyer fırsatı

Üniversite öğrencilerinin uluslararası ticaret ve ihracat alanında mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, sektör deneyimi kazanmaları ve istihdam edilebilirliklerinin artırılmasını hedefleyen program için başvurular 5-16 Ekim tarihleri arasından online olarak alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından SOGEP desteğiyle hayata geçirilecek “Uluslararası Ticarette Nitelikli İşgücü Programı” için başvurular başladı. 5-9 Ekim tarihleri arasında alınacak başvurular sonrası İMİDER iş birliğiyle gerçekleştirilecek program ile üniversite öğrencilerinin uluslararası ticaret ve ihracat alanında mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, sektör deneyimi kazanmaları ve istihdam edilebilirliklerinin artırılması hedefleniyor. Bursa Uludağ Üniversitesi İşletme ile Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencilerine yönelik olarak düzenlenecek programa toplam 30 öğrenci kabul edilecek. Başvurular https://afer.in/l/93DXTC adresinden online olarak yapılacak. 6 HAFTA, 80 SAAT EĞİTİM Programa kabul edilen öğrenciler, 31 Ekim – 13 Aralık 2026 tarihleri arasında toplam 80 saatlik eğitim programına katılacak. 6 hafta sürecek program kapsamındaki mesleki eğitimler, Bursa Uludağ Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUSEM) tarafından gerçekleştirilecek. Öğrencilerin eğitimlere düzenli ve zorunlu katılım sağlaması gerekecek. Eğitimler kapsamında uluslararası ticaret ve ihracat alanına yönelik mesleki bilgiler öğrencilere aktarılırken, teorik eğitimlerin yanı sıra teknik deneyim ziyaretleri, sektör buluşmaları ve seminerler de düzenlenecek. Alanında uzman ve sektörün önde gelen isimlerinin öğrencilerle bir araya geleceği program sayesinde katılımcıların iş dünyasını yakından tanımaları ve sektörel bağlantılar kurmaları amaçlanıyor. ÜCRETSİZ EĞİTİM, SERTİFİKA VE STAJ İMKÂNI Program kapsamında öğrencilerin eğitim ücretleri BEBKA tarafından karşılanacak. Eğitimler ise İnegöl Belediye Binasında gerçekleştirilecek. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifika verilecek. Ayrıca öğrencilerin iş hayatına geçişlerini desteklemek amacıyla ücretsiz staj imkânı ve istihdam önceliği sağlanması hedefleniyor. BAŞVURULAR 16 EKİM’DE SONA ERİYOR Programa başvurular 5 Ekim Pazartesi günü başlayıp 16 Ekim Cuma günü sona erecek. Online olarak gerçekleştirilecek başvuruların ardından adaylarla mülakat yapılacak ve programa katılmaya hak kazanan 30 öğrenci, mülakat sürecinin sonucunda belirlenecek.

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası Haber

60’ı aşkın projeyle Bursa’nın geleceğine BTSO imzası

Yeni dönem vizyonunun odağında yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, KOBİ’lerin ölçek ekonomisinin sunduğu imkânlarla buluşturulması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve geleceğin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi yer alıyor. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ihracata, lojistikten yeşil ve dijital dönüşüme uzanan projeler bu hedeflerin sahadaki karşılığını oluşturuyor. Bu vizyonun en somut halkalarından TEKNOSAB yeni nesil üretim anlayışına yön verirken; GUHEM gençleri uzay ve havacılık teknolojileriyle buluşturuyor. Bursa Business School iş dünyasını geleceğin rekabete hazırlarken, BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri ileri teknolojiye erişimi kolaylaştırıyor. UR-GE ve HİSER projeleri ise firmaların yeni pazarlara açılmasına ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki alıcılarla doğrudan temas kurmasına imkân tanıyor. TEKNOSAB ile sanayide yeni dönem BTSO’nun dönüşüm hamlesinin en önemli adımlarından biri olan Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi TEKNOSAB, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ikinci planlı organize sanayi bölgesi niteliğiyle hayata geçirildi. "Yerli, Yenilikçi ve Yeşil Üretim" vizyonuyla kurulan bölge, yüksek teknoloji yatırımlarını güçlü ulaşım, enerji ve dijital altyapıyla buluşturuyor. KOBİ OSB projesiyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin modern üretim alanlarına kavuşması, büyük sanayi kuruluşlarıyla aynı değer zincirinde yer alması ve ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanması hedefleniyor. TEKNOSAB Lojistik Park, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center, Teknopark, Serbest Bölge, Gıda OSB, Defence Hub ve KOBİ Diyalog gibi yatırımlar da bütüncül bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Üretimle lojistik aynı ekosistemde TEKNOSAB’ın küresel pazarlara erişimini güçlendirecek Lojistik Park’ın temeli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla atıldı. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen proje; depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimini ileri teknolojilerle buluşturacak. Otoyol, demiryolu yük istasyonu ve liman bağlantılarından faydalanacak projede yapay zekâ destekli rota planlama, otonom depo yönetimi, robotik sistemler ve yenilenebilir enerji uygulamaları hayata geçiriliyor. Uludağ’da iş dünyasının yeni buluşma merkezi İnsan kaynağına yönelik yatırımların başında gelen Bursa Business School, Uludağ’ın simge yapılarından tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nun özgün mimarisiyle iş dünyasına kazandırılmasıyla kuruldu. Merkez; eğitim programları, şirket toplantıları, zirveler ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak liderlik, strateji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi alanlardaki yetkinliklerin gelişmesine katkı sağlıyor. Bir hayalden Türkiye’nin uzay merkezine 2013 vizyonunun sembol projelerinden biri olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Türkiye’nin bu alandaki ilk interaktif eğitim merkezi olarak çocukların ve gençlerin bilim ve havacılık ilgisini uygulamalı deneyimlerle güçlendiriyor. Bu yıl ilk öğrencilerini ağırlayan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile merkezin teknolojik altyapısı akademik eğitimle buluşturuldu. Öğrenciler laboratuvarlardan, simülasyonlardan ve üretim atölyelerinden yararlanırken, havacılık ve savunma sanayii firmalarıyla kurulan iş birlikleri sayesinde sektörle doğrudan temas kurma imkânına sahip oluyor. Bursa sanayisinin katma değerli üretime geçişinde kilit rol oynayan BUTEKOM; laboratuvar, test, muayene, prototipleme ve Ar-Ge altyapısıyla firmaların ileri teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Merkez bünyesindeki tekstil, teknik tekstil ve kompozit mükemmeliyet merkezleri yeni ürün geliştirme süreçlerine katkı sağlarken, Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi elektrikli, hibrit ve otonom araç dönüşümünün ihtiyaç duyduğu insan kaynağına odaklanıyor. Bursa Model Fabrika yalın üretim ve verimlilik süreçlerini desteklerken, Enerji Verimliliği Merkezi firmaların maliyetlerini azaltan temiz üretim çalışmalarına rehberlik ediyor. BTSO, üretimdeki dönüşümü eğitim yatırımlarıyla taçlandırıyor. BUTGEM modern sınıf ve atölyeleriyle mesleki becerilere sahip insan kaynağının yetişmesine katkı sağlarken, MESYEB mesleki yeterlilik ve belgelendirme alanında Türkiye çapında öncü bir kapasiteye ulaştı. BTSO Akademi iş dünyasının gelişim ihtiyaçlarına cevap verirken, Mutfak Akademi turizm ve gastronomi sektörüne nitelikli iş gücü kazandırıyor. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında binlerce firma uluslararası ticaret ağlarına katıldı. Yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyetleri, fuarlar ve tedarikçi buluşmalarıyla firmaların küresel etkinliği artırılırken, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık kentin ticaret vizyonuna büyük bir ivme kazandırdı. HOMETEX, Junioshow, Bursa Food Point, Blok Mermer, MEX ve Rising City gibi organizasyonların yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki fuar katılımları sürdürülüyor. KFA Fuarcılık’ın Bursa Fuar Merkezi’nin yönetimini üstlenmesiyle uluslararası fuarcılık altyapısı yeni bir döneme taşındı. Tedarikçi Günleri kapsamında Turkish Technic, BAYKAR, ROKETSAN, TUSAŞ ve TEI gibi öncü kurumlarla gerçekleştirilen görüşmeler, havacılık ve savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açıyor. Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar, dijital dönüşüm projeleri ve e-ticaret uygulamaları kentin köklü ticaret kültürünü yeni ekonomiyle buluşturuyor. Oda hizmetlerinde hayata geçirilen dijitalleşme uygulamaları sonucunda BTSO, TOBB’un akreditasyon sisteminde en üst seviye olan 7 Yıldızlı Akreditasyon Belgesi’ni almaya hak kazandı. "Bursa’nın gelecek 50 yılını planladık" 2013 yılında ortaya koydukları vizyonun temelinde Bursa’nın üretim ve girişimcilik kültürünü geleceğin ekonomisine hazırlama hedefinin bulunduğunu söyleyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Bursa, Türkiye’nin üretim kabiliyeti en yüksek şehirlerinden biri. Biz yola çıkarken bu güçlü birikimi geleceğin teknolojileriyle buluşturmayı, firmalarımızın rekabet gücünü artırmayı ve şehrimizin öncü rolünü daha da ileri taşımayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada 60’ı aşkın makro proje ve çalışmayla güçlü bir ekosistem oluşturduk. Dünya ekonomisi teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde büyük bir dönüşümden geçiyor; Bursa da bu değişimi takip eden değil, yön veren kentlerin başında gelmektedir." Başkan Burkay, 2030 vizyonunun merkezinde yüksek katma değerli üretim, güçlü KOBİ’ler, dijital ve yeşil dönüşüm ile nitelikli insan kaynağının yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, GUHEM’den BUTEKOM’a kadar hayata geçirdiğimiz bütün projeler bu büyük dönüşümün altyapısını oluşturuyor. Şimdi bu birikimin üzerine yenilerini ekleyerek Bursa’nın potansiyelini çok daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadarki her adımda meslek komitelerimizin, sektörel konseylerimizin ve üyelerimizin çok büyük katkısı var. Şehrimiz için bugünün şartlarına göre değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre hareket ediyoruz. Üretimi, ticareti, teknolojiyi, lojistiği ve insan kaynağını aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. 2030 vizyonumuzla Bursa’nın gücünü küresel ölçekte artıracak, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’na imza atmaya devam edeceğiz."

Gümrüklerde devrim: Artık önce eşya değil, veri yola çıkacak Haber

Gümrüklerde devrim: Artık önce eşya değil, veri yola çıkacak

Türkiye’nin yeni ticaret koridorları ve stratejik anlaşmalarla bölgesel lojistik merkez olma yolundaki konumu güçlenirken, gümrüklerde dijital dönüşümün önemi de artıyor. Geleceğin gümrük sistemlerinde eşyanın sınır kapısına ulaşmasından önce verisinin hareket edeceği, yapay zeka destekli risk analizleriyle mevzuata uygun ticaret yapan firmaların daha hızlı geçiş yapabileceği öngörülüyor. Asset GLI Genel Müdür Yardımcısı ve Gümrük Müşaviri Barış Çakır, Türkiye’nin yeni ticaret koridorları ve stratejik anlaşmalarla güçlenen bölgesel konumunun, gümrük süreçlerinde de kapsamlı bir dijital dönüşümü zorunlu hale getirdiğine dikkat çekti. Çakır, geleceğin gümrük sistemlerinde eşyanın sınır kapısına ulaşmasından önce verisinin hareket edeceğini belirtti. Türkiye’nin çevresinde yeni bir ticaret mimarisinin oluştuğunu belirten Çakır; Irak ile yürütülen Kalkınma Yolu Projesi, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, Körfez ülkeleriyle geliştirilen ticari ilişkiler ile Suudi Arabistan ve Pakistan başta olmak üzere bölge ülkeleriyle artan stratejik temasların Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini ifade etti. Çakır, gümrük sistemlerinin de yeni nesil ticaretin gerektirdiği dijital altyapıyla donatılmasını gerektiğini savundu. Gümrükte kontrol sınır kapısında değil, eşya yola çıkmadan başlayacak Geleneksel gümrük sisteminde kontrol sürecinin büyük ölçüde aracın sınır kapısına ulaşmasıyla başladığını hatırlatan Çakır, yeni nesil gümrüklerde ise sürecin eşya henüz depodan çıkmadan başlayacağını söyledi. Ürünün üretim yeri, kullanılan hammaddeler, menşei, taşıyıcının geçmiş ticaret kayıtları, vergi bilgileri ve güzergâh gibi çok sayıda verinin gümrük sistemleri arasında önceden paylaşılabileceğini belirten Çakır, yapay zekâ destekli risk analizlerinin de bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacağını kaydetti. Çakır, "Araç sınır kapısına geldiğinde ‘Bu tırın içinde ne var?’ sorusunu sormak yerine, sistemin bu sorunun cevabını çok daha önceden biliyor olması gerekiyor. Riskli işlemler sınır kapısına ulaşmadan belirlenebilmeli, mevzuata uygun ticaret yapan firmalar ise mümkün olduğunca hızlı geçiş yapabilmeli" dedi. Daha az fiziki müdahale, daha fazla veri kontrolü Avrupa Birliği’nde gündemde olan yeni gümrük veri altyapılarının bu dönüşümün önemli örneklerinden olduğunu belirten Çakır, Türkiye’nin de Avrupa ve bölge ülkeleriyle veri paylaşımını güçlendirecek standartlara yatırım yapmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Ticaret anlaşmalarının artmasıyla birlikte gümrük vergilerinin azalmasının, gümrük kontrollerinin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini belirten Çakır, ürün güvenliği, halk sağlığı, kaçakçılıkla mücadele, vergi denetimi ve menşe kontrollerinin önemini koruyacağını söyledi. Çakır, geleceğin gümrük modelini "düşük fiziki müdahale, yüksek veri kontrolü" olarak tanımladı. Mevzuata uygun hareket eden firmalar için sınır geçişlerinin hızlanacağını, riskli işlemlerin ise dijital sistemlerle daha erken tespit edilebileceğini ifade etti. Gümrük müşavirliğinde yeni dönem: Dijital uyum danışmanlığı Dijitalleşmenin gümrük müşavirliği mesleğinin niteliğini de değiştireceğini aktaran Çakır, gelecekte gümrük müşavirlerinin yalnızca beyanname ve belge süreçlerini takip eden kişiler olmaktan çıkacağını söyledi. Özellikle farklı ülkelerden gelen parçaların Türkiye’de birleştirilerek başka ülkelere ihraç edildiği üretim modellerinde menşe kurallarının şirketlerin yatırım ve tedarik zinciri kararlarında kritik hale geldiğini ifade eden Çakır, "Geleceğin gümrük müşaviri; gümrük mevzuatını bilen, veriyi okuyabilen, uluslararası ticaret hukukuna hakim ve tedarik zincirini anlayan bir dijital uyum danışmanı olmak zorunda" diye konuştu. "Türkiye’nin lojistik geleceği dijital altyapıda" Türkiye’nin Avrupa, Körfez, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doğu arasında sahip olduğu coğrafi konumun büyük bir avantaj sunduğunu belirten Çakır, bu avantajın dijital altyapıyla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Geçtiğimiz yüzyılda coğrafya belirleyiciydi. Bu yüzyılda ise dijital altyapı belirleyici haline geliyor. Türkiye yeni ticaret koridorlarını yalnızca asfalt ve demiryollarıyla değil, ülkeler arasında konuşabilen dijital gümrük sistemleri, yapay zeka destekli risk analizleri ve ortak veri standartlarıyla güçlendirebilirse gerçek anlamda bölgesel bir ticaret ve lojistik merkezine dönüşebilir" şeklinde konuştu. Gümrükler dijital tedarik zincirinin ana damarına dönüşecek Türkiye’nin bundan sonraki dönemde gümrüklerde yalnızca fiziki geçiş hızına değil, veri akışının hızına ve güvenilirliğine de odaklanması gerektiğini vurgulayan Çakır, "Asıl mesele gümrüklerin sınır kapısındaki beton binalardan çıkıp küresel dijital tedarik zincirinin ana damarına yerleşebilmesidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.