Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ukrayna

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan: "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" Haber

Bakan Fidan: "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) teması, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" olarak belirlendi. 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumun ikinci gününde, ADF Sohbetleri kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun her geçen yıl daha da önem kazandığını belirterek, forumun özellikle bölgesel meselelerin ele alınması bakımından ayrı bir zemin sunduğunu söyledi. "Antalya Diplomasi Forumu bölgemiz için eşsiz bir fırsat" Antalya Diplomasi Forumu’nun dünya siyasetinde daha etkili bir yer edinmeye başladığını kaydeden Fidan, "Antalya Diplomasi Forumu her geçen yıl çok verimli bir yönde gelişiyor; katılımcı sayısı da, ele alınan konu başlıklarının sayısı da artıyor ve dünya siyasetinde çok daha etkili bir yer edinmeye başlıyor. Aslında Antalya Diplomasi Forumu ile yapmaya çalıştığımız şey, bu platformu özellikle bölgesel meselelerimiz açısından öne çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. Dünyadaki benzer platformlarda çoğunlukla küresel ve Batı merkezli sorunların ele alındığını belirten Fidan, "Bölgesel meseleler, özellikle bizim bölgemizle çok yakından ilgili konular, belki Ukrayna meselesi dışında, derinlemesine tartışılmıyor. Ama bunun dışında, örneğin Orta Doğu, Kuzey Afrika, hatta Balkanlar ve Akdeniz’e ilişkin meselelerde çok fazla platform görmüyoruz. Bu bakımdan Antalya Diplomasi Forumu’nun bölgemiz için bölgesel tartışmalar yürütme, bölgesel çözümler ve fikirler ortaya koyma açısından eşsiz bir fırsat sunduğunu düşünüyorum" dedi. "Diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" Uluslararası sistemde çok taraflılığın ve kurallara dayalı yapının zayıfladığını belirten Fidan, mevcut dönemde diplomasinin daha da hayati hale geldiğini söyledi. Fidan, "Diplomasinin her zamankinden daha ilgili ve her zamankinden daha gerekli olduğu bir dönemdeyiz. Çünkü çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çöktüğünü gördüğümüz bir çağda, çok daha fazla diyaloğa ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. Yerleşik bir sistemin işlediği dönemlerde devletlerin daha az temas ihtiyacı hissettiğini, ancak sistemin zayıfladığı anlarda koordinasyonun zorunlu hale geldiğini belirten Fidan, "Uluslararası sistemin çökmekte olduğunu ve hukuksuzluğun ortaya çıktığını gördüğünüzde, daha fazla koordinasyona başlamanız gerekir. Diğer taraflarla daha fazla iletişim kurmanız gerekir; aksi halde ezilirsiniz ve kendinizi bir kazanın içinde bulabilirsiniz" dedi. Soğuk Savaş sonrasındaki dönemin 1990’lardan itibaren değişmeye başladığını, 2010-2011 sonrasının ise "serbest düşüş" dönemi olduğunu söyleyen Fidan, insanlığın artık yıkım ve savaş yaşandıktan sonra öğrenen bir döngüden çıkması gerektiğini vurguladı. "Bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim" Fidan, Orta Doğu başta olmak üzere Türkiye’nin çevresindeki bölgelerde uzun süredir güç siyasetinin belirleyici olduğunu belirterek, bunun ciddi yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini ifade etti. Fidan, savaşların sadece bölgeyi değil, kısa sürede diğer ülkeleri de olumsuz etkilediğini kaydederek, "Ne yazık ki bizim bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim durumda. Bu yüzden bir tür düzen getirmemiz gerekiyor. Çünkü sorunları çözmenin eski yöntemi, çoğu zaman savaşı içeriyor ve bu da bize yardımcı olmuyor" şeklinde konuştu. Bölgede kalıcı istikrarın temel şartının egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve güvenliğe saygıdan geçtiğini söyleyen Fidan, "Bakın, her ulusun kendi sınırı var. Dolayısıyla hiçbir ülke başka bir ülkenin toprağının peşinde değil; İsrail hariç. İsrail yayılmacı politikaların peşinde. Ama İsrail dışında, bölgedeki ülkelerin kendi sınırları, kendi bayrakları ve kendi devletleri var. O halde, bölgede diğer ulus devletlerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine, emniyetine ve güvenliğine saygı duyduğumuz sürece, bu çok temel bir başlangıç noktasıdır. Bence sorunların yüzde 80’inden fazlasını çözeriz" ifadelerini kullandı. "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz" Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki yaklaşımını da anlatan Fidan, diplomasinin çatışmalarda tüm taraflarla temas kurmayı zorunlu kıldığını vurguladı. Fidan, "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz. Savaşta taraf tutmanız gerekir; ama diplomaside çatışmaya dâhil olan her tarafla, bütün taraflarla temas kurmanız gerekir. Bizim için başlangıç noktası budur" dedi. Bölgede dış politika önceliklerinin savaşların önlenmesi ve süren çatışmaların sonlandırılması olduğunu belirten Fidan, "Bölgede dış politika önceliğimiz ise savaşların patlak vermemesini sağlamak, eğer süren bir çatışma varsa bunun durdurulması ya da sona erdirilmesidir. Bölgemizde ticaretin, kalkınmanın, emniyetin, güvenliğin ve istikrarın mümkün olmasının tek yolu budur" diye konuştu. Türkiye’nin Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar çok sayıda kriz alanında yoğun çaba yürüttüğünü söyleyen Fidan, "İşte bu nedenle bölgemizde hâlihazırda süren yangınları söndürmek için çok yoğun çalışıyoruz; Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar, gerekirse zaman zaman Balkanlar’da da devreye giriyoruz" dedi. "İran’daki savaş, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itti" Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürecin inişli çıkışlı seyrettiğini ancak tarafların ve arabulucuların görüşmeleri sürdürme iradesini koruduğunu söyledi. Fidan, "Ne yazık ki Ukrayna-Rusya savaşı inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Ancak olumlu olan taraf şu ki, her iki tarafın ve arabulucuların en azından süreci sürdürme konusunda hâlâ istekli olduğunu görüyoruz. Bu hepimiz için büyük bir artı" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tarafları ateşkes ve kalıcı çözüme yönlendirmeye çalıştığını belirten Fidan, Ukrayna’daki savaşın büyük bir yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini söyledi. Fidan, "Şu anda Ukrayna görüşmeleri bakımından karşı karşıya olduğumuz tek olumsuzluk, İran’daki savaştır. Bu durum, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itmiş durumda. İnşallah, İran’la ilgili ateşkes ya da barış anlaşması sağlanır sağlanmaz, dikkatimizi derhal yeniden Ukrayna görüşmelerine çevireceğiz. Bu çok önemli. O meseleye olan odağımızın kaymasına izin veremeyiz" dedi. Söz konusu savaşın yalnızca iki ülkeyi değil, bölgesel ve küresel dengeleri de etkilediğini vurgulayan Fidan, tırmanma riskine de dikkat çekti. "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" İsrail’in uzun süredir kendi güvenliğini gerekçe göstererek uluslararası kamuoyunda bir algı oluşturduğunu belirten Fidan, son yıllarda bunun arkasında daha fazla toprak hedefinin bulunduğunun netleştiğini söyledi. Fidan, "İsrail, uluslararası alanda, kendi güvenliğinin peşinde olduğu yönünde bir yanılsama oluşturdu. Ancak özellikle son yıllarda çok daha net hale geldi ki, bu kavramın altında İsrail’in peşinde olduğu şey daha fazla topraktır. Gerçekte olan budur. İsrail kendi güvenliğinin peşinde değil; daha fazla toprağın peşinde. Güvenlik, Netanyahu hükümeti tarafından daha fazla toprağı işgal etmek için bir gerekçe olarak kullanılıyor" diye konuştu. Bu sürecin Filistin topraklarından başladığını, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ten Lübnan ve Suriye’ye uzanan bir yayılmacılık politikası izlendiğini belirten Fidan, "Bu, bölgede süregelen bir işgal ve yayılmacılık politikasıdır. Bence bunun durması gerekiyor" dedi. İsrail’in ancak diğer ülkelerin güvenlik, egemenlik ve özgürlüklerine saygı göstermesi halinde bölgede kalıcı barış içinde yaşayabileceğini vurgulayan Fidan, "İsraillilerin daha fazla toprak elde etmeye dönük yayılmacı politikaları, bölgesel ölçekte çok büyük bir sorun oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği, İsrail’i sınırlamak için daha fazlasını yapmalı" İsrail’e verilen Batı desteğinin meseleyi daha da karmaşık hale getirdiğini belirten Fidan, özellikle Avrupa Birliği’nin son dönemde bazı adımlar atsa da bunun yeterli olmadığını söyledi. Fidan, "Avrupa’nın, Avrupa Birliği olarak ve kurumsal bir yapı olarak bir araya gelmesi, kendi gücünü gerçekten İsrail’in bölgesel ve küresel güvenliği istikrarsızlaştıran eylemlerini sınırlamak için kullanması gerekiyor. Şu anda Avrupa Birliği’nden görmediğimiz şey tam olarak budur" dedi. Batı Şeria’daki bazı aşırı yerleşimcilerin yaptırım listesine alınmasını hatırlatan Fidan, buna rağmen İsrail’in işgal, saldırı ve insani hukuk ihlalleri karşısında daha güçlü adımlar gerektiğini söyledi. Fidan, "İsrail’in bölgede nasıl davranması gerektiğini gerçekten sağlamak için daha fazlasını yapmaları gerekiyor. Soykırım işlemeyi durdurmalı. Yerleri işgal etmeyi durdurmalı. Batı Şeria ve Gazze’de olduğu gibi başkasına ait toprakları çalmayı durdurmalı" ifadelerine yer verdi. "Gazze Planı’nın ilk aşamasındaki insani yükümlülükler yerine getirilmedi" Gazze’deki son duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, geçen yıldan itibaren Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin ABD ile birlikte Gazze Barış Planı’na öncülük ettiğini söyledi. Planın savaşın durdurulmasında etkili olduğunu belirten Fidan, "Geçen yıldan itibaren, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir dizi ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte hareket ederek Gazze Barış Planı’na öncülük etti. Bu da Gazze’de savaşı durdurmayı mümkün kıldı. Özellikle o zamana kadar aktif bir soykırım söz konusuydu. Şimdi İsrailliler Gazze halkını hâlâ kasıtlı olarak öldürüyor, ancak en azından kitlesel öldürme düzeyi durdu" dedi. Planın aşamalardan oluştuğunu kaydeden Fidan, şu anda Kahire’de devam eden görüşmelerde birinci aşamanın performansının değerlendirildiğini ve ikinci aşamaya geçiş zemininin ele alındığını ifade etti. Fidan, "Her iki taraf da farklı şeyler ileri sürüyor. Ancak genel olarak şunu söyleyebilirim: Özellikle anlaşmanın insani boyutu söz konusu olduğunda, İsrail’in birinci aşamayla ilgili yükümlülüklerini fiilen yerine getirdiğini görmedik" diye konuştu. İlk aşamanın gerekleri arasında daha fazla insani yardım, tıbbi destek, barınak girişine izin verilmesi ve Filistin teknik komitesinin Gazze’de çalışmaya başlamasının yer aldığını söyleyen Fidan, "Daha fazla insani yardıma, daha fazla tıbbi yardıma ihtiyacımız var. Barınakların içeri sokulmasına izin verilmesi gerekiyor. Filistin teknik komitesinin Gazze’de kendi çalışmalarına başladığını görmemiz gerekiyor; ancak henüz başlamış değiller. Gazze’ye girişlerine izin verilmiyor. Bunlar birinci aşamanın gerekleridir" dedi. Fidan, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ardından ikinci aşamaya geçilerek daha somut sonuçların görülebileceğini belirterek, "Ama şu anda insani durum, birinci aşama şartlarının gerektirdiği şekilde tam anlamıyla ele alınmıyor. Şu an bulunduğumuz nokta budur. Ve umarım Kahire’de devam eden görüşmeler, inşallah, olumlu bir sonuç verecektir" şeklinde konuştu.

Türkiye'de yüzde 29! Haber

Türkiye'de yüzde 29!

Dun & Bradstreet tarafından yayımlanan “2025 Küresel İflas Raporu”, küresel ekonomide iflasların artmaya devam ettiğini ancak artış hızının yavaşladığını ortaya koydu. 45 ülkeyi kapsayan rapora göre, 2025 yılında dünya genelinde 627 bin 575 şirket iflas etti. Raporda, küresel iflasların 2025’te yüzde 7 arttığı, ancak bu oranın 2024’teki yüzde 15’lik artışa kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret ettiği vurgulandı. İncelenen 45 ülkenin 28’inde iflaslar artarken, 17 ülkede düşüş kaydedildi. Ülke bazında en yüksek artış yüzde 65 ile Arjantin’de görülürken, Yunanistan (yüzde 49) ve Hong Kong (yüzde 45) ilk sıralarda yer aldı. Suudi Arabistan ve İsviçre de iflas artışının yüksek olduğu ülkeler arasında gösterildi. ABD’de ise iflaslar yüzde 26 yükseldi. TÜRKİYE'DE YÜKSELİŞ YÜZDE 29 Türkiye’ye ilişkin verilerde ise 2025 yılında şirket iflaslarının yüzde 29 arttığı ve toplam 573 şirketin iflas ettiği belirtildi. Raporda, bu artışın yüksek faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerindeki baskısından kaynaklandığı ifade edildi. Bu arada bazı ülkelerde iflaslarda düşüş dikkat çekti. Kolombiya yüzde 71 azalışla en iyi performansı gösterirken, Endonezya, Belarus, Kazakistan, Hindistan ve Kanada gibi ülkelerde de gerileme kaydedildi. Raporda ayrıca Rusya’da iflasların düşüşünü sürdürdüğü, Ukrayna’da ise savaşın etkisiyle iflasların artmaya devam ettiği belirtildi. Sektörel analizde, özellikle inşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının sürdüğü vurgulandı. Yüksek faiz oranları, maliyet artışları ve talepteki dalgalanmaların şirket bilançoları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edildi. Dun & Bradstreet COO’su Julian Prower, iflas artış hızındaki yavaşlamaya rağmen seviyelerin pandemi öncesinin üzerinde kaldığını belirterek, küresel ekonomide görece bir dengelenme sürecine girildiğini söyledi. Baş Ekonomist Arun Singh ise 2026 yılına ilişkin risklere dikkat çekerek, jeopolitik belirsizlikler, ticaret politikalarındaki değişimler ve finansmana erişim koşullarının şirket iflaslarını yeniden artırabileceği uyarısında bulundu.

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" Haber

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız"

ABD Başkanı Trump, İran ile iki haftalık ateşkes sağlanmasının ardından ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in nihai bir barışı müzakere etmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a doğru yola çıkmasından kısa sonra ABD basınına açıklamalarda bulundu. Trump, ABD basınına yaptığı açıklamada, İran ile barış görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD savaş gemilerinin İran’a yönelik saldırılara yeniden başlamak üzere "en iyi mühimmatla" yeniden doldurulduğunu söyledi. Telefon üzerinden verdiği röportajda İran ile görüşmelerin başarılı olup olmayacağı sorulduğunda Trump, "Bunu yaklaşık 24 saat içinde öğreneceğiz. Yakında biliyor olacağız" dedi. Trump, "Bir yeniden hazırlık sürecindeyiz. Savaş gemilerini şimdiye kadar üretilmiş en iyi mühimmatla, en iyi silahlarla yüklüyoruz. Bunlar, daha önce kullandığımız ve onları tam bir yıkıma uğrattığımız silahlardan bile daha iyi silahlar. Anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran ile yapılan müzakerelere ilişkin, "Doğru söyleyip söylemediğinden emin olmadığımız insanlarla uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, "Yüzümüze karşı, tüm nükleer silahlardan vazgeçtiklerini ve her şeyin ortadan kalktığını söylüyorlar. Sonra basının karşısına çıkıp, "Hayır, zenginleştirme yapmak istiyoruz" diyorlar. Yakında göreceğiz" dedi. Pakistan’da planlanan temaslar Pakistan’da yapılacak görüşmelerde ABD’nin, Başkan Yardımcısı Vance ile birlikte ABD’nin Ukrayna ve Gazze için gerçekleştirdiği müzakerelere de liderlik eden Trump’ın Özel Orta Doğu Temsilci Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından temsil edilmesi öngörülüyor. İran tarafından ise görüşmelere Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın katılması bekleniyor. Temaslarda ABD’nin İran’dan sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına yeniden açılmasını talep etmesine odaklanması bekleniyor. Trump, İran’ın Boğaz’ı yeniden açmasının herhangi bir ateşkes anlaşmasının kritik bir unsuru olduğunu açıkça ifade etmişti. Ancak İran ve Pakistan’ın açıklamalarına göre, Lübnan dahil savaşın tüm cephelerde durması şartının İsrail tarafından Lübnan’a yönelik saldırılar ile bozulması nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan çok az sayıda gemi geçmişti. Görüşmelerde müzakere edilecek diğer konular arasında ise İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteği, ülkenin balistik programı ve İran’ın kendisine yönelik yaptırımların kaldırılması taleplerinin yer alması bekleniyor.

Osmangazi’den Uludağ’da nefes kesen kar voleybolu şöleni Haber

Osmangazi’den Uludağ’da nefes kesen kar voleybolu şöleni

Uludağ’da kış sporlarına yakışır bir atmosferde gerçekleştirilen turnuvada; kadınlar ve erkekler kategorilerinde Fransa, Ukrayna, Polonya, Macaristan, Moldova ve Türkiye’den toplam 19 takım ile 100 sporcu mücadele etti. Soğuk hava ve yoğun kar yağışına rağmen sporcuların sahadaki performansı izleyicilere keyifli anlar yaşatırken, tribünlerde de büyük bir coşku hakimdi. Bursa Uludağ 2. Oteller Bölgesi’nde, Bursa Teleferik Kurbağa Kaya İstasyonu önünde oynanan final müsabakaları büyük çekişmelere sahne oldu. Erkekler kategorisinde Polonya birinci, Fransa ikinci, Türkiye üçüncü sırada yer alırken; kadınlar kategorisinde Türkiye birincilik ve üçüncülük, Moldova ise ikincilik başarısı elde etti. Final karşılaşmalarının ardından düzenlenen törende dereceye giren takımlara ödülleri Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Törenin ardından Başkan Aydın ve katılımcılar, kar üzerinde oynanan gösteri maçıyla etkinliğe renk kattı. “TURNUVA ULUDAĞ’A YAKIŞIR ŞEKİLDE GEÇTİ” Uludağ’da 3 gün boyunca kar voleybolu heyecanı yaşandığını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Organizasyon 6 ülkeden 19 takım takımın katılımıyla kadınlar ve erkekler kategorisinde gerçekleştirildi. Finale yakışır bir kar yağışı var. Osmangazi Belediyesi, Bursa Teleferik A.Ş. ve Türkiye Voleybol Federasyonu iş birliğinde düzenlenen turnuvaya destek veren tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. İnşallah her yıl Mart ayı sonunda bu organizasyonu gerçekleştireceğiz. Diğer ülkelerden gelen sporculara da teşekkür ediyorum. 2026 FIVB Kar Voleybolu Dünya Turu Uludağ Etabı, Uludağ’a yakışır şekilde geçti.” Turnuvaya katılan sporcular ise, “Böyle bir turnuvaya katıldığımız için çok mutluyuz. Organizasyonu düzenleyen Osmangazi Belediyesi ve tüm paydaşlara teşekkür ederiz” diye konuştu.

Uludağ’da kar voleybolu şöleni başladı Haber

Uludağ’da kar voleybolu şöleni başladı

Spora ve sporcuya verdiği desteklerle öne çıkan Osmangazi Belediyesi, uluslararası bir organizasyona daha ev sahipliği yapıyor. Osmangazi Belediyesi, Bursa Teleferik A.Ş. ve Türkiye Voleybol Federasyonu iş birliğinde düzenlenen turnuva, Uludağ’da 3 gün boyunca devam edecek. Fransa, Ukrayna, Polonya, Macaristan, Moldova ve Türkiye’den takımların mücadele ettiği organizasyon, Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) takviminde yer alıyor. Bursa Uludağ 2. Oteller Bölgesi’nde, Bursa Teleferik Kurbağa Kaya İstasyonu önünde gerçekleştirilen turnuva, bugün oynanan grup maçlarıyla başladı. Yarın da devam edecek organizasyon, 29 Mart Pazar günü oynanacak yarı final, üçüncülük ve final karşılaşmalarıyla sona erecek. Soğuk hava ve karlı zemine rağmen sporcuların kıyasıya mücadele ettiği turnuva, renkli görüntülere sahne olurken, müsabakalar izleyiciler tarafından da büyük bir ilgi ve heyecanla takip ediliyor. “Osmangazi Belediyesi Olarak Muhteşem Bir Organizasyona İmza Attık” Uludağ’da 3 gün boyunca kar voleybolu fırtınası eseceğini belirten Osmangazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Ersel Nallar, “Osmangazi Belediye’mizin Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında 2026 FIVB Kar Voleybolu Dünya Turu Uludağ Etabı’nı düzenliyoruz. Bu organizasyon Osmangazi Belediyesi Bursa Teleferik A.Ş ve Türkiye Voleybol Federasyonu işbirliğinde düzenleniyor. Bu turnuva Uludağ’da 27-27-29 Mart tarihleri arasında 3 gün boyunca devam edecek. Organizasyonun final etabını ise 29 Mart Pazar günü gerçekleştireceğiz. Kar Voleybolu Dünya Turu diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de yeni gelişen sporlar içerisinde turnuvada emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” şeklinde konuştu. Türkiye Voleybol Federasyonu Plaj ve Kar Voleybolu Danışmanı ve Turnuvanın Direktörü Oğuz Değirmenci ise, “Türkiye Voleybol Federasyonu olarak Osmangazi Belediyesi ile ilk defa Uludağ’da çalışma fırsatı bulduk ve çok mutluyuz. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve ekibine çok teşekkür ediyoruz. Bu organizasyon Erkan Aydın başkanımızın katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Uludağ 6 ülkeden 19 takım takım ve 100 sporcu kar üstünde kıyasıya kar üstünde 3 gün boyunca mücadele edecek. İnşallah bu organizasyonları Osmangazi Belediyesi’nin iş birliğinde geleneksel hale getireceğiz. Her yıl daha da fazla takımı Uludağ’a çekeceğiz. Bu turu Uludağ’da gerçekleştirmenin gururuyla yola çıktık. Her takım 4 kişiden oluşuyor. Bu turda Fransa, Ukrayna, Polonya, Macaristan, Moldova ve Türkiye’den takımlar mücadele ediyor. Organizasyonun ilk günündeyiz. Grup maçlarıyla müsabakalar başladı. Yarın da grup maçlarıyla devam edecek, Pazar günü ise yarı final, üçüncülük final maçları oynanarak organizasyon sona erecek. Uludağ’ın bir güzelliği var sporcularımız buraya güvenle geliyor. Zemin ve kar çok güzel daha yumuşak, sporcular karın üzerine güvenle atlayabiliyor. Başka yerlerde bu kadar yumuşak kar bulamıyoruz.” ifadelerini kullandı. Turnuvaya katılan sporcular ise “Bursa Uludağ’da olmaktan çok mutluyuz. Maçlar çok keyifli geçiyor. Organizasyon çok güzel olmuş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve tüm emeği geçenlere çok teşekkür ederiz. Burada bizi çok güzel ağırlıyorlar, ilk kez Bursa Uludağ’da voleybol maçı yapıyoruz. Bursa çok güzel bir şehir Osmangazi Belediyesi çalışanları bizimle ayrıca ilgileniyor. Burada şampiyon olmak için mücadele ediyoruz.” diye konuştu.

Trump: "Türkiye gerçekten şahaneydi, Erdoğan harika bir lider" Haber

Trump: "Türkiye gerçekten şahaneydi, Erdoğan harika bir lider"

ABD Başkanı Donald Trump, Florida eyaletinde düzenlenen bir yatırım forumunda yaptığı konuşmada, İran savaşı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. ABD'nin İran'ın nükleer programını hedef alan saldırılarının sadece İsrail'i değil, tüm Orta Doğu'yu kurtardığını öne süren Trump, bölge ülkelerine atıfla, "Bu durum, üzerinize yağan tüm o roketlerle kanıtlandı. Suudi Arabistan çok darbe aldı, hepiniz darbe aldınız. Herkes o roketlerin sadece İsrail'e gideceğini düşünüyordu" dedi. İran'ı "dünyanın bir numaralı terör sponsoru" olarak nitelendiren Trump, "Bu devletin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermezdim, bunu uzun zamandır söylüyordum ve izin vermedim. Son 27 gündür ABD'yi ve müttefiklerimizi savunmak adına dünyanın en güçlüsü olan ABD ordusu, İran'ın askeri kapasitesini hiç görülmemiş bir güç, hassasiyet ve beceriyle yok ediyor. Bu gerçekten sert bir müdahaleydi" ifadelerini kullandı. "Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" İran'ın darmadağın edildiğini savunan Trump, "Bugün yine önemli bir gün geçirdik. Ne olduğunu bile anlamıyorlar" dedi. İran ile müzakere halinde olduklarını yineleyen Trump, "O kadar ağır darbeler alıyorlar ki bu durumda her kim olsa müzakere etmek isterdi. Müzakere ediyorlar; bir anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" dedi. İran'ın yürütülen müzakereleri inkar ederek yalan söylediğini kaydeden Trump, "Haklı olduğum ortaya çıktı. İki gün sonra itiraf ettikleri üzere müzakere eden onlardı. Yaptıkları yanlış beyanı telafi etmek için, 'Size 8 gemi petrol göndereceğiz' dediler. Ertesi gün, yani 2 gün önce kanalların birinde çok garip bir şey gördüm. İran'dan çıkan 8 petrol gemisi vardı. Sonra aslında 2 tane daha ekleyeceklerini söylediler ve eklediler, böylece 10 gemimiz oldu. İşte o zaman insanlar gerçekten müzakere ettiğimizi anladı. Şu an görüşüyoruz. Bir şeyler yapabilirsek harika olur, ama Hürmüz Boğazı'nı açmaları gerekiyor" şeklinde konuştu. "İran'ın savunma yeteneklerini imha ediyoruz" İran'a büyük bir darbe indirdiklerini belirten Trump, "Füze ve İHA fabrikalarını kimsenin mümkün görmediği seviyelerde imha ediyor, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. İran donanması bitti, hepsi battı, Körfez'in dibindeler ya da başka yerlerde" dedi. Trump, "Mayın döşemek isterlerse bunu sandallarla yapmak zorundalar, çünkü hiç gemileri kalmadı. Hava kuvvetleri öldü, tamamen, bütünüyle bitti, artık uçakları falan yok. Hava savunma ve iletişim kabiliyetleri tamamen yerle bir edildi. Liderlerinin hepsi de öldü" diye konuştu. "Mücteba Hamaney ya ölü ya da çok kötü durumda" İran'ın önceki dini lideri Ali Hamaney'i de öldürdüklerini vurgulayan Trump, "Oğlu Mücteba Hamaney de ya ölü ya da çok kötü durumda, çünkü kimse ondan haber alamıyor. Sanırım, 'Baba, beni bu işe karıştırma' diyordur. Sanırım kimsenin liderlik yapmak istemediği tek ülke burasıdır. İran'a liderlik etmek isteyen var mı? Lütfen el kaldırsın. Kocaman bir dinleyici kitlesi var burada. Kim liderleri olmak ister? Derin bir sessizlik. Kimse istemiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Operasyon takviminin 2 hafta önündeyiz" ABD'nin dünyanın en güçlü istihbarat mekanizmasına ve ordusuna sahip olduğunu belirten Trump, "4 hafta bile geçmeden ortaya koyduğum tüm askeri hedefleri bir bir gerçekleştiriyoruz. Sanırım operasyon takviminin 2 hafta önündeyiz. Biz buna 'askeri operasyon' diyoruz, 'savaş' demiyoruz" ifadelerini kullandı. Trump'tan NATO ve Avrupalı müttefiklerine tepki NATO, Fransa ve İngiltere'nin ABD'nin askeri destek talebine zamanında yanıt vermediğini hatırlatan Trump, "Bundan dersimizi aldık. Ne dediğimi unutmayın, büyük bir hata yaptılar. Yanımızda olmadılar. Almanya Şansölyesi de dahil bunların hepsi benim arkadaşım. Almanya Şansölyesi, 'Bu bizim savaşımız değil. Bizimle bir ilgisi yok' dedi. Ukrayna da bizim savaşımız değil, ama yardım ediyoruz" tepkisini gösterdi. Trump, Körfez ülkelerinin desteğine vurgu yaptı Körfez ülkelerinin kendilerine verdiği destekten memnun olduklarının altını çizen Trump, "Suudi Arabistan'a teşekkür etmek istiyorum, NATO'nun aksine çok yardımcı oldular. Suudi Arabistan savaştı, Katar savaştı, Birleşik Arap Emirlikleri savaştı, Bahreyn savaştı ve en iyi uçaklarımızı füzelerle düşürmüş olsalar da Kuveyt bile savaştı. Bu olmasaydı da olurdu, ama onların bizim uçaklarımız olduğunu bilmiyorlardı" dedi. Trump'tan Türkiye'ye ve Erdoğan'a övgü Orta Doğu'daki müttefiklerinin tutumu konusunda hayal kırıklığı yaşamadıklarını vurgulayan Trump, "Bence Türkiye gerçekten şahaneydi. Onlardan rica ettiğimiz şeylerin dışında kaldılar. Erdoğan harika bir lider" ifadelerini kullandı. Bölgede olmamasına rağmen muazzam destek veren ülkelerin de olduğunu aktaran Trump, "Endonezya da harikaydı. Biliyorsunuz, gerçek dostlarınızın kim olduğunu böyle zamanlarda öğreniyorsunuz. Endonezya, Türkiye ve daha birçok ülke. Ama o 5 ülke (Körfez ülkeleri) harikaydı" dedi. Trump'tan İbrahim Anlaşmaları çağrısı İran tehdidinin ortadan kaldırılması ile Orta Doğu'nun daha parlak bir geleceğe sahip olacağını belirten Trump, "Şimdi onları (İran'ı) saf dışı bıraktık, hem de çok büyük bir şekilde. İbrahim Anlaşmaları'na odaklanmalıyız ve tüm ülkelerin bu anlaşmalara dahil olmasını umuyoruz. Bunu yapan çok cesur ülkelerimiz var. Yıllar önce dahil oldular, o ilk 4 ülkenin kim olduğunu biliyorsunuz. Bunu yaparak harika bir iş çıkardılar. Bu onlar için ekonomik olarak da harika oldu, bunu yapmış olmaları büyük bir olaydı. Ama bence şimdi tüm Orta Doğu ülkeleri katılacak. Bazı durumlarda, tüm Orta Doğu ülkelerinin ve hatta ötesinin katılacağını söyleyebilirim. Yakında Orta Doğu'da olmayıp da üye olmak isteyen insanlar göreceksiniz" değerlendirmesinde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD ve İsrail’in ülkesine yönelik saldırıları ve Batı dünyasının bu konudaki tutumuna tepki gösterdi. Arakçi, "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür. Bunun nedeni, Batı'nın Gazze ve Ukrayna konusunda uyguladığı çifte standartlar ve İsrail ile ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığı konusundaki sessizliğidir" ifadelerini kullandı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Almanya hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştiren sözlerini hatırlatan Arakçi, "Yine de, İranlılara yönelik ihlalleri kınadığı için Cumhurbaşkanı Steinmeier'i takdir etmek gerekir. Hukukun üstünlüğüne değer veren herkes sesini yükseltmelidir" dedi. Steinmeier, İran’a yönelik saldırıları eleştirmişti Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran yönelik saldırılarını ve Almanya hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu savaş gerçekten önlenebilir ve gereksiz bir savaştır" açıklamasında bulunmuştu.

Çekya'da İsrailli silah şirketiyle bağlantılı fabrika ateşe verildi Haber

Çekya'da İsrailli silah şirketiyle bağlantılı fabrika ateşe verildi

Çekya'nın Pardubice kentinde dün Çek silah üreticisi LPP Holding'e ait bir fabrikada çıktı. İtfaiye ekibi alevlere müdahale etti. Çekya İçişleri Bakanı Lubomir Metnar sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "Olayda can kaybı yaşanmadı, maddi hasar tespit ettik. Elde ettiğimiz tüm bilgileri değerlendiriyoruz. Muhtemelen terör saldırısıyla bağlantılı" ifadelerini kullandı. Emniyet Müdürü Martin Vondrasek ise gazetecilere yaptığı açıklamada, polisin "kasıtlı olarak çıkarılan bir yangını" soruşturduğunu ve suçu işleyenleri yoğun bir şekilde aradığını belirtti. Olayı "Deprem Fraksiyonu" adlı grup üstlendi Çekyalı iki haber sitesi, "Deprem Fraksiyonu" adlı bir gruptan "İsrail'in Gazze'deki soykırımdaki rolüne son vermek amacıyla İsrail silahlarının önemli bir üretim merkezini ateşe verdiklerini" belirten bir e-posta aldıklarını aktardı. Grubun fabrikayı ateşe verdiği anların görüntüsü de paylaşıldı. İsrailli şirket ile iş birliği planı açıklamıştı Ukrayna ordusunun Rusya'ya karşı savaşında kullandığı insansız hava aracı teknolojileri gibi sivil ve askeri kullanım için ürünler geliştiren ve üreten silah üreticisi LPP Holding, daha önce İsrail merkezli askeri teknoloji şirketi Elbit Systems ile iş birliği içinde insansız hava araçları geliştirme, üretme ve personel yetiştirme merkezi açmayı planladığını açıklamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.