Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tutukluluk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tutukluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutukluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC’de Filo Jet faciasında ihmal: Su geçirmez kapılar açıkmış Haber

KKTC’de Filo Jet faciasında ihmal: Su geçirmez kapılar açıkmış

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bilgiler mahkemeye yansıdı. Mahkemede, geminin teknik durumu ve facia öncesinde gerçekleştirilen müdahalelerin yanı sıra arama-kurtarma çalışmalarının seyri, mürettebatın ifadeleri, teknik deliller ve Türkiye’den beklenen bilgiler de ele alındı. Mahkemede konuşan Tahkikat Polisi, gemide su geçirmez bölmeler bulunduğunu ve bu bölmelerdeki kapıların kapalı tutulması gerektiği ancak bazı kapıların açık olduğunu belirtti. Polis, söz konusu kapıların kapalı olması halinde geminin bu kadar su almayacağını ve suyun gemi içerisindeki yayılımının sınırlandırılabileceğini ifade etti. Su geçirmez kapıların neden açık olduğu ve batış sırasında bu sistemlerin neden devreye alınmadığına dikkat çekildi. Yolcuların kurtarılma ihtimali daha fazla olacaktı Polis, su geçirmez kapıların kapalı tutulması halinde geminin daha az su alabileceği ve yolcuların kurtarılma ihtimalinin daha yüksek olabileceğini belirtti. Bu kapsamda, geminin batış nedenlerinin yanı sıra facia sırasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı da sorgulandı. Mayday çağrısından 2 saat 30 dakika sonra battı Polis, Filo Jet’ten saat 12.20’de uluslararası acil yardım çağrısı olan Mayday çağrısı yapıldığına dikkat çekerek, geminin saat 14.50’de battığını kaydetti. Polis, Mayday çağrısıyla geminin batışı arasında geçen 2 saat 30 dakikalık süreçte gerçekleştirilen arama-kurtarma çalışmaları, gemiye müdahale ve kurtarma ekiplerinin faaliyetleri de soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Yardım çalışmalarına Sahil Güvenlik, Sivil Savunma ve Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti Kurtarma Limited ekiplerinin ulaştığı aktarıldı. Arama sırasında gemiden iki çocuk çıkarıldığı iddiası Mahkemede, arama-kurtarma çalışmaları devam ederken Süleyman Erdoğan isimli kişinin gemiden iki çocuk çıkardığı yönündeki bilgi de yer aldı. Söz konusu iddianın soruşturma kapsamında araştırıldığını aktaran polis, arama-kurtarma faaliyetlerinin hangi aşamada, kimler tarafından ve nasıl bir koordinasyonla yürütüldüğüne ilişkin ayrıntıların da dosyaya gireceğini ifade etti. Sol ön bodoslamadaki hasar ve tamirat araştırılıyor Soruşturmanın önemli başlıklarından birini de geminin sol ön bodoslama kısmındaki hasar oluşturuyor. Mahkemede verilen ifadelerde, söz konusu bölümün daha önce tamir edildiği ve geminin su almasına neden olan hasarın bu bölgeden kaynaklanmış olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğu belirtildi. Gemide 7 kompartıman bulunduğu ve her bölümde sintine pompalarının yer aldığı bilgisi de mahkemeye aktarıldı. Sintine pompalarının manuel olarak çalıştırıldığı, otomatik olmadığı ve suyun belirli bir seviyeye ulaşması halinde alarm sisteminin devreye girdiği ifade edildi. Buna rağmen geminin çok hızlı şekilde su aldığı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin facianın boyutunu artırdığı yönündeki değerlendirmeler de mahkemede gündeme geldi. "Tamirat tersanede ve uzmanlar tarafından yapılmalıydı" Geminin hasarlı bölümüne daha önce gerçekleştirilen müdahale de soruşturma kapsamında inceleniyor. Mahkemede, söz konusu tamiratın tersanede ve uzman kişiler tarafından yapılması gerektiği belirtildi. Polis, buna karşılık tamiratın limanda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan işlemin teknik açıdan yeterli olup olmadığı ve müdahalenin kimlerin bilgisi dahilinde yapıldığının araştırıldığını ifade etti. Filo Jet’in mevcut hasarı ve daha önce gerçekleştirilen tamiratlar nedeniyle de tahkikat yürütüldüğü mahkemeye aktarıldı. Mahkemede, Filo Jet faciasına ilişkin tahkikatın 33 gündür devam ettiği belirtildi. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, teknik incelemelerin ve bilirkişi çalışmalarının sürdüğü kaydedildi. Geminin batış nedenleri ve kazaya ilişkin teknik bulguların değerlendirileceği kaza raporunun bilirkişi tarafından hazırlanacağı bildirildi. Geminin kara kutusu kritik delil Soruşturmanın önemli teknik delilleri arasında geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazı da bulunuyor. Mahkemede, VDR cihazının soruşturma açısından önemli olduğu ve mutlaka incelenmesi gerektiği belirtildi. Olayla ilgili ses ve görüntü kayıtlarının analiz edilmek üzere alındığı, DNA örneklerinin toplandığı ve çeşitli teknik incelemelerin devam ettiği kaydedildi. VDR kayıtlarının incelenmesiyle geminin seyri, hızı, seyir şartları ve facia öncesindeki teknik süreçlere ilişkin verilerin elde edilmesi bekleniyor. Soruşturma için Türkiye’ye ekip gönderilecek Mahkemede, soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti polisi ve savcılığıyla koordinasyon içerisinde bir ekip oluşturulacağı açıklandı. Oluşturulacak ekibin Türkiye’ye giderek facia ile ilgili araştırmalar gerçekleştireceği belirtildi. Türkiye’de bulunan bilgi, belge ve kayıtlar ile ilgili kişilere yönelik araştırmaların söz konusu ekip tarafından yürütülmesi bekleniyor. Türkiye Cumhuriyeti’nden beklenen bilgilerin soruşturma dosyasına kazandırılması da yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. Kaptanın şikayeti yetkililere bildirmediği iddiası Soruşturma kapsamında mürettebatın ifadeleri de mahkemede ele alındı. Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un mürettebat olarak soruşturma dosyasında yer aldığı, Raşat İbrahimov’un ise ifade vermediği mahkemeye aktarıldı. Kaptan Mustafa Öz’ün gemiyi tamir eden mürettebatı bildiği ancak kendisine ulaşan şikayeti yetkililere bildirmediği yönündeki ifade de dosyada yer aldı. İkinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın ise gemideki tamirattan haberdar olduğu ve şirket yetkilisine aktardığı belirtildi. Ayrıca gemiye ilişkin bazı görüntülerin soruşturma açısından önem taşıdığı ve bu görüntülerin incelenmesinin gerektiği mahkemeye aktarıldı. Aranan 5 kişi için Türkiye’den bilgi bekleniyor Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma kapsamında aranan 5 kişi hakkında Türkiye Cumhuriyeti’nden bilgi beklendiği de açıklandı. Söz konusu kişilere yönelik araştırmaların, Türkiye’ye gönderilmesi planlanan ekibin çalışmaları kapsamında ele alınması bekleniyor. Türkiye’den elde edilecek bilgi ve belgelerin soruşturma dosyasına dahil edilmesi öngörülüyor. 9 zanlıya 7 gün ek tutukluluk Girne Kaza Mahkemesi, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını, incelenmesi gereken teknik bulgular, alınması gereken ifadeler ve hazırlanması beklenen raporlar bulunduğunu dikkate alarak 9 zanlı hakkında 7 gün ek tutukluluk kararı verdi. Karar kapsamında Ali Özdülger, Mustafa Öz, Merve Nur Seraslan, Zeki Öz, Metin Gül, Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un 7 gün daha tutuklu kalmasına hükmedildi. Faciaya ilişkin teknik incelemeler, bilirkişi raporu, VDR kayıtlarının analizi, mürettebatın ifadeleri ve Türkiye’den beklenen bilgi ve belgelere yönelik soruşturma sürüyor. Acılı aileler mahkeme önünde toplandı Gemi kazasında sevdiklerini kaybeden acılı aileler, zanlılara sert tepki gösterdi. Yakınlarının isimlerini bağıran acılı aileler, zanlılardan bu isimleri unutmamalarını istedi. Acılı aileler, adalet aradıklarını yineleyerek, tüm sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Faciada kayıp olan 10 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.

Yeni doğurduğu bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren annenin cezasını Yargıtay bozdu Haber

Yeni doğurduğu bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren annenin cezasını Yargıtay bozdu

Kocaeli'de 2021 yılında yeni doğan bebeğini 9 yerinden bıçaklayarak öldüren anneye verilen müebbet hapis cezası, olay sırasında geçici olarak ayırt etme gücünü kaybedip kaybetmediğinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden hakim karşısına çıkan sanık, olay sırasında kendinde olmadığını söyleyerek beraatini ve tahliyesini istedi. Olay, 20 Ocak 2021 tarihinde İzmit Yenişehir Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evli ve 3 çocuk annesi Merve T. (34), evinde sancılanması sonrası girdiği banyoda doğum yaptı. Bir erkek bebek dünyaya getiren Merve T. yeni doğan bebeğini banyoda 9 kez bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından özel bir hastanede tedavi altına alınan Merve T., tedavisi sonrası gözaltına alındı. İfadesi alınan Merve T. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2022 yılında müebbet hapis cezası aldı İddianamede, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce olay ile ilgili düzenlenen otopsi raporunda bebeğin kesici delici aletle öldürücü nitelikte toplam 9 kez yaralandığı belirtildi. Merve T.'nin iddianamedeki ifadesinde olay günü bel ağrısı sebebiyle hastaneye gittiğini ve kas gevşetici iğne yapıldığını, eve geldiğinde ise kanaması olduğunu belirtti. Daha sonra duşa girdiğinde ise bebeğin doğduğunu, bebeğin kordonunu kesmek için meyve bıçağı aldığını ve sonrasını hatırlamadığını belirtti. Ayrıca Merve T., hamile olduğunu bilmediğini, bilinç dışında eylemde bulunduğunu ifade etti. "Çocuğa ve altsoya karşı kasten öldürme" suçundan yargılanan sanık 14 Haziran 2022 tarihinde müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi. Yargıtay kararı bozdu Sanık avukatları, sanığın olay anında geçici olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini, epilepsi hastası olduğunu ve eylemi bilinç dışı gerçekleştirdiğini belirterek karara itiraz etti. İtiraz üzerine Yargıtay, kişinin geçici bir nedenle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı TCK'nin 34. maddesi yönünden bozarak dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. "Kendimde değildim" Olayla ilgili davanın ilk celsesi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Merve Y., avukatları ve müşteki eşi Hakan Y. katıldı. Bozma ilamına karşı sanık Merve T., "Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur, uyulmasını talep ediyorum. Bozma doğrultusunda, şu anki ruh halim nazara alınarak beraatimi talep ediyorum. Kendimde değildim. Tahliyemi istiyorum" dedi. Müşteki ise şikayetçi olmadığını söyledi. "Kendi çocuğunu bilerek öldürmesi mümkün değil" Sanık avukatları Tuba Özbay ve Mahmut Cengiz Sarıbay, müvekkillerinin yaklaşık 5 yıldır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Avukatlar, sanığın kendi çocuğunu bilerek öldürmesinin mümkün olmadığını, olayın ani gelişmesiyle cinnet hâlinde eylemi gerçekleştirdiğini ve epilepsi hastalığı bulunduğunu savundu. Dosyadaki tüm delillerin toplandığını ve delil karartma ihtimalinin bulunmadığını belirten avukatlar, müvekkilinin tutuklulukta geçirdiği süre de dikkate alınarak serbest bırakılmasını istedi. Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Kahramanmaraş’taki okul katliamı davasında ilk duruşma tamamlandı: Anne tahliye edildi Haber

Kahramanmaraş’taki okul katliamı davasında ilk duruşma tamamlandı: Anne tahliye edildi

Kahramanmaraş’taki okul saldırısının görülen ilk duruşması tamamlandı. Anne Pınar Peyman Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine, baba Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin devamına karar verilirken duruşma 4 Aralık’a ertelendi. Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli ’Olası kastla adam öldürme suçundan 10 kez müebbet’ ve ’Olası kastla yaralama’ suçundan da 30 yıla kadar, anne Peyman Pınar Mersinli ise ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Duruşmaya tutuklu sanıklar Uğur Mersinli ve Peyman Pınar Mersinli SEGBİS aracılığıyla katılırken hayatını kaybeden öğrencilerin ve öğretmenlerin yakınları ve avukatları salonda hazır bulundu. Sabah 09.00’da başlayan duruşmada baba Uğur ve anne Pınar Peyman Mersinli ile avukatlarının savunmalarının ardından hayatını kaybedenlerin yakınları konuştu. Adnan Göktürk Yeşil’in (11) annesi Sonay Yeşil, oğlunun bebeklik kundağıyla duruşmaya geldi. Oğlunun hayatını kaybettiği gün üzerinden çıkan kıyafetleri kundağa koyduğunu söyleyerek, "Oğlumun kabrine gidip konuşuyoruz. O benim tek evladımdı. Anne ve babanın en ağır cezayı almasını istiyorum, şikayetçiyim" dedi. Baba Abdullah Cevdet Yeşil ise Mersinli çiftinden şikayetçi olduklarını ve sonuna kadar bu davayı takip edeceklerini söyledi. "Kızımı öptüğüm alnından kurşun çıktı" Almina Ağaoğlu’nun (11) babası Ahmet Miraç Ağaoğlu ve annesi Gülden ise ihmali olan herkesten şikayetçi olduğunu söyledi. Anne Gülden, "Kızımın alnından öpüp okula yolladım ama o öptüğüm alnından kurşun çıktı" dedi. "Gömleğime annemin kanı bulaştı" Öğretmen Ayla Kara’nın (56) avukat oğlu Furkan Kara, "Annem küçük çocukların savunmasız olduğunu bildiği için onlara bir anne şefkatiyle yaklaşmıştır. Bu görülen davanın Türkiye çapında emsal bir dava olduğunu düşünüyorum. Türk tarihinde böyle saldırı olmamıştır. Olay günü biz haber aldığımızda okula gittik. Benim o gün üstümde ilk kez giydiğim gömlek vardı. Gömleğime kanı bulaştı. O gömleği dolabımda astım ve eşime de asla yıkayıp ütülemeyeceksin dedim. Sanıklardan sonuna kadar şikayetçiyim" dedi. "Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı" Furkan Sancak Balal’ın (11) annesi Tuğba Benli, "Ben 7 yıldır 2 evladımı tek başıma pazar tezgahlarında büyüttüm. Benim yavrum okuyacaktı, belki çok güzel yerlere gelecekti. Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı, ben yavrumu tanıyamadım. Onu kendi ellerimle yıkadım ama tanıyamadım. Şikayetçiyim, davamın arkasındayım" dedi. "Benim evladım 9 kurşun aldı" Şuranur Sevgi Kazıcı’nın (11) annesi Ayşegül Kazıcı ise kızının 9 kurşunla öldürüldüğünü anlatarak, "Benim evladım 9 kurşun aldı. İlk vurulan benim çocuğum, benim çocuğum kalkmak istemiş ama bir daha sıkmış. O kadar fazla ihmal var. Ben kadın halimle o çocuğu durdurabilirdim. Diğer çocuklar keşke ölmeseydi. Benim çocuğumun otopsi raporu açıklandı ve oğlum onu saklamış, ben görmeyim diye" ifadelerini kullandı. "Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?" Bayram Nabi Şişik’in (11) babası İsmail Şişik ise İsa Aras Mersinli’nin manifestosuna değinerek, "Dün evladımın doğum günüydü. Yaklaşık 5 yıl süren bir manifesto var. Bunun çocuk tarafından hazırlandığına inanmıyorum. Babanın katkısı olduğunu düşünüyorum. Ablası diyor ki ‘İsa Aras psikoloğa gittiğinde 2-3 gün iyi hissediyor’. Anne ve baba bu çocuğu nasıl böyle yetiştirdiniz. Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?" diye konuştu. "Bu insanlar haysiyetsiz" Kerem Erdem Güngör’ün (11) babası Mustafa Güngör, "Bu insanlar haysiyetsiz. 3 bin yıllık Türk tarihimizde olmayan bir şey siz ikinize nasip oldu. Normal bir insanken anormal bir insane döndük. Herkesin çocuğu var. Okullarda 1-2 çocuk problemlidir, onların aileleri de problemli" ifadelerini kullandı. "Keşke kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin" Yusuf Tarık Gül’ün (12) babası Murat Gül, "Evladımı en çok güvendiğim yer olan okula gönderdim ve birkaç saat sonra onun tabutunu aldım. Çocuğunun yüzündeki siyah noktaları tedavi ettirmek için güzellik merkezine götüreceğine kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin. Ben, bu anne ve babada zerre kadar vicdan olduğuna inanmıyorum" dedi. Zeynep Kılıç’ın (11) babası Ahmet Özkan Kılıç ise sanıkların en ağır cezayı almasını istedi. Anne Emine Kılıç ise kızının 4 kurşunla öldürüldüğünü, aynı eylemlerin bir daha yaşanmaması için olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatlarının konuşmasının ardından tanıklarda konuştu. "Baba, ‘Otizm teşhisi aldı’ diye söyledi" Emniyetin psikoloğu Dilek Özakdağ ise "Teşkilat mensuplarımıza, eş ve çocuklarına psikolojik destek sağlarız. 2025 yılı Eylül ayında Uğur Mersinli müdürümüz oğlunun sınav kaygısı nedeniyle başvuru yaptı. Bana geldiğinde, ‘Bana kızacak mısın?’ diye sordu. Bir süre geldi ve sonrasında gelmemeye başladı. Gönüllü bir program olduğu için yaptırımı olmadı. Aralık ayına kadar 5 kez görüştük. Nisan ayının ilk haftasında eşimle yürüyüş yaparken Uğur Mersinli müdürümü yolda gördüm ve ‘Nasılsınız, Aras neden gelmiyor’ diye sordum. Bana kendisi, ‘Biz bir psikiyatriste gidiyoruz. Otizm teşhisi aldık, Aras’ta ben de mutluyum dedi. Hatta ben otizmin hangi türü diye sorunca bir duraksadı. Sonra yollarımızı ayırdık" dedi. "Anne, oğlunun eşcinsel arkadaşları olduğunu söyledi" Psikolojik Danışman Hüseyin Gebeş, "Ben 7 Mart’ta anne, baba ve çocukla görüşme yaptım. Daha sonra çocuğu görüşmeye aldım. Teknoloji kullanımının yüksek olduğunu tespit ettim. Canlı oyun arkadaşları olduğunu bana söyledi. Ben de bunu anne ve babasına söyledim. Onlarda oyun çok oynadığını söylediler. Dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledim. İkinci görüşmemizde taramalar yaptım ve halkla ilişkilerinin zayıf olduğu, okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü görüşmeye geldiğinde çok istekli değildi. Anne bana oğlunun eşcinsel arkadaşlarının olduğunu söyledi. İsa Aras’a bunu sorduğumda inkar etmedi. Annesiyle bir görüşme yaptım ve sonra ayrıldılar. Olayın gerçekleştiği güne randevu oluşturmuşlardı. Ben çevreye bir sorun oluşturacağını hissetmedim" diye konuştu. "Resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu" Tanıklardan Feyza Boz ise "Pınar Peyman ile telefonda görüştüm ve bana bu görüşmelerin resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu. Ben de fatura istenilirse geçeceğini söyledim" dedi. "Aileyle 1 kere görüştüm" Tanıklardan emniyetin psikologlarından Yunus Gökdemir, "Babası, oğlumun okulda arkadaş sorunları var diyerek başvurdu. Kendisiyle yaptığım görüşmede, ‘Arkadaşlarımı cahil olarak görüyorum’ dedi. Bana sıkıntısı olduğunu söylemek istedi ama söyleyemedi. Ailesiyle ilgili sorular sorunca biraz tıkandı. 10-15 dakikalık bir görüşmeydi. 1 kere görüştüm, başka da aileyle görüşmedim" diye konuştu. "Eylemi yapan çocuğu görünce silahla kendimi geri çektim" Ayser Çalık Ortaokulu Rehber Öğretmeni Ejder İnce, "İsa Aras Mersinli’yi 5.sınıftan itibaren tanıyorum. 5. sınıftan itibaren 28’e yakın görüşme yaptım. Bu görüşmelerin 5-6 tanesi veli görüşmesi. 6 ve 7. sınıfta kimlik arayışına yönelik görüşme yaptık. 5.sınıfta ağlama krizleri vardı. Sınıfta ağlama krizi geçirip gelirdi, aileyi psikiyatriye gitmesi gerektiğini söylemiştim. 6 ve 7.sınıfta kimlik arayışı vardı yine aileye söylemiştim. 8.sınıfta çantayla boğazını sıkmıştı. İntihar girişimi olarak algılamadım. Kendisiyle de görüştüm sıkıldığı için yaptığını söylemişti. Ben babaya çocuğu teslim ettim ve annesine çocuğun psikolojik destek alması gerektiğini söyledim. Aileyle birçok kez görüştüm. Ben görüşmeyi yaptıktan sonra rehberlik sistemini açar ve girişi yaparım. Geçmişe dönük bir giriş yapamam. 5 ve 6.sınıflarda psikolojik destek alıyoruz diye ailenin beyanı var. Mart ayında bizim idaremiz değişti. Mart ayına kadarki idaremiz İsa Aras’ın durumunu biliyor. 4 yıl boyunca kimseyle kavga ettiğini duymadım. Olay başladığı anda birisi okulu bastı diye düşündük. Sınıfları kontrol etmeye başladık. Birisi, ‘Hocam trafo mu patlıyor’ diye söyledi ben de hemen gittim şalteri kapattım ama sonra yerde yatan bir çocuğumuzu gördüm. Eylemi yapan çocuğu görünce kendimi geri çektim" ifadelerini kullandı. "Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim" Tanıklardan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde görevli acil servis doktoru Nurşah Erçelebi Sağer, şunları söyledi: "İfade ve beyanlarım aynen devam ediyor. Nöbetçi arkadaştan nöbeti yeni devralmıştım. Ayser Çalık’tan bir ambulans geldi. Bilinci açık, değerleri stabildi. Ön muayenemi yaptım, nörolojik tetkikleri doğaldı. EKG çekilirken ben de kabine girdim. Kolunun bir kısmında çizik gördüm. Kendisine sordum ve kollarının devamında bolca çizik vardı. Dün gece olduğunu söyleyip, kendisinin yaptığını söyledi. Bazı zamanlarda çok canının sıkıldığını ve öyle vakit geçirdiğini söyledi. Bunun üzerine hastanın gelişini adli vaka olarak değiştirdik ve hastanenin çocuk psikiyatri doktoruna durumu bildirdik. Babası geldi ve ‘Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim’ dedi. Bende görevimi yaptığımı söyleyince canınız sağ olsun deyip ayrıldı, doktorlar ile görüştü. Çocuk psikiyatri doktoru düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirtti. Tetkikleri yaptık ve taburcu ettik." Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti anne Pınar Peyman Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine baba Uğur Mersinli’nin ise tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 4 Aralık’a erteledi.

Bozbeyin de bulunduğu davada ara karar Haber

Bozbeyin de bulunduğu davada ara karar

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, tutuklu 37 sanıktan 16'sının tahliyesine karar verirken, aralarında Bozbey'in de bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bursa'da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından haklarında dava açılan, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi konferans salonunda kapalı gerçekleştirilen duruşmada sanıklar ve avukatları savunmalarını yaptı. Sanık ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya yaklaşık 2 saat ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan İldam Aydın B., Mehmet Fatih Ç., Orhan Ç., Muttalip K., Ayşegül E., Murat Noyan R., Yusuf Berat R., Zafer R., Serkan Ç., Tarık T., Sertaç A., Tolga Ş., Ümit İ., Mehmet Ziya A., Nevzat G. ve İsmail D.'nin tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme heyeti, aralarında Mustafa Bozbey, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Hüseyin Gür, Muhkim Demirtaş, Naci Kale ve Şemsi Oğuz'un da bulunduğu tutuklu sanıkların mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin devam etmesi ve isnat edilen suçların niteliğini dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dava dosyasının Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasıyla birleştirilmesine yönelik talep de karara bağlandı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların ilk tutukluluk incelemesinin 24 Ağustos 2026 tarihinde, tahliye kararı verilmemesi halinde ikinci incelemenin ise 21 Eylül 2026 tarihinde dosya üzerinden yapılmasına karar verdi. Duruşma, 5 Ekim 2026 günü saat 09.00'a ertelendi.

Muhittin Böcek "Vefasız menfaatçileri unutmayacağız" Haber

Muhittin Böcek "Vefasız menfaatçileri unutmayacağız"

Tutukluluğunun birinci yılı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımlayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yaşam öyküsünden belediyecilik kariyerine, tutukluluk sürecinden adalet beklentisine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Mesajında Antalya'nın Uncalı Mahallesi'nde Yörük ve çiftçi bir ailenin çocuğu olarak büyüdüğünü anlatan Böcek, devlet okullarında eğitim gördüğünü, siyasi hayatına ANAP'ta başladığını ve 20 yıl Konyaaltı Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini hatırlattı. Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecinde sel, yangın, deprem ve pandemi gibi zorlu dönemlerde görev yaptığını belirten Böcek, kamu yararını önceleyen projeleri hayata geçirdiklerini ifade etti. "VEFASIZ MENFAATÇİLERİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ" Tutuklanmasının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Böcek, süreçte yaşadıklarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "5 Temmuz'da tutuklandım, bugün de 5 Temmuz. 365 gün... Dost sandıklarımı, vefasız menfaatçileri, can dostlarımı bugünleri asla unutmayacağız. İhanetin bahanesi olmaz, bedeli olur." Görev yaptığı altı dönem boyunca hiçbir ayrım yapmadığını belirten Böcek, "Oy verenin de vermeyenin de 'Herkesin Başkanı' oldum" ifadelerini kullandı. Mesajının sonunda yargı sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, devlete ve adalete olan güvenini koruduğunu belirterek, "Ben her zamanki gibi devlete, adalete olan inancımla ve bağlılığımla, üslubum, nezaketim ve duruşumla adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Sevgi ve hasretle..." ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.