Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türkiye Yüzyılı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: "Terörsüz Türkiye, yeni yüzyılın stratejik devlet vizyonudur" Haber

Erdoğan: "Terörsüz Türkiye, yeni yüzyılın stratejik devlet vizyonudur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin bölgesinde kendi politikalarını üreten ve yön veren bir aktör konumuna yükseldiğini vurguladı. Türkiye'nin artık başkalarının senaryolarında rol verilen bir ülke olmadığını belirten Erdoğan, "Kendi hikâyesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline gelen bir Türkiye var" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin bu anlayışın en önemli yansımalarından biri olduğunu belirterek, sürecin bir güvenlik politikasının ötesinde, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda şekillenen stratejik bir devlet vizyonu olduğunu söyledi. Sürecin başarıyla tamamlanmasının ülkenin güvenliğini daha da güçlendireceğini ve yeni fırsatların önünü açacağını ifade etti. Konuşmasında değişen güvenlik anlayışına da değinen Erdoğan, günümüzde savaşların yalnızca cephede değil, siber uzayda, uydu sistemlerinde ve sosyal medya platformlarında da eş zamanlı olarak yürütüldüğünü kaydetti. Cephe ile cephe gerisi arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, mühendislerden veri analistlerine, siber güvenlik uzmanlarından vatandaşlara kadar herkesin millî güvenliğin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi. Rusya-Ukrayna Savaşı ve son yıllarda yaşanan bölgesel gelişmelerin bu dönüşümü açıkça ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, İHA'lar, SİHA'lar, insansız deniz araçları, elektronik harp sistemleri ile balistik ve hipersonik teknolojilerin savaş alanlarında belirleyici rol oynadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, modern çatışmalarda medya ve sosyal medyanın da enformasyon savaşlarının merkezi haline geldiğine işaret ederek, dezenformasyonla mücadelenin millî güvenliğin ayrılmaz unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay’ın 164’üncü seneyi devriyesinin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. "Sayıştay, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir" Sayıştay’ın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle ve Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olursa olsun köklerinin çok daha eskilere dayandığını dile getiren Erdoğan, "Divan-ı Muhasebat’ın temelleri Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay’ımızı tebrik ediyor mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum" dedi. "Kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin sebebi vücudu, yani varlık gayesi evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri, insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz darbe girişiminin faturası 350 milyar dolardan fazla, gezi olaylarının maliyeti 1,5 milyar dolardır" Türkiye’nin geçmişte, savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntısını çok çeken bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66’ncı yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm anti-demokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşılığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖvari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun; milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır" açıklamasında bulundu. "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradenin savunulmasını namus borcu olarak gördükleri gibi kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine ve ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummadıklarının altını çizerek, "Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı hepimiz sorumluyuz" dedi. "Sayıştayımızın veriye dayalı bir yaklaşımla nice yıllar hizmet sunacağına inanıyorum" Sayıştay’dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmak ve rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayımızın, idarenin takdirini de gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "Ekonominin büyümesi kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir" Modern kamu yönetiminin vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu, şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetleri de o kadar verimli olur. Ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesi, kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir. Sayıştay burada da kritik rol oynamaktadır. Son 23 yılda attığımız adımlarla Sayıştay’ın kapsam alanını daha da genişlettik. Özellikle 2010’da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık. Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu" ifadelerine yer verdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Sayıştay; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul’da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği’nden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin, Türk dünyasıyla ilişkilerimize farklı bir boyut kazandıracağına inanıyorum. İnşallah sonbaharda ülkemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız."

Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi Haber

Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi

Türkiye Yüzyılı'nın Erdemli Nesilleri Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, ilhamını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu yetkin ve erdemli insan anlayışından alan projenin önemine vurgu yaptı. Akran zorbalığının panzehirinin sevgi, dostluk ve dayanışma olduğunu belirten Otcu, “Hayat, bir dostun elini tutmaktır, bir çocuğun gülüşünde dünyayı unutmaktır. Sevgiyle kurulan bir dünyayı hep beraber yan yana büyütmektir. Sevginin çoğaldığı, dostluğun güçlendiği ve erdemin hayat bulduğu bir gelecek ümidiyle projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, bir milletin geleceğinin çocukların kuracağı güçlü kardeşlik bağlarında şekillendiğini belirterek projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti. Çokgezer, “Bu projeyle yalnızca riskleri azaltmayı değil, okullarımızdaki güven iklimini güçlendirmeyi hedefledik. Kurduğunuz her dostluk, gösterdiğiniz her empati ve yaptığınız her iyilik; hem okul iklimine hem de toplumun geleceğine ışık tutacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan; kalbiyle düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen ve insanı merkeze alan nesiller sizlersiniz.” dedi. Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar ise projenin yalnızca akran zorbalığını önlemeye yönelik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir eğitim anlayışını temsil ettiğini belirtti. Sahada yürütülen rehberlik, izleme ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Bayar, “Başvuruda bulunan 170 okulumuzdan değerlendirmesi tamamlananların 84’ü Akran Dostu Okul Akreditasyonu almaya hak kazandı. Sanatın diliyle akran dostluğunu anlatan öğrencilerimizin başarılarını kutlarken, okullarımızda güven, saygı ve dayanışma kültürünü güçlendiren tüm eğitim ailemize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 107 Kısa Film Arasından Dereceye Giren Eserler Ödüllendirildi Programda proje sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, akreditasyon kriterlerini başarıyla tamamlayan okullara belgeleri takdim edildi. Akran dostluğu, empati, dayanışma ve akran zorbalığıyla mücadele temalarıyla düzenlenen Liseler Arası Kısa Film Yarışması'nın sonuçları da gala programında açıklandı. Bursa'nın tüm ilçelerinden yoğun katılımın sağlandığı yarışmaya toplam 107 kısa film başvurusu yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı eserler jüri tarafından büyük beğeni toplarken, değerlendirme sonucunda Dayı Karacabey Anadolu Lisesi “Zelil” filmiyle birinci, İnegöl Borsa İstanbul Osmangazi Anadolu İmam Hatip Lisesi “Birleşsin Ellerimiz” filmiyle ikinci, Yıldırım Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Işığın Yokluğunda” filmiyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülüne ise “Köy Evindeki Yabancı” filmiyle Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi layık görüldü. Güçlü Okul İklimi ve Güvenli Gelecek Proje kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, okul uygulamaları, akran destek çalışmaları ve farkındalık faaliyetleri sayesinde öğrenciler arasında empati, dayanışma ve aidiyet duygularının güçlenmesine önemli katkılar sağlandı. Sosyal-duygusal gelişimi destekleyen, değer temelli eğitimi merkeze alan ve okul iklimini güçlendiren projenin önümüzdeki eğitim öğretim yıllarında da geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor. Program, akreditasyon belgesi almaya hak kazanan okullara sertifikalarının verilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi. Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Müfettişleri Başkanlığı koordinesinde yürütülen “Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi” kapsamında yıl boyunca gerçekleştirilen çalışmalar, düzenlenen yıl sonu gala programıyla değerlendirildi. Programa Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar, il ve ilçe millî eğitim yöneticileri, eğitim müfettişleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye Yüzyılı'nın Erdemli Nesilleri Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, ilhamını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu yetkin ve erdemli insan anlayışından alan projenin önemine vurgu yaptı. Akran zorbalığının panzehirinin sevgi, dostluk ve dayanışma olduğunu belirten Otcu, “Hayat, bir dostun elini tutmaktır, bir çocuğun gülüşünde dünyayı unutmaktır. Sevgiyle kurulan bir dünyayı hep beraber yan yana büyütmektir. Sevginin çoğaldığı, dostluğun güçlendiği ve erdemin hayat bulduğu bir gelecek ümidiyle projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, bir milletin geleceğinin çocukların kuracağı güçlü kardeşlik bağlarında şekillendiğini belirterek projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti. Çokgezer, “Bu projeyle yalnızca riskleri azaltmayı değil, okullarımızdaki güven iklimini güçlendirmeyi hedefledik. Kurduğunuz her dostluk, gösterdiğiniz her empati ve yaptığınız her iyilik; hem okul iklimine hem de toplumun geleceğine ışık tutacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan; kalbiyle düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen ve insanı merkeze alan nesiller sizlersiniz.” dedi. Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar ise projenin yalnızca akran zorbalığını önlemeye yönelik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir eğitim anlayışını temsil ettiğini belirtti. Sahada yürütülen rehberlik, izleme ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Bayar, “Başvuruda bulunan 170 okulumuzdan değerlendirmesi tamamlananların 84’ü Akran Dostu Okul Akreditasyonu almaya hak kazandı. Sanatın diliyle akran dostluğunu anlatan öğrencilerimizin başarılarını kutlarken, okullarımızda güven, saygı ve dayanışma kültürünü güçlendiren tüm eğitim ailemize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 107 Kısa Film Arasından Dereceye Giren Eserler Ödüllendirildi Programda proje sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, akreditasyon kriterlerini başarıyla tamamlayan okullara belgeleri takdim edildi. Akran dostluğu, empati, dayanışma ve akran zorbalığıyla mücadele temalarıyla düzenlenen Liseler Arası Kısa Film Yarışması'nın sonuçları da gala programında açıklandı. Bursa'nın tüm ilçelerinden yoğun katılımın sağlandığı yarışmaya toplam 107 kısa film başvurusu yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı eserler jüri tarafından büyük beğeni toplarken, değerlendirme sonucunda Dayı Karacabey Anadolu Lisesi “Zelil” filmiyle birinci, İnegöl Borsa İstanbul Osmangazi Anadolu İmam Hatip Lisesi “Birleşsin Ellerimiz” filmiyle ikinci, Yıldırım Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Işığın Yokluğunda” filmiyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülüne ise “Köy Evindeki Yabancı” filmiyle Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi layık görüldü. Güçlü Okul İklimi ve Güvenli Gelecek Proje kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, okul uygulamaları, akran destek çalışmaları ve farkındalık faaliyetleri sayesinde öğrenciler arasında empati, dayanışma ve aidiyet duygularının güçlenmesine önemli katkılar sağlandı. Sosyal-duygusal gelişimi destekleyen, değer temelli eğitimi merkeze alan ve okul iklimini güçlendiren projenin önümüzdeki eğitim öğretim yıllarında da geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor. Program, akreditasyon belgesi almaya hak kazanan okullara sertifikalarının verilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.

Bursa İnegöl’de İshak Paşa’ya vefa Haber

Bursa İnegöl’de İshak Paşa’ya vefa

İnegöl Belediyesi, Osmanlı Devleti’nin devlet aklını temsil eden önemli vezirlerinden biri olan İshak Paşa’yı vefatının 539’uncu yılında düzenlenen çeşitli programlarla andı. Cuma günü gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında ilk olarak Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi’nde “Fatih Dönemi Büyük Devlet Adamı İnegöllü İshak Paşa” konulu panel düzenlendi. Panele tarihçi Ahmet Anapalı ile Dr. Mehmet Can Çetin konuşmacı olarak katıldı. İnegöl protokolünün de katıldığı programda, Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli devlet adamlarından olan İshak Paşa’nın Osmanlı yönetimindeki rolü, devlet anlayışı ve İnegöl’e kazandırdığı eserler ele alındı. Katılımcılar, İshak Paşa’nın Osmanlı tarihindeki yeri hakkında önemli bilgiler edinme fırsatı buldu. İSHAK PAŞA KÜLLİYESİNDE ANMA PROGRAMI YAPILDI Panel programının ardından protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla cuma namazı İshak Paşa Camii’nde kılındı. Namaz sonrası ise İshak Paşa’nın İnegöl’de yaptırdığı ve kabrinin de bulunduğu külliyede anma programı gerçekleştirildi. Program kapsamında dualar edilirken vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Tarihi İnegöl Mehteri, gösterileriyle manevi atmosferin güçlendiği anma etkinliğinde büyük bir coşku yaşattı. Tarihçi Ahmet Anapalı’da İshak Paşa’nın hayatı, devlet adamlığı ve Osmanlı’ya bıraktığı miras üzerine burada anlatımlarda bulundu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen anma programı, İshak Paşa’nın İnegöl ve Osmanlı tarihi açısından taşıdığı önemin bir kez daha hatırlatıldığı anlamlı bir etkinlik olarak kayıtlara geçti. Programda kürsüye gelerek bir konuşma yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Bugün bir kez daha İshak Paşa’nın kendi eseri olan külliyesinde onu anma imkanı bulduk. Bizler bugünün yöneticileriyiz. Görevlerimiz var. Halkımızın huzuru ve refahı için gayret edeceğiz. Ama bunun yanı sıra ayak bastığımız toprağı da tanımalıyız. Burada hepimize düşen görevler var. Bu cennet vatanı yolda geçerken bulmadık. Bu insanlara ne kadar dua etsek azdır. Bugün işimizi gücümüzü yapıyorsak, buralarda yaşıyorsak atalarımızın bizlere emanet ettiği bu vatan topraklarının sayesindedir. Bu sebeple onlara dua etmemiz, onları yad etmemiz lazım” dedi. İLHAM KAYNAĞIMIZ BURADA Gücünü geçmişinden alan bir millet olarak geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerektiğine vurgu yapan Başkan Taban, şunları kaydetti: “Burada bir İshak Paşa var. Medresesi, türbesi, camisi var. Bunu bilmeyen yoktur. Ancak bunun altını da doldurmamız gerekiyor. Hatta işin kapsamını, muhteviyatını öğrendikten sonra buradan geçerken yürüyüşümün değiştiğini fark ettim. Gençlerimize özellikle diyorum ki ilham kaynağımız burada. Peygamber efendimizin sözlerine mazhar olmuş bir komutan burada yatıyor. Benim şehrimin insanı. Bu bize güç verir, kuvvet veriri, ilham verir. İlk önce onlar nasıl yaptılar? O yoklukta nasıl başardılar? Biz bugün neyi eksik yapıyoruz, neyi geride bırakıyoruz bunun sorgusunu yapmalıyız. Gücümüzün geçmişte sanki üzeri örtülü şekilde kaldığını düşünüyorum. Gücümüz orada bizi bekliyor, onu yeniden gün yüzüne çıkarıp, önümüze getirip, neler yaptıklarını görüp buradan kendimize ilham kaynağı oluşturabilirsek bizler de inşallah en az onlar kadar başarabilmek için mücadele etmiş oluruz. Dolayısıyla bu programları düzenlememizin arka planında bu düşünce var. Biz bunları yapmaktan sorumluyuz. Bir yandan da tüm toplumun bu heyecanı yaşamasını arzu ediyoruz.” BİZ GEÇMİŞİMİZİ DAHA İYİ İDRAK ETTİĞİMİZDE DAHA ADİL BİR DÜNYA DA TESİS EDİLMİŞ OLACAK Başkan Taban’ın ardından AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Salman, “Bir yandan müminlerin bayramı olan Cuma gününü kutlarken bir taraftan da nasıl bir ecdadın torunları olduğumuzu hocalarımızın anlatımlarıyla öğrendiğimiz, idrak ettiğimiz bir gün oldu. Bursa 1326 yılın fethedilmiş. Bursa’mızın fethinin 700’üncü yılını kutluyoruz. Yaklaşık bin yıl önce de atalarımız bu topraklara gelmişler ve bizlere emanet edene kadar bu toprakları bin yıl mücadele etmişler. Gerçekten ilahi kelimetullah davası adına yaptıkları bu mücadele içerisinde, o kadar kuvvetli, muhteşem yüzyılları yaşattıkları dönem içerisinde bir taraftan da daha adil, hakkaniyetli bir dünyayı tesis edebilmek için mücadele etmişler. Ecdadımız fetih ruhuyla hareket ederken, gittikleri her yeri de abad etmişler. Önce insanların kalplerini fethedip İslam’a ısındırmışlar. Tabi geçmişini bilmeyenler, geleceğini imar edemiyorlar. Ancak bize geçmişimiz bir dönem çok fazla anlatılmadı. Osmanlı devletinin en önemli devlet adamlarından olan İshak Paşa’yı biz rastgele bir İshak Paşa olarak bildik. Öğretilmedi. Belediye Başkanımıza bu noktada çok teşekkür ediyorum. Bu konuyu önemsiyor. Önce geçmişimizi anlamamız lazım. Biz Selçuklu’yu da sahipleniyoruz, Osmanlı’yı da sahipleniyoruz, Cumhuriyeti de sahipleniyoruz. Hepsi bir. Zaten geçmişimizden aldığımız bu ilhamı önümüze koyduğumuzda, Cumhurbaşkanımızın koyduğu bir Türkiye Yüzyılı hedefi var. Daha adil bir dünya hedefi var. İnşallah biz geçmişimizi daha iyi idrak ettiğimizde daha adil bir dünya da tesis edilmiş olacak” dedi. İnegöl Kaymakamı Eren Arslan ise, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ve yükselişinin denk geldiği dönemde, iki dönem sadrazamlık yaparak bu büyük devlete ve millete hizmet eden bu büyük devlet adamını anmak için burada olduklarını belirterek, "İshak Paşa sadece bir devlet adamı olarak değil, bulunduğumuz bu mekan başta olmak üzere Anadolu ve Balkanlarda yaptırdığı pek çok eserle aslında bir vakıf insanı. Aynı zamanda Osmanlı’nın felsefesini temsil eden bir bakış açısı. Ecdadımız bir yeri sadece fethetmekle kalmamış, orayı maddi ve manevi anlamda imar etmiş. Bunun en güzel örneklerini sergileyen İshak Paşa’da İnegöl’ümüzden yetişmiş kıymetli bir değer. Devletten aldığını devletine ve milletine adamış bir gönül insanı. Yaptırdığı eserler bugün hala insanımıza hizmet ediyor. Bizim de bugün geçmişimizi iyi anlamamız, dersler çıkarmamız gerekiyor. Bu anlamda programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

İnegöl protokolü bayramlaşma töreninde buluştu Haber

İnegöl protokolü bayramlaşma töreninde buluştu

İnegöl’de protokol bayramlaşma töreni bayram tatili süreci öncesi son mesai gününde gerçekleştirildi. Bu sabah 10.00’da İnegöl Belediye binası önündeki sergi salonunda yapılan törende ilçe protokolüyle birlikte siyasi parti temsilcileri, kamu kurumlarının idarecileri ve temsilcileri, muhtarlar ve STK temsilcileri katıldı. Bayramlaşmayla başlayan törende konuşan Belediye Başkanı Alper Taban, bu yıl bayramlaşma programının erkene çekildiğini hatırlattı. Program vesilesiyle tüm vatandaşların bayramını tebrik eden Başkan Taban, "Hem kurban ibadetlerimizin hem de kutsal topraklarda hac ibadetlerini yapanların ibadetlerini rabbim kabul etsin. Hepimizin bir ödevi, hepimizin bir görevi var. Herkes azami gayreti ortaya koyacak ve günün sonunda biz İnegöl’den sorumluyuz, burada halkımızın mutlu olmasından mesulüz. Bunun gerçekleşmesi çok kıymetli. O zaman biz de kendimizi mutlu ve başarılı hissediyoruz. Buradan sonra da bayramlaşma programları ziyaretler devam edecek. Ben bir kez daha şehrimizde, ülkemizde ve tüm İslam coğrafyasında huzurlu bir bayram olmasını temenni ediyorum" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman ise maalesef dünyada haksızlık ve hukuksuzluğun hüküm sürdüğü bir dönemin yaşandığına dikkat çekerek; "Cumhurbaşkanımızın hep söylediği, dünya beşten büyüktür kavramını belki diğer dünya ülkeleri de yeni yeni anlıyor. Daha adil bir dünyanın ne kadar gerekli olduğunu hep beraber görüyoruz. Haklı olmanızın hiçbir faydası yok. Bugün dünyada haklı olanın değil, güçlü olanın sözü geçiyor. Dolayısıyla başta Türk milleti olarak bizler Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda daha güçlü bir Türkiye ve sonrasında daha güçlü bir İslam coğrafyasını tesis edersek bayramlarımız da diğer günlerimiz de o zaman daha güzel geçecek, dünya da daha adil bir hale gelecek. Ben bu vesileyle her birinizin bayramını tebrik ediyorum. Nice güzel bayramlar diliyorum" diye konuştu. Son olarak konuşan Kaymakam Eren Arslan da "İçerisinde idari iznin de olduğu uzunca bir bayram tatiline giriyoruz. Belki memleketlerine gidecek kamu görevlilerimiz olacak, başka şehirlerde akraba ziyaretleri yapacak olanlar olur düşüncesiyle ve aynı zamanda kurbanın fiziki uğraş gerektiren bir ibadet olması nedeniyle bayramlaşmayı son mesai gününde yapalım istedik. İnşallah hayırlı bir bayram olur. Ben de hem inanç hem gönül coğrafyamız için kanın ve gözyaşının dindiği, savaşları konuşmadığımız bir dünya ve bayram günleri diliyorum. İnegöl’ümüz için tüm kurumlarımız bayrama ilişkin halkımızın huzur ve güvenliği noktasında görevlendirmelerini yapıp tedbirlerini aldı. Ben bu vesileyle hepinize iyi bayramlar diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından bayramlaşma töreni protokol üyelerinin ziyaretleriyle devam etti. İnegöl Belediyesi Çözüm Merkezini ziyaret eden protokol üyeleri akabinde; İlçe Emniyet Müdürlüğü, Devlet Hastanesi, İtfaiye Müdürlüğü, Huzurevi ve Bursa Yenice Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’ni ziyaret ederek bayramlarını kutladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi

Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."

Yıldırım’da gençlik ve teknoloji buluşması Haber

Yıldırım’da gençlik ve teknoloji buluşması

Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 2. Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne ev sahipliği yapacak. "Geleceği Yakala" sloganıyla 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival, gençleri teknoloji ve bilimle buluşturacak. Yıldırım Belediyesi Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek festivalde gençler; teknoloji, bilim, spor ve eğlence dolu iki gün yaşayacak. Festival kapsamında; insansız hava araçlarından yazılım teknolojilerine, sanal gerçeklikten geleneksel Türk sporlarına kadar çok sayıda etkinlik düzenlenecek. Gençler ayrıca söyleşiler, yarışmalar ve interaktif deneyim alanlarıyla hem eğlenecek hem de yeni teknolojileri yakından tanıma fırsatı bulacak. Eski milli futbolcu Semih Şentürk festival kapsamında gençlerle söyleşide buluşacak, yazar ve radyocu Ceyhun Yılmaz da stand-up gösterisiyle etkinliğe renk katacak. Gençlerin yanındayız Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, gençlere yönelik projeleri önemsediklerini belirtti. Başkan Yılmaz, "Gençler bizim en büyük gücümüz ve geleceğimizin teminatıdır. Bu düşünceyle ilçemize kütüphaneler, spor tesisleri, gençlik merkezleri kazandırdık. Yıldırım’da sadece fiziki yatırımlar gerçekleştirmiyoruz, aynı zamanda gençlerimizin bilimle, teknolojiyle, sanatla ve sporla iç içe büyümesi için gayret gösteriyoruz. Ülkemizin ve milletimizin yarınlarını şekillendirecek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek bir nesil yetişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Yıldırım’ı gençliğin, bilimin ve teknolojinin merkezi haline getirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tüm gençlerimizi 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğimiz ‘Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne davet ediyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.